BELÂ VE MUSİBETLER NEYİMİZ OLUR?

-Son zamanlarda insanlar belâ ve musibetleri davet eder oldu.

-Rahmet olması gereken yağmurlar, afat olarak yağıyor, her şeyi silip süpürüyor.

-Şimdiye kadar, görülmeyen hortumlar, saçıp savuruyor.

-Soğuklar anormal, sıcaklar anormal.

-Kara delikler, yer çökmeleri korkutuyor.

-Depremler uyandı, sallayıp duruyor.

-Yanar dağlar lav kusuyor, kızgın.

-Yangınlar, her yeri kasıp kavuruyor.

-Cinayetlerin ardı arkası kesilmiyor.

-Her türlü cehalet ve ahlaksızlık kol geziyor.

-Bilinmeyen, yakın zamana kadar görülmeyen hastalıklar ortaya çıkıyor, gün geçtikçe artıyor.

NEDİR BUNLARIN SEBEBİ?

Yer yüzünde sebepsiz hiçbir şey olmaz. Durup dururken hiçbir felâket gelmez. Her şeyin iyi veya kötü mutlaka bir sebebi vardır.

Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Allah şöyle buyurur.

-“Başınıza gelen musibet, yaptıklarınız yüzündendir.” (Şura:30)

-“Sana gelen her kötülük, kendindendir” (Nisa:79)

-“Allah kimseye zulmetmez. İnsanlar kendilerine zulmeder” (Yunus:44)

-“Yoldan çıkmış toplumlardan başkası helak olmaz: (Ahkaf:35)

-“Onlardan her birini günahı sebebiyle cezalandırdık” (Ankebut:10) buyuruyor.

Şair bunu şöyle ifade ediyor:

“Kula belâ gelmez, Allah yazmayınca

Allah belâ yazmaz, kul azmayınca.”

****

“Hiç kuluna zulmeder mi Hüdası,

Kulun çektiği kendi cezası!”

Geçmiş zamanlarda işledikleri günahlar yüzünden, nice nice toplumlar helak olmuşlardır. Lut’un kavmi, Ad kavmi, Semut kavmi korkunç şekilde cezalandırılmıştır. Ebrehenin orduları, Pompei halkı, Titanik yolcuları cezalandırılan kavimlerdendir. Allah onları peygamberleri vasıtasıyla uyarmıştır. İkazlarda bulunmuştur. Ama uslanmadıkları için cezalandırmıştır.

Zamanımızdaki şaşırtan olaylarda uyarıdır, “ikazdır. Hiçbir zaman boşuna değildir. “Tabiat olayları” deyip geçiştirilecek olaylar değildir.

Geçmişte helak olanlar için Cenab-ı Allah:

-“Her birini günahı sebebiyle yakaladık. Kimine taşlar savuran rüzgarlar gönderdik. Kimini bir çığlık yok etti. Kimini yerin dibine geçirdik: Kimini de su da boğduk. Onları Allah zulmetmiyorduk. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.” (Ankebut:40) diye bildirmiştir.

Olan bunca olaylar, insanların neyi olurmuş? İsyanların, günahların onlar üzerinde ki etkileri değil mi?

Musibetler, durup dururken sebepsiz olmaz.

Allah ne buyuruyor: “Yoldan çıkmış toplumlar dan başkası helak edilmez.” (Ahkaf:35) buyuruyor.

Her kötülük, her işlenen günah, bir belayı bir musibeti celbeder. Geçmiş helak olan topluluklardan alınacak pek çok ders vardır.

Sapıtanların, azanların gördükleri cezaların sebebini peygamber (as) şöyle ifade ediyor:

-“Sizden evvelkileri helak eden günah şu idi: İtibarlı biri hırsızlık yaptığı zaman ceza vermezler. Zayıf biri hırsızlık yaptığında onu cezalandırırlardı.” (Ramazu’l-ehadisz:138/7)

****

-“Beş şeyin cezası peşin görülür:

*Yönetenlere, devlete isyan etmek.

*İnsanlara zulmetmek,

*Anaya babaya asi olmak,

*Akraba ilişkisini kesmek,

*İyiliğe karşı şükretmemek.” (Age:279/6)

****

-“Allah’a yemin ederim ki:

*İfrat, keyif, kibir ve oyun eğlence ile geceleyenler, sabah domuz ve maymun suretinde kalkarlar. Bunun sebebi:

*Haramları helal saymaları,

*Çalgıcı kadınlar edinmeleri,

*İçki içmeleri,

*Faiz yemeleridir.” (Age:459/2)

Cenab-ı Allah’da bir kutsi hadiste şöyle uyarıyor:

-“Ey insanoğlu! Günahları toplayıp sırtına alma! Hangi günahından dolayı azap edeceğimi bilemezsin:

*Rızkı senden kaldırırım

*Duanı kabul etmem.

