ALLAH’A İSYANIN ADI GÜNAH

Günahın anlamı suç demektir. Dinde ise dinin emir ve yasaklarını tanımamak emredilenin zıddını yapmak demektir.

Günah, nefsin ve şeytanın arzu ve isteklerini yerine getirmektir.

Her doğan dünyaya günahsız doğar. Sonradan hata yapar, nefsine uyar, şeytanın tuzağına düşer kendini kirletir. Cenab-ı Allah işlenen her günahtan sonra tövbe etme fırsatını vermiştir. Pişman olup tövbe eden kulunu af eder. Tövbe etmeyip, günaha devam edeni de cezalandıracağını bildirmiştir.

Kim günahı aldırış etmez, küçük görürse o daha başka günahlara düşer. Küçük görülen günah ise büyür. İnkar edecek olursa her günahın sonunda küfre açılan bir yol vardır.

Bu konuda peygamber (as) şöyle uyarı da bulunmuştur.

-“Günahı hafife alıp küçük görmekten sakın. Çünkü her bir günahtan hesaba çekecek bir melek vardır.” (İbn-ı Mace, Zühd:29)

Müslüman hiçbir günahı küçük de olsa onu küçük görmez. Çünkü herşey küçükten başlar.
Peygamberimiz (sav): “Günahı küçük görmekten sakının. Küçük görülen günahlar insanı helak eder” diye uyarmıştır. (Ramuz:173/9)

Bir de küçük görülüp sonra baş edilemeyen günahlar vardır. Kur’an’da ve hadislerde büyük günah olduğu bildirilen günahlar vardır bunlar büyük günahlardır.

Neler büyük günahtır?

Günahlar küçük büyük diye ikiye ayrılmıştır. Peygamber (as) Ashabına:

-Size günahların en büyüğünü haber vereyim mi? demiş “evet” cevabını alınca:

Allah’a ortak koşmak

Ana babaya itaatsizlik etmek

Yalan şahitliği yapmak” demiştir. (Buhari, edep:6)

Bir günde mahveden yedi büyük günahtan sakının” buyurmuş ve şöyle sıralamıştır.

1-Allah’a ortak koşmak.

2-Büyü yapmak.

3-Haksız yere adam öldürmek.

4-Yetim malı yemek

5-Faiz alıp vermek,

6-Savaştan kaçmak

7-İffetli ve iman sahibi bir kadına iftira atmak” (Müslim, iman:38)

Kur’an’da büyük günah olduğu bildirilen bazı hallerde şöyledir:

Hırsızlık yapmak (Maida:38)

Allah’a şirk koşmak (Maida:72)

İçki, kumar, falcılık (Maida:90)

Adam öldürmek (İsra:31)

Zinaya yaklaşmak (İsra:32)

Ana babaya itaatsizlik (isra:23)

Yetim malı yemek (Nisa:10)

Yalan şahitliği yapmak (Nisa:137)

Sihir büyü yapmak (Bakara:102)

Faiz yemek (Bakara:275)

Her günah tespit ediliyor:

Cenab-ı Allah her şeyi görür, bilir. Ayrıca kulun işlediği sevapları ve günahları yazan Kiramen Katibin adında, sağında ve solunda yazıcı melekler vardır.

Bunlar sesleri davranışları kaydederler. Kur’an’da Allah bunu şöyle haber veriyor:

-“And olsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız.”

“İki melek sağında ve solunda onun yaptıklarını yazmaktadırlar.” (Kaf:16-17)

Bir ayette de

“Allah’ın düşmanları ateşe sürülmek üzere toplandıkları gün kulakları, gözleri, derilileri işledikleri şeye karşı onların aleyhine şahitlik edecektir.

Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz derler. Her şeyi konuşturan Allah bizi de konuşturdu derler.

Siz kulaklarınızın gözlerinizin ne de derilerinizin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınıyordunuz. Yaptıklarınızdan çoğunu Allah’ın bilmeyeceğini sanıyordunuz. (Fussılat:19-23) buyrulmuştur.

Allah’a gizli bir şey yoktur. O her şeyi görür ve bilir.

