ÇAĞIN HASTALIĞI STRES

İnsan güya me­de­ni­leş­tik­çe tek­no­lo­jik alan­da iler­le­dik­çe ra­ha­ta er­mi­yor, mutlu ol­mu­yor daha çok mut­suz, daha çok hu­zur­suz olu­yor, çıl­dır­ma nok­ta­sı­na ge­li­yor. 

Gün­lük olay­la­ra bak­tı­ğı­mız­da in­sa­nın yap­ma­ması ge­re­ken işler gün geç­tik­çe ar­tı­yor. İnsan­lar çıl­dı­rıyor; eşini öl­dü­rü­yor, ço­cuk­la­rı­nı öl­dü­rü­yor, ana­sı­nı ba­ba­sı­nı öl­dü­rü­yor, ta­nı­ma­dı­ğı­nı öl­dü­rü­yor. En ufak bir şey kavga se­be­bi, ci­na­yet se­be­bi olu­yor. Neden bak­tın, neden yol ver­me­din kavga se­be­bi olu­yor. 
Ca­hil­lik, si­nir­li­lik in­san­la­rı çıl­dır­tı­yor. Sabır yok, sevgi yok, saygı yok, ben­cil­lik var gurur var. Kı­na­nan olum­suz­luk­lar in­san­lı­ğın önüne geç­miş. 

Artan maddi refah tat­min et­mi­yor, hırs ba­zı­la­rı­nı pa­ra­dan, mal­dan başka bir şey dü­şün­dür­mü­yor. 

Ya­yın-ba­sın or­gan­la­rı in­san­la­rı bir­bi­rin­den komşu­dan değil aile fert­le­rin­den ko­pa­rı­yor. Fi­lim­ler di­zi­ler ah­lak­sız­lık öğ­re­ti­yor, is­ya­na teş­vik edi­yor, aile yu­va­la­rı­nı yı­kı­yor. 

İnsa­nın rahat ede­ce­ği, din­le­ne­ce­ği bir ortam yok. Her yer sı­kın­tı­lı. Kimse kim­se­den mem­nun değil. İnsan­lar kavga edecek sebep arı­yor. Ara­la­rın­da­ki an­laş­maz­lık­la­rı gü­zel­lik­le, dü­rüst­lük­le çözme ye­ri­ne ya ölü­yor ya da öl­dü­rü­yor. 

İyi ye­tiş­ti­ril­me­miş ah­la­ki ma­ne­vi gıda ve­ri­le­memiş ev­lat­lar ana baba için üzün­tü ve piş­man­lık se­be­bi olu­yor. Evlat bü­yü­yün­ce de eve kedi köpek sı­ğı­yor, yaşlı ana baba huzur evine gön­de­ri­li­yor. 

İnsan­la­rın para ka­zan­mak­tan başka derdi yok. Bor­cu­nu öde­mi­yor, ci­na­yet iş­le­ni­yor.

Her çağın el­bet­te sı­kın­tı­la­rı, üzün­tü­le­ri olur. Bir şe­kil­de karşı konur ve at­la­tı­lır. Gü­nü­mü­zün sı­kın­tı ve prob­lem­le­ri bir güçle kar­şı­lan­ma­dı­ğı için in­sa­nı­mı­zı çıl­dır­tı­yor. Deli ra­por­lu­la­rın, psi­ko­lo­jik te­da­vi gö­ren­lerin sa­yı­sı gün geç­tik­çe ar­tı­yor. Ca­ni­lik­le­rin ve ci­na­yetle­rin al­tın­dan de­li­lik çı­kı­yor, te­da­vi gör­müş, gö­rü­yor açık­la­ma­sı ya­pı­lı­yor. 

İnsan de­ğiş­ti sev­me­si ge­re­ke­ne kı­zı­yor, yap­ma­sı ge­re­ken şeyi kırıp yı­ğı­yor. İnsan bo­zul­du­ğu için her ­şey bo­zul­du. Yer­den gök­ten fe­la­ket ya­ğı­yor ders al­ma­sı, ken­di­ne gel­me­si ge­re­kir­ken ta­bi­at olay­la­rı deyip ge­çi­yor. Ma­ne­vi da­ya­nak­tan yok­sun olan in­san­lar st­res­le bo­ğu­şup du­ru­yor. St­res­ten in­san­lık mut­suz, hu­zur­suz, gün­düz hır­çın, gece uy­ku­suz. Her gün bir avuç hap kul­la­nı­yor. 

