EN BÜYÜK İBADET DİNİN DİREĞİ NAMAZ

Müslüman günde beş defa ‘‘Haydin namaza gelin, Haydin namaza gelin’’ ‘‘Haydin kurtuluşa gelin, Haydin kurtuluşa gelin’’ denilerek namaza çağrılır.

Namaz. İslâm’ın temel şartlarındandır. En başta gelen ibadettir. Kadın-erkek her normal müslümana farzdır. Kulluk görevidir.

Her Müslüman, yaratılışın başında Cenab-ı Allah ile yaptığı anlaşmaya sadık kalmalı Allah’ın emri olan namazı kılmalıdır.

Namaz, Allah’ın huzuruna çıkmaktır. Allah’la olmaktır. Kul secdede Alemlerin Rabbi olan Allah’a en yakın olduğu andır.

Namazdan önce maddi, mânevi temizlenmeden Allah’ın huzuruna çıkılmaz. Peygamber (as): ‘‘Temiz olmayanın namazı kabul olmaz’’ buyurur. (Buhari Vudu:2)

Maddi temizlik abdestle olur. Abdeste mâni şeylerin giderilmesi ile yapılır.

Manevi temizlik ise; helâl kazanç helâl lokma ve Allah’ın razı olmadığı günahların haramların terki ile olur. Peygamberimizin bildirdiğine göre: ‘‘Bir lokma haram yiyenin 40 gün namazı kabul olmaz.’’, ‘‘Üzerindeki elbisenin onda biri haramdan olanın ibadeti ve duası kabul olmaz.’’

Kul yalanı, günahı haramı terk etmedikçe, namazı makbul değildir.

 

            Namaz Farz olan bir ibadettir:

            Namaz dinin direğidir. Namaz olmadan iman da, dinde ayakta duramaz.

Namaz ibadetin en büyüğü, farzların başta gelenidir. Müslüman’ım diyen buluğ çağına girmiş akıllı her müslümana farzdır.

Kur’an’da ‘‘Namaz kıl’’ (Hud:114). ‘‘Namaz kılın’’ (Bakara:43) gibi namaz kılmayı emreden birçok ayet vardır.

Kur’an’da: ‘‘Allah size Müslüman adını verdi. Öyle ise namaz kılın’’ (Hac:78) emri müslümanın mutlaka namaz kılması, ondan namazın mutlaka isteneceğini ifade eder.

İnanmak yaşamayı ibadet etmeyi gerektirir. Çünkü namazsız kurtuluş yoktur. Bal demekle ağız tatlanmadığı gibi namazsız Müslümanlık olmaz.

‘‘Müslümanım’’ sözü Müslümanlığın şartlarını yerine getirmekle olur. ‘‘İnanmak’’ inandığını yaşamakla olur. yoksa yalan olur.

Namaz önemli bir ibadettir. Miraç hediyesidir. Peygamberimiz: ‘‘Gözümün nuru namaz’’ demiştir. Son sözleri de’’ Namaza dikkat edin!’’ olmuştur.

Kıyamet gününde ilk sorulacak namazdır. Namaz yoksa geri kalan amellerine bakılmaz.

Bir sahabeye peygamberimiz:

–          Benden bir isteğin var mı? der. Oda:

–          Cennette seninle olmak isterim’’ deyince Allah Resûlü:

–          ‘‘Öyle ise çok secde ederek bana yardımcı ol!’’ buyurur.

 

Peygamberimiz namaza çok önem verir, ayakları şişinceye kadar namaz kılardı.

Sakif Kabilesinden bir gurup gelir. Müslüman olmak istediklerini bildirir ama şart koşarlar:

– Bizden zekatı, cihadı isteme ve namaz bize farz olmasın’’ derler.

Peygamberimiz cevabı şu olur:

–          Namaz olmayınca din olur mu? (Ebu Davut Haraç:25)

 

Namaz, dinin direğidir.

