Çok evlilik, İslâm’ın icadı mı? Bu konuyu ne kadar biliyoruz?

Çok evlilik, İslâm’dan önce mevcuttur. Meselâ;
-Mısırlılarda erkek çocukları öldürüldüğü için denge bozulmuş, çok evlilik müsaade edilmiştir. (Bakara: 49+ Kasas: 4)
-Babil hukukunda çok evliliğe izin vardır.
-Roma hukukunda kadın erkek istedikleri kadar evlenirdi.
-Çinlilerde zengin olan erkek istediği kadar evelenebiliyordu.
-Sasanilerde bir erkek evliyken annesi ve kız kardeşi ile de evlenebilirdi.
-İranda cok evliliği yasaklayan bir hüküm yoktu.
-Yunanlılarda çok evlilik müsaadesi vardı. Diğer Avrupa ülkelerinde evlilikte kural yoktu. Kadın 9-10 kadar erkekle yaşayabilirdi.
Çocuğun gürbüz ve daha sağlıklı doğması için aileler kadını başka erkeklere sunardı.
Kadın çok erkekle evli olduğu için baston ve şapka taşıma adeti vardı. İçerde olan kapıya şapka veya bastonunu asardı. Bugün her ilişki serbest metres ev arkadaşlığı, cinslerin kendi cinsi ile evliliği, şişe adeti sürüp gitmektedir. Fahişelik, homoseksüellik resmileşmiştir. Çocukların büyük bir kesimi gayri meşrudur.
1975 yılında Alex Joseph, bir gazeteye 9 kadınla yaşadığını açıklamıştır.
Amerika Başkanı Bill Clinton’ın beraber yaşadığı kadın sayısı belli değildir.
1982 yılında S.Waziland Kralı Sophuza ölmüş, 130 karısı olduğu açıklanmıştır. (Tercüman-26.08.1982)
09.05.1975-Tercüman: Kızılderili El Brazo, dokuz eşli olduğu haberini yayınlamıştır.
10.03.1997’ de Gündüz Gazetesi, Taşkent İlguşya’ da herkesin istediği kadınla evlenebileceğini açıklamıştır.
Hıristiyan din büyükleri, Alman İmparatorları, Fransa Kralları çok evlilik yapmıştır. (Anglikan Kilisesine Cevap, Sayfa: 65- M.Akif)
Batıda çok evlilik Papalığın müsadesiyle olmuştur. Kral Gontran’ın ve Birinde Dagobert’in dört eşi olmuştur.
Bugün Papazlar kilisede bir çok kadınla yaşamaktadır. Küçük çocuklara bile tecavüz etmektedirler.
25.05.1995- Günaydın, Harere-Zimbabyeli bir üfürükçünün 24 karısı olduğunu yazmıştır.
1948 yılında Almanya’nın Münih kentinde yapılan konferansta, erkeklere oranla kadınların fazlalığına çözüm aranmış ve karar: birden fazla evlilik çıkmıştır.
1949 yılında Almanya’nın başkenti Bonn ahalisi, yetkili makamlara başvurarak, anayasada birden fazla evliliğe müsaade edilmesi talebinde bulunmuştur. (İslam’da Kadın Hakları Antolojisi:1/59)
“İleri derecede sosyalist olan Vairasse, “ütopya”sında evlenecek kadın sayısının 12‘ye kadar çıkarılmasını, böylece çirkin kadınların evlenme imkanı bulacağını, kocaların eşleri değiştirebileceği savunulmuştur. Marx, Engels, kadını ortak mal saymıştır.
İkinci dünya savaşından sonra Almanya’da çok evliliğe izin verilmiştir.
Hunlar’ da evlenirken kuma alma hakkı vardı.
İslam’dan önce Araplarda çok evlilik yaygın hatta sınırsızdı. Bu yüzden bazı aileler kadının durumuna bakıp, kızlarını gömüyordu.
