CİN VE ŞEYTAN

Bazılarında bu iki kelime korku veriyor. Hayatlarını alt üst ediyor. Bu konuda akıl almaz sorular soruluyor.

Cin ve şeytanın her an istediği anda zarar verebileceği düşünülüyor. Rahmetli hocama arka arkaya cin-şeytan soruları sorulunca hocamız: “Çocuklar sizin aklınız da başka bir şey yok mu?” Demiş ve ilave etmişti: “Ey şeytan, ey cinler! Gelin zarar verebiliyorsanız bana zarar verin” diyerek bizi rahatlatmıştı.

Şeytan çarptı, onun ruhuna şeytan girmiş, cinler böyle yapmış, bunun gibi sözler halk arasında sıkça kullanılır olmuştur. Bunun sebebi, bilgi noksanlığı ve inanç zayıflığıdır.

Korkunun kaynağı maneviyatsızlık maneviyat olmayınca, yerini korku alıyor. O derece ki kafalardaki cin şeytan figürü korkunç, o kadar ki adlarını söylemiyorlar üç harfli diyorlar. Cin de şeytan da büyük zarar verme gücü varmış gibi inanıyorlar.

İşin kötü yönü bazı gençler bu korku ile satanist oluyor; şeytanı tanrı ediniyor, zarar vermesin diye ona tapıp kulluk ediyor.

 

a)Cin-Şeytanın Yaratılışı

Cin-şeytan, melekler gibi gözle görülmeyen, varlıklar Kur’an ve sünnet ile sabit olan varlıklardır.

Süleyman Peygamber cinleri istediği gibi zor işlerde çalıştırmıştır. Süleyman peygamberin ölümünü bile fark etmeyip çalışmaya devam etmişlerdir.

Cinler Peygamberimizi davet edip, Kur’an dinlemiş ve bazıları müslüman olmuşlardır.

Kur’an da 87 ayette şeytandan bahsedilmiştir. Bu ayetlerde Cenab-ı Allah şeytanı tanıtmış ve bizi uyarmıştır.

Şeytan emrine uymadığı, secde etmediği için kovulmuş ve lanetlenmiştir. Cenab-ı Allah şeytanı yaratırken bu şer hali ile yaratmamıştır. O, isyanı sebebiyle şerli hale gelmiştir. Başta şeytan, meleklerin hocasıydı.

Şeytan istediğini elinden tutup, ittirip, kaktırıp sapıtamaz. İnsan şeytani işler yapar, şeytanı davet eder ve şeytana fırsat verirse, şeytan bu fırsatı değerlendirir.

İnsanın görevi Cenab-ı Allah’ın uyarıları doğrultusunda şeytanın hile ve tuzaklarına düşmemek, şeytana tabi olmamaktadır. Şeytanın telkinlerine, vesveselerine kulak asmamaktır. Yani Cenab-ı Allah’ın buyruklarına uyar, Peygamber ( as)’ın yolundan gider, sünnetini terk etmezse, hiçbir korkuya yer kalmaz.

İşi istediği gibi olmayan “kör şeytan” “lanet olsun” der suçu şeytanın üzerine atar. “İşe şeytan karışmazsa” der. “Şeytan kulağına kurşun” der elini bir yerlere vurur. Bunlar doğru şeyler değildir.

Cenab-ı Allah Kur’an da cinleri ve insanları ibadet etsinler diye yarattığını bildirmiştir. Şeytanı kötülük yapsın, insanları yoldan çıkarsın diye yaratmamıştır.

Peygamberimizin ifade ettiği gibi her insanın bir şeytanı vardır. Ya o insana hükmeder, ya da insan ona hükmeder.

İnsan düzgün bir İslami hayat yaşarsa, Kur’an’a uyar, Peygamber ( as)’ı rehber edinirse, şeytanı ondan ümit keser, ona asla zarar veremez.

 

  1. b) Cinle-Şeytanla Uğraşmak:

Ne derler, arı kovanına çomak sokmazsan arılar seni ne yapsın? Fitne ateşini tutuşturmadıktan sonra fitne insana bulaşmaz.

