CİHAD RUHU OLMAYAN MÜSLÜMAN

CİHAD HAREKETİ OLMAYAN İSLAM İSTENİYOR

İstenen ılımlı İslâm ve tepkisiz, tebliğsiz iyiliği önemseyen emretmeyen, kötülükten sakındırmayan, uyuşuk müslüman tipi, istenen bu.

Cihadsız islam ve müslüman için dış güçler müslümanları bölmeye birbirine düşürmeye ve iğdiş etmeye çalışıyorlar.

 

A-CİHAD NEDİR?

Cihad, bize farz olan ibadetlerden biridir. Ne yazıkki, günümüzde unutturulmuş ve unutulmuştur.

Cihad, inancımızı, vatanımızı, milletimizi, ailemizi korumak için verilen mücadelenin adıdır.

Cihad, ibadettir. Cihadda hayat vardır.

Cihadı terkedenler uyuşmuş ve sonrada rezil olmuşlardır.

Cihaddan maksat, Cenab-ı Allah’ın adını yükseltmek ve Allah’ın adını yeryüzüne yaymaktır. Ayrıca yeryüzünde kötülük kalmayıncaya kadar çalışmaktır.

Cihad, eline silah alıp önüne geleni asıp kesmek, kırıp yığmak değildir.

Cihadın bir çeşidide nefisle yapılan cihaddır. Peygamber (as) şöyle demiştir: “Gerçek mücahid, nefsiyle cihad edendir.” Nefsi ile cihad edemeyen, başka hiçbir şeyle cihad edemez. Nefsini yenemeyen, düşmanı yenemez.

Gerçek cihadda nefsin arzuları yoktur. Gurur yoktur. Menfaat düşüncesi yoktur.

Cihad, dini bir bir görevdir. Her müslümana farzdır. Çünkü her müslümanın yapabileceği mutlaka bir şeyler vardır. Cihad, el ile yapılabileceği gibi mal ile de yapılır. Dil ile de yapılır. Bunları yapamayan kalbi ile buğz eder veya terk eder. Buda cihaddır.

Bazılarının dediği gibi cihad, saldırı hareketi değildir. İnsanları Hakk’a davettir. Yeryüzünde hakkı hakim kılmaktır.

Cenab-ı Allah:”Hak yolunda gereği gibi cihad ediniz.” diye emrediyor. (Hac:78) Buna göre hiçbir müslüman:”Cihad bana göre değil, bana cihad düşmez” diyemez.

Kur’an’da:”Allah yolunda mallarınızla canlarınızla cihad edin. Bilseniz bu sizin için çok hayırlıdır.” buyrulur. (Tevbe:41)

Bugün insanları doğruya, güzele çağırmak, bilgilendirmek bid’at ve hürafelerden kurtarmak, kötülüklerden arındırıp iyi şeyler kazandırarak faydalı hale getirmek, cihadın temelini teşkil eder.

İyi hali ile islamı temsil etmek, salih ameller işlemek, doğrularla beraber olmak, insanlara hakkı ve sabrı tavsiye etmek, insanın kurtuluşuna vesile olacaktır.

 

  B-CİHAD ÜSTÜN BİR AMELDİR:

İnsanlara iyi örnek olmak, iyi çığır açmak sadaka-i cariyedir.

Peygamberimize soruyorlar:

-Hangi amel daha üstündür?

-İman etmek.

-Sonra hangi amel üstündür?

-Allah yolunda cihad etmek.” buyuruyor. (R.Salihın:1290)

Gene soruyorlar:

-Hangi insan daha üstündür?

-Allah yolunda malı ile, canı ile cihad edendir.” cevabını veriyor. (Age:1294)

Cihad, Cenab-ı Allah’ın en çok sevdiği amellerdendir. Allah’ın rızası daha çok bu yolla kazanılır. Bunun için bizden öncekiler, servet biriktirmemiş, yataklarında yatmamış canla başla Allah yolunda cihad etmişlerdir.

Kısa ömründe insan isterse, güzel amelleri ile cennetlik olur. Sevaplı işlerle ömrünü süslerse, Rabbinin rızasını kazanır.