Birden fazla evliliği engelleyen bir kural da yoktu. Kabile reisinin sınırsız hakkı vardı. Bu durum Müslüman olmayan Araplarda daha uzun süre devam etmiştir.
Meselâ; Nijerya’nın 144 yaşındaki Kralı 3 Kasım 1969 da ölünce geriye 50 karısı, 200 çocuğu, 2000 kadar torunu kalmıştır.
Yemende birden fazla kadınla evlenme, 23 Ocak 1974 tarihine kadar devam etmiştir.
İslam’dan önce kadın, çok erkekle evlenebilirdi, eş değiştirebilir, geçici olarak evlenebilirdi. Eşler, sunulabilir, satılabilirdi.
İslam gelince, Peygamber, sınırlandırma yoluna gitmiştir. Meselâ: Galyan adında Sakifli biri, Müslüman olduğunda on kadınla evli idi, ona:
-“Bunlardan dört tanesini seç, diğerlerinden ayrıl” demiştir. (Yusuf El Kardavi-İslam’da Helâl Haram, S. 196)+(İslâm Fıkhı Ans. :9/134),
Araplarda:
-Muta nikâhı vardı.
-Gürbüz çocuk için başkası ile olunurdu.
-İki çift, eş değiştirirdi.
-Metres hayatı vardı
-Kadın dokuza kadar erkekle evlenebilirdi.
-Kadın, kapısına bayrak asıp istediği kadar erkek kabul edebilirdi. (E. Rıdvan-Peygamber Niçin Çok Evlendi S.36-37)
Demek ki çok evlilik İslâm’ın icadı değildir.
İslâm’dan önceki dinlerde de evlilik sınırsızdı.
Hz İbrahim zamanında çok evlilik yaygındır. Hanımı Sâre, Hz İbrahim’i Hacer’le kendi eliyle evlendirmiştir.
Hz Yakup, dayısının kızını kuma almıştır. (Tekvin: 30/3)
Hz Davud’un Makaa, Hagit, Abital ve Egla adlı hanımları vardır. (II. samuel: 3/2-5) Abigail, Ahinoam, Mikal, Batşeba, Abişad adlı hanımlarıda vardır. (I. Samuel: 25/39)
Hz Süleyman için Tevrat’ta 1000 kadar kadın alındığından bahsedilir. (İslâm’da Kadın Hakları Antolojisi: 1/56)
Tevrat’ta ve İncil’de birden fazla evliliği yasaklayan veya sınırlandıran bir hüküm yoktur. Hatta İngiltere’de XI. Yüz yılda kadının başka bir erkeğe ödünç verilebileceği hakkında kanun çıkmıştır. (Aile İlmihali: 177- H.Döndüren)
Matta İncil’ine göre (25/1) Hz İsa çok evliliğe müsaade etmiştir. Bir adamın on dört kadınla evliliğinden söz edilmektedir. Dokuzuncu Yüzyılda papazların çok kadınla evlendiği bilinmektedir. Martin Lüter, çok evliliği tavsiye etmiştir.
Marta: 15/1-12 sözlerinde bir erkeğin, on kadınla evli olabileceğine delil göstermiştir.
Tevrat Çıkış: 21/10 birden fazla evlilikten söz eder.
Peygamberlerden sadece İsa Peygamber evlenmemiştir. 12. ve 13. Yüzyıllarda Salzbugta tek kadınla yaşayan papazlara evliya gözüyle bakılmıştır. Papazlar: “Kadınlarınızı sokağa atmayın, odalık alın.” tavsiyelerinde bulunmuşlardır.
İslâm dini geçmişten sürüp gelen şartsız, sınırsız çok evliliğe karşı çıkmıştır. Kadınların mallarına sahip olabilmek için yapılan evliliği Nisâ Sûresinin 2. ayetiyle yasaklanmış, önce dörde indirilmiş onuda şartlara bağlamıştır. Tek kadınla evliliği Nisâ suresinin 3. ayeti ile tavsiye etmiştir.