Nedir bu stres?

Stres, in­sa­nın za­yıf­lık ve ma­ne­vi­yat­sız­lık­la be­raber dış­tan gelen sal­dı­rı­dır, bas­kı­dır. 

Stres, ge­ri­lim­dir, zor­la­ma­dır, alt üst ol­mak­tır. 

Stres, ka­ram­sar­lık­tır, moral bo­zuk­lu­ğu­dur. 

Stres, korku, en­di­şe, he­ye­can üzün­tü­dür. 

Stres, dav­ra­nış bo­zuk­luk­la­rı­dır. 

Stres, çağın ve­ba­sı­dır. Çe­şit­li has­ta­lık­la­rın kayna­ğı­dır. İnti­har­la­ra, ci­na­yet­le­re ve nice nice adi suç­lara neden olur.

Çıl­dı­rı­yo­ruz!

Den­ge­ler bo­zul­du, top­lum de­ğer­le­ri al­tüst oldu.

Bu­na­lım sal­gın, panik atak kol ge­zi­yor. İnsan­lar depres­yon­da. 

Bütün olum­suz­luk­la­rın asıl kay­na­ğı in­sa­nın kendi­si. Dü­şün­ce kirli, yürek bozuk:

Dep­res­yon­da­yız, ta­ciz­ler, te­ca­vüz­ler ve ci­na­yetler ar­tı­yor. 

İnsan­la­rın çoğu ruh­sal so­run­lu. Onun için davra­nış bo­zuk­lu­ğu gös­te­ri­yor. Be­yin­ler aç, ka­rın­lar doy-muş. Bi­yo­lo­jik ih­ti­yaç yok, ma­ne­vi­yat yok, vic­dan, mer­ha­met, ahlak an­la­yı­şı yok. 

Vic­dan­lar ka­rar­mış; kin, öfke ve hırs bü­rü­müş. Öfke ağız­lar­dan ta­şı­yor. İnsana güven yok, ada­le­te güven yok. İnsan­lar ken­di­si­ne ya­pı­la­nın ce­za­sı­nı kendi­si ver­mek is­ti­yor. 

İnsan, hasta durup du­rur­ken kavga edi­yor. Al­dı­ğı ek­me­yi sa­bun­la yı­kı­yor, sebze ve mey­ve­yi ça­ma­şır suyu ile yı­kı­yor. Mi­sa­fir­den sonra hak­la­rı bı­çak­la ka­zı­yor. Tek­rar tek­rar ab­dest alı­yor, gus­le­di­yor. Bir­çok şeyi el­le­mi­yor, ayağı ile itip ka­kı­yor. 

İnsan­lar top­lum­da yapa yal­nız. Aile bağ­la­rı pamuk ip­li­ği ile bağlı, ev­lat­la ana-ba­ba bir­bi­ri­ne ya­ban­cı yan­dım “yan”, öldüm di­ye­ne “öl” de­ni­yor. Zen­gin­ler barda, pav­yon­da stres atı­yor, ceket ya­kı­yor, içip içip ta­bak­la­rın üze­rin­de te­pi­ni­yor. 

Top­lum ola­rak, in­san­lık ola­rak çıl­dı­rı­yo­ruz. Deh-şet ve­ri­ci vah­şi­ce olay­la­rı her an tek­rar­lı­yor. Bu olaylar, kalp­le­ri kir­le­ti­yor, vic­dan­la­rı öl­dü­rü­yor. Deniz kirli, hava kirli di­yen­ler kir­le­nen in­sa­nı gör­mü­yor. 
İşleri şey­tan yö­ne­ti­yor, iş­le­ri­ne virüs bu­laş­tı­rıyor. Güzel şey­le­ri yok edi­yor. Her şeyin olum­suz yönü­nü gös­te­ri­yor. 

Bütün bun­lar ma­ne­vi boş­luk­la be­ra­ber st­re­si kö­rük­lü­yor. 

St­re­sin ilacı is­lam­dır, re­çe­te­si Kur’an’dır. Çare Kur’an’a sa­rıl­mak­tır. Bu alem­le­rin Rab­bı­nın tav­si­ye­sidir. Şöyle bu­yu­rur: 

– “Ey in­san­lar!” size rab­bi­miz­den bir öğüt gö­nüller­de­ki­ne bir şifa, mü’min­ler için bir hi­da­yet ve rahmet gel­miş­tir” (Yunus:57)

Çıl­dır­ma se­be­bi:

Ne olur­sa olsun çok çabuk kı­zı­yo­ruz, çok çabuk öf­ke­le­ni­yo­ruz. Ta­ham­mül sı­nı­rı­nı aşı­yo­ruz. Hoş görü yok, em­pa­ti yok, mer­ha­met yok, öf­ke­mi­zi kont­rol al­tına ala­mı­yo­ruz. 

