ALKOL

      a)-Alkol için din ne diyor?

Cenabı Allah şöyle buyurur: “ Ey iman edenler! İçki, kumar, putlar, fal ve şans okları birer şeytan işi, pisliktir. Bunlardan uzak durun ki, kurtuluşa eresiniz” (Miada:90)

“Ey iman edenler! Şeytan içki ve kumar yolu ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah’ı anlamaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi? (Miada:91)

Peygamber(sav) de 10 kişiyi lanetliyor.

1)      onu yapan,

2)      yaptıran,

3)      içen,

4)      taşıyan,

5)      taşıtan,

6)      sunan,

7)      satan,

8)      satılan,

9)      kendisi için satın alan,

10)  kazancını yiyen (Ramuz el ehadis 11/2),

Korkarım  ümmetim içkiye ayrı ayrı adlar koyarak içeceklerdir.Yasağın sebebi ne? İslam da emir ve yasaklar da sebep, fayda ve zarar söz konusudur.Bir şey faydalı veya faydası zararından fazla ise emredilmiştir.Bir şey  zararlı ve zararı faydasından fazla ise yasaklanmıştır.Emir ve yasaklar insan yararınadır.İnsanın ve insana ait değerlerin korunmasıdır.İslam da insanın yapıp da zarar görebileceği bir emri  yapıp da fayda sağlayacağı bir yasağı yoktur.İslam insanın nefsini, neslini aklını, malını ve dinini korumasını ister.

 

 b)-Alkol katkılı şeyler ve uyuşturucu, düşmanın imha silahıdır biliyor muyuz?

Şu anda aziz milletimiz israfta dünya birinciliğine, kumar da dünya ikinciliğine, içki de dünya üçüncülüğüne, sigarada da dünya dördüncülüğüne gelmiştir.

Yahudi protokollerin de şu talimat vardır:

-“İnsanları rakı ile sarhoş, şarapla sersem edip ahmaklaştırarak düşünmekten alıkoymalıyız.”(C.R.Atilhan,Fesat Prog:55) “İçkiye alıştırmalıyız ilk kadehi kadınların elinden verip sarhoş halde herkesin içinde rezil etmeliyiz”(K.Yaman, İhanet Planları:227)

-“Kalabalıkların vakitleri eğlencelerle oyunlarla oyalanmalı herkes düşünmekten alıkonmalıdır.”(Age:197)

Alkol tarihte düşmanın gizli imha planı olarak kullanılmıştır..Yaptığı  tahribat yönü ile atom bombasından daha çok etki yapmıştır.

Alkol, tuzaktır.Kötü emellerin silahıdır.

“Amerikalılar kıtayı keşfettikten sonra Kızılderililerin mukavemetini ve gücünü içki ile kırmıştır.

Afrika ve okyanus adalarında öğrendiğimize göre, Batılı sömürgeciler, fethettikleri topraklarda ki yerli halka bedava veya ucuz ve bol miktarda rakı vererek onları önce sarhoş sonra da alkolik etmişlerdir.

“İngiltere 19.yüzyılda çin’i istilaya kalkışınca içki, afyon ve uyuşturucu tuzağını kullanmıştır. Bunun için Hindistan da ürettiği afyonu çin’e sevk etmek istemiş, Hindistan direnince silaha baş vurmuştur. Tarihe bu savaş “ afyon harbi” diye geçmiştir. (İ.Canan K.Sitte 6/292)

Osmanlı ‘yı yıkmada düşmanın önde gelen silahı, içki ve kadın olmuştur. Roma ‘yı,  Bizans’sı yıkan da içkidir. Türk illeri 70 yıl Ruslar tarafından alkol ile uyuşturulmuş ve kontrol altında tutulmuştur. Hatta öğle alışttırmışlarki, sabah kahvaltısında bile sofrada alkol vardır. Alkol Rus’un sömürü silahı olmuştur.

