Besmelenin Sırrı

Eûzubillâhimineşşeytanirracim.

Bismillâhîrrahmânirrahim.

 

– ‘‘Lanetlenmiş, kovulmuş şeytanın şerrinden âlemlerin Rabbine sığınırım.’’

– ‘‘Rahman ve rahim olan Allah’ın adı ile başlarım.’’

Müslüman, her işinin başında, böyle der şeytanın ve evanelerinin şerrinden Allah’a sığınır. Allah’ın koruması altına girer.

Besmele her hayrın anahtarıdır. Besmele çeken kendine hayır ve bereket kapılarını açmış olur. yer içerken çekilen besmele, bereket kapılarını açar.

Güne besmele ile başlanırsa, o gün hayır getirir, korunma sağlar. Besmelesiz işin hayrı yoktur. Besmelesiz hayat, Fatihasız mezara götürür.

 

            Kur’an’da besmele:

            Besmele, 19 harftir, sırlarla doludur.

Kur’an’da Tevbe sûresi hariç her sûrenin başında besmele vardır. (Enfal sûresinin devamı kabul edildiği için besmele konmamıştır.)

Neml sûresinin 30. ayetinde besmele vardır. (Şafiler süresinin başındaki besmeleyi ayet kabul eder.)

Namazda peygamberimiz besmeleyi gizli okumuştur.

Neml sûresinin 98. ayetinde: ‘‘Kur’an okuduğun zaman o kovulmuş şeytandan Allah’a sığın’’ buyrulur.

Bir hadiste de: ‘‘Besmele Kur’an ayetlerindendir’’ buyrulur. (Ramuz el-Ehadis:57/15)

Besmeleyi terk eden, sıkıntıya düşer. Allah’ın korumasından uzak olur. Şeytan ona musallat olur.

Kur’an’da: ‘‘Allah’ı zikretmekten gafil olana, şeytanı musallat ederiz.’’ (Zuhruf:36) buyrulmuştur.

 

Her işin başın besmele:

İlk ayet ‘‘Allah’ın adı ile oku’’ olunca demek ki, ilk önce Allah anılacaktır.

Bir hadiste: ‘‘Besmele ile başlamayan her iş eksiktir.’’ (Hadis Ans:8/362)

Açıkça çekilmesinde sakınca olmayan her işte, her yerde besmele çekilmelidir.

Her işinde besmele çekeni, Allah yalnız bırakmaz. Onun için besmeleyi duvalar da çerçevelerinden çıkarıp dilimize alıştırmalı ve kalplere, gönüllere indirmeliyiz. Böyle yapmazsak asılı olduğu yerde durur durur.

Bir hadiste: ‘‘Abdestli olmayanın namazı yoktur. Allah’ın adını anmadan abdest alanın abdesti, abdest değildir.’’ (Hadis Ans:10/3648)

– ‘‘Kim abdest alırken Allah’ı zikrederse, bütün vücudu temizlenir. Kimde zikretmezse, sadece abdest organları temizlenir.’’ (Age:3650)

Mimar Sinan, abdestsiz taş üstüne taş koydurmadığı için eserleri hâlâ ayakta, dimdik durmaktadır.

Bir zamanlar her işini besmele ile başlayan saliha kadına, inançsız kocası, hanımına bir kese içinde para verir: ‘‘bunu bir yere koy’’ der. Maksadı hanımını mahcup etmektir. Kadın besmele ile bir yere koyar. Birkaç gün sonra adam keseyi bahçedeki kuyuya atar ve o gün parayı ister. Kadın, gene besmeleyi çeker elini uzatır. Kocası da kıskıs güler. Kadın  derki, ‘‘Koyduğum yer ıslak değildi!’’ der. Allah, besmele hürmetine kadını mahcup etmez.

Atalarımız yaramaz çocuklar için ‘‘besmelesiz’’ ifadesini kullanırlardı.

Banyoya, tuvalete girmeden bile euzübesmele unutulmamalıdır. Eşlerin ilişkisinde, çocuğun emzirilmesinde, yatırıp-kaldırılmasında, kızgın suyu dökerken yani her işimizde besmele unutulmamalıdır.

