<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mustafa ÖSELMİŞ</title>
	<atom:link href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mustafaoselmis.com.tr</link>
	<description>Kişisel Web Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Aug 2011 12:31:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Ölüm Öncesi ve Sonrası</title>
		<link>http://www.mustafaoselmis.com.tr/olum-oncesi-ve-sonrasi/</link>
		<comments>http://www.mustafaoselmis.com.tr/olum-oncesi-ve-sonrasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Aug 2011 20:35:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MustafaOSELMIS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sevaplı İşler]]></category>
		<category><![CDATA[cehennem ve cehennemlikler]]></category>
		<category><![CDATA[cennet ve cennetlikler]]></category>
		<category><![CDATA[imanlı ölmek için neler yapılmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[kabir hayatı ve sorgu]]></category>
		<category><![CDATA[ölüme hazırlık nasıl olmalıdır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustafaoselmis.com.tr/?p=815</guid>
		<description><![CDATA[A-DÜNYA HAYATI ÖLÜME HAZIRLIK İnsan her attığı adımla ölüme giderken, nefsine uymamalı, şeytana kanmamalı ve dünyanın cazibesine aldanmamalıdır. Hasan Basri Hazretleri şöyle demiştir: -“Ey âdemoğlu! Tek başına ölecek, tek başına dirilecek, hesap gününde tek başına hesaba çekileceksin. Kalbine çok dikkat et, onu yenile. Zira kalp çabuk paslanır. Nefsini de dizginle. Çünkü o çok azgındır. Eğer sen nefsinin kötü isteklerine mani [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>A-DÜNYA HAYATI ÖLÜME HAZIRLIK</strong><br />
İnsan her attığı adımla ölüme giderken, nefsine uymamalı, şeytana kanmamalı ve dünyanın cazibesine aldanmamalıdır.<br />
Hasan Basri Hazretleri şöyle demiştir:<br />
-“Ey âdemoğlu! Tek başına ölecek, tek başına dirilecek, hesap gününde tek başına hesaba çekileceksin. Kalbine çok dikkat et, onu yenile. Zira kalp çabuk paslanır. Nefsini de dizginle. Çünkü o çok azgındır. Eğer sen nefsinin kötü isteklerine mani olamazsan o bir gün seni korkunç bir uçuruma yuvarlar.”<br />
Hz. Ömer (r.a) da:<br />
-“Nefsin özlem ve arzuları, günahların denizidir. Ölüm, ömürlerin denizidir. Kabir, pişmanlıkların denizidir.” demiştir.<br />
İnsanın en büyük düşmanı nefsidir. Nefsine hâkim olan çok şeye hâkim olur. Nefsine uyan da pişman olacaktır.</p>
<p>İnsanın dikkat edeceği şeylerden biri de insanı aldatmaya, kandırıp sapıtmaya, Allah’ı ve ahreti unutturmaya yemin etmiş olan şeytandır.<br />
İnsan şeytanın adımlarını takip etmez, gittiği yoldan gitmez, telkinlerine kanmaz, şeytanın hoşuna gidecek iş yapmaz, şeytana kapı aralamaz, şeytanı işine, aşına ortak etmezse, şeytanı güldürmemiş olur.<br />
Şeytan ne kadar pişmanlık verecek şey varsa insana süslü ve cazip gösterir. (En’am: 43) İnsanı böylece yoldan çıkarıp sapıtır.<br />
Allah Kur’an’da şöyle buyurur:<br />
-“Ad ve Semud milletini helak ettik. Şeytan, onlara yaptıkları işleri güzel gösterip, onları doğru yoldan çıkardı. Oysa onlar bakıp görebilecek durumdaydılar.” (Ankebut: 38)<br />
Allah Kur’an’da kullarını şu ayetle uyarmıştır:<br />
-“Şeytanın peşine düşmeyin; zira şeytan sizin açık bir düşmanınızdır.” (Bakara: 168)<br />
-“Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah’a sığın.” (Fussılat: 36)<br />
Aslında insan şeytana uymadıkça, şeytanın gücü ve hâkimiyeti insana yetmez. İstemedikçe insan şeytanın tuzağına düşmez.</p>
<p>Dünya arzusu ve aşırı hırs günahların başıdır. Allah’ın kulundan vazgeçmesinin belirtisi, o kulun boş şeylerle uğraşmasıdır.<br />
Allah Kur’an’da şöyle uyarır:<br />
-“Dünya hayatı oyun, eğlenceden başka bir şey değildir.” (En’am: 32)<br />
-“Gökleri, yeri ve bunların arasında bulunanları oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.” (Duhan: 38)<br />
-“Dünya hayatı aldanma ve metadan başak bir şey değildir.” (Bakara: 185)<br />
-“Sakın dünya hayatı seni aldatmasın.” (Fatır: 5)<br />
Peygamber (a.s) da şöyle uyarmıştır:<br />
-“Gözünü dünya işlerine kaptırıp, ahreti unutmaktan sakının.” (R. Salihın: 481)<br />
-“En hayırlınız, ahreti için dünyasını, dünyası için ahretini terk etmeyeninizdir.” (Ramuz el-Ehiadis: 363)<br />
Güzel bir söz var: “Su geminin dışında olursa, onu yüzdürür. Su geminin içinde olursa, gemiyi batırır.” diye insanın kalbi gönlü dünya ile dolmamalıdır. Yoksa ahreti unutur.<br />
Cenab-ı Allah kutsi hadiste şöyle buyurur:<br />
-“Ey dünya! Bana hizmet edene hizmet et. Sana hizmet edeni, hizmetinde kullan.” (H.H.Erdem, İlahi Hadisler: 27)<br />
-“Ey insanoğlu! Dünya sevgisini kalbinden çıkar; çünkü ben, dünya sevgisi ile benim sevgimi asla bir kalpte toplamam.” (F. Yavuz, 40 Kutsi Hadis: 31)<br />
-“Ey Âdemoğlu! Malım, malım diyorsun, yiyip de çıkarıp attığın veya giyip de eskittiğin ve yahut tasaddut edip de önce gönderdiğinden başka senin malın mı var?”(R. Salihın: 1/485)<br />
Peygamber (a.s) şöyle anlatıyor:<br />
-“Cehennemde azabı en hafif olana sorulur:<br />
-Dünya her şeyi ile senin olsaydı bu azaptan kurtulmak için fidye olarak verir miydin?” O kişi hiç tereddütsüz cevap verir:<br />
-“Evet” Ona:<br />
-“Senden dünyada bunun daha azı istenmişti, niye vermedin?” denir.<br />
Şöyle anlatırlar:<br />
Adam son anlarında oğluna “Beni çoraplarımla gömün” diye vasiyet eder. Daha önce de bir dostuna oğluna verilmek üzere mektup bırakır.<br />
Baba ölünce oğlu babasının bu isteğini duyurur. “Olmaz, inancımızda kefenden başka bir şeyle gömülmez.” derler. Definden sonra baba dostu mektubu verir. Mektupta şunlar yazılıdır: “gördün mü oğul! İstesem bile bir çift eski çorabımı bile götüremedim. Sen de götüremeyeceksin.” Böylece baba oğlunun dünya hırsını kırmış, ders vermiş, götürülecek olan şeyin sadece amel olduğunu anlamıştır.</p>
<p><strong>B-HER İNSANIN BAZI KORKULARI OLMALIDIR</strong><br />
Korkusu olmayan, yanlış yapar, hata eder ve zarar görür. Korkmayan, korkutulur. Unutan, unutulur.<br />
Bir ayette şöyle bir uyarı vardır:<br />
-“Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir.” (Haşr: 19)<br />
İnsan, âlemlerin Rabbini unutursa, birçok şeyi unutur.<br />
Bir hadiste peygamber (a.s)  şöyle buyurur ve uyarır:<br />
-“Beklemekte olduğunuz yedi şey için acele ediniz:<br />
1- Unutturucu fakirlik,<br />
2-Azdırıcı zenginlik,<br />
3-Hayatınızın tadını kaçıracak hastalık,<br />
4-Bunaklık veren ihtiyarlık,<br />
5-Ani ölüm,<br />
6-Deccal,<br />
7-Gelecek olan kıyamet.” (Ramuz el-Ehadis: 243/1)<br />
İnsan bunlara hazır olmazsa kaybedenlerden olacaktır. Hayatın sonunda “Ah, vah, keşke” diye sızlanacak ve tekrar hataları telafi için geri dönmek isteyecektir. Ona o zaman “Şimdi mi?” cevabı verilecek “Sana o kadar ömür verilmedi mi?” denilecektir.</p>
<p>Yaşadığına pişman olmamanın yolu şu endişe ve korkular içinde yaşamaktır.<br />
1-Müslüman her zaman imanına zarar vermekten ve onu kaybetmekten korkmalıdır. Kur’an’da: “Ey iman edenler! Allah’tan O’na yakışır şekilde korkun ve ancak Müslümanlar olarak can verin.” buyrulur. (Al-i İmran: 102)<br />
2-Müslüman her sözünde ve her işinde amel defterine günah ve kötülük yazılmamasına dikkat etmeli ve bundan korkmalıdır.<br />
İnsan, ihtiyaç sahibi olmaktan korkup dünyalık için çalıştığı kadar, cehennemden korkarak ahret için çalışmazsa Allah’ın azabından kurtulamaz.<br />
3-Müslüman, amelinin boşa gitmesinden, şeytana ve hak sahiplerine kaptırmaktan korkmalıdır. Çünkü şeytan, dünyayı ve günahları süsler, cazip gösterir. İnsanı sapıtıp, azdırmaya yemin etmiştir.<br />
4-Müslüman Azrail’in kendisine hazırlıksız ve ansızın gelmesinden korkmalıdır. Bunun için kötü hal üzere bulunmamalıdır. Çünkü peygamberimiz: “Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz, öyle dirilirsiniz.” buyurmuştur.<br />
5-Müslüman, dünyaya meyledip, ahreti unutmaktan korkmalıdır. Dünya hayatının geçici, aldatıcı ve oyundan, eğlenceden ibaret olduğunu unutmamalıdır.<br />
6-Müslüman, ailesine ve çocuklarına sarılıp, Cenab-ı Allah’ı ve ona kulluğu unutmaktan korkmalıdır.<br />
Kur’an’da: “Biliniz ki mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan sebebidir.”  (Enfal: 28) uyarısı yapılmıştır.<br />
Müslüman boş ve manasız şeylerle uğraşmamalıdır. Kendisine faydası olmayan şeylerle vakit geçirmemelidir. Müslüman’ın ciddi işleri vardır, ciddi işlerle uğraşmalıdır.<br />
Dış ülkede çalışan bir vatandaşa köylüleri:<br />
-“Sen kendini kurtardın; ev aldın, araban var… Dediler.<br />
Gurbetçi vatandaş biraz düşündükten sonra gözyaşları ile şu cevabı verdi:<br />
-“Namaz yok, ibadet yok, nasıl kurtulmak bu….?</p>
<p><strong>C-ÖLÜME HAZIRLIK VE İMANLI ÖLMEK</strong><br />
İnsan ölmek istemiyor, ölümden çok korkuyor. Bunun nedeni hep dünya için çalışıyor ahreti unutuyor, kendisini kurtaracak şeyleri yok da ondan. Gitmeye yüzü yok. Ne getirdin? Neyin var? Sorusuna verecek cevabı yok. Ölüme hazır değil ondan.<br />
Peygamber (a.s) şöyle buyurmuştur:<br />
-“Bir zaman gelecek ümmetim beş şeyi sevip beş şeyi unutacaktır:<br />
1-Dünyayı sevip, ahreti unutacaktır.<br />
2-Hayatı sevip, ölümü unutacaktır.<br />
3-Saray ve köşkleri sevip, kabirleri unutacaktır.<br />
4-Malı sevip, hesabı unutacaktır.<br />
5-Yaratılanı sevip, yaratanı unutacaktır.”<br />
Müslüman, Rabbini, ahretini, ölümü, kabri ve hesabı asla unutmaz. O imanlı olarak çene kapamayı arzular.</p>
<p>Hayatta iken insana hayat:<br />
-“Ömrünü güzel yaşa” der.<br />
İnsan öleceği zaman da bir ses:<br />
-“Sakın hazırlıksız ölme” der.<br />
Cenaze yıkanıp kefene sarılınca bir ses:<br />
-“Sakın azıksız yola çıkma, geri dönüşün olmaz” der.<br />
Cenaze kabre varınca bir ses:<br />
-“Kabir için ne getirdin?”der<br />
Kabre konulunca bir ses<br />
-“Gel bakalım!” der.  Cenaze o zaman anlar ki ölmüş.<br />
Bazıları ölüme hazırlık deyince kefen alıyor, mezar alıyor, hatta kazdırıyor. Bir içine girmek kalıyor. Ölüme hazırlık bu değil. İnsanı çıplak gömmezler. Bir kefen bulurlar. Çöplüğe de atıvermezler, mutlaka gömerler. Ölüme hazırlık bizden istenilenlerin yerine getirilmesidir. Bunlar yapılmadıysa yapılan teferruatın ne yararı olur? Cenaze namazının ne faydası olur? Dünyada öğüt ve nasihat dinlemediyse kabri başındaki telkinin ne faydası olur?</p>
<p>Allah insana fazla soru sormaz. Der ki: “Kulum dünya da ben hep seninle idim, sen kiminle idin?” der. Ve “Bana ne getirdin?” diye ilave eder. Çünkü dünyada Allah ona:<br />
-“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve herkes yarına ne hazırladığına baksın.” diye emretmiştir. (Haşr: 18)<br />
Bu emre uyan doğduğuna ve yaşadığına pişman olmaz.<br />
Peygamber (a.s) der ki:<br />
-“İnsan ölünce her şey önüne konur. O kişi, önündekilere bakar ve derki: “Ya Rabbi! Beni dünyaya döndür de dünyada terk ettiğim güzel işleri işleyeyim.” (Ramuz el-Ehadis: 42/8)<br />
Ebu Bekir (r.a) sorar ve peygamber (a.s) cevap verir:<br />
-“Hayırlı mümin kimdir ya Resulallah?<br />
-Ömrü uzun, ameli güzel olandır.<br />
-Hayırsız kimdir ya Resulallah?<br />
-Ömrü uzun, ameli kötü olandır.” (Tirmizi, Zühd: 21)</p>
<p>Peygamber (a.s) bunun için bizi uyarmıştır:<br />
-“Ölmeden önce ölünüz.” “Ölümü çok anın kim ölümü çok anarsa, Allah onun kalbini ihya eder ve ölümünü kolaylaştırır.” (Ramuz el-Ehadis: 80/15)<br />
Şah-ı Nakşibendî hazretlerine:<br />
-“Falan su üstünde yürüyor, havaya seccade serip namaz kılıyor, çoğu zamankabede namaz kılıyor,  diye övmüşler. O da:<br />
-Önemli değil diye cevap vermiş.<br />
-Peki, sizin için önemli olan nedir? Demişler.<br />
-Benim için önemli olan o güzel halini son ana kadar muhafaza edip, imanla gitmesidir, demiş. Önemli olan gidiştir. Hüsn’ühatime ile hayatı noktalamaktır.” demiş.<br />
Allah şöyle emrediyor:<br />
-“Ey iman edenler! Allah’tan ona yakışır şekilde korkun ve ancak Müslümanlar olarak can verin.” (Al-i İmran: 102)<br />
Allah şöyle dememizi de istiyor:<br />
-“Ey Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver, Müslüman olarak canımız al.” (A’raf: 126)<br />
-“Ey Rabbim! Beni Müslüman olarak öldür ve beni Salihler arasına kat.” (Yusuf: 101)<br />
Bu ayetlere göre Müslüman inancının gereği yaşayacak ve imanlı ölmek için çaba sarf edecektir.</p>
<p><strong>D-AMEL DEFTERİ NE TARAFTAN?</strong><br />
Müslüman hayatı akıllı yaşamalı, dolu dolu yaşamalı, kötülüklerden uzak yaşamalıdır. Her söylediğinin ve her yaptığının bir bir tespit edilip amel defterine yazıldığını asla unutmamalıdır.<br />
Kıyamet gününde amel defteri eline verilecek “al oku” denilecektir.<br />
İnsanın organları yaptıklarına şahitlik edecektir.<br />
Kur’an’da şöyle buyrulur:<br />
-“Her insanın amelini boynuna doladık. İnsan için kıyamet gününde açılmış olarak önüne konacak bir kitap hazırlarız. Oku! Bugün sana hesap sorucu olarak kendi nefsin yeter deriz.” (İsra: 13-14)<br />
İnfitar suresinde de: “Şunu iyi bilin ki, üzerinizde muhafızlık eden sizi her an gözetleyen yazıcılar vardır. Siz ne yaparsanız onu görür ve yazarlar.” (Ayet: 10- 12) buyrularak insan uyarılmıştır.<br />
Evet, filme alınıyoruz. Evet fişleniyoruz. Herkes fişleniyor. Her şey kayda geçiyor. Gizli yapılanlar da,  saklanılanlar da bir gün apaçık ortaya çıkacaktır.<br />
Amel defteri güzel olanlara, defteri sağ tarafından verilecek ve o cennete gidecektir. Amel defteri sol tarafından verilenler ise cehenneme gidecektir.<br />
Biri Hz. Ali’ye sorar:<br />
-“Allah bu kadar insanı nasıl hesaba çekecek? Cevap verir:<br />
-Nasıl rızıklandırıyorsa, öyle!..</p>
<p><strong>E-ÖLÜM HAKTIR- İBRET ALINMALIDIR</strong><br />
Aslında insan her gün farkında olmadan ölüp ölüp dirilmektedir; akşam ölür, sabah dirilir. Hayatında birçok ölüm sebebiyle karşı karşıya kalır. Azrail’in ne zaman geleceğini bilemez.  İnsanın her attığı adım insanı biraz daha mezara yaklaştırır. Güneş doğar, batar, ömürden bir gün daha eksilir.<br />
Allah şöyle bildiriyor:<br />
-“Kime uzun ömür verdiysek biz onun gençliğini ve güzelliğini bozar, beli bükük ihtiyar haline getiririz.” (Yasin: 68)<br />
-“Kıyamet gününü gördüklerinde, dünyada sadece bir akşam vakti, ya da kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar.” (Zariat: 46)<br />
-“Her canlı ölümü tadacaktır.” (Enbiya: 35)<br />
-“Yeryüzünde bulunan her canlı yok olacak.” (Rahman: 26)<br />
Peygamberimiz şöyle buyurur:<br />
-“Cebrail bana dedi ki: “Ya Muhammed! Dilediğin kadar yaşa, bir gün öleceksin, istediğini sev, nihayet ondan ayrılacaksın. İstediğini yap, mutlaka onun hesabını vereceksin.” (Ramuz el-Ehadis: 331/9)<br />
Hz. Ebubekir (r.a)şöyle demiştir:<br />
-“Acele edin, çabuk olun! Kurtulun. Çünkü arkanızdan sizi hırsla takip eden bir ecel koşmaktadır. Siz ölüme hazırlanın, sizden öncekilerden ibret alın.”<br />
Birçok yerde “Bu gün Allah için ne yaptın?” levhaları asılı. Bunu okuyoruz ama cevabını veremiyoruz.  Önce kendi kendimize sormalıyız: “Ben bu gün kendim için ne yaptım, bu yıl ne yaptım?”</p>
<p>Büyüklerimiz hep “ölümü unutma!” uyarılarında bulunmuşlardır. Hz. Ömer (r.a) her gün kendisine “Öleceksin ya Ömer!”  diyerek, öleceğini hatırlatan bir adam tutmuştu. Bizden öncekiler beşikle mezar arasındaki mesafeyi hep hatırlarında tutmuşlardır.<br />
Osmanlı padişahları Topkapı sarayının girişinde özel bir yer yaptırmışlardı. Öldükleri zaman burada yıkanırlardı. Her saraya girişlerinde bu teneşir tahtası olarak kullanılan yeri görürler, dünyanın cazibesine kapılmazlar, şan, şöhret peşinde koşmazlardı.<br />
Vahdettin bu yeri ilk görüşünde şöyle demiştir:<br />
-“Taht ile teneşir tahtasının arası ne kadar yakınmış!”<br />
En son İstanbul’dan ayrılırken kendisine:<br />
-“Hazineden yanınıza bir şeyler alın” diyenlere şu cevabı vermişlerdir:<br />
-“O millet malıdır. Taht ile teneşir tahtası arasındaki mesafeyi bilirim.”</p>
<p>Ölümden, ölenden ibret alınmalıdır. Mezar taşlarındaki mesajlar iyi alınmalıdır. Ölenleri gömdükten sonra ölecekmiş gibi davranılmalıdır. Bir gün de bizim gözlerimizin kapatılacağı, çenemizin bağlanıp, düp düzgün yatırılıp, kefenlenip, salamızın verilip ahret yolculuğuna çıkarılacağımız unutulmamalıdır.<br />
Ölümden, toprak altında yatanlardan daha etkili ibret sahnesi olur mu?<br />
Hz. Ömer (r.a) peygamberimize: “Bana nasihat et ya Resulallah!” deyince peygamber (a.s) ona: “Sana ölüm yeter.” demiştir.</p>
<p>Müslüman’ın vasiyeti hazır olmalıdır. Bu Allah’ın emridir. (Bakara: 180)<br />
Peygamber (a.s) şöyle buyurur:<br />
-“Vasiyete değer bir şeyi bulunan, vasiyeti yanında bulundurmadan iki gece gecelemesi doğru değildir.” (Buhari, Vesaya: 1)<br />
-“Ölüm kapıya gelinceye kadar vasiyeti erteleme.” (Buhari, Vesaya: 7)<br />
Peygamber (a.s) ‘ın bize son vasiyeti:<br />
-“Namaza, namaza dikkat edin. Size iki şey bırakıyorum; Onlara uyarsanız, yolunuzu sapıtmazsınız. Onlar Kur’an ve sünnetimdir.” şeklinde olmuştur.</p>
<p>Müslüman nasıl öleceğini bilmek isterse, yiyip içtiğine ve yaşayışına bakması yeterlidir. Çünkü insan yaşadığı gibi ölür, öldüğü gibi diriltilir ve öyle muamele görür.<br />
Son anda imanla gidebilmek için, güzel ölümle ölmek, güzel yaşamakla mümkündür. Şeytanın son andaki kurduğu tuzaktan ancak insanı güzel işleri kurtarabilir. Rahmetli hocam halsiz düştüğü son anında aniden yatağa oturur: “Defol! Beni bir bardak su ile mi kandıracaksın.” der. Yatağa yatırırlar ve ruhunu teslim eder.</p>
<p>Son an çok önemlidir. Ölüm zevkleri bıçak gibi keser. Bazı gerçeklerin görülmesiyle can boğaza dayanınca, ayrılık vaktinin geldiği anlaşılır; diller birbirine dolaşır. Soğuk soğuk ter basar.<br />
Şeytanın son tuzağı kurulur. İman kavgası başlar. Peygamberimiz: “Allah’a yemin ederim ki, Azrail’in görülmesi, bin kılıç darbesinden daha müthiştir.” demiştir.(Ramuz el-Ehadis: 19/7)<br />
Bir hadislerinde de “Ölülerinize Yasin okuyun.” buyurarak, Yasin’in ölümü kolaylaştıracağını bildirmiştir. Yalnız gusül abdesti almadan ölünün başında Kur’an okunmaz. Başka odada okunur.<br />
Peygamberimiz(a.s): “Son sözü, Lailahe illallah olan, cennete girer.” (Müslim Cenaiz: 2) buyurmuştur. Bunun için hastanın yanında Kelime-i şahadet ve Kelime-i Tevhit getirilmeli, onun duyacağı ve ilgi göstereceği şekilde getirilmeli, onunda söylemesi sağlanmalıdır.  Ama sakın “sen de söyle” denmemelidir. Israr edilmemelidir. Çünkü o sırada şeytanla iman kavgası yapmaktadır. Allah korusun “Hayır” deyiverir.<br />
Bir hadiste de: “Sizden ölüm halinde bulunanlara  “La ilahe illallah” demesini telkin edin.” (R. Salihın: 2/922) buyrulmuştur.</p>
<p>Ölülerimizi rahmetle anmamız ve hayırla yâd etmemiz çok önemlidir. Dualarımız, okumalarımız ölenin azabının hafiflemesine ve kurtuluşuna sebep olur.<br />
Bir kimse, Müslümanlar tarafından hayırla yâd edilirse, cenneti, şerle yâd edilirse, cehennemi hak eder. Hz. Ömer (r.a)’ın yanından geçmekte olan cenazeyi hayırla anarlar, Hz. Ömer: “Vacip oldu” der. “Ne vacip oldu ya Ömer” derler. “Hayırla yâd edilene cennet, şerle yâd edilene cehennem” der. (Riyaz üs-Salihın: 2/954-955)<br />
Hz. Peygamber (s.a.v): “Ölülere sövmeyin, ayıplarını söylemeyin” buyurur. (R. Salihın: 3/1595)<br />
İslam’da gıybet, dedikodu, iftira büyük günahlardandır.<br />
Allah’ın huzuruna çıkıp, hesabını vermeye başlayanı Allah’a havale edelim, ölülere takılıp kalmayalım, çünkü onları Allah teslim almıştır. Gıybetini yapıp, ölü eti yeme yerine onları yüce Allah’a havale edelim.<br />
Sevdiklerimizi de “Rahmetli”, “Rahmetullahi aleyh” diyerek analım, günahlarının affını dileyelim.<br />
Ölülerin ardından okumayı, hayır hasenatı da unutmayalım.</p>
<p><strong>F-KABİR HAYATI VE SORGU</strong><br />
Bir insanın dirisi kadar ölüsü de değerlidir. Öldükten sonra yıkanır, kefenlenir, namazı kılınır ve dualarla mezara gömülür. Unutulmaz ardından hayrı yapılır ve mezarı ziyaret edilir.<br />
Peygamberimiz (s.a.v) cenaze için borcu olup olmadığını sorar,  varsa borcu ödeninceye kadar namazını kıldırmazdı: “Müminin ruhu borcu ödeninceye kadar ona bağlı kalır.” buyurmuştur. (R. Salihın: 947)<br />
Bir hadislerinde de: “Cenaze defnedildikten sonra onun için dua edin; zira o sorgulanmaktadır.” buyurmuştur. (R. Salihın: 950)<br />
-“Ölü kendisi için yapılan feryat nedeniyle azap görür.” (Age: 1689)<br />
Kabir, ahret hayatı için bekleme yeridir. Orada yaptıkları ile baş başa kalır.</p>
<p>Kabirde bütün kapılar kapanır. Dünya her şeyi ile geride kalmıştır. Ancak insanın iyi ve kötü işleri insanı terk etmez.<br />
Hz. Peygamber (a.s) şöyle buyurmuştur:<br />
-“İnsan ölünce onu üç şey takip eder; aile fertleri, yakın dostları, malı ve ameli. Bunlardan ikisi geri döner. Biri onunla gider. Aile fertleri, dostları ve malı kalır, ameli onunla gider.” (Ramuz el-Ehadis: 506/8)<br />
Bir hadislerinde de şöyle buyurmuştur:<br />
-“İnsan öldüğünde ameli kesilir; ancak devam eden sadaka, faydalanılan ilim, kendisi için hayır dua eden evlat müstesna.” (Müslim, Vesaya: 3)<br />
Ölenin ardından yapılan hayır hasenat, borçlarının ödenmesi, okunup dua edilmesi, hepsi ölene ulaşır ve ona fayda verir. Kur’an’da şöyle buyrulur:<br />
-“İsra 24: Anana babana esirgeyerek alçak gönüllülükle üzerine kanaat ger ve: “Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara öyle rahmet et.” diyerek dua et.”<br />
-“Rabbim, bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla.” (Haşr: 10)<br />
-“Habibim! Hem kendilerinin hem de müminlerin günahlarının bağışlanmasını dile”  (Muhammed: 19) bu ayetlere göre her iyilik ölüye fayda verir.<br />
Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurur:<br />
-“Kabirdeki, boğulmak üzere olan kimseye benzer. Anadan babadan, çocukları ve dostlarından dua bekler. Beklediği dua yapılırsa sevinir.” (Ramuz el-Ehadis: 368/10)<br />
Peygamberimiz: “Ölülerinize Yasin okuyun” diyor. (İslam Fıkhı Ans: 3/17)<br />
-“Kabirdeki boğulmak üzere olan kimseye benzer. Herkesten dua bekler. Dua edilince sevinir.” (Ramuz el-Ehadis: 368/10)<br />
-“Sizden biri Cuma günü bir kabri ziyaret eder de Yasin okursa, Allah ona Yasin’in her harfi kadar mağfiret eder.” (Ramuz el-Ehadis: 422/4)<br />
-“Ölü için Yasin okunursa, azabı hafifler.” (Age: 79/4)<br />
-“Ölüleriniz için Yasin okuyunuz.” (İ. Canan, Hadis Ans: 15/81) diye tavsiye ediyor.</p>
<p>Musalla taşından kalkar kalkmaz sorular başlayacaktır. Kabirde devam edecektir. Kabir bazıları için cennet bahçelerinden bir bahçe, bazıları içinde cehennem çukurlarından bir çukur olacaktır.<br />
Peygamberimizin haber verdiğine göre kabirde ilk sorular şunlardır:<br />
-Rabbin kim?<br />
-Dinin nedir?<br />
-Size kim gönderildi?<br />
Güzel yaşayanlar bu sorulara doğru cevaplar verecek, hayatı oyun eğlence ile geçirenler “Bilmiyorum” diyecek, cevap veremeyecektir.<br />
Kıyamete kadar cennetlikler cennetteki yerini, cehennemlikler cehennemdeki yerini görüp duracaktır. Cehennemlikler : “Kıyamet başlamasın” diyeceklerdir.<br />
Peygamberimizin bildirdiğine göre “ölü kabre konulunca kabir ona: Ey Âdemoğlu! Yazıklar olsun sana! Ne diye beni düşünmedin?” diyecektir.<br />
Dar, karanlık yere girmeden hazırlık yapılmalıdır. Peygamber  (a.s): “Kabirden daha şiddetli hiçbir manzara görmedim.” (Ramuz el-Ehadis: 375/3) “Kabir, Ahret duraklarından ilk duraktır. Kim ki kabirde işi kurtardı, arkası iyidir. Kimde kabirde işi kurtaramadı, gerisi kötüdür.” (Age: 105/12) buyurur.<br />
Dünyaya sığmayan, darlıktan, karanlıktan ve yalnızlıktan hoşlanmayanlar, kabri unutmamalıdır.</p>
<p>Kabir azabı bedene değil ruhadır. İnsan, yaptıklarının hesabını kabirde vermeye başlayacaktır.<br />
Kabrin daralıp içindekini sıkması, kabir azabının başlamasıdır. Peygamberimiz şöyle bildirmiştir:<br />
-“Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çukurlarından bir çukurdur.” (Tirmizi, Zühd: 4)<br />
-“Ölümden sonrasını görseydiniz, isteyerek yiyip içemezdiniz, evlerinize giremez, dağlara çıkar ağlardınız.” (Ramuz el-Ehadis: 357/6)<br />
-“Cenaze gömülürken onun için istiğfar edin. Zira o sorgulanmaktadır.” (Riyaz üs-Salihın: 950)<br />
-“En hafif olan cehennemliğe Allah: “Eğer dünya her şeyiyle senin olsaydı, şu azaptan kurtulmaya bedel fidye olarak verir miydin?” diye soracak.<br />
-“Evet” diyecek.<br />
-“Sen dünyada iken bundan daha hafifi istendi” denir buyuruyor. (İ. Canan, Hadis Ans: 14/223)<br />
Kabirden kalkış insanın sonunu gösterir. Bu dünya hayatının bir devamı olacaktır. Peygamber (a.s): “Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz. Nasıl ölürseniz öyle dirilip, haşrolunursunuz.” buyurmuştur.<br />
Bir hadislerinde de şöyle buyrulur:<br />
-“Her kul öldüğü hal ve yaptığı amel üzere dirilir.” (Müslim, Cennet: 83)<br />
Allah’ın kuluna güzel bir kalkış nasip etmesi için o kulun güzel bir hayat yaşaması gerekir.</p>
<p>Ölenin ardından mevlit okutmak, farz, vacip ve sünnet cinsinden bir ibadet değildir. Dinin emri de değildir. Okutan dinin emrini yerine getirmiş, okutmayan da terk etmiş olmaz. Yapılan büyük çaptaki masraflar, ölü için harcanır; sadaka verilir veya borçlarını ödemek için harcanırsa, daha uygun olur.<br />
Mevlit, pazarlık konusu yapılırsa, israf edilip günaha girilirse, etrafa rahatsızlık verilirse, 7. Gün, 40. Gün, 52. Gün diye okutulursa, okutmamak daha doğru olur.</p>
<p>Ölülerimizi kabre koyup gelmekle iş bitmez. Onları rahatlatacak, kurtuluşunu sağlayacak işler yapılması lazım. Kabirlerinin ziyaret edilmesi lazımdır. Onların bunlardan haberi olur. Yapılanlar onlara ulaşır.<br />
Ayrıca bunlar ölümü hatırlatır. Peygamber (a.s):<br />
-“Kabri ziyaret et. Onlarla ahreti hatırlarsın.” (Ramuz el-Ehadis: 292/7)<br />
-“Vefat eden kardeşinizi ziyaret edin, onlara selam verin. Onlarda size ibret vardır.” (Age: 292/ 8) diye emretmiştir.<br />
Kabir ziyaretinde nelere dikkat edilmelidir:<br />
-Abdest alınmalı,<br />
-Selam verilmeli,<br />
-Taşkınlık yapılmamalı, saygılı olunmalı,<br />
-Mezara bir şey konmamalı, bir şey alınmamalı,<br />
-Mezardan medet beklenmemeli, şifa aranmamalı,<br />
-Kabir öpülmez, etrafında dönülmez, ona şikâyette bulunulmaz. Bunlar şirktir.<br />
-Mezar başında mum yakılmaz, ip, çaput bağlanmaz, kurban kesilmez.<br />
Unutulmamalıdır ki, kabirdeki bizden bir Yasin, bir Fatiha, üç ihlâs beklemektedir. Onun dünya ile ilgili tasarrufu bitmiştir.</p>
<p><strong>G-CENNET VE CENNETLİKLER</strong><br />
<strong>            </strong>Cennet, Müslümanlara verilecek olan mükâfat, ödüllendirme yeridir. Allah:<br />
-“Cennet, takva sahipleri için hazırlanmıştır.” buyuruyor. (Al-i İmran: 133)<br />
Bir ayette de:<br />
-“İman edip iyi ve yararlı işler yapan kimseler cennetlik olan kimselerdir.” (Bakara: 82) buyrulmuştur.</p>
<p>Cennete girecekler şöyle bildirilmiştir:<br />
-“Bana cennete girecek üç kişi arz edildi; şehit, iffetini koruyan ve Allah’a ibadetini güzel yapan.” (İ. Canan, Hadis Ans: 14/269)<br />
-“Ahret yurdunu, böbürlenmeyi ve bozgunculuğu arzulamayanlara veririz.” (Kasas: 83)<br />
-“İman edip iyi davranışlarda bulunanlara, içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele!” (Bakara: 25)<br />
-“Kim Allah’a ve peygambere itaat ederse, Allah onu altından ırmaklar akan cennete koyacaktır.” (Nisa: 13)<br />
-“İnanıp güzel işler yapan ve Rabbine gönülden boyun eğenlere gelince, işte onlar cennet ehlidir.” (Hud: 23)<br />
-“Rabbim Allah’tır deyip dosdoğru yaşayanlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık orada ebedi kalacaklardır.” (Ahkaf: 13- 14)<br />
-“Cennetlikler, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.” (İnsan: 8)<br />
-“Kim bana itaat ederse, cennete girer.” (İ. Canan, Hadis Ans: 12/436)<br />
Bu ayet ve hadislerden anlıyoruz ki, tutkusu cennet olan, cennete girmek için güzel işler yapan, yolu cennet yolu, yolculuğu cennet yolculuğu olan cennete girecektir.<br />
İki yol vardır. Biri insanın cennetteki yerine gider, diğeri de cehennemdeki yerine gider. Kul hangi yolda yolculuk ederse, kendisi için ayrılan o yere gidecektir. Allah mekânı cennet olanlardan etsin.</p>
<p>İnsanı cennetlik yapan ve cennete götürecek olan işler vardır. Cenab-ı Allah Kur’an’da şöyle buyuruyor:<br />
-“Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça, gerçek iyiliğe asla ulaşamazsınız.” (Al-i İmran: 92)<br />
-“Kim Allah’ın huzuruna iyilikle gelirse, o sadece getirdiğinin on katı vardır. Kimde kötülükle gelirse, o sadece getirdiğinin misli ile cezalandırılır.” (En’am: 160)<br />
Bu konuda peygamber (a.s) şu bilgileri vermiştir:<br />
-“Dört şey cennet hazinesidir; sadakayı gizli vermek, musibeti saklamak, akrabayı ziyaret ve La havle vela kuvvete demek.” (Ramuz el-Ehadis: 70/2)<br />
-“Sözü güzel söyle, selamı açıktan ver, akrabayı yokla, gece herkes uyurken namaz kıl ve selametle cennete gir.” (Age: 72/14)<br />
-“İnsanları en çok cennete Allah korkusu ve güzel ahlak sokar.” (Age: 80/3)<br />
-“Cennete ilk davet edilenler, çok hamd edenlerdir. Onlar darlıkta da genişlikte de hamd ederler.” (Age: 159/2)<br />
-“Cennete ilk önce girecek olanlar, doğru tüccarlardır.” (Age: 161/1)<br />
-“Üç şey vardır ki, onları cennet ehli yapar:<br />
1-İlim peşinde olmak,<br />
2-Ölülere merhametli olmak,<br />
3-Fukarayı sevmek.” (Age: 264/10)<br />
-“Sabah akşam camiye giden kimseye, her gidiş gelişi için Allah cennette bir ikram hazırlatır.” (Buhari, Ezan: 37)<br />
-“Rab olarak Allah’ı, din olarak İslam’ı, peygamber olarak Muhammed’i seçip beğendim diyenden daha güzel sözlü kimdir. O cenneti hak etmiştir.” (Ebu Davut, Vitir: 26)<br />
-“Ümmetimden yetmiş bin kişi cennete hesapsız girecek. Bunlar: Dağlanmazlar, muska yapmazlar, kötülenmezler, Rablerine tevekkül eden kimselerdir.” (Ramuz: 509/3)<br />