1996 Ramazan ayında kazaklar (içkiye hayır) kampanya başlattı. İçki bize Rus oyunu Ruslar, bize içki belasını yayarak beyinlerimizi süngerleştirdi. İçki ikram etmeyen, dünyanın en leziz yemeklerini hazırlamış olsada vazifesini yapmamış anlayışı yerleştirildi. Bu içki belası, Rusların nüfusumuzu yok etmenin ayrı bir planıdır. demiştir (08.02.1996 zaman gazetesi)

Amerika Irak’ı işgal ettikten sonra ilk verdiği özgürlük milli ve manevi direncini kırmak için uyuşturucu ve porno flimler dahil her türlü ahlaksızlığı serbest bırakmıştı. Daha  öncede afkanistan da aynı serbestliği getirmiştir. (14.05.2003 vakit)

Tarihi bir belgede 2. dünya savaşı sıralarında Stalin, İngiltere, başbakanı Churchill için “ ondan imtiyaz elde edebilmenin yolu alkolle arası iyi olanları sarhoş etmekten geçtiğini” ifade etmiştir. (23.04.2011 yeni şafak)

Bugün dış emellere hizmet eden yöneticiler, alkol, sigara ve uyuşturucunun gençler arasında yayılmasına çalışmaktadır. Antalya b.b. Mustafa Akaydın Avrupa’yı alkol uyuşrucu batağında bitiren festivaller düzenlenmektedir. Fıçılardan şarap akıtarak ölümlere neden olmuş ve suç bizim mi? içmesini bilmiyorsa içmesin demiştir.(28.09.2010 yeni şafak)

İçki içmek, içirmek çağdaşlık değildir. Halk hizmet yatırım beklerken, bira şarap festivalleri düzenlemek de neyin nesi? Alkolü çağdaşlık medenilik saymak sağlığa faydalıdır, derdi unutturur, dosttur, zayıflatır, böbrek taşlarını düşürür, gibi propaganda yapmak bu millete düşmanlıkdır. Son zamanlarda bir de şaraplı anma çıkardılar. Bunlardan biri muğla’da yaşandı. Datça B.B. ve bir grup genç şair Can Yüzel’in mezarı başında toplanıp şarap içtikten sonra kalan şişeleri, Yücel’in mezarına dökmüşlerdir. Böylece ölüm yıldönümünde anma programı düzenlenmiştir. (17.08.2011 yeni akit)

Adamın biri içip gece vakti mezarlığa girer. Nara atar. Bekçi:

–          Gecenin bu saatinde burada ne yapıyorsun? Diye sorar.

–          Arkadaşıma fatiha okuyorum! Cevabını verir.

–          Bekçi:

–          Nara atarak fatiha mı okunur? Deyince

–          Sarhoş:

–          Orada yatan ancak bundan anlar. Bende öyle fatiha okurum der.

    

    c)-İçki kötülüklerin anasıdır?

Cenabı Allah kur-an’da İçkiyi birden yasaklamadı, önce içkinin zararı faydasından çoktur. Daha sonra İçkili iken namaza yaklaşmayın. Daha sonra da kesin olarak yasakladı. En son Hz. Ömer(ra) kesin yasaklanması için dua ediyordu. Müslümanların bazıları içmiş, birirleri ile kavga edip birbirlerine zarar vermişlerdi. Miada suresi 90-91 ayetleri nazil oldu. “Bu pis şeyden, şeytan işi pislikten vazgeçtiniz değil mi” deniliyordu. Müslümanlar vazgeçtim,0 deyip küpleri döktüler. Hiçbiri satayım veya bir içene veririm şeklinde düşünmedi.yollardan içki aktı.

Yusuf has hacip, kutatgu bilig adlı eserinde bu konuda şöyle der:

“şarap içme, fesada karışma, uzak dur; zina yapma fısk ve fücur ile kara yüzlü olma”

“Bu iki hareketten mübarek saadet kaçar, bunlar insana fakirlik yolunu açar”

“İçki insana bin türlü günaha teşvik eder; Saadet zinadan kaçar ve zaninin yüzüne tükürür.”