Namaz olmadan Allah’ın rızası kazanılmaz. İnsanın Allah’a yaklaşabilmesi, ancak namazla olur. Namaz, mü’minin miracıdır. Kur’an’da: ‘‘Secde et yaklaş’’ buyurur. (Alak:19)

Peygamberimiz: ‘‘Kulun Rabbine en yakın olduğu an secde anıdır.’’ (Müslim, Salat:215) buyurur.

Demek ki, insanı arındıran, yücelten kurtuluşunu sağlayan namazdır.

Cenab-ı Allah: ‘‘Sana vahyedilen kitabı oku. Namaz kıl. Muhakkak ki namaz, hayasızlıktan ve kötülüklerden alıkor.’’ (Ankebut:45) buyurur.

Namaz kılanın beş vakti olduğu için boş vakti olmaz.

Bir genç peygamberimizin ardında namaz kılardı. Ama bazı kötülüklerde işlerdi. O’nun bu halini peygamberimize bildirdiler. Peygamberimiz (sav):

– Onun namazı onu kötülüklerden vazgeçirecektir.’’ buyurdu.

            – Kısa zaman sonra o gencin iyi haberi geldi.

 

            En güzel Kulluk Namazla yapılır:

            Cenab-ı Allah: cinleri ve insanları kulluk yapsınlar diye yarattığını bildirmiştir. Adem (as) secde etmiş, şeytan secde etmediği için lânetlenmiş kovulmuştur.

İnsan nefsine uyup Allah’a itaat etmez, secde etmez isyan ederse, Oda firavun gibi, Ebu cehil gibi olacaktır.

Peygamberimiz (sav): ‘‘Allah’a kulluk görevini yapanla yapmayanın durumu, ölü ile diri gibidir.’’ buyurmuştur.

Kur’an’da Allah: ‘‘Bana kulluk et! Beni anmak için namaz kıl.’’ diye emretmiştir. (Taha:14) Namaz kılmayanlar içinde: ‘‘Kim benim zikrim den (namazdan) yüz çevirirse onun sıkıntılı bir hayatı olur. Onu kıyamet günü kör olarak yaratırım’’ buyurmuştur. (Taha:124)

O kul: ‘‘ben kör değilim ya Rabbi’’ deyince de. Allah ona:

– Sana ayetlerimiz geldi, ama sen onlardan yüz çevirdin, sen bizi unuttuğun için bu günde  sen unutuluyorsun’’ cevabını verecektir.’’ (Taha:125-126)

            Namaz dirilmektir. Namaz kurtulmaktır:

Namaz, mü’minin nurudur. Peygamber (as) kıyamet gününde abdest ve secde nurlarından ümmetini tanıyacak ve şefaat edecektir. Abdest ve namaz nuru olmayanları nasıl tanıyacak, nasıl şefaat edecektir?

Bir insan, Allah’a kulluk ediyorsa, nefsine kul olmaz. Kula kul olmaz, dünya malına esir olmaz.

Namaz insana hayat verir ve faydalı hale getirir. Bugün namazla dirilen ve hayat bulan insanlar yeni doğmuş gibi olurlar.

Peygamberimiz Bilal’e: Ezan oku, namaz kılalım da rahatlayalım’’ dermiş. (Ebu Davut Edep:78)

Peygamberimizin ifadesine göre: ‘‘Namaz şeytanın yüzünü karartır. Sadaka belini kırar. Allah için secdeye varmak, onu kahreder.’’

Namaz kılmayan dinini ayakta tutamaz. Şeytandan korunamaz. Şeytan ona musallat olur. İslami güzellikleri kötü gösterir. Allah’a kulluk yapmadığı için şeytana kul olur. ona hizmet eder. Şeytan istediği şekilde kullanır.

Namaz insanı korur. Namaz kılanı melekler korur. Namaz kılanı Allah her zaman yardım eder. Namaz, yolda koymaz.

Kur’an’da: ‘‘Ey iman edenler! Rükû edin secde edin ki kurtuluşa eresiniz.’’ (Hac:77)

– ‘‘Namaz kılın zekat verin peygambere itaat edin ki, merhametle muamele göresiniz.’’ (Nur:56)

Namaz işlenen günahları affettirir. Peygamberimiz:

– ‘‘Beş vakit namaz sebebiyle Allah günahları bağışlar.’’ (Ramuz el-Ehadis:219/4)

– ‘‘Namaz vakti bir melek: ‘‘Gelin aleyhinize yaktığınız ateşi kalkın namazla söndürün’’ diye  nida eder.’’ (B.Hadis Kulliyatı:1/933) buyurur.