Günahlardan sakınanlar içinde tesbitler yapılır. Kur’an’da:

-“İnsanlar günahtan sakınsalar dı elbette onlara yerden ve gökten nice bereket kapıları açardık.” (A’raf:96)

Bir ayette de:

-“Erkek ve kadın mü’min olarak kim iyi amel işlerse onu mutlaka güzel bir hayat yaşatınız ve mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz.” (Nahl:97)

Bu ayetlerden anlıyoruz ki, herkes yaptığının karşılığını mutlaka görecektir.

İnsanı günaha sevk eden şeyler nelerdir?

Bir güne, bir işe yanlış başlanırsa sonu hüsranla biter. Hani gömleğin ilk düğmesi yanlış düğmelenirse bütün düğmelerin yanlış düğmelenmesi gibi.

Bir de günah küçük görülürse insanı büyük günahlara götürür.

İnsanda inancın ve Allah korkusunun, ahiret düşüncesinin olmaması insanı günahtan günaha sürükler.

Şeytan insanı her an günaha çağırır. Eğer onun davetine icabet edilirse insan şeytanın tuzağına düşer.

İnsanın nefsi hep günahı güzel ve cazip görür. Nefsin arzu ve isteklerine uyulursa, günah işlemekten kurtulamaz.

İbadetlerde gevşek davranılırsa, ibadetler devam ettirilemez, ardından istenmeyen arzu ve istekler gelir.

Kötü arkadaş edinilirse, o her zaman günah işlemekte ortak arar.

Kötü ortamlarda bulunmak insanın günaha çabuk ve kolay bulaşmasına neden olur.

Kazancın, yenilen içilenin helalden olmaması, insanın üzerinde kötü etkiler yapar.

Dünyaya aldanma insanı manevi şeyleri unutturur.

İnsanda merhamet duygusunun olmaması acıma, sevgi, saygı gibi güzel duyguları yok eder.

Bilgisizlik, eğitimsizlik, kötü örnekler insanı günaha çabuk girmesine neden olur.

Günahtan korunmak nasıl olur?

İbrahim Ethem’e bir genç:

-Günah işlemekten kendimi alıkoyamıyorum, ne yapayım? Der. İbrahim Ethem:

-Günah işlemenin şartları var onları yerine getirirsen günah işleyebilirsin” der. Genç:

-Nedir onlar? Diye sorar. Şu cevabı alır:

-Günah işleme arzusu duyunca “Allah’ın rızkını yemeyeceğim” de.

-Ben o zaman nasıl yaşarım?

-Hem Allah’a isyan edeceksin hem rızkını yiyeceksin, bu nasıl olur?

-Günah işleyeceksen Allah’ın mülkünden çık.

-Ben nereye giderim?

-Allah’ın mülkünde Allah’a isyan olur mu?

-Günahı Allah’ın görmediği yerde işle

-Allah’ın görmediği yer yok ki.

-Allah görüp dururken günah işlenir mi?

Ey genç! Günah işleme arzusundan vazgeç öyleyse” der.

Günah işlenmeden bazı şeyler düşünülmelidir. Mesela; her işlenen günahın hesabı sorulacak mı? Cezası verilecek mi? Evetse cevap, günahtan kaçınmak için bu yeterli olmaz mı?

Bir Allah dostu:

-“Dikenli arazide yürür gibi yol al. Hiçbir günahı küçük görme. Zira yüce dağlar çakıl taşlarından oluşur” demiştir.

Peygamber (as) Müslümanı tarif ederken elinden, dilinden diğer Müslümanların zarar görmediği kimsedir” demiştir. Bir insan ben Müslümanım diyorsa günah işlemekten korunmasını da bilmelidir.

Günahtan günah ortamlarından ve Allah’ın razı olmadığı işlerden uzak durmak sevaplı bir iştir. Hatta hicret sevabı vardır.

Bir kutsi Hadiste: “Günaha düşmekten kaçanı, cehennemden azat ederim” buyrulmuştur. (H.H. erdem, ilahi hadisler:22)

Ayni kaynakta: “Nefsinin arzularını benim için terk eden genç mü’min, yanımda bir  kısım melekler gibidir” buyrulmuştur. (Hadis:50)

Peygamber (as) da şöyle buyurmuştur:

-“Siz her zaman benim yanımdaki gibi olsaydınız, melekler sizi evinizde ziyaret eder, önünüze geçip sizinle musafahalaşırlardı.” (Ramuz:495/8)

İnsan günaha girmekten korunursa, günah sayılan şeylerden kaçarsa temiz kalır.

