Hayat, evveli bir damla su, sonu da toprak olmaktır. Ölünce insanı soyarlar, musalla taşında makam,mevkii ve şan şöhrete bakmayıp “er kişi niyetine” deyip namaz kılarlar.

Geriye bakılınca hayat,kurulup dağılan bir Pazar gibi oluverir.

Şair şöyle ifade etmiş:

“Ana karnından geldik pazara,

Bir kefen aldık, gidiyoruz mezara”

Hayat sınırlı,her insan ölümü tadacak. Bir ağacın meyveleri gibi insanların kimi olgunluktan, kimi hamlıktan, kimi de kurtlanarak mezar çukuruna düşecekler.

Nuh (as) ölüm sırasında şöyle demiş:

– “Dünyayı iki kapılı bir han buldum; birinden girdim, diğerinden çıkıyorum.”

Nasrettin Hoca’ya sormuşlar:

-Dünya kaç karış?

Hoca oradan geçmekte olan cenazeyi göstererek:

– “Ona sorun. O ölçmüş biçmiş gidiyor.” demiş.

Şeyh Galip genç yaşta ölmüştü. Babası feryat ederek:

– “Bu kara sakala ak kefen yakışmıyor Galip!” demişti.

Yakışsa da yakışmasa da ömrü biten iki metrelik çukura giriyor.

Hz.Ömer(ra) Allah Rasulüne:

– “Bana öğüt ver” demişti. Peygamber(as) ona:

– “Ölüm sana öğüt olarak yeter ya Ömer!” cevabını verdi.

Mezarlıkları dolduran insanlara bakalım. Onlar için yunus şöyle diyor:

 

Şu yalancı dünyaya konup göçenler,

Ne söylerler ne bir haber verirler!..

Üzerinde türlü otlar bitenler,

Ne söylerler ne bir haber verirler!..

 

Kiminin başında biter ağaçlar,

Kiminin başında sararır otlar,

Kimi masum kimi güzel yiğitler,

Ne söylerler ne bir haber verirler!..

 

Toprağa gark olmuş nazik tenleri,

Söylemeden kalmış tatlı dilleri,

Gelin duadan unutman bunları,

Ne söylerler ne bir haber verirler!..

 

Din duygusunun köreldiği, ar haya duygularının kaybolduğu bir dönemde yaşıyorum.

Bir çoğumuza iman nasip olmamış.

Bir çoğumuz İslam nedir bilmiyor,

Bir çoğumuz inandık diyor, ibadet etmiyor.

Bakın etrafınıza günah diye bir şey tanıyan bilen var mı? Haram nedir bilen tanıyan var mı?

Böyle olunca; Ahiret, kabir, cennet, cehennem, sevap, günah unutulmuş oluyor.

Sanki yaratan, yaşatan, hesap soracak Allah yok gibi yaşıyoruz. Sanki Peygamber gelmemiş, sanki Kur’an inmemiş gibi bir hayat anlayışımız var.

Sanki ölmeyecek, kabre girmeyecek, hesap vermeyecekmiş gibi bir hayat tarzımız var.

Bunca insan ölüyor, kendi elimizle gömüyoruz. Bizde öleceğiz diye aklımıza bile gelmiyor.

Zaman zaman mezarlık görüyoruz, orada yatanları görüyoruz. Oradaki yerimizi unutuyoruz.

Bunca deprem, sel, yangın, salgın hastalık, yanardağ, hortum felaketlerine şahit oluyoruz, ders alan yok, kulak asan yok. Nefse, şeytana esir olmuşuz nefsimizin arzularına uyuyoruz.

Yeri geldi mi cennete girmekten,cehennemden kurtulmaktan bahsediyoruz. Peki nasıl olacak bu? Hak etmeden olur mu? Orasını karıştırma!” ,deniyor.

Ne olur biraz kendimize gelelim. Kur’an bizi uyarıyor. Hz.Peygamber (as) bizi uyarıyor, kulak verelim sonra pişman olmayalım.

Bu bölümü okurken; bu hal bende var mı? Ben kime benziyorum? Ben cennetlik miyim, yoksa cehennemlik mi? Sorularını sormalıyız ve ona göre yaşamalıyız. Çünkü hak etmeden cennete asla giremeyiz.

Her insanın cennette de yeri vardır. Cehennemde de yeri vardır. İnsan kendi yolunu kendi yerini kendisi seçer. Cennetlik işler yapan, cennete gider. Cehennemlik işler yapan cehenneme gider.Yani insan cennetteki güzellikleri de bu dünyadan alır götürür. Cehennemdeki kötülükleri de buradan toplar götürür.

Bir adam bir yerden bir yere giderken eşeğini bir türlü yolda doğru dürüst götürememiş. Eşek gördüğü her pisliği kokluyormuş. Adamın işi de aceleymiş. Bakmış olmamış, eşeğin kokladığı pislikleri almış. Saman torbasına doldurmuş. Varacakları yere vardıklarında eşek acıkmış, anırmaya başlamış. Sahibi torbayı boynuna geçirmiş. Eşek anırıyormuş. Adam demiş ki; “yesen ya! Sen beğendin, ben aldım.”

Öldükten sonra insan kendi amellerini karşısında bulacak. Kimseye haksızlık ve zulüm edilmeyecek.

 

B – CENNET VE CEHENNEM

 

Kaynaklardan edinilen bilgiye göre; insanlar ölümden sonra kabir hayatı yaşayacaklar, daha sonra Mahşer yerinde toplanacaklar. Mizan kurulacak, iğneden ipliğe her şeyin hesabı verildikten sonra cehennemin üstünde kurulu olan sırat köprüsünden geçilecek. Cenneti hak edenler köprüyü kolayca geçip cennete gidecekler. İnanıp da günah işlemiş olanlar günahları kadar yanmak için cehenneme gidecekler. Cehennemlikler ise, sırat köprüsünü geçemeyip doğru cehenneme boylayacaklardır.

 

a)     Cennet:

 

Cennet Müslümanlar için Cenab-ı Allah’ın vadettiği mükafattır. Ödüllendirme yeridir. Bu Kur’an’da şöyle bildirilir:

– “Cennet, Tekva sahipleri için hazırlanmıştır.” (Al-i imran:133)

Cennet, akla hayale gelmeyen güzellikler ve nimetlerle dolu olan ebedi ahiret yurdudur.

Cennette korku, hastalık, ceza, yaşlanma gibi insanın hoşlanmadığı şeyler yoktur.

Kur’an’da yüce yaratıcı Cenneti şöyle anlatıyor:

– “İman edip iyi davranışlarda bulunanlara içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele!” (Bakara:25)

– “İman edip iyi ve yararlı işler yapan kimseler cennetlik olanlardır; onlar orada ebedi kalacaklardır.” (Bakara:82)

– “Orada onlar için diledikleri her şey vardır. Fazlası da vardır.” (Kaf:35)

– “Onlara altın tepsiler ve bardaklar dolaştırılır. Orada canlarının istediği, gözlerinin hoşlandığı her şey vardır. Ve kendilerine: Siz orada ebedi kalacaksınız. İşte yaptıklarınıza karşılık size miras verilen cennet budur. Orada sizin için bol bol meyveler vardır, onlardan yersiniz denilir” (Zuhruf:71-73)

– “Zemininden ırmaklar akar. Yiyecekleri ve gölgesi süreklidir.” (Rad: 35)

– “Onlar ve eşleri gölgeler altında kurulurlar.” (Yasin:56)

– “Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için ne mutluluklar saklandığını kimse bilemez.” (Secde:17)

İnananlardan hiçbir kimse kendisini Cennetlik görmemeli, cennetlik olmaya ve kendini cennete götürecek işler yapmaya çalışmalıdır.

Her insanın cennete de cehennemde de yeri vardır.Nereye isterse oraya gider.

Cennet de cehennem de şu anda vardır, yaratılmıştır. Al-i imran suresinde ikisi içinde “hazırlanmış” ifadesi kullanılmıştır. Bir delil de Peygamber (as) miraca çıktığında kendisine Cennet de cehennem de gösterilmiş, hatta azap görenleri de görmüştür.

Cennet cehennemin nerede olduğu ise bildirilmemiştir. Allah bilir.

Cennetin cehennemin şu anda mevcut olduğunun bir delilide Adem’le Havva yaratıldığında cennete konmuşlardı. Cennette iken günah işledikleri için oradan çıkarılmışlardı.

 

b) Cehennem:

 

Cehennem, inanmayanların ve bağışlanmayanların yaptıklarının karşılığını göreceği ve ebedi kalacakları ceza yeridir.

Kur’an’da şöyle bildirilir:

– “Cehennem kafirler için hazırlanmıştır.” (Al-i İmran:131)

Kur’an’da cehennem ehlinden şöyle bahsedilmektedir:

– “Cennet ehli, cehennem ehline: Biz Rabbimizin bize vaat ettiğini gerçek bulduk. Sizde Rabbinizin size vaat ettiğini gerçek buldunuz mu? diye seslenirler. Onlar “evet” derler. Ve aralarından biri: “Allah’ın laneti Zalimlerin üzerine olsun!” diye bağırır.(Araf:44)

– “Onlar, Allah yolundan alıkoyan ve onu eğip bükmek isteyen zalimlerdir. Onlar ahireti de inkar edenlerdir.” (Araf:45)

– “Cennetlikler ve cehennemlikler arasında bir perde ve herkesi tanıyan adamlar vardır ki bunlar,cennete girmeyi umarak cennet ehline: “Selam Size!” diye seslenirler. (A’raf:46)

– “Onlar Cehennem ehlini görünce: “Ey Rabbimiz bizi zalimlerle beraber bulundurma! Derler.” (Araf:47) Zalimlere de şöyle seslenirler: Çokluğunuz ve büyüklük taslamanız size hiçbir şey sağlamadı” derler. (Araf:48) Cennet ehline de: “Girin cennete, size korku yoktur” derler. (Araf:49)

-“Cehennemlikler cennetliklere: “suyunuzdan ve Allah’ın size verdiği rızıktan biraz da bize verin!” diye seslenirler. Onlarda: “Allah bunları kafirlere haram kılmıştır” derler(Araf:50)

– “O kafirler ki, dinlerini bir eğlence ve oyun edindiler de dünya hayatı onları aldattı. Onlar bu şekilde karşılanacaklarını unuttukları ve ayetlerimizi inkar ettikleri gibi bizde bugün onları unuturuz.” (Araf:51)

Bir ayette: “Başınıza gelenler yaptıklarınız yüzündendir”(Şura:30) buyrularak kimseye haksızlık edilmeyeceği bildirilmiştir.

Diğer ayetlerde de cehennemliklerden şöyle bahsedilir:

– “Onlar kanla irinden başka bir şey yemezler.” (Hakka:36)

– “Şüphesiz zakkum ağacı, günahkarların yemeğidir. O, karınlarında maden eriği gibi, suyun kaynaması gibi kaynar. Allah zebanilere emreder: “Tutun onu, cehennemin ortasına sürükleyin! Sonra başına azap olarak kaynar su dökün! ve deyin ki: “Hani sen kendince üstündün, şerefliydin!” (Duhan:43-50)

Demek ki, ölüm haberi duyurulurken “Falan, falan veya eşraftan demek veya mezar taşındaki övgüler fayda vermeyecek.

 

C – CENNET  –  CEHENNEM EHLİ

 

Cennet Ehli kimdir?

 

İnsanın hem cennette hem de cehennemde yeri vardır. Nereyi ister, nereye hazırlanır, neresi için gayret gösterirse, oradaki yerine gider. Hz.Peygamber (as) şöyle buyurur.

– “Cennetlik olarak ölenler, kim olursa olsun 30 yaşlarında olarak cennete gider. Artık ihtiyarlamaz. Cehennemlikler için de durum böyledir.” (İbrahim Canan Hadis Ans:14/263)

– “Cennete ne zengin, ne cimri, ne de kaba, merhametsiz girebilir.” (Age:14/270)

– “Eğer cennet kadınlarından biri, dünyaya şeref verip gelse, bütün yer yüzünü misk kokusuyla doldurur. Ve güneş ile ayın berraklığını köreltir.” (Ali Arslan Kadınlara hitap:1483)

– “Cennet ehli, cennette yer, içer, tükürmez, sümkürmez, küçük, büyük abdest bozmaz.”  (İ Canan, Hadis Ans:14/263)

– “Bana cennete giren ilk üç kişi arz edildi; biri şehit,biri iffetini koruyan diğeri de Allah’a ibadetini güzel yapan kimsedir.” (Age:14/269)

– “Yüzler vardır o gün taptazedir, Rablerini göreceklerdir.” (Kıyamet 22-23)

Deniliyor ki inanmayan biri insanlığa hizmet ediyor; neden cennete girmesin?..