“Kötü arkadaşa yaklaşma, sana zarar getirir; kötülük yılandır, dikkat et seni sokar”

1970 yılında Amerikan Tıp cemiyeti aylık dergisinde yayınlanan bir istatislikte 10 sarhoş ailenin dünyaya gelen 50 çocuğundan 25 i ölüyor,

6’sı aptal oluyor,

5’i sakat doğuyor,

5’i cılız doğuyor,

5’i sarılı oluyor,

1’i kolera hastalığı oluyor,

10’u ancak sağlam yetişebiliyor.

1989 yılı Emniyet genel müdürü  ve adalet bakanlığı verilerine göre

–  Ülkemizde işlenen suçların %66’sı,

Trafik kazalarının % 61’i

Cinayetlerin %35’i

Tecavüzlerin % 50’si

Boşanmaların %80’i

“Devamlı ibadet eden birine bir faişe musallat oldu.

Adamı fırsatını bulup evine çağırdı, kapıyı kapattı. Ona şöyle dedi. Ya benimle yatarsın ya şu çocuğu öldürürsün yada şu şarabı içersin dedi.adam zinayı cinayeti düşündü ve şarabı içeyim de kurtulayım dedi. İçti, sarhoş oldu, hem zina etti hem de çocuğu öldürdü.” (Nesei eşribe:5632)

Dünya sağlık teşkilatının yapmış olduğu istatistiğe göre içki içenlerle işlenen suçlar arasındaki bilgi şöyledir:

% 27’si bıçak ve benzeri aletlerle yaralayanlar,

% 21’i ana babalarını öldürenler,

% 17’si başka cinayetler işlenir,

% 16’sı yangın çıkarmaya teşebbüs edenler

% 15’i tecavüze yeltenenler

% 18’i istemeyerek adam öldürenler

Alkolizm felaketini açıkça ortaya koyan iki gazete haberini ibretle okuyalım.

“Beraber içtikleri arkadaşını hiçbir sebep yokken B.Işık  emniyette, içtim içtim.İçtikçe azdım ve canım ciğerim arkadaşımı öldürdüm, öyle mi?:” demiştir.

“İzmir de kurban bayramı arefesin de A.İ ile Z.Ö bayram hazırlıklarını tamamlayıp eğlenmek için gittikleri meyhanede ertesi gün yapacakları işleri planlarken aralarında münakaşa çıkmış içkinin verdiği sarhoşlukla birbirlerini bıçaklamışlardır.Biri hastaneye, biride mezara yolcu olurken, ailelerine bayramla başlayan  cehennem hayatı bırakmışlardır…”

15 Ekim 1983 tarihli bir gazete de “alkolle gelen çılgınlık” başlığı altında ki 19 yaşındaki Fahri Elmas’ın 4 kardeşi ile annesini kestiği haberi alkolün getirdiği bir felaket olarak verilmiştir.

 

 d)-Alkolün ne gibi zararları var biliyor muyuz?

Alkol almanın bedeli ağırdır.İçenle içmeyen veya içmeden önceki hali ile içtikten sonraki haline bakılınca, bu bedel açıkça görülür.

Peygamber(as):” İçki kötülüklerin anasıdır.İçkiden deva olmaz.İçkinin kendisi derttir buyurur.”

-Alkol, insan sağlığının düşmanıdır.

-Şuur kaybına neden olur.

-İnsanı suça iter.

-İffet, namus anlayışını yok eder.

-Böbrek taşı düşürmez, böbrek taşı yapar.

-Donmaktan kurtarmaz.Vücut ısısını düşürdüğü, insana gevşeklik verdiği için insanın donmasına neden olur.

-Damar sertliğine neden olur.

-Alkol nesli bozar.Çocuğun ölmesine, cılız doğmasına, aptal olmasına, sakat, saralı doğmasına neden oluyor.

-Alkol vitamin öldürür.

