Çocuk Eğitiminde Yapılmaması Gerekenler

1- Sorusuna cevap vermemek:

İki üç yaşından itibaren çocuk bazı şeylerin farkına varıp, öğrenme maksadıyla soru sormaya başlar. Soruları anlamsız bulup cevapsız bırakmak yanlış olur. Ona öğretici, doyurucu cevaplar verilmelidir. Asla kaçamak cevaplar verilmemelidir.

Git başımdan anana sor, babana sor dersek yanlış bilgi edinir. Öğrenme şevki kırılır. Bilmiyorsak, bilmiyorum demek gerekir. Yanlış bilgi vermek doğru değildir.

Çocuğa doğru şeyler öğretilmelidir. Bilhassa Allah’la ve göremediği şeylerle ilgili olarak. Yanlış inancı düzeltmek çok zor olur. Küflü çivinin sökülüp atılması gibi.

2- Çocuğa durmadan emirler yağdırılmamalıdır:

Şunu şöyle yap, bunu böyle yap, şöyle yapma böyle yap. Gene mi yaptın? Ben sana ne dedim? Bunlar çocuğu sıkar, yanlış etkilenir. Yapmamayı, geçiştirmeyi öğretir. Çünkü bozuk plak gibi dönüp duran aileler iyi evlat yetiştiremez.

Yapacağı, yerine getirebileceği şeyleri söylemek ve istemek gerekir.

            Kuru tehditler de savurmamak gerekir: “Şöyle yapmazsan bir daha böyle yaparsan, şöyle ederim, böyle ederim, döverim, öldürürüm…Bunlar çocukları kindar ve inatçı yapar.

3- Çocuklara yaşının üstünde bir şey vermek: Bu bebekken pilav yedirmeye benzer.

4- Dini zorla öğretmek: Allah’tan korkutmak, Allah’ın cezalandırıcı, cehenneminde yakıcı olduğunu söylemek. Çocuğu dinsiz yapar.

5- Çocuğa yalan söylemek; yerine getiremeyeceğimiz şeyleri söylemek, çocuğa yalan söyletmek, yalan söylediği zaman uyarmamak, suçunu söyleyince dövmek, çocuğu yalancı yapar.

6- Çocuğun yanında gıybet, dedikodu yapmak, başkasına iftira atmak onu iftiracı yapar.

7– Hep şikayet, her şeyden şikayet, her şeyi kötü yönünden bakmak çocuğu nankör yapar.

8- Ana babadan şikayet etmek, onlarla ilgilenmemek, isteklerini yerine getirmemek çocuğu isyankar yapar.

9- Her an bir şeyler yedirmek, her istediğini buyur etmek, çocuğu obur ve bencil yapar, arsız yapar.

10- Çocuğun yaptığını beğenmemek, bu adam olmaz demek, devamlı tenkit etmek, çocuğu güvensiz yapar.

Çocuğu takdir etmek güven vermek onda kişilik gelişmesini sağlar.

Değişik yollarla başarılarını ödüllendirin. Kabiliyetlerinin gelişmesine yardımcı olun.

Hatalı yönlerini yargılamadan hata olduğunu anlatın.

Onunla samimi konuşun. Kendisini sevdiğinizi, değer verdiğinizi hissettirin.

Ona söz hakkı verin. O konuşunca dinleyin, yüzüne bakın.

Aşırı ve kırıcı eleştiriden kaçının.

Başkasının yanında onu küçük düşürmeyin.

Başkası ile onu kıyaslamayın.

Aile içi bağları kuvvetlendirin.

Ona yapabileceği sorumlulukları verin. Onun işini siz yapmayın. “Benlik duygusunu” geliştirin.

Yanlış cezalandırmayın… İşte o zaman bir şahsiyet olarak yetişecektir.

11- Çocuğun zekasını ölçtürmeyin:

Neden? Olumsuz yönde etkiler. “Senin çocuğun geri zekalı” veya “Orta derecede” demek, çocuk ve ana baba üzerinde yıkım olur. “Çok zeki” demek çocuğu şımartır ve tembelliğe iter. Yanlış beklenti içine girer.