Tabi ki; Darwin gibi geriye fitne fesat bırakanla bir şey icat etmiş de ölmüş biri aynı olmayacaktır. Allahü alem.

Mesela; açıktan iman etmeyen Ebu Talip ile Ebu Cehil elbette bir olmaz. Her şey yapılanla orantılı olacaktır.

Direk cennete girmeyen mü’min de, hatta kelime-i şehadet getiren kimsede, cehennem de günahı kadar cezasını çektikten sonra cennete gireceği bildirilmiştir.

Kafirin, Allah yanında hiçbir değeri yoktur. Yaptığı iyiliklerin de hiçbir değeri yoktur. Hatta cami, çeşme yaptırsa da, hayır dağıtsa da Kur’an’da;

-(İmansızların yaptıkları faydalı işler, fırtınalı bir günde rüzgarın savurduğu kül gibidir. Ahirette o işlerin hiçbir faydası olmaz.) [İbrahim 18]

-(Kafirlerin [beğenerek] yaptığı bütün işler, kıyamette boşa gidecek ve cehennemde, ebedi kalacaklardır.) [Tevbe 17]

-(Kıyamette onların yaptıkları her işi toz duman ederiz.)[Furkan 23]

-(Kıyamette en çok ziyana uğrayanlar, iyi işler yaptıklarını sanıp da, bütün çabaları boşa gidenlerdir.) [Kehf 103-104]

-(Ahirette onlara ateşten başkası yoktur, yaptıkları işler boşa gitmiştir.) [Hud 16]

-(Kafir olarak ölenlerin yaptıkları işler, dünyada da,ahirette de boşa gider, cehennemde devamlı kalırlar.) [Bekara 217]

Diyorlar ki;

“Efendim Edison cennete girmeyecek de falan mı girecek?” Bu yanlış. Başka ülkeden biri, T.C vatandaşı olan biri gibi bazı haklardan yararlanabilir mi? Pasaport olmadan bir yere sokuyorlar mı? İman olmadan da cennete girilemez. Cenab-ı Allah sınır koymuştur.

 

Peygamberimiz;

– “İmanı olmayan cennete giremez” buyurur.

– “Bid’at ehlinin hiçbir ibadeti kabul olmaz.”

– “Kafir bir iyilik yaparsa. Ona karşılık dünyalık verilir. Mü’mine gelince Allah onun iyiliğinin karşılığını ahirete saklar. Ona dünyada da rızık verir. (R.Salihın: 431) buyurur.

Hayberin Fethinde çoban savaşa katılmak istediğini söyler. Peygamber ona İslam’ı anlatır, imana davet eder. Çoban iman eder, biraz sonra savaşa katılır, şehid düşer. Fetih sonrası Peygamber çobanın cesedini görür ve : “Şimdi huriler onun yüzündeki toprakları siliyor’’der.  “Az iş yaptı çok sevap kazandı” diye ilave eder.

Kafirin ödülü dünyadadır. Nedir o? Allah onu diğer kulları gibi rızıklandırır. Halk tarafından takdir edilir,övülür.Veya yaptığının karşılığını para olarak alır.Menfaat olarak alır. Bir de adı anılır. Alacağı mükafat budur. Ahirete inanmayanın ahiret mükafatı olmaz.

 

D- KUR’AN-I KERİME GÖRE CENNETLİKLER KİMLERDİR

 

Kur’an, hak edip, cennetle mükafatlandırılacak olanlardan şöyle bahseder:

– “İşte ahiret yurdu! Biz onu yer yüzünde böbürlenmeyi  ve bozgunculuğu arzulamayan kimselere veririz. (En güzel) akıbet, takva sahiplerinindir. (Kasas.83)

– “İman edip iyi davranışlarda bulunanlara, içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele!” (Bakara:25)

– “İman edip,yararlı iş yapanlara gelince, onlar cennetliktir.Onlar orada devamlı kalırlar.” (Bakara:82)

– “Takva sahipleri için, Rableri yanında, içinden ırmaklar akan, ebediyen kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın hoşnutluğu vardır. Allah kullarını çok iyi görür.” (Al-i imran:15)

– “Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allah tarafından bir ikram olarak altlarından ırmaklar akan, ebedi olarak kalacakları cennetler vardır. İyiler için Allah katındaki nimetler daha hayırlıdır.(Al-i imran:198)

– “Kim Allah’a Peygamber’e itaat ederse, Allah onu altından ırmaklar akan cennete koyacaktır.” (Nisa:13)

– “Güzel davrananlara daha güzel karşılık, birde fazlası vardır.Cennet ehlidirler…” (Yunus:26)

– “İnanıp, güzel işler yapan ve Rablerine gönülden boyun eğenlere gelince, işte onlar cennet ehlidir.” (Hud:23)

– “Allah’ın azabından korkup, rahmetine sığınıp takva sahipleri, cennetlerde ve pınar başların da olacaklardır.” (Hıcır:45)

– “Tevbe eden,iman eden ve iyi davranışta bulunanlar, hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın cennete gireceklerdir.” (Meryem 60-61)

– “İşte onlara sabretmelerine karşılık cennetin en yüksek makamı verilecek, orada hürmet ve selamla karşılanacaklardır.” (Furkan:75)

“Cennetlikler: “Bize verdiği sözde sadık olan ve bizi istediğimiz yerinde oturacağımız bu cennet yurduna varis kılan Allah’a hamd olsun. İyi amelde bulunanların mükafatı ne güzelmiş!” derler. (Zümer:74)

– “Kim bir kötülük işlerse, onun kadar ceza görür. Kim de kadın veya erkek, mü,min olarak faydalı bir iş yaparsa, işte onlar, cennete girecekler; orada hesapsız rızık verilecektir.” (Mü’min:40)

– “Ey ayetlerimize inanan ve Müslüman olan kullarım! bugün size korku yoktur. Sizler üzülmeyeceksiniz de. Siz ve eşleriniz ağırlanmış olarak cennete giriniz.” (Zuhruf:68-70)

– “Rabbimiz Allah’tır’’deyip sonrada dosdoğru yaşayanlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. Onlar cennet ehlidirler. Yapmakta olduklarına karşılık orada ebedi kalacaklardır.” (Ahkaf:13-14)

– “İşte size vaad edilen cennet ki o, Allah’a yönelen, emirlerine riayet eden, görmediği halde Rahman’dan korkan ve Allah’a yönelmiş bir kalp ile gelen kimselere mahsustur. Oraya selametle girin. İşte bu, ebedi yaşamanın başladığı gündür. Orada kendileri için diledikleri her şey vardır. Katımızda dahası da vardır.” (Kaf:32-35)

– “Allah’a isyandan sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar.” (Zariyat:15)

– “Rabbinin huzurunda durmaktan korkan kimselere iki cennet vardır.” (Rahman: 46)

–  Kitap sağ tarafından verilen: “Alın kitabımı okuyun. Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum” der. Artık o meyveleri sarkmış yüce bir cennette, hoşnut kalacağı bir hayat içindedir.” (Hakka:19-23)

– “O gün bir takım yüzler vardır ki; mutludurlar. Dünyadaki çabalarından hoşnut olmuşlardır. Yüce bir cennettedirler. Orada boş bir söz işitmezler. (Gaşiye:8-11)

– “Cennetlikler, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula,yetime ve esire yedirirler. (İnsan:8)

 

a) Cennet ehlinin Cehennem ehliyle konuşmaları şöyle anlatılıyor:

 

– “Şüphesiz günahkarlar, dünyada iman edenlere gülerlerdi, onlarla kaş göz hareketiyle alay ederlerdi. Bundan da keyiflenirlerdi. Mü’minler için; “Bunlar sapıtmış” derlerdi. Ahirette de iman edenler, Kafirlere gülerler. Kafirlere yaptıklarınızın cezasını buldunuz mu? derler.” (Mutaffifin:29-36)

– “Cennettekiler günahkarlara: “Sizi şu yakıcı ateşe sokan nedir?” diye sorarlar. Onlar;

– “Biz namaz kılanlardan değildik” derler. İlave ederler: “Yoksulu doyurmuyorduk, batıla dalıyorduk, ceza gününü yalan sayıyorduk, sonunda da ölüm geldi çattı” derler. (Müddessir:40-47)

– “Cennet ehli cehennem ehline: “Biz Rabbimizin bize vaad ettiğini gerçek buldunuz mu?” diye seslenirler. “Evet deler ve aralarından bir çağırıcı, Allahın laneti zalimlerin üzerine olsun! diye bağırır.’’(A’raf:44)

– “Cehennem ehli,cennet ehline: “Suyunuzdan veya Allah’ın size verdiği rızıktan birazda bize verin!” diye seslenirler. Onlarda: “Allah bunları kafirlere haram kılmıştır” derler. (A’raf:50) “O kafirler ki, dinlerini eğlence ve oyun edinirlerdi, dünya hayatı onları aldatmıştı…” (A’raf:51)

– “İki arkadaştan biri, kıyamet günü arkadaşını arar, bulur” Bana, sende ahirette dirilmeye inananlardan mısın? Biz toprak olduktan sonra diriltilip cezalandırılacak mıyız? Diyordun der ve arkadaşını cehennemin ortasında görür ona: “yemin ederim ki, sen az daha benide helak edecektin. Rabbimin hidayeti olmasaydı şimdi bende cehenneme girenlerden olurdum,” der. (Saffat:50-59)

– “Yüzler var ki; o gün ışıl ışıl parlayacak, Rablerine bakacaklar, onu görecekler.Yüzlerde vardır li; o gün somurtacaktır.” (Kıyame:22-24)

– “Ayetlerimiz okunduğu zaman “Eskilerin masalları” diyenin işlediği günah yüzünden kalbi kararmıştır. Onlar kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum kalırlar.”  (Mutaffifin:13-15)

-Allah mü’minlerden, mallarını ve canlarını cennet karşılığında satın almıştır.’’ (Tevbe:111)

Bazı ayetlerde geçen cennetlik kimseleri sizlere aktarmaya çalıştık. Rabbim hepinizi cennetlik kullarından etsin inşallah.Anlatacağım şu olaya dikkat edelim:

Papanın biri Yıldırım Beyazıt’a sorar:

– “Cennettekilerin tuvalet ihtiyacı duymayacağına nasıl inanabiliyorsunuz? Yıldırım:

– “Cennette insanlar yiyip içtiği halde tuvalet ihtiyacını duymayacaklar.Tıpkı ana karnındaki çocuk gibi. Çocuk tuvalet yapacak olsa ana hemen ölür.

Papaz tekrar sorar:

– “Cennetteki Tuba ağacının dallarının herkese uzanıp meyve vereceğine inanıyorsunuz, bu  nasıl olur? Yıldırım:

– “Güneş ışığının her yere, herkese ulaştığı gibi. Güneş her yeri herkesi aydınlatır, ısıtır, neden olmasın” der.

Papaz susunca, Beyazıt bir soru ben sorabilir miyim?” der.

– “Cennetin kapısında ne yazılıdır? Papazlar:

– “Uzun uzun düşündükten sonra bilemiyoruz” der. Ama tahmin ediyoruz: “Eşhedüenlailahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abdühü va Rasulüh” derler.

Beyazıt oradakilere;

– “Gelin hep beraber söyleyelim” der. Hep beraber “Eşhedüenlailahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abdühü vaRasulüh” derler.

Gelin, gönülden bizde söyleyelim ki; cennetin kapısından girelim, söylüyor muyuz? “Eşhedüenlailahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abdühü ve Rasulüh”

Şu olayı da iyi değerlendirelim:

Peygamberimiz (sav) dünyaya geldiğinde Ebulehebin hizmetlisi sevbiye ona doğum müjdesini vermişti. Ebuleheb de sırf ırkcı düşünce ile sevbiyeyi azad etmişti.

Ölümden sonra Ebulehebi rüyada gördüler. Sordular:

– Ne haldesin,nasılsın?

– Cehennemdeyim, azab görüyorum. Yalnız pazartesi geceleri azabım biraz hafifliyor.  Parmaklarımın arasını emiyorum. Çünkü su çıkıyor, onu emiyorum. Sebebi de sevbiye müjde vermişti, sevinmiştim, onu azad etmiştim de ondan” cevabını vermiştir.