*Kalbine katılık, vücuduna hastalık, rızkında darlık, malında noksanlık bulunduğu zaman bilki, sana fayda sağlamayan söz etmişsindir. (Fikri Yavuz, 40 Hadis:64/69)

PEYGAMBER (AS)IN GELECEĞE AİT UYARILAR:

Bizim helak olan kavimler gibi helak olmamamız için sevgili peygamberimiz onların hallerinden şöyle bahsetmiştir.

-“Allah bir topluluğa gazap ederse, onların fiyatlarında pahalılık, çarşısında tezatlık olur. Zenginleri  zekât vermez. Baştakiler iyi idare etmez, fakirlerde namaz kılmaz olur.” (Ramuzu’l-ehadis:375/8)

****

-“Öyle bir zaman gelecek ki, ümmetimden bir grup içkinin adını değiştirecekler.” (Age:368/6)

-“Öyle bir zaman gelecek ki, mü’minin  kalbi, tuzun suda eridiği gibi eriyecek.”

-Niçin ya Resulullah!

-Kötülükleri görüp de onları değiştirmeye güç yetiştiremedikleri için.”

-“Öyle bir zaman gelecek ki, genç ve beyinsiz gençler çıkacak, güzel sözler söyleyecekler. Kur’an okuyacaklar, fakat imanları boğazlarından aşağı geçmeyecek. Dinden okun yaydan çıktığı gibi çıkacaklar. (Büyük Hadis Külliyatı:5/9843)

****

-“Öyle bir zaman gelecek ki, sünnetimin dışına çıkan ve başka yolda olan bir takım insanlar gelecek, görünüşleri insan kılığında fakat kalpleri şeytan kalbi olacak. (Age:5/9792)

****

“Öyle bir zaman gelecek ki, elbisenin parlaklığı gibi islamında parlaklığı gidecek. Hatta oruç nedir, namaz nedir, kurban nedir, zekat nedir bilinmeyecek, Kur’an’ın faydası olmayacak. Yer yüzünde yalnız yaşlılar kalacak. Onlar şöyle diyecek: “Bari büyüklerimizden öğrendiğimiz ”Lâ ilahe illallahı” söyleyelim.

****

-“Sizden öncekilerin yollarına; karış karış arşın arşın uyacaksınız hatta onlar keler deliğine girseler bile sizde onlara uyup o deliğe gireceksiniz.

-Onlar Yahudi ve Hıristiyanlar mıdır? Diye sorulunca:

-Evet. Ya başkaları mı olacak?” buyuruyor. (B. Hadis Kulliyatı: 5/9786)

****

-“Zina zuhur edinceye, akrabadan ilgi kesilinceye, kötü komşuluk zuhur edinceye, emin kimse hıyanet edinceye kadar, kıyamet kopmaz.

– O zaman mümin kimse nasıl olacak? Diye sorulunca:

-Yere düşünce bozulmayan, yenilince kırılmayan, kokusu güzel olan hurma gibi olacak buyurmuştur.” (Age:5/9809)

****

-“Öyle bir zaman gelecek ki, herkesin elinde Kur’an olacak. İçlerinden biri:

-Neden bana tabi olunmuyor. Bun Kur’an okuyorum. Bana uyulmadı. Ben Kur’an’dan başka bir şey uydurmadan onlar bana uymayacaklar” böyle bir kişinin uydurduklarına tabi olmaktan sakının. Zira onun uydurduğu şeyler sapıklıktır.” (Age:5/9790)

****

Huzeyfe (ra):

-Ya Resulullah, biz cahiliye de kötü durumdaydık. Allah bizi bu sapıklıklardan kurtardı. Bize hayır nasip etti. Bundan sonra şer var mı?

Peygamber (as):

-Evet buyurdu.

Huzeyfe (ra) tekrar sordu:

-Peki ondan sonra hayır çıkacak mı?

Peygamber (as)

-Evet bazı yanlışlıklar, duman olacak” buyuruyor.

Huzeyfe (ra) tekrar:

-Nedir onlar? Deyince Allah Resulü:

-Evet bazı kimseler benim sünnetimin dışında hareket edecek. Benim hidayetimden başka hidayet tercih edecek. O zaman yanlışlıktan doğruyu bulursun” cevabını veriyor.

