//

Devlet Adamı Yönetim Sanatı

Devlet Adamı Yetkisini Kötüye Kullanmamalıdır

a)Eşit muamele: Devlet adamı yönettiği insanlar arasında eşitsizliğe, adaletsizliğe, kayırmacılığa asla göz yummamalıdır. Zira adam kayırmanın, eşitsizliğin, adaletsizliğin sonu mutlak zulümdür. Bunun acısını da topyekûn millet çeker. Her koyun kendi bacağından asılır derler ama bu doğru değildir. Her koyun kendi bacağından asılır fakat çevresine vereceği rahatsızlığı ne yapacaksınız? Tarih boyunca örnekleri görüldüğü gibi insani ve ahlaki temellere dayanamayan yönetimlerin ömrü […]

Konunun Devamını Oku... »

Yorum (0)

Devlet Adamı Gurur Kibir Gibi Duygularla Kendisini Küçültmemelidir

a)Yeryüzünde böbürlenme: Makam, mevki sorumluluk demektir. Makam sahibi demek sorumlu kişi demektir. Sorumlu olan bir insanın, işlerini görmek durumunda olduğu kimselere çalım satması, gururlanıp büyüklük taslaması doğru değildir. Kaplumbağanın koruyucu kabuğu ters döndüğünde kendisi için nasıl ölüm tuzağı oluyorsa, insanın kaprisleri de kendi sonu için bir tuzaktır. Kibir, gurur, davranışları ile büyüklenmek, her şeyi kendisinde görmek diğer insanları küçümsemek demektir. […]

Konunun Devamını Oku... »

Yorum (0)

Devlet Adamı Boş Şeylerle Uğraşmamalıdır

a)Ciddiyet olmazsa: Devlet adamının bulunduğu makam ciddi bir yerdir. O yerde oturan kişinin ağzından çıkan bir söz, bir emir, yaptığı bir iş milletin kaderini tayin edecek şeylerdir. Bu bakımdan milletin geleceği, yönetenlerin anlayışı ve hayatı ile yakından ilgilidir. Geçmişte iyi yürekli, ciddi kimselerin görevde olduğu dönemlerde halk ona benzeyip diri durmuştur. Ahlakından, inancından, kültüründen bir şey kaybetmemiştir. Hafif meşrepli, yerini […]

Konunun Devamını Oku... »

Yorum (0)

Devlet Adamı Yapmadığını Söylememelidir

a)Yapmadığını söyleme: Devlet adamı her şeyden önce dürüst olmalı, başkasına ait olanı kendine mal etmemelidir. Çalışkan olmalı, iş yapmalı, yapmadığını söylemek zorunda kalmamalıdır. Bir insanın yapmadığını veya yapamayacağı bir şeyi söylemesi, hem yalan hem de ikiyüzlülüktür. İki yüzlülük çok kötü bir huydur. Yalan söyleyen, ikiyüzlü kimselerin sevilmediği bir gerçektir. Sözlerinin davranışlarına, davranışlarının sözlerine uymadığını gören halk, yöneticisine güvenmez. Halk, söylediğini […]

Konunun Devamını Oku... »

Yorum (0)

Devlet Adamı Yalan Söylememeli, Vaadinde Durmalıdır

a)Hoşa giden yalan: Politika, politikacı denilince, yalan, yalanlarla halkı kandıran kişi olarak düşünenler çoktur. Ne yazık ki buna politikacıların bugüne kadar ki tutum ve davranışları yüzünden yanlış da diyemiyoruz. Bugüne kadar maalesef doğruyu söyleyenden çok yalan söyleyen ve yalan vaatlerde bulunanlar kazanmıştır. Kim daha çok atıp tutuyorsa, kim daha çok vaat edip, şarlatanlık yaptıysa onun ön sıralara geçtiği görülmüştür. Üzülerek […]

Konunun Devamını Oku... »

Yorum (0)

Devlet Adamı Uyanık Olmalı ve Düşmanını Tanımalıdır

a) Su Uyur Düşman Uyumaz: Yakın zamana kadar Türk töresine göre Türk milletinin başına geçmek demek, milletin babası olmak demekti. Tarih boyunca kullanılan “Devlet baba” deyimi bunun ifadesi idi. Devlete olan güvenin ve bağlılığın devamı, babalığın devamına bağlı idi. Buna göre devletin idaresine, milletin yönetimine talip olanlar bir baba gibi milleti korumak zorundaydı. Geçmişte Türk’ün düşmanı çoktu. Bu gün dünden […]

Konunun Devamını Oku... »

Yorum (0)

Devlet Adamı İstişare Etmeli ve Danışmanını İyi Seçmelidir

a)Akıl Akıldan Üstündür: Milletin işi çok ve çetindir. Bir insanın aklı ile gayreti ile düzene girecek cinsten değildir. Ayrıca bir insan her şeyi bilemez, tek başına her şeyin üstesinden gelemez. Atalarımız: “Akıl akıldan üstündür.” Demişler, iş yapan insanın başkalarının aklına, fikrine ihtiyacı olduğunu bildirmişlerdir. Yol bile sora sora bulunur. Bu bakımdan her konuda danışmak yani istişare etmek çok önemlidir. İstişare […]

Konunun Devamını Oku... »

Yorum (0)

Devlet Adamı Milletin Problemlerini ve Çözüm Yollarını Bilmelidir

a)Bilgi beceridir: İnsanları yönetmek ve ihtiyaçlarını görmek, geçim derdinden kurtararak insanca yaşatmak büyük bir sanattır. Devlet adamı, emir sahibi ve karar sahibi kimsedir. Onun bilgisi, becerisi, toplumun refah ve medeniyet seviyesini tayin edecektir. Toplumların geri kalması, anarşinin, fukaralığın kucağına itilmesi veya mutlu yaşaması, geleceğinden emin olması yöneticilerinin bu işi bilip bilmediklerine bağlıdır. Devletin, milletin yükünü taşıyacak, işini görecek, insanın her […]