-“Kalbinde zerre miktarı kibir olan cennete giremez. Biri: “Bir adam elbisesinin ve ayakkabısının güzel olmasını severse? Dedi. Hz. Peygamber: “Allah güzeldir, güzeli sever” kibir, hakka razı olmamak ve halka hor bakmaktır.” (Ramuz: 486/2)<br />
-“Kim kıyamet gününe şu üç şeyden uzak olarak gelirse, cennete girer; kibir, emanete hıyanet ve borç.” (Ramuz: 415/ 7)<br />
-“Kimseden bir şey isteme, sana cennet var. Kızma, cenneti hak edersin. Günde yetmiş kere istiğfar et. Allah yetmiş senelik günahını af eder. “Benim yetmiş senelik günahım yok dersen” baban için, onun da yetmiş senelik günahı yoksa ev halkın için, onlarında yoksa komşuların için.” (Ramuz: 473/1)<br />
Kutsi hadiste şöyle buyrulur:<br />
-“Mümin kulumun dünya ehlinden sevdiği birini aldığım zaman sabrederse, karşılığı cennettir.” (R. Salihın: 32/2)<br />
-“Kulumu gözlerinden mahrum ettiğim zaman kulum şikâyet etmezse, iki gözüne bedel ona cennet vardır.” (R. Salihın: 33/9)<br />
-“Cennet ve cehennem, sizden birinize nalının kayışı kadar yakındır.” (Ramuz: 200/5)<br />
-“Olanca kuvvetinizle temizlenin zira cennete ancak temiz olanlar girecektir.” (Ramuz: 258/12)<br />
-“Üç kimse cennete hesapsız girecektir:<br />
1-Elbisesini yıkar ama yerine giyecek başka bir şeyi yoktur.<br />
2-İki tencere yemeği aynı anda bulunmaz.<br />
3-Ailesinden içecek bir şey istediğinde “hangisinden” diye soracak durumda olmaz.” (Ramuz: 266/10)<br />
-“Her nimet zeval bulacaktır. Cennet ehlinin nimetleri müstesna. Her kaygının da arkası kesilecektir, cehennem ehlinin kaygısı müstesna. Fena bir amel yaptığında arkasından iyi bir amel işle ki, onu yok etsin.” (Ramuz: 342/15)<br />
-“Hiçbir kul yoktur ki, biri cennete biri cehennemde iki evi olmasın. Müminin cennetteki evi yapılır, cehennemdeki evi yıkılır. Kâfire gelince; onun cennetteki evi yıkılır, cehennemdeki evi yapılır.” (Ramuz: 385/ 10)<br />
-“Cennete ancak merhametliler girer.” (Ramuz: 458/6)<br />
-“Ben ve yetimi himaye eden kimse cennette yan yana olacağız.” (Buhari, Edep: 24)<br />
-“Sözde, iş de doğruluk hayra yöneltir. İyilik de cennete iletir.” (Buhari, Edep: 69)<br />
-“Bir kimse cennete gitmek istiyorsa, kendisine yapılmasını istemediği şeyleri, oda başkasına yapmamalıdır.” (Müslim, İmare: 46)<br />
-“Bir adam yoldaki dikenli dalı kenara attı. Bu sebeple Allah ondan razı oldu ve onu bağışladı.” (Müslim, Birr: 127)<br />
-“Allah yolunda ayağı tozlananlara, cehennem ateşi dokunmaz.” (Buhari, Cihad: 16)<br />
-“Kim üç kız çocuğunu himaye edip büyütür, güzelce terbiye eder, evlendirir ve onlara iyiliklerini devam ettirirse, o kimse cennetliktir.” (Ebu Davut, Edep: 121)<br />
-“Kocasını memnun ederek ölen kadın cennetliktir.” (Tirmizi, Reda: 10)<br />
Peygamberimizin bir teklifi olmuştur, şöyle:<br />
Siz bana altı şeyi garanti edin, ben de size cennete girmeyi garanti edeyim:<br />
1-Konuştuğunuzda doğru söyleyin.<br />
2-Vaat ettiğiniz zaman vaadinizi yerine getirin.<br />
3-Size bir şey emanet edildiğinde emanete riayet edin.</p>
<ol>
<li>Allah’ın yasakladığı günahlardan uzak durmak suretiyle iffetinizi koruyun.</li>
</ol>
<p>5-Harama bakmaktan sakının.<br />
6-Elinizi haramlara dokunmaktan koruyun.<br />
Büyük İslam âlimi Hatim-i Esam şöyle demiştir:<br />
-“Dört şeyi, diğer dört şeysiz iddia edenin iddiası yalandır.<br />
1-Allah’ı sevdiğini iddia eden, fakat yasaklarından uzak durmayan kişinin, Allah’ı sevdiği iddiası yalandır.<br />
2-Peygamberi sevdiğini iddia eden, fakir ve yoksulları sevmeyen kişinin, peygamberi sevdiği iddiası yalandır.<br />
3-Cenneti sevdiğini iddia eden, fakat sadaka vermeyen kişinin, cenneti sevdiği iddiası yalandır.<br />
4-Cehennemden korktuğunu iddia eden, fakat günahlardan uzak durmayan kişinin, cehennemden korktuğu iddiası yalandır.</p>
<p><strong>H-CEHENNEM VE CEHENNEMLİKLER</strong><br />
Cehennem inanmayanlar ve günah işleyenler için ceza yeridir.<br />
Allah: “Cehennem kâfirler için hazırlanmıştır.” buyurur.(Al-i İmran: 131)<br />
Cehennemlikler orada:<br />
-Zakkum ağacı yerler. (Duhan suresi + Vakıa: 52)<br />
-Kanlı irin yerler. (Hakka suresi: 36- 37)<br />
-Kaynar su ve irin yerler, içerler. (Nebe suresi: 27)<br />
-Bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içeceklerdir. (Muhammed: 15)</p>
<p>Cehennemin yoluna düşenler ve cehennemlik iş yapanlar, cehenneme giderler.<br />
Cennet de cehennem de bu dünyada kazanılır. Kendi yaptıkları yüzünden iyi veya kötü muamele görürler.<br />
Allah Kur’an’da şöyle bildirir:<br />
-“O cehennemlikler ki; ahrette kendilerine ateşten başka bir şey yoktur. Yaptıkları işler boşa gitmiştir. Zaten bütün yapmış oldukları şeyler boştur.” (Hud: 16)<br />
-“Hâlbuki onlar güzel şeyler yaptıklarını sanırlardı.” (Kehf: 105)<br />
-“Cennettekiler cehennemdekilere:<br />
-Sizi buraya sürükleyen nedir? Derler. Onlarda:<br />
-Biz namaz kılanlardan değildik, yoksulları doyurmazdık, biz sapıklarla beraber olurduk, biz kıyamet gününü yalanlardık.” derler. (Müdessir: 40-47)<br />
-“Kim kötülük ederse, kötülüğü kendisine çepe çevre saran cehennemliktir.” Onlar orada devamlı kalırlar.” (Bakara: 81)<br />
-“Kim inkâr ederse, onu az bir süre faydalandırırız. Sonra onu cehenneme atarız. Ne kötü varılacak yerdir orası!” (Bakara: 126)<br />
-“Kim Allah’a ve peygamberine karşı isyan ederse, sınırı aşarsa, Allah onu devamlı kalacağı cehennem ateşine sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır.” (Nisa: 14)<br />
-“O gün o zalim kimse pişmanlıktan ellerini ısırıp şöyle der: “Keşke peygamberle birlikte yol tutsaydım. Yazık bana! Keşke sapık olan falancayı dost edinmeseydim!” (Furkan: 27- 28)<br />
-“Cehennemdeki, yaptıklarını hatırlar. Fakat bunun hiç faydası olmaz. Der ki: “Keşke ahret için bir şeyler yapıp gönderseydim.” (Fecr: 23-24)<br />
-“Azıp sapıtana, dünya hayatını ahrete tercih edene şüphesiz cehennem tek barınaktır.” (Naziat: 37- 39)<br />
-“Hak yolundan sapanlar cehenneme odun olurlar.” (Cin: 15)<br />
Bu ayetler cehennemliklerin vasıflarını bize haber vermektedir. Dersini alanın kendini kurtarması içinde bir uyarıdır.</p>
<p>Cehennemlikler için peygamber (a.s) da şöyle buyurur:<br />
-“Size cehennem ehlini haber vereyim mi? onlar kaba, cimri ve kibirli kimselerdir.” (İ.canan, Hadis Ans: 14/270)<br />
-“Üç kişi cennete giremez: Ana babasının haklarına riayet etmeyen, içki düşkünü olan ve verdiğini başa kakan kimse.” (Age: 16/291)<br />
-“Geçerli bir sebep yokken boşanmak isteyen kadın cennetin kokusunu bile duyamaz.” (Age: 17/ 232)<br />
-“Dört gurup insan cennete giremez: devamlı içki içen, faiz yiyen, yetim malı yiyen, ana babaya haksızlık eden.” (Ramuz el-Ehasdis: 69/4)<br />
-“Cehennem ehli, böbürlenen, kaba, mal toplayan ve iyiliğe mani olan kimselerdir.” (Age: 162/5)<br />
-“Cehennemdeki, cennetteki yerini görür ve: “Keşke Allah bana da hidayet verseydi de bende orada olsaydım” der. Cennetteki de cehennemdeki yerini görür ve: “Allah bana hidayet vermeseydi halim ne olurdu.” der, şükreder.” (Age: 342/1)<br />
Âlemlerin Rabbi olan Allah kutsi hadiste şöyle uyarır:<br />
-“Ey insanoğlu! Ölüm gelmeden önce kendin için çalış, günahlarını küçümseme. Günahların seni aldatmasın; çünkü sonu cehennemdir.” (F. Yavuz, 40 Kutsi Hadis: 39)<br />
-“Ey insanoğlu! Hayır, işle; çünkü hayır cennetin anahtarıdır. Kötülükten sakın; çünkü kötülük cehennemin anahtarıdır.” (Age: 40)</p>
<p>İnsan her yaptığından ve yapmadığından hesaba çekilecektir. Kaçmak yok, torpil yok. Kim zerre kadar ne yaptıysa, onu önünde bulacaktır.<br />
Allah: “İnsanlar her şeyden sorguya çekileceklerdir. Diller, ayaklar ve eller yaptıklarına şahitlik edecektir.” (Nur: 24) diye bildirmiştir.<br />
Amel defteri açılacak, herkesle yüzleşecek. İnsan en küçük şeyin bile yazıldığını görecek, hak sahibi hakkını alacak.<br />
Bir hadiste bildirildiğine göre, “Kıyamet gününde öncelikle beş şeyin sorgulaması yapılacaktır:<br />
1-Hayatı nerede ve nasıl geçirdin?<br />
2-Bilgini nerelerde kullandın?<br />
3-Malını nereden kazandın?<br />
4-Malını nereye harcadın?<br />
5-Gençliğini, sağlığını ne şekilde yıprattın?” (Tirmizi, Kıyamet: 2532)<br />
Bir başka hadiste de şöyle haber verilir:<br />
-“Allah azabı en hafif olan cehennemliğe sorar:<br />
-Eğer dünya her şeyi ile senin olsaydı, şu azaptan kurtulman için verir miydin? O kişi:<br />
-“Evet” Der. Ona şöyle denilir:<br />
-“Senden çok daha azı istenmişti!” (İ. Canan Hadis Ans: 14/ 223)<br />
Evet, yaratan, yaşatan rızıklandıran ve öldürüp tekrar dirilten Allah soracak:<br />
-Farz kıldığım şeyleri ne yaptın?<br />
-Vacip kıldıklarımı ne yaptın?<br />
-Sana kurtarıcı, yol gösterici olarak gönderdiğim peygamberime uydun mu?<br />
-Benin rızam için ne yaptın?<br />
-Kullarım için ne yaptın?<br />
İnkâr, isyan ve günahlar içinde olana da diyecekti ki:<br />
-“Bunlar ne? Ben seni bunun için mi yarattım? Haydi, ver verebilirsen hesabını…<br />
İnsan her günün hesabını kendine sorar ve cevabını bulursa, ömrünün hesabını vermesi kolay olacaktır.</p>
<p>İlk Cuma hutbesinde Hz. Peygamber şöyle demiştir:<br />
-“Ey insanlar! Sağlığınızda ahretiniz için hazırlık yapın; bilin ki, kıyamet günü birinin başına vurulacak. Allah soracak: “Resulüm gelip sana tebliğ etmedi mi? ben sana mal verdim, ihsanda bulundum. Sen kendin için ne hazırladın? O kimse sağına soluna bakacak, cehennemden başka bir şey görmeyecek. Kim kendini yarım hurma ile de olsa ateşten kurtarabilecekse, hemen o hayrı işlesin.”</p>
<p>Hiçbir şey duasız olmaz. Dua Allah’tan yardım isteme yoludur. İnsan, istediğini dua ile elde eder. Sıkıntılardan dua ile kurtulur. Umduğuna dua ile ulaşır. Dua, Allah’la arada kurulan bir köprüdür.<br />
Cenab-ı Allah:<br />
-“Bana dua edin, duanızı kabul edeyim.” (Mümin: 60)<br />
-“Duanız olmasaydı, Allah yanında ne kıymetiniz olurdu?” (Furkan: 77) buyuruyor ve şöyle dua etmemizi istiyor:<br />
-“Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma. Rabbimiz! Şüphesiz sen çok şefkatli ve çok merhametlisin.” (Haşr: 10)<br />
-“Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver.  Ahrette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru!” (Bakara: 201)<br />
Allah cehennem azabından kendisine sığınanı korur. Peygamberimiz şöyle bildirir:<br />
-“İnanmış bir insan üç kere cenneti kendisinden isterse, cennet onun için: “Allah’ım! Onu cennete koy” der. Ve üç defa, cehennem onun için: “Allah’ım! Onu benden uzaklaştır.” der.”(Ramuz el-Ehadis: 376/6)<br />
Rabbim! Bizi kötü ölümden, imansız gitmekten koru. Canımızı Müslüman olarak al. Bizi affet, günahlarımızı bağışla. Bizi cennetine koy. ÂMİN.</p>
<div id="crp_related"><br><h5><b>İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar:</b></h3><ul><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-ahirete-bakisindaki-sunnetler/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Ahirete Bakışındaki Sünnetler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/imanin-esaslari-ahirete-iman/" rel="bookmark" class="crp_title">İmanın Esasları &#8211; Ahirete İman</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/dunya-ve-ahiret-hastaliklarimiz-ve-careleri/" rel="bookmark" class="crp_title">Dünya ve Ahiret Hastalıklarımız ve Çareleri</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-hayatini-nasil-dolu-dolu-yasamalidir/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman Hayatını Nasıl Dolu Dolu Yaşamalıdır?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/hayat-olum-ve-ahiret-ile-ilgili-sorular-ve-cevaplar/" rel="bookmark" class="crp_title">Hayat, Ölüm ve Ahiret İle İlgili Sorular ve Cevaplar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/imansiza-sevap-var-midir/" rel="bookmark" class="crp_title">İmansıza Sevap Var mıdır?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/cennetlikler-cehennemlikler/" rel="bookmark" class="crp_title">Cennetlikler &#8211; Cehennemlikler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/ahiret-hayati/" rel="bookmark" class="crp_title">Ahiret Hayatı</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/sevapli-isler-nelerdir/" rel="bookmark" class="crp_title">Sevaplı İşler Nelerdir?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/amellerin-bosa-cikmasi-nasil-olur/" rel="bookmark" class="crp_title">Amellerin Boşa Çıkması Nasıl Olur?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-sevapli-isler-yapmalidir/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman Sevaplı İşler Yapmalıdır</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/kuran-ogrenmenin-okumanin-ve-kurana-uymanin-sevaplari/" rel="bookmark" class="crp_title">Kur&#8217;an Öğrenmenin, Okumanın ve Kur&#8217;an&#8217;a Uymanın Sevapları</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/kabir-hayati/" rel="bookmark" class="crp_title">Kabir Hayatı</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-islam-kimlikli-olur/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman; İslam Kimlikli Olur</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-islam-dinini-iyi-anlamalidir/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman İslam Dinini İyi Anlamalıdır</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/seytan-insani-aldatir/" rel="bookmark" class="crp_title">Şeytan İnsanı Aldatır</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/dunya-ve-hayat/" rel="bookmark" class="crp_title">Dünya ve Hayat</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/olum/" rel="bookmark" class="crp_title">Ölüm</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/insani-salih-amel-kurtarir/" rel="bookmark" class="crp_title">İnsanı Salih Amel Kurtarır</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/allaha-iman-ve-kulluk-ile-ilgili-sevapli-isler/" rel="bookmark" class="crp_title">Allah&#8217;a İman ve Kulluk İle İlgili Sevaplı İşler</a></li></h7></ul><br><br></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustafaoselmis.com.tr/olum-oncesi-ve-sonrasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslam Dininde Helal ve Haramlar</title>
		<link>http://www.mustafaoselmis.com.tr/islam-dininde-helal-ve-haramlar/</link>
		<comments>http://www.mustafaoselmis.com.tr/islam-dininde-helal-ve-haramlar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Aug 2011 20:33:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MustafaOSELMIS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sevaplı İşler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustafaoselmis.com.tr/?p=814</guid>
		<description><![CDATA[A-HARAM- HELAL- ŞÜPHELİ ŞEYLER Dinde “yapın” diye emredilenleri yapmak sevaptır. “Yapmayın” denilen şeylerden kaçınmak da sevaptır. Arada şüpheli şeyler vardır. Şüphe veren şeyden kaçınmak da sevaptır. Günaha girmemek için kararlılık ve günahtan kaçmak için gayret göstermek de sevaptır. Amellerin kabulü için günah ve haram olduğu bildirilen şeylerden kaçınmak gerekir. Yoksa ameller boşa gider. Haram kılınan bir şeyi helal saymak, günah [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>A-HARAM- HELAL- ŞÜPHELİ ŞEYLER</strong><br />
Dinde “yapın” diye emredilenleri yapmak sevaptır. “Yapmayın” denilen şeylerden kaçınmak da sevaptır. Arada şüpheli şeyler vardır. Şüphe veren şeyden kaçınmak da sevaptır. Günaha girmemek için kararlılık ve günahtan kaçmak için gayret göstermek de sevaptır.<br />
Amellerin kabulü için günah ve haram olduğu bildirilen şeylerden kaçınmak gerekir. Yoksa ameller boşa gider.<br />
Haram kılınan bir şeyi helal saymak, günah olduğu bildirilen bir şeyi bile bile işlemek, insanın imanına zarar verir. Bazı günah ve yasak vardır ki, diğerlerinden farklıdır. Bu yüzden Müslüman ateşten kaçtığı gibi günahtan ve haramdan kaçınmalıdır.<br />
Günah gibi görünmeyip de günaha götüren şeyler vardır. Onlar da günahtır, yasaktır.</p>
<p><strong>            a-Helal Gıda:</strong><br />
Helal gıda isteği ve çabası her mümine farzdır. Helal gıda ile beslenmeyen vücut itaatsiz olur, ibadetten zevk almaz. Yaptığı iyi işler boşa gider.<br />
Cenab-ı Allah Kur’an’da şöyle emreder:<br />
-“Temiz olan şeylerden yiyin, güzel işler yapın.” (Müminun: 51)<br />
-“Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanların helal ve temiz olanlarından yiyin.” (Bakara: 168 + 172)<br />
-“Allah’ın size verdiği rızıktan helal ve temiz olarak yiyin. Eğer yalnız Allah’a ibadet ediyorsanız, onun nimetine şükredin.” (Nahl: 114)<br />
-“Allah’ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin ve kendisine iman etmiş olduğunuz Allah’tan korkun.” (Maida: 88)<br />
İnsan yediğinden ibarettir. Helal gıda ile beslenmeyen, güzel işler yapamaz, faydalı olamaz.</p>
<p>İnsan harama muhtaç da değildir.  Mecbur da değildir. Haramsız hayat daha güzeldir. Haramdan deva da olmaz, şifa da olmaz. Haram, faydasızdır.<br />
Peygamberimiz şöyle buyurur:<br />
-“İnsanlar günahta kendilerini mazur görmedikçe asla cezalandırılmaz ve helak olmazlar.” (Ramuz el-Ehadis: 354/2)<br />
İnsan temiz yaşar, temiz yer içerse melekleşir. Bir gün Ashabına peygamberimiz şöyle demiştir: “Siz benim yanımdaki gibi kalsaydınız, melekler evinizde sizi ziyaret ederdi. Önünüze geçip sizinle musafahalaşırdı.” (Age: 495/8)<br />
Cenab-ı Allah kutsi hadislerde şöyle buyurur:<br />
-“Ey insanoğlu! Senin vücudun et ve kandan ibarettir. O halde onları helal şeylerle besle. Eğer işini dürüst yaparsan etin ve kanın cennete hak kazanır. Zira cennete haram ve şüpheli şeyler giremez. Lamba gibi olma. Çünkü lamba insanlara ışık verirse de kendisini yakar.” (Age: 15)</p>
<p><strong>b-Haramı Helalleştirmek:</strong><br />
Allah’ın haram kıldığı haramdır. Fetva ile de olsa helalleşmez. Helal kılınan da haramlaştırılamaz. Haram her zaman her yerde, herkese haramdır.<br />
Peygamberimiz: “Allah kitabında helali helal, haramı da haram kıldı. Helal kılınanlar, kıyamete kadar helaldir. Haram kılınanlar da kıyamete kadar haramdır.” (Ramuz el-Ehadis: 495/8) buyurur.<br />
Helal haram kılma yetkisi Cenab-ı Allah’a mahsustur. Bizim helal haram kılma veya değiştirme yetkimiz yoktur.  Değilse, dine müdahale olur. (Bak: Şura: 21 + Nahl: 116 + Maida: 87)<br />
Peygamber (a.s) şöyle der:<br />
-“Ümmetim yetmiş fırkaya ayrılır. En fenası, dini işlerinde kendi fikri ile hüküm verir de haramı helal, helali de haram sayar.” (Ramuz el-Ehadis: 256/4)<br />
Allah resulü bize neyi emrettiyse onu aynen yapmak, neyi de yasakladıysa ondan kaçınmak her Müslüman’ın görevidir.</p>
<p><strong>c-Haramdan Kaçınmak:</strong><br />
Peygamberimizin bildirdiğine göre: “Helali istemek, helal kazanç peşinde koşmak farzdır.” (Ramuz el-Ehadis: 312/15)<br />
Haram yaramaz, her zaman telef olur. Haram kazanç insanın yakınlarına bile kötü etki yapar.<br />
Peygamber (a.s) şöyle buyurur:<br />
-“Emanete riayet etmeyenin imanı yoktur. Ahdi olmayanın dini yoktur.<br />
Yemin ederim ki, kulun dili dürüst olmadıkça, dini dürüst olmaz. Kalbi dürüst olmadıkça, dili dürüst olmaz.<br />
Komşusu kendinden emin olmayan cennete giremez.<br />
Kim haramdan mal kazanır da ondan infak ederse, ona sevap verilmez. Eğer sadaka verirse kabul olmaz. Elinde kalan mal da cehenneme gidişini arttırır. Zira; kötüyü kötü temizlemez. Lakin kötüyü, temiz ve helal olan şey temizler.” (Ramuz el-Ehadis: 463/4)</p>
<p><strong>d-Haramın Yansıması:</strong><br />
Haramın etkisi, yansıması vardır. “Dedesi koruk yemiş, torununun dişi kamaşmış.” derler.<br />
Peygamberimizin bildirdiğine göre:<br />
-“Haramdan bir lokma yiyenin kırk gün namazı ve sabah duası kabul olmaz. Haramın bitirdiği et, cehenneme layıktır.” (Age: 409/4)+ (Tecrid-i Sarih 4/357) + (Riyaz-üs salihın: 1883)<br />
Haram bir mal ile hac eden: “Lebbeyk Allahümme lebbeyk” derse, Allah ona: “Sana lebbeyk yok, haccın da geri çevrilmiştir.” der. (Age: 418/6)<br />
Haram giren vücut, cennete giremez. Haramla beşlenen vücudun duası, ibadeti kabul olmaz.<br />
-Allah: “iyi iş işleyene iyi hayat yaşatırız.” (Nahl: 97)<br />
-“İşlenen kötülükler kalbi kirletir.” (Mutaffifin: 14) buyurur.<br />
Bile bile Müslüman haram yemez, harama el sürmez. Haramdan kazananın ikramı yenmez. Üzerinde hak olan, onu sahibine, o yoksa yakınlarına, onlar da yoksa ihtiyaç sahiplerine vererek o haktan kurtulmalıdır.</p>
<p><strong>e-Şüpheli Şeylerden Kaçınmak:</strong><br />
Haramla helal arasında şüpheli şeyler vardır. Şüphe ne kadar zayıf olursa olsun, giderilmezse harama götürür.<br />
Peygamberimiz: “Şüpheli şeylerden uzak duran, dinini ve ırzını korumuz olur. Kim de korunmazsa, harama düşer.” buyurur.(R. Salihın: 588)<br />
Şeytan günahı, haramı güzel gösterir. İnsana şüpheli şeylerle yaklaşır.<br />
Bir hadiste: “Şüpheli şeyi bırak, şüphe vermeyen şeye bak.” buyurur. (Age: 593)<br />
Haramdan korunmanın yolu, dikkatli olmak ve şüphe veren şeylerden uzak durmaktır. İnsan küçük şeylerden korunursa, Allah onu daha büyüklerden korur.<br />
Peygamberimiz (a.s) şöyle buyurur:<br />
-“Haram da bellidir, helal de. Bunların arasında şüpheli şeyler vardır. Bunu çokları bilmez. Şüpheli şeylerden sakınan dinini ve ırzını kurtarır. Şüpheli şeye düşen harama düştü demektir. Yasaklanmış bir koru kenarında sürü güden çoban gibi. Uyanık olun, her melikin bir korusu vardır. Allah’ın korusu da haramdır.<br />
Bedende bir et parçası vardır.  O iyi olursa, bütün beden iyi olur. O bozulursa, bütün vücut bozulur. İşte o da kalptir.” (Ramuz el-Ehadis: 204/6)</p>
<p><strong>f-Günah İmana Zarar Verir:</strong><br />
Bazı günahlar vardır ki, büyüklüğüne ve işleniş biçimine göre insanın imanına zarar verir. Bazı günahları işlerken de iman, günah işleyenden ayrılır gider. Çünkü iman günahla, küfürle bir arada durmaz.<br />
İnsandan ayrılan iman, pişman olunur, tövbe edilir ve günaha dönüş kapıları kapatılırsa, geri döner.<br />
Önemli olan bir husus şudur. İmana zarar veren kötülükler, günahlar işlenirken ölüm vaki olursa, Allah korusun imansız gidilir.<br />
Behlül Dana’yı perişan halde görenler sorar, o da cevap verir:<br />
-“Nereden böyle?<br />
-Cehennemden.<br />
-Ne işin vardı orada?<br />
-Ateş almaya gitmiştim.<br />
-Alabildin mi?<br />
-Hayır. Burada ateş olmaz, herkes ateşini dünyadan kendi getirir, dediler.” İnsan kendini yakacak ateşi kendi eliyle götürmemelidir.<br />
Peygamber (a.s) şöyle bildirmiştir:<br />
-“Zina eden kimse, zina ederken mümin olarak zina etmez. İçki içen kimse, mümin olarak içki içmez. Hırsızlık yapan, mümin olduğu halde hırsızlık yapmaz. Millet malı yiyen de, mümin olarak o işi yapmaz.” (Ramuz el-Ehadis: 488/1)<br />
Günah işleyen belki küfre girmez ama kâfir işi işlemiş olur.</p>
<p><strong>g-Günahı Terk Etmek:</strong><br />
İbrahim Ethem’e biri: “Günah işlemekten kendimi alamıyorum, ne yapayım?” diye sorar. İbrahim Ethem ona şöyle der:<br />
-“Şartlarını yerine getirirsen günah işleyebilirsin” der ve sıralar:<br />
1-İçinde günah işleme arzusu olunca günah işlersen, rızkı veren Allah’ın rızkını yemeyeceğim de.” der.<br />
Adam: “Ben yemeden nasıl yaşarım” deyince de: “Hem günah işleyeceksin, Allah’a isyan edeceksin hem de onun verdiği rızkı yiyeceksin, bu nasıl olur?” der.<br />
2-Günah işleme duygusu gelince Allah’ın mülkünden çık, başka yerde işle.” der.<br />
Adam: “Bu nasıl olur, mülk Allah’ın, ben nereye giderim?” deyince: “Allah’ın mülkünde Allah’a isyan edilir mi?” der.<br />
3-Günah işlemek isteyince, Allah’ın görmediği yerde işle” der.<br />
Adam: “Allah’ın görmediği yer mi var?” der. İbrahim Ethem: “Allah görüp dururken günah mı işlenir?” cevabını verir.<br />
Günah, yaratan, yaşatan Allah’a karşı isyandır.<br />
İnsan günah işlemden önce: “Allah biliyor, Allah görüyor, Allah soracak” derse, günah işleme arzusunun önüne geçebilir.<br />
Kötü arkadaş, insanın nefsi ve şeytan insanı günah işlemeye teşvik eder. İnsan iyi ortamda iyi kimselerle olursa günah işleme cesaretini gösteremez.<br />
Günah mahvolma ve ceza sebebidir. Ahreti, kabri düşünen günah işlemekten hoşlanmayacaktır.<br />
Günahlarından dolayı cezalandırılan toplumlar ve kişiler göz önüne getirilirse, günah işlemek insana zevk vermeyecektir.<br />
İnsan, yanından ayrılamayan yazıcı melekleri, amel defterini düşünürse, günahtan ve günah işleyenlerden uzak duracaktır.<br />
Cenab-ı Allah Kur’an’da şöyle buyurur:<br />
-“Büyük günahlardan ve edepsizlikten kaçınanlara Rabbinin affı boldur.” (Necm: 32)<br />
-“Allah’ın yasaklarından sakınma üzerine yardımlaşın. Günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın. Allah’tan korkun. Çünkü Allah’ın azabı çetindir.” (Maida: 2)<br />
Rabbimiz kutsi hadiste de bizi şöyle uyarmıştır:<br />
-“Ey Âdemoğlu! Günahları toplayıp sırtına alma; çünkü hangi günahtan dolayı sana azap edeceğimi bilemezsin. Böylece rızkını daraltırım.” (F. Yavuz, 40 Kutsi Hadis: 21)<br />
-“Mağfiret dileyin, günah işlemekte ısrar etmeyin; çünkü günahta ısrar ederek af dilemek yalancıların tövbesidir.” (Age: 31)<br />
-“Günaha düşmekten kaçanı cehennemden azat ederim.” (H. Hüsnü Erdem, İlahi Hadisler: 42)<br />
Peygamberimiz: “Günahları terk et. Zira günahları terk etmek en faziletli hicrettir.” buyurur.<br />
Hz. Ömer de: “Günahtan sakınmak, tövbe ile uğraşmaktan çok daha kolaydır.” demiştir.</p>
<p><strong>h-Kötüden Sakınmak, Kötülükten Uzak Durmak:</strong><br />
İnsan mahcup olacağı, vicdan azabı çekeceği ve özür dileyeceği iş yapmaktan, kötü dost edinmekten sakınmalıdır.<br />
Peygamber (a.s): “Nerede olursan ol, Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından iyilik yap ki, bu onu yok etsin. İnsanlara ahlaklı davran.” diye emrediyor.(Tirmizi, Birr: 55)<br />
Bir hadislerinde de: “Kim cennetin orta yerini isterse, cemaate katılsın, tefrikadan sakınsın. Muhakkak şeytan yalnız kimselere musallat olur. İki kişiden de uzaktır. Yabancı bir kadınla yalnız kalmayandan ve iyilik yapınca sevinen, kötülük yapınca üzülenden şeytan uzak durur.” (Ramuz el-Ehadis: 81/6)<br />
Peygamberimiz semut kavminin helak olduğu yere varınca arkadaşlarına şöyle demiştir:<br />
-“Kendilerine zulmedip, azaba uğratılmış olanların bulundukları yere ağlayarak girin. Onların başına gelen sizinde başınıza gelmesin.” Buyurarak kötü insanların ölülerinden bile sakınmak gerektiğini ifade etmiştir. (Buhari, Salat: 53)<br />
Peygamber (a.s) ibret alacağımız bir olayı da şöyle anlatır:<br />
-“Sizden evvel üç kişi yola çıktılar. Sığınmak için mağaraya girdiler. Mağaranın ağzına büyükçe bir taş düştü. Bunun üzerine şöyle dediler:<br />
-“İyi amellerimizle dua etmekten başka çaremiz yok.”<br />
Biri: “İhtiyar olan ana babama sütlerini içirememiştim, onlar uyumuştu. Elimde süt, onların uyanmasını bekledim. Nihayet uyandılar, sütlerini içirdim. Çok memnun kaldılar. Bu amelin rızana uygunsa bizi kurtar.” dedi. Taş biraz açıldı ama çıkılacak kadar değildi.<br />
İkincisi: “Yarabbi! Amcamın bir kızı vardı. Ona teklifte bulundum, reddetti. Daha sonra fakirlikten bana geldi. Teklifimi kabul etti. Ona yardım ettim. Ona yaklaşınca “Allah’tan kork” dedi. Ben senden korktuğum için ondan ayrıldım.” Diyerek dua etti taş biraz daha açıldı ama gene çıkış yoktu.<br />
Üçüncüsü: “Rabbim! Ücretle amele tuttum. Biri ücretini almadan bırakıp gitti. Onun ücreti ile bir koyun aldım yıllar sonra adam çıka geldi ve:<br />
-“Ücretimi ver” dedi.<br />
Bende: “şu sürü senin dedim. “Benimle alay etme” dedi. Ben:<br />
-Alay etmiyorum, senindir.” dedim. Aldı götürdü. Rabbim! Bundan hoşnut olduysan bizi buradan kurtar.” dedi kaya biraz daha açıldı, onlarda buradan çıkıp gittiler.” (R. Salihın: 12)<br />
Tek başına kurtuluş yok. İyilik yapmak, iyi insanlarla olmakta kurtuluş vardır.</p>
<p><strong>B-NEFSE HÂKİMİYET</strong><br />
İnsanın nefsi daima kötülüğü ister, kötülüğü emreder ve hep insanın aleyhine iş yapar.<br />
Allah insanı nefsinin eline bırakmasın.<br />
İnsan nefsine hâkim olamazsa, nefis onu esir alır. Nefsiyle kavgalı olmazsa, nefis onu her zaman aldatır. İşte o zaman dünya da mahcubiyet eksik olmaz, ömrün sonunda keşkeler ardı ardına sıralanır. Acılı bir ölüm, sıkıntılı bir kabir hayatı ve mahşer günü pişmanlık bekler.<br />
Allah kullarını uyarıyor:<br />
-“Rabbinden korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştıran için şüphesiz cennet yegâne barınaktır.” (Naziat: 40- 41)<br />
Bir ayette de: “Sana gelen iyilik Allah’tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir.” (Nisa: 79) buyrulur.<br />
Kutsi hadiste de şu müjde verilmiştir:<br />
-“Nefsin arzularını benim için terk eden genç mümin, yanımda bir kısım melekler gibidir.” (H.H.Erden, İlahi Hadisler: 50)<br />
Peygamberimiz (a.s) şöyle buyurur:<br />
-“Gerçek mücahit, nefsi ile cihat eden kimsedir.” (Tirmizi, Cihad: 2)<br />
-“Dört şey kimde bulunursa, Allah onun vücudunu cehenneme haram kılar. Dünyada onu şeytandan ve nefsinden korur. Nefsi bir şey istediğinde nefsine hâkim olur. Nefsi bir şeyden tiksindiği halde onu yaptırır:<br />
1-İhtiyaç sahibini barındırmak,<br />
2-Zayıfa acımak, merhamet etmek,<br />
3-Elinin altındakilere yumuşak davranmak,<br />
4-Ana-babaya yardımda bulunmak.” (Ramuz el-Ehadis: 68/10)<br />
Nefsin arzu ve isteklerinden kaçmak insanı Allah’a yaklaştırır. Dünyanın ve ahretin sıkıntılarından kurtarır.</p>
<p>İnsan oyun ve eğlence için yaratılmamıştır. İnsanın görevleri vardır. İnsanın nefsine karşı, ailesine karşı, diğer insanlara karşı ve yaratan, yaşatan Allah’a karşı görevleri vardır. Bunları yapmak zorundadır.<br />
Unutulmamalıdır ki, insan nasıl yaşarsa, öyle ölecek ve öyle haşrolunacaktır.<br />
Müslüman’ın oyunla, eğlenceyle geçirecek vakti yoktur.<br />