Bakın Hz. Peygamber için bir anlık sevinç pazartesi geceleri azabı hafifletiyor.

Vezir, Şairi zehirletir.Şair zehirlendiğini anlayınca sofradan kalkıp giderken, vezir:

-Nereye?diye sorar. Şair:

– “Gönderdiğin yere” der.Vezir:

– “Babama selam söyle” deyince, şair,

– “Cehenneme gitmiyorum’’cevabını verir.

Cennet de cehennem de dünyada kazanılır. Yapılan işler, insanı ya cennete ya cehenneme götürecektir.

Allah:

– “Kafirler için hazırlanmış,yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennemden sakının.” (Bakara:24)

– “Kimsenin kimseye fayda vermediği günden sakının.” (Bakara:123)

– “Ahireti verip dünya hayatını satın alanların azabı hafiflemeyecektir.” (Bakara:86) buyuruyor ve uyarıyor.

Cennete güzel amellerle gidilir.

Diğer peygamberlerin bile nefsi nefsi deyip, kendini düşündüğü kıyamet gününde, Allah’ın izniyle, Hz.Peygamberin şefaatiyle gidilir. Şefaat etme hakkı peygamberimize aittir. Salih kullar, belki insanın hidayetine vesile olabilir, ama şefaat edemezler.Onlarda, Hz.Peygamberin şefaatine muhtaçtır.

Kur’an’ın bildirdiğine göre: “Allah’ın razı olduğu kimseden başkasına şefaat yoktur.’’ (Enbiya:28). “Allah’ın izni olmadan kimse şefaat edemez.” (Bakara:255)

Hz.Peygamber kızına, “Peygamber kızıyım diye güvenme” demiştir. Hz. İbrahim babasını, Lut eşini, Nuh oğlunu kurtaramamıştır.

Tasarruf yetkisi, sadece Allah’a aittir.

İbrahim(as), ateşe atılınca Cebrail’in yardımını bekleseydi,ateş onu yakardı, denmiştir.Yusuf (as), zindan da arkadaşından yardım bekledi; daha uzun süre hapiste yattı. Kutsi Hadiste: “Allah’tan başkasından yardım isteyene kıyamet günü: “Git o seni kurtarsın” denilecektir. “O sana versin” denilecektir buyrulur.

Falan bize yardım etti işimiz oldu demek ve sıkıntı anında yetiş ey falan demek yanlıştır.

Kurtuluş, hidayet Allah’a aittir. İltica sadece Allah’a olur. Şeyh, son anda imanlı gitmeye yardımcı olamaz. Hz.Peygamber amcası EbuTalip’i dua etti, yıkadı gene kurtaramadı.

Kurtuluş imana, amellere ve son nefese bağlıdır.

Ayrıca: “Bize Kur’an yeter” demek bile yanlıştır. İslam’da kaynak dörttür. Hal böyleyken, Bir “Allah dostunun kitabı bize yeter.” demek şahısları Peygamberin önüne geçirmek, insanın helakına sebep olur. Allah korusun, Allah sonumuzu hayreylesin.

Bir hadiste: “Cennete gitmek isteyen çokca namaz  kılsın” buyrulur.

Kur’an da şöyle bildiriliyor: “Cehennemdekilere sorulur: Sizi buraya getiren nedir? Onlar: “Biz namaz kılanlardan değildik” derler.

İnanmadan, ibadet etmeden cennet yoktur.

 

c) Bu konudaki bazı ayetlere göz atalım:

 

İman etmeyenler için Allah şöyle buyurur: “O kimseler ki; ahirette kendilerine ateşten başka bir şey yoktur. Yaptıkları ameller boşa gitmiştir. Zaten bütün yapmış oldukları şeyler boştur.’’ (Hud:16)

– “Onların hayır diye bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Ve onlar ebedi olarak ateşte kalıcıdırlar.” (Tevbe:17)

– “Onlardan ölen hiçbir kimse üzerine namaz kılma, Kabri başında durma (cenazesine katılma, kabrini ziyaret etme) Çünkü onlar, Allah’ı ve Resülünü tanımadılar. Kafir olarak can verdiler.” (Tevbe:84)

– “O inançsız kimselerin dünyadaki yaptığı çalışmalar,boşuna gitmiştir. Halbuki güzel iş yaptıklarını sanırlar. İyi diye, hayır diye yaptıkları bütün ameller boşa çıkmıştır. (Kehf:104-105)

Bu ayetlere göre iman etmeyenin ahirette alacağı bir mükafat yoktur. O mükafatını dünyada almıştır.

Ayrıca Bakara Suresinin 111. ayetinde: “Yahudiler: “Cennete ancak Yahudi olanlar girer.” Hıristiyanlar da: “Cennete ancak Hıristiyan olanlar girer.” dediler. “Bu onların kuruntularıdır.” buyrulmuştur.

İnsanın yaptığı iyi işlere mükafat verilebilmesi için, o kişinin önce inanmış olması sonrada itikadının? düzgün olması lazımdır. Şirk koşarak, bid’at işleyerek Müslüman kalınmaz.

Nisa suresinin 48.ayetinde: “Allah şirki (küfrü, bozuk imanı) asla afetmez” buyrulmuştur.

Tevbe suresinin 113.ayetinde: “İnanmayana mağfiret dilemek, Müslüman’a yakışmaz.”  buyrularak Müslüman uyarılmıştır.

Tevbe suresinin 80.ayetinde de Peygambere inanmayanın bağışlanmayacağı bildirilmiştir.

İnanmayan bir kimsenin şehit olmadığı gibi, inanmayan cennete giremez, cennet nimetlerinden istifade edemez.

Allah’ın 99 isminden biri olan Rahman: iyi olsun, kötü olsun, mü’min olsun, kafir olsun ayrım yapmadan dünyada nimetini herkese veren, Rahim ise ahirette nimetlerini sadece mü’minlere veren Allah demektir.

Dünya ahiretin tarlasıdır. Cennete girmek için ilk şart imandır. Ondan sonra da ameldir. Bunlar olmadan cennete girilmez.

Bir hadiste şöyle bildirilir:

– “Cennet size ayakkabınızın bağından daha yakındır.Cehennem de öyledir.”  (Buhari, Rihak:29)

Resul-i Ekrem (sa) buyurdular:

-‘’Ey ümmet ve ashabım!Siz bana altı şeye riayet edeceğinize söz veriniz,bende size cenneti tekeffül edeyim,cennetlik olacağınıza dair size söz vereyim.

1.Konuştuğunuz zaman doğru söyleyiniz.

2.Vaadettiğiniz zaman va’dinizi yerine getiriniz.

3.Size bir şey emanet edilirse onu yerine eda ediniz.

4.Cinsi uzuvlarınızı zinadan koruyunuz.

5.Gözlerinizi harama yumunuz.

6.Ellerinizi haramdan çekiniz, harama yaklaştırmayınız.

Enes b.Malik radıyallahu anh’den: Resulullah (sa) buyurdular:

-Şimdi size cennetliklerden bir adam çıkagelecektir. Bir de baktık ki; Ensar’dan, abdest suyu sakalından damlayan ve ayakkabılarını sol eline almış bir adam çıka geldi. Ertesi günü olunca Resulü Ekrem(as) yine evvelki gibi söyledi.Bu adam gene birincide olduğu gibi çıkageldi.Üçüncü günü Resulü Ekrem (sa) Efendimiz aynı sözü tekrar etti.Yine aynı adam ilk hali gibi çıkageldi. Resulü Ekrem (sa) kalkınca Abdullah bin Amr o adamı takip etti ve dedi ki;

-Ben babamla münakaşa ettim. Üç gün onun yanına girmeyeceğime yemin ettim.Eğer sen beni bu zaman zarfında yanına alıkoymayı munafık görürsen öyle yap.

Adam;

-Olur, dedi,

-Üç geceyi onunla bir arada geçirdik. Fakat gece kalkdığını görmedim.Ancak sabah namazına kadar uyandıkça Allahü Teala’yı zikretdi ve tekbir getirdi. Abdullah dedi ki;

– Onun hayırdan başka bir şey söylediğini işitmedim. Üç gün geçince sanki onun amelini küçük görür gibi dedim ki;

– Ey Allah’ın kulu,babam ile benim aramda bir ayrılık ve ihtilaf vakı’ değildir. Fakat Rasulü Ekrem (sa)’in senin için üç kere (Şimdi size cennetliklerden bir adam çıkagelecektir) dediğini işittim.. Üç defasında da sen çıkageldin. Amelini anlamak için senin yanında  kalmak istedim. Böylece sana uymak istedim.Fakat büyük bir amel işlediğini görmedim. Seni Rasulü Ekrem (sa) Efendimizin söylediği mertebeye ulaştıran nedir? dedim.

Dedi ki;

-Şu gördüğünden başkası değildir.

Ben dönünce bana seslendi ve dedi ki:

-Ancak ben Müslümanlardan hiçbir kimseye kalbimde bir hile ve kin tutmam ve Allah’ın verdiği herhangi bir hayırdan dolayı hiçbir kimseye asla hased etmem. Bunun üzerine Abdullah:

-İşte seni bu dereceye ulaştıran budur, dedi.

İnsanı cennete götürecek amelin riyadan uzak, sırf Allah rızası için yapılmış ve devamlı olması gerekir.

 

d) Cehennemdekiler neler yiyecekler?

 

Günahkarların nasıl azab göreceği de Duhan suresi 43-50. ayetlerde söyle anlatılır:

– “Ahirette zakkum ağacı günahkarların yemeğidir. O, karınlarda maden eriği gibi, suyun kaynaması gibi kaynar. Allah: “Tutun onu cehennemin ortasına atın. Başına kaynar su dökün der. Zebanilerde onu tutup cehenneme atarlar,başına kaynar su dökerler.’’

– “Ahirette günahkarlar, kanlı irinden başka bir şey yemeyeceklerdir.’’(Hakka:36-37)

– “Cehennemdekiler kaynar su ve irin tadarlar.” (Nebe:27)

Kıyamet günü Allah kulun kötü amellerini önüne koyup soracak.

– “Beğendin mi?” Kul:

– “Hayır!” diyecek

– “Senin beğenmediğini ben nasıl beğeneyim”

Allah kimseye zulmetmez.

Kim faydalı amel işlerse kendi lehinedir kimde kötülük işlerse kendi aleyhinedir. Rabbin kullarına zulmedici değildir.” (Fussılat:46)

“De ki; Dileyen iman etsin, dileyen küfretsin.” (kehf:29)

“Başınıza gelen müsibetler ellerinizle işlediklerinizden dolayıdır.” (Şura:30)

Yunus: 44 de: “Allah kimseye zulmetmez insanlar kendi kendilerine zulmederler.”  buyrularak.

Cehennemdekilerin kan, irin, kızgın su ve zakkum gibi şeyler yemelerinin bir hak etme olduğu belirtilmiştir.

– “Elbette zakkum ağacından yiyeceksiniz.” (Vakıa:52)

– “Azgınlar cehennem de çağlar boyu kalırlar, orada bir serinlik yada susuzluk gideren bir içecek tatmazlar. Ancak dünyada yaptıklarına uygun karşılık olarak kaynar su ve irin tadarlar.” (Nebe:23-26)

 

 

E – PEYGAMBER MİRAÇTA NELER GÖRDÜ?

 

Peygamber Aleyhiselam Miraçta Gördüklerini Şöyle Anlatır:

 

1- “Göğe çıkarıldığım gece Cebrail (as)’ı gördüm, Allah korkusundan eski kilim gibi titriyordu.” (Ramuz el Ehadis:353/6)

 

2- “Efendimiz (sav), “Miraçta ümmetler bana gösterildi, ümmetimin çokluğu beni sevindirdi. Razı oldun mu? diye bana soruldu,ben de evet razıyım, dedim. Yetmiş bin kişi hesapsız Cennete girecek, denildi. Bunlar kin tutmayan, efsun ettirmeyenler, Allah(cc)’ya tevekkül edenler” dendi, der.

3- “Miraca götürüldüğüm gece cennette yüksek seviyede yapılmış köşkler gördüm.” Cebrail’e:

– “Bunlar kimin içindir, diye sordum.” Cebrail şöyle cevap verdi:

– “Öfkesini yenenler ve insanları af edenler içindir.” (Age.287/11)

4- Karınları şiş kimseler gördüm. Firavun taifesi onları çiğniyorlardı.

-Kim bunlar, dedim. Cebrail:

-Faiz yiyenler, dedi.