Şeytani işler işlemedikten sonra şeytan insana yaklaşamaz.

Kur’an da şöyle buyrulur:

-“İnsanlardan bazıları cinlere sığınırlardı da onlar da taşkınlıklarını arttırırlardı.” (Cin Suresi:6)

Cin, şeytan işini fazla karıştırmamak gerekir. Fazla karıştırılırsa, zarar verebilirler. Zarar verdiği kimselerde olmuştur.

Bugün büyü yapan yaptıran herhangi bir şekilde zarar görür. Yansıması olur, geri dönüşü olur.

Bir bacımız telefonda “kocam cin toplardı, onlara bir şeyler sorardı, muska yazardı sonu iyi olmadı. Şimdi de oğluma musallat oldular” demişti.

Cinle şeytanla uğraşan biri 1969’da Denizli’ye geldiğimde bana: “Bu işleri sana öğreteyim” demişti. “Asla dedim” ondan uzaklaştım. Son anlarının çok kötü olduğunu, belki imansız gittiğini duydum.

Bir zamanlar televizyonlarda cin programları yapan Selahattin Teksoy, program yapmayı bıraktı ve: “Cin konusuna el attım, onlar da bana el attı, hayatım alt üst oldu” demişti.

Cin, şeytan ve satanizm konularında iki kitap yazdım. 4 program yaptım. Bana sıkıntı verdiler, karınca gibi damarların da dolaştılar. 1-9-2001 gecesi ağzıma olmayacak şeyler doldurdular. Program yapmamdan rahatsız oldular.

Rabbime şükür bize EUZÜ BESMELE, Ayete’l kürsi, Nas, Felak ve İstihaze duası gibi silahlar vermiş.

 

c)Şeytan İnsana Zarar Vermek İçin Yeminlidir:

Şeytan ilk emirde isyan etti: “Beni ateşten yarattın. Âdem’i topraktan. Ben ondan üstünüm, secde etmem” dedi. Bunun üzerine lanetlenip cennetten kovuldu. ( Hıcır:34-35 )

Kıyamete kadar hile ve tuzaklarla insanları aldatacağına dair yemin etti. ( Hıcır:39 +A’raf:16)

İlk aldattığı da Havva anamız ve Âdem babamız oldu.

Cenab-ı Allah: “Şu ağaca yaklaşmayın” dedi. ( A’raf:19) Şeytan bu yasak sizin ebedi cennette kalmamanız için kondu deyip onları kandırdı. Cennetten çıkarılmalarına neden oldu.

Şeytan insana neleri telkin eder?

Kur’an da: “Şeytanların kime musallat olacağını haber vereyim mi? Onlar, günaha, iftiraya düşkün olanlara inerler.” ( Şuara:221-222 )

-“Şeytan her türlü kötülüğü süslü gösterir.” ( En’am:43 ) buyrulur.

-“Şeytan haram yiyenlerle günaha dalanlarla her an beraber olur.”

-İbadet etmeyenlerden ayrılmaz.

-Rahmetten, hidayetten nasibini almayanları yoluna çeker.

-Dünyaya meyledenlere kolay yaklaşır.

-Dinini bilmeyene, yaşamayana, her an yakın durur.

-Besmelesiz hayat yaşayanlara, nikâhsız yaşayanları istediği gibi kullanır. Çocuklarına ortak olur.

-İnançsızların dostudur. Onlara her türlü telkini yapar.

-Bilhassa çocuklara adetli ve nifaslı kadınlara musallat olur. Kötü kadınları kullanır.

-İçkiye, kumara, zinaya düşkün olanları sapıtmakta zorlanmaz.

 

d)Şeytanın Aldatması Nasıl Olur?

Şeytan insanlara durumlarına göre yaklaşır ona göre telkinde bulunur, ona göre tuzak kurar. İmanlı, itikadı düzgün ibadetinde olana yaklaşıp onu sapıtamaz.