-Kadının iyileşmeyen hastalığı varsa, görevini yapamıyorsa.
-Kadın kısırsa.
-Savaş gibi nedenlerle erkeklerin sayısı azaldıysa.
-Yoksulluk, sefalet yaygınsa adalet şartına bağlı olarak 2. Evlilik müsaade edilmiştir. (Nisâ Suresi: 3-129)
-Dörde kadar evlilik emir değildir, dört sınırdır.
Hz Aişe (ra), birden fazla evliliğe müsaade edilmesinin sebebini şöyle açıklar:
“Savaşın bir çok kadın dul kalıyor, bir çok genç kızda evlenemiyordu. Bazıları bu kadın ve kızlarla evleniyor ve haksızlık ediyorlardı. Onların haklarını korumak için ayet indi.” (Bak: Delilleriyle aile ilmihali: 262-Prof. Dr. H. Döndüren)
Nisa 3: “Eğer kendileri ile evlendiğiniz taktirde,yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız,beğendiğiniz,size helal olan kadınlardam ikişer,üçer,dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız, bir tane alın veya sahip olduğunuz cariye ile yetinin.Bu adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır.”
Nisa 129: “Üzerine düşüp uğraşsanızda kadınlar arasında adil davranmaya güç yetiremezsiniz; bari birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın…” buyurulmuş ve tek kadınla evlilik tavsiye edilmiştir.
Şimdi Soruyorum:
Birden fazla insanı aynı ölçüde eşit ve adil bir biçimde:
-Beğenmek sevmek mümkün mü?
-Adil bir biçimde maddi ihtiyaçlarını karşılamak mümkün mü?
-Eşit bir şekilde beraber olmak mümkünmü?
Batının son zamanlardaki sosyal durumunu inceleyen yazarlardan J.E Clar Me. Farlane, batının bu konudaki tutumunu eleştirmiş ve şöyle demiştir:
“Bir tek kadınla evlenmenin İsa Peygamber tarafından müdafa edildiği doğru değildir. Meselâ; içtimaî, ahlâkî ve dinî bakımdan nazarı itibara alındığı takdirde, çok evliliğin medeniyetin en yüksek standartlarına aykırı olmadığı ispat edilebilir. Bu dava, garpta kimsesiz ve bedbah kadınlar meselesinin halli için bir devadır. Aksini iddia, fuhuşun, metres hayatının ve evde kalmış kızların davasının devam etmesi ve çoğalması demektir.” (ilimden Felsefeden Dine, Sayfa: 78)
İslâm’da aslolan tek kadındır. İkinci evlilik için şartlar ağırdır. Diyanet İşleri Başkanlığının ikinci evliliğin dinen uygun olmayacağına dair bir açıklaması vardır. (1 Mayıs 2008, Yenişafak)
Kanuni Sultan Süleyman zamanında yaşayan büyük Türk âlimlerinden Kınalızâde, İslâm’da tek kadınla evlenmenin esas olduğunu şöyle ifade eder:
“Gerçi dinde birden fazla evliliğe müsaade edilmiştir. Fakat nafaka ve nikâhlı kadınları eşit tutmak şartına bağlanmıştır. Kur’an’da “adaleti yerine getirememekten korkarsanız bir kadınla yetinin.” Buyrulmuştur. Burada adalet yapılmama-sına değil, adalet yapılamaz korkusuna bağlanmış-tır. Şu halde bir kimse, alacağım kadınlar arasında adalet yapamam diye korkarsa, Kur’an’a uyarak bir kadınla yetinmesi vacip ve birden fazla kadınla evlenmesi haramdır.”
