FAİZ YASAĞI (DAR’UL HARP-DAR’UL İSLAM)

Faiz, Kur’an da ve sünnette kesin olarak yasaklanmıştır. Cenab-ı Allah şöyle buyurur:

-“Faiz yiyen kimseler, şeytan çarpmış insanın kabirden kalkışı gibi kalkar. Bu, “alışveriş faiz gibidir” demeleri yüzündendir. Hâlbuki alışveriş helal, faiz haramdır. Kim riba helal derse, işte onlar cehennemliktir. Orada ebediyen kalacaklardır.” ( Bakara: 275 )

-“ Allah, faiz yolu ile geleni mahveder. Sadakaları artırır. Allah haram yiyenle, günahkârı sevmez.” (Bakara:276)

-“Ey müminler Allah’tan korkun. Eğer gerçek Müslümansınız faizi bırakın.” ( Bakara:278 )

-“Eğer faizi terk etmezseniz, bilin ki Allah’a ve Peygamberine karşı harp ilan etmiş olursunuz. Eğer faiz alıp vermekte vazgeçerseniz, ana paranız sizindir. Böylece ne zulmetmiş, ne de zulme uğramış olursunuz.” ( Bakara:279 )

-“Ey iman ederler! Faizi kat kat yemeyin. Allah’tan korkun ki, ahiret azabından kurtulasınız.” ( Al-i İmran:130 )

-“İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz faiz, Allah katında artmaz. Allah rızası için verdiğiniz sadaka ve zekât, malı kat kat arttırır.”( Rum:39 )

 

a)Sünnette faiz şöyle geçiyor:

1)Allah, faiz yiyenlerle, kıyamet gününde konuşmaz.

2)Faiz 73 türlüdür. En hafifi, kişinin annesini nikâhlaması gibidir. ( Prof. Dr. Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ans:5/496 )

3)Allah faiz yiyene, yedirene senedi yazana lanet etsin. ( Ramuz el Ehadis:347/11 )

4)Yedi helak edici şey vardır. Şirk koşmak, büyü, cinayet, yetim malı yemek, görevden kaçmak, iffetli kadına iftira ve faiz yemek. ( Buhari, Vesaye:23 )

5)Faizle malını arttırmaya çalışan hiç kimse yoktur ki, işinin sonu malının azalmasına sebep olmasın. ( J. Canan, Hadis Ans:17/265 )

6)Veda hutbesinde Peygamberimiz: “Faizin her çeşidi, ayağım altındadır. Demiştir. Bu bize son mesajlardan biridir.

7)Bir toplumda zina ve faiz görülmeye başladı mı, o toplum Allah’ın gazabına hak etmiştir. Buyrulmuştur.

Faiz, hiçbir şekilde helal olmaz. Helal tarafı ve helal olduğu yer yoktur. Helal olan miktarı da yoktur. Ancak enflasyon oranında borçlanma ve alışveriş caizdir.

 

b)Haram hükmü değiştirilerek helalleştirile bilir mi?       

Hakkında nas ( ayet, hadis ) bulunan konularda içtihat caiz olmaz. Fetva verilerek, haram helal sayılamaz. Yorum yapılarak, İslam’ın hükmü değiştirilemez. İslam’ın hükmü, kıyamete kadar bakidir. Sonra hiçbir mezhep imamı, faizin helal olabileceğini kabul etmemiştir.

Allah soruyor: “Yoksa Allah’ın dininde izin vermediği bir şeyi meşru kılacak ortakları mı var? ( Şura:21 )

Hıristiyanlık da ve Yahudilikte reformcular, rönesansçılar çıktılar. Peygamberlerinin getirdiklerini değiştirdiler ve dinlerini bozdular. İslam, kıyamet dinidir. Hiçbir şeyi değiştirilememiş ve değiştirilemeyecektir.

Yahudiler, faizle ilgili hükmü değiştirdikleri için Kur’an da lanetlenmişlerdir. “Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyen fasıktır, münafıktır, kâfirdir” der. Kur’an.

Allah’ın dini değişmez. Allah’ın dinine uymayanın dini değişir. Bakara suresindeki faiz ayetlerini okuyacaksın ama uymayacaksın. Bu nasıl Müslümanlık?

Allah’ın hükmü zamana, günün şartlarına, mekâna göre değişmez. İslam çağlar üstü bir dindir.

Bana göre, sana göre, cemaate göre din olmaz. Bir şey Allah’ın kitabına, Peygamberin sünnetine uymuyorsa, o şey Din dışıdır.