Sapıklıkları olanları sapıtır. “Beni şeytan sapıttı” diyene de “sen zaten sapıklık içindeydin” der. İbadetinde olanlara abdest namaz konusunda vesvese verir.

Şeytanın, vesvesesine kulak vereni, abdest alırken banyo yaparken bol su harcatır. Namaz kılsa, namazım oldu mu, abdestim oldu mu diye şüphe verir. İbadetten soğutup uzaklaştırır.

İmanı zayıf, bilgisi zayıf olana Allah’a iman konusunda şüphe verir, tartıştırır. Her şeyi yaratan Allah için: “onu kim yarattı” der.

İyice bocalattığı, şüphelerle boğduğuna da ölümü, öldürülmeyi telkin eder. Eşini çocuklarını ana babasını öldürtür. Hiç tanımadığını öldürmesini sağlar. Hatta intihar ettirir.

Sivri akıllının biri şeytanı görmek istemiş. Şeytanı görünce şeytan ona “40 yıl ömrün var” demiş. Adam “20 yıl nefsime göre yaşarım, 20 yılda ibadet ederim” der. 19 yıl sonra adam ölüm döşeğine yatar. Şeytan ona bir daha görünür. Şeytana: “Hani 40 yıl ömrüm var demiştin?” Deyince: “Ben seni aldattım ve seni günahkâr gönderiyorum” der.

Hayırlı bir işe kalkana: “bırak şunu senden başka yapacak yok mu? Senin şu mazeretin var” der.

Ezan okununca: “Daha vakit var” “senin kalbin temiz” Allah’ın senin namazına mı ihtiyacı var” “senin işin çok çalışmak da ibadettir” “emekli olunca, yaşlanınca yaparsın” der, onu kandırır.

-Günah işletecek olduğu kimseye:

Allah’ın affı bol. Allah affedici der, Allah’ın affına güvendirerek günah işletir. Sonra da “Allah seni affetmez” diyerek ümit kestirir.

Peygamberimiz: “Sakın şeytan Allah’ın affına güvendirerek günah işletmesin” uyarısında bulunmuştur.

Kur’an da da: “Allah’ın rahmetinden kâfirler ümit keser” buyrulur.

-Şeytan, bazılarına azıcık amelini yeterli gösterir. Onunla gururlandırır. Yaptığı güzel işlerle övündürür.

-Öyle tuzaklar kurar ki, insanı gaflete sürükler Allah’ı unutturur. Boş, manasız işlerle uğraştırır. Nimete şükrü unutturur.

Şeytan Allah’a şöyle dedi: “And olsun onları sapıtmak için doğru yollarının üzerine oturacağım. Onların çoğunu şükreder bulamayacaksın.” ( A’raf:16-17 )

-Bazılarına bid’at işletir, hurafeleri sevdirir.

-Bazılarına sen biliyorsun der onu gururlandırır, dini öğrenmesine mani olur.

-Sen güzelsin, güzelliğini niye saklıyorsun der, şımartır, soyar. Sümüklü böceğe benzetir. Utanma duygusunu, namus anlayışını yok eder.

Hâlbuki Allah: “Sakın şeytan sizi Âdemle Havvayı soyup cennetten çıkardığı gibi sizi de soyup aldatmasın” diye uyarmıştır. (A’raf:27)

-Cenab-ı Allah: “Ey iman edenler! Yeryüzündekilerin helal ve temiz olanlarından yiyin. Şeytanın peşine düşmeyin. Zira o sizin en büyük düşmanınızdır”. ( Bakara:168 ) diye uyardığı halde şeytan haramı güzel gösterir. “Haram helal ver Allah’ım, kulun durmaz yer Allah’ım” der. Haramı helal saydırır, şeytan: “Günahları süsleyip onları aldatacağım” demişti. ( Hıcır:40 )

-Şeytan: “Ben senin iyiliğini düşünüyorum” der. Kötülüğü telkin eder.