Allah Kur’an’da: “Ufak tefek günahları dışında, büyük günahlardan ve edepsizliklerden kaçınanlara gelince, bilki Rabbin, affı bol olandır…” buyurmuştur. (Necm:32)

“Rabbinden korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştıran için şüphesiz cennet yegane barınaktır” (Naziat:40-41) buyurarak korunmanın mükafatının cennet olduğunu bildirmiştir.

Herkesin günahlardan korunma fırsatı ve gücü vardır. Allah: “Namaz kötülüklerden alı kor.” (Ankebut:45) buyurarak kötülükten kaçınmanın yolunu göstermiştir.

Günahın cezasını düşünmek, günahtan kaçınmanın mükafatını düşünmek insanın temiz bir hayat yaşamasına neden olacaktır.

Helak olan kavimleri ve helak sebebini düşünmenin caydırıcı olacağı muhakkaktır.

Çevremizde günah işleyenler bizim için ders olabilir.

Günahın etkisinin sadece işleyende kalmayacağı eşine, işine, çocuklarına ve ibadetine yansıdığı düşünülecek olursa insanın günahtan uzak duracağı umulur.

Allah şöyle buyuruyor: “Eğer yasakladığımız günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız” (Nisa:31)

Utanma duygusu olmayanın günahtan sakınma titizliği olmaz. Peygamber (as): “Utanmıyorsan dilediğini yap” demiştir.

Günah işlemekten sakınmak için:

-Dilin muhafazası şarttır. Gıybetten laf getirip götürmekten, yalandan ve kaba konuşmaktan alıkonmazsa, günaha düşülür.

-Hasetten, lanetten, bedduadan kusur araştırmaktan, başkasıyla alay etmekten, aldatmaktan kaçınılmazsa insan günahtan kurtulamaz.

Günahtan korunmak için inancın büyük rolü vardır. İnanç olmazsa günahtan rahatsız olunmaz. Nefsin ve şeytanın işi kolaylaşır.

Kur’an’da: “Şeytan onlara söz verir ve onları ümitlendirir. Halbuki şeytanın onlara söz vermesi aldatmacadan başka bir şey değildir.” (Nisa.120) buyrulur.

Şeytanın günahları süsleyip, azdıracağına dair sözü vardır. (Hıcır:39)

Bir de günaha mazeret uydurulur ve kılıf aranırsa insan günaha düşmekten kurtulamaz. Dünyanın zevki sadece günah işleyerek elde edilmez. Aksine günah vicdanı rahatsız eder, insana huzur vermez mutsuz olmasına neden olur.

İtikadı bozuk olan bazıları günaha şöyle kılıf arıyor.

-Bu devirde o damı günah olurmuş.

-Bunu herkes yapıyor.

-El ne der?

-Veya işine geldiği gibi fetva arıyor.

Peygamber (as) “Günah, kalbi tırmalayan ve başkalarının bilmesini istemediğin şeydir” sözleriyle günahı tarif etmiştir. (Tirmizi, Zühd:52)

Günah, her zaman her yerde ve herkese günahtır. Mazeret uydurarak insan kendini kurtaramaz.

Peygamber (as): “İnsanlar günahta kendilerini mazur görmedikçe cezalandırılmazlar ve helak olmazlar.” (Rumuz:354/2)

Bir de günahın yayılmaması için günahta yardımlaşılmamalıdır. Allah Kur’an’da: “Allah’ın yasaklarından sakınma üzerine yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın. Allah’tan korkun, çünkü Allah’ın cezası çetindir” (Maida:2) buyurmuştur.

Günah insanda neleri yok eder?

Günah işlemekte ısrar eden de başta Allah korkusu yok olur. Ardından ahlak anlayışı, ahiret inancı hak hukuk anlayışı kalmaz. Merhamet duygusunu kaybeder. Sonunda insanlık vasfını yitirir.

Günaha dadanan kimseden utanma duygusu gider. İşlediği günahtan dolayı pişmanlık duymaz.