-İnsanın ruh sağlığını bozar.

-Beyindeki hücreleri öldürür.Aptalın, delinin yapmayacağını yaptırır,insanı rezil eder.

-Alkol yuva yıkar, huzur bozar.

Daha birçok zararından dolayı sevgili Peygamberimiz

-“Sarhoşluk veren ve uyuşturan her şeyden sizi men ediyorum”demiştir.(Ebu Davut:3/329) Bir hadislerinde de

-“İçki içen imanlı olarak içmez” demiştir.

Şöyle bir araştırma yapılmıştır:

Fransa’da 1740 da yaşanmış ayyaş bir kadının şimdiye kadar gelip geçen 834 torunu var, 710’un durumu tam tespit edilmiştir ki şöyledir:

106 gayri meşru çocuk

181’i fahişe

142’si dilenci

61’i acizler yurduna kaldırılmış

76’sı suç işlemiş

7’si adam öldürerek katil olmuştur.

Bu ailede 5,batından sonra bütün kadınlar fahişe, erkeklerin hepsi de suç işlemiştir.

Bir anne içki içecek olursa içkinin bebeğe etkileri şöyledir:

% 98 normalden küçük doğum

% 90 ileri yaşlarda ortaya çıkabilecek rahatsızlıklar

% 80 konuşma, doku bozukluğu

% 72 saldırgan davranışlar

% 51 parmaklarda eğrilik

% 41 duyma bozukluğu

% 30 tavşan dudak rahatsızlığı

% 29 kalp rahatsızlığı

% 25 göz bozukluğu

% 16 ortopedik bozukluk

% 10 böbrek yetmezliği olarak  çocuğa yansımaktadır.

 

e)-Bir çağdaş hastalık da uyuşturucudur.

Kendilerini çağdaş kabul eden sanatçılar uyuşturucu batağındadır.Şöhret! ve para, gece hayatına ve eğlenceye itiyor.Kısa zamanda uyuşturucunun peşine düşüyorlar.

Gazeteler de yayınlanan bir olayı nakletmek istiyorum:

Eroin dünyasının kendisine güzelliğinden dolayı “prenses Banu” dediği ama sonunda değil güzellik insanlıktan bile çıkardığı Banu’yu dinleyelim.

“Genç bir kızdım, zengin bir ailem vardı.Her istediğim yapılıyordu.Ben arkadaş gruplarıyla diskoteklere alıştım.Önce müzik tutkusu, sonra uyuşturucu alışkanlığı…kusmalar, hayaller…Pencereden inekler, kızıl dereliler gördüm.Bize ok atıyorlardı,sandalyeyi cama fırlattım.Ellerim ölü eli gibi çekildi.Eklem yerlerimde sancı, ter , titreme ben onun pençesine düştüm.Allah başka gençleri başka aile çocuklarını korusun.O canavardan.Çok mutlu, çok rahat bir aile düzenim vardır.Annem, babam üzerime titrerdi.Bir mühendisle evlendim.Bir oğlumuz oldu ama benim o zehire alıştıktan sonra ne yuvamı, ne çocuğumu görür halim vardı kocam benden ayrıldı”(17-01-1983 Hürriyet)

Basına yansıyan bir haberi birlikte okuyalım:

“İstanbul Devlet Güvenlik mahkemesinde (DGM) dün görülen bir davada uyuşturucunun insan hayatını ne derece olumsuz etkilediğini gözler önüne serildi. “Teşekkül halinde uyuşturucu ticareti yaptığı” iddiasıyla hakim karşısına çıkan  Feridun Metin Gönenç, uyuşturucu bağımlılığı yüzünden her şeyini, hatta ailesini bile kaybettiğini söyledi.