Besmeleye önem ve saygı çok önemlidir. Biş-i Hafi, sarhoş halde yerde besmele yazılı bir kağıt bulur. Temizleyip duvara asar.

Bir Allah dostu rüya görür: ‘‘O bizi temizledi, bizde onu temizledik’’ denilir. Bişri Hafiye bunu anlatır. Bayılacak gibi olur. İçkiyi ve arkadaşlarını terk eder.

Yalnız her zaman besmelenin tamamı çekilmez ‘‘bismillah’’ denir. Meselâ; Kurban keserken, eşe yaklaşırken bismillah denir. (Ramuz el-Ehadis:356/3)

Bir hadiste: ‘‘Besmele çekilerek çıkarılıp konulan elbiseyi şeytan kullanamaz.’’ (Age:216/13)

Besmele çekilmeden hasıl olan çocuğu şeytan ortak olur ve musallat olur. peygamberimize soruyorlar; Böyle çocuğu nasıl kendi çocuklarımızdan ayırırız, ya Rasûlallah? derler.

– ‘‘Hayâ ve merhamet azlığından’’ diyor. (Age:504/4) Böyle çocuğun ne sevgisi olur. Nede saygısı olur. Acımazsızdır. Utanması da olmaz.

 

Besmele şeytanı kovar:

Peygamber (as) şöyle buyurur:

– ‘‘Cinler, insanların eşya ve elbiselerini kullanırlar siz besmele çekin.’’ Cin ve şeytanın zarar vermesinden besmele çekerek uzak kalınız.

Atalarımız: ‘‘Besmelesiz işe şeytan karışır’’ demişlerdir.

Şeytan, besmeleden, besmele çekilen ortamdan ve besmele çekenden uzak durur. Onun işine karışmaz, onu sapıtamaz. Allah onu şeytanın eline bırakmaz.

Şeytan, besmelesiz insanın yanında, besmelesiz evlerde; sofranda, yatakta, besmelesiz iş yerinde eğleşir. Besmele çekilen işe karışamaz.

Herkesin bir şeytanı vardır. İnsanı yanıltıp, saptırmak için yeminlidir. Cenab-ı Allah şeytana karşı insana ‘‘Euzu-besmele’’ gibi bir silah vermiştir. Bu silahı kullanmayanı şeytan, parmağında oynatır. İbadetten, her hayırlı işten mahrum bırakır. İhtiyaç sahiplerine yardım ettirmez.

Besmele çekilmeden oturulan sofrada bereket olmaz. Peygamberimiz sofrada doymayan insanları görünce: ‘‘Eğer besmele çekmiş olsaydınız, doyardınız’’ buyurur. (R.Salihin:746)

Besmelesiz kesilen hayvanın eti yenmez. (En’am:121)

 

Çocuklara öğretilecek ilk şeyler vardır. Bunların ilki, kelime-i tevhid ikincisi besmeledir.

Çocuk, besmelesiz yedirilip-içilmez, emzirilmez. Yatırıp kaldırılmaz. Ona biraz büyüyünce ‘‘Euzu-besmele’’ öğretilmelidir. Eğer besmele çekmeden su içer, bir şey yerse ‘‘A…sen bir şey unuttun ne unuttun?’’ denmeli. Besmele öğretilmelidir.

Büyükler, sofrada dışından besmele çekip, hem örnek olmalı, hem de hatırlatıcı olmalıdır. Sonunda da ‘‘elhamdülillah’’ denmeli, Nimetin Rabbine şükretmesi öğretilmelidir. Küçük iken öğrenmezse sonra besmelesiz bir ömür yaşar.

 

Besmelenin Gücü:

Besmele çeken Allah’ı anmış, O’na sığınmış ve yardım istemiş olur.

Besmele, her işi kolaylaştırır. Karışan, ters giden bir işimiz için ‘‘Euzu besmele çekin’’ O sıkıntı gider.