Çocuk değişir, önemli olan onun gelişimini sağlamaktır.

Çocuklar değişik konularda kendilerini ortaya koyarlar. Bazen zeka gelişimi geç de olabilir, gelişiminin önünü kapatmamak lazım.

Mesela çocuk bazı derslerden başarı gösterir. Bazılarından az gösterir, o zaman bu çocuk çok zekalı mıdır? Az zekalı mıdır?

Çocuğun zekasını geliştireceğim diye asla zorlamayın. Yoksa aptallaştırırsınız.

12- Küçük yaşta bu şu olacak, bu olacak denmemesi lazım. Sen ne olacaksın? Diye sorulmaması lazım. (Dr. Mühendis, Polis, Asker vb…)

Çocuğa önce iyi bir insan iyi bir vatandaş olma düşüncesi verilmelidir. Bir öğrencime: Ne olacaksın? dedim. – “Cennetlik hocam” dedi. Böyle yüksek gaye ve idealler verilmelidir.

Önemli olan şey, önce insan olmalıdır.

13- Çocuklar arasında hiçbir konuda ayrımcılık yapılmamalıdır. (Yemede, içmede, giyimde, sevgide, ilgide, muamelede…)

Çocuk adil olunmadığının farkına varırsa, kin besler. Hele kardeşi yüzünden bir çocuk haksız bir şekilde cezalandırılmamalıdır.

Yerinde hak edince ödüllendirilmelidir. Bu çocuğa teşvik olur. Biri cezalandırılıp, kardeşi ödüllendirilmemelidir.

14- Aşırı nazlı yetiştirmek, içine kapalı yapar, suskun olur, gurubun gerisinde kalır. Diğerleri çaba sarf ederken o ağlar, sızlar, sebepsiz ağlamaya başlar.

Şöyle derler: “Çocuğunu nazlı yetiştiren çok ağlar.”

15- Anne baba olarak çocuğa devamlı nasihat yanlıştır. Her zaman nutuk çekmek de yanlıştır. Bunlar sorunları çözmez. Sonra çocukla anlaşamazsınız, sizi dinlemez.

“Ben şöyleydim ben böyleydim…” dememeli. Başkaları övülüp, onun başarısızlıkları dile getirilmemelidir.

16- Vurdulu kırdılı filmler, silahlı dövüşlü oyunlar, sokak çocukları ile arkadaşlığı çocuğu hırçın yapar, çete, mafya adamları olur.

Çocuk kötü örnekleri taklit eder.

Bugün suç işleme yaşı düşmüştür, neden? Kötü örnekler çok da ondan.

Çocuk dikkat çekebilmek için çeşitli şeyler yapar, şaklabanlık yapar. Yaptığı şeyler anlamsız da olabilir. Bu yaramazlık olarak değerlendirilip, üzerine gidilip, susturulmamadır.

16- Çocuk her istediğini elde etmemelidir. İstekleri ölçülü, sınırlı yerine getirilmelidir. Onların talepleri sınırsız olabilir. Onu kırmadan, ikna ederek anlatılmalıdır.

Her şeyi görsün, her istediğine sahip olsun düşüncesi yanlıştır.

– Fazla harçlık verilmemelidir.

– Çocuğa ekonomik durum uygun bir tarzda anlatılmalıdır.

– Küçük yaşta cep telefonu, bilgisayar, odasında özel televizyon olmamalı. Bunlar çocuğu başarısız yapıyor.

Sınırları çocuk değil, siz belirlemelisiniz. Onu imkan ölçüsünde yetinme alışkanlığı kazandırılmalıdır.

Bir çocuk adına hep karar veren ana baba olmamalıdır. Sonra çocuk sorumluluk yüklenemez.

Her istediğini almamakla da, her dediğini yapmamakla çocuk cezalandırılmamalıdır.