 

  C-CİHAD FARZDIR

Kur’an’da:”Ey inanlar! Allah yolunda cihad edinki. Kurtulasınız.” (Maida:35)

-“Hepiniz Allah yolunda mallarınızla canlarınızla cihad edin.” (Tevbe:41) buyrulur.

Allah resulü de:

-“Cihada çağrıldığınız zaman hemen cihada koşun.”(İ.Canan, Hadis Ans:17/866)

-“Cihada iştirak etmeden ve cihad niyeti taşımadan ölen, bir çeşit nifak üzere ölmüştür.” (Müslim İmare:158)

-“Sizden biri çirkin bir iş görürse, onu eliyle değiştirsin. Eğer buna gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Bunada gücü yetmezse, kalben nefret etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir.” (R.Salihın:183) demiştir.

Buna göre müslüman, olup bitenlere seyirci kalamaz.”Bana ne?” deyip bir kenara çekilemez.

Cihad, ömür boyu, kıyamete kadar devam edecektir.

Hendek savaşına hazırlık yapılırken Sahabe sorar:

-Biz size biad ettik. Ya Rasülullah, hayatta kaldığımız müddetce mi cihad edeceğiz?

Allah Rasulü onlara:

-“Evet” demiş ve devamla :”Allah’ım asıl yaşanacak yer ahirettir. Sen onu ensar ve muhacire ikram et.” demiştir. (Müslim; cihad:126)

 

   D-CİHAD TERK EDİLEMEZ

Bir söz var:”Su uyur, düşman uyumaz.” diye müslümanların huzurunu, kardeşliğini bozmak için çalışan düşmanlar çok. Onun için uyanık olmak, güçlü olmak gerekir.

Günümüzde müslümanı cihad ruhunu kaybetmiş: hissiz, duyarsız, âdeta uyuşmuş, üzerine sanki ölü toprağı serpilmiş, sorumluluk endişesi taşımıyor. Cihad ruhu ölmüş.

Şair:

 

“Bir elinde cımbız, bir elinde ayna;

Umurunda mı dünya!” demiş.

Bütün dert, alamadım, veremedim.

-Bane ne?

-Bana dokanmayan yılan bin yıl yaşasın.

-Ben mi kurtaracağım

-Gemisini kurtaran kaptan” gibi egoist düşünce ve hayat tarzı yaygın. Bu durumda diriliş hareketine ihtiyaç var.

Cihat terk edilirse, dünyada da huzur yoktur, ahirette de huzur yoktur.

Cenab-ı Allah şöyle buyurur:

-“Yoksa Allah cihad edenlerle, sabredenleri ayırt etmeden cennete gireceğini mi sanırsınız?” (Al-i imran:142)

Allah Rasülü’de:”Cennet size ayakkabınızın bağından daha yakındır. Cehennem de öyledir.” diyor. (R.Salihın:105)

-“Sakın zulüm görenin yanında durma. Eğer yanında durup da müdafa etmezsen üzerine lânet yağar. sakın zalimin yanında durma. Eğer durup da ona engel olmazsan üzerine lânet yağar.” buyurur   Bizden öncekiler oturak olmamıştır. Pasif davranmamıştır. Öyle olsaydı nereden bulacaktık bu yurdu, nasıl elde edecektik bu hayatı?

Gaflete dalarsak, düşman bu fırsatı değerlendirir. Tekin durmaz.

Üzerimizdeki sorumluluklar, üzerimizdeki farzlar unutulmamalıdır. İnsan kendisinden sorumlu olduğu gibi başkalarından da sorumludur.

Cihadı geçmişte terk eden toplumlar, tarihin çöplüğünde yok olmuştur.

İnancımız pasifliği, korkaklığı, Allah cezasını verir deyip tehlikeyi kendi haline bırakmayı, zulme boyun eğmeyi asla hoş görmez. Nemelazımcılık, felaketin habercisidir.

Müslüman, Allah’tan başkasından korkusu olmaz. Her zaman doğru söyler, doğrularla beraber olur.

Bir gün Peygamber (as) müşriklerin Kur’an dinlemelerini ister.

-Kim açıktan Kur’an okumak ister? Diye sorar.

Abdullah bin Mesud:

-“Ben Ya Rasülallah” der. Kendisi çok zayıf olduğu için oradaki müslümanlar onun gütmesini istemezler. Abdullah bin Mesut (ra) ısrar eder, Kâbe’nin yanına gider ve Rahman sûresini okur.