Bir hadislerinde peygamberimiz (a.s) şöyle buyurur:<br />
-“Bir kimsenin boş şeylerle meşgul olması, Allah’ın onu terk ettiğinin belirtisidir.”,  “Kendisini ilgilendirmeyen şeylerle meşgul olmayı terk etmesi, kişinin iyi Müslüman olduğunu gösterir. (Tirmizi, Zuhd: 11)<br />
Cenab-ı Allah Kur’an’da soruyor:<br />
-“Neden çok gülüyor, ağlamıyorsunuz?”<br />
Bir kimse gülerek günah işlerse, ağlayarak cehenneme gidecektir.<br />
Çok gülmek, kalbi öldürür, kalbin katılaşmasına neden olur. Hayırdan, ibadetten uzaklaştırır ve gaflet içinde yaşatır.<br />
Musa peygambere biri şöyle der:<br />
-“Ben bunca ömrüm boyunca Allah’a isyan ettim, hani benim cezam?<br />
Allah Musa peygambere vahyeder:<br />
-“O kuluma söyle onu güzel işlerden, güzel bir hayat yaşamaktan ve ibadet etmekten alıkoymadım mı? Bundan daha büyük musibet ve ceza mı olur?”<br />
İnsanı, istemeden Allah’ın verdiği nimetler, yaptıklarına karşılık Allah’ın cezalandırmaması aldatmamalıdır. İnsan imtihanda olduğunu unutmamalıdır.</p>
<p>Boş ve manasız oyunlardan biride kumardır. Ne maksatla oynanırsa oynansın kumar yasaklanmıştır. Müslüman’ın sakınması gereken bir yasaktır. Vakit geçirmek içinde oynansa, oynaması da, seyretmesi de günahtır.<br />
Cenab-ı Allah Kur’an’da: “Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar, fal ve şans oyunları birer şeytan işi pisliktir. Bunlardan uzak durun ki, kurtuluşa eresiniz.” buyurmuştur. (Maida: 90)<br />
Dinimizde piyango, toto, loto, at yarışları, iskambil, tavla, okey ve kumara götüren oyunlar yasaktır.<br />
Bir hadiste: “Tavla oynayan Allah’a ve Resulüne isyan etmiştir.” buyrulur. (Ebu Davut Edep: 56)<br />
Bazıları: “Kime ne zararımız var, biz parasına oynamıyoruz, vakit geçiriyoruz” diyerek kendini savunuyor.<br />
Kur’an’da şu ayet ne kadar manidardır:<br />
-“Çalışmış fakat boşuna yorulmuştur. Kızgın ateşe atılır.” (Gasiye: 3- 4)<br />
Yaptığının doğru ve güzel olduğunu zannedenler içinde Allah şöyle uyarır:<br />
-“De ki; size yaptıkları işler bakımından en çok ziyana uğrayanları bildireyim mi? Bunlar iyi ve güzel işler yaptıklarını sandıkları halde, dünya hayatındaki çabaları boşa giden kimselerdir.” (Kehf: 103- 104)</p>
<p><strong>C-HAK YEMEKTEN KAÇINMAK</strong><br />
İslam hak kavramına büyük önem verir.<br />
Peygamberimiz (a.s) şöyle buyuruyor:<br />
-“Müslüman’ın diğer Müslüman’a malı, ırzı ve kanı haramdır.” (Seçme Hadisler: sh. 88)<br />
-“Kıyamet günü gasp ettiğiniz hakları sahiplerine mutlaka ödeyeceksiniz. Öyle ki, boynuzsuz koyun, boynuzlu koyundan hakkını alacaktır.” (R. Salihın: 204)<br />
-“Kim bir karış toprağı haksızlıkla gasp ederse, o yer kıyamet gününde yedi kat olarak boynuna geçirilecektir.” (Age: 206)<br />
-“Kim Müslüman bir kimsenin hakkını yemin ederek ele geçirirse, Allah ona cehennemi vacip, cenneti haram kılar. Biri:<br />
-Ya Resulallah az bir şey olsa da mı? Deyince:<br />
-Misvak ağacından bir çubuk da olsa.” buyurur. (Age: 214)<br />
-“Bir lokma haram yiyenin kırk gün namazı ve duası kabul olmaz. Haramın bitirdiği et, cehenneme layıktır.” (Age: 1883)<br />
Hak deyip geçmemek gerekir. Cenab-ı Allah: “Kul ve hayvan hakkı ile huzuruma gelmeyin.” diye uyarmıştır.<br />
Hak musalla taşına veya ahrete bırakılmamalıdır.</p>
<p>Hak etmeden, çalışmadan, alın teri dökmeden kazanılan veya elde edilen şey helal olmaz.<br />
Allah: “İnsana kendi çalışmasından başka bir şey yoktur.” buyurur. (Necm: 39)<br />
İhtiyaç olmadan dilenmekten hak doğar, ihtiyaç sahipleri açısından da hak doğar.<br />
Peygamberimiz (a.s): “Ömrünü dilenmekle geçiren kimse, kıyamet günü yüzünün etleri soyulmuş olarak gelir.” buyurur. (R. Salihın: 532)<br />
-“Malına mal katmak isteyen, ateşten kıvılcım istemiş olur. Kıyamet gününde kızgın taşlar kucaklayarak gelir. Kim dilencilik kapısını açarsa, Allah da ona bir ihtiyaç kapısı açar.” (B. H. Külliyatı: 2/35)<br />
Bir hadislerinde de:<br />
-“Kapı kapı dolaşan fakir değildir. Asıl fakir, ihtiyacı olduğu halde istemeyendir.” demiştir. (Buhari, Zekât: 53)<br />
Hayırlar Kur’an’a göre, kazanç için dolaşmayan fakirler için olacaktır. Onlar iffetlerinden dolayı isteyemezler, onlar yüzsüzlük etmezler denmiştir.(Bakara: 273)<br />
Yardım edilecek kimseler iyi araştırılmalıdır. İhtiyaç sahibi olup da isteyemeyen kimseler araştırılıp bulunmalıdır. Yoksa hak yerini bulmaz.</p>
<p>İnsanlara zarar vermemek esastır. Ayrıca insan her organının yaptığı işlerden sorguya çekilecektir.<br />
Eğer bir insan bakışlarını kontrol etmez de nazarı değerse, bundan sorumlu olur.<br />
İnsanlara zarar vermemek için nazarı değen kimse güzel bir şey gördüğü zaman “Maşallah” demeli “Barekallah” demeli ve kıskançlıkla bakmamalıdır.</p>
<p>Haksızlıklara ve zulme neden olan bir olayda rüşvet almak, rüşvet vererek iş gördürerek, başkalarını mahrum etmektir.<br />
Peygamberimiz (a.s): “Rüşvet alan da veren de ateştedir.” buyurmuştur. Bir hadiste de:<br />
-“Rüşvet alan, veren ve aracılık eden lanetlidir.” (Hadis Ans: 13/441)<br />
-“Ateşte yanmaya en layık olan, alınan rüşvetten meydana gelen ettir.” (Age: 6/434) buyrulmuştur.<br />
Rüşvetten kaçmak, haksızlıktan ve zulmetmekten kaçmaktır.<br />
Aslında insanları incitmek, Allah’ı incitmektir. İnsanlara zarar verip incitenler bir gün dostsuz kalır ve bir gün Allah onları mahcup eder de rezil olurlar.</p>
<p>Allah’ın şiddetle yasakladığı şeylerden biri de insanlara zulmetmektir. Müslüman zulmetmeyecek, adil davranacak, hak sahibine hakkını verecektir.<br />
Kur’an’da: “Allah zulmedenleri asla bağışlamaz.” (Nisa: 168)<br />
-“Zulmedenlere meyletmeyin. Sonra size ateş dokunur.” (Hud: 113) buyrulur. Defalarca  “Zulmetmeyin, Allah zalimleri sevmez” ifadesi geçer.<br />
Peygamberimiz şöyle haber veriyor:<br />
-“İmkânı varken borcunu ödemeyip geciktiren zalimdir.” (R. Salihın: 1611)<br />
-“Kıyamet günü haklar sahibine o derece ödenecek ki; boynuzlu koyun boynuzsuz koyuna hak ödeyecektir.” (Ramuz el-Ehadsi: 345/10)<br />
-“Zulme yardım eden vazgeçinceye kadar Allah’ın azabındadır.” (Age: 406/4)<br />
-“İnsanlar zalimi görürde, zulme mani olmazsa, Allah’ın onları azaba uğratması yakındır.” (R. Salihın: 195)<br />
-“Kim kardeşinin ırzını müdafaa ederse, kıyamet günü Allah ondan ateşi çevirir.” (Tirmizi, Birr: 20)<br />
-“Zalime de mazluma da yardım edin. Biri: “Zalime nasıl yardım edelim?”  deyince: “Onu zulümden alıkoyarak” buyurmuştur. (Buhari, Mezalim: 4)<br />
Zalimi seyretmek, destek olmak ve zulme sebep olmakta zulümdür. Haksızlık karşısında susmak olmaz. “Dilsiz şeytan durumuna düşer.”<br />
Bir hadiste şöyle buyrulmuştur:<br />
-“Sizin üzerinizde bazı güçler bulunur. Yalan söylerler ve zulüm yaparlar. Kim bunların yalanlarını tasdik eder ve zulümlerine yardım ederse, ben onlardan değilim. Onlar da benden değildir.<br />
Kimde onların yalanlarını tasdik etmez ve zulümlerine yardımcı olmazsa, o bendendir, ben de ondanım.” (Ramuz el-Ehadis: 141/9)</p>
<p>Müslüman’ın bir görevi de lanetten ve lanetliden uzak durmaktır.<br />
Peygamber (a.s): “Mümin kusur bulucu ve lanetleyici olamaz.” der. (B. H. Kül: 4/274) buyurur.<br />
Kim olursa olsun insanların kötülüğü istenmez, iyiliği istenir. Peygamberimiz şöyle der: “Hiç biriniz diğerine; Allah sana lanet etsin, Allah’ın gazabına uğra, cehennemde yan gibi beddualarla lanetlemeyiniz.” (R. Salihın: 3/1584)<br />
Bir de bedduanın geri dönmesinden korkulur. Bir hadiste şöyle buyrulur:  “Bir kimse birine lanet ederse, o söz geri döner.” (R. Salihın: 3/1586)<br />
Lanet okumanın, beddua etmenin insana faydası yoktur. Lanet okuyan şeytana yardımcı olmuş olur.</p>
<p>Müslüman’ın kaçınması gereken bir husus da sövmekten dilini men etmesidir. Çünkü sövmek, boş ve manasız bir şeydir. Bazı şeylere sövmek ise günahında ötesinde insanın imanına zarar verir.<br />
Cenab-ı Allah:<br />
Kötü ve boş söz söyleyenlerden uzak durulması emredilmiştir. (Nisa: 140) (Enam: 68)<br />
-“Kullarıma söyle sözün en güzelini söylesinler. Sonra şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan insanın apaçık düşmanıdır.” (İsra: 53)<br />
Hz. Peygamber : “Kaba ve lanetleyiciyi Allah sevmez.”<br />
-“İnsanlar dilleri sebebiyle yüzükoyun cehenneme atılırlar.” der.<br />
Birkaç örnek verelim:<br />
Allah Resulü buyurur ki: “Horoza sövmeyin. Zira o sizi namaz için uyandırır.”  (Hadis Ans: 14/5357)<br />
-“Ölülere sövmeyin, onlar için kötü konuşmayın, sonra bazı dirileri üzersiniz.” (Tirmizi, Birr: 51)<br />
-“Ölülere sövmeyin, zira onlar zaten ettiklerini bulmuşlardır.” (B. Hadis Kül: 4/8041)<br />
-“Rüzgâra sövmeyin onun esmesi Allah’ın emriyledir. Bazen rahmetle, bazen de azapla gelir. Allah’tan rahmet getirmesini isteyin ve onun getireceği zarardan Allah’a sığının.” (Age: 4/8039)<br />
Bu emirlere uyan kazanır. Uymayan ise kaybeder.</p>
<p><strong>D-İSRAF VE AŞIRILIKTAN KAÇMAK</strong><br />
İsrafta ve aşırılıkta hayır yoktur. Cenab-ı Allah: “Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.” buyurur. (A’raf: 31)<br />
Bir ayette de: “İsraf edenler şeytanın dostlarıdır.” buyrulmuştur. (İsra: 27)<br />
Peygamber (a.s) da şöyle der:<br />
-“İnsanın her canının çektiğini yiyip içmesi israftır.” (Ramuz el-Ehadis: 131/10)<br />
İslam da arzular değil, ihtiyaç asıldır. Müslüman yaptığı hayırda bile israf etmeyecek, kullandığı nehir suyunu bile abdestte israf etmeyecektir.<br />
Peygamberimiz (s.a.v) şöyle emrediyor:<br />
-“Size şu üç şeyi emrediyor; üç şeyden men ediyorum:<br />
1-Allah’a kulluk ediniz.<br />
2-Allah’a ortak koşmayınız.<br />
3-Topluca Allah’ın dinine, kitabına sarılınız, ayrılmayınız.<br />
Şunları da men ediyorum:<br />
1-Dedikodu yapmayınız.<br />
2-Çok ve lüzumsuz soru sormayınız.<br />
3-Malınızı israf etmeyiniz.” (Ramuz el-Ehadis: 5/1)<br />
Müslüman israf ettiği gibi cimri de olmayacaktır. Peygamberimiz orta yolu tavsiye etmiştir. Ölçülü olunacaktır.<br />
Cenab-ı Allah şöyle emreder:<br />
-“Eli sıkı olma; büsbütün eli açık da olma.” (İsra: 29)<br />
-“Kim hırs ve cimrilikten korunursa muratlarına erenler onlardır.” (Haşr: 9)</p>
<p>Müslüman her konuda aşırı gitmekten sakınıp, kaçınacaktır. Allah: “ Sakın aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.” (Bakara: 190) buyurur.<br />
Düşmanda olsa, haksızlık yapılmayacak, iftira edilmeyecektir. İftira yanan bir ateştir. Önce iftira edeni yakar.<br />
Başkaları hakkında kötü düşünülmeyecek, kötü duygular beslenmeyecek, iftiraya başvurulmayacaktır.<br />
Müslüman her duyduğunu söylemekten kaçınacaktır. Peygamber (a.s): “Her işittiğini söylemek, insana günah olarak yeter.” demiştir.<br />
Kur’an’da: “iyice bilmediğin bir şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül yaptığı her işten sorumludur.” (İsra: 36) buyrulur.<br />
Müslüman’a boş ve manasız şeylerle uğraşmak yakışmaz. Kötü zandan kaçınır, ona buna iftira atmaz.<br />
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de iftira etmeyi yasaklamış ve iftiracının akıbetini şöyle haber verir:<br />
-“Kim yanılır veya suç işler de sonra da onu bir suçsuz üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah işlemiş olur.” (Nisa: 112)<br />
-“İffetli kadınlara zina isnat edip de, sonra dört şahit getirmeyenlere seksen değnek vurun; ebediyen onların şahitliğini kabul etmeyin. Zira onlar yoldan çıkmış kimselerdir.” (Nur: 4)<br />
-“İffetli mümin kadınlara zina isnat edenler dünya ve ahrette lanetlenmiş kimselerdir. Kendi dilleri, elleri ve ayakları yapmış olduğu şeyleri şahitlik ettikleri gün onlar büyük azaba uğrayacaklardır.” (Nur: 23- 24)<br />
-“Ey inananlar!&#8230; Siz birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın; inandıktan sonra yoldan çıkmış olmak ne kötü bir durumdur.” (Hücurat: 11)<br />
-“Ey iman edenler! Zandan sakının. Zanın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın.” (Hücurat: 12)<br />
Bir hadiste de:<br />
-“Kötü zandan sakının. Çünkü zan, sözlerin en yalanıdır.” (Buhari, Edep: 1993) buyrulmuştur.<br />
İftira edilmesine de sebep olunmamalıdır. Peygamber (a.s) bir gün hanımı ile giderken birisi manalı manalı bakınca: “Bu benim hanımım.” demiştir.</p>
<p>Müslüman’ın uzak durması gereken şeylerin başında şunlar vardır:<br />
Peygamber (a.s): Yedi şeyden kaçının buyurur:<br />
1-Şirkten,<br />
2-Büyü- Faldan,<br />
3-Cinayetten,<br />
4-Faizden,<br />
5-Yetim malı yemekten,<br />
6-Cihattan kaçmaktan,<br />
7-İffetli kadına iftiradan.” (R. Salihın: 1614)<br />
Peygamber: Büyücüyü tasdik eden cennete girmez. (Seçme Hadisler: 210/19)<br />
Ayet: “Büyücü felah bulmaz.” (Taha: 69)<br />
Bakara 102 de büyü yapanın kâfir olacağı bildirilmiştir.<br />
Büyücü lebid için sahabe: “Öldürelim mi?” demiş. Peygamber (a.s): “Hayır onun göreceği ilahi azap daha şiddetlidir.” demiştir.<br />
Büyü, küfre çok yakın bir iştir. Büyü de zarar verme vardır. Her şeyi büyüye bağlamak yanlıştır. Allah kendine sığınanı korur.<br />
Kur’an’da: “Allah’ın izni olmadan bir yaprak bile düşmez.” (En’am: 59)<br />
Müslüman her türlü sapıklıktan uzak durursa, ancak o zaman güzel bir ölümle ölebilir.</p>
<p>Müslüman’ın en çok dikkat edeceği şeylerden biri de ayrımcılık yapmamaktır.<br />
Allah şöyle emreder:<br />
-“Dinlerini parçalayan ve bölük bölük olanlardan olmayın. Bunlardan her fırka kendilerinde olan ile böbürlenmektedir.” (Rum: 32)<br />
-“Kâfirler birbirlerinin yardımcılarıdır. Eğer sizde öyle yapmazsanız yeryüzünde fitne çıkar ve fesat olursunuz.” (Enfal: 73)<br />
-“Allah ve Resulüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin; sonra korkuya kapılırsınız da kuvvetiniz gider. Bir de sabredin. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfal: 46)<br />
-“Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.” (En’am: 159)<br />
-“Eğer müminlerden iki grup birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını düzeltin…”(Hücurat: 9)<br />
-“Müminler ancak kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin.” (Ayet: 10)<br />
Bu konularda peygamberimiz de şu uyarılarda bulunmuştur:<br />
-“Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim Müslüman’ı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslüman’ı (n kusurunu) örterse, Allah da kıyamet günü onu (n bir kusurunu) örter.” (Buhari, Mezalim, 3; Müslim, Birr: 58)<br />
-“Birbirinize buğz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir Müslüman’a, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.” (Buhari, Edep: 57- 58)<br />
-“İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (Gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız.” (Müslim, İman: 93; Tirmizi, Sıfatu’l- kıyame: 56)</p>
<p><strong>E-ALLAH’IN YARATTIĞINI BOZMAKTAN KAÇINMAK</strong><br />
Cenab-ı Allah: “İnsanı güzel biçimde yarattık.” (Tin: 4) buyuruyor ve insana soruyor:<br />
-“Ey insanlar! Seni yaratıp, düzgün ve dengeli kılan, seni istediği bir şekilde birleştiren, ihsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?” (İnfitar: 6- 8)<br />
Ayrıca şeytanın saptırma tehlikesine karşı insanı şöyle uyarıyor:<br />
-“Şeytan dedi ki: Kullarını muhakkak sapıtacağım. Onları boş kuruntulara boğacağım. Onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler.” (Nisa: 119)<br />
Allah Resulü dövme yaptırmayı ve yapmayı yasaklamıştır. Hatta lanetlemiştir.  Şöyle buyurur:<br />
-“Allah; dövme yapana, yaptırana lanet etsin.” (Buhari, Libas: 82)<br />
-“Takma saç takana, taktırana, bedene dövme yapan ve yaptırana Allah lanet etsin.” (Ramuz el-Ehadis: 347/8)<br />
-“Sırf güzelleşmek için dövme yapan ve yaptırana,  yüzünden tüy yolan ve yoldurana, dişlerini seyreltip inceltene böylece Allah’ın yarattığını değiştirene Allah lanet etsin.” (Müslim Libas: 120) + (Riyaz üs-salihın: 3/205)<br />
Hz. Amir (r.a) şöyle nakleder:<br />
-“Allah resulü buyurdu ki, saçını, sakalını siyaha boyayanın kıyamet gününde Allah yüzüne bakmaz.”(Ramuz el-Ehadis: 92/6)<br />
-“Allah, süslenmek için yüzünü boyayıp, kaşlarını yolana, yoldurana lanet etsin.” (Ramuz el-Ehadis: 347/12)</p>
<p>Başkalarına benzemekten, cinslerin birbirine benzeşmesinden kaçınılmalıdır.<br />
Peygamberimiz: “Kim kime benzerse onlardandır.” demiştir. Kötü kimselere, inanmayanlara benzemekten kaçınılmalıdır. Kadın erkek birbirine benzememelidir.<br />
Peygamber (a.s): “Erkeğe benzeyen kadına, kadına benzeyen erkeğe, Allah lanet etsin.” buyurur.(R. Salihın: 1663)+ (Ramuz el-Ehadis: 347/10)</p>
<p>Peygamber efendimiz altın ve ipeği erkeklere uygun görmemiştir. Altın ve ipek kadının süs eşyasıdır. Onun için erkek bunlarla süslenmeyecektir. (Bak: Ramuz el-Ehadis: 411/16)  Erkek gümüşle süslenecektir.(Age: 209/1) devamında ki hadiste de “Altın ve ipek ümmetimin erkeklerine haram, kadınlarına helaldir.” Buyurur.<br />
Peygamberimiz gümüş yüzük takmıştır. (Age: 550/15)<br />
Hz. Ali (r.a) şöyle der:<br />
-“Allah resulü bana altın yüzük takmayı, ipek elbise giymeyi, rüku ve secdede Kur’an okumayı, sarı renkte elbise giymeyi yasakladı.” (İ. Canan, Hadis Ans: 7/52)<br />
Peygamber (a.s) bir adamın parmağında altın yüzük görür, onu çıkartıp fırlatır atar ve şöyle der:<br />
-“Sizden biri ateşli kora koşup, onu elinde mi taşıyor? Ben size bunu haram kılmadım mı? Peygamber (a.s) oradan ayrıldıktan sonra oradakiler yüzüğü alıp gelir, o adama derler ki:<br />
-“Al bunu ailen için harcarsın!”<br />
O sahabe der ki:<br />
-“Hayır! Peygamberin attığını vallahi almam.” (Riyaz üs-salihın: 189)<br />
Burada peygamberimizin tepkisine: “Madem peygamberim böyle uygun gördü bana da uymak düşer.” düşüncesiyle itaati ve teslimiyeti görüyoruz.<br />
Peygamberimiz bir de altın ve gümüş kaplardan yiyip içmeyi yasaklamıştır. Şöyle buyurur:<br />
-“ipek elbise giymeyin, altın ve gümüş kaplardan yiyip içmeyin.” (R.salihın: 780)<br />
-“Altın ve gümüş kaplardan yiyip içenler, karınlarına cehennem ateşi doldurmuş olurlar.” (Age: 781<strong>)</strong></p>
<p><strong>F-ZİNANIN HER TÜRLÜSÜNDEN KAÇINMAK</strong><br />
Her organın bir zinası vardır. Müslüman, zina ve zinaya götürecek her türlü davranış ve düşünceden uzak durmalıdır.  Zira peygamber (a.s): “Zina eden Müslüman olduğu halde zina etmez.” buyurur.<br />
Gerçek mümin, imanına zarar vermekten korkmalıdır. Kıyamet günü pişman olacağı iş yapmamalıdır.  Amelini şeytana ve hak sahiplerine kaptırmaktan korkmalıdır. Ölüme hazırlıksız yakalanmaktan korkmalıdır. Dünya, evlat, hanım meşguliyeti derken Allah’a kulluğu unutmaktan korkmalıdır.<br />
Mümin harama göz dikmeyecektir. Kur’an’da şöyle emrediliyor:<br />
-“Resulüm! Mümin erkeklere gözlerini harama dikmemelerini ve ırzlarını korumalarını söyle.”<br />
“mümin kadınlara da söyle: gözlerini harama bakmaktan alıkoysunlar; namus ve iffetlerini korusunlar. Ziynetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini yakalarının üzerine kadar örtsünler… Dikkat çekecek şekilde yürümesinler.” (Nur: 30-31)<br />
Bir ayette de: “Allah gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir.” diye ikaz yapılmıştır. (Mümin: 19)<br />
Bir kutsi hadiste şöyle buyrulmuştur:<br />
-“Namahreme bakmak iblisin oklarından bir oktur. Her kim benden korkarak onu terk ederse, zevkine bedel ona bir iman veririm ki, onun kuvvetini kalbinde duyar.” (H.H. Erdem, İlahi Hadisler: 28)<br />
Bakmak gibi baktırmak da günahtır. Göz resim çeker ve kalbe yerleştirir. Kalp Allah’ın evi olmaktan çıkar. Hz. İsa: “Gözünü kapattığın müddetçe, fercin zina etmez.” demiştir.</p>
<p>Gizli nikâh, flört, kapalı yerlerde yalnız karşı cinsle çalışma, dokunmak, lüzumsuz konuşmak bunların hepsi zinaya götüren şeylerdir. Bunlardan kaçınan zinaya düşmekten korunur.<br />
Peygamber (a.s) şöyle buyurur:<br />
-“Bir erkekle bir kadın yalnız başına kalınca, üçüncüsü şeytan olur.” (Tirmizi, Rada: 15)<br />
Bir kadının kayın biraderiyle yalnızlığına peygamberimiz “Ölümdür” cevabını vermiştir. (R. Salihın: 1659)<br />
İslam da manevi babalık, ablalık, ağabeylik diye bir şey yoktur. Yalnızlıklardan utanç verici olaylar olmuştur.</p>
<p>Peygamberimiz (a.s) hayızlı ile ilişkiyi şöyle yasaklıyor:<br />
-“Hayızlı bir kadınla veya herhangi biri ile livata yapan veya bir kâhini tasdik eden kimse Muhammed’e ineni (Kur’an’ı) inkâr etmiştir.” (Ebu Davut: 4/15)<br />
-“Hayızlı iken eşi ile ilişkide bulunan kimse veya çocuk cüzam olursa o kimse kendisinden başka suçlu aramasın.” (Cami us-Sağır: 2/168)</p>
<p>İslam’da nikâh dışı her türlü ilişki yasaktır. Kur’an’da: “Zinaya yaklaşmayın. Zira o bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.” (İsra: 32) buyrularak zinaya giden her yol, her hareket yasaklanmıştır.<br />
Bu konuda Resulullah (s.a.v) da şöyle haber vermiştir:<br />
-“Bir yerde zina ve faiz yayılırsa oradakiler Allah’ın azabını hak etmiş olurlar.” (Ramuz el-Ehadis: 53/17)<br />
-“Lut kavminin iğrenç işini işleyen kimse lanetlidir.” (İ. Canan, Hadis Ans: 5/1616)<br />
Zinanın sebep olduğu hastalıklarla ilgili şöyle buyurur:<br />
-“Bir yerde zina yayılırsa, orada bulaşıcı hastalıklar çoğalır. O yer halkı bilinmeyen hastalıklara maruz kalırlar.” (Ali Rıza Karabulut, Tıbb-ı Nebevi Ans: 1/37)<br />
-“Bir yerde zina yapanlar çoğalırsa, orada ölümler artar.” (Muvatta: 2/460)<br />
Ümmü Seleme (r.a) peygamber  (a.s) soruyor:<br />
-“Aramızda iyiler olduğu halde biz de helak mi oluruz?<br />
Peygamber efendimiz şöyle cevap verir:<br />
-“Evet, pislik (Zina) artarsa!” (Muvatta Kalem: 22)<br />
-“Bir yerde zina ve faiz yayılırsa, oradakiler Allah’ın azabını hak etmiş olurlar.” (Ramuz el-Ehadis: 53/17)<br />
-“Yedi kat yer, yedi kat gök zina eden yaşlılara lanet eder. Zina edenlerin kokusu cehennem halkını rahatsız eder.” (Ramuz el-Ehadis: 100/11)</p>
<p>Müslüman her haramdan, her günahtan korunmadan kolay ve güzel ölümle ölmez. Allah Kur’an’da:<br />
-“Gerçek mümin iffetini korur.” (Müminun: 5)<br />
-“Allah’ın has kulları zina etmez.” (Furkan: 68) buyurur.<br />
Peygamber (a.s) da şöyle buyurur:<br />
-“Zina eden, mümin olduğu halde zina etmez.” (Müslim: 1/24)<br />
Peygamberimiz şirk koşmamaya hırsızlık yapmamaya, çocukları öldürmemeye ve zina etmemeye dair söz alarak kendine biat edenlerin biatini kabul etmiştir.(Ramuz el-Ehadis: 6/3)<br />
Bir hadislerinde şöyle müjde vermiştir:<br />
-“Kim dilini, cinsel organını haramdan korumaya söz verirse,  ben de cennet için kefil olurum.” (R. Salihın: 3/ 1542)<br />
İnsanın kötülüklerden korunması, yakınlarının da korunmasını sağlayacaktır. Peygamberimiz (s.a.v) der ki:<br />
-“Ana babanıza iyilik edin, ihsanda bulunun ki, çocuklarınızda size itaat etsin. Siz iffetli ve namuslu olun ki, kadınlarınız da iffetli ve namuslu olsun.” (Seçme hadisler: 143/111)</p>
<p><strong>G-KÖTÜLÜKLERİN ANASI ALKOLDEN KAÇINMAK</strong><br />
Kesin olarak yasaklanan ve yedi büyük günahtan biri olduğu bildirilen alkol ve alkol katkılı maddeler, Müslüman’ın uzak duracağı şeylerdir.<br />
Alkol, insana zararlı olduğu için Cenab-ı Allah, alkollü yiyecek içecekleri kesin olarak yasaklamıştır.<br />
Cenab-ı Allah şöyle buyurur:<br />
-“Ey iman edenler! İçki, kumar, putlar, fal ve şans okları birer şeytan işi, pisliktir. Bunlardan uzak durun ki, kurtuluşa eresiniz.” (Maida: 90)<br />
-“Ey iman edenler! Şeytan içki ve kumar yolu ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?” (Maida: 91)<br />
Burada içki şeytan işi pislik olarak nitelendirilmiş ve uzak durmamız istenmiştir.<br />
Peygamber (a.s) da şöyle buyurur:<br />
-“İçki kötülüklerin anasıdır.” (İbn-i Mace, Eşribe: 3371)<br />
-“İçkiden sakının. Çünkü o her kötülüğün başıdır.” (Ramuz el-Ehadis: 16/2)<br />
-“İçki şifa değil derttir.” (Müslim, Eşribe: 6)<br />
-Cebrail bana geldi: “Ya Muhammed! Allah içkiye, onu yapana, yaptırana, içene, taşıyana, satana, satın alana, sunana ve içirene lanet etti.” dedi. (Ramuz el-Ehadis: 11/2)</p>
<p>Peygamber (s.a.v) şöyle buyuruyor:<br />
-“Sarhoşluk veren ve uyuşturan her şeyden sizi men ediyorum.” (Ebu Davut: 3/329) Bu durum da Müslüman sigaradan da uzak durmalıdır. Çünkü haramın ölçüsü şudur:<br />
-İsraf olan her şey haramdır.<br />
-Eziyet veren her şey haramdır.<br />
-Kötü görünen ve kötü kokan her şey haramdır.<br />
-Uyuşturan, sarhoş eden her şey haramdır.</p>
<p><strong>H-FAİZ ALIP VERMEKTEN KAÇINMAK</strong><br />
Faiz kesin olarak haramdır. Dört delilde de dört kaynakta da haramdır. Helal olan bir kısmı, helal olan bir yer ve zaman yoktur.<br />
Kitaba, sünnete muhalif içtihat olmaz, fetva verilmez. Allah’ın ve Resulünün haram kıldığı fetva ile helal olmaz.<br />
Cenab-ı Allah Kur’an’da şöyle emretmiştir:<br />
-“Faiz yiyenler, kabirlerinden şeytan çarpmış kimselerin cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar.” (Bakara: 275)<br />
-“Allah, faiz karışan malın bereketini giderir, sadakaları bereketlendirir. Allah küfürde ve günahta ısrar eden hiç kimseyi sevmez.” (Bakara: 276)<br />
-“Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah’tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.” (Al-i İmran: 130)<br />
-“Kâfirler için hazırlanmış ateşten sakının.” (Ayet: 131)</p>
<p>Peygamberimiz: “Allah faiz yiyene, yedirene lanet etsin.” diyor. (Ramuz el-Ehadis: 347/11)<br />
-“Kim bir dirhem faiz yerse, 33 defa zina etmiş gibi olur.” (Age: 408/11) buyruluyor.<br />
Bir damla, bir lokma haram yiyenin 40 gün namazının ve duasının kabul olmayacağı bildirilmiştir.<br />
Faizin haram olmayan çeşidi yoktur. Her zaman her yerde haramdır. Miras malı da olsa haramdır.<br />
Hz. Ömer: “Biz faiz yeriz korkusuyla, helal şeylerin onda dokuzunu terk ederdik.” demiştir.<br />
-“Faiz bir gelirdir” denemez. Ben faizi almıyorum bankada bırakıyorum demek, ikinci bir günahın itirafıdır.<br />
Bir şeyde, bir yerde faizin adı ve kokusu varsa, Müslüman kaçınmalıdır. Kendini bilenler bankanın oturağına oturmamış, banka binasının gölgesinde eğleşmemiştir.<br />
Veda hutbesinde Allah Resulü: “Faizin her çeşidi ayağımın altındadır.” demiştir.<br />
Faiz malın telef olmasına neden olur. Faiz insanın ağzının tadının bozulmasına ve huzurunun kaçmasına neden olur. Faiz yiyenler güzel ölümle ölmez. Kabirlerinden de güzel bir kalkışla kalkmazlar.</p>
<p>Domuz eti ve domuz katkılı şeyler de haram kılınmıştır. (Bak. Bakara: 172- 173 + En’am: 145)<br />
Domuzdan şifa da olmaz gıda da olmaz.<br />
Demek ki kısaca: Besmelesiz kesilen et, kan, domuz, Allah’tan başkası için kesilen, içki, uyuşturucu ve sigara gibi yiyecekler, içecekler haram kılınmıştır.<br />
Müslüman’ın Müslüman olması, Müslüman’ca yaşamasına bağlıdır. Müslüman olarak yaşarsa Müslüman olarak ölür ve Müslüman olarak hesap için Allah’ın huzuruna çıkar.<br />
Müslüman’ın emredilen şeyleri yapmasında sevap vardır. Haram kılınan şeylerden kaçmasında da, korunmasında da sevap vardır.</p>
<div id="crp_related"><br><h5><b>İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar:</b></h3><ul><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/buyuk-gunahlar/" rel="bookmark" class="crp_title">Büyük Günahlar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/gunahlar/" rel="bookmark" class="crp_title">Günahlar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-iftira-etmez/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman İftira Etmez</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/harama-goturen-hersey-haramdir/" rel="bookmark" class="crp_title">Harama Götüren Herşey Haramdır</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/haramdan-kacinmak/" rel="bookmark" class="crp_title">Haramdan Kaçınmak</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-gunahlardan-ve-yasaklardan-kacmalidir/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman Günahlardan ve Yasaklardan Kaçmalıdır</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/helal-ve-haram-nedir/" rel="bookmark" class="crp_title">Helal ve Haram Nedir?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/haramdan-gida-ve-sifa-olur-mu/" rel="bookmark" class="crp_title">Haramdan Gıda ve Şifa Olur mu?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/kumar-haram-midir/" rel="bookmark" class="crp_title">Kumar Haram mıdır?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/haram/" rel="bookmark" class="crp_title">Haram</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/dogumdan-once/" rel="bookmark" class="crp_title">Doğumdan Önce</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/zina-ile-ilgili-sorular-ve-cevaplar/" rel="bookmark" class="crp_title">Zina İle İlgili Sorular ve Cevaplar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/eglencede-haram-olan-seyler/" rel="bookmark" class="crp_title">Eğlencede Haram Olan Şeyler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/helal-lokma/" rel="bookmark" class="crp_title">Helal Lokma</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/haramin-insan-uzerindeki-etkisi/" rel="bookmark" class="crp_title">Haramın İnsan Üzerindeki Etkisi</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/lanet-ve-lanetlilier/" rel="bookmark" class="crp_title">Lanet ve Lanetlilier</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-giyim-kusamindaki-sunnetler/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Giyim Kuşamındaki Sünnetler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/harami-helal-sayma-yetkimiz-var-mi/" rel="bookmark" class="crp_title">Haramı Helal Sayma Yetkimiz Var mı?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/altin-ve-ipek-ile-ilgili-sorular-ve-cevaplar/" rel="bookmark" class="crp_title">Altın ve İpek İle İlgili Sorular ve Cevaplar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/haram-ve-helal-ile-ilgili-sorular-ve-cevaplar/" rel="bookmark" class="crp_title">Haram ve Helal İle İlgili Sorular ve Cevaplar</a></li></h7></ul><br><br></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustafaoselmis.com.tr/islam-dininde-helal-ve-haramlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Müslüman Aile</title>