Namaz kılmamak dünyada ve ahirette insanı sıkıntıya sokar Kur’an’da.

– ‘‘Müminler cehennemdekilere sorarlar.

  • Sizi cehenneme sokan nedir? Onlar:
  • Biz dünyada namaz kılanlardan değildik’’ derler. (Müddessir:40_43)

 

Allah’ın koruması için, kurtuluş için, imanlı ölmek için, kabrin cennet bahçesi olması için, sırattan kolay geçmek için, peygamberin tanıması için, cennete girmek için namaz şarttır.

 

İmanı zayıf olana şeytan şunları fısıldar:

– Senin işin çok, vaktin yok,

– Günde 5 vakit kıla kıla biter mi?

– Daha vakit var, daha gençsin sonra kılarsın.

– Çalışana hele bir emekli ol o zaman kılarsın.

– Allah’ın senin namazına ihtiyacımı var?

– Senin kalbin temiz, der. Şeytan onu böyle aldatır.

 

            Dinin direği Mü’minin miracı olan namaza önem verilmelidir.

            Kur’an’da ‘‘Namazı dosdoğru kılanlar var ya işte iyiliğe çağıranların ecri zayi olmaz.’’ (Araf:170)

Peygamberimizde. ‘‘Beni nasıl namaz kılar görürseniz, sizde öyle namaz kılın’’ buyuruyor. (Buhari Ezan:18)

Namaz kılan onun hakkını vermelidir.

Bir hadiste: ‘‘Abdesti namazı, rükû ve secdesi güzel olanın günahları bağışlanır.’’ (R.Salihın:1050)

Namaz güzel kılınmazsa, tat vermez. Kılanda devamlı kılamaz. Kılsa da zevk almaz.

Kur’an’da: ‘‘Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazı ciddiye almazlar. Onlar gösteriş yaparlar.’’ (Mâun:4-6)

İbrahim (as)’a da: ‘‘İman eden kullarıma söyle, namazı dosdoğru kılsınlar’’ (İbrahim:31) buyrulmuştur.

Nakşibendi Hazretlerine sormuşlar:

–          Bir kul namazı nasıl huşu ile kılar? Cevap:

–          Dört şeyle Helal gıda, güzel abdest, ilk tekbiri alırken huzurda olduğunu bilmek, Namazdaki halini namazdan sonrada devam ettirmek’’ demiş.

 

Biri namazda sakalı ile oynarken peygamberimiz. ‘‘Bunun kalbinde huşu olsaydı, elide huşu duyardı’’ der.

Bir hadislerinde: ‘‘Namazda Allah’ı görüyormuş gibi namaz kılın.’’ (Müslim İman:57) buyrulur.

Namazda Allah, ölüm, kabir, ahiret, cennet, cehennem düşünülürse, vesveseye düşülmez.

Peygamberimiz: Kıldığın namazı son namazmış gibi kıl’’ (Ramuz el-Ehadis:67/3) Kur’an’da münafıkların namazı vaktinde kılmadıklarından bahsedilir. (Nisa:142)

Bir hadiste: ‘‘Amellerin en hayırlısı ilk vaktinde kılınan namazdır.’’ (Tirmizi, Salat:13)

Birde bir insanın kendisinin namaz kılması yeterli değildir. Her aile reisi, aile fertlerinden sorumludur.

 

            AİLECEK NAMAZ KILINMALIDIR

Peygamberimiz: ‘‘Hepiniz çobansınız, güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Aile fertlerinden de sorulacaksınız.’’ (Buhari Cuma:11)

–          ‘‘Çocuklarınıza 7 yaşında namaz öğretin.’’ (Ebu Davut Salat:26) buyurur.