Hamza Çetin ise eşimi bu illetten kurtarmak için çok uğraştım ama olmadı; ben kullanmadığım halde eşim için eroin temin ediyordum” dedi.İstanbul 6 nolu DGM de görülen duruşma da eroin ve kokoin sattığı iddiasıyla hakim karşısına çıkan 36 yaşındaki Feridun Metin Gönenç, uyuşturucu yüzünden her şeyini kaybettiğini söyledi.13 yıldır bağımlı olduğunu söyleyen Gönenç, 16 kez tedavi girişiminde bulunduğu ancak başarısız olduğunu belirtti.Gönenç uyuşturucu yüzünden kuyumcu dükkanımı ve ailemi kaybettim.Bir evim vardı, en sonunda onu da sattım” dedi.Gönenç, 13 yıldır uyuşturucu kullandığını; ancak ticaretini yapmadığını söyledi.Eroin bağımlısı olduğunu kabul eden Demet Çetin ise 8 yıldır eroin kullandığını krize girdiği zaman eşinin ona uyuşturucu temin ettiğini söyledi.Demet Çetin ile 2 yıldır evli olduğunu belirten Hamza Çetin, eşini bağımlılıktan kurtarmak için çalıştığını ama başaramadığını belirten “tedavi olması için 6 kez hastaneye yatırdım ben kullanmadığım halde eşime kriz dönemlerinde uyuşturucu temin ediyorum” diye konuştu.(14-12-2002 Zaman)

Sokaklar korkutuyor.Uyuşturucunun pençesine düşmüş, düşürülmüş çocukların  sayısı korkutucu.Boşanmış aile çocukları bu sayıyı daha yükseltiyor.

Öğrenciler uyuşturucu, alkol ve fuhuş ablukasında üniversite de bu oran % 50Ye yakın lise öğrencilerinde % 30’larda ilk öğretim öğrencileri sigara ile hap ile alıştırılmaya çalışılıyor.Alkol ve uyuşturucunun yolunu sigara açıyor.

Bir zamanlar okulların açılmasına az bir süre kala aileleri devlet başkanı Işılay Saygın şöyle uyarmıştı:Okul önlerinde satılan simitteki uyuşturucuya dikkat!(10-09-1998 Zaman)

Bir öğrencim devamlı okul kantininden değil de dışardan tost yiyordu uyardık gene devam etti ve tekrar çağırdığım da o tostun tadı başka hocam! Dedi.Uyuşturucular uzmanlara göre şöyle ayırt edilir:

*Bitkinlik * Dalgınlık *Uyuklama *Konuşma Güçlüğü *Burun akıntısı *Terleme *Titreme *Dengesizlik *Gözde kanlanma *İlgi destek kaybı *Donukluk *Bilinçsel Bozukluk *Başarıda azalma *Gerçek dışı konuşma *İçe kapanma *Bakımsız dış Görünüş *Çevre değişikliği *Aşırı para harcama

Uyuşturucuya başlama sebeplerinde yapılan araştırmaya göre şöyle:

Arkadaş: % 30,0

Merak: % 21,7

Deneme:% 4,3

Çevre: % 2,9

Kendi isteği: %2.9

Değişik: %13,0

(Herhangi bir cevap bulamayanlar ise  %26,1)

Gençlik, aşırı bunalım içindedir.Depresyon, intihar, cinayet, alkol, uyuşturucu ve cinsellik hastalıklarının sebebi maneviyat boşluğundadır.Bugün alkolü trafikten çıkarıp alın trafik kazaları %5’lere  10’lara düşecektir.

-Uyarmak, bilgi vermek, bilgilenmek sevgi şefkat göstermek

-Çocukları ve gençleri alkole götüren alışkanlıklardan uzak tutmak, bilgilendirmek

-Ana baba ve büyüklerin iyi örnek olması

-Gençleri kontrol altında  tutmak

-İyi arkadaş edinmelerini sağlamak

-Çocuklara her zaman yakın olmak, sevdiğini göstermek

-Harçlık verirken yeteri kadar vermek

-Kutlama, eğlence ve gezilere kontrollü izin vermek

-Çocuklara gençlere baskı uygulamamak dövmemek, onları aşağılamamak, hakaret etmemek

-Okuluna çalıştığı yere sık sık gitmek bilgi almak

-Arzu ve isteklerine olumsuz cevap vermemek, yanlış olan yönünü ikna etmek

-Çocuklara güzel mesajlar vermek, onlara kimlik kişilik kazandıracak kötülükten alıkoyan inanç aşılamak.Böylece yapılan olumsuz teklife hayır diyebilecektir.