		<link>http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-aile/</link>
		<comments>http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-aile/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Aug 2011 20:33:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MustafaOSELMIS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sevaplı İşler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustafaoselmis.com.tr/?p=813</guid>
		<description><![CDATA[A-EVLİLİK Evlenmek Allah Resulünün sünnetlerindendir. Şöyle buyurur: -“Nikâh benim sünnetimdir. Kim benim sünnetimle amel etmezse benden değildir. Evleniniz zira ben diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim. Kimin imkânı varsa evlensin. İmkânı olmayan da oruç tutsun. Çünkü oruç koruyucudur.” (İbn-i Mace Nikâh: 1) -“Allah’ın haram kıldığı şeylerden korunmak için nikâhlanan kimseye, Allah’ın yardımı hak olur.” (Ramuz el-Ehadis: 276/2) Bir hadislerinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>A-EVLİLİK</strong><br />
Evlenmek Allah Resulünün sünnetlerindendir. Şöyle buyurur:<br />
-“Nikâh benim sünnetimdir. Kim benim sünnetimle amel etmezse benden değildir. Evleniniz zira ben diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim. Kimin imkânı varsa evlensin. İmkânı olmayan da oruç tutsun. Çünkü oruç koruyucudur.” (İbn-i Mace Nikâh: 1)<br />
-“Allah’ın haram kıldığı şeylerden korunmak için nikâhlanan kimseye, Allah’ın yardımı hak olur.” (Ramuz el-Ehadis: 276/2)<br />
Bir hadislerinde de: “Evlenmeye gücü yeten evlensin. Zira evlilik, gözü haramdan korur ve iffetli kalmayı sağlar.” (Müslim, Nikâh: 1) buyurarak evlenmeyi teşvik etmiştir.<br />
Kur’an’da emir şöyledir:<br />
-“Aranızdaki bekârları evlendirin. Evlenme imkânı bulamayanlar, Allah kendilerine fırsat verinceye kadar iffetlerini korusunlar.” (Nur: 32-33)<br />
Resulallah (s.a.v) evlenme imkânı olanın evlenmesini istemiştir: “Evlenmeye gücü yetip evlenmeyen, benim sünnetimi terk etmiştir.” buyurur. (Seçme Hadisler: 175/67)</p>
<p>Allah inançsız ve ahlaksız kadınlarla evliliğe razı değildir. Kur’an’da şu ölçüleri koymuştur:<br />
-“Mümin kadınlardan iffetli olanlarla, ehli kitaptan namuslu, zina etmemiş, gizli dostlar edinmemiş olanlar size helaldir.” (Maida: 5)<br />
-“İnanmış kadınlar kâfirlere helal değildir. Kâfir kadınları da nikâhınızda tutmayın.” (Mümtehine: 10)<br />
-“Zina eden erkek, zina eden veya müşrik olan kadından başkası ile evlenemez. Zina eden kadınlar da ancak zina eden veya müşrik olan erkekle evlenir.” (Nur: 3)<br />
-“Kötü kadınlar kötü erkeklere, kötü erkekler de kötü kadınlara; temiz kadınlar temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara yaraşır.” (Nur: 26)</p>
<p>Seçim baştan iyi yapılmalıdır. Allah’ın elçisi şöyle der:<br />
-“Kadınlardan hayırlısını tercih edin. Kendinize denk olanla evlenin.” (İ. Canan, Hadis Ans: 17/1968)<br />
-“Kadın dört şeyi için nikâh edilir; malı, soyu, güzelliği ve dindarlığı. Sen dindar olanını tercih et, mutlu olursun.” (Buhari, Nikâh: 15)<br />
Bir sahabi: “Hangi maldan edinelim?” diye sorunca peygamber (a.s)<br />
-“Zikreden dil, şükreden kalp, dini yaşamakta yardım eden mümine kadın.”  cevabını verir.(Seçme Hadisler: 176/69)<br />
-“Dünya bir metadır; en hayırlısı Saliha kadındır.” (Age: 173/64)<br />
Bir hadislerinde de:<br />
“Dinden ahlakından emin olduğunuz biri sizden kızınızı isterse verin. Eğer bunu yapmazsanız yeryüzünde fitne ve fesat çıkar.” Orada bulunanlar:<br />
-Onda fakirlik varsa da mı? Dediler. Peygamber (a.s)<br />
-“Evet” buyurdular.</p>
<p>Nişandan önce adaylar birbirini görecektir. Bunda günah yoktur. Peygamberimiz:<br />
Muğıre Bin Şu’be’ye:<br />
-“Hala evlenmedin mi? demiş. Oda:<br />
-Evleneceğim. Cevabını verince, ona:<br />
-Kızı gördün mü? Diye sormuş, oda:<br />
-Hayır” deyince, ona tekrar:<br />
-“Git, gör” demiştir. (Müslim, Nikâh: 74)<br />
Evlilik öncesi nişanı bahane ederek flört etmek, nişanla beraber nikâh kıymak dinen caiz değildir. Nişan hiçbir zaman nikâh yerine geçmez. Nişanlı olanlar illa evlenecek diye bir şey yok. “Gelin ata binmiş nasip aramış”, derler.<br />
Nişanı uzatmamak gerekir. Peygamberimiz: “Üç şey geciktirilmez: Vakit gelince namaz, hazır olunca cenaze, dengini bulunca kızın evliliği.” buyurmuştur.</p>
<p>Başlık parası helal değildir. Kadına mehir vermek gerekir. Kur’an’da: “Kadınlara mehirlerini cömertçe, gönül rızasıile verin.” (Nisa: 4) diye emir vardır.  Bak (Nisa: 24/25)<br />
Bir hadiste: “Nikâhın hayırlısı kolay olanıdır.” (Ebu Davut Nikâh: 32) buyrularak mehirde ve nişanda, düğünde aşırı gidilmemesi istenmiştir.</p>
<p>Zaman zaman nikâhı tazelemekte yarar vardır. Çünkü nikâh gidebilir. En azından şüphe varsa, şüphe giderilmiş olur. İnsan farkında olmadan imanına zarar vermiş olabilir. İmanla beraber nikâhta zarar görür. O zaman aile fertlerinin yanında bile “Sen benim eşimsin değil mi? Evet” sözü bile nikâhın tazelenmesine yeterlidir. Merasime gerek yoktur.</p>
<p><strong>B-DÜĞÜNLER</strong><br />
Düğünler günaha girmeden, başkalarını da günaha sokmadan yapılmalıdır. “Böyle olmamalı” dediğimizi biz tekrarlamamalıyız.<br />
Düğünler günahsız yapılmalıdır. Günahlarla aile yuvasının temeli atılırsa, o aile yuvası çabuk yıkılır, mutsuz olur, huzursuz olur.<br />
Güç gösterisi ile alkol ile dansözle yuva kurulmaz.<br />
Peygamberimiz: “Cennetin etrafı nefsin hoşuna gitmeyen şeylerle, cehennemin etrafı ise, nefsin hoşuna giden şeylerle çevrilmiştir.” buyurmuştur.(Müslim, Cennet: 1)<br />
Kadın kadına eğlenmenin bir sakıncası yoktur. Peygamberimiz: “Nikâhı ilan edin ve tef çalın.” buyurur. (Tirmizi nikâh: 6)</p>
<p>Her davet edilen düğüne gidilmez. Bir yerde meşru iş işlenmiyorsa, oranın davetine icabet edilmez.<br />
Peygamber (a.s): “Kendilerine zulmedenlerin bulunduğu yerde bulunmayın.”  “Sakın sizden biriniz içki bulunan sofraya oturmasın.” buyuruyor. (Tirmizi Edep: 43), “Yemeğinizi itikadı düzgün olanlar yesin.” (R. Salihın: 365) diyor.<br />
Cenab-ı Allah: “Doğrularla beraber olun.” diyor. (Tövbe: 119)</p>
<p>Günaha girmemek, iyi örnek olmak ve faydalı iş yapmak için şu hatalardan kaçınılmalıdır:<br />
-Bir iş kötülüklerle başlarsa, kötü olarak devam eder.<br />
-Kınanırız, bize ne derler düşüncesinden uzak kalınmalıdır.<br />
-Etrafa kötü mesajlar verilmemelidir.<br />
-İki tarafı da sarsacak borçlanmaya girilmemelidir.<br />
-Kötü çığır açılmamalıdır.<br />
-Düğün güç gösterisi haline dönüştürülmemelidir.<br />
-Çevre ve ses kirliliğinden kaçınılmalı kimse rahatsız edilmemelidir.<br />
-İçkisiz, dansözsüz ve magandasız düğün yapılmalıdır. Temel sağlam atılırsa, yuva sağlam olur.</p>
<p><strong>C-AİLE</strong><br />
Dinimiz aileye büyük önem vermiştir. Kur’an’da: “Mümin kadınlar, mümin erkekler birbirlerinin velileridir.” (Tövbe: 71)<br />
-“Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz.” (Bakara: 187) buyrularak eşlerin birbirlerine destek ve yardımcı oldukları bildirilmiştir.<br />
Ana baba: “Rabbim bize gözümüzün nuru olacak evlatlar ver.” (Furkan: 74) , “Rabbim soyumuzdan gelenleri namaz kılanlardan eyle.” (İbrahim: 40) diye dua edecekler, helal gıda ile besleneceklerdir.<br />
Dünyaya geldikten sonra “Çocuğun sağ kulağına ezan sol kulağına kamet okuyup, güzel bir isim verilirse, çocuktan ayrılmayan şeytan ona zarar veremez.” diyor peygamberimiz. (Hadis Ans: 1/309) bir hadiste de:<br />
-“Çocuğun ilk sözü “La ilahe illallah” olsun. Yedi yaşında namazı öğretin. On yaşında kıldırın.” (R. Salihın: 1/338)<br />
Cenab-ı Allah da: “Çocuğunuza namazı emredin.” buyuruyor. (Taha: 132)<br />
Peygamberimiz (s.a.v): “Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha güzel bir hediye bağışlamış olamaz.” (Tirmizi Birr: 33) diye bildiriyor.<br />
Çocuk güzel bir şekilde yetiştirilecek olursa, ana baba için sadaka-i cariye olacaktır.</p>
<p>Hanımlara iyi davranılacaktır. Kadınlarla iyi geçinmek, onlara iyi davranmak Allah’ın emridir. (Nisa: 19)<br />
Peygamber (a.s) şöyle buyurur:<br />
-“Kadınlar hakkında hayırlı olup nezaketle muamele etmenize dair vasiyetime uyunuz.” (Buhari, Enbiya: 1)<br />
-“En hayırlınız eşine ve çocuklarına hayırlı olanınızdır. (R. Salihın: 2/148)<br />
-“Kadınlara yediğinizden yediriniz, giydiğinizden giydiriniz, onları dövmeyiniz, onlara kötü söz söylemeyiniz.” (Müslim: 4/385)<br />
-“Kadınlar hakkında Allah’tan korkunuz. Zira onları Allah’ın emaneti olarak aldınız. Sizin onlar üzerinde hakkınız olduğu gibi onlarında sizin üzerinizde hakları vardır.”(Veda Hutbesi)<br />
-“Sizden biri ailesi için bir harcama yaparsa, bu harcama onun için sadaka olur.” (R. Salihın: 291)</p>
<p><strong>D-BOŞANMA</strong><br />
Boşanmaların hızla artıp, boşanmanın moda olduğu bir zaman da nikâhlı kalmak, nikâhlı yaşamak için çaba sarf etmek, hayırlı ve sevaplı işlerdendir.<br />
Bir hadiste: “Kocası kendisinden memnun olduğu halde kadın cennete girer.” (R. Salihın: 284) müjdesinin yanında  “Kadın kocasına “Senden hayır görmedim” derse, ameli boşa gider.” Uyarısı vardır. (Ramuz el-Ehadis: 57/1)<br />
Bir ayette de: “Kadınlarla güzel geçinin. Eğer onlardan hoşlanmıyorsanız sabredin. Hoşlanmadığınız bir şeyi Allah çok hayırlı kılmış olabilir.” (Nisa: 19) emri vardır.<br />
Boşanmak, Allah’ın hiç sevmediği bir mubahtır. Onun için eşler Allah için birbirlerine katlanacaktır. Her şey paylaşılacaktır. Yuva yıkacak her türlü söz ve davranıştan kaçınılacaktır.<br />
Peygamberimiz: “Birbirinin yüzüne sevgi ve şefkatle bakan eşlere Allah rahmet nazarıyla bakar.” Buyurur. (Ramuz el-Ehadis: 1/99)<br />
Bir hadislerinde de: “Üç kişiyi cehennem ateşi yakmaz. Kocasına itaat eden kadını, ana babaya hürmet eden evladı, eşinin kıskançlığını sabreden kadını.” (Age: 267/5)<br />
Erkek içinde şöyle buyurmuştur: “Kişinin ailesini ihmal etmesi, ona günah olarak yeter.” (R. Salihın: 293)<br />
Bu ayet ve hadislerden anlaşıldığına göre nikâh ve evlilik ciddiye alınacaktır.<br />
Bir sebep yokken boşansın diye eşine kötü davranmak haramdır. (Nisa: 34)<br />
Geçerli sebep olmadan kadın kocasından boşanmak isterse, ona cennetin kokusu bile haramdır. (Ramuz el-Ehadis: 178/8)<br />
Evliliği korumak iki tarafın görevidir.</p>
<p><strong>a)-Kadın dövülebilir mi?</strong><br />
Kadını dövmekte hayır yoktur. “Kadının karnından çocuğu, sırtından sopayı eksik etme.” derler ama bu İslam’a göre değildir.<br />
Peygamberimiz şöyle emreder:<br />
-“Sizden biriniz akşam beraber yatacağı hanımını dövmesin.” (R. Salihın: 272)<br />
-“Kimse hanımına buğz etmesin. Zira hoşlanmadığı huyları varsa, ona karşılık memnun olacağı huyları da vardır.” (Age: 273)<br />
-“Ey ümmetim! Kadınlara hayırla muamele etmenizi tavsiye ederim. Onlara fazla tahakküme hakkınız yoktur. Onlar üzerinde hakkınız olduğu gibi onların da sizin üzerinizde hakları vardır.” (R. Salihın: 274)<br />
-“En hayırlınız, kadınlara karşı hayırlı olanınızdır.” (Age: 276)<br />
-“Ne oluyor beylere! Hanımlarını köle gibi dövüyorlar. Eşek gibi dövdükten sonra akşam yanına yatmanız olacak şey mi?” (Buhari, Nikâh: 93)</p>
<p><strong>b)-Kadının Örtünmesi</strong><br />
Kadının örtünmesi Allah’ın emridir. Kur’an’da şöyle emrediliyor:<br />
-“Açılıp saçılıp sokağa çıkmayın.” (Ahzab: 33)<br />
-“Ziynet yerlerini el-yüz müstesna açmasınlar. Başörtülerini omuzlarına indirsinler.” (Nur: 31)<br />
-“Müslüman kadınlar örtülerini sımsıkı örtsünler.” (Ahzab: 59)<br />
-“Nikâha ümitleri kalmayan, hayızdan, çocuktan kesilmiş kadınlar ziynet yerlerini göstermesinler.” (Nur: 60)<br />
Peygamber (a.s) baldızı Esma’ya: “Ey Esma! Kadın ergenlik çağına yaklaşınca, onun yüz ve ellerinin dışında yerlerini göstermesi uygun olmaz.” demiştir. (Ebu Davut Libas: 31)<br />
Bu emirler kadının zarar görmemesi, tacize, tecavüze uğramaması içindir.<br />
Allah’ın emrini yerine getiren sevap kazanır ve günahtan kurtulur. Allah’ın emrini yerine getirmeyen ise, sevaptan mahrum olduğu gibi günaha girer.</p>
<p><strong>E-ANA-BABAYA İYİLİK</strong><br />
Ana babaya iyi davranmak, haklarına riayet etmek, en sevaplı işlerdendir. Cenneti kazanmak ve Allah’ın rızasını elde etmek isteyen ana babasının gönlünü hoş edecektir.<br />
Kur’an ana babaya iyiliği emreder. Meşru olmayan isteklerin dışında onlara itaati tavsiye eder:<br />
-“Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi; ana-babalarınıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine “of” bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle.” (isra: 23)<br />
Evlat, ana baba dünyada iken onlara hizmet edecek, ihsanda, ikramda bulunacak, meşru olan isteklerini yerine getirecek, onlar öldükten sonra da onlara dua edip, onların kemiklerini sızlatmazsa ana baba onun cenneti oluverecektir.<br />
Bir gün peygamberimize sorarlar:<br />
-“Ana-babanın evladı üzerinde hakkı nedir?” cevap verir:<br />
-“Onlar senin cennetin veya cehennemindir.”</p>
<p><strong>F-YAŞLILARA SAYGI</strong><br />
Yaşlıları saymak, küçükleri sevmek sevaplı işlerdendir. Büyüklerin küçükleri sevmesi, küçüklerin de büyüklere saygı göstermesiyle güzel bir birlik oluşur.<br />
Peygamberimiz (a.s) şöyle buyurmuştur:<br />
-“Küçüklere şefkat etmeyen, büyüklere saygı göstermeyen bizden değildir.” (Tirmizi, Birr: 15)</p>
<p>İnsan yaşlanır, gücünü kaybeder. Kur’an’da bu şöyle ifade edilir:<br />
-“Kime uzun ömür verirsek, biz onun yaratılışını gençliğini bozar, gücünü azaltırız, beli bükük hale getiririz…” (Yasin: 68)<br />
Buna göre yaşayan herkes, genç iken, güçlü iken fırsatları iyi değerlendirmeli ve bir gün ömrü olursa, mutlaka gücünü kaybedip, ihtiyarlayıp, muhtaç hale geleceğini unutmamalıdır.<br />
İhtiyarlığın hatırlanması ve ihtiyarlara sahip çıkılmasının sevabı büyüktür. Bir kutsi hadiste:<br />
-“Benim rızam için birbirini sevenlere, benim için bir araya gelenlere, benim için birbirlerini ziyaret edenlere ve benim için birbirine ikramda bulunanlara sevgim vacip olmuştur.” (Muvatta, Şir: 16)<br />
Deme ki, yaşlısını seven sayan, ziyaret edeni ve ihtiyacı gidereni Allah sever ve Allah da onu aynı şeyleri daha güzel yapacak insanlar halk eder.<br />
Önemli olan yaşlıların hayır duasını almaktır.</p>
<p><strong>G-HASTA ZİYARETİ</strong><br />
Peygamber (a.s)hasta ziyaretine büyük önem vermiş ve tavsiye etmiştir. Çünkü hastaya ziyaret Allah’a ziyaret sayılmıştır.<br />
Kutsi hadiste Cenab-ı Allah’ın kıyamet gününde şöyle diyeceği haber verilmiştir:<br />
-“Ey Âdemoğlu! Ben hastalandım da sen beni ziyaret etmedin? Neden?<br />
Kul cevap vererek:<br />
-“Sen nasıl hastalanırsın, ben seni nasıl ziyaret edebilirdim Allah’ım?<br />
Cenab-ı Allah ona:<br />
-Falan kulum hastalanmıştı da onu ziyaret etmedin. Eğer onu ziyaret etseydin, beni ziyaret etmiş olacaktır.” buyurur.(Müslim, Birr: 43)<br />
Peygamberimiz birkaç gün birini görmezse, onu sorar hasta ise ziyaretine gider. Eğer yola çıkmışsa, onun sağ salim dönmesi için dua ederdi. Bir hasta görse, “Allah’ım bu kuluna şifa ver.” derdi.<br />
Bir hadislerinde: “Hastayı ziyaret edin, aç olanı doyurun, esiri kurtarın.” (R. Salihın: 901)<br />
-“Kim hasta kardeşini ziyaret ederse, melekler ona rahmet okur.” (Age: 903)<br />
-“Hasta ziyaretinde bulunan kimse dönünceye kadar cennet yolundadır.” (Müslim Birr: 39) buyurarak şunu tavsiye etmiştir:<br />
-“Sizden biri bir hasta ziyaret ettiğinde selamlaşsın. Hastaya nasıl olduğunu sorsun. Onun için şifa ve uzun ömür dilesin ve ondan kendisi için de dua etmesini istesin. Zira hastanın duası, meleklerin duası gibidir.” (Ramuz el-Ehadis: 45/1)buyurur.</p>
<p><strong>H-KOMŞULUK İLİŞKİLERİ</strong><br />
İnancımızda ve kültürümüzde komşuluk ilişkilerinin büyük önemi vardır. İyi komşu olmak, iyi Müslüman, iyi insan olmak olarak bilinir.<br />
Cenab-ı Allah, Nisa: 36 da komşuya iyilik etmeyi emreder.<br />
Peygamber (a.s) da:<br />
-“Cebrail bana komşuya iyilik etmeyi tavsiye edip durdu. Neredeyse komşuyu komşuya mirasçı yapacak sandım.” (Buhari Edep: 28)<br />
-“Allah’a ve ahret gününe inanan komşusuna ikram etsin.” (Buhari Edep: 31)<br />
-“Komşusu şerrinden emin olmayan cennete giremez.” (Age: 69) denmiştir.<br />
-“Bir gün Resulallah: “Vallahi mümin olamaz” der. Oradakiler: “Kim olamaz ya Resulallah?” diye sorarlar. Allah resulü cevap verir: “Şerrinden komşusu emin olmayan kimse” buyurur.” (Riyaz üs-Salihın: 303)<br />
Ebu Hüreyra (r.a) şöyle anlatır:<br />
-“Herhangi bir komşu, duvarına ağaç çakmaktan komşusunu men etmesin.” dedikten sonra Resulallah bana döndü ve dedi ki: “Neden bu sünneti yerine getirmekten çekiniyorsunuz? Bu sünneti aranızda yerleştiriniz.” (Age: 305)<br />
Ebu Hureyra şöyle der:<br />
-“Onlar ile amel etmek veya onlarla amel edecek olana öğretmek için kim benden şunları öğrenmek ister? “Ben” dedim. Allah resulü elimden tutup beş şey saydı:<br />
1-Haramdan sakın, insanların en çok ibadet edeni olursun.<br />
2-Allah’ın takdirine razı ol, insanların en zengini olursun.<br />
3-Komşuna iyilik et, gerçek mümin olursun.<br />
4-Kendin için sevdiğini başkaları içinde sev, hakiki Müslüman olursun.<br />
5-Çok gülme, çünkü fazla gülmek kalbi öldürür.” (Seçme Hadisler: 120/79)</p>
<p><strong>I-DAVET VE MİSAFİRLİK</strong><br />
Davet sevgiden dolayı yapılır. Davete, davet edeni üzmemek ve sevindirmek, sevgisine cevap vermek için gidilir.<br />
Davete icabet, davet sahibini şereflendirir, memnun eder. Atalarımız: “Davet edilen yere erinme, davet edilmeyen yerde görünme. Davetsiz yere çörekçi ile börekçi gider.” demişlerdir.<br />
Allah’ın kullarına ikram ve açın karnını doyurmak, Cenab-ı Allah’a borç vermektir. Ayrıca sadaka sevabı vardır.<br />
Misafir de tanrı misafiridir. Böyle derler, misafir hoş karşılanıp, güler yüz ve tatlı sözle gönlü alınmalıdır.<br />
Bir yere misafir rızkı ile gelir. Misafirden kaçmamak gerekir.<br />
Peygamber (a.s)’a biri:<br />
-“Müslüman’ın hangi ameli daha hayırlıdır?” diye sorar.<br />
-“Tanıdık tanımadık herkese yemek yedirmek ve selam vermektir.” cevabını verir. (Müslim, İman: 63)<br />
Peygamberimiz bizlere şunu tavsiye etmiştir:<br />
-“Üç kişinin duasını Allah geri çevirmez: Mazlumun duası, misafirin duası ve ana babanın evladına duası.” (Ebu Davut Vitr: 29)<br />
-“Kim Allah’a ve ahret gününe inanıyorsa, misafire ikram etsin. Kim Allah’a ve ahret gününe inanıyorsa, yakınları ile ilişkisini kesmesin. Kim Allah’a ve ahret gününe inanıyorsa, ya hayır söylesin ya da sussun.” (Buhari, Edep: 85)<br />
-“Sizden biri yemeğe davet edildiği zaman gitsin. Oruçluysa, yemek sahibine dua etsin, değilse, yesin.” (Müslim, Nikâh: 106)<br />
Peygamberimiz: “Misafirlik üç gündür.” buyurmuştur. Buna göre misafir, misafirlik sevabını kaçırtmaması gerekir.</p>
<p><strong>İ-ÇOCUKLARIN TERBİYESİ VE KORUNMASI</strong><br />
Çocukların, ana baba üzerinde birçok hakkı vardır. Ana baba bu haklar dairesinde yaşarken elin, ölünce de yerin beğeneceği hayırlı insanlar olarak yetiştirirse, onlar ana babanın cenneti olur.<br />
Ana babanın çocuğu için çalışması sadakadır. Çocuğuna harcadığı para sadakadır. Çocuğunu terbiye etmesi sadakadır.<br />
Peygamberimiz şöyle buyurur:<br />
-“Bir kimsenin çocuğunu terbiye etmesi, belirli bir miktar sadaka vermesinden daha hayırlıdır.” (Tirmizi, Birr: 33)<br />
Bir hadislerinde de: “ Bir insan öldüğünde sevabı kesilir, amel defteri kapanır. Yalnız:<br />
-Sadaka-i cariyesi,<br />
-Geride bıraktığı ilim,<br />
-Kendisine dua eden hayırlı evladı olan kimsenin hayrı devam ettikçe, sevabı kesilmez. Yani amel defteri kapanmaz.” buyurmuştur. (R. Salihın: 1412)<br />
Unutmayalım hayırlı evladı da, hayırsız evladı da ana baba yetiştirir.<br />
Her ana babanın hesap vereceği sorulardan biri de “Nasıl bir evlat yetiştirdin?” sorusu olacaktır.</p>
<p>Her ana baba evladı için bedduadan sakınmalı, hayır dua etmelidir. Çünkü ana babanın evladı için yaptığı dua ret olmaz.<br />
Çocuğun yüz akı, hayırlı bir insan olması için ana babanın duasının önemi büyüktür.  Kur’an’da şöyle dua etmemiz isteniyor:<br />
-“Ey Allah’ım! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle. Rabbim! Duamı kabul et.” (İbrahim: 40)<br />
Adamın biri Abdullah B. Mübarek’in (r.a) yanına gelerek, çocuğundan şikâyetçi olduğunu söyledi. Abdullah b. Mübarek, “Çocuğuna hiç beddua ettin mi?” diye sordu. Adam, “evet” , cevabını verdi. Abdullah b. Mübarek ise, “Çocuğun ahlakını sen bozmuşsun” diye cevap verdi.</p>
<p>Evlat, ana baba için imtihandır. Kur’an’da şöyle bildirilmiştir:<br />
-“Biliniz ki mallarınız ve çocuklarınız sizin için birer imtihan sebebidir.”  (Enfal: 28)<br />
-“Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihandır.” (Tegabün: 15)<br />
-“Sakın mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın. Bunu kim yaparsa onlar ziyana uğrayanlardandır.” (Münafikun: 9) bu ayetlere göre evlat, insanın ya cenneti ya da cehennemidir.</p>
<p>Ana babanın yapacağı hayırlı işlerden biri de çocuk doğduktan sonra sağ kulağına ezan sol kulağına da kamet okuyarak ona güzel bir isim vermesidir.<br />
Peygamberimiz: “Bir babanın çocuğuna bırakacağı en büyük miras, iyi bir isimle, güzel bir terbiyedir.” buyurur. (Tirmizi, Birr: 33)<br />
Bir hadiste: “Çocuklarınıza güzel isim verin.” Buyrularak, kötü ve anlamsız isimlerden kaçınılması istenmiştir. Hoşlanmadığı bir isim duyarsa, onu peygamberimiz değiştirmiştir.<br />
Bir hadiste de şöyle buyrulur:<br />
-“Kim çocuğun sağ kulağına ezan sol kulağına kamet okursa, çocuklardan ayrılamayan bir cin vardır ki, ona zarar vermez.” (Hadis Ans: 1/309)</p>
<p>Çocuğun ruhen sağlıklı ve kişilikli yetişmesi için ona şefkat ve merhametle muamele edilmelidir. Ana baba çocuğa nasıl muamele ederse, çocuk da aynısını iade edecektir.<br />
Peygamberimiz:<br />
-“Merhamet etmeyene merhamet edilmez.” (Seçme hadisler: 169/57)<br />
-“Çocuklarınıza hoş muamele edin ve onları güzel terbiye edin.” buyurur. (Age: 164/45)</p>
<p>Çocuklara yapılabilecek en hayırlı hizmet onlara Allah’ı, peygamberi ve dinlerini öğretmektir. Her ana baba bundan sorumludur.<br />
Tohumun nasıl zamanında atılması gerekiyorsa, din bilgisinin de küçük yaşta verilmesi gerekir. Yoksa “Çocuktu kıyamadım, büyüdü baş edemedim” olur. Sonra ki şikâyetler insanı kurtarmaz.<br />
Aşının zamanı vardır. Zamansız aşı tutmaz. Dine ilgi çocuğun fıtratında vardır.<br />
Resulallah (s.a.v) çocuklara küçük yaştan itibaren dinlerinin öğretilmesini emretmiştir:<br />
-“Çocuklarınız konuşmaya başladığında onlara “La ilahe ilallah” demeyi öğretin.” (Ramuz el-Ehadis: 33/3)<br />
-“Yedi yaşında çocuklarınıza namaz kılmalarını emredin. On yaşında kılmak istemezlerse gerekirse dövün. Aynı zamanda yataklarını ayırın.” (Riyaz üs-Salihın: 299)<br />
-“İslam’ı öğrenmek için Resulüllah’a bir heyet gelmiş. Yirmi gün kadar kaldılar, gidecekleri zaman onlara şöyle dedi: “Ailenize dönün, onlara dinlerini anlatın ve namazı öğretin.”” (Buhari Ezan: 18)</p>
<p>Ana baba evladına namazı öğretmek ve namaz kıldırmakla sorumludur. Allah şöyle emrediyor:<br />
-“Ailene namazı emret, kendinde namaza sabırla devam et.” (Taha: 132)<br />
Peygamberimiz sabahları kızı Fatıma’nın kapısını çalar, onlara:<br />
-“Namaza kalkın Allah sizden günahı gidermek ve sizi temizlemek istiyor.” derdi. (Tirmizi tefsir: 33)<br />
Evli olduğu halde Hz. Fatıma’nın kapısını çalıp: “namaz kılmayacak mısınız?” derdi. (Buhari, Teheccüt: 5)<br />
Aynı şekilde ümmetine de çocukları ile ilgilenmelerini tavsiye etmiştir.</p>
<p>Ana babanın görevi örnek olmaktır. Peygamberimiz “Söyleme yap” der. Çocuk alıcı durumundadır. Ne verilirse onu alır, gördüğünü taklit eder.<br />
“Yapmadığınızı söylemeyiniz.” diyor Allah.<br />
İyi örnek, iyi model olan ailelerde birçok şeyi çocuğa “yap” demeden de çocuk yapar.</p>
<p>Ana babanın bir görevi de çocukları ve gençleri korumaktır.<br />
Ana baba, çocukların eğitilmesi ve itaat etmeleri için helal gıda ile geçimlerini sağlamalıdır. Haram yiyenin harami evladı olur, haram yiyen çocuk ana babaya itaat etmez. Hep kötülüğe meyleder.<br />
Allah Kur’an’da: “Kendinizi ve ailenizi yakacağı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyun.” diye emrediyor.(Tahrim: 6) ve soruyor:<br />
-“Zavallı erkekler! Kadınlar ve çocuklar uğruna niye uğraşmıyorsunuz?” (Nisa: 75)<br />
Peygamberimiz de: “Hepiniz çobansınız ve hepiniz başında bulunduğunuz kimselerden sorumlusunuz.” buyuruyor. (Ramuz el-Ehadis: 343/1)<br />
Buna göre ana baba evladını her türlü maddi ve manevi tehlikelerden korumakla mükelleftir.</p>
<p>İmkânı olan ana babanın çocuk için yapabileceği bir hayırlı iş de çocuğun kazadan beladan korunması ve sağlıklı büyümesi için akika kurbanı kesmesidir.<br />
Resulallah (s.a.v) Hasan’la Hüseyin doğduktan sonra şükür olarak Akika kurbanı kesmiştir.<br />
-“Her erkek çocuğu için bir Akika kurbanı vardır. Bu kurbanı kesiniz ve: “Bismillahi Allahümme leke ileyke hazihi akikatü filan” deyin yani “Ey Allah’ım, bu falanın akikasıdır, senin için ve sanadır” deyin.” (Ramuz el-Ehadis: 66/15) buyurur.</p>
<p>Önemli görevlerden bir de çocukların sünnet ettirilmesi, Allah’ın emri ve peygamberlerin sünneti olan bir davranışın yerine getirilmesidir.<br />
Sünnet, İslam’ın nişanıdır. Sağlık açısından koruyucu, temizlik yönüyle de gerekli bir iştir.<br />
Çocuk için büyümenin ve Müslüman olmanın adıdır. Sünnet, inancımız açısından da dini bir emirdir.<br />
İbrahim (a.s) Allah’ın bu emrini 80 yaşında yerine getirmiştir. Peygamberimiz: “Çocuklarınızı sünnet ettiriniz” buyurmuştur.<br />
Sünnetsiz biri Kâbe’yi tavaf edebilmek için izin isteyince peygamberimiz: “Hayır, sünnet olmadıkça tavaf edemezsin.” cevabını vermiştir.<br />
Hz. Ali de: “Sünnet ol ki, küfür alametlerinden kurtulasın.” demiştir.<br />
Sünnet, insanlık için hayırlı ve faydalı bir iştir. Peygamberimiz: “Sünnetsiz adam 80 yaşında da olsa, Müslüman olunca, sünnet edilir.” (Ramuz el-Ehadis: 96/4)  buyurmuş ve şöyle bir müjde vermiştir:<br />
-“Ümmetimin fesadı zamanında benim bir sünnetimi ayakta tutana şehit sevabı vardır.” (Age: 226/18)</p>
<div id="crp_related"><br><h5><b>İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar:</b></h3><ul><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-aile-hayatindaki-sunnetler/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Aile Hayatındaki Sünnetler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/evlat-haklari/" rel="bookmark" class="crp_title">Evlat Hakları</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-insanlarla-iliskilerindeki-sunnetler/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in İnsanlarla İlişkilerindeki Sünnetler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/nikah-oncesi/" rel="bookmark" class="crp_title">Nikah Öncesi</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/dogum-sonrasi/" rel="bookmark" class="crp_title">Doğum Sonrası</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/evlilik-oncesinde-neleri-yanlis-yapiyoruz/" rel="bookmark" class="crp_title">Evlilik Öncesinde Neleri Yanlış Yapıyoruz?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/evlilikte-eslerin-birbirleri-uzerindeki-haklari/" rel="bookmark" class="crp_title">Evlilikte Eşlerin Birbirleri Üzerindeki Hakları</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/cocuk-yetistirmede-neleri-yapiyoruz/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocuk Yetiştirmede Neleri Yapıyoruz?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/anne-ve-babaya-dusen-gorevler/" rel="bookmark" class="crp_title">Anne ve Babaya Düşen Görevler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/aile-hayatinda-haram-ve-helaller/" rel="bookmark" class="crp_title">Aile Hayatında Haram ve Helaller</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/dugunlerde-neleri-yanlis-yapiyoruz/" rel="bookmark" class="crp_title">Düğünlerde Neleri Yanlış Yapıyoruz?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/toplumun-temel-tasi-aile/" rel="bookmark" class="crp_title">Toplumun Temel Taşı Aile</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/cocuklarimiza-nasil-bir-isim-vermeliyiz/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocuklarımıza Nasıl Bir İsim Vermeliyiz?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/cocuklarimiz-bizim-icin-imtihandir/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocuklarımız Bizim İçin İmtihandır</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/hz-muhammed-s-a-v-in-aile-hayati/" rel="bookmark" class="crp_title">Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Aile Hayatı</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/evlilik-ile-ilgili-sorular-ve-cevaplar/" rel="bookmark" class="crp_title">Evlilik İle İlgili Sorular ve Cevaplar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/islamda-karsilikli-hak-ve-vazifeler/" rel="bookmark" class="crp_title">İslam&#8217;da Karşılıklı Hak ve Vazifeler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/nisan-ile-ilgili-sorular-ve-cevaplar/" rel="bookmark" class="crp_title">Nişan İle İlgili Sorular ve Cevaplar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/nikah-ile-ilgili-sorular-ve-cevaplar/" rel="bookmark" class="crp_title">Nikah İle İlgili Sorular ve Cevaplar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/evliliklerde-neleri-yanlis-yapiyoruz/" rel="bookmark" class="crp_title">Evliliklerde Neleri Yanlış Yapıyoruz?</a></li></h7></ul><br><br></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-aile/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslam Dininde Sosyal Görevler</title>