Hendek savaşında hendek kazılırken büyük bir taş çıktı kaldırılamadı, sahabe kıramadı. Peygamber (as) balyozu aldı ‘‘Bismillah’’ deyip bir vurdu, taş parça parça oldu.

Hz. Ali (ra) demiştir ki: ‘‘Bir sıkıntıya düştüğün zaman ‘‘Bismillahirrahmanirrahim, Lâ havle velâ kuvvete illâ billahil aliyyil azim’’ de, Allah senden belânın dilediği kadarını uzaklaştırır.’’

Besmelenin bir mucizesi de şöyle görülmüştür.

– ‘‘30 profesörden oluşan bir araştırma gurubu, Şam da üç sene besmele ile kesilen hayvan etleriyle, besmelesiz kesilen hayvanın etleri arasında deneyler yapmıştır.

‘‘Bismillahi Allahüekber’’ sözünün et üzerindeki etkisi tam bir mucize olarak görülmüştür.

Grup adına Prof. Dr. Halid Havale, açıklama yapmış, besmelesiz kesilen hayvanların et ve dokularında pıhtılaşmış kan, çoğalmaya müsait bakteri ve mikroplar tespit edildiğini, Besmele ile kesilen hayvan etlerinde ise, kan, mikrop ve bakterilere rastlanmadığını ifade etmiştir.

Kur’an’da: ‘‘Allah’ın adı zikredilmeden kesilen hayvanı yemeyiniz’’ (En’am:121) buyrulmuştur. (2-Haziran 2003 Yeni Asya Gazetesi)

 

Besmele bazı şüpheli şeyleri helalaştırır. Şüpheli bir ikram mı oldu. veya aldığımız bir şeyde tereddüt mü ettik, ‘‘Euzu besmele’’ çeker ‘‘Ya Rabbi, bu bana helaldir İnşallah der, yeriz. ‘‘Bana helâl tarafından gelmiştir İnşallah’’ deriz.

Besmelesizlik, helali haram eder. Besmelesiz kesilen hayvan gibi.

 

            Besmele çekmenin fazileti:

            Besmelesiz işin hayrı yoktur. Besmele, her hayrın anahtarıdır. Besmelesiz hayat tat vermez.

Peygamberimiz (sav): ‘‘Bir kimse sabah ‘‘Eûzubillahi’s-Semîi’l-Alimi mineş-şeytânirracim’’ derse sabahtan akşama kadar şeytandan emin olur.’’ buyurmuştur. (Ramuz el-Ehadis:433/5)

Peygamberimiz kavga eden sövüşenleri görünce:

– ‘‘Bu adam Eûzubillahi mineş-şeytanirracim’’ deseydi, öfkesi giderdi’’ diyor. (Seçme Hadisler:125/89)

Besmelesiz evler, şeytanın barınaklarıdır. Peygamberimiz: ‘‘Bir adam evine girdiğinde ve yemek yerken Allah’ı zikrederse, şeytan evanelerine: ‘‘Burada sizin için barınacak yer yok, yiyecek bir şeyde yok’’ der. (R.Salihin:733)

Unutulmamalıdır ki, besmelesiz hayat, fatihasız mezarlara götürür. Okunandan bir nasip alamaz.

Besmele, hayatın, sofranın, ömrün bereketidir. Bir hadiste: ‘‘Besmele ile başlamayan her iş bereketsiz ve neticesiz kalır.’’ (Camius-sağir V/13) buyrulur.

Hayatımda şuna şahit oldum. Tek maaşlı olduğu halde, maaşını besmele ile alıp cebine koyanlar, besmelesiz çift maaşlardan daha rahat yaşadılar, sıkıntı görmediler. Çünkü öbürlerinin cebine şeytanın eli uzanıyordu…

Besmele ile Allah, azı çoğaltır, bereketlendirir, parası telef olmaz. Meşru olmayan yere de harcanmaz.

 

            Besmelesiz yiyip içmek:

Önce besmelesiz işe başlanmamalı, besmelesiz para kazanılmamalıdır.