Kural ta­nı­mı­yo­ruz, uya­rıl­dı­ğı­mız an or­ta­lı­ğı kırıp yı­kı­yo­ruz, ya­ra­lı­yo­ruz, öl­dü­rü­yo­ruz. Kır­mı­zı ışık­ta dur­mu­yo­ruz, çarp­tı­ğı­mız in­sa­nı birde dö­vü­yor, bı­ra­kıp gi­di­yo­ruz. 

Genç­ler, üze­ri­ne çamur sıç­rat­tı­ğı 80 ya­şın­da­ki de­de­yi ini­yor öl­dü­re­si­ye dö­vü­yor. Yıl­lar­ca mil­le­tin imkan­la­rı ile oku­muş dok­tor olmuş; ya­ta­lak eşi için ilaç yaz­dır­ma­ya giden 82 ya­şın­da­ki dede ilaç yaz­dı­ramı­yor. Polis da­ya­ğı yiyor, el­le­ri ke­lep­çe­le­ni­yor, sü­rükle­nir­ken kalp krizi ge­çi­ri­yor eve ce­na­ze­si ge­li­yor. Çok çabuk öf­ke­le­ni­yo­ruz. 

İyi olur­sa, has­ta­mız Allah’tan, kötü olur­sa, ölür­se has­ta­ne gö­rev­li­sin­den bi­li­yo­ruz. Ailecek, sü­la­lecek has­ta­ne­yi ba­sı­yo­ruz. Bu nor­mal insan işi değil. Mahcup olu­na­cak piş­man olu­na­cak ve be­de­li­ni ağır öde­yecek iş ya­pı­lı­yor. 

Nasıl mik­ro­bik has­ta­lık­la­rın bir se­be­bi varsa, ruhi has­ta­lık­la­rın da bir se­be­bi var. İna­nı­yo­rum bun­lar in­sa­nın ken­di­sin­den kay­nak­la­nan se­bep­ler, öfke deyin, eği­tim­siz­lik deyin, ca­hil­lik deyin, hay­van­laş­ma deyin ne der­se­niz deyin. 

Sev­gi­nin, say­gı­nın ve mer­ha­me­tin ve ter­bi­ye­nin ol­ma­dı­ğı top­lum­lar­da her kö­tü­lük ba­rın­ma ve ya­yıl­ma im­ka­nı bu­lu­yor. Ego­izm, gurur, in­san­la­rı küçük görme has­ta­lı­ğı ya­yı­lı­yor. 

Ata­la­rı­mız: “Dur­gun suda mik­rop ürer” der­mişler. İşsiz­lik, meş­gu­li­ye­tin ol­ma­yı­şı in­sa­nı çıl­dır­tı­yor. Ba­kı­yor­sun 70 ya­şın­da­ki dede 50 yıl­lık eşini öl­dü­rüyor. Evini de ya­kı­yor. Bu nedir Allah aş­kı­na?
Top­lum­da her iyi­lik unu­tu­lu­yor da en ufak kö­tü-lük unu­tul­mu­yor. Hal­bu­ki ata­la­rı­mız: “İki şeyi unut; yap­tı­ğın iyi­li­ği unut, sana ya­pı­lan kö­tü­lü­ğü unut.” Demiş­ler­dir. Böyle ol­mu­yor kin, nef­ret bü­yü­tü­lü­yor. Yeni nesle de aşı­la­nı­yor, aile kav­ga­la­rı so­nu­cu ya­rı­sı ha­pis­ha­ne­ye ya­rı­sı morga gi­di­yor. 

Bazı has­ta­lık­lar, in­sa­nın mo­ra­li­ni bozar. Baş­ka­ları­na karşı sı­kın­tı­ya gir­me­si­ne neden olur. Hele ölüm kor­ku­su­na neden olu­yor­sa, st­re­se gir­me­mek elde de­ğil­dir. 