Bazıları devlet bankası diyor. Devlet, içki fabrikası kuruyor, içki üretiyor diye içkiyi helal mi sayacağız? Milli piyango çekilişi yaptırıyor diye kumarı helal mi sayacağız?

Paranın kaybı, Müslümanın zararı denilerek faizin helal sayılan bir kısmı olamaz. Bir şeyin dinde adını değiştirmekle, hükmü değişmez. Cenab-ı Allah: “Hakkı batıla karıştırmayın” diyor. ( Bakara:42 )

Müslüman, haram yemek için bahane aramaz. Enflasyon oranında faiz yemeye kalkışmaz. Hz. Peygamber ( as): “Ümmetim için en büyük fitne; zamanla uyup, helali haram, haramı helal saymalarıdır.” Buyurmuştur.

Ne yazık ki, kesin haram olduğu bildirilen faiz, çeşit çeşit adlarla yeniler ve tartışılır hale gelmiştir. İslam’da enflasyon sıfır kabul edilir. Enflasyonu doğuran faizdir.

Faizin enflasyonun üstünde tadı başka, altında tadı başka değildir. Bankaya alternatifler var. Yatırım var. Ticaret var. Paranın ticareti tefeciliktir. Faizciliktir.

 

c)Faiz Helal Sayılabilir mi?

Peygamber ( sav ): “Öyle bir zaman gelecek ki, faize bulaşmayan kalmayacak. Öyle ki, doğrudan yemeyene tozu bulaşacak.” ( Ramuz el-Ehadis:141/4 ) buyurmuştur.

-Bu durumda demek ki, kaçınılsa bile tozu bulaşacakmış deyip kaçınmamak doğru değildir.

-“Bu zamanda bu şartlarda oluyor işte” demek kurtarmaz.

-“Faiz yasağına aklım ermiyor” demek isyan olur. Akıl yeterli olsaydı, Peygamber gelmez, Kitap gelmezdi.

-“Az bir şeyden ne olur” denemez. Çoğu haram olanın, azıda haramdır.

-“Enflasyon oranında helaldir” denemez. Kılıf uydurarak, bazı şeylere sığınarak haram, helale dönüştürülemez.

-Kedi, eniğini yiyeceği zaman toza toprağa beler de yermiş. Günaha girmek, haram yemek için kılıf aranmaz. Fetva istenmez.

-“Başka gelirim yok bankadan aldığım faizle geçiniyorum” diyenler oluyor. Bu durumda, iyilikler gider, yapılan ameller boşa gider.

-Peygamber ( as ): “Bir lokma haram yiyenin 40 gün namazı ve duası kabul olmaz” buyurur.

-“Kim bir dirhem faiz yerse 33 defa zina etmiş gibi olur.” ( Ramuz el-Ehadis:408 / 11) diye geçirmiyor.

Selahattin Yıldız hocama yaşlı amca Yeni Caminin merdivenlerinde:

-15 bin lira param var. Bankaya yatırıp onunla geçinebilir miyim? Dedi. Selahattin Bey:

-Sen hele o parayı ye bakalım. Faize bulaşma dedi. Adam, dinlemedi. Üç gün sonra salası verildi. Ne oldu şimdi?

Adam araba alacak kredi çekebilir miyim? Diye sordu. Faize bulaşma, sabret helalinden iste dedim. Bir hafta sonra: Allah razı olsun faize bulaşmadan Allah araba almak nasip etti dedi.

Niyet çok önemli. Niyet hayır, akıbet hayır.

-Bazıları: “Ben bankaya paramı muhafaza için yatırıyorum faizini almıyorum” diyor. Bunlar iki günahı birden işliyor. Banka parayı satıyor bir de alınmayan faizle daha da güçleniyor, onu da faizle kullanıyor.

Merhum Elmalı Hak Dini Kur’an Dili ( cilt:2/ 955 ) eserinde:

-“Herhangi bir toplumda faizsiz yaşanamayacağı hissi çoğalmaya ve faizin meşruluğuna çare aranmaya başlandı mı orada alçalma ve cahiliye devrine dönüş başlamıştır”der.

Büyüklerimiz, bankanın oturağına oturmazdı. Banka binasının gölgesinde durmazdı. Bankanın önünden hızlıca geçerlerdi. Şimdi ömürler banka kuyruğunda geçiyor. O banka, bu banka koşturuluyor.

 

d)Faiz alıp vermenin faiz yemenin ne gibi etkisi olur?

Müslüman, haram olan bir şey de rızık aramamalıdır. İnsanın kursağında haram olursa, o göğüs imanı taşıyamaz. İbadet edemez, etse de kabul olmaz. Organlar isyan eder, insanın kalbini karartır.