Günahkarın organları ona itaat etmediği gibi o da Allah’a itaat etmez. Günah, insanın işine, aşına, evladına yansır, yuvası yıkılır.

Atalarımız haram yiyenin harami evladı olur” demişlerdir.

Günahın pis kokusu vardır. Bir hadiste: “Günah işleyen öyle bir koku yayar ki, melekler ondan uzaklaşır” buyrulmuştur.

Günahın zararı sadece işleyende kalmaz. Çığır açan, teşvik eden, sebep olan, kötü örnek olan işlenen günahın vebaline ortak olur.

Günahkar mutlu olmaz, güzel ölümle de ölmez neticede ahiret şefaatle ve merhametle muamele edilmez.

Günah işlemekte sakınca görmeyen, hayırlı iş işleyemez.

Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:

“Haceru’l-Esvet taşı bembeyazdı. İnsanların günahı kararttı”

“Kul işlediği günahlar yüzünden rızkından mahrum olur” (Ramuz:98/7)

“Kul günah işlediğinde kalbinde siyah bir nokta oluşur. Günah işlemekte devam ederse kalbi kararır.” (Ramuz:26/9)

İyilikler nasıl kötülükleri götürürse (Hud:114) kötülüklerde iyilikleri sevapları götürür.

Allah Kur’an’da şöyle buyurur:

“Başınıza gelen musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir” (Şura:30)

“İnsanların kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu…” (Rum:41)

“Eğer biz dileseydik onları günahlarından dolayı musibetlere uğratırdık. Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar gerçekleri işitmezler.” (A’raf:100)

Günahı yüzünden insan belaya uğrar, rızkı daralır, en kötüsü kalplerini mühürler ve kulluk defterinden siler.

En kötüsü şey kalbin katılaşması ve kararmasıdır. Peygamber (as) şöyle buyurmuştur. “Günahlar kalbi karartır.”

Bir Allah dostu sık sık aynaya bakarmış. Sebebini sormuşlar, “Allah günahlarım yüzünden kalbimi kararttı mı ona bakıyorum” demiş.

Kur’an’da Cenab-ı Allah şöyle buyuruyor:

“Onların işlemekte olduğu kötülükler kalplerini karartmıştır.” (Mutaffifin:14)

Günah kiri kolay kolay temizlenmez. Ancak kalp katılaşıp kararmadan pişmanlık duyulur, tövbe kapısı çalınırsa Allah dilerse af eder.

Günahın cezası nedir?

Günah, ateştir, dünyada da ahirette de yakan günahın ateşidir.

Harun Reşit, Behlül Dana’yı perişan halde görür ona:

-Bu hal ne, nereden geliyorsun? Diye sorar.

-Cehennemden geliyorum.

-Ne işin vardı orada?

-Ateş almaya gitmiştim.

-Verdiler mi?

-Hayır, burada ateş olmaz. Herkes kendini yakacak ateşi dünyadan getirir  “dediler” der. Bazı günahlar vardır cezası dünyada da ahirette de verilir. Günahları yüzünden helak olan kavimler bunun örneğidir.

Günah, çeşidine göre işleniş biçimine göre değişir. Günahı isteyerek severek, gizlemeden ve günah ile övünmek günahın cezasını değiştirir. Pişmanlık ve tövbe etmek günahın terki, cezayı hafifletir veya af ettirir.

Peygamber (as) “Günah işlendiği zaman kalpte siyah bir nokta oluşur. Günaha tövbe edilmezse kalp kararır” buyurmuştur. (Ramuz:26/9)

Kur’an’da da: “İşlenen günahlar kalplerde pas oluşturur.” (Mutaffifin:14)

Günahkarlar için: “Onların kalplerini mühürleriz. Onlar gerçekleri görüp işitemezler.” (A’raf: 100) buyurarak günahın insanı kirlettiği bildirilmiştir.

Günah insanda merhameti yok eder. İbadet etmenin zevkini insandan alır. Bu da büyük bir cezadır ki, kulluk defterinden bile silinmeye neden olur.

Günah işleyenin rızkı daralır, sıkıntılı bir hayat yaşamasına neden olur.

Günah, yuva yıkar.