Bazı kötü alış­kan­lık­lar in­sa­nın beden ve ruh sağ-lı­ğı­nı bozar. İçki, kumar, zina ve bazı suç­lar in­sa­nın top­lum­dan dış­lan­ma­sı­na neden olur. İş ve aile dü­ze­ni bo­zu­lur, bu­na­lı­ma düşer. So­nun­da in­sa­nın öm­rü­nü yiyip bi­ti­ren st­res­ten kur­tu­la­maz. Bu yüz­den in­ti­har eden­le­rin sa­yı­sı az de­ğil­dir. Ça­re­siz­lik, yal­nız­lık, içine düş­tü­ğü borç ba­tak­lı­ğı st­re­se neden olur. Stres ise bir­çok has­ta­lı­ğın kay­na­ğıdır. Sinir sis­te­mi al­tüst olur. Sin­di­rim sis­te­mi bo­zu­lur. Akıl sağ­lı­ğı bo­zu­lur. Uyku dü­ze­ni bo­zu­lur. Ha­ya­tın tadı kaçar, hiç­bir şey­den zevk almaz olur. 

Ya­kı­nı­nı, mes­le­ği­ni, iti­ba­rı­nı, mal var­lı­ğı­nı kaybet­me inanç gibi bir da­ya­na­ğı ol­maz­sa stres se­be­bi ola­bi­lir. 

Bir in­sa­nın aile hu­zu­run ol­ma­ma­sı se­vil­me­yip dış­lan­ma­sı, onun ruh dün­ya­sı­nı sar­sar. Batıl inanç­la­ra sahip olmak, asıl­sız şey­ler­le uğraş­mak, batıl inanç­lar­dan doğan korku gizli güç­ler inan­cı, rü­ya­la­ra ger­çek­miş gözü ile bak­mak ve et­ki­sin-de kal­mak, birde inanç­sız­lık has­ta­lı­ğı, ha­zır­lı­ğı ol­madı­ğı için ölüm kor­ku­su çek­mek insan psi­ko­lo­ji­si­ni bozan şey­ler­dir. 
Müs­teh­cen­lik stres için en büyük et­ken­ler­den­dir. İnsanı de­ğer­le­rin yok ol­ma­sı­na neden olur. 

Nef­sin aşırı istek ve ar­zu­la­rı­na sebep ol­an mah­cu­bi­yet, in­sa­nı yal­nız­laş­tı­rır kur­tu­lu­şu in­ti­har­da arar. İnti­har et­mez­se, bu­na­lı­ma düş­me­si­ne neden olur. İnsa­nın ken­di­ni be­ğen­me­me­si, hep ken­di­si­nin üs­tün­de­ki­le­re bak­ma­sı ve ken­di­ni on­lar­la kı­yas­la­ma­sı, baş­ka­la­rı­na özen­ti ve tak­lit et­me­si, in­sa­nı kü­çül­tür, al­çak­lık duy­gu­su­na neden olur.

Bu ve bunun gibi ne­den­ler st­re­si davet eder. 
Pey­gam­ber (as)ın bir uya­rı­sı var. Şöyle diyor: “Siz­den daha aşa­ğı­da olan­la­ra ba­kı­nız. Siz­den daha üstte olan­la­ra bak­ma­yı­nız. Bu sizin için daha ha­yır­lıdır” (Müs­lim Zuha:9) 

Baş­ka­la­rı­na im­ren­mek kıs­kanç­lı­ğa ve üzün­tü­ye neden olur. 

Stres ko­nu­sun­da en güzel şey hırsı, öf­ke­yi yenmek ha­li­ne rıza gös­te­re­rek şük­ret­mek­tir. Hırs ve öf­ke-ye sahip çı­kıl­maz­sa, is­ten­me­yen şey­ler olur. Bu da in­sa­na ve insan sağ­lı­ğı­na zarar verir. 

St­re­sin en büyük se­be­bi; in­sa­nın ken­di­si­ni ya­ratan, ya­şa­tan Allah’tan uzak­laş­ma­sı­dır. Ba­kı­yor­sun haya­tı­nın hiç­bir ye­rin­de Allah, pey­gam­ber, islam yok nasıl stres ol­ma­sın!

Ruh ve beden sağ­lı­ğı­na zarar veren şey­ler­den biri de baş­ka­la­rı hak­kın­da kötü dü­şün­mek, kötü ko­nuş­mak ve zu-i zanda bu­lun­mak­tır. Kö­tü­lük, sa­hi­bi­ne ait­tir, bir gün mut­la­ka sa­hi­bi­ne döner. 