1917 tarihli Osmanlı Hukuku Aile kararnamesinde çok evlilik müsaade edilmiş, ancak ilk eşin isterse nikâh akti sırasında üzerine ikinci bir eş alınması yasağı koyabileceği benimsenmiştir. (Prof. Dr. H. Döndüren, Aile İlmihali: 263)
Demek ki, kadın isterse şart koşabiliyor ve rızası olmadan ikinci evlilik olmuyor. Bu anlaşmayı da Nisa Suresi’nin 128. Âyetine göre yapabilir.
Mecellede bir madde var: “ zaruretler memnü olan şeyleri mübah kılar.” (madde: 21) Boşanma, sokağa atılma yerine aile hayatı daha uygundur. Metres hayatından daha onurludur. Fuhşun yayılması, ahlaken bozulması aile yuvaları için yıkım olur. Zaruret halindeki evlilik gayri meşruluğun önüne geçecektir.
Peygamber (as) ın evliliklerindeki hikmet ve sebepleri biliyor muyuz?
Allah Resulü Şehvet düşkünü bir insan değildir. O günkü ortamda istediği kızı alabilecek durumda iken, 25 yaşına kadar evlenmemiştir. 25 yaşında, dul 40 yaşında Hz Hatice’den gelen teklifi kabul etmiş.
Hz Peygamber, 53 yaşında ikinci evliliğini yaptığı zaman Sevde (ra), 54 yaşında dul bir kadındır. “ ya Rasûllallah benim koca isteğim yok. Peygamber hanımı olmayı arzu ediyorum.“demiştir.
Thomas Carlyle, şöyle der: “25 yaşına kadar bekar yaşayan, kendinden 15 yaş büyük bir kadınla evlenen, onunla 25 yıl beraber yaşayan nasıl şehvet düşkünü olur? “(Siret Ans. :2/198)
Hz Aişe (ra) ile evliliğine gelince Bunada peygamberimize dil uzatılmadığını görüyoruz. Hz Aişe (ra) 6 yaşındayken nişanlanıp, 9 yaşında evlendiği söyleniyor. Bu iddia asılsızdır, iftiradır.
Daha önce Hz Aişe, beni Nevfel kabilesi reisi Mutim İbni Adiyyrin oğlu Cüveyr ile nişanlanmıştır. (Dr. Reşit Haylamaz, Hz Aişe (ra) sh. 26. Işık Yayınları)
İslâmiyet geldikten sonra cüveyr putperest olduğu için bu nişan bozulmuştur.
Hz Hatice’nin vefatından sonra Havle bint-i Hakim Peygamber efendimize evlenmek isteyip istemediğini sormuş kiminle deyince Ebu Bekir’in kızı Aişe ile demişti. Havle, Aişe’yi babasından istedi. Hz Ebu Bekir çok memnun oldu ve nişan sözleşmesi oldu. Nişan uzun sürdü. Aişe (ra) 18-19 yaşlarında iken evlilik gerçekleşti (Age: 433-439)
Prof. Dr. Hayrettin Karaman: “Hz Aişe’nin ablası Esma’nın doğum tarihinden ve aradaki bilinen yaş farkından yola çıkarak. Hz Aişe’nin nikahlandığında 14, zifaf yapıldığında 18 yaşında olduğunu söylüyorlar…” (25 Ocak 2009-Yenişafak)
Kaynaklara göre; Hz Aişe, peygamberliğin gelmesinden 5-6 yıl önce doğmuştur. Peygamberle 17-18 yaşında evlenmiştir. (Bak: Mevlana Şibli- Asr-ı Saadet Cilt II S. 997. İst. 1928)
İddia edildiği gibi Hz Aişe peygamberle evlendiğinde 9 yaşında değildir. 17-18 yaşındadır. Daha önce bir başkasıyla nişanlanacak yaştadır. Ayrıca; Hz Aişe’nin ablası Esma, Aişe’den 10 yaş büyüktü. Esma hicret sırasında 27 yaşında olduğuna göre, Hz Aişe peygamberle evlendiği zaman 17 yaşındaydı. (Bak: Osman Keskioğlu, Hatemül Enbiya: 210)
Peygamber (as), Aişe (ra)’la ilâhi vahiyle evlenmiştir. Bunu Peygamber (as) şöyle anlatmıştır:
“Ya Aişe, sen bana rüyamda iki defa gösterildin. Seni ipek kumaş içinde görüyordum ve “Bu senin hanımındır, yüzünü aç” denildi.” demiştir. (Buhari: 1589)
Kısacası, Hz Aişe (ra) Cüveyr ile nişanlandığında demek ki evlenecek yaşta idi. Ayrıca bu evlilik vahiyle olmuştur.