Bazı aileler çocuklarından şikayet ediyor. ‘‘Kıl diyorum, kılmıyor’’ diye. Yaş geçince kılmaz tabi.

Çocuğun göbeğini camiye gömmek, okunmuş su içirmek, küçükken gösterilmeyen ilgiyi telafi etmez.

 

Ezan vakti yaklaşmıştı. Halife Hz. Ömer (r.a.), ağır ağır camiye gidiyordu. Bu sırada bir çocuğun süratli adımlarla yürüdüğünü gördü. Acaba çocuğun bir ihtiyacımı vardı? Halkın dertlerine çare bulmayı kendisine kutsal bir görev sayan Halife Hz. Ömer, çocuğa sordu:

–          Yavrucuğum! Nedir bu telaşın, bir derdin mi var, niçin bu kadar hızlı gidiyorsun?

Çocuk Hz. Ömer’i tanıyamamıştı:

–          Camiye gidiyorum amcacığım, diye cevap verdi.

Çocuk henüz çok küçüktü, fakat sözleri büyük insan sözleriydi!..

Bundan dolayı hayret eden Hz. Ömer, çocuğa şöyle dedi:

–          Yavrucuğum! Daha henüz senin yaşın küçük!.. Sana namaz farz değildir. Niçin bu kadar telaşlanıyorsun?

Çocuk, hayret dolu bakışlarla Hz. Ömer’e baktı ve şöyle dedi:

–          Bu işin hiç küçüğü olur mu?.. Daha dün, mahallemizde bir çocuk öldü. Üstelik benden de küçüktü. Ölüm gerçeğinin hiç küçük-büyük ayırdığı yok! En iyisi her yaşta buna hazır bulunulmalı. Hem bu yaşta namaza alışamazsam, büyüyünce alışmam daha zor olabilir.

Bu cevap karşısında gözleri buğulanan Hz. Ömer’in ağzından şu cümleler döküldü:

–          Ey Rabbim! Bu çocuk ne akıllı, ne iyi çocuktur. Bu güzel sözler büyüklerin ağzından çıkmalıydı’’ diyerek ağladı. Göz yaşlarından mübarek hırkası (elbisesi) ıslandı.

 

Kur’an’da: ‘‘Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlardan olan cehennem ateşinden koruyun.’’ (Tahrim:6)

– ‘‘Ailene namazı emret, kendinde sabırla devam et.’’ (Taha:132) diye emredilmiştir.

Peygamberimiz (sav) sabah kalktığı zaman eşini ve çocuklarını namaza kaldırırdı. Evli oldukları halde Hz.Ali Hz.Fatma’nın kapısını çalar: ‘‘Namaza kalkın. Allah sizden sadece günahı gidermek ve sizi temizlemek istiyor’’ derdi. (Tirmizi Tefsir:33)

Peygamberimiz diyor ki:

– ‘‘Gece uyanan eşini de kaldırırsa, benim ona hayır duam vardır. Allah onun hayrını versin’’ (Ramuz el-Ehadis:290/1)

Küçükken olursa, verilirse, büyüyünce olur. Yoksa koskoca çocuk kıble bilmez seccade bilmez.

 

            NAMAZI TERK ETMEK KILMAMAK HAYRA ALAMET DEĞİLDİR:

            Kur’an’da: ‘‘Öyle bir nesil ki, namazı bıraktılar, nefislerine ve arzularına uydular. Bu yüzden sapıklıklarının cezasını çekecekler.’’ (Meryem: 59) deniliyor.

Peygamberimiz: ‘‘Aleyhinizde yaktığınız ateşi namazla söndürünüz.’’ (B.Hadis Külliyatı:1/933)

– ‘‘Namazı olmayanın ahirette diğer işlerine bakılmaz. (Hadis Ans:14/5067) diye bildiriliyor.

Allah soruyor: Ey insanlar! Sizi yaratan, düzgün ve dengeli kılan, her şeyini tam ve düzgün yapan, ihsanı bol Rabbine karşı aldatan nedir?’’ (İnfitar:6-8) diye.