Evde yemek pişiren, sofra kuran bacılarımız da besmelesiz iş yapmamalıdır…

Sofraya da besmelesiz oturulmamalıdır. Büyükler başlarken besmeleyi dışından çekerek başkalarının da çekmesini sağlamalıdır. O sofraya şeytan elini uzatamaz. Şeytanın nasibi kesilmiş olur. Bir sahabe şöyle anlatıyor.

– ‘‘Bir gün sofrada peygamber (as) dan önce bir kız elini sofraya uzattı. Peygamberimiz hemen elini tuttu. Biri daha elini sofraya uzattı. Onunda elini tuttu. Bize dedi ki: ‘‘şeytan besmele çekilmeyen yemeği kendine helal addeder. Yemin olsun ki, şeytanın eli kişinin eli ile birlikte avucumun içindedir.’’ Peygamberimiz bundan sonra besmele çekip yemeye başladı.’’ (B.Hadis Külliyatı:3/85)

Peygamberimizin birine tavsiyesi şöyle olmuştur.

– ‘‘Bismillah de, sağ elinle ye ve önünden ye’’ (R.Salihin:731) işte bereketin sırrı bu. Doymanın da sırrı bu.

Bir hadislerinde de: ‘‘Besmele çekiniz, yemeğiniz bereketli olsun’’ buyurmuştur. (Age:746)

Sofradan kalkmadan da ‘‘elhamdülillah’’ Rabbim verdiğin nimetlere şükürler olsun’’ denmelidir. Çocuklara sofra duası öğretilmeli ve duayı onlar yapmalıdır. Çünkü Allah’a şükreden, insanlara da teşekkür eder.

Önemli olan şu noktaya da değinelim: Marketten, kasaptan et alınıyor, tavuk alınıyor. Besmele ile kesilip kesilmediğini bilmiyoruz. Bu durumda, bilgi noksanlığı lehte kullanılır. ‘‘Besmele çekilmiştir inşallah’’ denir, besmele çekilerek yenir.

Eğer besmele kasten terk edilmeyip unutulduysa, zaten mahsuru yoktur. Biz onu hazırlarken, yerken besmele çeker, yeriz.

Helalliği kesin olarak bilinmeyen bir şey içinde, birde, kazancının tamamı haramdan olmayan kimsenin ikramı içinde besmele çeker yeriz.

 

            Besmele her zaman her yerde çekilir mi?

Ayet, hadis yazarken, söylerken besmele ihmal edilmemelidir. Hürmetsizliğe sebep olacak rastgale yerlere de besmele, Allah’ın peygamberin adı yazılmamalıdır. Çiğneniyor, çöpe atılıyor.

Hz. Ömer anlatıyor: ‘‘Peygamberimiz yere atılmış bir kağıt gördü. O kağıdı yere atan adama sordu.

–          O kağıtta ne var? dedi.

–          Besmele var’’ cevabını aldı.

Peygamberimiz o kağıdı yazanı ve yere atanı kınadı ve ‘‘Allah’ın ismini yakışan yere koyun’’ buyurdu. (Ebu Davut, Merasil:239)

Bir zamanlar bir şeyin üretimini yapan kardeşimiz, paketin üzerine kelime-i tevhit yazdırdı. Bunun sakıncalarını anlattım, ikna olmadı. Bir Cuma günü camiden gelirken bir sarhoşun çöplüğe çişini ettiğini gördüm. Birde ne göreyim. Kelime-i tevhit yazılı ambalaj kağıdı var. Aldım, ‘‘bunu çöplükte şu halde buldum’’ dedim.

Besmele yazılı kağıtla, tuvalete girilmez.

Birde davranışları besmele ile alakası olmayan kişilerin ticari maksatla işyerlerine besmele asması, uygun değildir.

Besmele. Her zaman her yerde çekilmez: Meselâ;

–          Mekruh, haram bir iş yapılırken,

–          Tuvaletin banyonun içinde,

–          Günah sayılan bir şey besmele ile işlenmez.

–          Sigara, içkiye besmele çekilmez.

