Cenab-ı Allah’ı Anmanın Fazileti

Kur’an Allah’ı zikretmeyi emreder:
-“Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin ve onu sabah akşam tespih edin.” (Ahzab:41/42)
-“Kim beni anmaktan yüz çevirirse şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak ve biz onu kıyamet günü kör olarak diriltiriz.” (Taha:124) buyrulmuştur.

Kur’an her şeyin Allah’ı anıp zikrettiğini haber veriyor:
-“Hiçbir şey yoktur ki, Allah’ı tespih etmesin. Ne var ki siz onların tespihini anlamazsınız.” (İsra: 44)
-“Her şey bıkıp usanmadan, gece-gündüz Allah’ı tespih ederler.” (Enbiya: 20)
-“Yedi gök ve yer ve bunlarda bulunan her şey Allah’ı zikreder. O’nu övgü ile tespih etmeyen hiçbir şey yoktur.” (İsra: 44)

Allah’ı anmayana şeytanın musallat olacağı bildirilmiştir: “Kim Allah’ı zikretmekten gafil olursa, yanından ayrılmayan şeytanı ona musallat ederiz.” (Zuhruf:36)

Allah’ı anan O’na yönelir, O’na yaklaşır. Kur’an’da: “Rabbinin adını an ve bütün varlığınla O’na yönel.” (Müzzemmil: 8) buyrulur.
Bir ayette de: “Siz beni anın ki, ben de sizi anayım. Bana şükredin, nankörlük etmeyin.” (Bakara:152)
Bir kutsi hadiste de Cenab-ı Allah şöyle buyurur:
-“Kulum beni andıkça ve dudakları kıpırdadıkça ben onu severim ve onunla beraber olurum. O beni anarsa, ben de onu anarım. O beni bir toplulukta anarsa, ben de daha hayırlı kimselerin yanında anarım. Kulum ana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. Kulum bana bir kulaç yaklaşırsa, ben ona bir arşın yaklaşırım, o bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak gelirim.” (Müslim, Zikir: 6)
-“Bir kimse bir yerde otururda Allah’ı zikretmeden kalkarsa, Allah’a karşı eksik iş yapmış olur. Bir kimse yatağa yatar da Allah’ı zikretmezse, yine eksik iş yapmış olur.” (R. Salihın:822)
-“Allah’ı zikretmeden bir meclisten kalkan bir topluluk, merkep leşinden dağılmış kargalar gibidir. O meclis onların pişmanlığına sebep olur.”(Age:838)
Kur’an’da: “Siz Allah’ı unutanlar gibi olmayın ki, bu unutmaları onlara, kendi nefislerini unutturmuştur.” uyarısı vardır. (Haşr:19)
Bu ayet ve hadislere göre bir Müslüman Allah’ı anmadan iş yapmamalı, Allah’ı anmadan bir toplantıdan ayrılmamalıdır. (En azından Asr suresi okunmalıdır. Sahabe bu sureyi okumadan ayrılmazlardı.)