5-Bazısı pislik yiyor, bazıları avret yerlerinde bir yama ile hayvanlar gibi otluyor, bazıları memelerinden, bazıları ayaklarından asılı bir topluluk gördüm:

-Kim bunlar,diye sordum.Cebrail:

-Zina eden,çocuklarını öldürenlerdir,dedi.

6-Kendi etlerini yiyenler, derilerinden kesilip ağızlarına tıkılanlar gördüm.

-Kim bunlar? diye sordum, Cebrail:

-Dedikodu yapanlar, dedi.

7-Eken, hasat yapan bir topluluk gördüm. Hasat tamamlanır tamamlanmaz olduğu gibi ekinlerin yerine geldiğini gördüm:

-Bunlar kim? dedim. Cebrail;

-Bunlar Allah yolunda gayret sarf edenlerdir, dedi.

8-Başları taşla ezilen bir topluluğa rastladım. Başlar eziliyor kısa zamanda eski haline dönüyor, tekrar eziliyordu.

-Kim bunlar? dedim. Cebrail(as);

-Başları secdeye varmayan ve namaz kılmayan kimselerdir, dedi.

9-Bir demet odun toplayan, fakat taşıyamayanlar gördüm.

– Kim bunlar? dedim. Cebrail(as);

-Emanete ihanet edenler, dedi.

10-Dil ve dudakları kesilen, kısa zamanda iyileşen, tekrar kesilenler gördüm.

– Kim bunlar? dedim. Cebrail(as);

-İnsanları, fitneye çağıran, aralarına fitne sokanlardır, dedi.

11- Dudakları deve dudağı gibi kimseler vardı. Parça parça et kesiliyor, ağızlarına da ateşten taş koyuyorlar, taşlar dübürlerinden çıkıyordu.

– Kim bunlar? dedim.Cebrail(as);

-Hak yiyenler, dedi.

12- Bir topluluk gördüm önlerinde sofra vardı. Sofra güzel yemeklerle donatılmıştı, onlar o yemekleri bırakıp pislik yiyorlardı.

-Kim olduklarını sordum.

-Helal eşlerini bırakıp harama yönelenlerdir, denildi.

Allah Resulü, görülmesi hoş olmayan bu manzaraları görmüş, ibret almamız için bize anlatmıştır. Ayrıca bu olaylar, Allah’ın bize mesajlarıdır. Bundan başka Allah Resulü şu manzaralarla da karşılaşmıştır.

13- Miraç gecesi, bir kavme uğradım ki;karınları evler gibi şiş idi. Bu şiş karınlar, yılanlarla dolu idi ve yılanlar dışardan gözüküyorlardı.Ben “Ey Cebrail!Bunlar kimlerdir? diye sordum.” “Bunlar faiz yiyenlerdir’’dedi. (Kütüb-i Site:17/264 + Ramuz el Ehadis:15/6)

14- “Miraca çıkarken Kudüs’e yakın bir yerde Musa Peygambere uğradım. Kabrinde uyakta namaz kılıyordu.” (Age:15/4)

15- “Miraca çıkarken bir topluluğa rastladım. Dudakları ateşten makaslarla kesiliyordu. Ardından dudaklar tamamlanıyordu. Ey Cebrail! Bunlar kimlerdir? diye sordum. Bunlar senin ümmetinin hatipleridir, yapmadıklarını söylerler, Kur’an-ı okurlar fakat onunla amel etmezlerdi” dedi. (Age:15/5)

16- “Adem’in sağında güzel koku çıkaran bir kapı,solunda da kötü koku çıkaran bir kapı vardı. Sağdaki kapıya bakıp gülüyor, soldaki kapıya bakıp ağlıyordu. Cebrail(as) sordum:

-Bu kimdir?

-Baban Adem, sağdaki cennet kapısıdır. İnsanların oraya gittiğini görünce gülüyor. Soldaki kapı cehennem kapısıdır. İnsanların oraya gittiğini görünce ağlıyor.” (Büyük Hadis Külliyati:5/52) dedi.

Bunların hepsi vahyin bir parçasıdır. Her Müslüman bu olayları göz önünde tutarak yanlış yapmamaya çalışmalıdır.

17- “Miraç gecesi cennetin kapısı üzerinde şu yazıyı gördüm:”Borç verme sadakadan efdaldır.” sebebini sordum.Cebrail:”Dilenci, yanında çoğu zaman para olduğu halde sadaka ister.Borç yiyen ise, ihtiyaçtan dolayı ister.”dedi.”

18- Miraç gecesinde, bakır tırnakları olan bir kavme uğradım.Bakır tırnaklarla yüzlerini (ve göğüslerini) tırmalıyorlardı.

“Ey Cebrail! Bunlar da kim?” diye sordum. Cebrail(as) şöyle buyurdu:

“Bunlar, insanların etlerini yiyenler (gıybetini yapanlar) ve ırzlarını (şereflerini) çiğneyenlerdir.” (Ebu Davut Edep:40)

Allah Resulü miraçta daha bir çok olayla karşılaşmış  ve ibret verici manzaralarla karşılaşmıştır. En ibretli olaylardan biri de şudur:

19- Semure İbn’u Cündeb (ra) şöyle anlatır:

Bir sabah Allah Resulü her zaman sorduğu gibi :

-Sizden rüya gören yok mu?diye sordu.Kendisinin rüyasını anlattı:

“Bana iki kişi geldi, “yürü” dedi, yürüdük. Yatan bir adamın yanına geldik. Yanın da da elinde kocaman bir taş olan adam duruyordu. Adam o taşı o adamın başına vuruyordu. Böyle devam edip gidiyordu. Ben:

“Sübhanelleh,nedir bu hal?” dedim.

-Yürü!Yürü! dediler.Yürüdük, sırtüstü yatan birinin yanına geldik.Onun yanında da elinde kancalar bulunan bir adam duruyordu.Bu demir çengelle yüzünün bir tarafını parçalıyordu. Sonra diğer yüzünü parçalıyordu. İyileşince tekrar bu işi yapıyordu. Ben:

-“Sübhanelleh, nedir bu hal?” dedim. Yürü!Yürü! “ dediler.

Yürüdük. Fırın gibi bir yere geldik.Bir adam nehirde yüzüyor. Bir adamda yanındaki taşlarla o adamın her kenara gelişinde o taşları ağzına atıyordu. Bu kim dedim.” Yürü!Yürü! dediler.

Çirkin görünümlü bir adamın yanına geldik. Böyle çirkin birini görmemişsinizdir.Adam ateş yakıyor etrafında dönüyordu. Kim bu diye sordum.”Yürü” dediler. Yürüdük. Büyük bir ağacın yanına geldik.Bu ağaç büyük ve güzeldi.Beraberce ağaca çıktık. Altın ve gümüş malzeme ile yapılmış evler gördük. Bizi,bir yarısı güzel,bir yarısı çirkin insanlar karşıladı. Yanımdakiler onlara bir nehir gösterip “gidin,yıkanın” dedi.Onlar yıkandı ve çirkinlikleri yok oldu. Bana oranın cennet olduğunu söylediler.Makamımı gösterdiler.Girmek istedim, sokmadılar.

Onlara sordum.Bana şöyle anlattılar:

– Taşla başı yarılan,Kur’an-ı ve namazları terk edendir.

– Yüzü parçalanan,yalan söyleyen,etrafa yalan yayan kimsedir.

– Fırındakiler,zina yapanlardır.

– Kan nehrinde yüzüp ağzına taş atılan,faiz yiyendir.

– Ateş yakıp etrafında dönen, cehennem bekçisidir.

– Bahçedeki uzun boylu, İbrahim (as) dır. Çocuklar ise buluğa ermeden ölen çocuklarıdır.Biri:

– Müşriklerin çocukları da mı? diye sordu.

Peygamber:

– Evet dedi ve anlatmaya devam etti.

– Yarısı güzel yarısı çirkin olanlar,hem iyi hem de kötü amel işleyenlerdir. (Prof. Dr. İ. Canan Hadis Ans: 3/427)

Günahlardan, haramlardan kaçalım.Nasıl kaçalım?

– Miraçta peygamberin gördüklerini hatırlayarak,

– Allah’ın günahtan vazgeçene vereceği sevabı düşünerek,

– Allah’ın azabını göz önüne getirerek,

– Cenneti cehennemi düşünerek,

 

F – CEHENNEM  EHLİ

 

Cehennem ehli, dünyada iken inanmayan inandığı halde isyan edip günah işleyen ve af edilmeyen kimselerdir.

Cenab-ı Allah: “Ayetlerimizi yalanlayanları, hiç bilmeyecekleri yerden yavaş yavaş helake götüreceğiz.” (Araf:182)

-“En büyük ateşe giren kötü kimselerdir.” (A’la:13)

– Onlara: İçinde ebedi kalacağınız cehennemin kapısından girin; kibirlenenlerin yeri kötüdür, denir.’’ (Zümer:72)

-“Kafir olarak ölenin yaptığı bütün iyi işler boşa gider.” (Bakara:217) buyrularak cehennem ehlinin bazı özelliklerini haber vermiştir.

Bu konuda Peygamber (as)’da şöyle buyurur:

-“ Kıyamet günü kafire şöyle denilecek:

-Şayet senin yer dolusu altının olsa, (bu azaptan) kurtuluşun için (onu) feda eder miydin?Görüşün nedir? Denilecek.O:

-Evet,(verirdim) diyecek.

Bunun üzerine kendisine (şu acı hakikat) hatırlatılacak:

– (Halbuki dünyada) senden, bundan daha kolay olanı istenilmişti (de yapmamıştın!)” (Müslim, Sahih, 8/134)

-“Size cehennem ehlini haber vereyim mi? Bunlar kaba, cimri ve kibirli kimselerdir.” (İ.Canan Hadis Ans:14/270)

Mevlamız şöyle buyurur:

“(Ahiret Günü’nü,Cennet ve Cehennem’i) inkar edenler (emirlerimizi ve yasaklarımızı ihtiva eden) ayetlerimizi yalanlayanlar (ve bu inkar ve yalanlama içinde ölenler) yok mu?

Onlar Cehennemlikdirler. Orada ebedi olarak kalacaklardır.”

Amelsiz kişi de tehlikenin içindedir. Aşağıda sunacağımız Kur’an ve Sünnet açıklamaları amelsizlerin nasıl bir tehlike içinde bulunduklarını göstermektedir.

Müddesir Suresi Ayet 4-47:

“(Cennet yaranı olan mü’minler Cehennemlik) günahkarlara soracaklar. Sizi bu ateş azabına sürükleyen ne oldu?

Onlar da şöyle diyecekler:

Biz namaz kılanlardan değildik.

Biz (zekatlarımızla) yoksulları doyurmazdık.

Biz (hayata müslümanca bakarak gerçeği göremediğimiz için batıl yaşantılara ) dalanlarla birlikte batıllara dalar-giderdik.

Biz Kıyamet Günü’nü de yalanlardık.’’

Evet Peygamberimiz tehlikeye değinen hadislerinde şöyle buyurmaktadır.

“Allah, alkollü içkiler içen (tevbesiz) kişiye Cehennemliklerin irinlerinden içirmeye and içmiştir.”

“Karaborsacılar tövbesiz katillerle birlikte Cehennemde azab göreceklerdir.”

“Zina eden erkekler ve kadınlar,kabirlerinde  çıplak olarak tıkılacakları ağzı dar tabanı geniş b ir fırında azablanacaklar. Alevler alttan geldikçe yükselecek çekildikçe yuvarlanacaklar.”

“…Her azgın mizaçlı,hayrı engelleyici,kibirli kişi Cehennemliktir.” (Taç 3/143)

-“İçki müptelası kabrinden kalkar.İki gözü arasında “Allah’ın mağfiretinden mahrumdur” yazılıdır. Faiz yiyen kalkar.” İki gözü arasında: “Allah’ın yanında değeri yoktur.” yazılıdır. İnkar eden de kalkar onun da iki gözü arasında: “Ya kafir ateşten  yerine hazırlan” yazılıdır.” (Rumuz: 508/1)

Bu ayet ve hadislerde cehennem ehlinden olmaya neden olan işler haber verilmiş ve uyarı yapılmıştır. Buna göre kimse “bilmiyordum, haberim yoktu” diyemeyecektir.

 

 G–KUR’AN’I KERİME GÖRE CEHENNEMLİKLER KİMLERDİR?