–          Kumar ve kumar sayılan oyunlar oynarken,

–          Şarkı türkü söylerken, çalgı aleti çalarken,

–          Müstehcen konuşurken besmele çekilmez.

Namaza durunca 1. rekatta fatihaya ‘‘Euzu-besmele’’ ile başlanır, diğer rekatlarda fatihadan  önce sadece besmele çekilir. Sûreleri okurken besmele çekilmez.

İmamla namaz kılan, besmele çekmez. Çünkü o okumuyor. O sadece dinler.

Besmele, çekilmeyecek yerde dil alışkanlığının dışında kasti, eğlence olsun diye, alaysı tavırla besmele çeken imanına zarar verir.

Besmele, alaya alınmaz, besmele çekenle alay edilmez. Edilirse, dinden, imandan olunur. Çünkü besmele ayettir.

Cünüp, hayızlı, nifaslı, Eûzu-besmele çekilir. Şeytan böylelerine musallat olacağı için, besmele duadır, Allah’a sığınmadır. Çekilince şeytanın zarar vermesinden korununmuş olur.

 

Sığınma Nasıl olur?

İnsanın şeytandan, şeytanın şerrinden, şerlilerin şerrinden sığınmaya, korunmaya ihtiyacı vardır.

Allah’ın koruduğuna kimse zarar vermez. Korumadığını da kimse koruyamaz.

Şeytanın ve şeytanlaşmış insanların tuzağına düşmemek için şöyle denirse, Cenab-ı Allah onu korur. Çünkü o kendini Allah’a emanet etmiştir. Cenab-ı Allah da emaneti zayi etmez.

Peygamberimiz (sav) Hicret sırasında evinden çıkarken, mağarada Allah’a sığındı Allah O’nu korudu.

Görmediğimiz bilmediğimiz kazalardan belâlardan Allah’a sığınmayı ihmal etmemeliyiz.

Sevdiklerimizden ayrılırken: ‘‘kendine iyi bak’’ değil, ‘‘Allah’a emanet ol’’ ‘‘Allahaısmarladık’’ demeliyiz. Birde ‘‘iyi günler’’,‘‘İyi geceler’’ deniliyor. her şeyin iyisinden hayırlısı daha hayırlıdır. ‘‘Hayırlı günler’’ ‘‘hayırlı geceler’’ demeliyiz. ‘‘Hadi baybay’’ demek müslümana yakışmaz.

İstiaze denilen Allah’a sığınma duası şöyle

– ‘‘Eûzubillahimineşşeytanirracim. Lâ havle velâ kuvvete illâ billahil aliyyil azim’’ Böyle diyen Cenab-ı Allah’a sığınmış olur. O’nun korumasına girmiş olur. O artık emniyettedir.

 

Besmele çekmeyi unutan ne yapar?

İnsan unutkan bir varlıktır. Neleri unutmuyor ki, besmeleyi unutmasın? Ta başta Allah’a verdiği sözü unutan, kulluğunu unutan, ölümü unutan, besmeleyi de unutuyor.

Bazı şeylerin telafisi olduğu gibi unutulan besmelenin de telafisi vardır.

Peygamberimiz (as) telafi yolunu şöyle göstermiştir.

– ‘‘Sizden kim bir şey yerse, bismillahirrahmanirrahim’’ desin. Başta bunu söylemeyi unutursa, aklına gelince veya sonunda ‘‘bismilahi evvelihi ve ahirihi’’ desin. (R.Salihin:732+ Hadis Ans:10/398)

Bir sahabe şöyle anlatıyor:

– ‘‘Bir adam besmele çekmeden yemek yiyordu. Bir lokma kalmıştı. Onu ağzına götürürken: ‘‘Bismillahi evvelihi ve ahirihi’’ dedi ki: ‘‘Şeytan onunla birlikte yemeye devam ediyordu. O ne zamanki, besmele çekti o zaman şeytan yediklerini bırakıp çekildi’’ buyurdu. (Hadis Ans:10/399)

Besmele çekmeden yiyip içmeyenin şeytanı zayıf olur. Onunla her an baş edilebilir. Besmele çekmeden yiyip içenin ise şeytanı kuvvetli olur, onunla baş edemez. Şeytan onu her konuda parmağında oynatır. İstediği gibi yönlendirir. İstediğini yaptırır. Onu her türlü hayırdan mahrum bırakır.