Allah Ra­su­lü kı­na­ma­yı ya­sak­lı­yor. “Kı­na­ya­nın kına­dı­ğı şey ba­şı­na gel­me­den ölmez” diyor. Yani her olum­suz­luk bir gün geri döner. Lânet bed­dua buna dahil­dir. 

Biri Pey­gam­be­ri­mi­ze olum­suz şey­ler­den bah­se-di­yor. Pey­gam­be­ri­miz ona: “Bana olum­suz şey­ler­den bah­set­me­yin” diye ikaz edi­yor. Çünkü olum­suz­luk, olum­suz­luk­la­ra sebep olur. 

Stres deyip geç­me­mek lazım. Stres in­sa­nın değir­me­ni­dir. Ruh­sal, be­den­sel bir­çok za­rar­la­ra yol açar. Ver­di­ği za­rar­lar say­mak­la bit­mez. 

– Stres ömür tör­pü­sü­dür. 

– Beden sağ­lı­ğı­nı ruhi den­ge­yi bozar.

– Kı­sır­lı­ğa sebep olur. 

– Alkol uyuş­tu­ru­cu tu­za­ğı­na iter. 

– Al­zheimera sebep olur. 

– Kilo yapar.

– Yaş­lan­ma­yı hız­lan­dı­rır.

– Unut­kan­lık yapar. 

– Hasta eder, kan­ser hüc­re­le­ri­ni ço­ğal­tır. 

– Dik­ka­ti azal­tır. 

– An­la­ma­yı, kav­ra­ma­yı, öğ­ren­me­yi zor­laş­tı­rır. 

– Den­ge­yi bozar. 

– Ölüm kor­ku­su çeker.

– Hiç­bir şey­den mutlu olmaz.

– Hep ka­ram­sar dü­şü­nür.

– Kötü dü­şün­ce sa­hi­bi olur. 

– Uy­ku­suz, hal­siz, yor­gun­luk çeker.

– İnti­ha­rı kur­tu­luş ola­rak görür.

– Yal­nız­lı­ğı ter­cih eder.

– Nor­mal yiyip içmez, hep mut­suz olur.

– Si­nir­li ger­gin kav­ga­cı olur.

– Se­bep­siz si­nir­le­nir, öf­ke­le­nir, zarar verir. 

Bun­lar st­re­sin bazı za­rar­la­rı­dır. Bu de­vir­de st­res­siz ya­şa­mak müm­kün de­ğil­dir. Ya­pı­la­cak şey, st­re­si azalt­ma yo­lu­na git­mek, st­re­sin et­ki­sin­den daha fazla inanç­la ba­rış­mak­tır. 

Prob­lem inanç­sız­lık:

Bütün olum­suz­luk­la­rın, prob­lem­le­rin al­tın­da inanç­sız­lık ya­tı­yor. Bütün kö­tü­lük­le­rin başı inanç­sız ya­şa­mak­tır. Din­siz inanç­sız olmak, des­tek­siz ol­mak­tır. Kur’an’sız pey­gamber­siz ya­şa­mak reh­ber­siz ya­şa­mak­tır. İba­det-siz ya­şa­mak, tat­sız, tuz­suz yemek ye­mek­tir. 
İnanan yal­nız kal­maz, st­re­se düş­mez. Allah’a ina­nan rız­kın, ölü­mün Allah’tan ol­du­ğu­na ina­nır. Allah’a te­vek­kül eder. Olay­lar için “Bunda da hayır vardır” der. İsyan etmez. Allah’tan kork­tu­ğu için başka korku çek­mez. 

Dini so­rum­lu­luk­la­rın ye­ri­ne ge­ti­ril­me­si, onu boş­luk, du­yar­sız­lık ve his­siz ol­mak­tan korur. Kul­luk gö­rev­le­ri­ni yapan huzur duyar, mutlu olur. Ölüm kor­ku­su ta­şı­maz. Ona “İbadet di­ri­si” der­ler. Yaş­lan­ma­sı, bu­na­ma­sı erken olmaz. Ölü­mün­de güzel ve kolay olur. Ken­di­si sı­kın­tı­lı bir hayat ya­şa­maz, et­rafı­na da sı­kın­tı ver­mez. 