Peygamber (as)’ın evliliklerinde teklif hep karşı taraftan gelmiştir.
Hz Zeynep ile vahiy üzerine evlenmiştir (Ahzab: 28-29-50-51-37)
Mü’minlerin arası, peygamber hanımı olma arzusundan, peygamberle ile hareket edilmiş, meselâ Esma (ra) çok yaşlıdır, nikahlanınca sevincinden vefat etmiştir.
Bir hadiste: “Benimle evlenen veya dünür olan cehenneme girmez” (Ramuz el-Ehadis: 486/6) buyrulması da etkili olmuştur. Peygamber (as)’ın çocuklarını biliyor muyuz?
Hz Hatice’den dünyaya gelen çocukları:
1-Kasım (İslâm’dan önce doğdu, 2 yaşında öldü.)
2-Tahir (İslâm’dan önce doğdu, süt çağında öldü.)
3-Zeynep
4-Rukiye
5-Ümmü Gülsüm
6-Fatıma
Mariye’den:
1-İbrahim (1 yaşında öldü.)
Günümüzdeki evliliklerin ne durumda olduğunu biliyor muyuz?
Metres hayatı yaygın, bekârlar evliler gibi yaşıyor, kuma âdeti devam ediyor. Canı sıkılan, biraz para kazanan ikinci bir kapı açıyor, gizli nikâh kıydırıyor.
Dünya’nın çeşitli yerlerinde birkaç örnek vermek isterim:
Amerikalı Alex Joseph’in 9 karısı olduğunu biliyor musunuz? (9 Mayıs 1975- Tercüman)
Swazifand kralı Sabhuza’nın öldüğü zaman 200 karısının olduğunu biliyor muyuz? (26 Ağustos 1982- Tercüman)
Thuma Nzumakasa adlı Zimbabveli’nin 24 karısının olduğunu biliyor muyuz? (26-05-1990-Günaydın)
İnguşya cumhur başkanı Ruslah Ausev çok evliliğe resmen izin verdiğini biliyor muyuz? (10-03-1997-Gündüz)
ABD’de Normon Tarikatı Lideri Warren Heffs’in 80 karısının olduğunu biliyor musunuz? (9 Nisan 2008- Yenişafak)
Hindl’i Tushar Waghmare 14 kadınla evli olduğunu biliyor muyuz? (28 Ağustos 2009- Yenişafak)
Afrika’da swaziland kralı Mswati’nin 13 karısı olduğunu biliyor musunuz? (23 Ağustos 2008- Yenişafak)
Suudi Arabistanblı Seyh Salih el sairi’nin 58 defa evlendiğini biliyor musunuz? (08-11-2006- Yenişafak)
Nijeryalı 84 yaşındaki Muhammed Bello Ebubekir’in 86 karısı olduğunu biliyor musunuz? (11 Ağustos 2008- Yenişafak)
Hindistanlı Ziona Chana 39 eşinin olduğunu biliyor musunuz? 21 Şubat 2011 (Yenişafak)
Çok evlilik islâm’ın icadı değildir. İslâm’ın düşmanlarının Muhammed (as)’ı dillerine dolaması kasıtlıdır.


Bu yazıyı 388 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.