 

 f)-Alkollü içecekler nelerdir?

Alkol içeren, alkole, uyuşturucuya götüren,götüren içecekler mahsum gösteriliyor.

-Enerji içeceklerinde alkol var:Enerji içeceklerinin değerlendiren tüketiciler birliği Konya Şubesi Enerji İçecekleri olarak bilinen içeceklerde alkol ve yüksek oranda kafein olduğunu açıkladı.(10-02-2005 Vakit)

-Kolonya da alkol var:Kolonya ya katılan metil alkolün göze, cilde ciddi zararları vardır, kolonya koklayan bir kadın bitkisel hayata girmişti.İçki bulamayıp kolonya içen iki genç ölmüş iki arkadaşı komaya girmiştir.(30-01-2000 Zaman)

Kolonyayı gözüne kaçıran kadın kör olmuş.Edirne de 3 arkadaş ölmüştür.(06-01-2000 zaman)

-Kozmetik ürünlerinde alkol var.Çamaşır suyuna alkol katılıyor

-Bira da alkol var alkolsüz biranın yapılamayacağı yetkililerin ifadesidir.Firmalar birayı alkolsüz ve faydalı olarak reklam ediyor bu ticari maksatlıdır.

Şair şöyle demiş:

“Kitaptan çok iskambil, sudan çok bira, şarap

Anladınız mı şimdi neden halimiz harap”

Birayı güzellik maddesi, vitamin deposu,böbrek temizleyici dediler gençleri alkolik yaptılar.Bira alkolün ilk basamağıdır.Dünya Sağlık Teşkilatı birayı alkol kabul eder.Kazaların ardında ki yuvarlanan bira şişeleri bize çok şey söyler.

Tüketimi artırmak için yapılan propagandaların hepsi uzaktır.İnsan vücudunun şişeden, kadehten alınan alkole ihtiyacı yoktur.

Yetkililer “alkolsüz bira üretimi teknik açıdan mümkün değildir. Bira da en az  % 2,5 oranında alkol vardır.”diyor.Gümüş Ay Sağlık ve Çevre derneği  genel başkanı eczacı Mehmet Gebenç: “alkolsüz bira üretimi teknik açıdan mümkün değildir.Her bira da  en az 2,5 oranında alkol vardır” demiştir.

Yeşilay Genel Başkanı Selahattin Kaplanagasi “alkolsüz olduğu söylenen bira, alkollü içkilerin ilk  basamağıdır.Bira üreticileri bira tüketimini artırmak için ve birahaneleri ayakta kalabilmesi için uydurulmuş yalandır.Ayrıca ülkemizin kalkınmasını önlemek için Türk gençliğini alkol uyuşturucu ve fuhuş batağında boğmak istemektedirler.” Demiştir.Bira vitamin düşmanıdır.Aşırı kilo yapar.Bismark:Bira budalalık ve tembellik kaynağıdır. Der.Dünya Sağlık Teşkilatı :

-Bira içen herkesi sarhoş eder.

-Her alkolik ise bira ile başlamıştır.

-Bira da %2,5 tan % 18 oranında alkol vardır.