Huzeyfe (ra) tekrar soruyor:

-Peki ondan sonra şer var mı?

Allah Resulü şöyle cevap veriyor:

-Cehennem kapısında davetçiler olacak. Kim onların davetine uyarsa, onu cehenneme atacak.

Huzeyfe (ra) soruyor:

-O zamana erişirsem ne yapayım?

-İşte o zaman Müslümanlardan ve önderlerinden ayrılma!” cevabını veriyor: (Age:5/9791)

****

-“Öyle bir zaman gelecek ki, yemek yiyenlerin büyük tabağa üşüştükleri gibi insanlar size karşı birleşip, üşüşmeleri yakındır, buyurunca oradakiler:

-Acaba o zaman biz sayıca azma olacağız? Dediler peygamber (as)ın cevabı şu oldu:

-Hayır siz o zaman sayıca çok olacaksınız. Siz selin sürüklediği çör çöp gibi dağınık olacaksınız. Allah düşmanlarınızın kalbinden sizin korkunuzu çıkaracak. Sizin kalbinize de dünya sevgisini ve ölüm korkusunu yerleştirecek. (Age:5/9820)

-“Öyle bir zaman gelecek ki, o zaman ümmetimden bir kavim gelecek; zinayı, içkiyi, ipeği, çalgıyı helal sayacaklar.

Bir takım zümreler dağ eteğine konaklayacak, hizmetliler onların işlerini görecek.

İhtiyaç sahipleri onların yanına gelince, onlara:

-Şimdi gidin yarın gelin” onlar orada geceleyecekler. Sabah bir bakacaklar ki, bir kısmı yok olmuş. Sağ kalanlarda maymun domuz şekline girmiş.” (Age:5/9824)

****

-“Deccaldan önce aldatıcı seneler olacak. Yağmur çok yağacak, bitki az olacak. Doğrular yalanlanacak, yalancılar doğrulanacak, haine güvenilecek, güvenilir olan yalanlanacak, önemsiz ayak takımı söz sahibi olacak.” (Age:5/9811)

****

Peygamber (as) bir gün ashabına:

-Siz öyle bir zamandasınız ki, burada kişi emrolunduğunun onda birini bırakırsa, helak olur. Öyle bir zaman gelecek ki, kişi o zamanda emrolunduğunun onda birini yaparsa, kurtulur.” (Age:5/9765)

****

“Öyle bir zaman gelecek ki, katil neden öldürdüğünü, maktülde neden öldürüldüğünü bilmeyecek.” (Age:5/9783)

****

-Öyle bir zaman gelecek ki, Kur’an-ı eğlence yapanlar çoğalır. Kur’an musiki yerine dinlenir. (Okuyanın nağmeleri dinlenir) Halbuki o adamın fıkıhtan haberi yoktur” (Ramuzu’l-ehadis:258/7)

****

-“Bir zaman gelecek şeytan insan evlatlarına ortak olacak” diyen peygamberimize oradakiler:

-Bu damı olacak ya Resulullah? Derler.

Peygamber (as):

-Evet, olacak buyurur

-Peki nasıl ayırt edeceğiz? Derler.

Peygamber (as)

-Haya ve merhamet azlığından” buyurur. (Age:504/4)

Peygamber (as) ashabına:

-“Öyle bir zaman gelecek ki üç şey az bulunacak:

1-Helal para,

2-Gerçek dost

3-Amel edilen sünnet” buyuruyor.

****

-“Öyle bir zaman gelecek ki, kişi helalden mi, haramdan mı kazandığını bilmeyecek, aldırış etmeyecek” (Buhari, büyü:7)

****

-“Öyle bir zaman gelecek ki, din ilimleri ortadan kalkar, cehalet yayılır. Alkollü içkiler çoğalır, içenler artar. Zina yayılır. Savaş sebebiyle erkekler azalır, kadınlar çoğalır” (Buhari, enbiya:1)

****

-“Bir zaman gelecek, beş şeye düşkün olacaksınız. Ben onlara ulaşmanızdan Allah’a sığınırım:

1-Fuhuş yayılıp açıkça işlendiğinde hastalıklar çoğalır.

2-Ölçü ve tartıyı eksik yapanlar, kıtlık ve zulümle cezalandırılır.

3-Zekat vermeyenler, kuraklıkla cezalandırılır. Allah hayvanlara acımasa, bir dama yağmur yağmaz.