 

– “Yakıtı, insan ve taş olan cehennem ateşinden sakının. Çünkü o ateş kafirler için hazırlanmıştır.” (Bakara:24)

– “Münafıklar Cehennem’in dibindedirler.Sen onlara asla bir yardımcı ve kurtarıcı bulamayacaksın.” (Nisa Suresi,145)

– “Kim kötülük eder de, kötülüğü kendisini çepeçevre kuşatırsa,işte o kimseler cehennemliktirler. Onlar orada devamlı kalırlar.” (Bakara:81)

– “Kim inkar ederse onu az bir süre faydalandırır,sonra onu cehennem azabına sürükleriz.Ne kötü varılacak yerdir orası!”(Bakara:126)

– “Kötülere uyanlar şöyle derler: Ah, keşke bir daha dünyaya geri gitmemiz mümkün olsaydı da,şimdi onların bizden uzaklaştıkları bizde onlardan uzaklaşsaydık! Böylece Allah onlara işlerini, pişmanlık ve üzüntü kaynağı olarak gösterir. Ve onlar artık çıkamazlar.”(Bakara:167)

– “Bozgunculara “Allah’tan kork!” denilince, benlik ve gurur kendisini günaha sevk eder. (Ceza azap olarak) Ona cehennem yeter. O ne kötü yerdir.”  (Bakara: 206)

– “Bilinmelidir ki,inkar edenlerin ne malları ne evlatları Allah huzurunda kendilerine bir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar cehennemin yakıtıdır.”(Al-i İmran:10)

–  “Kim Allah’a ve Peygamberine karşı isyan eder ve sınırlarını aşarsa,Allah onu devamlı kalacağı bir ateşe sokar ve onun için alçaltıcı bir azap vardır.” (Nisa:14)

– “Şüphesiz ayetlerimizi inkar edenleri gün gelecek biz ateşe sokacağız; onların derileri pişip acı duymaz hale geldikçe, derilerini başka derilerle değiştiririz ki,acıyı duysunlar! Allah daima üstün ve hakimdir.”(Nisa:56)

– “İnkar eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince onlar cehennemliktirler.” (Miada:10)

– “Onların ateşin karşısında durdurulupAh keşke dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak! dediklerini bir görsen!…” (En’am:27)

– “And olsun, biz cinler ve insanlardan bir çoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, kavramazlar. Gözleri vardır, görmezler. Kulakları vardır, işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.” (A’raf:179)

– “Allah’a ortak koşanlar, kendi kafirliklerine bizzat kendileri şahitlik ederken, Allah’ın mescitlerini imar etmeye layık değildirler.Onların bütün işleri boşa gitmiştir ve onlar ateşte ebedi kalacaklardır.” (Tevbe:17)

– “Onların biriktirdiği paralar cehennem ateşinde kızdırılıp,bunlarla alınları, yanları, sırtları dağlanacağı gün,onlara denilir ki;” işte bu kendiniz için biriktirdiğiniz servettir, artık yığdığınız şeylerin azabını tadın.” (Tevbe: 35)

– “Kim Allah ve Resulüne karşı koyarsa elbette onun için , içinde ebedi kalacağı cehennem ateşi vardır.İşte bu büyük rüsvalıktır.” (Tevbe:63)

– “Firavun, kıyamet gününde kavminin önüne düşecek ve onları ateşe götürecektir.Varacakları yer ne kötü bir yerdir.”(Hud: 98)

– “Belki Rabbiniz size merhamet eder; fakat siz yine fesatçılığa dönersiniz, bizde, sizi yine cezalandırırız.Biz cehennemi kafirler için bir hapishane yaptık.” (İsra:8)

– “Siz ve Allah’ın dışında taptığınız şeyler, cehennem yakıtısınız. Siz oraya gireceksiniz.” (Enbiya: 98)

– “Orada onlara inim inim inlemek düşer yine onlar orada hiçbir iyi haber duymazlar.” (Enbiya:100)

– “Ateş yüzlerini yakar, orada suratları çirkin ve gülünç bir halde bulunurlar.” (Mü’minin:104)

– “Onlar kıyameti de yalan saydılar.Biz ise, kıyameti inkar edenler için alevli bir ateş hazırladık.” (Furkan:11)

– “Yüzü koyun cehenneme sürülüp toplanacak olanlar;işte onlar yerleri en kötü,yolları en sapık olanlardır.” (Furkan:34)

– “O gün zalim kimse pişmanlıktan ellerini ısırıp şöyle der: Keşke o peygamberle birlikte bir yol tutsaydım,yazık bana! keşke falancayı (batıl yolcusunu) dost edinmeseydim.” (Furkan:27-28)

– “Allah’a karşı yalan uyduran yahud kendisine hak gelmişken onu yalan sayandan daha zalim kimdir.Cehennemde kafirlere yer mi yok?” (Ankebut:68)

– “Yoldan çıkanlar ise, onların varacakları yer ateştir.Oradan her çıkmak istediklerinde geri çevrilirler ve kendilerine: Yalandır deyip durduğunuz cehennem azabını tadın “ denir!”(Secde:20)

– “Normal şeyleri yemek içmek onlara haram kılınmıştır.”(A’raf:50)

– “İnadcı zorbaya cehennem vardır;kendisine irinli su içirilecektir” (İbrahim:16) “Yudumlamaya çalışacak fakat yutamayacak; her an ölüm gelecek, ölemeyecek, şiddetli azap görecek.” (İbrahim:17)

– “Bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilecek.” (Mukammed:15)

– “Susuzluktan imdat su diyecekler erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su verilecek o ne kötü fena içecektir.” (Kehf:29)

– “Dünyada yaptıklarının karşılığı olarak kaynar su ve irin tadarlar.” (Nebe :24-26)

– “Cehenneme girenlerin içeceği kaynar su ve irindir.”(Sad:57)

– “Zakkum ağacı günahkarların yemeğidir.” (Duhan:43)

– “Kıyamet kopar.İnsanlar huzura çıkar hiçbir şey gizli kalmaz.Kitabı sağından verilenler cennete giderler. Kitabını soldan alanlar: “Keşke bu bana verilmeseydi. Keşke ölüp dirilmeseydim. Malım bana hiç fayda sağlamazdı” der. Cehennemin bekçilerine denir ki:”onun ellerini bağlayın, alevli ateşe atın.” (hakka:13-31)

– “Cehenneme getirilen insan yaptıklarını hatırlar.Fakat bunun ne faydası var. Der ki: “Keşke ahiret için bir şeyler yapıp gönderseydim.” (Fecr:23-24)

– “Ahiret kesindir.Rabbinize varan yol tutun.Biz sizi uyarıyoruz,inkarcı yaptıklarına bakacak: Keşke toprak olsaydım.” diyecek.(Nebe:39-40)

Rabbimiz buyuruyor ki;

– “Ey iman edenler!Allah’tan O’na yaraşır şekilde korkun ve ancak Müslümanlar olarak can verin.” (Ali imran:102)

– “İnkar edenlere cehennem ateşi vardır. Öldürülmezler ki, ölsünler, cehennem azabı da onlara biraz olsun hafifletilmez. İşte biz, küfürde ileri gidenleri, her nankörü böyle cezalandırırız. Onlar orada: Rabbimiz: bizi çıkar” diye feryad ederler. Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? Size uyarıcı da gelmedi mi?  Niçin inanmadınız? Şimdi tadın azabı! Zalimlerin yardımcısı yoktur ” denir”(Fatır:36-37)

– “Zakkum ağacı günahkarların yemeğidir. O, karınlarında erimiş madenin suyun kaynaması gibi kaynar. Allah emreder. Cehenneme atın,başından kaynar su dökün.” (Duhan:43-49)

– “Zakkum ağacından yiyecekler,üstüne kaynar su içecekler.” (Vakıa:52-54)

Bir hadiste: “Cehennem ehlinin yiyeceği zakkumdan dünyaya bir damla damlasaydı, bütün yiyecekleri ve ağız tadını bozardı.” (Tırmiz: 4/707) buyrulur.

– “Ancak günahkarların ,yediği kanlı irinden başka yiyeceği de yoktur.”(Hakka:36-37)

– “Ogün, hakikatleri yalan sayanların vay haline!” (Mürselat:37)

– “Azgınların barınağı olacak cehennem pusuda beklemektedir.”(Nebe:21-22)

– “Azana, dünya hayatını ahirete tercih edene, şüphesiz. Cehennem tek barınaktır.” (Naziat:37-38-39)

Mehmet Zahid Kotku Hz.’leri Şöyle der:

Kıldan ince kılıçtan keskin olan sırat köprüsünde yedi köprü vardır.Her köprüde kul durdurulur ve sorguya çekilir. Cevap veren geçer,cevap veremeyenin vay haline!…

1.      Köprüde sorgu imandandır. İmanı olmayanların vay haline cehenneme düşer.

2.      Köprüde Namazdan

3.      Köprüde Zekattan

4.      Köprüde Oruçtan

5.      Köprüde Hac’dan

6.      Köprüde Cünüplükten temizlenmekten

7.      Köprüde Ana-baba hakkından….(Ehli sünnet Akaidi:34)

– “Hak yolundan sapanlar,cehenneme odun olmuşlardır.”(Cin:15)

– “Azgınların barınağı cehennem pusuda beklemektedir. Azgınlar orada çağlar boyu kalırlar orada bir serinlik yada susuzluk gideren bir içecek tutmazlar. Ancak dünyada yaptıklarına karşılık olarak kaynar su ve irin tadarlar.” (Nebe:21-26)

Zikredilen bu ayetlerle de cehennem ehlinden, onları ateşe götüren işlerden, nasıl azap göreceklerinden ve neler yiyip içeceklerinden bahsedilmiştir.

Sorsak cehennemi kimse istemez. Ama cehenneme götürecek işlerden de vazgeçmez.

İnsanın cennette de cehennemde de yeri vardır. Neresi için hazırlanırsa, hangisinin  yoluna düşerse oradaki yerine gitmiş olur.

Cenab-ı Allah bizi uyarıyor, uyanmayan ve uyarılara kulak asmayanlara :

-“Ben seni uyarmadım mı?” diyecektir.

Atalarımız: “Akıllı insan önceden uyanır, ahmak ise sonra uyanır” demişlerdir.

Rabbim, bizleri, sizleri gaflete dalanlardan etmesin. Cehenneme götürecek iş işleyenlerden etmesin. Ölüm ötesinde pişman olup ah vah edenlerden de etmesin inşallah. Çünkü cehennem ateşine dayanmak zor. Kan, irin, kızgın su ve zakkum yemek mümkün değil…

Ashab-ı kiramdan biri vafet etmişti. Arkadaşları, ondan övgüyle bahsettiler ve ibadetinin çok olduğunu söylediler.

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sessizce onları dinliyordu. Onlar sözlerini bitirnce, Fahr-i Kainat -sallallahu aleyhi ve selem-:

– “Bahsettiğiniz kimse, ölümü çokça anar mıydı?” diye sordu.

Onlar da “hayır” dediler.

-“Peki,nefsinin lüzumsuz ve aşırı isteklerinden çoğu zaman vazgeçebiliyor muydu?”

Ashab-ı kiram:

-“ Hayır,ya Resulallah!” diye karşılık verdiler.

Bunun üzerine Allah Resulu -sallallahu aleyhi ve selem-:

– “Arkadaşınız, bahsettiğiniz kadar değilmiş” buyurdu. (Heysemi,Mecmau’z-Zevaid,X,308-9)

 

H – HADİSLERE GÖRE CENNETLİKLER

 

Hz.Peygamber şöyle buyurur:

– “Miraçta İbrahim (as) ile karşılaştım: Bana: “Ey Muhammed (as) ümmetine benden selam söyle,ve haber ver ki; Cennetin Toprağı temiz,suyu tatlıdır,arazisi düzdür,boştur. Oraya atılacak tohum da “sübhanellahi, velhamdülillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber” cümlesidir dedi.” (İ.Canan, K.sitte:6/113)

– “İstemeyenler hariç,bütün ümmetim cennete girecektir.”

– “Kim istemez cennete girmeyi? Dediler.

