Cenab-ı Allah Kulunu İşlerinde Zorlar mı?

Her Müslüman kadere, hayır ve şer her şeyin Allah’tan olduğuna inanmakla mükelleftir. Bu iman esaslarındandır.

Yapacağı bir işi kul, ister ve seçer. Cenab-ı Allah’ta o işi yaratır. Yani yaratan Allah, isteyen ve işleyen kuldur. Allah’ın işleri yaratmış olması, kulun iradesine mani değildir. Allah önceden bildiği için öyle takdir etmiştir. Allah’ın takdiri kulu zorlamaz.

Mesela; hava raporunu dinliyoruz. Spiker yağmur yağacak diyor, yağmur yağıyor. Yağmur, spiker söyledi diye yağmıyor.

Dünyada olan her şey kaza kadere bağlıdır. Allah’ın izni ile takdiri olmadan hiçbir şey olmaz. Sinek kanadını oynatamaz, ağaçtan bir yaprak düşmez.

İnsanın dilemesi ve isteği dışında olan bazı olaylar vardır. Dünyaya gelişimiz, rengimiz, kadın erkek oluşumuz, organlarımızın çalışması gibi. Bunun dışında insan hür irade sahibidir.

Bu konu tartışılmaz. Peygamberimiz zamanında ashaptan konuşan, tartışan ve soru soranlara Peygamberimiz:

-“Bu konuyu tartışmayın. Bu ahir zamanda ümmetin şerlilerine bırakıldı” buyurdu. (Ramuzu’L-Ehadis: 20/5)

Aynı kaynakta kutsi hadiste: “Benim her şeyin benim takdirimle olduğuna inanmayan benden başka Rab arasın” buyrulur. (331/8)

Bazı iman’ı konuları tartışan sapıtır.

Cenab-ı Allah insana hayvanlara vermediği akıl, irade gibi nimetler vermiştir. Sık sık Kur’an’da “niye akıl etmiyorsunuz?” “Niye düşünmüyorsunuz?” diye sormaktadır.

İnsan isterse hayır işi işler, isterse şerlik yapar. İkisinde de hiçbir baskı zorlama ile karşılaşmaz. Mesela; bir alışkanlığı başlamak da bırakmak da insanın iradesi dâhilindedir. Aksi halde zorlama olur.

Kur’an’da da: “Başınıza gelen musibetler, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir.” (Şura: 30) buyrulur.

-“Kim iyi iş yaparsa kendi lehinedir. Km de kötü iş yaparsa kendi aleyhinedir.” (Fussılat: 46) buyrulur.

Atalarımız ne demiş: “İsteyen belasını bulur, isteyen Mevla’sını bulur.”

İnsanlar dünyaya gelirken iyi, kötü olarak gelmemişlerdir.

Bir insanın “iyi ki böyle yaptım” demesi, birinin de “keşke böyle yapmasaydım” demesi hür iradesini gösterir.

Kötü olan, hapse atılıyor. Kötülüğe dadanmış olanları Allah cehenneme atacak. O zaman kul itiraz etmez miydi? Beni kötü yaratmışsın kötülük yaptırdın, bu haksızlık değil mi? Demez miydi?

Diyelim ki, yüksek binaya çıkacaksınız, asansörün hangi düğmesine basarsanız o katta inersiniz.

Allah’ın takdiri ve kulun yapması şuna da benzer. Takvim yaprağında şu saatte güneş veya ay tutulacak yazsa, o saatte tutulsa, tabi ki tutulacak takvim yaprağında öyle yazıyor, denir mi? Tutulma bilindiği için takvime yazılmıştır.

Din bize “iyi olun, iyilik yapın”, “kötü olmayın, kötülük yapmayın” der. Neden? Çünkü iyilik yapmakta kulun elindedir. Değilse ceza, mükâfat da adil olmazdı.

Kur’an’da: “Allah, kulun küfrüne razı olmaz.” Buyrulur. (Zümer: 7)

Kulun sorumlu tutulması, kendi tercihindendir. Haşa, günah işleyeni Allah zorlar mı?

“Her şeyin yaratıcısı Allah’tır.” Deyip bırakılıvermez. Takdire tedbir gerekir.

Allah “Ey iman edenler! Tedbirinizi alın” diyor. (Nisa: 71)

Peygamberimiz hastalar için “tedavi olun” demiş ve bulaşıcı hastalıklar için karantina uygulamış.

Tedbirsizin ölümünü İslam âlimleri intihar kabul etmiştir.

Şair şöyle ifade etmiş:

“Hiç kuluna zulmeder mi Hüdası,

Kulun çektiği kendi cezası.”


Bu yazıyı 94 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here