Psi­ki­yat­ri uz­man­la­rı cin­ne­tin se­be­bi­nin ma­ne­vi boş­luk ol­du­ğu­nu ifade et­miş­ler­dir. Yayın ba­sın­da­ki ha­ber­le­re ba­kın­ca, cin­net ha­ber­le­ri ile dolu ol­du­ğu­nu gö­rü­yo­ruz. Tüy­le­ri­miz ür­pe­ri­yor, vic­da­nı­mız sız­lı­yor. 
Bu in­san­la­rın te­da­vi­si de tam ya­pıl­mı­yor. Hal­buki te­da­vi inanç­la ma­ne­vi­yat­la te­da­vi bö­lüm­le­ri vardı. Ma­ne­vi­yat­la te­da­vi bö­lüm­le­ri vardı. Ma­ne­vi­yat­la zarar­sız hale ge­ti­ri­lir­di. Bu­gün­de has­ta­ne­ler­de din psiko­lo­ğu bu­lun­sa çok fay­da­lı ola­ca­ğı­na ina­nı­yo­rum. İnsan sa­de­ce bi­yo­lo­jik bir var­lık de­ğil­dir. 

Bir islam alimi “üç şey üzün­tü ve keder: gi­de­rir ve gönlü açar;

– Allah’ı anmak.

– Allah dostu ile olmak,

– Hik­met sa­hip­le­ri­nin söz­le­ri­ni din­le­mek” de­miştir. 

Os­man­lı’da st­res­le başa çık­ma­nın beş ana prensi­bi:

Er-rız­ku Al’Allah: Rızkı ve­re­n Al­lah (c.c.)’dır. Öyley­se baş­ka­sı­nın önün­de eğil­me!

Te­vek­kel­tü Al’Allah: Önce va­zi­fe­ni yap, sonra Allah (c.c)’a te­vek­kül et ve O’na dayan.

Yâ Nasib: Na­si­bin­de ne varsa vakti ge­lin­ce gelip seni bulur!

Yâ Sabır: Sab­ret­me­yi bil, vak­tin­den önce bahar gel­mez. 

Bu da geçer Yâ Hû: Unut­ma! Zen­gin­lik, fa­kir­lik, sağ­lık, has­ta­lık, ba­şa­rı, ba­şa­rı­sız­lık, kı­sa­ca her şey gelip ge­çi­ci. Şimdi al­dı­ğın nefes bile geldi geçti. Hayat da ge­çi­ci. Sen baki olana razı ol.

Moda, tak­lit, es­te­tik ame­li­yat­lar, mak­yaj­lar giyim kuşam ve mü­kem­mel olma ça­ba­sı ka­dın­la­rı, çıl­dır­tıyor, st­re­se so­ku­yor, ger­çek gü­zel­li­ğin ahlak gü­zel­li­ği ol­du­ğu­nu bil­mi­yor. Bu, kul­lu­ğu da unut­tu­ru­yor. 
İnanç ve iba­det­ler ümit­siz­li­ğe, ka­ram­sar­lı­ğa ve kö­tü­lü­ğe yer ver­mez. İba­det­ler stres ve dep­res­yo­na azal­tır. 
Dua, in­sa­na da­yan­ma gücü verir ve Allah’a gü­ve­nip O’na sı­ğın­ma­yı sağ­lar. 

Ab­dest, sa­kin­leş­ti­rir. Pey­gam­ber (as); 

– “Siz­den biri ga­zap­la­rın­ca ab­dest alsın” bu­yur-muş­tur. Ge­ri­li­mi önler, ra­hat­la­tır. 

Namaz, sı­kın­tı­lar­dan uzak­laş­tı­ra­rak in­sa­nı diri tutar. Beş vakti ola­nın boş vakti olmaz. Namaz yolda koy­maz “Namaz” kö­tü­lük­ler­den uzak­laş­tı­rır. Na­ma­zı terk ede­nin sı­kın­tı­lı bir ha­ya­tı olur. 

Oruç, sağ­lık sıh­hat için ge­rek­li­dir. “Oruç tut, sıhhat bul” den­miş­tir. Ra­ma­zan­lar­da suç oran­la­rı­nın çok azal­dı­ğı gö­rül­müş­tür. 

Ha­li­ne şük­re­den “Be­te­rin be­te­ri var­dır” der. Bulun­du­ğu hale şükür st­res­ten korur. 

Sabır, bela ve mu­si­bet­le­rin azal­ma­sı­nı sağ­lar. Allah’ın sab­re­den­ler­le be­ra­ber ol­du­ğu­nu dü­şü­nür. Her şeyin im­ti­han ol­du­ğu­nu dü­şün­dü­rür isyan etmez. 