– “Kim bana itaat ederse cennete girer,kim asi olur,itaat etmezse o istememiş demektir.” (K.sitte:12/ 436)

– “Şu ümmetim, rahmete mahzar olmuş bir ümmettir. Ahirette azaba maruz kalmayacaktır. Onun azabı dünyadadır. Fitneler, zelzeleler ve katl.” (K.sitte:12/437)

– “Cennete giren, nimete mahzar olur,eziyet görmez, ölümle karşılaşmaz, elbisesi eskimez, gençliği kaybolmaz.”( K.sitte:14/231)

– “Bir kimse cennetlik olarak ölünce ,yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer ve bu yaş hiç değişmez. Cehennemlikler içinde durum böyledir.” (K:Site:14/263)

– “Cennet ehlinin vücudu kılsız,yüzü sakalsız, gözleri sürmelidir, gençlikleri zail olmaz, elbiseleri eskimez.” (K.sitte:14/263)

– “Miraçta benim ümmetimi dövme yapmayanlar, uğursuzluğa inanmayanlar, tevekkül edenler olarak gördüm.”

“Cennet ehli daima genç ve sıhhatli olacaktır, ölmeyecekler, hastalanmayacaklar, ihtiyarlamayacaklar, asla üzülmeyeceklerdir.”

“Cennettekiler parlak yüzlüdürler. Altın gümüş kaplardan yer içerler. Allah’ı zikrederler, genç 33 yaşında olurlar. (İbn-i Hacer Heytemi, Helal Haram:2/758)

Bir münadi cennet ehline şöyle der:

“Siz cennette ebedi kalacaksınız, hastalanmayacaksınız, ihtiyarlamayacaksınız, üzüntü, sıkıntı görmeyeceksiniz. İşledikleriniz karşılığı size cennet verilmiştir.”(Müslim 4/2189)

Yunus suresi:10: “Cennetlikler hallerinden memnun olurlar.”

Cabir(ra)’den:

Resulullah (sav) şöyle diyordu:

“Cennet halkı, orada yerler, içerler, fakat tükürmezler; küçük ve büyük abdestlerini yapmazlar, sümükleri akmaz, burunlarını silmek zorunda kalmazlar.”

“Yedikleri ne olur?” diye sordular.

Peygamber (sav) şöyle cevap verdi:

“Geğirti ve misk gibi ter halinde çıkar.” (Müslim)

Allahü Teala buyurur ki;

“Takva sahipleri, bahçelerde ve orada akan ırmaklar arasındadırlar. (Kendilerine) “Selamet içinde (her türlü korkudan) emin olarak girin cennete” denilir.” (Hicr suresi,46)

“Bugün cennet ehli, zevk ve eğlence ile meşguldürler, arzu ettikleri her nimetin sevinci içindedirler. Kendileri ve zevceleri gölgeler altında, koltuklar üzerinde kurulup dayanmışlardır. Orada onlara taze meyveler ve arzu edecekleri her şey vardır. Kendilerine rahmeti bol olan Rab’den (zaman zaman) selam gelir.” (Yasin suresi,55-58)

– “Bana cennete giren üç kişi arz edildi. Bunlardan biri Şehit, biri iffetli olan iffetini koruyan, biri de Allah’a ibadetini güzel yapan ve efendisine hayırlı olan işçi idi.”(K.sitte :14/269)

– “Cennet ehli,Cennette yerler içerler, ancak tükürmezler, abdest bozmazlar ve sümkürmezler.” (K.sitte:14/263)

– “Cebrail bana geldi.” Allah’a ortak koşmadan ölen cennete girer” dedi. Zina etmiş, hırsızlık yapmış olsada mı? dedim “evet” dedi.” (Ramuz:10/4) (Günahını çektikten sonra)

– “Allah’tan korkun,beş vakit namazı kılın. Ramazan orucunu tutun, malınızın zekatını verin,emir sahiplerine itaat edin ve Rabbinizin cennetine girin.” (Ramuz:14/4)

– “Dört şey cennet hazinesidir.Sadakayı gizli vermek,musibeti saklamak, akrabayı ziyaret ,la havle vela kuvvete illabillah” demek” (Ramuz:70/2)

– “Sözü hoş söyle,Selamı açıktan ver,akrabanı yokla gece herkes uykudayken namaz kıl,o zaman selametle cennete gir.” (Ramuz:72/14)

– “İnsanları cennete en çok Allah korkusu ve iyi ahlak, cehenneme ise iki dudak arası ve iki bacak arası sokar.” (Ramuz:80/3)

– “Cennet ve cehenneme girileceği sırada bir münadi:” Ey birbirlerine karşı haksızlık edenler birbirinizle ödeşin ondan sonra girin.”(Ramuz:44/6)

– “Bir adam, cennete girdiği zaman ana-babasını, hanımını ve çocuklarını sorar.” Onlar senin derecene ve ameline ulaşamadı” derler. O kimse: “Ya Rabbi! ben hem kendim,hem de onlar için amel etmiştim” der.Bunun üzerine yakınlarının da onun yanına getirilmeleri emrolunur.” (Ramuz:44/7)

– “Ben cennette şu kimse için köşke kefilim; Haklı olduğu halde mücadeleyi terk eden,şakada olsa yalan söylemeyen ve insanlar için ahlakını güzelleştiren.” (Ramuz:152/6)

– “Cennete ancak Müslüman girer.Allah bu dini isterse facirlede teyid eder.” (Ramuz:141/6)

– “Cennete girecek ilk üç kişi şunlardır:1-Şehit, 2-Fakir olduğu halde iffetini muhafaza eden ve dilenmeyen, 3-Rabbine ibadeti güzel yapıp, efendisinin hakkını da eda eden köledir. Cehenneme girecek ilk üç kişi de; 1-Halka musallat olan amir, 2-Allah’ın hakkını eda etmeyen zengin, 3-Mağrur olan fakir.”(Ramuz:160/1)

– “Cennete ilk davet edilenler, çok hamd edenlerdir ki, onlar genişlikte de, darlıkta da Allah’a hamd ederler:”(Ramuz:159/2)

– “Cennete ilk önce girecek olanlar doğru tüccardır.”(Ramuz:161/1)

-“ Tevhid cennetin,hamd nimetin bedelidir.Cenneti de amellere göre taksim ederler.” (Ramuz:198/17)

-“Cennet kılıçların gölgesindedir.” (Ramuz:111/8)

– “Siz Rabbinizi izdiham olmadan göreceksiniz,tıpkı şu ayı gördüğünüz gibi (Buna  nail olmak için)gücünüz yeterse sabah ve ikindi namazlarını kaçırmayın,seherde de zikredin.”(Ramuz:135/7)

– “Üç şey vardır ki,bunu ancak ehli cennet yapar:

1.      İlim peşinde olmak,

2.      Ölülere merhametli olmak,

3.      Fukarayı sevmek.”(Ramuz:264/10)

 

Cennetlik bazı işler:

 

“Ebu Hureyre (r.a.)’ den rivayet edildiğine göre Nebi (sa) şöyle buyurdu:

“Sabah veya akşam camiye giden kimseye,her gidişi için Allah cennette bir ikram hazırla(tı)r. (Buhari,Ezan 37)

– “Rab olarak Allah’ı din olarak islami Peygamber olarak Muhammed’i seçip beğendim diyenden daha güzel sözlü kimdir o, cenneti hak etmiştir.” (Ebu Davut,Vitr:26)

– “İlim talep eden, eşine itaat eden kadın,ana babaya ikram ve ihsanda bulunan evlat , Peygamberlerle beraber hesapsız cennete girer.”

– “Cennet anaların ayağı altındadır.” (Ramuz:200/16)

– “Cennet kılıçların gölgesi altındadır.”

– “Allah yolunda ayağı tozlananlara cehennem ateşi haramdır.”

Kutsi hadiste şöyle buyrulur:

“Mü’min kulumun dünya ehlinden sevdiği birini aldığım zaman sabrederse, karşılığı cennettir.” (R.Salih’in: 32/2)

– “Kulumu gözlerinden mahrum ettiğim zaman kulum şikayet etmezse, iki gözüne bedel ona cennet vardır.” (R.Salihın 33/9)

– “Cennet ve Cehennem, sizden birinize nalının kayışı kadar yakındır.”(Ramuz:200/5)

– “Olanca kuvvetinizle temizlenin zira cennete ancak temiz olanlar girecektir.” (Ramuz:258:12)

– “ Üç kimse cennete hesapsız girecektir:

1.     Elbisesini yıkar ama,yerine gideceği başka bir şeyi yoktur,

2.     İki tencere yemeği aynı anda bulunmaz,

3.     Ailesinden içecek bir şey istediğinde “hangisinden” diye soracak durumda olmaz.” (Ramuz: 266/10)

– “Her nimet zeval bulacaktır.Cennet ehlinin nimetleri müstesna.Her kaygının da arkası kesilecektir, Cehennem ehlinin kaygısı müstesna.Fena bir amel yaptığında arkasından iyi bir amel işle ki,onu yok etsin.” (Ramuz:342/15)

– “Hiçbir kul yoktur ki,biri cennette biri cehennemde iki evi olmasın. Mü’minin cennetteki evi yapılır, Cehennemdeki evi yıkılır. Kafire gelince; Onun cennetteki evi yıkılır, Cehennemdeki evi yapılır. (Ramuz:385/10)

– “Cennete ancak merhametliler girer.” (Ramuz:458/6)

– “Ümmetimden yetmiş bin kişi cennete hesapsız girecek: Bunlar: Dağlanmazlar, muska yazmazlar, kötülenmezler, Rablerine tevekkül eden kimselerdir.” (Ramuz:509/3)

– “Kalbinde zerre miktarı kibir olan cennete giremez.Biri: “Bir adam elbisesinin ve ayakkabısının güzel olmasını severse?” dedi. Hz.Peygamber: “Allah güzeldir, güzeli sever” Kibir, hakka razı olmamak ve halka hor bakmaktır.” (Ramuz:486/2)

– “İnsanlar, düşük çocuktan şeyhi faniye kadar, otuz üç yaşında, Ademin yaratılışında, Yusuf’ un güzelliğinde, Eyyubun ahlakında sürmeli,süslü olarak cennete girerler.”(Ramuz:507/6)

– “Kim kıyamet gününe şu üç şeyden uzakolarak gelirse,cennete girer:Kibir,emanete hıyanet ve borç.”(Ramuz:415/7)

– “Kimseden bir şey isteme,sana cennet var.Kızma, cenneti hak edersin. Günde yetmiş kere istiğfar et.Allah yetmiş senelik günahını af eder. “Benim yetmiş senelik günahım yok dersen” baban için, Onunda yetmiş senelik günahı yoksa, ev halkın için,onlarında yoksa komşuların için.” (Ramuz: 473/1)

Hadislerde cennetliklerden ve insanı cennete götüren işlerden işte böyle söz edilmiştir.

Cennetliklerden olmaya çalışarak cennete gitmek,cennetlik iş yaparak cennetliklerden olmak çok kolaydır.

Rabbim bizi cennetlik ve cennette nur cemalini görenlerden etsin.

Ne mutlu dünya ve dünyadakilerin cazibesine kapılmayıp cennetlik olanlara.

Görülüyor ki, dünyadaki azıcık gayretle ebedi saadet ve sonsuz mutluluk elde edilecektir.

 

I –HADİSLERE GÖRE CEHENNEMLİKLER

 

Hz.Peygamber şöyle buyurmuştur:

– “Size cehennem ehlini haber vereyim mi? Onlar, kaba, cimri ve kibirli kimselerdir.” (İbrahim Canan, K.sitte:14/270)

– “Cennete ne zengin, cimri, ne de kaba merhametsiz girer.” (K.sitte:14/270)

– “Yaktığınız ateş,cehennem ateşinin yetmişte biridir.”(K.sitte:14/245)

– “Allahü Teala, azabı en hafif olan cehennemliğe:

– Eğer dünya her şeyiyle senin olsaydı, şu azaptan kurtulmaya bedel, fidye olarak verir miydin? diye soracak. Adam “Evet” diyecek. Bunun üzerine Allah (cc) ona:

– “Dünyada ben senden daha azını istemiştim.” deyecek.(K.sitte:14/223)

– “Allah Rasulüne soruldu:

– Ateşe insanları en çok atan şey nedir?