Çocukları başı boş bırakmak da büyük risktir.

17- İhmal veya kasıt çocuklar için telafisi mümkün olmayan kayıplara neden olmaktadır.

– Kaybolan Çocuklar

– Sakat kalanlar,

– Yanıp kül olanlar,

– Sokağa terk edilenler,

– Rahat ve özgürce hayat için öldürenler,

– Kesen öldürenler,

– Gayri meşrulukla terk edilenler

Bunların hepsinin sonu pişmanlıktır. Hiçbir şey gizli kalmaz. Bazen ana babanın hataları telafi edilemez.

18- Çocuk eğitiminde anne baba aynı tarafta olmalıdır. Farklı şeyler söylenmemeli ve istenmemelidir.

Bazı şeyleri çocuk yaşayarak öğrenir, bazı şeyleri de görerek, sorarak öğrenir. Sabırlı olmak gerekir. Ana babadan biri konuşurken diğeri susmalıdır.

19- Çok sıkıcı üzücü durumlarda bile çocuğa güler yüz gösterin. Gerektiğinde yanlıştan dönün ve özür dilenecekse dileyin.

Bozulan kırılan şeyler için onu suçlamayın.

Olgun insanlar, iyi bir eğitimcidir.

20- Çocuk ağlarken asla ağlamaya terk edilmemelidir. Çocukla bir çok şeyi paylaşın.

Ne halin varsa gör demeyin. Sen bunu hak ettin de demeyin.

Hastalığında da aşırı ilgi göstermeyin. Fazla nazlanmasına da müsaade etmeyin.

21- Çocuk televizyona, ateriye, bilgisayara, teslim edilmemelidir.

– Düzenli seyretmeyi öğrenmelidir.

– Düzenli yiyip içme ve yatıp kalkmayı alışkanlık haline getirmelidir. Yeme içmede ders çalışmada zorlamayın, yönlendirin, uzlaşın, anlaşın, önünü kesmeyin.

22- Tuvalet eğitimi 2-3 yaşında verilmeli, çocukla alay edilmemeli, mahcup edilmemeli ve dövülmemelidir. Hatası yüzüne vurulmamalıdır. Hatta altını ıslatması halinde başkalarına söylemeyin.

23- Asla çocuğunuzu kendinize uydurmaya çalışmayan. Siz onu dinleyin, o da sizi dinler “Böyle istiyorum” demeyin. Ona fırsat verin. Hep siz haklı çıkmayın. Zaman zaman ona “Aferin” demek de cömert olun. Onu övmekten korkmayın.

İşlerinize yardım etme fırsatı verin. Sonra da yardımı o size yapar. Yaptığı güzel işleri takdir edin. Size karşı olan güzel davranışlarına teşekkür edin.

24- Çocuğu asla başkalarının yanında dövmeyin, azarlamayın, eleştirmeyin. Kusurlarını sayıp dökmeyin. Kötü onur kırıcı adlarla çağırmayın.

Yani onu küçük düşürmeyin. Sonra inadına o da sizi küçük düşürür. Çocuğa öfkeyle yaklaşmayın. Ani tepki göstermeyin.

25- Kızgınlığınızı, öfkenizi fazla uzatmayın, küsmeyin. Kızgın olduğunuz zaman hayat dersi vermeye kalkmayın.

Çocuğa küfretmeyin, lanetlemeyin, beddua etmeyin, olumsuz konuşmayın.

Bazı hatalar için kör sağır ve dilsiz olun.

Sizin fedakarlık yapmanız en güzel, etkili bir ders olacaktır.

26- Ona çocuk gibi davranmayın, hep çocuk kalır. Olgunlaşmaz. Kimlik kazanmasına yardımcı olun.

Çocuğa saygı gösterin ki, saygı göstermeyi öğrensin.

27- Sigara, alkol, fuhuş, kumar konularında zarar gören kimseleri ona gösterin, tanıtın.