Zikir, Kur’an’ın ifa­de­si­ne göre “Kalp­ler ancak Allah’ı an­mak­la huzur bulur” zikir st­re­si alır. İnsanı kötü­lük­ler­den uzak­laş­tı­rır, Allah’a yak­laş­tı­rır. 

Tövbe, in­sa­nı ra­hat­la­tır. İçini ka­rar­tan gü­nah­lardan kur­ta­rır. Ka­ram­sar­lı­ğa düş­mez “Töv­be­li­yim” der kö­tü­yüm psi­ko­lo­jin­den kur­ta­rır. Tövbe in­sa­nı piş­man ola­ca­ğı kö­tü­lük­ler­den uzak­laş­tı­rır. 

Güzel ahlak: in­sa­nın mah­cup ol­ma­sı­nı, yü­zü­nün kı­zar­ma­sı­nı, top­lum dı­şı­na itil­me­si­ni önler. Ah­lak­lı olan suç iş­le­me­di­ği için kötü du­ru­ma düş­mez. Ah­laksız­lık in­sa­nı mut­suz ve hu­zur­suz eder, vic­dan azabı çek­me­si­ne neden olur. 

Tek ke­li­mey­le mut­lu­lu­ğun ve hu­zu­run kay­na­ğı din­dir inanç­tır. 

Kur’an’da:

-“Kim beni an­mak­tan yüz çe­vi­rir­se şüp­he­siz onun sı­kın­tı­lı ha­ya­tı olur ve onu kı­ya­met günü kör ola­rak di­ril­ti­riz” (Ta-Ha:124) 

– “İman eden­ler, gö­nül­le­ri Allah’ın zik­riy­le sükune­te eren­ler­dir. Bilin ki kalp­ler ancak Allah’ı an­mak­la huzur bulur.” (Rad:28)

İnanan kimse şey­ta­nın da­ve­ti­ne uymaz. Bu konu­da şu ayet ve ha­dis­le­re ba­ka­lım:

Hz. Pey­gam­ber: “İçin­den şerre davet eden bir ses duyan kimse, şey­ta­nın şer­rin­den Allah’a sı­ğın­sın” de­miş­tir. (Tir­mi­zi:Tef­sir:2)

Şey­tan­dan emin ol­ma­nın yolu. Allah’a sı­ğın­maktır. 

Bir ha­dis­te şöyle buy­ru­lur:

-“Şey­tan, lâ­net­len­di­ğin­de: “Ben zaten lâ­net­li­yim, mel’un ola­rak lâ­net­len­miş­tim” der. Hal­bu­ki ondan Allah’a sı­ğı­nıl­dı­ğı zaman, işte şimdi be­li­mi kur­dun” der. (Ramuz el-Eha­dis:62/5)

Bu ko­nu­da Ce­nab-ı Allah’ın bize ta­li­ma­tı şöy­ledir:

– “Eğer şey­tan­dan gelen kötü bir dü­şün­ce seni dür­tecek olur­sa, hemen Allah’a sığın…” (Fus­sı­lat Sû­re-si:36)

– “De ki: Rab­bim! Şey­tan­la­rın kış­kırt­ma­la­rın­dan sana sı­ğı­nı­rım” On­la­rın ya­nım­da bu­lun­ma­la­rın­dan da sana sı­ğı­nı­rım. Rab­bim!” (Mü’minun:97-98)

– “Eğer şey­ta­nın fit­le­me­si seni dür­ter­se hemen Allah’a sığın…” (A’raf Sû­re­si:200)

St­re­si ön­le­me­nin yol­la­rı:

Ja­pon­lar st­re­si ön­le­mek, st­res­ten kur­tul­mak için ba­ğı­rıp, ça­ğı­rı­yor, te­le­fon fır­la­tı­yor ve bazı çıl­gın­lık­lar ya­pı­yor. Av­ru­pa­lı ya­kı­yor, yı­kı­yor, kırıp yok edi­yor. Hintliler ağ­lı­yor, İsrail zul­me­di­yor öl­dü­rü­yor. Arap­lar sırt üstü ya­tı­yor. Bizde st­res­ten kur­tul­mak için bir kesim alkol alı­yor, uyuş­tu­ru­cu kul­la­nı­yor. Fe­lek­ten gün ça­lı­yor, te­pi­ne te­pi­ne dans edi­yor. En pa­ha­lı yer­ler­de ceket ya­ka­rak ta­bak­lar üze­rin­de te­pi­ne­rek stres atı­lı­yor. Ge­ri­li­mi art­tı­ran müzik, alkol, si­ga­ra çare gö­rü­lü­yor. 