– “Ağız ve tenasül uzvu” buyurdu.(K.sitte:16/266)

– “Üç kişi vardır cennete girmeyecektir: 1-Anne babasının hukukuna riayet etmeyen kimse, 2-İçki düşkünü olan kimse, 3- Verdiğini başa kakan kimse.” (K.sitte:16/291)

– “Geçerli bir sebep yokken kocasından boşanma talep eden kadın cennetin kokusunu bile duyamaz.” (K.sitte:17/232)

– “Dört grup insan cennete giremez: İçkiye devamlı, faiz yiyen, haksız yere yetim malı yiyen, ana babasına asi olan. (Tevbe ederse mesele yok.) (Ramuz el-ehadis:69/4)

– “Cenneti gördüm,çoğu fakirlerdi.Cehennemi gördüm çoğu zenginler ve kadınlardı.” (Ramuz:73/9)

– “Cehennem ehli kimseler: Böbürlenen, kaba, büyüklük taslayan, mal toplayan, iyiliğe mani olan kimselerdir.” (Ramuz:162/5)

– “Cehennemde öyle bir değirmen vardır ki o,ilmiyle amel etmeyenleri öğütür.” (Ramuz:126/1)

– “Cehennem de bir değirmen vardır ki, alimleri geri döndürür. Cennetten tanıyanlar,onlara:

– Size ne oldu? Biz sizden istifade ettik, buraya geldik!der.

– Biz size bir şeyler verirdik, fakat kendimiz onu yapmazdık, derler. (Ramuz:126/3)

– “Kötü huylular cennete giremez.”

Ebu Umame anlatıyor: Bir adam Peygamberimiz (sas) “- Ey Allah’ın Rasulü, anne ve babanın çocukları üzerindeki hakları nelerdir? diye sordu. Peygamberimiz (sas): “Onlar senin cennet ve cehennemindir” buyurdular. (İbni mace, edep.1) Hadis-i şeriften, ana-babanın rızasını almanın, cennete girmeye; onları kırmanın da cehenneme girmeye sebep olacağı anlaşılmaktadır.

– “Cehennem ehlinin azap yönünden en hafif olanı, ayaklarının alt çukuruna kor ateş konacak tencere gibi kaynatılacak.” (Et’Tergıp ve’t-Terhip 4/487)

– “En hafif azap Ebu Talibin olacak. O iki nalin giyecek ve onunla beyni kaynayacak” (ibni Hacer ElHeytemi, Helal Haram 2/752)

– “Cehennem ehlinin başına kaynar su dökülür, beyinlerinden karınlarına iner, bağırsakları kaynar ve ayaklarından akar gider. Sonra yine eski haline döner.” (Et’Tergıp ve’t-Terhip 4/477)

Allhu Teala buyurur:

“Ayetlerimizi inkar edenleri yakın zamanda ateşe atacağız. Derileri yandıkça yerine başka deri yapacağız ki,azabı iyice tatsınlar. Allah azizdir, hikmet sahibidir.” (Nisa suresi,56)

Ne yapalım “yanar çıkarız” deniliyor. Kolay mı o…..

– “Cehennem ehlinin vücudundan eriyen kan, su ve irinden bir kova dünyaya dökülseydi bütün insanları kokuturdu.” (Tirmizi:4/706)

– “Allah hiçbir hayır işlememiş, cehennemde kömüre dönmüş bir çok kimse, son olarak cehennemden çıkar. Rabbim bunları cennet yolu üzerindeki nehirde yıkar ve cennete koyar.”

Cehennemden çıkan iman sahipleri azap izlerini ebediyen üzerlerinde taşıyacaklardır.

– “Ahiret zorluklarla kuşatılmıştır.Dünya ise lezzetlere ve şehvetlere bürünmüştür. Onun cazibesi sizi ahiretten alıkoymasın.” (Ramuz:154/4)

– “Üç kişiyi cehennem ateşi yakmaz: Kocasına riayet eden kadını,anaya babaya hürmet eden evladı, kahırlı kocanın kıskançlığına sabreden kadını.” (Ramuz:267/5)

– “Üç kişinin gözünü cehennem ateşi yakmaz: Allah yolunda kaybedilen gözü, Allah yolunda nöbet bekleyerek geceleyen gözü, Allah korkusundan yaş akıtan gözü.” (Ramuz:268/2)

– Biri: – Cehennemden ne ile korunayım? Diye sordu. Hz.Peygamber: – Göz yaşı ile zira Allah korkusundan ağlayan gözü ateş yakmaz.” (Ramuz: 243/ 16) buyurdu.

– “Üç kişi cehenneme girer: Dünya için savaşan, ilmi ile ameletmeyen,Çoluk cocuğuna şöhret ve dünya zikri için bakan.” (Ramuz:267/7)

– “Allah yedi kişiyi lanet eder. Tevbe etmezlerse cehenneme sokar: 1-Elini nikah eden, 2-Erkek erkeğe zina eden, 3-İçkiye devamlı olan, 4-Ana-babasını döven, 5-Komşusuna eza eden, 6-Komşusunun karısı ile zina eden.” (Ramuz:296/2)

– “Altı sınıf cehenneme hesapsız girer: Amirler zülmü, Arab ırkçılığı, Çiftçi kibirliliği, tüccar yalanı, Alimler hasedi, Zengin cimriliği sebebiyle cehenneme girer.” (Ramuz:297/5)

– “Cehennemliklere uyuzluk musallat kılınır. Kemikleri görününceye kadar kaşınırlar.” Bize bu ne sebeple musallat kılındı?” derler. Onlara: “Ehli imana eziyetiniz sebebiyle” denilir. (Ramuz:510/8)

– “Cehennem ehli cennetteki yerini görür ve “Keşke Allah bana da hidayet verseydi de, bende orada olsaydım ”der. Cennet ehlide cehennemdeki yerini görür. “Ya, Allah bana da hidayet vermeseydi halim ne olurdu?” der şükreder.” (Ramuz:342/1)

– “Cehennemdekilerin yiyeceği olan zakkumdan bir damla dünyaya damlasa, dünya halkının geçimini ifsat ederdi. Ya yemeği ondan olanın hali nasıl olur?” (Ramuz:355/8)

-“Cenneti isteyen cennete koşar. Cehennemden korkan kimse şehvetten kaçar.” (Ramuz:404/1)

– “Cennete hile yapan, cimri, adi adam, iyiliği başa kakan, hain ve emri altındakilere kötü davranan giremez.” (Ramuz:485/13)

– “Cennete; başa kakıcı, anaya babaya asi olan,içkiye idmanlı olan,söz taşıyan ve büyü yapan giremez.” (Ramuz:486/1)

– “Cennete hep kendini öven, Katı yürekli olan, hasis, adi adam, sert tabiatlı, pis boğaz, insanlara karşı gaddar, göbeği büyük kimse giremez.” (Ramuz:486/3)

– “Üç kişiye Allah cenneti haram kılmıştır:

1- İçkiye devam edene, 2- Ana-babaya asi olana, 3- ailesine fuhşu hoş gören deyyusa.” (Ramuz:269/1)

– “Cennet cehennemi gördüm ve onlardaki hayır ve şerrin büyüklüğü gibi başka bir şey görmedim.” (Ramuz:287/13)

-“ Doğru olun; doğruluk iyiliğe, iyilik ise cennete götürür. Yalandan sakının; yalan kötülüğe, kötülük ise cehenneme götürür.

– “Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çukurlarından bir çukurdur.” (Tirmizi, Kıyame: 26)

– “Allah Rasulü iki kabrin yanından geçerken:” ikisi de azap görüyorlar: Biri idrar sıçramalarından sakınmazdı. Diğeri de laf getirip götürür, insanların arasını açardı. (Buhari:4/55)

– “Ölü kabre konduğunda akşam karanlığı zannedip “Beni bırakında namazımı kılayım” der. (Ramuz: 45/3) Namaz alışkanlığı olanlar kabir azabını fark etmeyecek demek.

Bu ayet ve hadislerin sayısını arttırmak mümkündür ama biz bu kadarı ile yetinelim.

Bu ayet ve hadislerde bildirildiğine göre;herkes kendi kendine sorsun:

–         Önce yaşadığı hayatı gözden geçirsin.

–         Sonra görünümüne baksın, kime benzediğine baksın,

Ve desin ki:

–         Ben cennet ehlinden miyim?

–         Yoksa cehennem ehlinden miyim?

Eğer cehennem ehli gibi yaşıyor,onlar gibi düşünüyor ve onlara benziyorsa, bu halinden vazgeçsin.

Hiç cennete gitmek varken, cehenneme gidilir mi?

Cehenneme götürecek işler yapılır mı?

İnsanı kimse oraya veya buraya zorlamıyor. İnsanın hem cennette hem de cehennem de yeri vardır. Neresi için iş yapar ve nereyi isterse oraya gidecektir.

Bizde Yunus gibi şöyle yalvaralım:

“İlahi cennet evine,

Girenlerden eyle bizi!

Varıp anda cemalini,

Görenlerden eyle bizi.”

–         Hz.Peygambere sormuşlar:

–         İnsanların en çok cennete girmelerine sebep nedir? diye.

–         Allah’tan korkmak, güzel ahlaklı olmak” buyurmuşlar.

–         İnsanların en çok cehenneme girmelerine sebep nedir? demişler.

–         İnsanların dili ve avret yeridir.” (R.Salihın: 2/629)

–         “Şerrinden komşusu emin olmayan, cennete giremez.”

–         “Kalbinde zerre kadar kibir olan cennete giremez.

“Beş kişi cennete giremez.

–         İyiliği başa kakan zavallı,

–         Anne babaya isyan eden bedbaht,

–         İçkiye devam eden ayyaş,

–         Sihirbaz,

–         Laf taşıyan kovucu.” (M. Zahid kotku, cennet yolları: 395)

Abbasi’lerin ünlü halifesi Harun Reşid zamanında yaşamış olan Behlül Dana (VIII.yüzyıl) dönemin evliyasındandı.

Zaman zaman aklından zoru olan kimselere has tavırlar takınır, herkes de bundan dolayı kendisini deli sanırdı. Ama bunu maksatlı yapardı. Behlül daima Harun Reşid’ in yakınında bulunur, çeşitli sebepler hasıl ederek onu uyarırdı. Bir gün Behlül, üstü başı toz toprak içinde uzun bir yolculuktan gelmiş olmanın belirtileri ile Harun Reşid’ in huzuruna çıktı. Harun Reşid sordu:

–         Bu ne hal Behlül,nereden geliyorsun?

–         Cehennemden geliyorum ey hükümdar.

–         Ne işin vardı senin cehennemde?

–         Ateş lazım oldu da ateş almaya gittim.

–         Peki getirdin mi bari?

–       Hayır efendim getiremedim.Cehennemin bekçileriyle görüştüm,onlar “Sanıldığı gibi burada ateş bulunmaz, herkes ateşini dünyadan kendisi getirir.” dediler.

Ebu Eyyup el-Ensari radiye anhü’l-bari hazretlerinin rivayet ettiği hadislerden biri şudur. O diyor ki:

Bir adam Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in huzuruna geldi ve şöyle dedi:

–          Bana öyle bir iş şöyle ki onu işlediğimde beni cennete yaklaştırsın ve cehennemden uzaklaştırsın.Peygamber sallallahu aleyhi ve selem:

–          Hiçbir şeyi ortak tutmaksızın Allah’a inanıp kulluk edersin,nazmı dosdoğru kılar,zekatı verirsin,akraban ile de ilgilenirsin,ilişkini kesmezsin” buyurdu.

Adam dönüp gittikten sonra ardından Resulullah sallallahu aleyhi ve selem:

–          Eğer emrolunduğu görevlere sıkı sarılırsa cennete girmeyi hak eder buyurdu.

–          Allah kıyamet gününde üç gurup insanın yüzüne bakmaz:

–          Verdiğini başa kakıp mahçup edenin,

–          Gurur,kibir sahibi olanın,

–          İçki içmeye devam edenin.” (M.Zahid kodku, Cennet yolları:398)

–          “Cennete girmesi yasak olanlar şunlardır:

–          İçkiye devam eden,

–          Ana-babaya asi olan,

–          Ailesinin namusunu muhafaza etmediğini bildiği kadınla yaşayan erkek.”(Age:400)

–         “Alnına yazı yazılanlar:

–          İçki içenlerin alnına Allah’ın rahmetinden mahrum olan yazılır.

–          Faiz yiyenlerin Allah’ın rahmetinden mahrum olan,

–          Karaborsacının Allah’ın rahmetinden mahrum olan.” (Age:404) yazılır.

Bakın insan kendi sonunu kendi hazırlamaktadır. Kendim ettim, kendim buldum diye de pişman olacaktır.

İnsan kendi hesabına cehennem ateşini yakmaya da kadirdir,yanan ateşi söndürmeye de kadirdir.

Rabbim bizi yakmasın..

 

İ – NASIL  DUA  EDELİM?

 

Dua, mü’minin alemlerin Rabbi olan Cenab-ı Allah’tan yardım istemesidir. İnsanlar istediklerini dua ile elde ederler. Sıkıntılardan, üzüntülerden dua ile kurtulurlar. Kaza belalardan dua silahı ile korunurlar.