-“Fakirleşirsin, bu mal senin” der. İnsanı sadakadan, zekâttan alıkor. ( En’am:68 )

-İçki ile kumarla insanları birbirine düşürür. Namazdan alıkoyar. ( Maide:90)

-İnsana günahı unutturur, Tevbe ettirmez. Suizan telkin eder.

-Ailesi konusunda şüphe verir, ikisi arasına soğukluk sokar hatta cinayet işletir.

-İyi ortam ve iyi kimselerden uzaklaştırır.

-Dünya malını fitne yapar, ahireti unutturur.

Şeytan Musa Peygambere:

-Ben affımı istiyorum, Rabbine şöyle der.

-İyi ama sen şeytanlığına devam ediyorsun dedi, gene Rabbine bildirdi. Rabbi ona: “yalan söylüyor. Ona de ki evvel yapmadığı secdeyi yapsın. Musa (as) ona:

-“Secde et. Rabbim seni affedecek” der.

-“Ben suçsuzum, ben secde edemem” der.

 

e)Şeytan Nasıl Zarar Verir:

Cenab-ı Allah: “şeytan sizin düşmanınızdır” diye uyarmıştır. Şeytanın insana hiç faydası olmaz. Onun tuzağına düşen telkinlerine kulak asan her insan zarar görür.

Şeytan herkese zarar veremez. Uyanık olan, fitne fesatla uğraşmayan, gevşeklik göstermeyen, kapı aralamayan ve ümit vermeyenlere yaklaşamaz.

İmanı sağlam, itikadı düzgün ve ameli kuvvetli kimselerden ümidini keser.

Helal temiz yiyip içenleri harama, günaha bulaştıramaz.

Her an şeytani işler yapanlarla uğraşmaz. Şeytan biraz imanı zayıf, ameli zayıf, ahlakı zayıf olanlarla çok uğraşır. Onları yoldan çıkarmaya, küfür ehlinden olmaya çağırır.

Şeytan insanları boş ve manasız şeylerle uğraştırır. Köpek besletir, cin şeytan, reenkarnasyon, darwinizm, ufo gibi şeylerle meşgul eder. Namaz vakitleri gelir geçer oyun masasından kaldırmaz. Kafasına şüpheler sokar. İman, itikad konularında tartıştırır. Yanlış şeyler fısıldar. Allah’ı, ahireti, inkâr ettirir. Cennet cehennem bu dünyadadır, hayatını yaşa der. İbadetleri eziyet olarak gösterir. Her gün biter mi? Der.

Yeni namaza başlayanlarla, yeni tesettüre girenlerle çok uğraşır. Onu döndürmek için kafasını karıştırır.

Kötülüğü yayabilmek için kötü kadınları kullanır. Kendi yapamadığını onlara yaptırır.

Şeytan tatil yapmaz. Şeytan izne ayrılmaz. Şeytan gençliğin ve aile yuvalarının düşmanıdır.

Peygamber ( as )’ın şeytana sorduğu sorular ve aldığı cevaplar şöyledir:

-“Senin arkadaşların kimlerdir?

Şeytan:

-Faiz yiyenler.

-Dostların kimlerdir?

-Zina edenler.

-Yatak arkadaşların kimlerdir?

-Sarhoşlar.

-Misafirlerin kimlerdir?

-Hırsızlar.

-Elçilerin kimlerdir?

-Sihirbazlar.

-Gözünün nuru nedir?

-Boşanmak.

-Kimleri seversin?

-Cumayı terk edenleri.

-Seni eriten nedir?

-Tövbe.

-Belini kıran nedir?

-Namaz ve gece namazı.

-Hoşlanmadığın nedir?

-Gizli verilen sadaka” der.

Kıyamet gününde “beni şeytan aldattı” diyene “Aldanmasaydın. Sen Kur’anla, Peygamberlerle uyarılmadın mı?” Denileceği bildirilmiştir.

Kur’an da: “Şeytan sizin düşmanınızdır” ( Fatır:6 )

-“Ey Âdemoğulları! Şeytana uymayın. Ona tapmayın. O sizi Rabbinizden ayırır” demedim mi? ( Yasin:60-61 ) diye uyarmadın mı? Denilecek.