-Avrupalı Amerikalı çocuk süt içiyor İslam ülkeleri çocukları Coca Cola içiyor.Süt, ayran unutuldu. “Coca Colanın bombası patladı:Coca Cola da alkol, kafein, asit var”.(04-08-1993 sabah)

“ coca colanın sırrı ortaya çıktı. İçinde asit kafein alkol var” 16.02.2011 yeni şafak

“Amerikalı gazeteci yüz yedi yıllık sırrı ortaya çıkardı. Coca Colanın sırrı kokoin, kafein ve alkol” 27.02.1993 zaman

“ Coca colanın mayıs ayı geliri İsraile bağışlandı”(26.06.2002 yeni şafak) İlginç bir olayı nakletmek istiyorum. İstanbul B.Belediyesi kontrol dairesi başkanı Şinasi yalçın, beraberinde zabıta ve sağlık ekipleri olduğu halde 25 Ağustos günü merter’ deki fruko, tamek, pepsi colanın üretildiği fabrikada araştırma yaptılar.İnceleme sonrası fabrikanın “ sağlıksız üretim” yaptığı tespit edildi ve fabrika kapatıldı. Ekip daha sonrada coca colada inceleme yaptı ve bu fabrikada cola içindeki yabancı cisimleri ayıracak cihazlardan ikisinin çalışmadığını tespit etti. Böylece coca cola fabrikası da kapatıldı ve üretimden men edildi. Belediyenin kontrol dairesinin harekete geçiren sebep, bir süredir “ pepsi cola ve coca colanın içinden yabancı maddeler çıkıyor” çeklindeki ihbarlardı. Daire bu ihbarları değerlendirdi ve gerçeği yerinde gördü. Her iki fabrikanın kapatılmasına rağmen ortalıkta şu anda ilginç bir söylenti daha dolaşıyor. Söylenti şöyle: “ cola fabrikasından birinde, bir süre önce bir işçi, iş kazası sonucu kazanlardan birine düşmüş. Olay sonradan fark edilmiş, ancak olan olmuş, işçinin cesedi, kazanda erimiş. Ancak, yetkililer, colaları şişelemeye ve kutulamaya devam etmişler. Söylenti böyle bir olayın meydana gelip gelmediğini öğrenmek üzere pepsi cola ve colca cola yetkililerine ulaşmaya çalıştık, ancak ya toplantıdalar yada şu anda burada değiller cevabını aldık.pepsi ve coca colanın içinden yabancı maddeler çıkıyor. İhbarları ile bu söylentiyi bir arada değerlendirdiğimizde insanın midesini bulandıran bir netice çıkıyor. Yoksa o yabancı maddeler kazana düşüp eridiği söylenen o işçinin cesedinden parçalar mı? (03.09.1993 Cuma dergisi)

Coca colanın birkaç zararlarından bahsedelim

–          Belçika’da coca colanın kanser yaptığı açıklandı.(13.09.1997 akit gazetesi)

“ Türkiye balkanlar federasyonu, sanayi bakanlığına başvuruda bulunarak Avrupa’da zehirlenmelere yol açan coca colanın satışlarının yasaklanmasını istedi.” (21.07.1999 sağduyu gazetesi)

Cola tüketimi şişmanlatıyor.

“Hindistan, İngiltere ve Letonya’da ağır darbe alan coca colaya bir kötü haberde mısır’dan geldi. İçeriyi nedeniyle El Ezher üniversiteyi coca colayı, pepsiyi içmeyin uyarısı yaptı.” (26.08.2006 yeni şafak)

Akdeniz üniversitesi Tıp Fak. Diyetisyeni Yeter Alpay şöyle demiştir: “ Coca, anemi denilen kansızlık hastalığına neden oluyor. Özellikle kadınlarda anemi daha yaygın. Coca aynı zamanda dişleri çürütüyor. Asit ve kafein yönü ile de mideye zararlı.  Çocuklarda kemik gelişimini engelliyor. Çocuklara tokluk hissi verdiği için çocuk yemek yemiyor. Hemen tüketilmeyen colalar yüzünden acile gelenler oluyor.” (18.02.1997 zaman)

Coca cola gıda düşmanıdır, beyni uyuşturur, bağımlılık yapar, alkole götürür, dişleri çürütür, kansızlık hastalığına neden olur, mideye zarar verir, çocukların kemik gelişimini engeller.


Bu yazıyı 566 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.