 

Namaz kaçkını biri, birine:

–          Bana öyle bir mazeret bul ki, namaz kılmayayım der. Oda:

–          Gayri müslim ol. ‘‘Olamam Müslümanım’’

–          Çocuk ol. ‘‘Olamam’’

–          Deli ol. ‘‘Olamam’’ öyle ise namaz kıl’’ demiş.

 

Namaz Niçin terk edilir?

– Şeytanın tuzağına düşen,

– Nefsine uyan,

– Namazın nasıl bir ibadet olduğunu bilmeyen,

– Namaz öğretilmemiş, öğrenmemiş olan,

– Allah’ı unutan Allah’ında unuttuğu kimse,

– Haram lokma yiyen,

– Kendisine hidayet nasip olmayan,

– İnançsız olup namaza düşman olan namazı bırakır, namaz da onu bırakır.

 

Hz. Ömer (ra): Namazı terk edenin İslâm’dan nasibi yoktur’’ demiştir.

Necip Fazıl: ‘‘Namazsız ebedi hayat benim olsa istemem’’ demiştir.

Büyüklerimiz: ‘‘İbadetsiz ömür verme ya Rabbi diye dua ederlerdi.’’

Peygamberimiz: ‘‘Namazı terk eden. Allah’ın korumasından çıkmış olur.’’(Ramuz el-Ehadis:467/5)

– ‘‘Parça parça edilsen de, ateşte yakılsan da sakın Allah’a şirk koşma Namazı asla terk etme! Namazı terk eden, Allah’ın himayesinden çıkmış olur.’’ (İbni Mace, Fiten:23) buyurur.

Namaz, kefareti olmayan bir ibadettir. Mutlaka istenecektir. Onun için oturarak, yatarak hatta göz ucu ile kılmak müsaade edilmiştir.

Bazıları sünnet kılmıyor. Sünnetten de sorumluyuz. Değil sünnetler nafileler bile terk edilmeyecektir. Onlar bize lazım. Bakın peygamberimiz ne diyor:

– ‘‘Kıyamet gününde kulun ilk hesaba çekileceği husus, farz namazlardır. Eğer tam olarak kılınmamış ise, şöyle denir.’’ Bakın nafile namazları var mı? Eğer varsa, farzların eksikliğini onlarla tamamlayın.’’ (Ebu Davut Salat:149)

Namaz küfürle arada perdedir.

Bir adama biri senin yaptığını kâfir yapmaz’’ demiş. Adam üzülmüş neden bana böyle dedin? demiş. Cevap: ‘‘Canım senin kıldığın namazı kâfir kılar mı? olmuş.

 

Bir büyük zata da sormuşlar:

–          Namaz kılmayan kafir olur mu?

–          Olmaz olmaz ama kafirde namaz kılmaz’’ demiş.

 

Namaz kılmayan kafir işi işlemiş olur.

Peygamber (as): Kafirle bizim aramızdaki fark namazdır. Namazı terk eden. Kafire benzemiştir.’’(R.Salihın:1083)

– ‘‘Namaz dinin direğidir. Küfür ile iman arasında perdedir. Namazı terk etmek bu perdeyi kaldırmaktır.’’ (R.Salihın:1082) buyurmuştur.

 

Namazların kazası:

            Vaktinden kılınamayan namazların kazası vardır. Bu verilen son bir fırsattır. Kaza edilirken sadece farzlar ve vitir kılınır.

Hesap edip kılmaya başlayan bitiremeden ölse bile onun niyetinden dolayı Allah namaz dan sormaz inşallah.

İhmalden ve gafletten dolayı kılınamayan namazlarda tevbe istiğfar edilerek kaza edilmelidir.

İş sahipleri, çalışanlara namaz fırsatı vermekle sorumludur.

Peygamberimiz (sav) bir hadislerinde. ‘‘Bir kimse namaz kılmayı unutursa, o namazı hatırlayınca kılsın o namaz için bundan başka kefaret yoktur.’’ (Müslüm Mesacid:314) demiştir.

Sabah namazına kalkmayan o gün güneş doğduktan sonra öğle ezanına bir saat kalana kadar sünneti ile beraber kılabilir.