		<link>http://www.mustafaoselmis.com.tr/islam-dininde-sosyal-gorevler/</link>
		<comments>http://www.mustafaoselmis.com.tr/islam-dininde-sosyal-gorevler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Aug 2011 20:32:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MustafaOSELMIS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sevaplı İşler]]></category>
		<category><![CDATA[islam dininde dini ve insani vazifeler]]></category>
		<category><![CDATA[islam dininde faydalı olmak]]></category>
		<category><![CDATA[islam dininde iyi örnek olmak]]></category>
		<category><![CDATA[islam dininde merhametli olmak]]></category>
		<category><![CDATA[islam dininde şehitlik mertebesi]]></category>
		<category><![CDATA[islam dininde tebliğ görevi]]></category>
		<category><![CDATA[islam dininde tepki göstermek]]></category>
		<category><![CDATA[islam dininde ticarette doğruluk]]></category>
		<category><![CDATA[islam dininde yardımcı olmak]]></category>
		<category><![CDATA[islam dinine göre kan ve organ bağışı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustafaoselmis.com.tr/?p=812</guid>
		<description><![CDATA[A-DİNİ VE İNSANI VAZİFELER Kul hakkının başında ana baba hakkı gelir. Kur’an’da: -“Biz insana ana babasına iyi davranmasını tavsiye ettik.” (Lokman: 14) “Ana babaya iyilik edin.” (En’am: 151) “ Ana babana öf bile deme, azarlama, onlara güzel söz söyle.” (İsra: 23) buyrulur. -“Cennet anaların ayakları altındadır. Allah’ın rızası babanın rızasındadır.” (Tirmizi, Birr: 3) Ana babası kendinden razı olmadan bir insan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>A-DİNİ VE İNSANI VAZİFELER</strong><br />
Kul hakkının başında ana baba hakkı gelir. Kur’an’da:<br />
-“Biz insana ana babasına iyi davranmasını tavsiye ettik.” (Lokman: 14) “Ana babaya iyilik edin.” (En’am: 151) “ Ana babana öf bile deme, azarlama, onlara güzel söz söyle.” (İsra: 23) buyrulur.<br />
-“Cennet anaların ayakları altındadır. Allah’ın rızası babanın rızasındadır.” (Tirmizi, Birr: 3)<br />
Ana babası kendinden razı olmadan bir insan cennete giremeyecektir.<br />
Sevap kazanmak ve hayırlı bir evlat olmak için;</p>
<ol>
<li>Meşru istekleri yerine getirilir.</li>
<li>Saygılı olunur.</li>
<li>Onları üzecek işler yapılmaz.</li>
<li>Onları memnun etmek için hizmette kusur edilmez.</li>
</ol>
<p>Sevaplı işlerden biri de hayırlı evlat yetiştirmektir. Peygamberimiz:<br />
-“Küçüklere merhamet, büyüklere hürmet göstermeyen bizden değildir.” (Tirmizi Birr:15) demiştir.<br />
Evlat, insanın ya cenneti ya da cehennemidir. Evlat yüzünden sevap kazanmak ve cennete girmek isteyen hayırlı evlat yetiştirmelidir. Bu iş ana karnında başlar. Başta helal gıda gelir. Yedi yaşına geldiği zaman dini eğitim başlar, güzel terbiye ile sadaka-i cariye olacak evlat yetiştirilir. Böyle bir evlat, üzerinde hakkı olanlara hayırlı dua eder. Onun yaptığı hayırlı işlerden bir pay ana babaya gider.<br />
İyi evlat yetiştiren evladı yüzünden sorguya çekilmez ve ceza görmez.</p>
<p>Peygamber (a.s) bir hadislerinde: “Allah’a ve ahret gününe iman eden akrabasını görüp gözetsin.” (R. Salihın: 1/312) demiştir.<br />
-“Rızkının ve ömrünün artmasını isteyen, akrabasını görüp gözetsin.” (Buhari, Edep: 12)<br />
-“Akraba ile ilgisini kesen, cennete giremez.” (Age) buyurmuştur.<br />
Kur’an’da da şöyle emredilir:<br />
-“Akrabaya, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver.” (İsra:26 + Rum: 38)<br />
-“Allah adaleti, iyiliği ve akrabaya yardımı emreder.” (Nahl: 90)<br />
-“Akrabalık haklarına riayetsizlikten sakının.” (Nisa: 1)<br />
Demek ki akrabayı görüp gözetmek hayırlı ve sevaplı işlerdendir.</p>
<p>Dinimiz yaşlıları görüp gözetmeyi tavsiye etmiştir. Bir hadiste: “Yaşlıları, düşkünleri gözetin. Onların sayesinde yardım görürsünüz.” buyrulur. (R.salihın: 1/314)<br />
Varlık sebebimiz olan yaşlılar yüzünden rızıklandırılacağımız bildirilmiştir. Bir de yaşlılara saygı gösterip hizmet edilirse, Cenab-ı Allah’ın o kişi için aynı şekilde davranacak kimseler halk edeceği haber verilmiştir.<br />
Yaşlıların gönlünü almak, Allah’ın rızasını kazandırır. Allah bu yüzden af edip, cennetine koyar.</p>
<p>İhtiyaç sahiplerinin ihtiyacını giderenin Allah da ihtiyacını giderir. Cenab-ı Allah:<br />
-“Mallarda muhtaç ve yoksullar için hak vardır.” (Zariyat: 19)<br />
-“Yoksula hakkını ver.” (Rum: 38)<br />
-“Sen ver ben de sana vereyim.” (Sebe: 39) diyor.<br />
Mal, mülk, Cenab-ı Allah’ındır. Kula geçici olarak, imtihan için verilmiştir. Maldan ihtiyaç sahiplerine verilince mal temizlenir ve o mal telef olmaz. Kıyamet gününde insanın kurtuluşuna sebep olacaktır.</p>
<p>Sevaplı işlerden biri de komşuluk hakkına riayettir. Cenab-ı Allah: “yakın komşuya, uzak komşuya iyi davran.” Diye emreder. (Nisa: 36)<br />
Bu konuda peygamber (a.s) da şunları tavsiye etmiştir:<br />
-“Komşusu şerrinden emin olmayan vallahi cennete giremez.” (Buhari, Edep: 29)<br />
-“Allah’a ve ahret gününe inanan komşusuna hürmet etsin.” (Buhari Edep: 31)<br />
-“Allah’a yakın olanlar, komşusuna iyilik edenlerdir.” (Tirmizi, Birr: 28)<br />
-“Çorba pişirdiğin zaman suyunu çok koy, komşularını gözet.” (Müslim, Birr: 142)<br />
Peygamberimiz, “Cebrail bana komşu için o kadar çok geldi ki, Allah komşuyu komşuya mirasçı yapacak zannettim.” (Buhari, Edep: 28) buyurmuş, üzerinde komşu hakkı olanı sefere almamıştır.</p>
<p>Yetim başı okşamak, yetimi koruyup, kollamak ve yardım etmek, yetimin hakkını korumak insanı Allah’a ve Resulüne yaklaştıran, bol sevaplı iştir.<br />
Allah: “O has kullar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula ve yetime yedirirlerdi.” (İnsan: 8) buyurarak yetimi doyuranı övmüş ve has kulu olduğunu bildirmiştir.<br />
Bir hadislerinde peygamber (a.s): “Dullara, fakirlere, öksüz, yetimlere yardım edenler, Allah yolunda savaşanlar gibidir.” buyurur. (Buhari, Nafakat: 1) cihad sevabı olduğunu bildirmiştir.<br />
Peygamberimiz: “Dul ve ihtiyaç sahiplerine yardım eden kimse, Allah yolunda cihat eden ve gündüzleri nafile oruç tutup geceleri ibadet eden gibidir.” (Buhari, Zühd: 41)<br />
Bir gün de Peygamberimiz işaret ve orta parmağını birleştirerek: “Yetimi görüp gözeten kimse ile ben cennette böyle yan yana olacağız.” demiştir. (Buhari, Edep: 24)</p>
<p>Bir sevap kapısı ve bereket kapısı da misafire ikramdır. Peygamberimiz (s.a.v): “Allah’a ve ahret gününe inanan misafire ikram etsin ve hakkını gözetsin.” buyurur. (Buhari, Edep: 85)</p>
<p>Çalışanın emeğinin karşılığının tam ve zamanında verilmesi, iyi davranılması Allah’ı hoşnut eden bir harekettir.<br />
Peygamberimiz: “İşçinin ücretini alnının teri kurumadan veriniz.” buyurur. (İbni Mace Rükun: 4)<br />
Bir hadiste de: “İşçinin ücretini tam ödemeyen kıyamet günü Allah’ı karşısında bulacaktır.” Demiştir.<br />
Bir de işçiye ibadet etme hakkını verecektir. Vermeyen vebal altında kalır.<br />
Buna karşılık işçi de güvenilir olacak, aldığının karşılığını verecektir. Çalışmayı aksatmayacaktır.<br />
Bu durumda iki tarafında iyi niyeti ve gayreti ibadet sayılır.<br />
Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir hadislerinde:<br />
-“On kişi üzerinde bile olsa, yöneticilik yapmış olan her insan, kıyamet gününde Allah’ın huzuruna elleri boynuna bağlı olarak gelir. Sonra da, ya adaleti sayesinde kurtulur veya haksızlık etmiş olduğu için mahvolur.” (İbn-i Hambel, Müsned: 2/431) buyurmuşlardır.</p>
<p>Bir önemli husus da hayvanlara iyi davranmaktır; aç, susuz bırakmamak, zulmetmemek, dövmemek, dövüştürmemek, keserken, öldürürken bile eziyet etmemek, hapsetmemek ve yaratılış gayesi dışında ki işlerde kullanmamaktır.<br />
Peygamberimiz bir köpeği susuzluktan kurtaranın cennetlik, bir kediyi aç bırakıp ölümüne sebep olanın da cehennemlik olduğunu haber vermiştir.<br />
Kıyamet günü hayvanlar da dirilecektir. Kendisine kötü davranana aynı muameleyi yapıp toprak olacaklardır.<br />
Müslüman, bir karıncayı bile incitmemelidir. Çünkü Müslüman, Zararsız insan demektir.</p>
<p><strong>B-MERHAMETLİ OLMAK</strong><br />
Yeryüzündekilere merhamet edene, göktekiler merhamet eder. Peygamber (a.s):<br />
-“Merhamet ediniz ki, merhamet olasınız. Merhamet etmeyene Allah acımaz.” der. (Müslim, Fedail: 66)<br />
Cenab-ı Allah Kur’an’ı Kerim’de: “müminlere karşı alçak gönüllü ol.” diye emrediyor. (Hıcır: 88)</p>
<p>Çocuklara karşı merhametli davranılacaktır. Enes (r.a) şöyle anlatır: “Bir defacık bile olsa peygamberimiz bana surat asmadı. Hatta “öf” bile demedi. Hoşuna gitmeyen bir şey için “Niçin böyle yaptın?” diye sormadı.”<br />
Çocuk Allah’ın emanetidir.</p>
<p>Çalışana merhametli davranılmalıdır, yumuşak söz söylenmelidir. Kusuru varsa, hoş görülmelidir.<br />
Bir adam Resulallah (s.a.v)’e gelerek:<br />
-“Hizmetçiyi ne kadar effedeyim? Diye sordu.<br />
Peygamberimiz susup cevap vermedi.<br />
Adam tekrar:<br />
-Ey Allah’ın Resulü! Hizmetçimi ne kadar affedeyim? Diye sorunca, Nebiyy-i Ekrem (s.a.v):<br />
-“ Her gün yetmiş kere affet.” Cevabını verdi. (Tirmizi, Birr: 31)</p>
<p>Yaşlılara merhametle, şefkatle muamele eden yaşlanınca şefkat ve merhamet görecektir. Bir hadiste: “Bir genç ihtiyar birine yaşı sebebiyle ikramda bulunursa, Allah da yaşlılığında ona ikramda bulunacak kimseler halk eder.” buyrulur.(Tirmizi, Birr: 75)<br />
Bir hadiste de: “Küçüklerine merhamet, büyüklerine saygı göstermeyen bizden değildir.” Buyrulur. (Age: 15)<br />
Merhamet eden merhamet görür. Merhamet etmeyene de merhamet edilmez.<br />
Bir kutsi hadiste Cenab-ı Allah şöyle bildirir:<br />
-“Rahmet etmemi isterseniz; yarattıklarıma şefkat ve merhametle muamele ediniz.” (H.H.Erdem, İlahi Hadisler: 48)<br />
Karşılıksız bir şey yoktur. İyinin de mutlaka karşılığı iyilik, kötünün de mutlaka karşılığı kötülük olacaktır.</p>
<p><strong>C-YARDIMCI OLMAK</strong><br />
İhtiyaç sahibine vermek Allah’a ödünç vermektir. Kıyamet günü: “Ben acıktım beni doyurmadın, susadım bana su vermedin, hastalandım beni ziyaret etmedin, neden?” diye soracağını, bu nasıl olur? Denilince de falan kulum acıkmıştı, susamıştı, hastalanmıştı. Eğer onlara verseydin bana vermiş olacaktın.” diyeceğini bildiriyor.<br />
Cenab-ı Allah’ın emri; sıkıntılar paylaşılacak, hayırda yarışılacak, okuyana, evlenene, iş kurana, hasta olana, düşkün olana, yardım edilecek. Birinin sıkıntılarını atlatmasına yardım eden, kendisi de sıkıntılardan kurtulmuş olacaktır. Beraber üzülmek, beraber ağlamakta ki gibi hiçbir şey kalpleri birbirine bağlamaz.</p>
<p>Olan olmayana verirse Cenab-ı Allah’da ona verir. Hem de fazlasıyla. Yunus:<br />
“Bir miskini gördün ise,<br />
Bir eskice verdin ise,<br />
Yarın anda sana gele,<br />
Hak libasın biçmiş gibi.” der.<br />
Bir kutsi hadiste: “Ey âdemoğlu! İhtiyacından fazlasını ihtiyaç sahiplerine verirsen, senin için hayırlı olur. Vermezsen senin için şerli olur.” buyrulur. (H.H.Erdem, İlahi Hadisler: 70)<br />
Kur’an’da şöyle müjdelenir:<br />
-“Kim Allah’a güzel bir ödünç verecek olursa, Allah da onun karşılığını kat kat verir. Ayrıca onun çok değerli bir mükafatıda vardır.” (Hadid: 11)<br />
-“Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak bitiren bir dane gibidir ki, her başakta yüz dane vardır. Allah dilediğine kat kat fazlasını verir. Allah’ın lütfu geniştir. O her şeyi bilir.” (Bakara: 261)</p>
<p>Hayırda yarışmak ihtiyaç sahiplerini kollamak, Allah’ı memnun eder. Kur’an’da:<br />
-“Sevdiğiniz şeylerden Allah için harcamadıkça tam hayra erişemezsiniz.” (Al-i İmran: 92)<br />
- “Hayırda yarışın.” (Bakara: 148)<br />
-“Onlardan bir kısmı hayırda yarışırlar. Bu büyük bir lütuftur.” (Fatır: 32) buyrularak ilahi lütfa erişmenin yoluna işaret edilmiştir.</p>
<p>Peygamber (a.s): “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydası olandır.” Buyurur. Yoksul bir insan bile iyi dilek ve temennileri ile dua ederek mümin kardeşlerine yardımcı olacaktır.<br />
Kırık kalplerin yanında olmak, ihtiyaç gidermek insanı Allah’a yaklaştıran güzel bir harekettir.<br />
Musa peygamber bir gün:<br />
-“Ya Rab! Seni nerede arayayım, nerede bulurum? Diye niyazda bulununca, Cenab-ı Allah ona:<br />
-“Beni kalbi kırıkların yanında ara.” cevabını vermiştir.</p>
<p>İnsanların işlerini gören, yardımcı olan ve yumuşak davrananlara Allah da aynı şekilde muamele edecektir. Kıyamet gününde kendisine yardım edilen kimse, yardım edenin kolundan tutarak oda onun sıkıntısını giderecektir.<br />
Bir hadislerinde peygamberimiz (a.s)şöyle buyurur:<br />
-“Allah’ım! Ümmetimin yönetimini üstlenip de onlara zorluk çıkaran kimseye sende zorluk çıkar. Ümmetimin yönetimini üstlenip de onlara yumuşak davrananlara sen de yumuşak davran.” (Müslim, İmare: 19)</p>
<p>Sadaka, ömrü uzatır. Sadaka, Allah’ın gazabını söndürür. Sadaka, cehennem ateşini söndürür. Sadaka, malı eksiltmez, arttırır. Sadaka veren ödünç vermiş olur. Sadaka insana mutluluk verir.<br />
Peygamber (a.s) şöyle buyurur:<br />
-“Yarım hurma ile de olsa, ateşten korunmaya çalışın.” (R. Salihın: 139)<br />
-“Kardeşinin yüzüne gülümsemen sadakadır. İyiliği emretmen, kötülükten sakındırman sadakadır. Ama ya kılavuzluk yapman sadakadır. İnsanların gelip geçtiği yerden bir taşı bir dikeni alıp atman sadakadır.” (Seçme Hadisler: 129/95)<br />
-“Sadaka, kabir azabını söndürür. Mümin kıyamette ancak sadakasının gölgesinde gölgelenecektir.” (Ramuz el-Ehadis: 103/9)<br />
-“Herkes ölür, amel defteri kapanır. Fakat üç kimsenin amel defteri kapanmaz: Bunlar; insanların faydalanacağı ilim, sadaka-i cariye (cami, çeşme, okul, hastane ve yol) ve kendine dua eden hayırlı evlat yetiştiren ana-babanın amel defteridir.” (Müslim, Vasiyet: 14) buyurmuşlardır.</p>
<p>Yardım konusunda cömert olmak gerekir ki, Allah da cömert olsun, nimeti arttırsın, sevabı bol versin.<br />
Peygamberimiz: “Fakiri arayıp bulun, onu görüp gözetin. Zira siz ancak fakirler sayesinde yardım görür ve rızıklandırılırsınız.” (R. Salihın: 270)<br />
-“Her gün iki melek iner. Biri: “Allah’ım! Verene karşılığını ver.” Diğeri de: “Allah’ım! Cimrilik edenin malını telef et.” diye dua eder. (Age: 293)<br />
-“İnfak et, sayma; sonra sana da sayılarak verilir. Malını kilere kapatma, sonra senin de rızkın kapanır.” (Age: 561) demiştir.<br />
Cenab-ı Allah da: “Hayra ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O rızık verenlerin en hayırlısıdır.” diye bildiriyor. (Sebe: 39)</p>
<p>Bize malı vereni unutmak olmaz. Mal bizim değil. Mal da mülk de Allah’ındır. Kur’an’da bize bunu şöyle hatırlatır: “Allah’ın kendilerine verdiklerini cimrilik gösterenler, sanmasınlar ki o kendileri için hayırlıdır. Bu onlar için pek fenadır. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.” (Al-i İmran: 180)<br />
Peygamberimiz (a.s) şöyle anlatır:<br />
İsrail oğullarından alatenli, kel ve kör üç kişi vardı. Allah bunları imtihan etti. Bir melek gönderdi. Melek alatenliye:<br />
-Ne istersin? Dedi “Oda güzel bir görünüm” dedi. Melek “hangi malı seversin?” dedi. O “deveyi” dedi. Vücudu güzelleşti, develere sahip oldu.<br />
Melek kel olana geldi, “Ne istersin, hangi malı seversin?” dedi. Kel: “güzel saç istiyorum, ineği severim” dedi. Onunda güzel saçı oldu, ineklere sahip oldu.<br />
Sonra körün yanına geldi: “ne istersin, ne seversin?” dedi. Kör: “gözlerimin açılmasını ve koyunlarım olsun isterim” dedi. Gözleri açıldı, koyun sürülerine sahip oldu.<br />
Üçü de zengin oldular; develer, inekler, koyunlar çoğaldı. Yıllar sonra melek, Alatenlinin eski haline girerek ondan bir deve istedi. O adam da “ben çok yere yardım ediyorum” dedi vermedi. Melek: “ben senin eski halini de biliyorum, senden herkes iğrenirdi. Allah seni iyileştirdi. Sana mal verdi. Adam: “mal dedemden, babamdandır” dedi.  Allah onu eski haline çevirdi.<br />
Kelin kılığına girip onun yanına geldi. Ondan bir inek istedi. O da aynı cevabı verdi. Allah onu da eski haline döndürdü.<br />
Melek, körün yanına geldi. “Gözlerim görmüyor, bana bir koyun verir misin?” dedi. O adam şöyle dedi:<br />
-Daha önce ben de kördüm, Rabbim beni iyileştirdi, istediğini al” dedi. Melek:<br />
-Malın senin olsun, Allah arttırsın. Bu sizin için bir imtihandı. Allah senden razı oldu. Arkadaşlarını cezalandırdı.” dedi. (R. Salihın: 65)</p>
<p>Yapılan hayrın mükâfatını görebilmek için sırf Allah rızası için yapılmalıdır. Kur’an’da:<br />
-“Hayır, olarak harcadıklarınız kendi iyiliğiniz içindir. Yaptığınız hayırları ancak Allah rızasını kazanmak için verin. Hayır olarak verdiğiniz ne varsa, karşılığı size tam olarak verilir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.” (Bakara: 272)<br />
-“Ey iman edenler! Allah’a ve ahret gününe inanmadığı halde malını gösteriş için harcayan kimse gibi, başa kakmak ve incitmek suretiyle yaptığınız hayırları boşa çıkarmayın.” (Bakara: 264) diye emredilmiştir.</p>
<p>İşe yaramayan bir şeyi hayır diye vermek sevaplı bir iş değildir. Kur’an da şöyle buyrulur:<br />
-“Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiye kavuşamazsınız. Her ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir.” (Al-i İmran: 92)</p>
<p>Sadakayı gizli vermek, yapılan hayrı teşhir etmemek, ona buna gösteriş olsun diye yapmamak gerekir.<br />
Allah yardımların gizli yapılamasını emrediyor:<br />
-“Eğer sadakaları açıktan verirseniz ne ala! Eğer onu fakirlere gizlice verirseniz işte bu sizin için daha hayırlıdır. Allah’ta bu sebeple sizin günahlarınızı örter. Allah yapmakta olduklarınızı bilir.”(Bakara: 271)<br />
Peygamberimiz buyurur ki:<br />
-“gizli sadak, Rabbinin gazabını söndürür. Sıla-i rahim, ömrü uzatır. Hayır yapan kötü ölümle ölmez. La ilahe illallah sözü doksan dokuz belayı def eder.” (Ramuz el-Ehadis: 123/4)</p>
<p>Verilen sadaka, yapılan iyilik başa kakılırsa sevabı gider. Kur’an’da şöyle uyarı yapılmıştır:<br />
-“Mallarını Allah yolunda harcayıp da arkasından başa kakmayan, fakirlerin gönlünü kırmayan kimseler var ya onların Allah katında has mükâfatları vardır. Onlar için korku yoktur. Üzüntü de çekmeyeceklerdir.” (Bakara: 262)<br />
-“Güzel söz ve bağışlama, arkasından incitme gelen sadakadan daha iyidir.” (Bakara: 263)<br />
-“Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma.” (Müddesir: 6)<br />
-“Başa kakmak ve incitmek suretiyle yaptığınız hayırlarınızı boşa çıkarmayın.” (Bakara: 264) diye emredilir.<br />
Başa kakmak ve kaşıkla verip, sapı ile göz çıkarmak, onur kırmak, iyiliğin sevabını giderir.<br />
Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek denir.<br />
Peygamber (a.s) da şöyle demiştir:<br />
Üç kişi vardır ki Cenab-ı Allah kıyamet gününde rahmet nazarı ile bakmaz:</p>
<ol>
<li>Ana babasına asi olana,</li>
<li>Devamlı içki içene,</li>
<li>Verdiğini başa kakana,</li>
</ol>
<p>Üç kişi de vardır cennete giremez:</p>
<ol>
<li>Ana babasına asi gelen,</li>
<li>Deyyus (hanımını başkalarına sunan)</li>
<li>Kendisini erkeklere benzeten kadın.”  (Seçme hadisler: 157/36)</li>
</ol>
<p><strong>D-FAYDALI OLMAK</strong><br />
İslam’ın ve imanın temeli iyiliktir. Müslüman, sorumlu bir varlıktır. Yaptığı işler de Allah’ın rızasını gözeterek iş yapar. Peygamber (a.s) bunun için şöyle buyurmuştur:<br />
-“İnsanların en hayırlısı, insanlara en çok faydalı olandır.” (Camiu’s-Sağır: 4044)<br />
Peygamberimiz şöyle anlatır: “Kıyamet gününde Allah soracak:<br />
-Benim için ne yaptın, ne getirdin? Kul diyecek ki:<br />
-Namaz, oruç, zekât, hac…<br />
-Bunlar senin için, sen benim için ne yaptın?<br />
-Senin için ne yapabilirdim Rabbim? Ona cevap:<br />
-Benim kullarım için yapılan, benim için yapılmıştır, olacak.<br />
Kur’an’da: “ Siz hayıra ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir.”  buyrulur. (Sebe: 39)</p>
<p>Hayra vesile olmak Müslüman’ın vazifelerinden biridir. Müslüman, hayır adamı olduğu gibi hayrın işlenmesine de çalışacaktır.<br />
Peygamberimiz (a.s): “Hayrın işlenmesine sebep olan, o iyiliği bizzat işlemiş gibi sevap alır.” buyurur.<br />
Bir defasında Hz. Ali’ye şöyle demiştir:<br />
-“Allah’a yemin ederim ki, senin vasıtanla Allah’ın birine hidayet etmesi, senin için kırmızı develere sahip olmandan daha hayırlıdır.” (Buhari, Sahabe: 9)</p>
<p>İyilik görmek isteyen iyilik yapmalıdır. Hiçbir iyilik boşa gitmez; zerre kadar da olsa karşılığı görülecektir. Kur’an’da:<br />
-“İyiliğin karşılığı iyiliktir.” (Rahman: 60)<br />
-“İman edip Salih amel işleyen kimseler için mağfiret ve bol rızık vardır.” (Hac: 50)<br />
-“Erkek olsun kadın olsun, mümin olarak iyi işler yapanlara güzel bir hayat yaşatırız. Mükâfatlarını, yaptıklarının daha güzeli ile karşılık veririz.” (Nahl: 97)</p>
<p>İyilik yapmak, sevap kazanmak için sebep çoktur. Unutmamak gerekir ki, fırsatlar tekrar tekrar insanın karşısına çıkmaz. Onun için ele geçen fırsat iyi değerlendirilmelidir.<br />
Kur’an’da : “hayırda önde olanlar, ecirde de öndedirler.” (Vakıa: 10) diye haber verilmiştir.<br />
Peygamber (a.s) her şeyin hesabının sorulacağını şöyle ifade ediyor:<br />
-“Kıyamet gününde Âdemoğlu şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe yerinden ayrılamaz:<br />
1-Ömrünü nerede ve ne şekilde geçirdiğinden,<br />
2-Yaptığı işleri ne maksatla yaptığından,<br />
3-Malını nereden kazandığından,<br />
4-Malını nerelere harcadığından,<br />
5-Vücudunu ve sıhhatini nerede ve ne şekilde yıprattığından.” (R.salihın: 410)</p>
<p>Müslüman, diğer Müslümanlara kardeş gözü ile bakacaktır ve kardeş hizmeti verecektir. Müslüman Müslüman’la çekişmeyecektir. (Enfal:46) Müslümanlar kardeştir.(Hücurat: 10)<br />
Peygamberimizin ifadelerine göre:<br />
-“Ey Müslümanlar, kardeş olun.” (Buhari, Nikâh: 45)<br />
-“Kendiniz için istediğinizi Müslüman kardeşleriniz için istenmedikçe mümin olamazsınız.” (Buhari, İman: 7)<br />
-“Müslüman kardeşini hor görmesi, kişiye kötülük olarak yeter.” (Müslim, Birr: 32)</p>
<p>İnsanın kurtuluşu için bol sevaba ihtiyacı vardır. Ameller tartılacak. Bir tarafa sevaplar, bir tarafa da günahlar konulacak. Hangisi ağır gelirse ona göre muamele yapılacak. Çok olan taraf az olan tarafı götürecek. Onun için iyiliklerimizin, sevaplarımızın çok olması lazım.<br />
Allah şöyle uyarır:<br />
-“Ey insanlar! Ahret yolcususunuz, azığı çoğaltın. Çünkü yol uzun. Vasıtaları yenileyin. Çünkü deniz derin. İhlâsla amel edin. Çünkü Allah görendir. Kâfire, küfre buğz ederek cehennemden uzaklaşın. İyi insanları severek cennete girin. Allah iyilik edenlerin mükâfatını zayi etmez.” (F. Yavuz, 40 Kutsi Hadis: 26)<br />
Kabrin karanlığı, ölümün acısını, kıyametin dehşetini, hesabın çetin olacağını asla unutmayıp; “Allah görüyor, Allah biliyor, Allah soracak” bu üç kelimeyi hatırdan çıkarmamak gerekir.</p>
<p>Cennet iyi işler yapanlar içindir. Kutsi hadiste:<br />
-“Bir iyilik işleyene on misli veya daha fazlası verilir. “ (H.H.Erdem, İlahi Hadisler: 13 + 32)<br />
Bir kutsi hadiste de Allah şöyle vaat ediyor:<br />
-“İman edip iyi işler yapan kullarım için cennette gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiçbir kimsenin gönlünden geçirmediği nice nimetler hazırladım.” (H.H.Erdem, İlahi Hadisler: 23)</p>
<p>Farzların yerine getirilmesinden sonra Allah’ın en çok sevdiği amel, Müslüman birini sevindirmektir.<br />
Peygamberimiz şunu tavsiye eder: “Hediyeleşin, birbirinize muhabbetiniz artsın. Hediye kalplerde ki kin ve düşmanlığı yok eder.” (Tirmizi, Vela: 6)<br />
Seveni Allah sever. Sevindireni Allah sevindirir.</p>
<p><strong>E-İYİ ÖRNEK OLMAK-ÇIĞIR AÇMAK</strong><br />
İnsanın kendisinin iyi olması, kurtuluşu için yeterli değildir. İslam inancında gemisini kurtaran kaptan değildir. Bazıları: “Kıl beşi, kurtar başı” diyor. O kadar kolay değil. İnsanın evladı kurtarılmadan ana baba nasıl kurtulur? Allah: “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakacağı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.” Diye emrediyor. (Tahrim: 6)<br />
İnsan kendisi ile beraber yakınlarından ve çevresinden sorumludur.<br />
Peygamber (a.s.): “Allah yolunda ayağı tozlananlara cehennem ateşi dokunmaz.” buyurur. (R.Salihın: 1308)</p>
<p>Yaptığını düzgün ve sağlam yapmak; iyilikte, doğrulukta ve güzellikte örnek olmak sevaplı bir iştir. Böyle bir hareket, iyiliğe teşvik olur. Bir iyiliğin yapılmasına sebep olmak da o iyiliği bizzat yapmak gibi sevaptır.<br />
Kur’an’da: “Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın; yaptığınızı güzel yapın. Allah güzel yapanları sever.” buyrulur. (Bakara: 195)</p>
<p>İyilik yapmak, iyilikte yardımlaşmak, iyiliğe çığır açmak, güzel insanların vasfıdır.<br />
Peygamberimiz (s.a.v.): “İyi bir çığır açana, açtığı çığırın sevabı verilir. Bir de o yolda gidenlerin sevabı da verilir. Onun sevabından da bir şey eksik olmaz.” buyurmuştur. (R.Salihın: 170)<br />
Her şeyin bir karşılığı olduğu bildirilmiştir:<br />
-“Kim iyi bir işe aracılık ederse, onun da o işten nasibi olur. Kim kötü bir işe aracılık ederse, onun da ondan bir payı olur. Allah her şeyin karşılığını vericidir.” (Nisa Suresi: 85)<br />
Peygamberimiz şöyle tavsiye eder:<br />
-“Din kardeşini güler yüzle karşılamaktan ibaret bile olsa, hiçbir iyiliği küçümseme.” (Müslim, Birr: 144)<br />
-“İyiliğe vesile ol. İyiliğe, hayra vesile olan, o iyiliği ve hayrı yapan gibidir.” (Tirmizi, İlim: 14)<br />
-“Bir insanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan veya kuşların yedikleri şeyler, o kimse için birer sadakadır.” (Buhari, Edep: 27)<br />
Kötü örnek olana, kötü çığır açana da açtığı çığırın günah yükü yüklenir. Kendisinden sonraki uyanların vebali de ona yüklenir. Kendi günahı yanında birde başkalarının günahını çeker.</p>
<p>Giyimde israf etmemek ve kötü giyime sebep olmamak gerekir. Dikimi, satımı da yardım etmek olur.<br />
Bir hadiste şöyle buyrulur:<br />
-“Bir kimse gücü yettiği halde mütevazı davranarak lüks elbise giymeyi terk ederse, Allah kıyamet gününde o insanı yaratıkların en başında huzuruna çağırır ve onu iman ehlinin giyeceği elbiselerden dilediğini giymede serbest bırakır.” (Tirmizi, Sıfatu’l-kıyamet: 39)<br />
Kur’an’da çıplaklığın çirkin bir şey olduğu bildirilmiştir. Açık giyim, kötü mesaj verir. Kötü olaylara neden olur.<br />
Aslında müstehcenlik, açıklık, hem açınanın hem de etrafın ruh sağlığını bozar. Cinsel sapıklık yayılır, şiddet artar.<br />
Örtünmeyi kefene, namazı musalla taşına bırakmamak gerekir. Kabirde yüzü kıbleye döndürmenin de pek faydası olmaz.<br />
Allah Kur’an’da şöyle emrediyor:<br />
-“Ey kullarım! Şeytan Âdem’le Havva’yı ayıp yerlerini göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de aldatmasın. Çünkü o ve yandaşları sizin onları görmediğiniz yerden sizi görürler. Biz şeytanı inanmayanların dostları kıldık.” (A’raf: 27)<br />
-“Evlerinizde oturun. Eski cahiliye âdetinde olduğu gibi açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin. Allah’a ve Resulüne itaat edin.” (Ahzap Suresi: 33)<br />
-“Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve Müminlerin kadınlarına ihtiyaç için dışarı çıkınca dış örtülerini üzerlerine almalarını söyle. Onların tanınıp incitilmemesi için uygun olan budur.” (Ahzap Suresi: 59)<br />
Hz. Aişe (r.a.) şöyle anlatır:<br />
-“Bir gün Ebu Bekir (r.a.) ın kızı Esma ince bir elbise ile Peygamber (a.s.) ın yanına gelmişti. Peygamber (s.a.v.) ondan yüz çevirdi ve şöyle dedi. ‘Ey Esma! Şüphesiz kadın ergenlik çağına ulaşınca vücudunun görünmesi uygun değildir.” (Ebu Davut, Libas: 31)<br />
Bir hadislerinde Peygamberimiz: “Nice kadınlar vardır ki giyinmiş gibidir. Ama çıplaktırlar.” demiştir. (R.Salihın: 1664)<br />
Buna göre İslam kadını tahrik eden, dikkat çeken, bana bak diyen ince, dar ve kısa giysi giymemelidir. Çünkü kötü örnek olmak günah kazandırır.</p>
<p><strong>F-İYİLİĞİ EMRETMEK KÖTÜLÜKTEN SAKINDIRMAK</strong><br />
İyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmakla ilgili Allah’ın emirleri, peygamberin tavsiyeleri pek çoktur.<br />
Lokman suresi 17 de iyiliği emretmek yani iyiliğin çoğalması, iyilik yapanların artması, kötü ve kötülüklerin azalması için çalışmanın azmedilmeye değer bir iş olduğu bildirilmiştir. Kur’an’da:<br />
-“Uygun olanı emreden, fenalığı yasaklayan ve Allah’ın yasalarını koruyan müminleri müjdele.” (Tövbe: 112)<br />
-“Sizden hayra çağıran; iyiliği emredip, kötülüğü men eden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Al-i İmran: 104)<br />
-“Sizler, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a inanırsınız.” (Age: 10) buyrulmuştur.<br />
Peygamber (a.s) da şöyle buyurmuştur:<br />
-“Günah işleyenleri, günahtan men etmeyenlere Allah hepsini kapsayan azap gönderir.” (Kimya-yı Saadet: 411)<br />
Yetiştirilmemiş evladın, kıyamet gününde ana babasının yakasına yapışıp: “Allah’ım bunlardan benim intikamımı al!” diyeceğini haber vermiştir.<br />
-“Allah’a yemin ederim ki, ya iyiliği emreder, kötülükten alı korsunuz ya da Allah size azap gönderir. Sonra siz azaptan kurtulmak için dua edersiniz de duanız kabul olmaz.” (Tirmizi, Fiten: 9)<br />
-Kötülükten men edilmezse, Allah onlara azap indirir. “İyilere de mi ya Resulallah!” denince  “Evet. Sonra o iyiler Allah’ın rahmetine kavuşur.” (Ramuz el-Ehadis: 54/2)<br />
-“İyilik hâkim kılınmazsa, Allah o yer halkına şerlileri musallat eder.” (Age: 502/11) diye uyarmıştır.</p>
<p>İyilik konusunda yardımlaşmamız emredilmiştir. Allah:<br />