Namazlardan sonra da tespih unutulmamalıdır. İnsan bazı basit gördüğü amellerin büyük mükâfatını görecektir.
Bir grup Müslüman:
-“Zenginler daha çok sevap kazanıyor; zekât, sadaka veriyorlar, deyince
Peygamber:
-Peki siz de çok sevap kazanmak ister misiniz?
-Evet
-Namazların sonunda 33’er defa Sübhanellah, Elhamdulillah, Allahü ekber deyin. Namazın takipçileri bunu her zaman söylerler ve hüsrana uğramazlar.(İ. Canan, Hadis Ans: 6/26) buyurur.
Zikir, Allah’ın rızasına neden olur, insanı rahatlatıp huzura kavuşturur. Kalbi, yüzü nurlandırır,  insanın rızkını arttırır, insanı günah işlemekten, gafletten alıkoyar.
Zikir en büyük şeydir. İbadetlerin başıdır. Zikredenle etmeyen ölü ile diriye benzetilmiştir.
Peygamberimiz: “Zikir şifadır”(Ramuz el-Ehadis:122/7)
Bir hadiste de: “ Üzüntüsü kederi olan bol bol Lahavle vela kuvvete illabillahil aliyyil azim” desin buyrulmuştur.(Müslim, Zikir: 13)
Kur’an’da  da: “Allah’ı çok anın ki, saadete erişesiniz” (Cuma:10) buyrulur.
Cenab-ı Allah insana şah damarından daha yakındır. (Kâf: 16) Gösterişi sevmez, taşkınlığı sevmez. Şöyle buyurur: “Kendi kendine yalvararak ve ürpererek yüksek olmayan bir sesle, sabah-akşam Rabbini an, gafillerden olma!“ (A’raf: 205) diye emreder.
Bir savaştan önce sahabe bağırarak tekbir getirirken Peygamber (a.s.) onlara şöyle diyor:
-“Siz sağır ve uzakta olan Allah’a mı sesleniyorsunuz?”
Allah’ı zikredenler sükûnete ererler ve onlar Allah’la beraber olurlar.
Rabbim şöyle buyurur:
-“Hidayete erenler, iman edenler ve gönülleri Allah’ın zikriyle sükûnete erenlerdir. Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Rad: 28)
Peygamber efendimizde hadislerinde:
-“Allah’ı zikreden kimselerin melekler etrafını sarar ve rahmet kaplar, onlara sekinet iner ve onları Allah meleklerin arasında yâd eder.” (Ramuz el-Ehadis: 386/9)
-“İçinde Allah zikredilen evle zikredilmeyen ev, diri ile ölü arasındaki fark gibidir.” (Ramuz el-Ehadis: 391/2)
-“Çok sözden sakının. Zira Zikrullahsız söz kalbi öldürür ve Allah’ı çok zikreden sözde kalbi ihya eder.” (Age: 496/11)
-“Kulun Allah’ın azabından kendisini kurtarmada zikirden daha etkili bir amel yoktur.” (Hadis Ans.: 6/1947)
Peygamber (a.s.) bir gün ashabına şunları söylemiştir:
-“Yedi kimse vardır ki Allah onları, gölgesinden başka hiçbir gölge bulunmayan bir günde kendi gölgesinde gölgelendirir. Bunlar:
1- Adaletle iş gören yönetici,
2- Allah’a ibadet içinde gelişen genç,
3- Kalbi camilere bağlı olan kimse,
4- Allah için birbirini seven, Allah için birleşip, Allah için ayrılanlar,
5- Kendisini soylu ve güzel bir kadın davet ettiğinde “Ben Allah’tan korkarım” diyen kimse,
6- Verdiği sadakayı gizleyen kimse,
7- Kimsenin bulunmadığı yerde Allah’ı anarak gözleri yaşaran kimsedir.”
Görülüyor ki Allah’ı zikretmenin sağlayacağı faydalar pek çoktur.

Allah’ı zikretmek isteyen kimse neler söyleyebilir?
-“Allah’ın 99 ismi (Esma’ül Hüsna) ile zikredilebilir. Kur’an’da da: En güzel isimler Allah’ındır. O halde O’na güzel isimlerle dua edin.” (A’raf: 180) buyrulur.
Peygamberimiz:
-“Allah’ın güzel isimlerinin her biri söylendiğinde Cenab-ı Allah: “Buyur kulum” der diyor.”
-ALLAH, YA ALLAH denilebilir.
-LA İLAHE İLLALLAH denilebilir.
Hadislerde şöyle geçiyor:
-“Zikrin en faziletlisi “La ilahe illallah” demektir.” (İbn-i Mace, Edep: 55)
-“Bir kimsenin son sözü “La ilahe illallah” olursa, o kimse cennete girer.” (R.Salihın: 921)
-“La ilahe illallah diyen bir kimseyi Allah cehennemi haram kılmıştır. Ebediyen cehennemde kalmaz.” (Age: 420)
-“Kim günde yüz defa “La ilahe illallahü vahdehüla şerikeleh lehül mülkü velehül hamdü vehüve alakülli şeyin kadir” derse, on köle azad etmiş sevabı kazanır. Ayrıca ona yüz iyilik yazılır, ondan yüz kötülük silinir. O gün akşama kadar şeytanın şerrinden korunur.” (R.Salihın: 1439)

Peygamberimiz: “Günde yüz defa ”Sübhanelllah” diyene bin iyilik yazılır, bin günah da silinir.” buyurur. (Müslim, Zikir: 37)
Her gün yüzer defa ”Sübhanelllah”, “Elhamdulillah”, “Allahü ekber” de denilebilir.