Müşrikler tarafından acımasızca dövülür. Yaralı halde geri gider. Müslümanlar çok üzülür. O ise:

-“Üzülmeyin, müşrikler gözüme hiç bu kadar basit görünmemişti. İsterseniz yarın gene giderim.” der.

Peygamberimize Beşir (ra) gelir:

-Sana biat edeceğim. Hangi hususlarda biat edeyim der? der.

Allah Rasülü ona:

-“Allah’tan başka tanrı olmadığına, benim O’nun elçisi olduğuma inanacaksın. Beş vakit namazı kılacaksın. Hacca gideceksin ve Allah yolunda cihad edeceksin.” der.

Beşir (ra):

-“Zekatla, cihad benim gücümün dışında. Ayrıca ben korkak birisiyim” deyince

Peygamber (as) Beşir’in elini tutar, kuvvetlice sarsar ve der ki:

-“Ey Beşir! Zekat yoksa, cihad edilmeyecekse cennete nasıl gidilecek?”

Kur’an-ı Kerim’de (Tevbe:81) sıcağı bahane ederek, savaşa katılmayanlar için cehennem ateşinin daha sıcak olduğunu bildirmiştir.

Peygamber (as) şöyle bildirmiştir:

-“Bir kimse cihad etmezse veya cidad edene yardım etmezse, veya onun ailesiyle ilgilenmezse, daha kıyamete varmadan o kimse büyük bir belâya uğrar.”(R.Salihın:1353)

-“İnsanlar zalimi görür de zulmüne mani olmazsa, Allah’ın topluca azap etmesi yakındır.” (Age:187)

-“Allah yolunda ayağı tozlananlara cehennem ateşi dokunmaz.”(Age:1308) buyurur.

Demek ki cihadı, terk etmenin cezası ağır, cihad etmenin mükafatı boldur.

Bir hadiste:

-“İslam uğrunda başına ak düşen kimse için kıyamet gününde bu ona nur olur” buyrulmuştur. (B.Hadis Kül:3/6098)

Müslüman cihad ederken süreklilik esastır. Ayrıca hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalıdır. Çünkü onun yardımcısı Allah’tır. Herkesin bir hesabı vardır. Allah’ında bir hesabı vardır. Allah yolunda olanlar yalnız değildir.

Güzel bir örnek: Çanakkale’de, milli mücadele Allah’ın yardımı apaçık görülmüştür.

Ebrehe büyük ordusu ve güçlü filleriyle Kâbeyi yıkmaya kalktı. Ne oldu? Küçücük ebabil kuşları, O gücü ve orduları çiğnenmiş ekin gibi yapıverdi.

Hidayet Allah’tan. Sonuç Allah’a ait. Cenab-ı Allah nasıl olsa nurunu tamamlayacak. Bize düşen, cihad ruhu ile yaşamaktır. Farz borcumuzu ödemektir.

Allah rızasını kazanmanın yolları çoktur. Peygamber (as) bir hadislerinde:

-“Allah bir ok yüzünden üç kişiyi cennetlik eder buyurur:

1-Rızası için oku yapanı,

2-Allah yolunda oku atanı,

3-Oku atacak olana vereni.” (R.Salihın:1340)

Önemli bir husus da Allah rızası için yapılmayan bir hareketin hiçbir değeri yoktur. Mükafatı da yoktur.

İnsan şehid olsada, ilim adamı olsa, kitaplar yazsada, Allah’ın verdiği malı bolca dağıtsada, sırf Allah rızası için yapmamışsa, boşunadır. o işte hayır yoktur.

Yus’a (as) a kavminin helak olacağı bildirilir.

-İyilerde mi diye sorar.

-“Evet. Çünkü onlar Allah rızası için öfkelenmediler.” cevabını verilir.

Sevgi de, nefret de Allah rızası için olmalıdır.

Cihad hactaki gibi görülmeyen şeytanı taşlamaya benzemez. Ruh ister, gaye ister.

Hz. Ali (ra) savaşta hasmını yere sermiş, tam öldüreceği sırada hasmı yüzüne tükürmüştü. Öldirmekten vazgeçti. Sebebini soranlara:

-“Ben onu Allah için öldürecektim. Eğer onu öldürmüş olsaydım nefsim için öldürmüş olacaktım” cevabını vermiştir.