Çocuğu kötü ortamlarda, kötü arkadaşlarla tutmayın. Seyretmemesi gereken dizileri, filmleri seyrettirmeyin.

28- Çocuğa fazla kural koymayın. Ne kadar kural koyarsanız o kadar şaşırır. Çok sorunlar yaşanır. Yani yaşamayı zorlaştırırsak çocuk bıkar.

Kararları beraber verin, kuralları beraber koyun, çok daha iyi anlaşırsınız.

Bir şey zorla benimsetilmez. Ne kadar zorlarsanız, çocuk o kadar sizden uzaklaşır.

Problemleri çözmek için güç kullanmayınız. O zaman büyüyünce yapacak bir şeyiniz olmaz.

Baskı olmayan ve güce başvurulmayan yerde daha güzel şeyler olur. Her an sevgi ile yaklaşın.

29- Sorusundan, fikrinden, bir davranışından dolayı çocuk kınanmamalıdır. Yanılmak insan içindir. Yapılacak şey, kırmadan düzeltilmelidir. İyiye yönlendirmektir.

30- Sevgili anneler babalar,

Çocuğunuzu…………………………….

– Hoşgörü ile yetiştirseniz, sabırlı olmayı öğrenir.

– Destekleyip yüreklendirirseniz, kendine güven duymayı öğrenir.

– Yaptığı güzel şeyleri över ve beğenirseniz, takdir etmeyi öğrenir.

– Hakkına saygı gösterirseniz, adil olmayı öğrenir.

– Güven ortamı içinde yetiştirirseniz, inançlı olmayı öğrenir.

– Kabul ve onay gösterirseniz, kendini ve başkalarını sevmeyi öğrenir.

– Aile ortamı içinde dostluk ve arkadaşlık gösterirseniz, bu dünyada mutlu olmayı öğrenir.

– Sevgi içinde büyütürseniz, güvenmeyi öğrenir.

– Sürekli eleştirirseniz, kınama ve ayıplamayı öğrenir.

– Kin ortamında büyütürseniz, kavga etmeyi öğrenir.

– Alay edip aşağılarsanız, sıkılıp utanmayı öğrenir.

– Devamlı utanç duygusuyla eğitirseniz, kendini suçlamayı öğrenir.

– Devamlı gülünç duruma düşürürseniz, çekingen olmayı öğrenir.

– Kendisine inanmazsanız, dolandırıcılığı öğrenir.

– Aşırı hoşgörülü olursanız, bencilliği öğrenir.

– Her zaman tenkit ederseniz, kendini kabahatli bulmayı öğrenir.

 

Siz nasıl ana babasınız acaba? Bu konuda görüşler şöyle:

1- Denetleyici anne – babanın özellikleri:

Çocuğun doğuştan getirdiği özellikleri değiştirmeye yöneliktir.

– Tehdit eder.

– Fiziki şiddet kullanır.

– Sevgiyi esirger, küsüp iletişim keser.

– Aşağılayıcı ifadeler kullanır.

– Kızgın bir şekilde çocuğu döver.

– Çocuğu başkaları ile kıyaslar.

– Ona sürekli bağırır ve onun duygularını bastırır.

– Devamlı kendisiyle kıyaslama yapar.

2- Pasif anne – babanın özellikleri:

– Çocuğun etkinlikleri konusunda ilgisiz ve kayıtsızdır.

– Anne – babalar, hoşgörü ile boş vermişliğin karıştırırlar.

– Çocuğa sınırsız haklar tanımışlardır.

– Çocuğun bütün isteklerine cevap verirler.

– anne – baba tamamen kendi kabuğuna çekilmişlerdir.

– Çocuğun olumsuz ve uygun olmayan davranışlarına göz yumarlar.

– Biz çocukluğumuzu ve öğrenciliğimizi yaşayamadık, çocuklarımız yaşasın, dünya nimetlerinden istifade etsin, derler.

– Öğretmenlerine ve arkadaşlarına karşı olumsuz davranış sergilerler.