-“İyilikte yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın. Allah’tan korkun. Çünkü Allah’ın cezası çetindir.” (Maida: 2)<br />
-“Kâfirler birbirlerinin yardımcılarıdır. Eğer siz Allah’ın emirlerini yerine getirmezseniz, yeryüzünde fitne ve fesat çıkar.” (Enfal: 73) diye haber vermiştir.<br />
“Bana ne.” Yok. “Her koyun kendi bacağından asılır” yok. Herkesin sorumluluğu vardır. Hz. Ebu Bekir (r.a): “İyi hareket edersem bana yardım ediniz. Kötü davranırsam beni doğrultunuz.” demiştir.</p>
<p>Faziletli, sevabı bol işlerden biri de Allah yolunda çalışmak, Allah rızası uğruna gayret sarf etmektir.<br />
Allah şöyle emrediyor:<br />
-“Ey iman edenler! Allah’tan korkun O’na yaklaşmaya yol arayın. Allah yolunda cihad edin ki, kurtulasınız.” (Maida: 35)<br />
-“Ey müminler! Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin, eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.” (Tövbe: 41)<br />
-“Yeryüzünde fitne kalmayıncaya, din tamamıyla Allah’ın oluncaya kadar uğraşın, çalışın.” (Enfal: 39)<br />
Peygamber (a.s) da:<br />
-“Allah yolunda ayağı tozlananlara cehennem ateşi haramdır.” (B.Hadis Ans: 3/6091)<br />
-“Bir kimse cihad etmez veya bir mücahidi desteklemez veya cihad edenin çoluk çocuğuna bakmazsa, daha kıyamete varmadan o kimse belaya uğrar.” (R. Salihın: 1353)<br />
-“Cihad edene yardım eden, o gazi ölünceye veya cihadı bırakıncaya kadar sevabına iştirak eder.” (Hadis Ans: 17/859) müjdesini vermiştir.<br />
İnsanın yalnız kılıç sallaması cihad değildir. İnsanın anne babasına bakması, iyi evlat yetiştirmek için çalışması, başkalarına muhtaç olmamak için çalışması da cihattır. (Ramuz el-Ehadis: 362/8)</p>
<p><strong>G-TEBLİĞ İLE SORUMLULUK</strong><br />
İnsanları iyiye, güzele, doğruya çağırmak, peygamber mesleğidir. İnanan her insan kendisi iyi olacak ve başkalarının da iyiliğini isteyecek, iyi olması içinde gayret gösterecektir.<br />
Bir insanın iyi olması yeterli değil. Kurtuluş toptan. Sonra cennete yalnız girilmez.<br />
Allah Kur’an’da bize şöyle emreder:<br />
-“Sizden hayra çağıran; iyiliği emredip, kötülüğü men eden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Al-i İmran: 104)<br />
-“Sen öğüt ver. Çünkü öğüt, müminlere fayda verir.” (Zariyat: 55) “Sen Rabbine davet et.” (Kasas: 87)<br />
-“Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır.” (Nahl: 125)<br />
İyiliğe çağırma görevi yapılmayınca, sorumluluk doğar. Bu görevin yapılaması ile de sevap kazanılır. Tebliğ edilen güzel şeyler hayata geçirildikçe de sevap devam eder.<br />
Peygamberimiz şöyle anlatır:<br />
-“Bir adama kıyamet günü yakasına biri yapışır. Ona:<br />
-Sen kimsin? Neden yakama yapışıyorsun? Der. Oda:<br />
-Sen beni kötü bir durumda gördüğünde, beni uyarmamıştın. Beni o kötülükten alıkoymamıştın.” der.<br />
Hz. Mevlana idam edilmiş birinin ayaklarına sarılarak ağlamış: “Beni affet. Ben seni arasam, bulsam idamına sebep olan şeyden alıkoysam, sen bu hale düşmezdin.” demiştir.<br />
Olan bitenden herkesin az veya çok mutlaka bir payı vardır. Ya zararını görür veya faydasını görür.</p>
<p>İyilik yapmak gibi iyiliğe sebep olmak da aynı sevabı kazandırır.<br />
Cenab-ı Allah şöyle müjde verir:<br />
-“Kim iyi bir işe aracılık ederse, onun da o işten bir nasibi olur. Kimde kötü bir işe aracılık ederse onun da ondan bir payı olur. Allah her şeyin karşılığını vericidir.” (Nisa: 85)<br />
Peygamber (a.s) da şöyle buyurur:<br />
-“Allah bir ok yüzünden üç kişiyi cennetlik eder.<br />
1-Allah rızası için oku yapanı,<br />
2-Allah yolunda oku düşmana atanı,<br />
3-Oku atana vererek yardım edeni.” (R. Salihın: 1340)<br />
-“Kim bir hayra sebep olursa, ona da hayrı işleyenin sevabı kadar sevap verilir.” (R. Salihın: 172)<br />
-“Hidayete davet edene kendisine tabi olanların sevabı kadar sevap verilir. Bu onların sevaplarından da bir şey eksiltmez.” (Müslim, İlim: 16)<br />
Hz. Ali (r.a)’a şöyle demiştir:<br />
-“Allah’a yemin ederim ki senin vasıtanla bir tek kişiyi Allah’ın hidayete kavuşturması, dünyalık kırmızı develere sahip olmandan daha hayırlıdır.” (Buhari, Nebi: 9)</p>
<p>Fayda verecek olan, hayırlı işler, yaşanmadan olmaz.<br />
Müslüman’ın da görevi vardır. Müslüman İslam’ı yaşayacak ve tebliğ edecektir. Allah Resulü şöyle der: “Söyleme yap!” Müslüman kimliği taşıyan güzel insanların İslam’ı yaşamalarını istiyor. İslam’ı yaşamak ve yaşanmasını sağlamak için örnek olmak dini bir görevdir.<br />
Allah şöyle buyurur:<br />
-“Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip, kötülüğü men eden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Al-i İmran: 104)<br />
Bir başka ayette de:<br />
-“İnsanları Allah’a çağıran, iyi işler yapan ve “ Ben Müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kimdir.” (Fussılat: 33)<br />
Tebliğ görevi Müslüman’ın vazgeçilmez görevidir. Müslüman olmanın gereğidir. Müslüman’a oturak olmak, pasif davranmak, pısırık olmak yakışmaz.<br />
Her Müslüman kendine sormalıdır:<br />
-Bu güne kadar kimi hayra çağırdım, kimi kötülükten alıkoydum, kimi Allah yoluna davet ettim, hidayetine sebep oldu?</p>
<p>İnsanlara iyilik yaparken ve iyiliğe çağırırken incitmeden, kırmadan, yumuşak ve tatlı söz söylenirse, iyi netice elde edilir. Cenab-ı Allah: “Sen Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır. Onlarla güzel bir şekilde mücadele et.” (Nahl: 125) diye emretmiştir.<br />
“Dağ adamı, hasta eder sağ adamı” demişler. Bir de “Yarım doktor candan, yarım hoca dinden, imandan eder.” denmiştir. Böyle olmamalıdır. Peygamberimiz: “Allah’a ve ahret gününe inanan ya hayır söylesin ya da sussun.” (Tirmizi, Kıyamet: 51) demiştir.<br />
Bir hadiste de: “Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz. Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.” (Buhari Cihad: 164) denir.<br />
İnsan zorluk çıkarmadan, güzel bir şekilde, ikna yolu tutulacaktır. Cenab-ı Allah: “İnanan kullarıma söyle, en güzel şekilde konuşsunlar.” (İsra: 53) diye emretmiştir. Ayrıca Musa peygambere hitaben: “Firavuna güzel söz söyle.” diye emretmiştir. (Taha: 44)<br />
Her türlü hizmet ve iyilik yakın çevreden ve kendi nefsinden başlayacaktır. İnsan elinin altında olup da yetiştiremediği aile fertlerinin hesabı başta sorulacaktır. Ayrıca onlar ana babanın yakasına yapışacak: “Allah’ım bunlardan benim intikamımı al. Bunlar bana görevini yapmadı.” diyecektir. Ana babasından şikâyetçi olacak ve yakalarına yapışacaktır.</p>
<p><strong>H-TEPKİ GÖSTERMEK</strong><br />
Toplumda istenmeyen zararlı ve kötü şeylere karşı olmak, karşı çıkmak ve tasvip etmediğini ortaya koymak, aynı zamanda önlemek ve yok etmeye çalışmak, sevap kazandıran vebalden kurtaran işlerdendir.<br />
Peygamberimiz şöyle anlatır:<br />
-“Öyle kötülükler zuhur edecek ki, onlarla eli ile mücadele eden mümindir. Onlarla dili ile mücadele eden mümindir. Kim onlarla kalbi ile mücadele ederse, o da mümindir. Bundan başkasında zerre kadar iman yoktur.” (Müslim İman: 80)<br />
Bir hadislerinde de:<br />
-“Bir toplulukta bir takım günahlar işlenir, işlemeyenler, o günahları işleyenlerden daha güçlü ve daha çok oldukları halde engel olmazlarsa, Allah hepsine birden ceza verir.” (Ebu Davut, Melahim: 17) diye haber vermiştir.<br />
Bir gün peygamber (a.s)’a:<br />
-“İçimizde iyi insanlar varken de helak olur muyuz?” diye sorarlar ve O da şu cevabı verir:<br />
-“Evet, ahlaksızlık ve günah çoğaldığı zaman.” (Buhari, Fiten: 4)</p>
<p>Kötülüğü ne olursa olsun bir şekilde savmak hem onun şerrinden kurtulmak hem de sevap kazanmak için bir fırsattır.<br />
Kur’an’da: “İnsanları Allah’a çağıran, iyi iş yapan ve “Ben Müslümanlardanım”  diyenden kimin sözü daha güzeldir? İyilik ve kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel şekilde önle. O zaman seninle aranda düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost olur.” (Fussılat: 33-34)<br />
Bir ayette de: “kötülüğü en güzel şekilde sav.” (Müminun: 96) diye emredilmiştir.<br />
Kur’an ve hadislere göre müminin vasıflarından biri de iyiliği emretmek, kötülükten men etmektir.</p>
<p>İnsan kötülere ve kötülüklere sessiz kalmaz sağır ve dilsiz olmazsa, sevaplı iş işlemiş olur.<br />
Peygamberimiz şöyle haber veriyor:<br />
-“Üzerine düşen sözü söylemeyene Allah soracak:<br />
-Niye söylemedin? Diyecek. Oda:<br />
-Söylememi falan korku engelledi. Deyince Allah:<br />
-Ondan değil de benden korkman gerekmez miydi? Diyecek. (İ. Canan, Hadis Ans: 17/554)<br />
Kur’an’da şöyle bildiriliyor:<br />
-“Kendilerine yazık eden kimselere melekler canlarını alırken: “Ne işle meşgul idiniz?” derler. Onlarda:<br />
-“Biz çaresizdik” cevabını verirler. Melekler:<br />
-Allah’ın arzı geniş değil miydi, hicret etseydiniz ya!” derler. Onların varacağı yer cehennemdir.” (Nisa: 97)<br />
İyi hal üzere ölmek için sessiz kalmamak ve kötüleri, kötü ortamı terk etmek gerekir.</p>
<p>Kötülükleri yayan ve ortamı bozan kişilere, yayın basın organlarına tavır almak gerekir. Tavır almayanın o günahtan bir nasibi olacaktır.<br />
Basın-yayın yolu ile saptırmak isteyenler için Kur’an şunu haber veriyor:<br />
-“İnsanlardan öyleleri vardır ki, herhangi bir ilmi delile dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve sonra da onunla alay etmek için boş lafı satın alır. İşte onlara rüsvay edici bir azap vardır.” (Lokman: 6)<br />
Yayın-basın organlarında “Yeter artık, bu kadarı da fazla” dediren yayınlar oluyor. İğrenç, görmek istenilmeyen sahneler, duymak istenilmeyen konuşmalar oluyor. Bunlara karşı sessiz kalmamak gerekir. Elimizde telefon, internet var. Böyle yayın istenilmediği bildirilebilir. Almamakla, seyretmemekle, ilgilenmemekle tepki gösterilebilir. Şikâyetçi olunabilir. Asla “bana ne? Neme lazım” denmez. İlgisiz kalınmaz.<br />
Böylece başkaları günah kazanırken sevap kazanılmış olur.</p>
<p>Son çare, gereken yapıldıktan sonra veya çaresizlik halinde kalben buğz etmektir. En son insanı kurtaracak olanda budur.<br />
Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur:<br />
-“Bir kötülük gördüğü, duyduğu halde üzülmeyen manen zarar görür.” (İ. Canan , Hadis Ans: 1/95)<br />
Bir hadislerinde de: “İnsanlar zalimi görürlerde zulme mani olmazlarsa, Allah onları azap eder.” (R. Salihın: 195)<br />
-“İyiyi kötü, kötüyü iyi gördüğünüz de haliniz nice olur?” (B. Hadis Külliyatı: 7908)<br />
-“Kim kötü ve çirkin bir iş görürse, onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmezse, diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse kalben buğz etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, İman: 78)<br />
Kötülük karşısında en azından üzülmek ve kalben buğz edip karşı çıkmak insanı biraz kurtarır diye düşünüyorum. İnşallah öyle olur.</p>
<p><strong>I-ŞEHİTLİK MERTEBESİ</strong><br />
Cenab-ı Allah Kur’an’da şöyle buyurur:<br />
-“Allah, inananlardan mallarını ve canlarını kendilerine verilecek cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar; ölürler ve öldürürler.” (Tövbe: 111) buyurarak şehidin canını cennet karşılığında aldığını bildirmiştir.<br />
Bir ayette de şehitlerin diğer insanlar gibi ölmediğini şöyle bildirir:<br />
-“Allah yolunda ölenlere “Ölüler” demeyin. Zira onlar diridirler. Fakat siz farkında değilsiniz.” (Bakara: 154), “Allah yolunda öldürülenleri ölü sanmayınız. Bilakis, Rableri katında diridirler.” (Al-i İmran: 169)<br />
Şehide ikram, ihsan boldur. Peygamber (a.s):<br />
-“Şehidin kul borcundan başka bütün borçları, günahları af olunur.” (Müslim: 6/1885)<br />
-“Cennette hiçbir kimse tekrar dünyaya gelmeyi arzu etmez. Yalnız şehitler böyle değildir. Şehit, gördüğü ikramdan dolayı dünyaya dönmeyi ve on kere şehit olmayı temenni eder.” (Tirmizi, Cihad: 25)<br />
-“Şehit için altı haslet vardır:<br />
1-İlk kandamlası ile günahları af olur.<br />
2-Şehit olunca cennetteki yerini görür.<br />
3-Kabir azabı görmez.<br />
4-Kıyametin korkularından kurtulur.<br />
5-Başına şehit tacı giydirilir.<br />
6-Yakınlarından yetmiş kişiye şefaat etme hakkı verilir.” buyurmuştur.</p>
<p>Şehit olmak isteyip de olamayanlara bu niyetinden dolayı şehit sevabı olan işler olduğu haber verilmiştir. Bir kaçını şöyle sıralayabiliriz:<br />
-Kur’an’da: “Kim Allah’a ve peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah’ın nimetlerine erdirdiği peygamberlere, sıdıklarla, şehitlerle ve Salih kullarla beraberdir. Onlar ne iyi arkadaştırlar.” (Nisa: 69) buyrulur.<br />
Peygamber (a.s) da şöyle buyurur:<br />
-“Ümmetimin fesada uğradığı bir zamanda bir sünnetimi ihya edene yüz şehit sevabı vardır.”<br />
-“Kim Allah yolunda şehit olmayı gönülden isterse yatağında ölse bile, Allah onu şehitler derecesine ulaştırır.” (Müslim: 6/1909)<br />
-“iki göz vardır ki onları cehennem ateşi yakmayacaktır. Biri Allah korkusundan dolayı ağlayan göz, diğeri de Allah rızası için gece nöbet bekleyen göz.” (R. Salihın:2/544)<br />
-“Her gün beş vakit namaz kılan, şehit sevabı alır.”<br />
-“Âşık olup aşkını gizleyip ve iffetini koruyan, şehit sevabı alır.”<br />
-“Abdestli yatıp, ölen şehit olur.”<br />
-“İlim yolunda ölen şehit sayılır.”<br />
Zulmen öldürülen, kötü bir hastalıktan ölen, suda boğulan, doğum anında ölen ve Allah yolunda hizmet ederken ölen şehit sevabı alır.</p>
<p><strong>İ-KAN VE ORGAN BAĞIŞI</strong><br />
İnsan kutsal bir varlıktır. Allah’ın yeryüzünde halifesidir. Allah her şeyi insan için ve insan yararına yaratmıştır.<br />
İnsan kutsal olduğu gibi insana ait her şey kutsaldır.<br />
İnancımızda ve kültürümüzde insana hizmet ve insana faydalı olmak esastır.<br />
Peygamberimiz: “insanların en hayırlısı, insanlara en çok faydalı olandır.”<br />
-“Merhamet etmeyene merhamet edilmez.”<br />
-“Dünyada insanların ihtiyacını giderenin Allah kıyamet gününde ihtiyacını giderir.” buyurmuştur.<br />
Atalarımız da: “Bu gün sana, yarın bana” diyerek yardımlaşma ve dayanışmanın önemini belirtmiştir.</p>
<p>Kan vermek üç yönden önem arz eder:<br />
1-Kan ihtiyacı olan insanın ihtiyacının giderilmesi, hastanın ve yakınlarının sevinci bakımından önemlidir.<br />
2-İhtiyaç giderildiği ve faydalı bir iş yapıldığı için sevap kazanılır.<br />
3-Kan verenin sağlığı açısından önemlidir.<br />
Kan veren canlılık kazanır, tansiyon ve baş ağrısı gibi şikâyetler azalır. Kan vermekle kan temizlenir, kan basıncı azalır. Peygamberimiz: “Kan aldırmakta şifa vardır” “Tedavi olduğunuz şeylerin en hayırlısı kan aldırmaktır.” buyurur. (Ramuz el-Ehadis: 149/6 + 201/13 + 453/3)<br />
Kan vermekte hayat kurtarmak vardır. Kur’an’da: “Kim bir insanı yaşatırsa, bütün insanları yaşatmış gibi olur.” (Maida: 33) buyrulmuştur.<br />
Bir hadiste de:<br />
-“Kim bir müminin ihtiyacını giderirse, Allah da onun ihtiyacını giderir. Kim bir Müslüman’ın bir sıkıntısını giderirse, Allah da onun bir sıkıntısını giderir.” (Müslim, Birr: 58) denmiştir.</p>
<p>Kanın, organın ücreti, alınıp satılması olmaz. İnsan ve insana ait hiçbir şey alınıp satılmaz.<br />
Organ naklinde keyfilik olmaz. Varken yenileme, ihtiyaç yokken nakletmek caiz değildir.<br />
Organ canlı kimseden alınamaz. Yaşama ümidi kalmayandan ve ölümü tam olarak gerçekleşen kimselerden alınır. Yani zaruret olacak, izin alınacak ve ehil doktor karar verecektir.<br />
İnancımızda bir insana hayat veren, bütün insanlara hayat vermiş gibi sevap kazanır.</p>
<p><strong>J-TİCARETTE DOĞRULUK</strong><br />
Cenab-ı Allah ve peygamberimiz her konuda olduğu gibi alış-veriş hayatında da doğru, dürüst davranmamızı emreder. Kur’an’da şöyle buyrulur:<br />
-“Ölçtüğün zaman tastamam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu hem daha iyidir hem de netice bakımından da daha güzeldir.” (İsra: 35)<br />
Peygamberimiz de şöyle buyurur:<br />
-“Bizi aldatan bizden değildir.” (Seçme Hadisler: 43/54)<br />
-“Varken borcunu geciktirmek zulümdür.” (Tirmizi, Büyu: 66)<br />
-“Yalan ve yemin, kazancın bereketini giderir.” (Müsned: 2/235)<br />
-“Doğru olan esnaf kıyamet gününde Arş-ı A’lanın gölgesi altında olacaktır.” (Seçme Hadisler: 45/58)<br />
-“Güvenilir ve doğru tüccar, kıyamet gününde peygamberlerle, doğrularla, şehitlerle ve Salihlerle beraber olacaktır.” (Tirmizi, Büyu: 4)<br />
-“Cennete ilk önce girecek olan doğru satıcıdır.” (Ramuz el-Ehadis: 161/1)</p>
<p>Abdullah Tusteri hazretleri ticaret hayatında altı iyiliği şöyle sıralıyorlar:<br />
1-Müşteriler çok ihtiyaç sahibi olduğunu söyleseler bile, çok kar istememelidir.<br />
2-Fakirlerin mallarını fazla para ile almalı, onları sevindirmelidir.<br />
3-Peşin verdiği fiyatla veresiye de verebilmelidir.<br />
4-Borç ödemekte iyilik, istemeye vakit bırakmadan vermektir.<br />
5-Alış veriş ettiği kimse, pişmanlık duyarsa yapılan satışı geri çevirmektir.<br />
6-Fakirlere veresiye vermektir, ödeyemediği durumlar karşısında alacağını istememeye niyet etmektir, borçlusu ölünce helal etmektir.</p>
<p>Müslüman, aleyhine de olsa yalan söylemeyecek ve yemin etmeyecektir.<br />
Bir hadislerinde peygamberimiz:<br />
-“Sakın ha alış-verişte yemin etmeyin. Yemin malı sattırır, ama bereketi götürür. Gerçeği gizleyip yalan söyleyerek yapılan alış verişin bereketini Allah yok eder.” buyurur. Kur’an’da da şöyle buyrulur:<br />
-“Allah’ın ahdini ve yeminlerini az bir değere değişenlerin ahrette bir payları yoktur. Allah onlara kıyamet günü hitap etmeyecek, onların yüzlerine bakmayacak, onları temize çıkarmayacaktır. Elem verici azap onlar içindir. (Al-i İmran: 77)<br />
Hz. Peygamber de bu konuda şöyle der:<br />
-“Alışverişte yemin, malın kazancını giderir.” (R. Salihın: 1752)<br />
-“Bir şeyi satarken yeminden sakının, o her şeyi mahveder. “ (R. Salihın: 1753)<br />
Ebu Hureyra (r.a):<br />
-“Allah Resulünün yemini “Allah’a istiğfar ederim” şeklinde idi.” (K. Sitte: 16/214) yani: “Estağfurullah” derdi, diyor.</p>
<p>Dikkat edilecek, günahtan kurtarıp sevap kazandıracak bir iş de meşru iş yapan yerden alışveriş yapmaktır. Dinimizde paranın nereden geldiği kadar nereye gittiği, kime destek olunduğu çok önemlidir.<br />
Haram olan bir şeyin satışı yapıldığı bir yerden alışveriş yapılarak günaha girilmemelidir. Ucuzda olsa bu nedenle günaha girmeye değmez.<br />
Allah soracak: “Nereden kazandın? Nereye harcadın?” diyecek.<br />
Bir de dinde haram olan bir şeyin satışından büyük vebal doğar. Kazanç helal olmaz. Kötülüğe sebep olunmuş olur.</p>
<p>Alışverişte borçlu kalındıysa bu borcun şahitlendirilmesi ve senet tanzim edilmesi Allah’ın emridir. Şöyle buyurur:<br />
-“Ey iman edenler! Birbirinize borçlandığınız zaman onu yazın. Bir kâtip onu aranızda adaletle yazsın. Ve şahitlendirin… Böyle yapmanız Allah yanında daha adaletli, şehadet için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha uygundur…” (Bakara: 282)</p>
<p>Borçluya kolaylık göstermek de Allah’ın emridir. Şöyle buyurur:<br />
-“Eğer borçlu darlık içerisinde ise eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Eğer borcu sadakaya veya zekâta saymak sizin için daha hayırlıdır.” (Bakara: 280)<br />
Kur’an’da borç vermek sevaplı işlerden sayılmıştır. (Bak: Hadid: 11 + 18, Teğabün: 17)<br />
Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:<br />
-“Kim eli dar olan borçluya kolaylık gösterirse, Allah da dünya ve ahrette ona kolaylık gösterir. Bir kimse din kardeşine yardımda bulundukça, Allah da ona yardım eder.” (Müslim, Zikr: 38)<br />
Peygamberimiz şöyle anlatır:<br />
“Miraç ettirildiğim gece cennetin kapısı üzerinde, “sadaka on misli sevapla karşılanır. Borç ise on sekiz misli sevapla karşılanır” yazılı olduğunu gördüm. Cebrail’e:<br />
-“Ödünç vermenin sadakadan üstün olmasının sebebi nedir? Diye sordum. Cebrail:<br />
-“Çünkü dilenci, yanında olduğu halde dilenir. Hâlbuki borç isteyen kimse, ancak muhtaç olduğu için borçlanır.” dedi.” (İbn Mace, Sadakat: 19)ve şöyle buyurur:<br />
-“Borçluya kolaylık gösterene Allah rahmet etsin.” (Buhari, Büyu: 16)<br />
-“Kıyamet gününün sıkıntılarından Allah’ın kendisini kurtarmasından hoşlanan kimse, borcunu ödeyemeyene müddet tanısın veya birazını bağışlasın.” (Müslim, Müsakat: 32)</p>
<p>Ölen kimse borçlu ölmüşse, ne yapılır, nasıl kurtarılır?<br />
Bir insan borçlu olarak öldüyse, musalla taşında “Nasıl bilirsiniz? Hakkınızı helal ediniz. Ettiniz mi? Ettik!” sözleri onu kurtarmaz.<br />
Ne hakkı? Hangi hak?&#8230; Hak iade edilmeden, hak sahibi gönülden helal etmeden helallaşılmış olmaz.<br />
Peygamberimiz, borçlu ölenin borcu ödenmeden cenaze namazını kıldırmazdı. Borcunun ödenmesini beklerdi. “Borçlu ölen kabirde rahat etmez. Müminin ruhu borcu ödeninceye kadar ona bağlı kalır.” buyurmuştur. (R. Salihın: 2/947)<br />
Eğer ölenin borçları konusunda vasiyeti varsa, mutlaka yerine getirilmelidir. Borçların ödenmesi geciktirilmemelidir. Çünkü kabirde azap vardır.<br />
Bir de ölenin Cenab-ı Allah’a karşı borçları ödenmeye çalışılmalıdır.<br />
-Mazeretli iken kılamadığı namazlar için fidye verilir.<br />
-Hac borcu varsa, vekâleten gidilir, ödenir.<br />
-Oruç için günlük sabah akşam fakir doyurulur.<br />
-Adak borcu varsa, adak yerine getirilir.<br />
-Yemin borcu varsa, on fakir doyurulur.<br />
-Zekât borcu varsa verilerek ödenme yoluna gidilir.<br />
Bu borçlar için az miktar bir paranın elden ele “Kabültü veheptü”  denilerek dolaştırılması ile borç ödenmiş olmaz. Ödemek gerçekçi olmalıdır. Para ihtiyaç sahiplerine ulaşmalıdır.</p>
<div id="crp_related"><br><h5><b>İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar:</b></h3><ul><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/sevapli-isler-nelerdir/" rel="bookmark" class="crp_title">Sevaplı İşler Nelerdir?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/islamda-karsilikli-hak-ve-vazifeler/" rel="bookmark" class="crp_title">İslam&#8217;da Karşılıklı Hak ve Vazifeler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-sevapli-isler-yapmalidir/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman Sevaplı İşler Yapmalıdır</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/akrabaya-ve-yakinlara-iyilik/" rel="bookmark" class="crp_title">Akrabaya ve Yakınlara İyilik</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-teblig-ve-hatalari-duzeltmedeki-sunnetler/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Tebliğ ve Hataları Düzeltmedeki Sünnetler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-hak-gozetir/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman Hak Gözetir</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/allaha-iman-ve-kulluk-ile-ilgili-sevapli-isler/" rel="bookmark" class="crp_title">Allah&#8217;a İman ve Kulluk İle İlgili Sevaplı İşler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-insanlarla-iliskilerindeki-sunnetler/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in İnsanlarla İlişkilerindeki Sünnetler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-aile/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman Aile</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-hizmet-ehlidir/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman Hizmet Ehlidir</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/yararli-is-yapmama-hastaligimiz-ve-careleri/" rel="bookmark" class="crp_title">Yararlı İş Yapmama Hastalığımız ve Çareleri</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/ana-baba-hakki/" rel="bookmark" class="crp_title">Ana Baba Hakkı</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/niyet-ve-ihlasin-onemi/" rel="bookmark" class="crp_title">Niyet ve İhlasın Önemi</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/kuran-i-kerimdeki-emirler/" rel="bookmark" class="crp_title">Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;deki Emirler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/iyiligi-emretmek-kotulukten-sakindirmak-2/" rel="bookmark" class="crp_title">İyiliği Emretmek, Kötülükten Sakındırmak</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/kalbimizin-hastaliklari-ve-careleri/" rel="bookmark" class="crp_title">Kalbimizin Hastalıkları ve Çareleri</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/guzel-huylar/" rel="bookmark" class="crp_title">Güzel Huylar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-veren-el-olmalidir/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman Veren El Olmalıdır</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/etki-tepki-ile-ilgili-sorular-ve-cevaplar/" rel="bookmark" class="crp_title">Etki Tepki İle İlgili Sorular ve Cevaplar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-herseyde-hayir-bilir/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman Herşeyde Hayır Bilir</a></li></h7></ul><br><br></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustafaoselmis.com.tr/islam-dininde-sosyal-gorevler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslam Dininde Ahlaklı İnsan</title>
		<link>http://www.mustafaoselmis.com.tr/islam-dininde-ahlakli-insan/</link>
		<comments>http://www.mustafaoselmis.com.tr/islam-dininde-ahlakli-insan/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Aug 2011 20:29:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MustafaOSELMIS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sevaplı İşler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustafaoselmis.com.tr/?p=811</guid>
		<description><![CDATA[A-GÜZEL İNSAN Güzel insan, inanan, inandıktan sonra güzel işler yapan, hayatını dolu dolu yaşayan ve hayatının sonunda yaşadığına pişman olmayan, bir ifade ile de kurtulan insandır. Güzel insan, hak hukuk bilen, haram ve günahtan kaçınan insandır. Güzel insan, çevresine ve diğer insanlara faydalı olan insandır. Güzel insan, eline, beline ve diline sahip olandır. Güzel insan, iyi ortamlarda yaşayan, güzel örnek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>A-GÜZEL İNSAN</strong><br />
Güzel insan, inanan, inandıktan sonra güzel işler yapan, hayatını dolu dolu yaşayan ve hayatının sonunda yaşadığına pişman olmayan, bir ifade ile de kurtulan insandır.<br />
Güzel insan, hak hukuk bilen, haram ve günahtan kaçınan insandır.<br />
Güzel insan, çevresine ve diğer insanlara faydalı olan insandır.<br />
Güzel insan, eline, beline ve diline sahip olandır.<br />
Güzel insan, iyi ortamlarda yaşayan, güzel örnek olan ve iyi çığır açan insandır.<br />
Güzel insan, ortamın düzelmesine ve hayırlı insanların yetişmesine katkıda bulunan insandır.</p>
<p>Peygamber (a.s) yedi güzel insanı şöyle saymıştır:</p>
<ol>
<li>Adil idareci,</li>
<li>Rabbine ibadet heyecanıyla yetişen genç,</li>
<li>Kalbi mescitlere bağlı olan insan,</li>
<li>Birbirini Allah için sevenler,</li>
<li>İffet ve haysiyetine düşkün olan kimse,</li>
<li>Yardımlarını gizli yapan hayırsever insan,</li>
<li>Yalnızken Cenab-ı Allah’ı anan kimse.</li>
</ol>
<p>Güzel insan, güzel yaşayan, güzel ölen, kabirden güzel kalkan ve hesabını güzel veren insandır.<br />
Peygamberimiz (a.s):<br />
-“Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz.” diyor.<br />
Çevresine iyi görünen ve iyiliğine şahadet edilen insanın yeri cennettir. Ebu’l-Esved (r.a) der ki:<br />
-“Hz. Ömer’in yanında oturuyordum, yanımızdan bir cenaze geçti. Cenaze hayır ile yâd edildi. Hz. Ömer: “Vacip oldu” dedi.<br />
Bir cenaze daha geçti, onu şer ile andılar. Hz. Ömer  “Vacip oldu” dedi. Dedim ki:<br />
-Ey müminlerin emiri! Ne vacip oldu? Hz. Ömer:<br />
-Allah Resulünün söylediği gibi söyledim. Müslümanların iyiliğine şahadet ettiği kimseyi Allah, cennete koyar.” buyurdu peygamber.” dedi. (R. Salihın: 955)</p>
<p><strong>Güzel İnsan ve İyi Müminin Bazı Vasıfları:</strong><br />
Kur’an’da:<br />
- “Müminler ancak Allah anıldığı zaman yürekleri titreyen, kendilerine Allah’ın ayetleri okunduğunda imanlarını arttıran ve yalnız Rablerine dayanıp, güvenen kimselerdir.” (Enfal: 2)<br />
-“Onlar namazlarını dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden Allah yolunda harcayan kimselerdir.” (Enfal: 3) buyrulmuştur.</p>
<p>Hadislerde bazı hayırlı ameller olarak şunlar ifade edilmiştir:<br />
-“En hayırlınız, kendisine bakıldığı zaman Allah’ı hatırlayan kimselerdir.” (İbn-i Mace, Zühd: 4)<br />
-“En hayırlınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir.” (Tirmizi, Kur’an: 15)<br />
-“En karlı mümin, ömrü uzun, ameli güzel olandır.” (Tirmizi, Zühd: 22)<br />
-“Vaktinde kılınan namaz en sevimli ameldir.” (Buhari, Mevakit: 5)</p>
<p>Kur’an’da:<br />
-“İnanan ve iyi iş yapanlar, halkın en iyileridir.” (Beyyine: 7)buyrulur.</p>
<p><strong>İyi Kimse Nasıl Olur:</strong></p>
<ol>
<li>İyi niyetli olur,</li>
<li>Kalbi temiz olur,</li>
<li>Allah’a teslimiyeti tamdır,</li>
<li>Şirkten, hurafelerden ve bid’atten uzak durur,</li>
<li>Ameli devamlı, ahlakı güzeldir,</li>
<li>Zarasızdır,</li>
<li>Duyarlı kimsedir,</li>
<li>Vaktini boşa geçirmez, manasız şeylerle uğraşmaz,</li>
<li>Günahta, hatada ısrar etmez,</li>
<li>Müslüman olarak ölmek arzusu ile yaşar,</li>
<li>İnancından, ahlakından taviz vermez,</li>
<li>Kur’an ve peygamber (a.s) onun ölçüleridir,</li>
<li>Dosdoğru bir kimsedir,</li>
<li>Yaptığı işi sağlam yapar.</li>
</ol>
<p><strong>B-İYİ AHLAK SAHİBİ OLMAK</strong><br />
İyi ahlak sahibi olmayan imanını koruyamaz, sevaplı, güzel ameller işleyip cennete giremez. Peygamberimiz:<br />
-“Kötü ahlak, sirkenin balı bozduğu gibi amelleri bozar.” buyurmuştur. (Ramuz el-Ehadis: 97/4)</p>
<p>Peygamber (a.s)’a sormuşlar:<br />
-“Müminlerden en faziletlisi kimdir? Cevap vermiş:<br />
-Ahlakça en güzel olandır.” Tekrar sormuşlar:<br />
-“Müminin en akıllısı kimdir?<br />
-Ölümü unutmayan, ölüm sonrasına en güzel şekilde hazırlık yapandır.” diye cevap vermiştir.”(İbn-i Mace, Zühd: 31)<br />