Konunun Devamını Oku... »

Yorum (0)

Devlet Adamı Kendisini Sorumlu Hissetmelidir

a)Görev anlayışı: Devlet adamı, devlet memuru denince hemen akla sorumlu kişi gelir. Çünkü yetkinin olduğu yerde sorumluluk vardır. Aslında herkes sorumludur. Herkesin yaptığı işe, aldığı maaşa, taşıdığı unvan ve bulunduğu makama göre sorumlulukları vardır. Evet, herkes sorumludur. Ama devlet adamının sorumluluğu daha ağır ve herkesten daha çok sorumludur. Harun Reşit, hac görevini yaparken, devrin âlimlerinden biri, oradaki insanları göstererek; “Bu […]

Konunun Devamını Oku... »

Yorum (0)

Devlet Adamının Kötü Alışkanlıkları Olmamalıdır

Devlet adamının diğer insanlardan farklı durumu, farklı görevleri vardır. Bunun için oturduğu makama yakışır hareket etmelidir. Devlet adamının istediğini yapma, dilediği şekilde hareket etme serbestliği, taşıdığı sorumlulukla bağdaşmaz. Bunun için hiçbir görevli dilediğini yapma keyfiliğine sahip değildir. Geçmişe göz attığımız zaman insanlık, yöneticilerin korkaklığı, beceriksizliği, eğlenceye aşırı düşkünlüğü ve kötü alışkanlıkları yüzünden mutsuz olmuş, iyi alışkanlıklara sahip yöneticiler ise yönettiği […]

Konunun Devamını Oku... »

Yorum (0)

Devlet Adamı Cesur ve Kararlı Olmalıdır

a)Cesur olmak: Devleti, milleti yönetmede cesaret ve karalılık şarttır. Korkak, kararsız ve vehimli kişi yönetici olamaz. Tarih boyunca beceriksiz ve korkak kimseler, ülkelerini felakete sürüklemişlerdir. Cesur kararlar verip, verdikleri kararları uygulayamadıkları için gelişen olaylar karşısında aciz kalmışlardır. Onun gevşekliğinden düşmanları cesaret almış ve şımarmışlardır. Hz. Ebubekir (r.a): “Mal cimrilerde, silah korkaklarda rey zayıflarda olursa işler bozulur” demiştir. Devlet, otorite demektir. […]

Konunun Devamını Oku... »

Yorum (0)

Devlet Adamı İnsanlara Faydalı Olmalıdır

a)En Hayırlısı: Türk İslam geleneğinde başa geçmenin anlamı, sorumluluk yüklemek ve insanların ihtiyaçlarını karşılamak için hizmet vermek demektir. İslam peygamberi şöyle buyurmuştur: “En hayırlınız insanlara en çok faydalı olanınızdır.” Yusuf Has Hacip de: “Tarının kullarına faydalı ol, ancak insanlara faydalı olan kimselere insan denir.” demiştir. Atalarımız da: “Yap iyiliği at denize, balık bilmezse Hâlık bilir.” diyerek kültürümüzün, inancımızın hayır ve […]

Konunun Devamını Oku... »

Yorum (0)

Devlet Adamı Adil Olmalıdır

a)Allah adaleti emreder: “Zalim bir hükümdar, bir kaplandan daha yırtıcıdır.”  (Konfüçyüs) Milletleri, devletleri, iktidarları ayakta tutan adalettir. Adaletin bulunmadığı toplum çöker, devlet yıkılır, iktidar düşer. Adalet nerede varsa orada huzur, birlik, güven vardır; devlet ayaktadır, iktidar güçlüdür. Derler ki dünya dört şeyle ayakta durur: “Âlimlerin ilmi, Salihlerin ibadeti, cömertlerin sahaveti, devlet adamının adaleti.” Bu gün zulmün haksızlığın kol gezdiği, adaletsizliğin, […]

Konunun Devamını Oku... »

Yorum (0)

Devlet Adamı Bilgili Olmalıdır

a)Bilgisizlik: Kutsal kitabımız Kuran’da bilenlerle bilmeyenlerin bir olmadığı bildirilmiş, bilen insan gözleri gören insana, bilmeyen insan da gözleri görmeyen köre benzetilmiştir. Milleti yönetecek insan her şeyden önce meseleye vakıf, bilgili, tecrübeli olmalıdır. Zira bilgisiz tecrübesiz millet idare edilip, devlet yönetilemez. Hatta küçük bir şirket idare edilemez, devlet nasıl idare edilsin? Bilgisiz insan kısa zamanda her şeyi birbirine karıştırır. Bilgili kadının […]

Konunun Devamını Oku... »

Yorum (0)

Devlet Adamı İyi Niyetli Olmalıdır

a)İyi niyet: Hangi işte, hangi meslekte olursak olalım etrafımızdaki kişilerde her şeyden önce dürüstlük ve samimiyet ararız. Hele Türk milletini yönetme mevkiinde olanların davranışlarında, sözlerinde samimiyet ve iyi niyet aramamak mümkün değildir. Kaderimizi tayin edecek kimselere, inanmak, güvenmek isteriz. Samimi olmayan seviyesiz sözler, davranışlar siyasi ahlaka sığmadığı gibi güveni de sarsar. İnanıyoruz ki, bugün Türk insanının en önemli ihtiyaçlarından biri […]

Konunun Devamını Oku... »

Yorum (0)

Yukarı Git