4-Allah’ın emirlerini ve sünnetimi terk edenlere, Allah düşmanlarını musallat eder, onlarda ellerindekini alır.

5-Yöneticiler, Allah’ın indirdiğini bırakıp işlerine geleni seçerse, Allah onların hesabını kendi aralarında görür.” (İbn-i Mace, fitan:22)

****

Peygamber (as) yemin ederek buyuruyor ki,

-“Ya iyiliği emreder, kötülükten men edersiniz, yahut Allah size azap gönderir. Allah’a yalvarırsanız da o zaman duanız kabul olmaz.” (Riyazü’s-Salihın:191)

Allah Resulünün bu haber verdiği şeyler, ilahi vahye dayanır. Çünkü O, kendiliğinden konuşmaz. Bir hadislerinde “Bana Kur’an kadar daha vahyolunda” buyurmuştur.

BAŞIMIZA GELENLER İLAHİ UYARI MI?

İşin aslı, hak etme meselesidir. Ceza da mükafat da hak etmeden gelmez. Çünkü belâ ve musibetleri kul azmayınca Allah yazmaz.

Allah’ın cezası ya dünyada, ya ahirette ya da hem dünyada hem de ahirette görülür.

Uyarılara rağmen azan ve şımaranları Cenab-ı Allah geçmişte cezalandırmıştır. İlahi adalette hiçbir günah cezasız kalmaz.

Hiçbir ceza sebepsiz değildir. Felaketler:

-İkaz ve uyarı olabilir.

-İmtihan olabilir.

-Günaha kefaret olabilir.

-Ceza olabilir.

Musa (as) zamanında isyankar bir adam:

-Ben bunca günah işledim, isyan ettim, hani benim cezam? Deyince,

Cenab-ı Allah Musa (as)a şöyle vah yetmiştir.

-Biz o adamdan ibadet etmenin, dua etmenin, günahına tövbe etmenin zevkini almadık mı? Bundan daha büyük cezamı olur?”

YAPILACAK ŞEY NEDİR?

-Her başımıza gelen olay bizi düşündürmeli, kendimize getirmeli ve uyanmamıza, düzelmemize fırsat olmalıdır.

-Neden? Niçin böyle oldu? Bunda benim bir hatam, günahım var mı? denmeli, olan olaylardan dolayı suçu onun bunun üstüne atmayıp “Tabiat olayları” deyip geçilmemelidir. Önce suçu kendimizde aramalıyız.

-Bundan başka; ilahi uyarılara kulak vermeliyiz.

-“Her şeyde bir hayır vardır, hiçbir şey sebepsiz değildir” denmelidir.

-Felaketin bize uzanan yönü unutulmamalıdır. Her felaket, bize bir şeyler söyler. Geçmişte helak olanların akıbetinden ders almalıyız.

Hani koyun sürüsüne kurt saldırır, koyunlar korkarlar dağılırlar, her biri bir yere koşar ya. Kurt gidince toplanırlar gene otlamaya devam ederler ya işte bizim yaptığımızda buna benziyor.

Musibet anında korkuyoruz kaçışıyoruz. Ortalık yatışınca işimize gücümüze devam ediyoruz.

-İtikadı düzgün insanlarla güzel ortamlarda bulunmak, yediğine içtiğine dikkat etmek ve inançlı nesiller yetiştirmek başta gelen görevimiz olmalıdır.

Peygamber (as)ın  bize bir uyarısı var, şöyle buyuruyor:

-“Haram olan şeyler bellidir. Helal olan şeyler de bellidir. Bu ikisinin arasında şüpheli olan şeyler vardır. Bunlardan sakınanlar, dinini ve ırzını korumuş olur. Şüpheli şeylerden sakınmayan harama düşer. Dikkat edin!” (Buhari, iman:39)

Sonuç olarak; Konuyu şöyle bitirelim:

-Allah’ım, bize birçok nimet verdin, şükredemedik.

-Bize belâ, musibetler verdin, sabredip ders alamadık.

-Sana gereği gibi kulluk edemedik, sana isyan ettik, bizi cezalandırma.

-Kitap ve sünneti benimsemedik, peygamber (as) dan başka önder rehber aradık.

-Allah’ım, bizi sapmaktan, sapıtmaktan, belâ ve musibetlerden koru! Muhammed ümmetine kafirlere karşı yardım et.

-Allah’ım, bizi affet. Bizi bağışla ve bize yardım et. Allah’ım, bizi şaşırtma! Doğrularla beraber olmamızı sağla! AMİN


Bu yazıyı 10 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.