Sadakanın en güzeli, en değerlisi haram sözlerden dili muhafaza etmektir. Nedir haram sözler; Lanet etmek, beddua etmek, sövmek, kaba ve kırıcı konuşmak, gıybet etmek, iftira etmektir.<br />
Peygamber (a.s) bir gün Ebu Hureyra (r.a)’a şöyle demiştir:<br />
-“Ya Ebu Hureyra! İffetli ol! Haramdan ve her türlü kötü sözden sakın ki, insanların en çok ibadet edeni olursun. Kendin için sevdiğin şeyi insanlar için de sev ki, olgun bir mümin olasın. Komşuna iyilikte bulun ki, hayırlı bir insan olasın. Az gül, çünkü çok gülmek kalbi öldürür.”</p>
<p>Bir gün peygamberimize:<br />
-“Kula verilen hasletlerin en hayırlısı nedir? Diye soruldu. Allah Resulü şu cevabı verdi:<br />
-“Güzel huydur.” (Hadis Ans: 17/1030)<br />
İnsanların kendisinden çekindiği kimse, kötü kimsedir. Allah kötü huylu, çirkin sözlü kimseleri sevmez.<br />
Bir gün peygamberimiz Ashabına:<br />
-“Cennetlik olanları size bildireyim mi? demiş.<br />
-Evet, bildir ya Resulallah” demişler. Peygamberimiz (a.s):<br />
-“Hor görülüp hiçe sayılan Müslümandır. Cehennemlikler ise katı yürekli, kaba ve gururlu kimselerdir.” demiştir. (R. Salihın: 250)</p>
<p>Kötü şeyleri terk, iyi şeyleri alışkanlık edinmek o kimsenin iyi Müslüman olmasındandır.<br />
Cennetin kapısını açan bazı huylar şunlardır:</p>
<ol>
<li>İffetli, hayâlı olmak,</li>
<li>İyi niyetli olmak,</li>
<li>Sabretmek, şükretmek,</li>
<li>Sözünde durmak, doğru olmak, hakkı söylemek,</li>
<li>Adil olmak</li>
<li>Başkalarına iyi örnek olmak; iyiliği emredip, kötülükten sakındırmak,</li>
<li>İnsanları hakka, doğruya çağırmak,</li>
<li>Affedici ve hoşgörülü olmak,</li>
<li>Şefkat ve merhametli olmak,</li>
<li>Güler yüzlü, tatlı sözlü olmak,</li>
<li>Kolaylık sağlamak, kolaylaştırmak,</li>
<li>Kusur örtmek, sır saklamak,</li>
<li>Ölçülü konuşmak,</li>
<li>Faydalı olmak, yardımcı olmak,</li>
<li>Günahtan kaçmak,</li>
<li>Başkalarına saygılı olmak,</li>
<li>Selam vermek, selam almak,</li>
<li>Meşru olan davetlere gitmek,</li>
<li>Ailesine iyi davranmak, hayırlı evlat yetiştirmek,</li>
<li>Her işte Allah’ın rızasını gözetmek,</li>
<li>Kötü zandan kaçınmak,</li>
<li>Her şeyde hayır bilmek.</li>
</ol>
<p>Bunlar cennete götüren, Allah’ın razı olduğu huylardır.</p>
<p>Yaptığını güzel yapmak, güzel bir huydur. Allah:<br />
-“Yaptığınızı güzel yapın. Allah güzel yapanları sever.” diye emrediyor. (Bakara: 195)</p>
<p>Bir şey taviz sayılmayacaksa, kolay olanı seçmek sevaptır. Peygamberimiz:<br />
-“Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.” (Buhari, İlim: 12)<br />
-“Kolaylık gösterin, güçlük göstermeyin, müjdeleyin, ürkütmeyin, öfkelendiğiniz zaman susun.” (Ramuz el-Ehadis: 510/6)<br />
Hz. Aişe (r.a) şöyle der:<br />
-“Allah Resulü, iki durumdan birini seçmek durumunda kalırsa dine aykırı değilse, mutlaka kolay olanı seçerdi.” (Buhari, Edep: 80)<br />
-“Resulallah bir yere görevli gönderdiği zaman “namazı hafif kıldır, hutbeyi kısa ve sözü az et” derdi.” (Ramuz el-Ehadis: 528/6)</p>
<p>Selam almak, selam vermek sevap kazandırır. Allah Kur’an’da:<br />
-“Size selam verildiği zaman ondan daha güzeli ile selamı alın.” (Nisa: 86) diye emrediyor.</p>
<p>Selamdan önce konuşulmaz. Peygamberimiz:<br />
-“Önce selam, sonra kelam” buyurur. (Tirmizi, İst’zan: 11)<br />
-“Selamdan önce söze başlamayın. Kim selamdan önce söze başlarsa, ona cevap vermeyin.” (Ramuz el-Ehadis: 466/6)<br />
-“Sizden biri bir yere gelince oradakilere selam versin.” (B. H.Külliyatı: 4/7679) diye emretmiştir.</p>
<p>Allah’ın bir emri de şöyle:<br />
-“Ey İman edenler! Başka evlere selam vermeden, izinsiz girmeyin.” (Nur: 27) Bir hadiste de:<br />
-“Evine girdiğin zaman selam ver ki, sana ve ailene bereket olsun.” buyruluyor. (Tirmizi, İst’zan: 10)<br />
Uygun olmayana, doğru iş yapmayana selam verilmez. Verilen selam alınmazsa, “Aleyküm selam” diye geri alınır.<br />
Konuşmalara selamla başlamak gibi selamla bitirmek de sevaptır. Selam ayrıca dualaşmaktır.</p>
<p>İnsan faydalı ve yapıcı olmalıdır. Olumlu düşünmelidir. Olumlu düşünmek ruh sağlığını korur. Kişi kendini iyi hisseder. Beyin ve vücudun rahat çalışmasını sağlar.<br />
İnsan iyilik düşünür de yapamazsa bile yapmış gibi sevap kazanır.<br />
-“İyiyiz diyelim iyi olalım” diye bir söz var. “İyiyim” demekle iyi olunur. “Kötüyüm” denirse kötü olunur. Kötülük yapmazsa bile karamsarlığı devam eder. Olumsuz düşünmek, vücudun savunma sistemini yıkar. Stres, kalp gibi hastalıklara neden olur.<br />
Peygamberimiz (s.a.v) Müslümanlara karşı olumsuz söz ve olumsuz tavırdan şiddetle kaçınılmasını istemiş ve şöyle buyurmuştur:<br />
-“Sizden biri Müslümanlarla ilgili güzel olmayan şeylerden bana bahsetmesin.” (Ebu Davud, Edep: 28)</p>
<p>İnsanın haline şükretmesi onun hayrınadır.<br />
Peygamber (a.s) imrenip, kıskanıp, huzursuz ve rahatsız olacağımıza, hale şükredip mutlu olmayı tavsiye etmiştir. Şöyle buyurur:<br />
-“Sizden biri kendinden üstün olan birini görünce, hemen kendisinden aşağı olanlara baksın ve haline şükretsin.” (Buhari, Rikak: 30)</p>
<p>Peygamber (s.a.v) zor olanın yerine kolay olanı, gayrimeşrunun yerine meşru olanı, olumsuzluğun yerine olumlu olanı tavsiye etmiştir. Kötü düşünceyi, zararlı davranışı hoş görmemiştir.<br />
-“Çocuklarınıza güzel isim verin” buyurarak kötü anlamlı isimlerden kaçınılmasını istemiştir. (Ebu Davud, Edep: 4948) Kötü anlam içeren isimleri de değiştirmiştir.</p>
<p>Müslüman, insanlarla arayı bozmadığı gibi başka dargın, kırgın olanların da arasını düzeltecektir. Bunda ibadet sevabı olduğu bildirilmiştir. Bir hadiste şöyle buyrulur:<br />
-“Bir Müslüman’ın, din kardeşini üç günden fazla terk edip küs durması helal olmaz. Üç gün geçmişse, onunla karşılaşınca selam versin. Eğer selamı alırsa ikisi de sevap kazanır. Yok, eğer selamı almazsa, almayan günaha girmiş olur. Selam veren küs durmaktan çıkmış olur.” (Ebu Davud, Edep: 47)</p>
<p>Mutluluğu başkalarının mutlu olmasında arayan, her zaman mutlu olur. Bencil kimse ise asla mutlu olamaz.<br />
Peygamber (a.s) da iyilikleri, güzellikleri yiyip bitiren hasetten uzak durmamızı istemiş ve şöyle buyurmuştur:<br />
-“Ateşin odunu yakıp bitirdiği gibi haset de iyilikleri yer bitirir.” (Ebu Davud, Edep:44)<br />
Cenab-ı Allah Kur’an’da şöyle emretmiştir:<br />
-“Allah’ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyleri, başkasında olup da sizde olmayanı hasetle arzu etmeyin…” (Nisa:32)</p>
<p>Bir hadislerinde peygamberimiz:<br />
-“Kötülüğü görüp de üzülmeyen manen zarar görür.” buyurur. Onun için her Müslüman’ın iyiliğin yayılması ve kötülüğün, kötü etkilenmenin yayılmaması için çalışıp gayret göstermesi, görevidir.  Ayrıca iyi kimselerle, iyi ortamlarda olacaktır.<br />
Bu konularda peygamberimiz (s.a.v) şu uyarılarda bulunmuştur:<br />
-“Karışıklık zamanında eve çekilip ibadete sarılmak, benim yanıma hicret etmek kadar sevaptır.” (R. Salihın: 1371)<br />
-“Müslüman olmayanlarla beraber yaşamayın! Onlarla oturup kalkmayın! Onlarla olan onlar gibi olur.” (Tirmizi, Siyer: 1605)<br />
Peygamber (a.s) uygun olmayan kişilerle, uygun olmayan yerlerde yaşamamızı uygun görmemiştir.<br />
Ukbe Bin Amir (r.a), Peygamber Efendimize:<br />
-“Ya Resulallah, kurtuluş nerededir? Diye sorunca Allah Resulü (onun halet-i rühiyesine ve ihtiyacına binaen):<br />
-“Diline sahip ol. (fitneler ortalığı kapladığında) Evine sığın ve günahlarına gözyaşı dök.” buyurmuştur. (Tirmizi, Zühd: 61)<br />
Peygamber (a.s) helak olan Semud Halkının yaşadığı Hıcır denilen yerden geçerken Ashabına hitaben şöyle demiştir:<br />
-“Kendilerine zulmeden insanların eğleştiği yerde eğleşmeyin. Onlara dokunan azap size de dokunmasın! Buranın suyundan içmeyin! Buranın suyu ile abdest almayın.” (Buhari, Enbiya: 7)</p>
<p><strong>GÜLER YÜZ- TATLI DİL</strong><br />
Dinimiz güler yüzlü, tatlı dilli olmamızı emreder. Peygamber (a.s):<br />
-“Mümin kardeşine tebessüm etmeniz sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırmanız sadakadır. Yolunu kaybeden birine yol göstermeniz sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atmanızda sadakadır.” (Tirmizi, Birr: 36)<br />
-“Mümin kardeşinin yüzüne karşı güler yüzlü olman sadakadır.” (Buhari, Cihad: 128) buyurur.<br />
Cenab-ı Allah da:<br />
-“Habibim, kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler. Sonra şeytan aralarını bozar.” diye emrediyor.(İsra: 53)</p>
<p>Peygamber efendimiz bizim için en güzel örnek olmalıdır.<br />
Allah Resulü, güler yüzlü ve tatlı sözlü idi. Sahabe o’nun için: “Konuşurken hep tebessüm ederdi.” diyor. (Ramuz el-Ehadis: 545/20)<br />
Kendisi de: “Tatlı söz, sadakadır.” buyurmuştur. (Buhari, Edep: 34)<br />
-“Lanet etmek, doğruların şanından değildir.” (Riya üs Salihın: 1582)<br />
-“Olgun Müslüman, kimseyi kötülemez, lanet etmez, haddi aşmaz ve hayâsızlık etmez.” (Riyaz üs salihın:1585)<br />
-“Müslüman ölülere sövmeyin, ayıbını söylemeyin. Çünkü onlar ahrette iyi veya kötü amellerin karşılığını göreceklerdir.” (Age: 1595) buyurmuştur.</p>
<p>Müslüman diline sahip olacaktır. Dilin nasıl kullanılacağına dair Kur’an’da şu ayetleri zikredebiliriz.<br />
-“İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın.” (Kaf: 18)<br />
-“Yeryüzünde tabi ol, sesini alçalt. Unutma ki seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.” (Lokman: 19)<br />
-“Sözün doğrusunu söyleyiniz!” (Nisa: 9)<br />
-“Sözü gönül alıcı bir biçimde güzelce söyleyiniz!” (İsra: 23)<br />
-“Sözü muhataplarınıza akla ve sağduyuya uygun ve ortamı gözeterek söyleyiniz!”(Nisa: 8)<br />
-“Sözü kolay anlaşılır bir biçimde söyleyiniz!” (İsra: 28)</p>
<p>Peygamber (a.s) da şunları tavsiye etmiştir:<br />
-“Özür dilemek zorunda kalacağınız bir sözü söyleme.” (İbn-i Mace, Zühd: 15)<br />
-“Vücutta bir et parçası vardır. Eğer o düzelirse vücudun tamamı düzelir. Eğer o bozulursa, bedenin tamamı bozulur. Bilin ki o kalptir.” (Hadis Ans: 16/339)<br />
Diğer hadislerinde de:<br />
-“İnsanoğlunun hatalarının çoğu dilindendir.” (Ramuz el-Ehadis: 80/5)<br />
-“Dilini muhafaza et, evinle meşgul ol, günahlarına ağlayarak nedamet et.” (Riyaz üs salihın: 1549)<br />
-“Bir kimsenin her işittiğini söylemesi, yalan olarak yeter.” (Age: 1577)<br />
-“Kim bana dilini, iffet ve namusunu koruma sözü verirse, ben de ona cennet sözü veririm.” (Buhari, Rikak: 23) demiştir.</p>
<p>Kötü sözden kaçınılmalıdır. Söz ayıpsız olursa güzeldir. Yunus şöyle der:<br />
-“Kirli elbiseler kirini,<br />
Su ile yıkamak gerek.<br />
Sözün kiri yıkansa gitmez<br />
Ya ne etmek gerek?”<br />
Peygamberimiz: “Ya hayır söyle ya da sus .” (Buhari, Edep: 31)   Bir hadiste de:<br />
-“Allah, kötü söz söyleyen ahlaksıza buğz eder.” buyurur. (Tirmizi Birr: 61)<br />
-“Allah’ım, kulağımın, gözümün, dilimin, kalbimin ve cinsel organımın şerrinden sana sığınırım de.”  cevabını vermiştir.(R. Salihın: 1512)</p>
<p>Boş konuşmaktan kaçınılmalıdır. Cenab-ı Allah Müslümanlar için şöyle buyurur:<br />
-“Onlar ki boş ve faydasız şeylerden kaçınırlar.” (Mü’minun: 3)<br />
-“Onlar ki, yalan ve boş söz işittiklerinde savuşup giderler.” (Kasas: 55)<br />
Bir hadiste de:<br />
-“Bir kimsenin kendini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi, iyi Müslüman oluşundandır.” (Tirmizi, Zühd: 11) buyrulmuştur.</p>
<p>Çok konuşmaktan kaçınılmalıdır. Çok konuşmak, çok yalana ve çok hataya sebep olur. Çok gülmek, kalbi öldürür. Atalarımız: “Az ye, az uyu, az konuş” demişlerdir. Allah:<br />
-“Gülüyorsunuz, ağlamıyorsunuz.” (Necm: 60) Peygamberimiz:<br />
-“Benim bildiğimi bilseydiniz, gülmez ağlardınız.” demiştir. İnsan söylediği her söz için hesaba çekilecektir.</p>
<p>Hz. Ali (r.a): “Mızrakların açtığı yara iyi olur da dil yarası iyi olmaz.” demiş.<br />
Dil şu kötülüklerden alıkonmalıdır:</p>
<ol>
<li>Boş ve manasız sözlerden,</li>
<li>Kötü ve çirkin sözden,</li>
<li>Yalan, iftira, gıybet ve küfürden,</li>
<li>Alay ve hakaret içeren sözden,</li>
<li>Çok konuşmaktan,</li>
<li>Yeminden,</li>
<li>Herkese “efendim” demekten. Peygamber (a.s):</li>
</ol>
<p>-“Adam bir münafığa “efendim” derse, Rabbini gazaba getirmiş olur.” demiştir. (Ramuz el-Ehadis: 56/13)</p>
<p>Müslüman zamanının değerini bilmelidir. Zaman çabuk geçiyor. Onun için güzel ve faydalı şeylere zaman ayırmalıdır. Değerlendiren için geçen zaman, mutluluk kaynağı olur, değerlendirmeyen için de pişmanlık vesilesi olur.<br />
İnsan emekli bile olsa yapılacak o kadar çok şey var ki, emeklilik geçmişin telafisi için büyük fırsat. En güzel hizmetlerin, geçmişte yapılamayan ibadetlerin yapılabileceği zaman. Tek kelime ile kurtuluş fırsatı.</p>
<p>Dinimiz işlerlimizde danışmayı (istişare etmeyi) emrediyor. Allah Kur’an’da:<br />
-“İşlerinde istişare et.” diye emrediyor. (Al-i İmran: 159) Bir ayette de:<br />
-“Bilmiyorsanız bilenlere sorun.” diye emrediyor. (Nahl: 43 +Enbiya: 7)<br />
Peygamber (a.s) da:<br />
-“İstişare eden mahrum olmaz. İstişare eden pişman olmaz.” (R. Ehadis: 374/8)<br />
-“İstişare eden yardım görür.”(Age: 108/1)<br />
-“İstişare eden zillete düşmez.” (Hadis Ans: 16/43) diyor.</p>
<p>Aksıran Ne Yapmalı Ve Ne Demelidir?<br />
Peygamber (a.s) şöyle buyuruyor:<br />
-“Bir Müslüman’ın diğer Müslümanlara karşı beş görevi vardır:</p>
<ol>
<li>Selam vermek, selamı almak,</li>
<li>Hastayı ziyaret etmek,</li>
<li>Cenazeyi defnetmek,</li>
<li>Davete uygunsa icabet etmek,</li>
<li>Aksırınca “Şükür Elhamdülillah” diyene “Yerhamükellah” demek.” (R. Salihın: 899)</li>
</ol>
<p>Bir hadislerinde de:<br />
-“Allah hapşırmayı sever, esnemeyi sevmez. Esnemek şeytandandır. Namazda esnemeyin. Esnerseniz ses çıkarmayın, yoksa şeytanı güldürmüş olursunuz.” buyurur. (Hadis  Ans: 9/3397)    Bir hadiste ise:<br />
-“Sizden biri aksırdığında iki avucunu yüzüne koysun ve sesini kıssın.” (Ebu Davud, Edep: 90) demiştir.<br />
Aksıran peygamberimizin emrine göre “Şükür elhamdülillah” diyecek, bunu duyan da “yerhamükellah” diye cevap verecek. Aksıran da ona: “yehdina yehdikümullah” diyerek dualaşacaklardır.</p>
<p>Esneme konusunda da şöyle buyurur:<br />
-“Sizden biri esneyeceği zaman, gücü nispetinde onu gidermeye çalışsın. Çünkü şeytan esneyene güler.”(Buhari, Edep: 125)<br />
Bir hadislerinde de:<br />
-“Biriniz esnerse, eli ile ağzını kapatsın. Çünkü o esnerken şeytan ona güler ve ağzından girer.” (B. Hadis külliyatı: 4/7765)buyurmuştur.<br />
Demek ki hapşıran, esneyen ağzını kapatacak ve ses çıkarmayacaktır.</p>
<p>Kulağı Çınlayan Ne Yapacak, Ne Diyecek?<br />
Kulağı çınlayan için peygamber (a.s):<br />
-“Sizden birinin kulağı çınladığında beni hatırlasın ve bana salât-ü selam getirsin ve bir de “Beni ananı Allah’da hayırla ansın” desin. (Ramuz el-Ehadis: 53/13) buyurmuştur.</p>
<p>İnsan bir iş yapacağı veya yapmayı düşündüğü zaman “İnşallah”  (Allah izin verirse) demelidir. Çünkü peygamberimiz, sorulan bir soru için “Yarın cevap veririm” demiş, inşallah dememişti. Vahiy meleği gelmedi, mahcup oldu.<br />
İşlerinde Allah’ı ananı Allah mahcup etmez, yalnız bırakmaz.</p>
<p>Güzel bir şey, güzel bir çocuk görüldüğü zaman, “Maşallah” “Barekallah” denmelidir. Nazar değmez o zaman.<br />
Eğer nazar değdiyse, üçer defa Fatiha, Ayetel Kürsi, İhlâs, Felak, Nas sureleri okunur.<br />
Bir de kelam suresinin 51. Ve 52. Ayetleri okunur.<br />
Bir hadiste şöyle buyrulur:<br />
-“Sizden biri din kardeşinin nefsinde veya malında hoşuna giden bir şeyi görünce onu tebrik etsin “Barekallah” desin. Zira nazar haktır.” (Ramuz el-Ehadis: 389/8)</p>
<p>Yatıp kalkarken sevap kazanmanın yolu; yatarken Fatiha, Ayetel kürsi, İhlas, Felak, Nas surelerini okuyarak sağ tarafa yatmaktır.<br />
Abdestli yatmak çok sevaptır.<br />
Ebu Zer (r.a) şöyle nakleder:<br />
-“Allah Resulü yatağa girdiğinde: Allah’ım! Senin ismini anarak uyurum ve uyanırım” derdi.” (Riyaz üs-salihın: 1487)<br />
-“Yatağa girdiğinizde 33 defa Allahü ekber, 33 defa Sübhanellah, 33 defa Elhamdülillah” deyin buyurmuştur. (Age:1488)<br />
-“Sizden biri bir yerden Allah’ı zikretmeden kalkarsa, eksik iş yapmış olur. Bir kimse yatağa yattığında Allah’ı zikretmezse, yine eksik iş yapmış olur.” (Age: 822) buyurmuşlardır.<br />
-“Bir kimse akşam abdestle yatarsa, onun yanında bir melek bulunur. O melek sabaha kadar ona dua eder ve der ki: “Allah’ım, senin bu kulunu affet. Zira o, abdestli yattı.” (Ramuz el-Ehadis: 410/13)<br />
-“Bir kimse abdestli yatarda gece ölürse, şehit olarak ölür.” (Age: 411/1) müjdesi vardır.</p>
<p><strong>C-KÖTÜ HUYLARDAN KAÇINMAK</strong><br />
Kötü ahlak, kötü alışkanlık ve kötü huylardan kaçınmak, kurtulmaya çalışmak sevaplı işlerdendir.<br />
İnsan önce nefsine hâkim olmalıdır. Peygamberimiz:<br />
-“Ümmetim için en çok korktuğum şey nefislerinin arzu ve isteklerine uymalarıdır.” buyurmuştur.<br />
Allah Kur’an’da:<br />
-“Sana gelen kötülük kendi nefsindendir.” Buyurarak ne gelirse insanın nefsinden geldiğini bildirmiştir. (Nisa: 79)<br />
Peygamberimiz:<br />
-“Allah’ım, göz açıp kapayıncaya kadar beni nefsimin eline bırakma.” d<strong>i</strong>ye dua etmiştir.<br />
Kur’an’da : “Nefsini kötülüklerden arındıran, kurtuluşa ermiş, onu kötülükleri gömende ziyan etmiştir.(Şems: 9-10) buyrulur. Bir ayette de:<br />
-“Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştıran için şüphesiz cennet yegâne barınaktır.” (Naziat: 40/41)buyrulur.<br />
Bir hadiste de, nefsine uyanın nasıl helak olacağı şöyle haber verilmiştir:<br />
-“Allah’a yemin olsun ki, ümmetimden bir gurup, aşırı gitme, zevk, gururlanma, oyun ve eğlence üzerine gecelerde, sabah domuz ve maymun suretinde kalkar. Buna sebep haramı helal saymaları, çalgıcı kadınlar edinmeleri, içki içmeleri ve faiz yemeleridir.” (Ramuz el-Ehadis: 459/2)<br />
Bir hadiste de: “Cehennem, nefsin arzu ettiği şeylerle, cennet de nefsin sevmediği şeylerle kuşatılmıştır.” buyrulur. (R. Salihın: 101)</p>
<p>Acelecilikle sevap kazanılmaz. Acelecilik şeytandandır.<br />
Peygamber (a.s) Arife günü (Arafat’tan Müzdelife’ye) dönüyordu. Arka tarafta bazı kimselerin (acele ederek) bağırıp çağırdığını, develerini dövdüğünü ve hayvanların böğürdüğünü duyunca, onlara kamçısıyla işaret ederek şöyle buyurdu:<br />
-“İnsanlar! Yavaş olun! Acelecilik yapmakla sevap kazanılmaz.” (Buhari, Hac, 94; Müslim, Hac: 268)</p>
<p>İnsanları affetmek güzel bir davranıştır. Peygamberimiz (s.a.v):<br />
“Bana öğüt ver” diyen sahabeye:  “Kızma” diye cevap vermiştir. (Buhari, Edep: 76)<br />
Kur’an’da:<br />
-“O takva sahipleri ki, bollukta da, darlıkta da Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah güzel davranışlarda bulunanları sever.” (Al-i İmran: 134) diye bildirilir.<br />
Bu konudaki hadisler şunlardır:<br />
-“Pehlivan, güreşte başkasını yenen kimse değil, öfkesini yenendir.” (Buhari, Edep: 76)<br />
-“Sizden biri ayakta iken öfkelenirse, hemen otursun. Rahatlamaz, öfkesi geçmezse, uzanıp yatsın.” (Ebu Davud, Edep: 4)<br />
-“Öfke şeytandandır, şeytan ise ateşten yaratılmıştır. Ateş de ancak şu ile söndürülür. Bunun için biriniz kızdığı zaman abdest alsın.” (Ebu Davud, Edep: 4784)</p>
<p>İnsanları affetmek Allah’ın razı olduğu bir davranıştır. Çünkü Allah çok affedicidir.<br />
Peygamberimiz şöyle diyor:<br />
-“Faziletlerin en üstünü seni aramayanı aramak, seni mahrum edene vermek, sana kötü davranana af ile muamele etmektir.” (Ramuz el-Ehadis: 76/13)<br />
-“Af sebebiyle Allah bir kulun şerefini arttırır. Bir kimse Allah için olgunluk gösterirse, Allah onu yükseltir.”(Müslim, Birr: 19)</p>
<p>Müslüman hoş görülü davranırsa Allah da ona misliyle muamele edecektir.<br />
Kur’an’da: “ Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir.” (A’raf: 199)<br />
Hoşgörülü davranmak insanın affına sebep olur. Allah: “İyilikler, kötülükleri götürür.” Buyurur. (Hud:114)<br />
Peygamber (a.s) da: “İnsanlara yumuşak davranmayan, hayırdan mahrum olur.” demiştir. (İbn-i Mace, Edep: 9)</p>
<p>Kusur örtenin Allah’da kusurlarını örter. Başkasının kusurunu açığa vuranın, teşhir edenin de kusurlarını açığa vurur.<br />
Peygamberimizin bildirdiğine göre:<br />
-“Kim başka birinin ayıbını örterse, Kıyamet günü Allah da onun ayıbını örter” (R.Salihın: 239)</p>
<p>Başkalarını ayıplamak, kötü ad takmak ve alay etmek kötü huyluların işidir. Bunları terk etmek ise olgun insan işidir.<br />
Hücurat suresinin 12. Ayetinde alay etmek, ayıplamak ve kötü lakap takmak yasaklanmıştır.<br />
Hadislerden öğrendiğimize göre: “Bir kimseye şer olarak bir Müslüman kardeşini hakir görmesi, hakaret etmesi yeter.” (R.Salihın: 1605)<br />
Bir hadiste de şöyle bildiriliyor:<br />
-“Bir kimse, bir Müslüman kardeşini bir günahtan dolayı ayıplarsa, kendisi o günahı işlemeden ölmez.” (Tirmizi, Kıyamet: 2620)</p>
<p>Kötü huylularla olmak insanın kaderine tesir eder. Kıyamet günü onunla beraber haşrolunur. Onunla beraber cehenneme boylar.<br />
Allah: “Temiz insanlarla beraber ol.” diyor. (Tövbe: 119)<br />
Peygamberimiz kötü insanlarla, meşru iş yapmayanlarla beraberliği hoş görmüyor: “Mü’minlerden başkası ile düşüp kalkma, yemeğini de ancak dürüst insanlar yesin.” buyuruyor. (R.Salihın: 365)<br />
-“Kendilerine zulmeden insanların eğleştiği yerde eğleşmeyin. Onlara dokunan azap size de dokunmasın!” (Buhari, Enbiya: 7)<br />
-“Müslüman olmayanlarla beraber yaşamayın! Onlarla oturup kalkmayın! Onlarla olan, onlara benzer.“ (Tirmizi, Siyer: 1605) buyurarak olumsuz etkilenmelerden korunmamızı istemiştir.<br />
Cenab-ı Allah şöyle uyarıyor:<br />
-“Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref mi) arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet ve şeref Allah’ın yanındadır.” (Nisa Suresi: 139)<br />
-“Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Bunu yaparak Allah’a aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?” (Nisa Suresi: 144)</p>
<p>Kötü şaka yapmaktan kaçınılmalıdır. Şaka da olsa doğru söylenmelidir.<br />
Peygamberimiz: “Yazıklar olsun ona ki, insanları güldürmek için konuşur ve yalan söyler. Yazık, yazık ona!” (Seçme Hadisler: 52)<br />
-“Müslüman’ın Müslüman’ı korkutması helal olmaz.” (Hadis Külliyatı: 15/55) diye bildirmiştir.<br />
Kur’an’da da: “Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi adet edinenlerin vay haline!” (Hümeze: 1-2) buyrularak acıklı sonlarına işaret edilmiştir.</p>
<p>Yapmadığını söylemekten kaçınmak, insanı vebalden kurtarır.<br />
Bu konuda Cenab-ı Allah uyarıyor:<br />
-“Gerçekleri bile bile insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz?” (Bakara: 44)<br />
-“Ey iman edenler! Yapmadığınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?” (Saff: 2)<br />
-“Yapmadığınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.” (Saff: 3)<br />
Peygamber (a.s.) şöyle anlatır:<br />
-“Kıyamet gününde bir kimse getirilip cehenneme atılır; bağırdakları dışarı fırlar ve o halinde değirmen çeviren merkep gibi döner. Cehennemlikler onun etrafında toplanır.<br />
-Senin bu halin ne? Bize iyiliği emreden, kötülükten sakındıran sen değil miydin? Derler. Oda onlara:<br />
-Evet, iyiliği emredendim, lakin onu kendim yapmazdım. Kötülükten nehyederdim, ama onu kendim yapardım. Cevabını verir.” (R.Salihın: 196)</p>
<p>Müslüman doğru insan demektir. Allah: “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.” diye emrediyor. (Hud: 12)<br />
-“Doğrularla beraber ol.” diyor. (Tövbe: 119)<br />
Cenab-ı Allah doğru dürüst yaşayanlar için mağfiret ve büyük ecir hazırladığını bildiriyor. (Ahzab: 35) İşte doğru olmanın, dürüst yaşamanın mükâfatı budur.</p>
<p>Verdiği sözde durmak, münafıklıktan kurtarır. Kur’an’da: “Onlar emanetlerini ve ahitlerini yerine getirirler.” (Mü’minun: 8) “Ahdini yerine getirmeyenlere Allah rahmet nazarı ile bakmaz.” (Rad: 25) denilmiştir.<br />
Doğruluğu dürüstlüğü ile Peygamber (a.s.): ”Güvenilir Muhammed” adını almıştır. Buyurur ki:<br />
-“Dört huy vardır ki, bunlar kimde bulunursa, o kimse katıksız münafık olur:<br />
1- Konuşunca yalan söyler,<br />
2- Verdiği sözde durmaz<br />
3- Vaat edince vaadinden döner<br />
4- Bir davada haktan doğruluktan ayrılır.” (Müslim, İman: 25)</p>
<p>Allah yalandan men eder. Kul yalanı terk ederse, iyilerden sayılır.<br />
Allah: “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin.” (Ahzab: 70)<br />
-“Yalan sözden sakının.” (Hac: 30)<br />
-“Yalan söylemeleri sebebi ile onlar için elem verici azap vardır.” (Bakara: 10)<br />
-“İnsan, iyi veya fena hiçbir söz söylemez ki, onu tespit ve kaydeden yanında murakıp bulunmasın.” (Kaf: 18)<br />
-“Yaptığınız yemini bozmayın.” (Nahl: 91)<br />
-“Sözü özü doğru olanları Rabbin şehitlik mertebesine erdirir.” (Hadid: 19) diyor.<br />
Peygamberimiz (a.s.): “Kul şaka da olsa yalan söylemeyi, haklı da olsa münakaşa etmeyi bırakmadıkça iyi bir Müslüman olamaz.” (Ramuz el-Ehadis: 15/52)<br />
-“Bir kimsenin kendini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi, iyi bir Müslüman oluşundandır.” (Tirmizi, Züht: 11)<br />
-“Doğru olun. Çünkü doğruluk hayra, hayır da cennete götürür. Kişi doğru olunca, Allah’ın yanında doğrulardan yazılır. Yalandan sakının. Çünkü yalan günaha, günah cehenneme götürür. Kişi yalan söylemeye başlar da yalana devam ederse, Allah’ın yanında yalancı diye yazılır.” (R.Salihın: 54) diye haber vermiştir.</p>
<p>Resulallah (s.a.v) olayları, rüyaları hep iyiye yorar, asla ümitsiz ve karamsar olmazdı. Bu konu da şunları söylemiştir:<br />
Büreyde (r.a)şöyle der:<br />
-“Allah’ın elçisi, bir şeyi kötüye yormazlar, iyiye yorarlardı.” (Ramuz el-Ehadis: 545/15)<br />
-“Adam, insanlar helak oldu dediğinde (kendini üstün görerek böyle derse) kendisi onların en fazla helak olanıdır.” (Age: 56/10)<br />
-“Temenni ettiğiniz şey, (ümit ettiğin) bir misli fazlasıyla sana verilecektir.” (Riyan üs-salihın: 1925)<br />
-“Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi yok eder, günah işleyen bir topluluk yaratır, onlar istiğfar eder de Allah’da onları af ederdi. (Age: 426)<br />
-“Ölürken Allah’a husn-ü zan ederek ölün.” (Age: 444) diye emrederdi.</p>
<p>Ayıp araştırmak ve kötü zanda bulunmaktan kaçınmak, insanın mükâfata nail olmasına neden olur.<br />
Cenab-ı Allah: “Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül bunların hepsi ondan sorumludur.” (İsra: 36) buyurur.<br />
-“Getirilen haberler araştırılacaktır.” (Hucurat: 6)<br />
-“Kötü zandan kaçınılacaktır.” (Hücurat: 12)<br />
Bir kutsi hadiste: “Ben kulumun zannına göreyim. Beni zikrettiği yerde ben onunlayım.” (H.H. Erdem, İlahi Hadisler: 19) buyrulur.<br />
Hz. Peygamber: “ Kim başkasının ayıbını örterse kıyamet günü Allah da onun ayıbını örter.” (R. Salihın: 239) demiştir.<br />
Ayıp örtmek, olgun insan işidir.<br />
Bir hadislerinde de: “Din kardeşini bir hatasından dolayı ayıplayan kimse, o günahı işlemeden ölmez.” (Tirmizi Kıyame: 53)</p>
<p>Gıybetten kaçınan, ölü eti yemekten kaçınmış olur. Allah Kur’an’da: Gıybet etmenin ölü eti yemek olduğunu bildirmiştir.(Hücurat: 12) bir ayette de: “Arkadan çekiştirenin vay haline!” diyor. (Hümeze: 1)<br />
Hadislerde de söz taşıyanların cezasını çekmeden cennete giremeyeceği (Müslim, İman: 168) bir hadiste de gıybet edenin kabir azabı göreceğini haber vermiştir. Bir hadiste de:<br />
-“Bir kimse, kardeşinin ırz ve şerefini gıybet edene karşı savunursa, Allah kıyamet gününde o kimseyi cehennemden uzaklaştırır.” (R. Salihın: 3/113) denmiştir.</p>
<p>Peygamber (a.s): “Ya hayır söyle ya da sus” diyerek şu kötülüklerden sakınmamızı istiyor:<br />
-“Siz kişilerin toplumların helakına sebep yedi şeyden sakınınız:<br />
1-Allah’a şirk koşmak,<br />
2-Büyü yapmak, yaptırmak,<br />
3-Haksız olarak birini öldürmek,<br />
4-Tefecilik etmek,<br />
5-Yetim malı yemek,<br />
6-Düşmanla mücadeleden kaçınmak,<br />
7-Namuslu kadına zina iftirasında bulunmak.” (R. Salihın: 1645)</p>
<p>Müslüman gururdan, kibirden uzak durmalıdır. Çünkü Allah gururlananı alçaltır. Mütevazı olanı da yükseltir. Allah kutsi hadiste: “Benim için mütevazı olanları dünyada da ahrette de yükseltirim.” buyurur. (H.H. Erdem, İlahi Hadisler: 56)<br />
Kibir şeytanı secde etmekten alıkoymuştur.<br />
Allah (c.c) şöyle buyurur:<br />
-“Yeryüzünde kibirlenerek yürüme.  Çünkü sen yeri yaramazsın, boyca da dağlara ulaşamazsın.” (İsra: 37)<br />
-“İbadet etmeyi tenezzül etmeyen, aşağılık kimseler cehenneme girecektir.” (Mü’min: 60)<br />
-“Elinizden çıkana üzülmeyin. Allah’ın verdiği nimetlerle de şımarmayın. Allah kendini beğenip böbürlenenleri sevmez.” (Hadid: 23)<br />
-“Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Allah kendini beğenmiş övünen kimseleri sevmez.”<br />
-“Yeryüzünde tabii ol, sesini alçalt. Unutma ki seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.” (Lokman suresi: 17-19)<br />
Peygamber (a.s)’da şöyle buyurur:<br />
-“Çalım satarak yürüyene Allah kıyamet gününde rahmet nazarı ile bakmaz.” (Riyaz üs-salihın: 618)<br />
-“Size cehennemlik olanları haber vereyim mi? Onlar: onursuz, sağa sola yalpalayan kibirli kimselerdir.” (Seçme Hadisler: 78/6)<br />
-“Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunan kimse cennete giremez.” (Age: 79/8)<br />
-“Kibirli ve kendinde olmayan bir şeyle övünen kimse cennete giremez.” (Age: 86/22)</p>
<p>Müslüman gıpta eder. Münafık ise haset eder. Felak suresinde hasetçinin şerrinden Allah’a sığınmamız istenmiştir.<br />
Kur’an’da refah içinde yaşayanların durumları sakın seni aldatmasın diye emredilmiştir. (Al-i İmran: 196)<br />
Peygamberimiz (a.s) şöyle buyurur:<br />
-“Bir kimsenin kalbinde iman ile haset bir arada bulunmaz.” (Nesei, Cihad:8)<br />
-“Ateşin odunu yakıp bitirdiği gibi haset de iyilikleri yok eder. Suyun ateşi söndürdüğü gibi sadaka da kötülükleri yok eder.” (Seçme Hadisler: 10)<br />