Fatih Sultan Mehmet Trabzon’a giderken, Sara Hatun:

-Bir Trabzon için bunca zahmet niye? demişti. Fatih:

-“Allah elimize İslam kılıcı vermiştir. Bu rahmete katlanmazsak, bize gazi demek yalan olur” demiştir.

  1. Bayezid, Allah Rasulü: “Allah yolunda ayağı tozlananlara cehennem ateşi dokunmaz” dedi diye sefer sonlarında üzerinde ki tozları toplamış, kendisiyle beraber gömülmesini istemiştir.

“Ben müslümanım” deyip, yan gelip yatmakla, mal toplayıp rahat yaşamakla, cennet ümit edilmez. Cennetin bir bedeli vardır.

 

  E-İYİ İŞLERDE ACELE ETMEK:

Günümüz insanı boş ve manasız şeylerle uğraşıyor.”Vakit geçiriyorum” deyip zaman öldürüyoruz. Eğlence vasıtalarımız pek çok “zaman bunu gerektiriyor” diyor, hakikatlerden uzak duruyoruz. Çoğumuz “emekliyim” deyip yatıyor. Bazıları “biz çok çalıştık” diyor, ölü hayatı yaşıyor.

Ne diyor Allah Rasulü:”Allah’ın kulundan vazgeçmesinin alameti, o kulun boş şeylerle uğraşmasıdır.”

Cenabı Allah ne diyor:”Hayırlı işler için acele ediniz ve iyilik hususunda yarışınız.”(Bakara:148)

Bir zaman gelecek ihtiyarlık, acizlik hastalığı çökecek, onun için hiçbir fırsat kaçırılmamalıdır. İyi müslüman, faydalı insan olunmalıdır.

Hayatta imanın tadını tadanla tatmayan, gerçeği görenle görmeyen, yangını görenle görmeyen bir olmuyor. İyi şeyler biraz da nasip işi, hidayet işi oluyor.”Vermemiş mâbut, ne yapsın mâhmut” demişler.

İnanan insanı hiçbir şey görevini yapmaktan alıkoymamalıdır.

Ebû Hureyra (ra) şöyle anlatır:

Adamın biri yolculuk yaparken sulak ve yeşillik güzel bir manzara görür. Der ki:

-“Şuraya gelsem, insanlardan uzak, rahat bir hayat yaşasam”

Bu düşüncesini Peygamber (as) a anlatır.

-“Onu yapma! Allah için çalışman, yetmiş sene nafile ibadetten efdaldır. Allah’ın seni affetmesini ve cennetine koymasını istersen, Allah yolunda cihad etmelisin.”

“Ben ne yapabilirim?” yok.

Bir Allah dostu kurbağayı, Nil Nehrinden ağzına su alıp telaşlı telaşlı giderken görür ona:

-“Nereye böyle?” demiş. Kurbağa demiş ki:

-“Duydum ki, Nemrut İbrahim Peygamberi ateşe atmış, ateşi söndürmeye gidiyorum.”

Allah dostu gülmüş ve demiş ki:

-Sen neredesin, İbrahim Peygamberin bulunduğu yer neresi? Diyelim ki vardın ağzındaki su ile ne kadar ateş söndürebilirsin?

Kurbağa demiş ki:

-Bunları bir Allah dostunun ağzından mı duyacaktım? Diyelim ki, yetişemedim, ateşi söndüremedim, bu yolda da mı ölemem!”

Cihad, hayatın belirli dönemlerinde yapılan bir hareket olarak anlaşılmamalıdır. Yaşlandım, emekli oldum, yok. Ebu Eyyub el-Ensari Hazretleri 93 yaşında İstabul’un surları dibinde şehit düşmüştür.

Her yaşın, her meslek sahibinin durumuna göre, imkanına göre yapacağı hayır işleri vardır.

Birde tatil anlayışımız yanlış. Tatil boş durmak iş yapmamak yatıp kalkmak, günah yerlerinde eğlenmek anlıyoruz. Tatil iş değiştirmektir. Çalışma şeklini değiştirmektir. Cenab-ı Allah:”Bir işten sonra hemen başka işe koyul” diye emrediyor.