Haram insanın hayatına yansır, düşüncesine yansır, işine, eşine, aşına yansır. Evlatlarına, torunlarına yansır. Son nefesinde imanlı gidip gitmemesine yansır. Peygamber ( as ): “İnsan yediğinden ibarettir” der.

Faiz yiyenin yedirenin malı telef olur. Hayırlı yerlere gitmez. Evladı hayır etmez. Haram yiyenin harami evladı olur” denmiştir.

Zunnuni Mısri şöyle der:

-“Haramla kalbi kararan kişi de dört alamet bulunur:

-İbadetin tadını duyamaz.

-Allah korkusu hatırına gelmez.

-Gördüklerinden ibret almaz.

-Okuduklarını anlayamaz, kavrayamaz.”

Hz. Ömer ( ra ): “Namaz kılmaktan çivi gibi olsanız. Oruç tutmaktan yay gibi olsanız, midenizde haram lokma varsa, umduğunuza nail olamazsınız” der.

Sad bin Ebi Vakkas:

-“Ya Rasulullah, bana dua et duam kabul olsun” der.

Allah Rasülü ona:

-“Helalinden ye, duan kabul olur” buyurur.

Haramın, günahın insan üzerinde olumsuz etkileri olur. Mesela Nur suresindeki tesettür ayetlerini okuyup da örtünmeyene Bakara suresinde ki faiz ayetlerini okuyup da faiz yiyene Kur’an fayda vermiş midir? Dünyada fayda vermediyse ahirete nasıl fayda verecektir?

Allah: “Temiz olan şeylerden yiyin, güzel işler yapın…” ( Müminun:51 ) Yenilen içilen temiz olmazsa, işler güzel olmaz.

Faiz yiyen, yediren lanetli insan olur. (Ramuz el-Ehadis:4/6 )+ (459 / 2 )

Bir dinleyicim: “Bir komşum faize bulaşmıyordu. Huzurlu bir aile yaşantısı vardı. Geceleri teheccüde kalkıyorlardı. Faize bulaştılar huzurları kaçtı. Gece namaza kalkamaz oldular. Çocukları hafızlığa çalışıyordu, bıraktılar dedi.

Faizin cezası ağırdır. Faiz yiyen kabirden şeytan çarpmış gibi kalkar. ( Bakara:275 ) Faizin bereketi olmaz. ( Bakara:276 ) Faiz yiyenler lanetlidir. ( Ramuz el-Ehadis:347 / 11 )

Sabit bin Abdurrahman der ki:

-“Bir ülke halkı arasında şu dört şey yayılırsa, o ülke felakete uğrar. Eksik ölçmek, eksik tartmak, açıktan zina yapılması ve faizin yenmesi”

Peygamberimiz Miraçta “faiz yiyenlerin şiş karınlarının üzerinde Firavunun adamları tepiniyordu” demiştir.

 

e)Faizden ikram alınır mı? Yenir mi?

Faiz, haram bunda şüphe yok. Allah’ın kesin emri. Faiz yiyen, faizle işi yapan kimse, dostumuz olmamalıdır. Olursa, bizi de kendine benzetir veya biz ona alışır gideriz.

Faizin sadece yenmesi değil, her türlü faydalanılmaması esastır. Faiz ikramını kim olursa olsun, kırmamak esas değil, Allah’ın yasağının çiğnenmemesi esastır. Hz.Ebubekir (ra), haram ikramı bilmeden yemiş, öğrenince kusmuştur.

Bir büyüğümüz “faiz parası ancak tuvalet inşaatında kullanılırsa, yerini bulmuş olur” demiştir. Bugün uygun olan davetlere gitmek sünnettir. Eğer bir şey yapmak, günah kazandıracaksa, o şeyi yapmamak lazımdır.

Ufak tefek hataları olan bir kimsenin ikramı sosyal ilişkiler açısından alınabilir. Meşru iş yapmayan, bile bile faiz yiyen birisinin ikramı alınmaz, yenmez.

Kişinin kazancının haramlığı açık değilse, haramları inkârda etmiyorsa, ikramı yenir. Çünkü şüphe ile haram kesinleşmez. İstemeyerek faize bulaşan kimsenin ikramı yenir. “İnşallah bana helal kısmı gelmiştir. Ya Rabbi! Bu kuluna helal kazanç nasip et” diye dua edilir.