 

3- Destekleyici anne – babanın özellikleri

– Çocuğa yakın ilgi gösterirler. Sözle veya dokunarak sevgi gösterirler.

– Çocukla ortak faaliyette bulunurlar.

– Çocuğun davranışlarını onaylayan davranışlar gösterirler.

– Çocuklarını ikna yollarını kullanırlar.

– Sınırları belirlenmiş özgür ortam sağlarlar.

– Anne – baba tutarlı ve kararlıdırlar.

– Meselelerin sebep – sonuç ilişkisini anlatırlar.

– Çocukla arkadaş, dost olup eğitim ve öğretimi verirler.

Siz hangisindensiniz?

Özet olarak; ilim adamlarımızın görüşleri şöyledir:

Bunun dışında şu noktalara dikkat etmek gerekir:

– Çocuğunuzu yetiştirirken onun sizin istediğiniz kişiliğe bürüneceğini düşünmeyin. Onunla kurduğunuz iyi ilişki sayesinde ona tavsiyelerde bulunabilirsiniz.

– Onun size saygılı olmasını istediğiniz kadar siz de ona saygı göstermelisiniz.

– Ona yeterince zaman ayırın ve hoşgörülü davranmaya çalışın (Kendi fikirlerini söyleme şansı tanıyın)

– Örnek bir aile olmaya çalışın ve hatalarınız olduğunda bunu kabullenin, ona asla yalan söylemeyin.

– Bazı şeyleri sizinle yaşayarak öğrenmesini sağlayın.

– Onun yanlışlarıyla fazlaca ilgilenmekten çok doğrularını yakalamaya çalışın.

– Para kullanmasını öğretmeye çalışın, boşuna para harcamak yerine gerektiğinde harcamasını öğretin.

– Onu devamlı başkalarıyla kıyaslamaktan kaçının ve kendini aşmasını sağlayın.

– Ona ilgi göstermekten kaçınmayın ama bunu aşırıya kaçırmayın bundan sıkılabilir.

– Size yardım etmek istediğinde ona fırsat verin ve onu gayretinden ötürü kutlayın. Bu ona kendine güvenme duygusunu verecektir.

– Hatalarını gördüğünde onu suçlamayın yapması gerekenin ne olduğunu söyleyin.

– Eğitimine önem verin devamlı öğretmeniyle iletişim halinde olun.

– Ödevlerinde yardımcı olun ama asla onun yapması gerekeni siz yapmayın.

– Araştırmacı olmasına önem verin. Kendinize bir konu belirleyin ve bunu beraberce araştırın.

– Onu övmekten kaçınmayın bunu yaparken de aşırıya kaçmayın.

– Üstünden gelemeyeceği yükler vermekten kaçının.

– Onunla hiçbir konuda pazarlık etmeyin, rüşvet vermekten kaçının.

– Davranışlarına dikkat edin sürekli aynı hatayı yapıyorsa neden böyle davrandığını araştırın ve ona bunu düzeltmesinde yardımcı olun.

– Toplum içinde onu asla suçlamayın, bunu yalnız olduğu zamanda güzel bir biçimde söyleyin.

– Onu sevdiğinizi ona söyleyin, bunu göstermekten asla kaçınmayın.

– Yatmadan önce çocuğunuza kitap okuyun, okuma alışkanlığı bu yaşlarda edinilir. Eğer mali durumunuz elveriyorsa ona resimli kitaplar alın okuma bilmese de kitaplarla aşina olmasına yardımcı olacaktır.

– Bütün çocukların da büyükler gibi ayrı bir şahsiyet olduğunu unutmayın. Onlara bir şahsiyet gibi yaklaşın, kişisel isteklerine saygı duyun.

– Hata yapması için ona fırsat verin, kimse düşmeden bisiklete binmeyi öğrenemez.

– Çok fala kural koymayın, ama olan kurallara uyun.

 

 

 


Bu yazıyı 3.755 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.