 

            KADINLA ERKEĞİN NAMAZLARI:

            – Kadın tekbir alırken ellerini omuz hizasında tutar.

– Erkek ezan okur kamet getirir.

– Rükûda erkekler sırtını düz tutar, kadın hafifçe eğilir.

– Erkekler ellerini göbeğinin altına bağlar, hanımlar göğüslerinin üzerine koyar.

– Secdede erkekler kollarını bedenden ayrı tutar, hanımlar vücuduna yapıştırır.

– Oturunca erkek sağ ayağını diker, kadın ayak sırtlarını yere koyar ve ayaklarını sağ tarafa çıkarır.

– Ayakta erkekler ayaklarını 4 parmak açar, kadınlar birleştirir.

– Erkek camide kılınca daha çok sevap alır. Kadınlar evinde kılınca daha çok sevap alır.

– Kadın imam olamaz.

– Kadına cuma, bayram, cenaze namazı sorumluluğu yoktur.

 

            Unutma ve yanılma secdesi:

            Namazda farzların terki, namazı bozar. Vacibin terki ve farzın geciktirilmesi, sehiv secde yapmayı gerektirir.

 

NAMAZDA ŞU HUSUSLARA DİKKAT EDİLMELİDİR

–          Abdest çok güzel alınmalıdır.

–          İşimiz, aşımız, eşimiz düzgün olmalıdır.

–          Namazda dünya işleri olmamalıdır. Bir namazdan sonra cemaatten gözü gönlü açık biri:

  • Namazımızı iade edelim’’ der. Cemaat:
  • Neden? derler.
  • Hoca bağda üzüm topladı’’ der.

 

Bir imam kardeşimiz babasının köyden gönderdiği üzümleri caminin önünde satarken, babasına gönderme’’ diye haber salar. Sebebini soran babasına: ‘‘Namazda da üzüm satmaya başladım’’ der.

Namazdan önce kalbinde temizlenmesi lâzımdır.

– Namaz, alışkanlık olarak kılınmamalıdır.

– Bazılarına bakıp da sünnet namazlar terk edilmez. Borcu olsa da Hanefilere göre sünnetler terk edilmez.

– Camiye gelen vakit müsait ise iki rekat mescit namazı kılmaya çalışmalıdır.

– Okuyan gençler biz misafiriz diye eve geldiklerinde seferi namaz kılıyor. Ana baba evinde seferilik olmaz.

– Namazlar vaktinde kılınmalıdır. Kur’an’da: ‘‘Münafıklar namaza üşenerek kalkarlar’’ (Nisa:142) Bilhassa akşam namazının vakti dardır.

– Namazda saflar düzgün ve sık sık tutulmalıdır.

– Namazda bir hareket ayakta, rükûda, secdede üç defa tekrar ederse namaz bozulur.

Namazda başka şeyle meşgul olunmaz, başka yerlere bakılmaz, kaşınılmaz, esnenmez, namazda  esneyene şeytan güler’’ (Hadis Ans:17/291) ‘‘Namaz da uyuklamak şeytandandır.’’ (Age.292) demiştir.

– Fatihasız namaz kılınmaz. Fatiha düzgün yanlışsız okunmalıdır. Sonunda da ‘‘amin’’ denir.

– Namaz da erkekler sağ ayaklarını dikerler.

– Secde halinde 7 kemik üzerine secde edilir. Kollar yere değmez. Alın yere değmelidir.

– Namaz kılanların önünden geçilmez. Biraz namaz kılanda dikkat etmelidir.

 

Peygamberimiz şöyle buyurur:

– ‘‘Biriniz namaz kılan kardeşinin önünden geçmesinde nasıl bir günah olduğunu bilseydi, adımını atmaktansa yüz yıl yerinde kalırdı. Bu onun için daha hayırlı olurdu.’’

(Hadis Ans:17/284)

– Cuma günleri son sünnet terk ediliyor. Cuma namazı 4+2+4 tür.

– Hutbe dinlenmiyor. Bir yere dayanıp uyuyanlar oluyor.