St­re­se çare olan meş­gu­li­yet, unu­tu­lu­yor, zaman öl­dü­rü­lü­yor. 

As­lın­da stres doğru. Yol­lar­la ye­ni­le­bi­lir. İnanan insan mü­te­vek­kil olur. Her şeyin bir im­ti­han ol­du­ğu­nu bilir. Olay­la­ra hayır gözü ile bakar. “Böy­le­si ha­yır­lı­dır” der. Sız­la­nıp is­yan­kar olmaz. 

İnanan, inan­cı ile yap­tı­ğı güzel iş­ler­le moral bulur. Gü­lü­nü kay­bet­mez, dep­res­yo­na düş­mez. 

İnanç, insan ha­ya­tı­na anlam katar. Son­suz­luk dü­şün­ce­si ona so­rum­lu­luk yük­ler, ümit verir, da­ya­nık­lı hale ge­ti­rir. 

Tevbe ile geç­mi­şin kötü anı­la­rın­dan kur­tu­lur. On­la­rı çöpe atar, on­lar­la zihni meş­gul olup dur­maz. 
Du­asıy­la ge­lecek ölüm kor­ku­su­nu yener. Allah’ın af edi­ci­li­ği ona ümit verir. 

İnanan boş­ ver­miş­li­ğin içine düş­mez de­ği­şik şeyler yapar, iba­det­ler onu her an ye­ni­ler can sı­kın­tı­sından pat­la­maz. 

İnanan şü­kür­le ra­hat­lar, hırs­lan­maz, kıs­kan­maz ha­li­ne razı olur.

Sa­bır­la fevri ha­re­ket­ler­de bu­lun­maz. Dış­tan gelecek za­rar­la­rı da ön­le­miş olur. 

Yap­tı­ğı din­le­di­ği dini içe­rik­li soh­bet­ler onu ye­niler hep diri tutar.

İnanan insan, ide­alist olur, mü­te­va­zi olur. İsraf ve lüks­ten uzak sade bir hayat yaşar. Dünya ma­lı­na ema­net gözü ile bakar. Mal için kim­sey­le di­diş­mez, ba­şı­nı be­la­ya sok­maz. 

İnanan in­san­da ne öfke kalır, ne gurur kalır, ne de ben­ci­lik kalır. Sı­kıl­dı mı eline tes­bi­hi alır, hu­zu­ra çıkar, fay­da­lı bir amel işler. Rab­bin­den gelen me­saj­la­rı okur. Böy­le­ce onda ne stres kalır, ne de sı­kın­tı kalır. 
İnanan alkol kul­lan­maz. Si­ga­ra içmez, kumar oyna­maz, diğer kötü alış­kan­lık­lar­dan uzak durur. Ka­de­re ina­nır. Bu kişi dep­res­yon­la, st­res­le ta­nış­maz. İnanan olay­la­ra iyi gözle bakar, olum­lu dü­şü­nür, hayra yorar iyi dost­lar edi­nir, on­lar­la iyi ge­çi­nir. Böyle­ce olum­suz­lu­ğa yer olmaz. 

İnanan hor gör­mez hoş görür, kır­maz. Yapar, zarar ver­mez fay­da­lı olur. Hoş gör­dü­ğü iyi dav­ran­dı­ğı için hoş gö­rü­lür, ona da iyi dav­ra­nı­lır. Bu adam neden st­re­se gir­sin?

İşyeri st­re­si yay­gın. Doğru dü­rüst ça­lı­şıl­sa al­dı­ğı pa­ra­nın yap­tı­ğı işin kar­şı­lı­ğı ol­du­ğu­nu dü­şün­se, işini an­gar­ya say­ma­sa, ka­zan­cı­nın hay­rı­nı görür, hiç şi­ka­yet etmez. 

Sonuç ola­rak; st­re­sin ön­len­me­si için iki öne­rim ola­cak bi­ri­si iyi in­san­lar­la olmak ve iyi bir aile or­ta­mı oluş­tur­mak. İkin­ci­si, mutlu ol­ma­yı öğ­ren­mek ve mutlu ol­ma­nın yo­lu­nu seç­mek. Bun­lar zor değil, her in­sa­nın ya­pa­bi­le­ce­ği şey­ler. Her in­sa­nın mut­la­ka iyi ve güzel ta­ra­fı var­dır. İyi ni­yet­le bunu gö­re­bil­mek ge­re­kir. 


Bu yazıyı 36 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.