AĞAÇ DİKMEK

 a)-Ağaç bize ne diyor biliyor musunuz?

-Beni acımasızca katlediyorlar, Ben yok oluyorum.Ben yok olursam dünyanın dengesi bozulur.

-Ateş yakmayın, sigara atmayın, bana ilgisiz kalmayın.

-Doğunca da ölünce de bana muhtaçsın.

-Yazında, kışında bana muhtaçsın.

-Kullandığın eşyalarda hep ben varım.

-Beni yangından, baltadan, keçiden koru.

-Yeşilime, gölgeme, meyveme muhtaçsın.

-Ben olmazsam dağlar düz olur.Toprak çöl olur.Yağmur  yağmaz, sular çekilir diyor..

-Ben sana zarar veren tozarı, kirliliği emiyorum, ne olur beni koru diyor.

 

 b)-Ağaç dikmek ne kadar önemli biliyor musunuz?,

İslam dininde ibadet olarak sevabı bol ve sürekli, hayırlı iş olarak kabul edilir.

Kur-an’da ağaç demek olan “şecer” kelimesi 26 defa geçer.Peygamber(as) bu konuda şunları söylemiştir:

“Eliniz de bir ağaç fidanı olsa, kıyamet kopmaya başlamışsa bile  eğer onu dikecek kadar vaktiniz varsa, onu mutlaka dikin.”(Feyzü’l-Kadir:3/30)

“Müslümanlardan bir kimse  bir ağaç dikerse, o ağaçtan yenen mahsul mutlaka onun için sadaka olur…Kuşların yediği de sadakadır…” (Buhari, Tecrid-i Sarih, 7/122)

“Kim ağaç dikiminde bulunursa onun için ağaçtan hasıl olan ürün miktarınca Allah sevap yazar.”(Ahmer b. Hanbel, Müsned, 5/415)

Peygamber(as)ın savaş talimatlarından biri “Ağaçlara zarar vermeyiniz” dir.Bu sözlere ne kadar kulak veriyor.Ne kadar yerine getiriyoruz?Peygamber(as)  Gazveden dönerken Zürayb denilen yeri milli park ilan etmiş:“Kim buradan bir ağaç keserse, yerine yenisini diksin” demiştir.

Bir zamanda:“Ya Rabbi! İbrahim’in Mekke’yi haram kıldığı gibi bende Medine’yi haram kıldım.Bu yerin ağaçları kesilmez, otları yolunmaz, hayvanları avlanmaz” demiştir.Burası için halifeler bekçi görevlendirilmiştir.Ayrıca Taif bölgesini ağaçları ile hayvanları ile korunmuş bölge ilan edilmiştir.

Fatih Sultan Mehmet’in çevrecilik faaliyetleri takdire şayandır.“Yaş kesenin başını keserim”,fermanı ile ağaçları korumuştur.En büyük çevrecilerden biri de Kanuni Sultan Süleyman’dır.Onun çevre yasasından birkaç madde şöyle:

*Pislik ve çöplük kimin evine veya avlusuna yakın ise ona temizlettireler.

*Çamaşır suları, kasap dükkanlarının kanları yolları dökülmeye,  döken bulunursa ona temizlettirile.

*Mezarlığa kedi, at ve it konulmaya, mezarlar temiz ola…Kanuna uymayanın hakkından geline…

 

C-Ağacın bize sağladığı faydalarını biliyor muyuz?

Batı ülkelerinin çoğu kendi ülkesinde kesim yapmaz ancak kuru ve hastalıklı ağaçları temizler.İhtiyacını ise başka ülkelerden ithalat yolu ile karşılar.Bugün Afrika ormanlarının, Amazon ormanlarının  azalmasının sebebi budur.

Ağaç dünyanın süsüdür.Ekolojik dengeyi korur, erezyonu önler.İklimi düzenler, suların çekilip kaybolmasını önler.Ağaç insana, hayvana, toprağa uzun yıllar fayda sağlar. Tabiata güzellikler sağlar.Yaylaları, kırları, mesirelik yerleri ağaç güzelleştirir.

Kullanılan eşyaları;Beşikten,mezar tabutuna mezar tahtasına  kadar kağıttan kaleme, gazeteden kitaba, her şeyi ağaç bize sağlar.Ağaçsız ne yazın  ne de kışın tadı olur.

Ağaçlar, dua eden insanlar gibidir.Kolları göğe uzanır, gökten rahmet yağdırır.Ağaçları yok edersek,yenisini dikmezsek dikilenleri korumazsak, Türkiye’nin çölleşeceği açıklanmıştır.Demek ki ağaç dikmek yeterli değildir.Onları koruyup büyütmek gerekir.Ağaçlar oksijen deposudur.Bir tek ağacın tam 64 kişinin bir günde ihtiyacı olan oksijeni sağladığı açıklanmıştır.

Ağaçlar, tonlarla savrulan tozu, dumanı süzerek bakteri ve virüsleri etkisiz hale getirmektedir ki böylece havayı temizlemektedir.

Ağaçlar sağlıklı hayatın sigortasıdır.İnsanlığa sunduğu hizmetler sayılmakla bitmez.Yazın zararlı olan güneş ışınlarını süzer, ışınları yansıtır.Gerçekten araştırmalar göstermiştir ki ağaçlık muhitin havası temizdir.Fransa’da 5 yıl süreyle yapılan bir araştırma sonucu; ağaçsız sahadaki  1 metreküp havada ortalama 3910 bakteri tespit edilmişken, hemen yanındaki bir ağaçlıkta bu miktar 455 e düşmüştür.

Şu olay bize çok şey anlatır:

Harun Reşit,  veziri ile birlikte tebdil-i kıyafet dolaşırken bahçesinde hurma fidanları diken bir ihtiyar görür.Selam verir ve aralarında şu konuşma geçer:

-Kolay gelsin, ne yapıyorsun böyle?

-Hurma fidanları dikiyorum.

-Peki bu diktiğin hurma fidanları ne zamana kadar büyür ve meyve vermeye başlar.

-Kim bilir belki on, belki yirmi sene sonra yetişir ve meyve vermeye başlar.

-Peki onların meyvelerini görebilecek misin?

-Bu yaşlı halimde belki göremem.Ama bizden öncekilerin diktikleri ağaçların meyvelerini biz yedik.Biz de bizden sonrakilerin istifadeleri için bu hurma fidanlarını dikiyoruz

Bu cevap Harun Reşidin hoşuna gider ve bir kese altın verir.İhtiyar, Allah’a hamt eder ve:

-Diktiğim ağaçlar hemen meyve verdi der.

Bu söz üzerine Harun Reşit bir kese daha altın verir ve ihtiyar yine Allah’ hamt eder ve:

-Herkesin diktiği meyve ağaçları yılda bir defa mahsul verir, benim diktiğim fidan hem hemen meyve verdi.Hem de senede iki defa ürün vermeye başladı.


Bu yazıyı 592 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here