– Cemaatle namaz kılan, imamdan önce rükû ve secde yapmamalıdır.

İmam okurken o Fatiha sûre okumamalıdır. Besmele çekmemelidir. Cemaatin okuması tahrimen mekruhtur. Peygamberimiz. ‘‘Kim imama uyarsa, imamın kıraati onunda kıraatidir.’’ (Hadis Ans:16/257) buyurur.

– Secdede, rükûda tesbihlerin üçer defa söylenmesi gerekir. İstenirse arttırılır.

Peygamberimiz (sav) Acele namaz kılana ‘‘git namazını tekrar kıl’’ demiştir.

Güzel kılınmayan namazın eski bohça halinde yüzüne çarpılıp: ‘‘Al bu senin namazları’’ denileceğini haber vermiştir.

– Sıkışık abdestle namaz kılınmamalıdır. Peygamberimiz: ‘‘Avcının, hamalın ve hırsızın namazı kabul olmaz’’(Müslim Mesacid:67) buyurmuştur.

– Namaz kılan ne kadar kıldığını, ne okuduğunu bilmelidir.

– Namazdan sonra tesbih duası terk edilmemelidir. Peygamber (as): ‘‘ Her namazdan sonra 33 defa Sübhanellah, 33 defa elhamdülillah, 33 defa Allahüekber deyiniz’’ buyurur. (R.Salihın:1148) (Müslim Mesacid:146)

– İşyerlerinde çalışanların namaz kılmasını sağlamayan sorumlu olur. Namaza karşı olan Allah’a isyan etmiş olur.

– Her namazın niyeti farklıdır. Kılınışı farklıdır. Birkaç namaza birden niyet yapılıp kılınamaz. Sünnet ve kaza beraber kılınamaz.

– Başka dilde namaz olmaz. Allah: ‘‘Kur’an’dan okuyunuz’’ peygamberimiz: ‘‘Beni  nasıl namaz kılar görürseniz, öyle namaz kılınız.’’ ‘‘Namaz da Kur’an’dan kolay geleni okuyunuz’’ buyurmuştur.’’ (Müslim Salat:145)

Dünyanın hiçbir yerinde kendi dilinde namaz yoktur.

Din İşleri Yüksek Kurulu fetvasında:

– ‘‘Peygamberimiz namazda Kur’an okumuştur. Kur’an okumak, kitap, sünnet ve icma ile farzdır. Kur’an peygamberimize mana olarak inmemiştir. Onun için tercüme ile namaz caiz değildir. Türkçe ibadet caiz değildir. (11-12-1997 Zaman)

 

Tarihçi Cemal Kutay’ın Türkçe ezan, namaz isteğine:

– Ezan Türkçe okunsa, namaz Türkçe kılınca, namaz kılacak mısınız? diye sorarlar. Hiç ses çıkarmaz. Bunların derdi. Üzüm yemek değil bağcıyı dövmek.

 

– Sandalyede namaz olmaz. Hafif rahatsızlığı olan mazeret olarak görüyor. Sandalyede namaz kılıyor.

Bu durum, 1960 da camiye sıra koyalım isteği ile başladı. Camiyi kiliseye benzeteceklerdi. Peygamberimiz ne diyor: ‘‘Namazı ayakta kıl. Gücün yetmezse, oturarak kıl, değilse yan yatarak kıl.’’

Dört mezhebe göre taburede, sandalyede namaz yoktur. Yere oturabilen sandalyede namaz kılamaz.

Bu konuda Diyanetin sandalyede namazın olmayacağına dair fetvası vardır.

Sonuç olarak; namaz insanın hayatına canlılık katar, insanı gençleştirir. İnsanı kötülüklerden korur ‘‘Namaz dirisi’’ sözü genç ve dinç. Görünen yaşlılar için kullanılır.

Namaz kılan, Allah’ın himayesinde olur. Günahları bağışlanır. Kolay bir ölümle ölür. Gülerek Rabbinde kavuşur. Rabbim, bize bu güzellikleri nasip et.

Allah’ın selamı üzerinize olsun.


Bu yazıyı 1.114 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.