Unutmayalım; dünyada sevap yönü olmayan bir hareketin ahirette hiç faydası olmaz.

 

  F-CİHAD SAYILAN DAVRANIŞLAR

Her insan istenilen manada cihad yapamayabilir. Cihad sayılan, cihad sevabı olan işler vardır. Meselâ Kur’an’da:

-“Cihad edenlere maddi, manevi yardımda bulunun” (Bakara:195) buyrulur.

Bir hadiste de:

-“Kim Allah yolunda bir harcamada bulunursa, karşılığını yediyüz kat alır.” (B.Hadis Külliyatı:3/6105)

-“Kim Allah yolunda cihad edenlere yardım ederse, cihad devam ettiği müddetçe sevaba iştirak eder. (İ,Canan, Hadis Ans:17/859)

İnsanın nefsine yönelik mücadele, ailesine karşı gösterdiği çaba cihadtır.

İnsanın hayırlı evlat yetiştirmesi cihadtır.

Helal rızık temini için gösterilen çaba cihadtır.

Cihad niyeti taşımak, kalbi duygular da cihad sevabı kazandırır.

İnancını temsil etmek, örnek olmak, iyi çığır açmak cihadtır.

Tebliğ görevi yapmak,  iyiliği emredip kötülükten men etmeğe çalışmak cihaddır. Yani cihad sevabı kazandırır.

Peygamber (as):”Cennet kılıçların gölgesi altındadır” buyurmuştur. Bugün cihad, kılıçla değil, dil ile, kalp ile, kalemle ve mal ile yapılacaktır.

 

G-CİHAD ETMEDEN CENNETE GİRİLMEZ

Bugünün imkanları ile cihadtan geri durmak için mazeret olamaz.

Herkes bilir ki, külfetsiz nimet olmaz. Cihad niyeti taşımadan hayırlı ölümle ölünmez. Çünkü cihad farz. Allah’ın rızasını kazanmanın cennete girmenin yoludur. Cihad niyeti taşıyanın ölümünde şehit sevabı vardır.

Kur’an’da:” Allah erkek ve kadın mü’minlere altlarından ırmaktan akan cennetlere sokmak ve günahlarını affetmek için cihadı emretti. Bu Allah katında büyük bir kazançtır.” (Fetih:12)

-İçinizden Allah cihad edenleri ve sabredenleri ayırt etmeden cennete gireceğinizi mi sanıyorsunuz” (Ali imran:142) buyrulur.

Uhud savaşı öncesi Amr bin Cemuh, hazırlık yaparken  oğlu yaşlı ve topal olan babasını “Senin mazeretin var” demiş., mani olmak isteyince Amr(ra) oğluna:

-Yazıklar olsun Bedir’de cenneti kazanmama mani oldun. Şimdide mi mani olacaksın? demiş, savaşa katılmıştır.

Allah Rasülüne sormuşlar:

-İmandan sonra en faziletli amel hangisidir Ya Rasulüllah? Buyurmuştur. Allah Rasulü:

-Cihadtır” buyurmuştur. (Buhari İman:18)

 

SONUÇ OLARAK:

Cihadsız sevap yoktur. Cennet yoktur. Huzur yoktur. Kurtuluş da yoktur.

İnancımızda ferdi kurtuluş yoktur. İnsanın ailesi kurtulursa, diğer insanlar kurtulursa, kişi o zaman kurtulur.

Cihad, toplumda belirli insanların, belirli grupların görevi değildir. Dinin emirlerinden herkes sorumludur. Biri oku yapar, bir, atar, diğeri de oku atana verir. Bunların üçü de aynı sevabı kazanır.

Bir önemli husus, cihad hareketi tavizsiz, sürekli olmalıdır. Zorluklar, eza cefalar Ashab-ı Kinamı yıldırmamıştır. Yokluk, azlık, açlık, milli mücadele ve Çanakkale kahramanlarını yıldırmamıştır.

 

Akif ne diyor:

Ecdadını zannetme asırlarca uyudu,

Ne zaman bulacaktın o zaman eldeki yurdu:

Üç kıtadan kaynayan izleri şahid,

Dinlenmedi bir gün o Nebiyy-i mücahid.

Rabbim bize cihad ruhu versin de zillete düşmekten korusun.

 


Bu yazıyı 452 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here