 

f)Şeytanın En Büyük Silahı Vesvese:

Ortalığın bozuk, kafaların karışık olması şeytanın arayıp bulamadığı ortamdır. Eksiklikler, yanlışlıklar, bilgisizlikler şeytanın işini kolaylaştırır.

Ahlaksızlıkların ve günahların yayılması şeytanı sevindirir.

Kur’an’da: “Kuşkulananlardan olma.” ( Bakara:147 )

-“Şüphelenenlerden olma.” ( Al-i İmran:60 )

-“Şeytan aldatmak için yaldızlı sözler fısıldar.” ( Enam:112 )

-“İnsanların kalbine vesvese sokar.” ( Nas) buyruluyor.

Daha çok iman, abdest, namaz, gusül konularında vesvese verir. Eşi konusunda, geçim, konusunda, ahiretle ilgili vesvese verir şüpheler sokar.  Çare:

-Şeytanın fısıldamalarına, verdiği vesveselere kulak asmamak, itibar etmemektir.

-Vesveseye meydan vermeyecek iş yapmaktır.

-İmanı, itikadı düzeltmek, güzel ibadet etmektir.

-Şüphenin yanlış düşüncelerin şeytanın fısıldamaları olduğunu bilmektir.

Allah Rasülü şöyle buyurur:

-“İçinizden hayra davet eden bir ses duyarsanız bilin ki, O meleğin sesidir. Ona uyun. İçinizden şerre davet eden bir ses duyarsanız, oda şeytanın sesidir, ona uymayınız.”

 

f)Şeytandan Nasıl Korunuruz?                                 

Rabbimiz bize: “Eğer şeytandan kötü bir düşünce seni etkileyecek olursa, hemen Allah’a sığın” ( Fussilet:36 ) diye emretmiştir.

Sövmekle, lanetlemekle şeytan azar ve sayısı artar. Korunma yolları şöyle olur:

 

1-Yalnız hayat yaşamamak:

İyi insanlarla, iyi ortamlarda beraber olunursa, insan korunur. Kötü düşünceler aklına gelmez. Şeytan ona günah işletemez.

 

2-Abdestli bulunmak: 

Abdest müminin silahlıdır. Allah Musa kuluna: “Abdestsiz başına bir iş gelirse, suçu kendinden başkasında arama” diye vahyetmiştir.

Abdestli olanı melekler korur. Ayrıca abdestliyim düşüncesi, günah işlemeye engeldir.

3-Besmeleli hayat yaşamak:

Besmelesiz işin hayrı yoktur. İnsanı Fatihasız mezara götürür. Besmeleyle Allah’a sığınılır. Çekilince, şeytan oradan uzaklaşır. Besmele çekilen, işe karışmaz. Sofraya oturmaz.

ismillah denilerek kurulan ilişkiden doğan çocuğa müdahale edemez. Başta unutulunca “Bismillahi evvelihi ve ahirihi” denir.

 

4-Zikretmek:

Zikir, Allah’ı anmaktır. Allah’la olmaktır. Allah kendisini ananı düşmanın eline bırakmaz. “Sen Allah’ı anarsan Allah da seni anar.” Şeytan zikredenden uzak durur.

 

5-Namazı terk etmemek:

Kul Allah’a en çok rükûda secdede yakın olur. Şeytan namaz kılana “şimdi belimi kırdın” der uzaklaşır.

Allah (cc): “Namaz kötülüklerden uzaklaştırır” buyurur. (Ankebut:45)

 

6-Dua etmek:

Dua müminin silahıdır. Kul dua ile Allah’ın sığınmasına girer, dua ile yardım görür. Dua ile Allah’ın korumasını sağlar. Duayı terk eden Allah’ın korumasından çıkar. Ayete’l kürsi, Nas, Felak sureleri ile şeytandan korunur.