Dua kulun Allah’la arada kurduğu bir köprüdür.

Cenab-ı Allah:

–          “Bana dua edin ki size cevap vereyim,duanızı kabul edeyim “buyuruyor. (Mü’min:60)

Bir ayette de:

–          “Dualarınız olmasaydı Allah nazarında ne değeriniz olurdu” (Furkan:77) buyrularak duanın önemi belirtilmiştir.

Dua sadece Allah’a yapılır.

Dua etmek için önce;

–          Bir miktar sadaka verilirse.

–          Allah’a hamd,Resulüne salavat getirilirse,

–          Günahlar için istiğfar edilirse,

–         Acele edilmez, gönülden yapılırsa,

–         Büyükler vesile kılınırsa,

–         Mübarek zamanlarda, mekanlarda yapılırsa,

–         Abdestli olunur,namazlardan sonra yapılırsa, o zaman duanın önü açık olur inşallah.

Kur’an’da ve Hz.Peygamberin hadislerinde nasıl dua edeceğimiz, nasıl korunup ve nasıl kurtulacağımız konusunda bilgiler ve uyarılar vardır. Bu konuda Kur’an’da şöyle bildirilmiştir:

–         “Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla; Kalplerimizde iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma. Rabbimiz! Şüphesiz sen çok şefkatli ve çok merhametlisin. (Haşr:10)

–         “Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru!” (Bakara:201)

–         “Ey Rabbimiz! İman ettik bizim günahımızı bağışla,bizi ateşin azabından koru!” (Al-i imran:16)

–         “Ya Rabbi! Sen hiçbir şeyi boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru!” (Al-i imran:191)

–         “Rabbimiz! Cehennem azabını üzerimizden sav.” (Furkan: 65)

 

Hz.Peygamber şöyle buyurur:

–         “Müslüman bir adam, üç kere cenneti Allah’tan isterse, Cennet onun için: “Allah’ım! onu cennete koy” der ve üç defa cehennemden uzak kalmayı Allah’tan isterse,cehennem onun için:”Allah’ım!onu benden uzaklaştır ”der.” (Ramuz:375/6)

 

Allah Kutsi hadiste şöyle buyurur:

“Kulumun defterine bakın, kimi ki cenneti benden istemiş görürseniz, onu kendisine veririm. Kim de cehennem den bana sığınmışsa, onu ondan korurum.” (Ramuz:517/4)

Kendisini cennete götürecek iş yapan cennete gider. Kendisini cehenneme götürecek iş yapan da cehenneme gider.

Allah günahtan ve haramdan korunan ve kaçınanın vücudunu toprağa da,ateşe de haram kılmıştır.

Cenab-ı Allah mü’mini şöyle tarif ediyor:

“Mü’minler,meleklerin “size selam olsun.Yapmış olduğunuz iyi işlere karşılık cennete girin” diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir.” (Nahl:32)

Kabirdeki cennetlik veya cehennemlik olduğunu bilir mi? Bilir:

Hz.Peygambere:

– Ölen kimse cennetlik veya cehennemlik olduğunu bilir mi?

– “Evet, bilir. Zira ona sabah akşam cennetteki veya cehennemdeki yeri gösterilerek sonra oraya gideceği söylenir.(Müslim Cennet 65-66)

Ebu Hüreyre (ra) den nakledildiğine göre Rasulullah (sa) şöyle buyurmuşlardır:

“Allah cenneti yaratınca Cebrail’e: Git, cennete bak bakalım dedi. Cebrail de gidip baktı ve: Ey Rabbim! İzzetine yemin ederim ki, bu cenneti işiten herkes oraya girer, dedi. Sonra Yüce Allah cennetin etrafını nefsin hoşlanmayacağı şeylerle çevirdi.Sonra Cebrail’e: Şimdi git bak bakalım, dedi. Cebrail gidip baktı. Dönünce dedi ki: Ey Rabbim! İzzetine yemin ederim, korkarım ki bu cennete hiç kimse girmez. Rasulullah devamlı Allah cehennemi yaratınca yine Cebrail’e: Git, cehenneme bak bakalım dedi. Cebrail gidip baktı ve: Ey Rabbim! İzzetine yemin ederim ki, bu cehennemi duyan hiç kimse oraya girmez. Sonra Yüce Allah cehennemin etrafını nefsin hoşlanacağı şeylerle çevirdi. Sonra Cebrail’e: Şimdi git bak bakalım, dedi. Cebrail gidip baktı,dönünce şöyle dedi: Ey Rabbim! İzzetine yemin ederim, korkarım ki herkes bu cehenneme girer” (Ebu Davud,2/538)

“O gün herkes, yanında bir sürücü ve bir şahitle birlikte gelir. Allah: Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere engel olan saldırgan şüpheciyi atın cehenneme der. Yanındaki şeytan ise: Ey Rabbimiz! Ben onu azdırmadım. Fakat o derin bir sapıklık içindeydi, der… Cennet, kötülüklerden sakınanlar için yaklaştırılır. Zaten uzakta değildir. Onlara denir ki: İşte bu cennet, Allah’a yönelen, onun buyruklarına riayet eden, görmediği Rahmandan korkan ve hakka yönelmiş bir kalple gelen kimseler içindir. Şimdi esenlikle oraya girin. İşte sonsuzluk günü budur.” (Kaf,21-32)

“Bana bir dua öğret de namazımda okuyayım” diyen Hazreti Ebu Bekir’e Efendimizin öğrettiği şu duada gönül harareti ne kadar da canlıdır:

“Allahım!

Ben kendime çok zulmettim.

Günahları bağışlayacak ise yalnız sensin.

Öyleyse tükenmez lütfunle beni bağışla ,bana merhamet et.

Çünkü affı sonsuz,merhameti nihayetsiz olan yalnız sensin.”

“Allah’ım!

Bütün işlerimin başı olan dinim konusunda hataya düşmekten beni koru!

Yaşadığım şu dünya işlerimin yolunda gitmesini sağla!

Dönüp varacağım ahiretimi kazanmama yardım et!

Hayatım boyunca daha çok hayır yapmama imkan ver!

Her türlü kötülükten kurtulmamı sağlayacak bir ölüm nasip et!” (Müslim,Zikir 71)

Efendimizin şu duası bunun en güzel örneklerinden biridir:

“Allah’ım!

Günahlarımı, bilgisizlik yüzünden yaptıklarımı, haddimi aşarak işlediğim kusurlarımı, benden daha iyi bildiğin bütün suçlarımı bağışla!

“Allah’ım!

Ciddi ve şaka yolu yaptıklarımı,yanlışlıkla ve bilerek işlediğim günahlarımı affeyle!

Bütün bu kusurların bende bulunduğunu itiraf ederim.

“Allah’ım!

Şimdiye kadar yaptığım, bundan sonra yapacağım, gizlediğim ve açığa vurduğum, ölçüsüz bir şekilde işlediğim ve benden daha iyi bildiğin günahlarımı bağışla!

Öne geçiren de sen ,geride bırakan da sensin.

Senin gücün herşeye yeter.”

–         Peygamberimiz şöyle dua etmiş ve edin buyurmuş: Bilhassa farz namazlardan sonra:” Allahümme ecirna minennar” Allah’ım, bizi cehennem azbından koru.”

–         Ashab: – “Peygamber bize:”iki büyük şeyi unutmayın: cennet ile cehennemi” dedi ve gözünden yaşlar aktı, devam etti.

–         Allah’a yemin olsun ki ahiretle ilgili bildiklerimi bilseydiniz, ağlayarak yollara düşer, evlerinizde durmaz, başınızı oraya buraya vururdunuz. dedi. (Et-Tergıb ve’t Terhip:4/457)

–         Hz.Peygamber (as) bir cenaze için şöyle dua eder:

–         Allah’ım! Onu bağışla. Ona rahmet et.Onu azaptan kurtar. Kusurlarını affet. Kabrini genişlet, onu günahlarından arındır. Onu cennetine koy. Kabir azabından cehennem azabından koru.”

Bir Müslüman bu duayı duyunca: “keşke ölen ben olsaydım” der. (Müslim,Cenaiz:85)

Hayat boyu hüsn-ü hatime için dua edilmeli.” imanını kurtaranlardan et Allah’ım!”diye dua edilmelidir.

Ölenler içinde onları hayırla anmak ve “Allah’ım! Bu kulunun günahlarını bağışla, kabrini nurla doldur.” Gibi dualar edilmelidir.

 

SONUÇ OLARAK

 

Başı boş değiliz.Sorumsuz da değiliz.

–         Hz.Peygamber:”Kıyamet gününde öncelikle beş şeyin sorgulaması yapılacaktır:

1.      Hayatını nerede nasıl geçirdin?

2.      Bilgini nerede kullandın?

3.      Malını nereden kazandın?

4.      Malını nereye harcadın?

5.      Gençliğini sağlığını ne şekilde yıprattın? (Tirmizi Kıyamet: 2532) buyurarak sorumlu bir varlık olduğumuzu bildirmiştir.

–         Allah soracak:

–         Farzları, vacipleri yani emirlerimi yerine getirdin mi?

–         Haramdan , şüpheli şeylerden kaçındın mı?

–         Gönderdiğim peygamberime mi uydun, yoksa başkalarına mı uydun?

–         Benim için ne yaptın?

–         Kullarım için ne yaptın?” diyecek.

–         “Kabirde ilk melek gelip soracak?

–         Rabbin kim?

–         Dinin ne?

–         Peygamberin kim? Mü’min cevap verir, Kafir: “bilmiyorum” der cevap vermeye gücü yetmez” (Hamd Döndüren, İslam ilmi hali:116)

–         Şimdi soruyorum:

–         Nasıl bir hayat yaşıyorsun?

–         Hayatın hesabını vermeye hazır mısın?

–         Nasıl bir ölümle ölmeyi düşünüyorsun?

–         Kabir hesabına hazır mısın?

–         Mahşer günü Allah’ın affına peygamberin şefaatine kendini layık görüyor musun?

–         Amel defterinin sağından mı, solundan mı verileceğini tahmin ediyorsun?

–         Sıratı geçerek, cennete girerim mi diyorsun, yoksa ben hesabımı veremem, cup diye cehenneme düşerim mi diyorsun?….

Fırsat kaçmış değil. Her eksikliğin giderilmesi için zaman geçmiş değil. Nefsinin şeytanın, dünyanın cazibesinden kurtulup Allah’a kul olup kurtulman zor değil. Gel, Müslüman ol, Müslüman gibi yaşa, Müslüman olarak öl, selametle cennete gir. İş bu kadar basit.

Gelip geçici olanı, baki olana tercih etmemeliyiz.

Yaptığımızı sadece cennet arzusuyla değil, Allah rızası için yapmalıyız. “Cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri isteyenlere ver onları. Bana seni gerek seni” diyor Yunus.

Bakara suresi 82. ayetle “iman edip yararlı iş yapanlar cennetliktir. Orada devamlı kalacaktır.” buyruluyor.

Rasulullah vefat döşeğinde şu ibretli ve manalı sözleri söylemişti:

“Ey insanlar! İyi biliniz ki ben sizden önce gidecek, sizi bekleyeceğim. Sizde gelip bana kavuşacaksınız. Buluşacağımız yer, Havz-ı Kevser başıdır. Ancak yarın benimle havuz başında buluşmak isteyen elini ve dilini günahlardan çeksin.”

Biz küçük günahlardan kaçınırsak, Cenab-ı Allah bizi büyük günahlardan koruyacaktır. Eğer büyük günahlardan kaçınırsak, Allah küçük günahlarımızı bağışlayacaktır.

Şöyle dua ederek kitabı bitirelim:

– “Allah’ım! Bizi Dünyada da ahirette de iyilik ver.Dünyada Müslüman’ca yaşayan Müslüman olarak can veren kullarından eyle. Ölümün acılarından koru.Bizlere iman nasip et. Kabrin darlığından, karanlığından ve azabından bizi koru. Sıratı kolay geçenlerden ,amel defteri sağ tarafından verilenlerden eyle. Mahşer günü bizi rezil ve zelil etme. Peygamberimizin sancağı altında toplanan, havz-ı kevserinden içen ve şefaatine nail olanlardan eyle. Allah’ım! Bizi affet ve cennetine giren, nur cemalini görenlerden eyle. Amin.


Bu yazıyı 3.114 kişi okudu.

Araştırmacı Yazar
Mustafa ÖSELMİŞ