Allah ve Ahlak

      Atalarımız: “Allah’ı olmayanın Ahlâkı olmaz” demişlerdir. Şair de şöyle ifade etmiş:

“Ne irfandır veren ahlâka yükseklik ne vicdandır.”

Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır.

İnanç olmadan ahlâk yapmacık olur, geçici olur. Asla faydacı ahlâk olmaz.

 

a)    Allah İnancının Toplum Hayatındaki Önemi:

      Alman filozofu Kant, ahlâk felsefesini kurarken insanın Allah’a karşı olan sorumluluğunu şart koşar. Ve: “Eğer Allah olmasaydı ahlâkı ve ahlâki davranışları sağlayabilmek için O’nu biz düşünmek zorunda kalacaktık” der.

Atalarımız: “Allah’ı olmayanın ahlâkı olmaz”, “”Kork Allah’tan korkmayandan” demişlerdir. Allah inancı kadar insan ve toplum üzerinde etkili başka bir güç yoktur. Hayatın sonunda Allah’a döneceğine ve O’na hesap verileceğine inanan kimse hiçbir günahın cazibesine kapılmaz. Hak hukuka dikkat eder, ufak bir çıkarı için gösterdiği doğruluğu, büyük çıkarları için de gösterir. Allah’ı hatırlayarak doğruluktan asla ayrılmaz. Allah’ın rızasını kazanabilmek ve azabından emin olabilmek için çalışır, görevini tam olarak yapar. İnsan olarak hata etse bile pişman olur; tövbe eder, bir daha yapmayacağına dair Allah’a söz verir.

Ayrıca; Allah inancı, insanları dünya hırsına kapılmaktan, nefislerine esir olmaktan alıkor. Ruhen insanı yükseltir. Kula kulluktan, zalime boyun eğmekten ve kötülüklere göz yummaktan kurtarır.

Allah inancı, karamsarlık, ümitsizlik ve kötü duygular yerine insanın kendine ve başkalarına karşı sosyal görevlerini yerine getirmesini sağlar. Bu güne kadar “Allah görüyor”, “Allah sorar” diyerek kötülüğe yanaşmayanları çok görmüşüzdür. Demek oluyor ki, Allah inancı, toplumda düzeni, doğruluğu, dolayisiyle huzuru sağlar. İnsanlar inanır ve bilirler ki, gerçekten Allah’a inanan, kötülük yapmaz. Kötülüğe alet olmaz.

 

b) İnançsızlık Toplumu Felakete Sürükler

      Allah, toplumu felakete götürecek her şeyi haram kılmış, toplumun yararına olan her şeyi de emretmiştir. Allah’ı ve Allah’ın emirlerini tanımayan toplumlarda her türlü huzursuzluklar, büyüme ve yaşama hakkını elde eder. Çünkü Allah’ı unutmak her kötülüğün başıdır.

Son zamanlarda içinde bulunduğumuz bunalımlara sebep, Allah inancının zayıflamış olmasıdır. Allah inancının mevcut olduğu toplumlarda ahlaksızlıklar, bunalımlar, psikolojik rahatsızlıklar yok denecek kadar azdır.

En önemlisi de; Allah’a inanmayan kimse, inanacak, tapacak, güvenecek bir varlık arar, dayanacak bir güç arayıp uydurma tanrılar icat eder, kula kul olur, geçici dünya malını tanrılaştırır. Onun ahlâkı da tanrısı da paradır, maldır.

Allah korkusunun olmadığı bir toplumda insanlardan çekinilir; Allah, ahiret olmaz. İnsanlardan utanılır, Allah’tan utanılmaz. İşte böyle bir toplum felakete sürüklenir. Çünkü Allah’sızlık en büyük ahlâksızlıkların kaynağıdır.

J.J.Ruso: “Allah’a inanmadan da bir insanın faziletli olabileceğini zannediyordum, ne kadar yanılmışım” der. Şöyle bir düşünürsek Allah’ı olmayan neden? Neye göre? Ve niçin ahlâklı davransın? İnandığı bir şey yok beklediği bir şey yok. Onun için fedakarlık enayilik olur.

Remzi Oğuz Arık’ında güzel bir tespiti var. Şöyle diyor: “İnanmayanlar, şahsiyet haline gelemezler. Her gün başka başka insanlardır. Onlara asla inanamaz ve güvenemezsiniz.”

Allah inancı; huzurun, mutluluğun biricik kaynağıdır. İnsan Allah’a inanıyorsa, O’na dayanıyorsa güçlü olur. Allah’ı olanın ahlâkı olur. Çünkü o kişi şöyle düşünür: “Allah biliyor, Allah görüyor ve Allah soracak”

Böyle inanan, böyle düşünen yanlış yapar mı? Kesin yakalanacağını bilen hırsızlık yapar mı? İnananın da günah sayılan bir davranışı yapması düşünülebilir mi?

Allah’a inanan, O’na kul olan, kula kul olmaz. Yokluk ve sıkıntı anlarında Allah ve ahiret inancı ile teselli bulur. Ne beklerse Allah’tan bekler.

Allah’a inanan, ihtiyaç sahiplerine yardım eder. Kul hakkını gözetir. İnsanlar görmese de hakka tecavüz etmez.

Allah’a inanan korkak, pısırık davranmaz. O, Allah’ın takdirine boyun eğmiştir.

Allah inancı olan dünyaya meyledip, günahın cazibesine kapılmaz. Beşer olarak zaaflarından dolayı tövbe eder ve rahatlar.

Allah’sızlık, en büyük talihsizliktir. Allah’a inanmayan kimse, inanacak, tapacak, kulluk yapacak bir kuvvet arar, bulamayınca kendi tanrısını kendi icat eder.

Toplum açısından Allah’ı unutmak her kötülüğün başıdır. Çünkü Allah’ı olmayanın ahlâkı olmaz. Ahlâkı olmayan kimse de vahşi hayvanlardan daha da vahşilikler yapar.

 

 


Bu yazıyı 459 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here