Günah insanın son anda imanını şeytana kaptırmasına ve kötü ölümle ölmesine neden olur. Devamında kabir azabı çeker.

Cenab-ı Allah bazı günahların cezasını ertelemez. Dünyada da verir. Bu daha çok uyarı olsun ibret alınsın diye olur.

Kur’an’da geçmiş kavimlerin hak sebebini Allah şöyle açıklamıştır.

“Onlardan her birini günahı sebebiyle cezalandırdık. Kiminin üzerine taş savuran rüzgarlar gönderdi kimini korkunç bir ses yakaladı. Kimini yerin dibine geçirdik. Kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmetmiyor, asıl onlar kendilerine zulmediyorlardı.” (Ankebut:40)

Cenab-ı Allah’ın cezalandırdığı insanlardan birkaç örnek verelim: Kur’an’da şöyle buyrulur:

“Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca, biz kötülükten men edenleri kurtardık. Zulmedenleri de yapmakta oldukları kötülüklerden dolayı şiddetli bir azab ile yakaladık.”

“Kibirlenip de kendilerine yasak edilen şeylerden vazgeçmeyince onlara: “Aşağılık maymunlar olun dedik” (A’Raf Suresi: 165-166)

-Firavun ve adamları için: “Onlar yoldan çıktı. Biz de onları suda boğduk.” (Zuhruf  Suresi:55)

-Lüt kavmi için: “Rablerinin peygamberlerine karşı geldiler. O’da onları pek şiddetli bir şekilde yakalayıverdi.” (Hakka Suresi:10)

-Hz. Musa’yı ve Harun’u yalanlayanlar ve günaha dalanlar için: “Bu sebeple helak edilenlerden oldular.” (Mü’minun:48)

-“Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir.” (Şura:30) buyrulmuştur.

İşlenen günahlar, insanın işlediği sevapları yok eder, iyi iş işlemesine engel olur ve Allah’ın gazabına neden olur.

İnsanın günahlarına tövbe edememesi de onun için bir cezadır. Allah’tan uzaklaşanın sıkıntılı bir hayat olur ve kör olarak hasrolunur. (Taha:124)

Cenab-ı Allah isyankar firavunu adamları ile beraber denizde boğdu.

Kabe’yi yıkmaya kalkışan Ebrehe’yi adamları ile beraber Ebabil kuşları ile helak etti.

İsyan eden sapkın Pompeii halkını Vezüv yanar dağı ile taşlaştırdı. Eğlence gemisi Titanik için “Tanrı bile batıramaz” denmişti ilk seferinde denizde boğuldular.

Zaman zaman afat ve felaketlerle günahkar toplumları uyarmıştır. Kıyamet günün de “Bensizi uyarmadım mı? neden ibret almadın diye soracaktır.

Günahı teşhir etmek günahla övünmek de günahtır.

Bazıları için günah pirim yapıyor, övünç vesilesi oluyor. Başkalarını da özendiriyor. İnancımızda hayra da, şerre de sebep olan onu bizzat işlemiş gibidir.

Başkalarını günahla sevindirmek, rahatlamak da günahtır. Günah işleyerek rahatlamak şeytanın tuzaklarından biridir.

Cenab-ı Allah Kur’an’da: “Allah kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez.” (Nisa:148)

Düşünmek, akıldan geçirmekte bir sorumluluk yoktur. Bir hadislerinde peygamber (as) şöyle buyurur:

-“Allah içlerinden geçen fena şeylerle amel etmedikçe veya konuşmadıkça o şey yüzünden ümmetimi hesaba çekmeyecektir” (Buhari, talak:11)

Zorla, ciddi tehditle, işletilen günahtan dolayı tövbe istiğfar gerekir. Taviz verilmediyse sorumluluk doğmaz.

Günah işleyen küfürle itham edilir mi?

Günahın kime karşı ne sebeple işlendiği çok önemlidir. Günah işleyen işlediği günahı inkar etmedikçe kafir olmaz. Kafir işi işlemiş olur.

Yalnız dikkat edilmezse her günahta küfre açılan bir kapı vardır. O kapıdan küfre giden bir yol vardır.