Peygamberimiz diyor ki:
-“Üzüntüsü kederi bol olan “La havle vela kuvvete illabillahil aliyyil azim” desin.” (Müslim, Zikir: 13) Devamında da: “Bu cennet hazinelerindendir.” diye ilave eder.

Bir hadislerinde de şunu tavsiye eder:
-“Ben bir söz biliyorum, onu diyenin Allah üzüntüsünü giderir. O da Yunus peygamberin şu sözüdür: “Lailahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin””

“Estağfirullahel azim” denilebilir.

Peygamberimiz (a.s.): “Namazlardan sonra 33 defa ”Sübhanelllah”, 33 defa “Elhamdulillah”, 33 defa “Allahü ekber” deyiniz.” demiştir.

Cehennem ateşinden korunmak için günde 100 defa sabah ve akşam namazlarından sonra da yedişer defa: “Allahümme ecirna minennar” dememizi Peygamberimiz tavsiye etmiştir.

-“Kim sabah akşam 100 defa “Sübhanallahi velhamdulillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber vele havle vele guvvete illabillahil aliyyil azim” derse, günahları deniz köpüğü kadar da olsa affolunur. Allah’ın en çok sevdiği zikir de budur.” (R.Salihın: 1480-1439 + K.Sitte:6/121)

““Sübhanallahi velhamdulillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber vele havle vele guvvete illabillahil aliyyil azim” demeyi çoğaltın. Zira bu Salih amellerdendir. Ağaçların yapraklarını döktükleri gibi bu da hataları döker. Bu cennet hazinelerindendir.” (Ramuz el-Ehadis: 80/13) buyrulur.

Ebu Talib’in kızı şöyle anlatır:
-“Bir gün Peygamber (s.a.v.) evime geldi. Ben O’na:
-“Ey Allah’ın elçisi! Artık yaşlandım, zayıfladım. Bana oturduğum yerden yapabileceğim bir amel tavsiye etseniz.” dedim. Şöyle buyurdu:
-“Günde yüz kere ”Sübhanelllah”, yüz kere “Elhamdulillah”, yüz kere “La ilahe illallah” de.”” (Müsned: 6/344)

-“Her gün “Hasbünallahü ve niğmel vekil, niğmel Mevla ve niğmen nasır” demek güzeldir.”

-“Sübhanallahi vebihamdihi sübhanallahi estağfirullah e’l-azim” demenin en sevimli zikir olduğu bildirilmiştir. (R.Salihın: 1412)
Bize gelebilecek zalim insanların şerrinden korunmak ve kurtulmak için: “Lailahe illa ente sübhaneke inni küntü minnezzalimin” denilebilir.

Peygamber efendimizin şefaatini arzulayan O’na selam gönderebilir. “Essalatü vessalamü aleyke ya Rasulallah” der. Salâvat getirir.

Peygamberimizin Hz.Aişe (r.a.)’a tavsiye ettiği: “Allahümme inneke afüvvün kerimun, tuhibbül affe fağfüanni” denilebilir.

Kur’an’da Peygamber duası olarak geçen: “Allahüm mağfirli veli vali deyye velil mü’minine yevme yegumül-hısab” denilerek kendimizin, ana babamızın ve bütün Müslümanların affı istenebilir.

Dünya ve ahretin iyilikleri için ve cehennem azabından korunmak için güzel bir dua olan: “Rabbena atina fiddünya haseneten ve fil ahreti haseneten vegına azaben nar” duası okunmalıdır.

İbrahim (a.s.) miraçta Peygamberimize:
-“Ümmetine söyle cennette fidan diksinler, oranın toprağı mümbittir.”
-“Sübhanallahi velhamdülillahi ve La ilahe illallahü vallahü ekber vele havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim” desinler demiştir.

Hayır kapılarını kendisi için açılmasını isteyen: “Ya müfettihul ebvap iftah lena hayral bab” demelidir.

Cenab-ı Allah’a hamd etmek, şükretmek, yerken içerken bir işe besmele çekmek. Yatarken, evden çıkarken Fatiha, Ayete’l-Kürsi, İhlâs, Felak, Nas surelerini okumak Allah’ı anmaktır. Ayrıca bela ve musibetler için de Allah’a sığınmaktır.
Zikreden bunamaz, strese düşmez, zaman onun için sıkıntılı geçmez, Allah’ın nuru yüzüne vurur ve ölürken sıkıntısız ölür, ahrette de ikrama, ihsana nail olur.


Bu yazıyı 5.463 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here