Günahtan kaçınmayan, işlediği günahtan pişman olmayan, günah işlemekte sakınca görmeyenin davetine gidilmez, ikramı yenmez. Cenab-ı Allah: “Temiz ve helal şeylerden yiyin” diyor. ( Bakara:168 )

Unutmamamız gerekir ki, şüpheli şeylerden kaçınırsak haramdan korumuş oluruz. Midemize olur olmaz şeylerle doldurursak, o vücut, cennete layık değildir.

Haramdan olan bize verildiyse, o şeyi telef etme yerine bir ihtiyaç sahibine verilir, faydalandırılırsa, daha uygun olur. Bu ona haram olmaz.

Eğer bir konuda bilgi noksanlığı varsa lehte kullanılır. Şüphe ile amel edilmez. Bazı konularda fitneye sebep olunacaksa susulur.

 

f)Daru’l-Harp-Daru’l-İslam Ne demek?

Daru’l İslam: Ahalisi kendi isteği ile Müslüman olmuş veya Müslümanların hâkimiyetine girmiş yer demektir.

Daru’l Harp: Müslüman olmamış, İslam hâkimiyetine girmemiş yerdir.

İmam-ı Azam’a göre; Daru’l İslam, Daru’l Harbe üç şartla dönüşür:

1-Daru’l Harple bitişik olursa.

2-İslam’ın emirlerinin hiçbir şekilde uygulanamaması halinde.

3-Halkın emniyet ve güveninin kalmaması halinde.

İmam –ı Şafi’ye göre; Daru’l İslam, bir daha Daru’l Harbe dönüşmez.

Hanefi mezhebine göre; İslam’ın emirleri tatbik edilemeyince can, mal emniyeti kalmayınca Daru’l İslam, Daru’l Harbe dönüşür.

Daru’l Harp bahane edilerek haram yenemez, günah işlenemez. Cuma terk edilemez. Bayram namazı terk edilemez. Cuma ve bayram namazları için şartlar oluştuysa, her zaman her yerde kılınır.

Cenab-ı Allah’ın yasakları, haramları her zaman her yerde bir Müslüman için geçerlidir. Müslüman kalabilmek için kâfir işi, münafık işi işlenmelidir. Müslüman her zaman her yerde İslam’ı temsil eder, iyi örnek olur, her yasaktan kaçınır.

Müslüman, günah işlerim, harama düşerim, küfre girerim endişesi içinde olmazsa, imanını koruyamaz.

Halil Günenç hoca efendiye göre: Daru’l Harpte bile olsa, bir Müslüman İslam’ın emrini çiğnerse, günah işlemiş olur. Çünkü haram her yerde haramdır. İslam hukukunda böyle geçer. ( G.M. Fetvalar: 2 / 223 )

İmam-ı Yusuf şöyle der:

-“Müslüman nerede olursa olsun İslam’i hükümlere bağlıdır.”

Halil Günenç’e göre: “ Ne olursa olsun gayrimüslimin malı, ancak harp halinde ganimet sayılır. Bir yer küfür diyarı da olsa orada hırsızlık yapmak, faiz yemek caiz olmaz.

“Müslüman, inancına zarar verecek davranışlardan kaçınmalıdır.” ( G.M. Fetvalar: 2 / 223 )

 

g)Türkiye Daru’l Harp Midir Daru’l İslam Mıdır?

Türk Milleti asırlarca İslam’ın bayraktarlığını yapmış, haçlı saldırılarına ve fitne hareketlerine karşı İslam’ı savunmuş, İslam’ı yaymış, onun uğruna şehit düşmüştür. Bugün de İslam’ı en iyi temsil eden millet Türk Milletidir. Bu durumda Türkiye İslam ülkesi midir? Kâfir ülkesi midir? Türk milleti Müslüman mıdır? Kâfir midir? Tartışması yapılabilir mi? Türk Milleti Müslüman değilse hangi millet Müslümandır.

Bugün her bir yerinde beş vakit ezan okunan bir vatanda yaşıyoruz. Bu vatan bizim, bu devlet bizim. Bu ülkede Cuma namazı kılınmazsa nerede kılınacaktır?

Müslüman her zaman, her yerde müslümandır. O, İslam’ı temsil eder. İslam Dininin emirleri de evrenseldir. Bölgeye göre, insana göre, ülkeye göre, millete göre emir olmaz.

İslam ülkesinde Müslüman içki içmeyecek, zina etmeyecek, kumar oynamayacak, faiz yemeyecek, domuz eti yemeyecek de Müslüman olmayan bir ülkede bunların hepsini ben Müslüman’ım ama Allah’ın bu yasakları burada bana serbesttir, diyecek, göğsünü gere gere yapacak öyle mi?