Günah işleyenin durumunu biz bilemeyiz. Allah bilir. Onun için günah işleyen dışlamamalı, küfürle itham edilmemelidir. Belki tövbekar olur. Onun için Allah hidayet etsin denir.

Ebu Derda (ra) günah işleyen birine kötü muamele edildiğini görür ve sorar:

-Bir çukura düşen birini görseniz ne yaparsınız?

-İp sarkıtıp çıkmasına yardım ederiz” derler.

-Peki günah çukuruna düşmüş birine neden yardımcı olmuyorsunuz? Der.

-Peki sen bu günahkara kızmıyor musun?

-Ben ona değil, günaha kızıyorum” der. Dikkat etmek lazım peygamber (as): “Kim bir din kardeşini günahından dolayı ayıplarsa, onu işlemeden ölmez” buyurmuştur. (Tirmizi, kıyame:50)

Hariciler büyük günah işleyen kafirdir diyorlardı. Ebu hanifeye gelip:

-Büyük günah işleyen için ne dersin? Derler.

-Onlar Müslümandır” der ilave eder. Kelime i şehadet imanın kaçta kaçıdır? Der.

Hariciler:

-İman bir bütündür. Parçalanmaz” derler.

Ebu Hanife o zaman.

-İşte kafir değil Müslüman olduğunu kabul ettiniz” der.

Günahkara lanet de okunmaz. O zaman “Allah’ın rahmetinden mahrum olsun” denmiş olur ki dönüş yolu kapanmış olur.

Peygamberimiz: “Hiç biriniz diğerine Allah lanet etsin. Allah’ın gazabına uğra, cehennemde yan gibi beddualarla lanetlemeyin” buyurmuştur. (R. Salihin:1584)

Bedduanın, lanetin geri dönmesinden korkulmalıdır. O kişi layık değilse söz söyleyene geri döner. (Age:1586)

Çare denir?

Her insan bu dünyaya günahsız gelir. Dilerse temizliğini korur, korumazsa kendini kirletir.

Allah Kur’an’da:

-“Ey iman edenler! Eğer Allah’tan korkarsanız. O size iyi ile kötüyü ayırt edecek bir anlayış verir” buyuruyor. (Ehfal:29)

Kul isterse günahtan kaçınır, eğer günah işlerse günahı terk edip tövbe eder.

Eğer bir insan işlediği günahtan pişman olup tövbe etmiyorsa, bu onun kalbinin günah kiri ile karardığındandır. Tövbe edememek de cezasıdır.

Peygamber (as) şöyle buyurur:

-“Bir günah işlediğin zaman hemen tövbe et!” (Ramuz:25/11)

-“Günahlardan kaçın hesaba çekildiğin zaman küçük görüp önemsemediğin günahlar seni helak eder.” (Ramuz:1173/9)

Her günahtan sonra tövbe etmek kula vaciptir.

Peygamber (as)ın şöyle bir müjdesi var:

-Bir günah işlediğinde abdest alıp iki rekat namaz kılanı Allah af eder.” (Buhari, Vüdu:26)

Bir hadislerinde de günahlarından dolayı tövbe eden, günahsız gibidir” buyurmuştur.

Günahlardan kurtulmanın böyle kolay gösterilmesi, insanın gevşek davranmasına, günah işlemesine ve mutlaka af olunacağına ve tövbeyi bozmasına sebep olmamalıdır.

Ayrıca karamsarlığa da düşmeyip, korku ile ümit arasında olmalıdır.

Günahtan dönmek için yapılacak şey şudur:

-Önce günahlardan tamamen uzaklaşmak

-İşlediği günahtan pişmanlık duymak

-Bir daha günaha dönmemeye kesin karar vermek

-İhtiyaç sahiplerine bir miktar sadaka vermek

-İki rekat namaz kılmak.

-Allah’tan affını dilemek

Peki af edilmeyen günah var mıdır?

Allah Kur’an’da tövbe edin diye emrediyor. Allah’ın rahmeti her günahtan daha büyüktür. Tövbe kapısı son nefese kadar açıktır.

Şirk dahil bütün günahlar tövbe edilirse Allah af edecektir. (Nisa: 48+Zümer:53)

“Allah’ım, sen affı seversin, kerimsin, bizi af et!”


Bu yazıyı 15 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.