 

7-Kur’an okumak Kur’anla amel etmek:                                                                  

Kur’an okuyan Allah’la konuşur. Cenab-ı Allah: “Kur’an okuduğun zaman kovulmuş şeytandan Allah’a sığın” ( Nahl:98 ) buyurur. Kur’anla meşgul olanı şeytan meşgul edemez. Kur’an okununca şeytan kaçar. Kur’anla amel edene şeytan yaklaşmaz.

 

8-Dini hayat yaşamak:

Dini hayat yaşamayan Allah’ı terk etmiş olur. Allah da onu terk eder, kulluk defterinden siler. O zaman şeytan onu sahiplenir.

Bir bacı bana: “Cin-şeytan musallat oluyordu örtündüm. Namaza başladım, kurtuldum. Aile düzenimiz bozuktu düzeldi.” Dedi.

Kur’an da: “Kim Rabbini anmaktan gafil olursa, yanından ayrılmayan şeytanı ona musallat ederiz” buyurur. ( Zuhruf:36 )

Dini hayatı olmayanın sıkıntılı hayatı olur. ( Taha:124 ) diye bildirilmiştir.

 

9-Sadaka vermek:

Sadaka insanı Allah’ın rızasını kazandırır. Çünkü Allah’ın kullarına verilen Allah’a verilmiş olur.

Peygamber ( as) şöyle buyurmuştur:

-“Namaz şeytanın yüzünü karartır. Sadaka belini kırar. Kardeşini Allah için sevmek, kökünü kazır. Bu şekilde şeytan sizden uzaklaşır.” ( Ramuz el-Ehadis:218 /8)

 

10-İnançsız olmamak:

Bazıları dine ilgi duymuyor itibar etmiyor, olmasa da olur diyor, şeytanın tuzağına düşüyor. Allah: “Şeytanı inanmayanların dostları kaldık” ( A’raf:27)

-“İnananlara şeytanın hâkimiyeti yoktur.” ( Nahl:99 ) buyurur.

İnanmayan şeytanın tuzağına çabuk düşer, şeytanla mürit olur. Şair:

“Dinin yoksa neyin vardır?

Var tabutun kendin kaldır.

Din dayanak Haktan kula,

Dinsiz adam heder ola” demiş.

 

11-Allah’a sığınmak:

Kul Felak, Nas, Ayete’l kürsi gibi sure ve ayetleri okursa, istiaze duasıyla Allah’a sığınırsa şeytan ona zarar veremez.

Hafaza melekleri insanı korur.

Allah ( cc) şöyle dua etmemizi istiyor:

-“Şeytanın kışkırtmasından sana sığınırım.” ( Müminun:97 )

-“Şeytanın yanımda bulunmasından sana sığınırım.” (Müminun:98 )

A’raf:200+Nahl:98+Fussilet:36 ayetlerinde Allah şeytandan kendisine sığınmamızı istiyor.

Unutmayalım:

-Şeytanın nüfuzu yoktur. ( Sebe:21 )

-Hâkimiyeti yoktur. ( Hıcır:42 )

-Ağırlığı yoktur. ( İsra:65 )

Şeytan zorla zarar veremez. İnancımızı yok edemez. Şeytan, günaha, iftiraya düşkün olana. ( Şuara:221-223 )

-“O kendi taraftarlarını ateş ehlinden olmaya çağırır”. (Fatır:6)

-“Allah’ın izin vermediğine, Allah’a dayanıp güvenene zarar veremez”. (Mücadele:10)

Şeytan Allah ‘tan değil kendisinden korkanlara korku verir. Şeytanın zarar vermesinden korunmak için:

İsraftan, çok yemekten, çok uyumaktan, haramdan, kötü ortamlardan, şeytanın hoşuna gidecek şeylerden, manasız şeylerden, kötü huylardan, büyüden, cinlerle uğraşmaktan kaçınılmalıdır.

Bilhassa gençlerimizi satanizm ( şeytana tapmak ve şeytana kulluk )tan korumalıyız. Euzubillahimineşşeytanirracim (Kovulmuş lanetlenmiş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım).

 


Bu yazıyı 1.741 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.