 

            Sonuç:

            Süleyman Çelebi derki.

 

Allah âdın zikr idelim evvelâ,
Vacib oldur cümle işte her kula,

Allah adın herkim ol evvel ana,

Her işi âsan ide Allah ona.

Bir kez Allah dise aşk ile lisan,

Dökülür Cümle günah misli hazân.

İsmi pâkın pâk olur zikr eyleyen,

Her murada irişür Allah diyen.’’

 

Evet ‘‘Allah’’ diyen yolda kalmaz, her işi kolay olur, o her murada erişir.

Öyleyse besmele, dilimizden düşmesin sabah kalkarken besmele, yer içerken besmele, giyinirken besmele, yola çıkarken besmele, arabanın anahtarının çevirirken besmele, inerken besmele, binerken besmele, işyerinin kapısını açarken besmele, işe başlarken besmele, dönerken besmele, eve girerken besmele yer içer yatarken besmele.

Besmele günlük hayatımızın her anını kapsamalıdır.

Öğrencimiz ders çalışmaya başlarken besmele çekmeli, Rabbi zidni ilmen ve fehmen (Rabbim, anlayışımı, bilgimi arttır) Rabbi yessir vela tuassir Rabbi temmim bil hayr (Rabbim zorlaştırma, kolaylaştır. İşimi hayırla sonuçlandır) demelidir.

Bugün inançlı başarılı doktorlarımız şifa dileyerek, besmele çekerek müdahale ediyor. Ayetel kürsi, Yâsin okuyarak ameliyat eden doktorlarımız var. Hem kendilerine güven geliyor, hem de hastaya güven veriyor. İşi de Allah’ın izniyle kolay ve hayırla neticeleniyor.

Allah kendini ananı mahcup etmez.

 

Çocuklarımızın dini hayatın içine çekilmesi çok önemli şöyle anlatılır. ‘‘Dünyaya gelmeden babasını kaybeden bir çocuk Kur’an kursuna gider. Besmele çekmeyi öğrenir. O gece rüyasında babasını görür resimlerinden onu tanır ve sorar:

–          Nasılsın?

–          Ben iyi değildim. Sen besmele çekmeyi öğrenince besmele çekince azabım hafifledi’’ der.

Bir olayda canlı yayına katılan bir baba anne şöyle anlatmıştır: Torunum babasını hiç görmedi. Resminden onu biliyordu. Torunumu Kur’an kursuna verdim. Hafız olduğu gün akşamı rüyasında babasını görmüş, ‘‘Baba sen neredesin seni hiç görmüyordum ya!’’ deyince babası: ‘‘Ben azap içindeydim, sen hafız olunca, beni azaptan kurtardın’’ sevinçli bir şekilde böyle cevap vermiş.

 

Rabbim evlatlarımız yüzünden hesaba çekmesin.

İmansız, ibadetsiz evlat da vermesin.

Evlatlarımız sadaka-i cariye olsun, şefaatçi olsun. İnşallah.

Böyle yapılan dualara ‘‘AMİN’’ deyip de çocuklarımızı yetiştirmeyecek olursak, bu duaların ve amin demenin bir faydası olmaz.

Onların iyi olup olmaması ana babanın elinde olduğu için Allah çocukların hesabını ana babadan soracak.

Bir büyüğümüz son nefesini verirken Kelime-i şehadet getirdikten sonra son sözü ‘‘Bismillahirrahmanirrahım’’ olmuş.

Rabbimiz doğru yoldan ayırmasın şeytana uydurmasın şeytanın tuzağına düşürmesin. Şeytanın şerrinden, insan şeytanlarının şerrinden bizleri ve sizleri korusun.


Bu yazıyı 3.751 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here