Bugün Almanya da, Fransa da işçimiz inancını yaşayamayacak öyle mi? Neden yaşamasın? Bir engel mi var? Cennete nasıl girecek, ne ile girecek? Mezhebimize göre anlaşma yapılan ülkeler Daru’l Harp değildir. Şu anda Daru’l Harp olan bir ülkede yoktur.

“Türkiye Daru’l Harp değil, Daru’l İslam’dır. Daru’l Harpte de faiz haramdır.” ( Prof. Dr. M.E. Coşan Güncel Meseleler 1 / 318 )

Bir Müslümanın gayrimüslimlere uyması, onlara benzemesi, onlar gibi yaşaması, onların yaptığını yapması, inancına zarar verir. Çünkü uymak ve benzeşme küfre götüren hallerdir. Hiçbir yerde hiçbir zaman Cenab-ı Allah’ın yasakları ve haramları, Müslüman’a helal olmaz.

Soruyorum:

-Müslüman mıyız?

-Elhamdülillah.

-Ne zaman, nerede Müslümanız?

-Her zaman, her yerde inşallah.

Kimse kendini aldatmasın. Kendisi faiz yiyen kimse de başkalarına yedirmek için çalışmasın. Bazıları, kendini haklı gösterebilmek için haramı müdafa ediyor, küfre giriyor. Başkalarını etkiliyor, onlarında günahını, omuzlarına alıyor.

Müslümanın İslam’ı tebliğ ve iyiliği emretmek kötülükten sakındırmak görevi vardır.

 

h)Müslüman Ne Yapmalı?

Bir yerde Daru’l Harp de olsa, orada Müslüman imanını korumaya Müslümanlığını korunmaya çalışmalıdır. Değilse, Müslüman olma özelliğini kaybeder gider.

Diyeli ki, bir yer İslam ülkesi değil, orada kâfirin hükmü geçiyor. O zaman orada Müslüman İslam’ı bırakarak, boyun eğip teslim mi olacak? Ya cihat edecek ya da hicret edecek.

-İslam’ı yaşamayı terk mi edecek? Bir kâfir gibi mi yaşayacak? Kâfir işimi işleyecek?

-Cihadı terk mi edecek?

Eğer cihat edemiyorsa, o zaman hicret edecek, orayı terk edecek. Cihat yok, hicret yok. Çünkü; orası daha rahat. Orada kazancı iyi. O zaman bu nasıl Müslümanlık? Nasıl samimiyet?

Yabancı bankalar daha karlı. Bu doğru değil. Paranın tasarrufu onlara veriliyor. Onlar güçlendirilmiş oluyor. O parada İslam düşmanlığında veya misyonerlik de kullanılıyor.

İmam-ı Şafi’ye, İmam-ı Yusuf’a göre yabancı bankalara para yatırılıp, faizi de alınamaz çünkü faiz Müslüman’a dört delile göre haramdır. Faizli her iş de haramdır.

Faiz için bahane uydurup yiyen ve yediren kendini aldatır. Şu anda yeryüzünde faizin helal olduğu bir ülke yoktur. Çünkü mezheplere göre yeryüzünde Daru’l Harp sayılabilecek bir ülke yoktur. Dünyanın neresinde olursa olsun, Müslüman vardır, cami vardır, ezan okunur ve inancını yaşamak isteyen kimse, inancına göre hareket etme özgürlüğüne sahiptir. İsteyen de istediği ülkeye göç etme durumundadır.

Peygamber ( as ), bütün şartlar aleyhinde olduğu zamanlarda bile inancından taviz vermemiştir. İslam’ı yaşamanın zorlaştığı zamanda hicret etmiştir. Müslümanlar da her şeylerinden vazgeçerek hicret etmişlerdir.

Peygamberimiz ( sav ), yeni Müslüman olanlardan biad alırken: “ Elimden geldiği kadar İslam’ı yaşayacağıma” diye söz almıştır. Bunun için Müslümanlar da dinleri konusunda eziyet çekmişler, hatta öldürülmüşler gene de taviz vermemişlerdir.

Dünya menfaatleri uğruna taviz verenlerin imanlarını gözden geçirmeleri gerekir. Çünkü Kur’an başka, hayat başka ise buna gerek vardır.

Peygamber ( as ): “ Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz. Nasıl ölürseniz öyle haşrolursunuz.” Buyurur.

Müslümanın hedefi imanı korumak, Müslümanca yaşamak ve Müslüman olarak ölmek olmadıkça kurtulamaz.

Rabbim, bizi Müslüman olarak yarattın, Müslüman olarak yaşat ve Müslüman olarak canımızı al. Âmin.


Bu yazıyı 289 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here