-“Hasetçi, bozucu ve falcı benden değildir. Ben de onlardan değilim.” (Tirmizi, Birr: 79)<br />
İslam’da üstünlük takvadır.<br />
Abdullah Bin Abbas:<br />
-Gördüğüm hiçbir kimseden, kendimi üstün tutmadım.<br />
Kendimden yaşlı birini görünce,  “Bu benden fazla yaşamış, benden çok ibadet ve hizmet yapmıştır.” dedim.<br />
Kendimden küçük birini görünce, “<strong> </strong>Bunun yaşı benden az, ben ondan çok yaşamış bulunmaktayım. O halde ondan çok günah işlemiş olabilirim.” diye düşündüm.<br />
Benimle aynı yaşta birini görünce, kendi hatalarımı hatırladım<strong>.</strong> Ondan ise bu hataların görünmediğini düşündüm.” der.<br />
Nasrettin hocanın bir gün yolu deniz kenarına düşmüş. Beyaz köpükler içinde kabaran su hoşuna gitmiş. İki avucunu doldurup ağzına götürmüş. Tuzlu ve içilmez olduğunu anlayınca oradan uzaklaşmış.<br />
Biraz ileride mütevazı bir çeşmeye rastlamış. Çanağı doldurup kana kana içtikten sonra, deniz tarafına dönüp bağırmış:<br />
-“Boşuna kabarıp durma. Su dediğin böyle olur.”</p>
<p>İnsanları affetmek, kin gütmemek üstün ve sevaplı bir davranıştır. Allah: “Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır.” diye müjdeliyor. (En’am: 160)<br />
-“O takva sahipleri, öfkelerini yutarlar ve insanları affederler.” buyurur Allah. (Al-i İmran: 134)<br />
Allah Resulü:<br />
-“Kin tutmayın. Zira o helak edicidir.” (Ramuz: 177/3)<br />
-“Birinizin Allah rızası için öfkesini yenmesinden daha büyük bir amel yoktur.” (Seçme Hadisler: 122/83) demiştir.</p>
<p>Kur’an’da Allah: “insan tartışmaya düşkündür.” buyuruyor. (Kehf: 54)  Tartışılırsa da güzel şekilde tartışılmasını emrediyor.(Nahl: 125)<br />
-“Ayetlerimizi tartışanların kendilerine kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.” (Şura: 35)diyor.<br />
Allah Resulü der ki:<br />
-“Kur’an hakkında tartışma küfürdür.” (B.H.Kül: 4/293)(Hadis Ans: 4/169)<br />
-“Bir topluluk peygamberlerini bırakır, ihtilafa düşerse, batıl taraftarları galip gelir.” (Age)<br />
Dini anlatıyorum diyen bile dini tartışamaz. Sadece aynen tebliğ edebilir.<br />
Din tartışılırsa, yaşanma biter, münakaşa devam eder.<br />
Allah Resulü bize şunu tavsiye ediyor:<br />
-“Hayırların azlığına sebep olan mücadele ve münakaşayı terk edin. Burada iki taraftan biri yalancıdır. Netice de iki taraf da günaha girer.” (Ramuz el-Ehadis: 284/12)<br />
-“Haklı veya haksız münakaşayı terk edene cennet var.” (Hadis Ans: 4/186)<br />
-“Sakın münakaşa etme, münakaşanın sıkıntısı eksik olmaz.” (Age: 4/191)<br />
-“Bir topluluk ancak tartışma ile sapıtır.” (B.Hadis Külliyatı: 4/293)<br />
-“Kardeşinle münakaşa etme. Onun hoşuna gitmeyecek şaka yapma ve ona yerine getiremeyeceğin bir söz verme.” (Tirmizi Birr: 58)</p>
<p>Çok gülmekten, çok konuşmaktan, çok uyumaktan ve çok yemekten kaçınılmalıdır. Yeme içmede yapıp yapmayacağımız şeyleri peygamberimiz şöyle ifade etmiştir:<br />
-“Sizden biri yemek yiyeceği zaman besmele çeksin. Eğer unutursa hatırlayınca “Bismillahi ala evvelihi ve ahirihi” desin.” (R. Salihın: 732)<br />
-“Ümmetim için çok korktuğum şey; çok yiyip karınlarının büyümesi, çok uyumaları, tembellik ve inanç zayıflığı.” der. (Ramuz el-Ehadis: 20/10)<br />
Peygamberimiz göbekli birine, parmağı ile göbeğini dürterek “ Bu böyle olmamalıdır” demiş, “dünyada çok yiyenler, ahrette aç kalacaklardır” buyurmuştur. (Tirmizi, Kıyamet: 37)<br />
Çok yiyip geğiren birine peygamberimiz:<br />
-“Bırak şu geğirmeyi canım. Dünyada tıka basa karnını doyuran, kıyamet gününde aç kalacaklardır.” Demiştir. O’na göre yemek acıkmadan yenmeyecektir. Mide üçe ayrılacaktır ve doymadan sofradan kalkılacaktır.<br />
-“Yemek sıcak yenmeyecektir. Yemekten önce ve sonra eller yıkanacaktır.”(Ramuz el-Ehadis: 6/12 +175/5)</p>
<p>Su içerken de şunlara dikkat edilecektir:<br />
-“suyu tek solukta değil, üç solukta içiniz.” (Tirmizi, Eşribe: 13) “Suyu üç nefeste içmek sağlığa daha uygundur.” (Ramuz el-Ehadis: 536/2)<br />
-“Suyu üç yudumda içiniz, içerken besmele çekiniz. İçtikten sonra da “Şükürelhamdulillah” deyiniz. (R.salihın: 761)<br />
-“Ayakta su içmeyiniz. Eğer ayakta su içmenin zararını bilseydiniz, içtiğiniz suyu geri çıkarırdınız.” (Müslim, Eşribe: 116)<br />
-“Su içerken kabın içine üflemeyiniz, solumayınız.” (R. Salihın: 769) tavsiyelerinde bulunmuştur.</p>
<p>Müslüman, güvenilir kimse olmalıdır. Başkaları elinden, dilinden emin olmalıdır. Emanete hainlik etmemelidir. Kendisine emanet edilen sırrı saklamalıdır. Başkalarının gizli kalması gereken hallerini örtmek, gizli tutmak yüce bir davranıştır. Ayrıca sevaplı bir iştir. Allah da onun kusurunu gizli tutacaktır.<br />
Başkasını rezil edeni Allah da rezil eder.<br />
Peygamber (a.s) bir defasında şöyle buyurmuştur:<br />
-“Kıyamet günüde Allah-ü Teâlâ’ya göre en kötü insan, eşi ile mahremiyetini paylaştıktan sonra onun sırrını ifşa eden kimsedir.” (Müslim, Nikâh: 123)</p>
<div id="crp_related"><br><h5><b>İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar:</b></h3><ul><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-gururdan-kibirden-arinmis-olmalidir/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman Gururdan Kibirden Arınmış Olmalıdır</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/guzel-huylar/" rel="bookmark" class="crp_title">Güzel Huylar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/tatli-dil-guler-yuz/" rel="bookmark" class="crp_title">Tatlı Dil Güler Yüz</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-konusma-tarzindaki-sunnetler/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Konuşma Tarzındaki Sünnetler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/sevapli-isler-nelerdir/" rel="bookmark" class="crp_title">Sevaplı İşler Nelerdir?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-gulup-sakalasmalarindaki-sunnetler/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Gülüp Şakalaşmalarındaki Sünnetler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-allahi-zikretme-ile-ilgili-sunnetleri/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Allah&#8217;ı Zikretme İle İlgili Sünnetleri</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/ahlak/" rel="bookmark" class="crp_title">Ahlak</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/olculu-olmak/" rel="bookmark" class="crp_title">Ölçülü Olmak</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-dunyaya-bakisindaki-sunnetler/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Dünyaya Bakışındaki Sünnetler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-ahlakindaki-sunnetler/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Ahlakındaki Sünnetler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-insanlarla-iliskilerindeki-sunnetler/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in İnsanlarla İlişkilerindeki Sünnetler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/kotu-huy-ile-ilgili-sorular-ve-cevaplar/" rel="bookmark" class="crp_title">Kötü Huy İle İlgili Sorular ve Cevaplar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/insanin-insan-uzerindeki-haklari/" rel="bookmark" class="crp_title">İnsanın İnsan Üzerindeki Hakları</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/dilimizin-hastaliklari-ve-careleri/" rel="bookmark" class="crp_title">Dilimizin Hastalıkları ve Çareleri</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-sunnetinde-gorgu-kurallari/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Sünnetinde Görgü Kuralları</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-sukur-ve-hamd-etme-konusunda-sunnetleri/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Şükür ve Hamd Etme Konusunda Sünnetleri</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-gunahlardan-ve-yasaklardan-kacmalidir/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman Günahlardan ve Yasaklardan Kaçmalıdır</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/muslumanin-sakasi-olculu-olur/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslümanın Şakası Ölçülü Olur</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-iyi-huyludur/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman İyi Huyludur</a></li></h7></ul><br><br></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustafaoselmis.com.tr/islam-dininde-ahlakli-insan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Müslüman Hayatını Nasıl Dolu Dolu Yaşamalıdır?</title>
		<link>http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-hayatini-nasil-dolu-dolu-yasamalidir/</link>
		<comments>http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-hayatini-nasil-dolu-dolu-yasamalidir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Aug 2011 20:26:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MustafaOSELMIS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sevaplı İşler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustafaoselmis.com.tr/?p=810</guid>
		<description><![CDATA[Müslüman diğer insanlardan farklı kimselerdir. Onun hayatı da farklı olacaktır. Peygamberimiz Müslüman’ı şöyle tarif etmiştir: -“Müslüman, elinden, dilinden başkalarının emin olduğu kimselerdir.” (Tirmizi, İman:12) -“Müslüman’ın her şeyi hayırdır. Sevinir şükreder. Üzülür sabreder, iki halde de sevap kazanır.” (Ramuz el-Ehadis: 314/12) -“Hayırlı mümin, ömrü uzun, ameli güzel olandır.” (Tirmizi, Zühd:21) -“Müminin her işi faydalıdır; onunla yürürsün sana fayda verir, onunla iş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Müslüman diğer insanlardan farklı kimselerdir. Onun hayatı da farklı olacaktır.<br />
Peygamberimiz Müslüman’ı şöyle tarif etmiştir:<br />
-“Müslüman, elinden, dilinden başkalarının emin olduğu kimselerdir.” (Tirmizi, İman:12)<br />
-“Müslüman’ın her şeyi hayırdır. Sevinir şükreder. Üzülür sabreder, iki halde de sevap kazanır.” (Ramuz el-Ehadis: 314/12)<br />
-“Hayırlı mümin, ömrü uzun, ameli güzel olandır.” (Tirmizi, Zühd:21)<br />
-“Müminin her işi faydalıdır; onunla yürürsün sana fayda verir, onunla iş yaparsın gene sana fayda verir.” (Ramuz el-Ehadis: 231/7)<br />
-“Kendini ilgilendirmeyen şeylerle meşgul olmayı terk etmesi, kişinin iyi Müslüman olduğunu gösterir.” (Tirmizi, Zühd: 11)<br />
-“Mümin müminin aynasıdır, kardeşidir. Onu nerede görürse, toparlar ve ardından onu korur.” (Ramuz el-Ehadis:230/8)<br />
-“ Mümin, külfeti az olandır.” (Age:231/4)<br />
-“İmanca en mükemmel olanınız, ahlakı en güzel olanınız ve kadınlara iyi davrananızdır.” (Seçme Hadisler:181/77)</p>
<p>Müslüman’ın itikadı şöyle olmalıdır:</p>
<ol>
<li>İmanı şüphelerden uzak sağlam bir iman olmalıdır.</li>
<li>İmanı amele dönüşmelidir.</li>
<li>Her türlü günahtan uzak olmalı.</li>
<li>Hayır ve şerrin Allah’tan geldiğini bilmeli,</li>
<li>Ölümü, kabir azabını, ahreti, sorguyu, suali hak bilmelidir.</li>
</ol>
<p>-Kur’an’ın son kitap, peygamberimizin son peygamber olduğunu, şefaatinin hak olduğunu bilmelidir.</p>
<ol>
<li>Şirkten uzak olmalıdır.</li>
<li>Cennet cehennemin hak olduğunu kabul etmelidir.</li>
<li>Her şeyin Allah’ın yaratmasıyla olduğunu bilmelidir.</li>
<li>Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyip, imanlı gitmek arzusu içinde olmalıdır.</li>
<li>Peygamberin sünnetlerine yapışmadan imanın tam olmadığını bilmelidir.</li>
</ol>
<p>Müslüman bir günün sonunda şu soruları kendisine sormadan uyumamalıdır:</p>
<ol>
<li>Bu gün organlarımı ne ölçüde günahtan korudum?</li>
<li>Allah rızası için terk ettiğim bir zevkim oldu mu?</li>
<li>Ahrete neler gönderdim?</li>
<li>Kaç kişiyi güldürdüm, kaç kişiyi üzdüm?</li>
<li>Bu günün rızkını helalden mi kazandım, haramdan mı?</li>
<li>Bu gün hangi farzları, vacipleri ve sünnetleri yaptım?</li>
<li>Ölüm, ahret aklıma kaç defa geldi? Bu günün son gün olabileceğini hiç düşündüm mü?</li>
<li>Bugüne damgasını vuran ne oldu?</li>
<li>Bugün daha çok kiminle oldum?</li>
<li>Nefsime: “Ey nefsim! İyiliklerin lehine, kötülüklerin de aleyhine olduğunu biliyor musun? Dedim mi?</li>
<li>Bugün yaptıklarımdan Allah razı olur mu? Diye düşündün mü?</li>
<li>Senin ölümünle dünyada kalanlar üzülür mü? Sevinir mi? rahmet mi okur, lanet mi? ne dersin?</li>
<li>Bugün şer kapısını mı çaldın, hayır kapısını mı?</li>
<li>Bugün dua mı aldın, beddua mı aldın?</li>
<li>Bugün aldananlardan mısın, kurtulanlardan mısın?</li>
<li>Bugün tekrar sana iade edilse, nasıl yaşardın ve neler yapardın?</li>
</ol>
<p>Bu ve bunu gibi sorular sadece sorulmakla, düşünmekle kalmayıp cevap aranmalıdır.</p>
<p>Huzurlu bir hayat için Müslüman şöyle davranmalıdır:</p>
<ol>
<li>Günün başında Euzu-besmele çekmelidir,</li>
<li>O günün hayırlı olması ve o gün için helal rızık istemeli,</li>
<li>Kabir azabını, cehennem azabını gerektirecek şeylerden Allah’a sığınmalıdır,</li>
<li>Beş vakit namazını son namazmış gibi kılmalı, sünnet ve nafile namazları ihmal etmemeli,</li>
<li>O gün isyan sayılacak günahlardan kaçınmalı,</li>
<li>Her şey için şükretmeli,</li>
<li>Kur’an’ı elden ve dilden bırakmamalı, Kur’an yolundan peygamber yolundan sapmamalı,</li>
<li>Yakınlarına, komşuya ve diğer insanlara karşı görevlerini yerine getirmeli, insanlara faydalı olmalı,</li>
<li>Ahlak kurallarından asla taviz vermemeli,</li>
<li>Aşırılıktan, taşkınlıktan, israftan kaçınmalı,</li>
<li>Yaptığını Allah için yapmalı, yapmadığını da Allah için yapmamalı, sevdiğini Allah için sevmeli, sevmediğini de gene Allah için sevmemelidir.</li>
<li>İnsanlara iyi bir örnek olmalı, iyilerle, iyi ortamlarda bulunmalıdır,</li>
<li>Günün sonunda kendini hesaba çekmelidir,</li>
<li>Müslüman çamurlu yolda yürür gibi yürümeli, köpek olan sokaktaki kadar dikkatli olmalıdır.</li>
</ol>
<p>Müslüman zamana ve zamanın kötü gidişatına uymamalıdır. Keşkesiz bir hayat yaşamalıdır.<br />
Zaman bunu gerektiriyor, adet böyle, başkaları böyle yapıyor, ne derler, bu da mı günah olur canım gibi yanlışlıklara Müslüman düşmemelidir.<br />
Müslüman şu hadisi unutmamalıdır:<br />
-“İslam’ı samimi olarak yaşayanın yaptığı her işe on mislinden yedi yüz misline kadar sevap verilir.” (Müslim, İman: 205)</p>
<p>Müslüman öleceğini ve her şeyin hesabını vereceğini asla unutmamalıdır.<br />
Müslüman için dünya ön planda olmamalıdır.<br />
Dünya hayatı ve dünyadakiler, aldatıcı bir cazibeye sahiptir. Zevkleriyle, menfaatleriyle insana göz kırpar durur. Allah:<br />
-“Dünya hayatı, oyun ve eğlenceden ibarettir. Ahret hayatı ise asıl hayatın ta kendisidir. Eğer bilselerdi, geçici olan dünya hayatını, ebedi olan ahret hayatına tercih etmezlerdi.” (Ankebut: 6) buyurmuştur. Bir ayette de:<br />
-“Sakın dünya hayatı, sizi aldatmasın.” (Fatır: 5)<br />
Peygamberimiz de:<br />
-“Dünya ahretin tarlasıdır.” demiştir.<br />
Buna göre sınırlı olan hayat, gaye değil, vasıtadır. Onun için rezaletlerle faziletleri birbirine karıştırmamalıdır.  Huzuru dünyada arayanlara Allah:<br />
-“Ahret yurdu daha hayırlıdır. Hala akıl erdirmeyecek misiniz?” diye uyarıyor.(A’raf: 169) bir ayette de:<br />
-“Şu insanlar çabucak geçen dünyayı seviyorlar da önlerinde ki hesabı çetin ahreti unutuyorlar.” (İnsan: 27)<br />
Müslüman bilmelidir ki, dünya ve dünyadaki her şey aldatıcıdır. Onun için ahreti unutup dünyaya aldanmamalıdır.</p>
<p>Dünyanın mutluluğu dörttür denmiştir:</p>
<ol>
<li>Geçmiş günahları hatırlamak,</li>
<li>Geçmişin iyiliklerini unutmak,</li>
<li>Dinini yaşarken kendinden daha iyi yaşayana bakmak,</li>
<li>Dünyalık içinde kendisinden daha zayıf olana bakmak.</li>
</ol>
<p>Dünya bedbahtlığını da dört madde de ifade etmişlerdir:</p>
<ol>
<li>Geçmişin günahlarını unutmak,</li>
<li>Geçmişin iyiliklerini hatırlamak,</li>
<li>Dünyada kendinden daha varlıklı olana bakıp imrenmek,</li>
<li>Din yönünden de daha zayıf olana bakmak.</li>
</ol>
<div id="crp_related"><br><h5><b>İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar:</b></h3><ul><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-hayatini-nasil-yasamalidir/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman Hayatını Nasıl Yaşamalıdır?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/nasil-bir-hayat-yasiyoruz/" rel="bookmark" class="crp_title">Nasıl Bir Hayat Yaşıyoruz?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-sukur-ve-hamd-etme-konusunda-sunnetleri/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Şükür ve Hamd Etme Konusunda Sünnetleri</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/imansiza-sevap-var-midir/" rel="bookmark" class="crp_title">İmansıza Sevap Var mıdır?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-ahirete-bakisindaki-sunnetler/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Ahirete Bakışındaki Sünnetler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/kime-musluman-denir/" rel="bookmark" class="crp_title">Kime Müslüman Denir?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/olum-oncesi-ve-sonrasi/" rel="bookmark" class="crp_title">Ölüm Öncesi ve Sonrası</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/bozulmaya-razi-olmak/" rel="bookmark" class="crp_title">Bozulmaya Razı Olmak</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/insani-salih-amel-kurtarir/" rel="bookmark" class="crp_title">İnsanı Salih Amel Kurtarır</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/allah-dostunun-hali-nasil-olmalidir/" rel="bookmark" class="crp_title">Allah Dostunun Hali Nasıl Olmalıdır</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/sevapli-isler-nelerdir/" rel="bookmark" class="crp_title">Sevaplı İşler Nelerdir?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-olmak-neyi-gerektirir/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman Olmak Neyi Gerektirir?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/dunya-ve-ahiret-hastaliklarimiz-ve-careleri/" rel="bookmark" class="crp_title">Dünya ve Ahiret Hastalıklarımız ve Çareleri</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/iman-nedir/" rel="bookmark" class="crp_title">İman Nedir?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/nikah-oncesi/" rel="bookmark" class="crp_title">Nikah Öncesi</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/hayat-oyun-eglence-mi/" rel="bookmark" class="crp_title">Hayat Oyun Eğlence mi?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/allaha-iman-ve-kulluk-ile-ilgili-sevapli-isler/" rel="bookmark" class="crp_title">Allah&#8217;a İman ve Kulluk İle İlgili Sevaplı İşler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/iman-ile-ilgili-neleri-yanlis-yapiyoruz/" rel="bookmark" class="crp_title">İman İle İlgili Neleri Yanlış Yapıyoruz?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-islam-dinini-iyi-anlamalidir/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman İslam Dinini İyi Anlamalıdır</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/bos-vakti-bos-isi-ve-vakit-oldurmeyi-sevmek/" rel="bookmark" class="crp_title">Boş Vakti, Boş İşi ve Vakit Öldürmeyi Sevmek</a></li></h7></ul><br><br></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-hayatini-nasil-dolu-dolu-yasamalidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sabır ve Şükrün Nimetleri</title>
		<link>http://www.mustafaoselmis.com.tr/sabir-ve-sukrun-nimetleri/</link>
		<comments>http://www.mustafaoselmis.com.tr/sabir-ve-sukrun-nimetleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Aug 2011 20:25:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MustafaOSELMIS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sevaplı İşler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustafaoselmis.com.tr/?p=809</guid>
		<description><![CDATA[Peygamber (a.s) şöyle buyurur: -“Müminin başka bir kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; onun her işi hayırdır. Eğer bir nimete kavuşursa, şükreder ve bu onun için hayır olur. Eğer bir musibete uğrarsa, sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.” (Müslim, Zühd: 64) Yani sabır ve şükür her durumda hayra vesile olur. İnsan için her şey imtihandır. Varlık da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Peygamber (a.s) şöyle buyurur:<br />
-“Müminin başka bir kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; onun her işi hayırdır. Eğer bir nimete kavuşursa, şükreder ve bu onun için hayır olur. Eğer bir musibete uğrarsa, sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.” (Müslim, Zühd: 64)<br />
Yani sabır ve şükür her durumda hayra vesile olur. İnsan için her şey imtihandır. Varlık da yokluk da bir imtihandır. Sabır, şükürle sevaba dönüşür. Mesela; “Hastalık isabet eden kimse sabreder haline şükrederse günahları sonbahar yaprakları gibi dökülür.” (Buhari, Merda:13)<br />
Cenab-ı Allah Kur’an’da şöyle buyuruyor:<br />
-“Sizi biraz korku, biraz açlık, biraz mal, can ve mahsulden eksilterek imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele.” (Bakara: 155)<br />
-“ Hoşlanmadığınız bir şey sizin için iyi olabilir. Hoşlandığınız bir şey de sizin için kötü olabilir. Allah bilir, siz bilemezsiniz.” (Bakara:216)<br />
-“Ey iman edenler! Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Allah, sabredenlerle beraberdir.” (Bakara:153)<br />
Kutsi hadiste de: “Kullarımdan birinin vücuduna, malına veya çocuğuna bir musibete uğrattığımda o bunu sabırla karşılarsa, kıyamette onun için mizan kurmaktan, onun için amel defteri açmaktan hayâ ederim.” buyurur.(H.H.Erdem, İlahi Hadisler: 77)</p>
<p>Esas sabır musibet anında gösterilmelidir.<br />
Enes (r.a) şöyle der: Hz. Peygamber mezarın başında ağlayan bir kadına:<br />
-“Allah’tan kork ve sabret” dedi. Kadın:<br />
-“Geç git. Benim başıma gelen musibet, senin başına gelmemiştir.” dedi. Peygamberi tanıyamamıştı. Onun peygamber olduğunu söylediler. Kadın:<br />
-“Ben seni tanıyamadım.” Dedi ve özür diledi. Peygamber (a.s) şöyle buyurdu:<br />
-“Asıl sabır, musibetin ilk anında olandır.” (R.Salihın: 31)</p>
<p>Bu dünya bir imtihan yeridir. Müslüman sabrı ile imtihanı başarırsa, güzel mükâfatlara kavuşacaktır.<br />
Bir ayette: “Sabredenlere mükâfatları elbette sınırsız olarak verilir.” (Zümer:10) buyrulmuştur.<br />
Bir hadiste de: “Müminin başına ne gelirse, bunlar onun günahlarına kefarettir.” müjdesi var. (Müslim, Birr: 52)<br />
-“Allah buyuruyor ki; herhangi bir kulumu gözlerinden mahrum ederek belaya uğrattığımda sabrederse, gözlerinin karşılığı olarak onu cennete koyarım.” (R. Salihın:34) müjdesini veriyor.</p>
<p>Sabredebilmek, şükredebilmek bir hidayet ve nimettir. Çünkü herkes sabredemez, şükredemez. Kur’an’da:<br />
-“Kim şükrederse, ancak kendisi için şükretmiş olur.” (Neml: 40) buyrularak şükreden olmak gerektiği bildirilmiştir. Allah:<br />
“Şükredin; sakın bana nankörlük etmeyin.” (Bakara:152)<br />
-“Eğer siz iman eder, şükrederseniz Allah size neden azap etsin! Allah şükre karşılık veren, her şeyi bilendir.” (Nisa:147)<br />
Peygamber efendimiz:<br />
-“Eğer sizden biri kendinden üstün birini görünce, hemen kendinden aşağıda olanlara bakıp haline şükretsin.” diye tavsiye ediyor. (Buhari, Rikak:30)<br />
Sıkıntı ne kadar büyük olursa olsun “Beterin beteri vardır” denilerek sabredilir, şükredilirse Cenab-ı Allah’ın rızası kazanılmış olur.</p>
<p>Allah: “Şükrediniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verildi.” buyurarak şükretmemizi istiyor.(Nahl: 78)<br />
Hz. Ömer, cüzamlı, kör, dilsiz ve sağır bir adama rastlar. Beraberindekilere:<br />
-“Bu adamda Allah’ın nimetinden bir şey görüyor musunuz? Diye sorar.<br />
-“Hayır” derler. Bunun üzerine Hz. Ömer (r.a):<br />
-“Görmüyor musunuz? Rahatça idrarını yapıyor. Ya bunu rahatça yapamasaydı ne olurdu? Bu Allah’ın bir nimeti değil midir? Der.<br />
Bu gün iyi kötü, az çok neye sahipsek Rabbimizin bir nimetidir.</p>
<p>Şükür nimeti arttırır. Kur’an’da:<br />
-“Şükrederseniz nimetimi arttırırım.” diyor. (İbrahim: 7)<br />
Bir gözü görmeyen, gören gözü için şükretmelidir. Bu “öbür gözümü de kör et” demek olmaz. Belaya sabır, şükür “belamı arttır” anlamına gelmez. İnsan ne halde olursa olsun “ben daha kötü durumda olabilirdim. Bu halime şükür, beni bundan kötü etme” anlamı taşır.<br />
Allah’ın nimetine hamd etmek “Elhamdülillah” demek nimeti yok olmaktan korur. Hamd edenden, şükredenden Allah razı olur.<br />
Yediğimiz, içtiğimiz her şey Allah’ın ikramı ve ihsanıdır. Şükür de O’na teşekkürdür.<br />
Dil ile şükür, imkânı olmayanlar içindir. İmkânı olanların dili ile şükür deyip durması, kafesteki bülbülün ötüp durmasına benzer. Varlık sahibinin şükrü başka olması gerekmez mi?</p>
<div id="crp_related"><br><h5><b>İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar:</b></h3><ul><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/sabir-ve-sukur-ile-ilgili-sorular-ve-cevaplar/" rel="bookmark" class="crp_title">Sabır ve Şükür İle İlgili Sorular ve Cevaplar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-sukretmesini-bilir/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman Şükretmesini Bilir</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-sabirli-olur/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman Sabırlı Olur</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/allaha-hamd-etmek-sukretmek/" rel="bookmark" class="crp_title">Allah&#8217;a Hamd Etmek Şükretmek</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/guzel-davranislar/" rel="bookmark" class="crp_title">Güzel Davranışlar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/davranislar-ile-ilgili-neleri-yanlis-yapiyoruz/" rel="bookmark" class="crp_title">Davranışlar İle İlgili Neleri Yanlış Yapıyoruz?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-sukur-ve-hamd-etme-konusunda-sunnetleri/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Şükür ve Hamd Etme Konusunda Sünnetleri</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/allaha-iman-ve-kulluk-ile-ilgili-sevapli-isler/" rel="bookmark" class="crp_title">Allah&#8217;a İman ve Kulluk İle İlgili Sevaplı İşler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-herseyde-hayir-bilir/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman Herşeyde Hayır Bilir</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-sevapli-isler-yapmalidir/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman Sevaplı İşler Yapmalıdır</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/gaflet-hastaliklari-ve-careleri/" rel="bookmark" class="crp_title">Gaflet Hastalıkları ve Çareleri</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/hastalik-ve-bulasma/" rel="bookmark" class="crp_title">Hastalık ve Bulaşma</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/hz-muhammed-s-a-v-in-yemesi-icmesi/" rel="bookmark" class="crp_title">Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Yemesi İçmesi</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/dindar-olmayan-ese-nasil-davranilmalidir/" rel="bookmark" class="crp_title">Dindar Olmayan Eşe Nasıl Davranılmalıdır?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/secdeler/" rel="bookmark" class="crp_title">Secdeler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/islam-dininde-ibadetler/" rel="bookmark" class="crp_title">İslam Dininde İbadetler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/kahpe-felek-zalim-felek-denir-mi/" rel="bookmark" class="crp_title">Kahpe Felek, Zalim Felek Denir mi?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/kotu-huy-ile-ilgili-sorular-ve-cevaplar/" rel="bookmark" class="crp_title">Kötü Huy İle İlgili Sorular ve Cevaplar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/hz-muhammed-s-a-v-in-ibadet-hayati/" rel="bookmark" class="crp_title">Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in İbadet Hayatı</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/allah-hakki/" rel="bookmark" class="crp_title">Allah Hakkı</a></li></h7></ul><br><br></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustafaoselmis.com.tr/sabir-ve-sukrun-nimetleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tövbe Etmek</title>
		<link>http://www.mustafaoselmis.com.tr/tovbe-etmek-2/</link>
		<comments>http://www.mustafaoselmis.com.tr/tovbe-etmek-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Aug 2011 20:25:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MustafaOSELMIS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sevaplı İşler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustafaoselmis.com.tr/?p=808</guid>
		<description><![CDATA[Tövbe etmenin şartları vardır. Önce günahtan dolayı pişmanlık, günahı kesin olarak terk ve bir daha günaha dönmemeye kesin karar vermek. Peygamberimiz (a.s): “Günahı terk etmeden Tövbe eden, Allah’la alay ediyor demektir.” der. (Ramuz el-Ehadis:197/2) Günah kula karşı işlendiyse hak iadesi ve helalleşmek gerekir. Tövbe edecek olan bu şartlardan sonra abdest almalı, bir miktar sadaka vermeli, iki rekât namaz kılmalı, kalp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tövbe etmenin şartları vardır. Önce günahtan dolayı pişmanlık, günahı kesin olarak terk ve bir daha günaha dönmemeye kesin karar vermek.<br />
Peygamberimiz (a.s): “Günahı terk etmeden Tövbe eden, Allah’la alay ediyor demektir.” der. (Ramuz el-Ehadis:197/2)<br />
Günah kula karşı işlendiyse hak iadesi ve helalleşmek gerekir.<br />
Tövbe edecek olan bu şartlardan sonra abdest almalı, bir miktar sadaka vermeli, iki rekât namaz kılmalı, kalp ve mide temiz olmalı, mübarek zaman gözetilmeli, Peygamberimiz ve sevgili kulları hatırına deyip duaya başlanmalıdır.</p>
<p>Her günahta küfre giden bir yok vardır. Her günahın ardından mutlaka Tövbe edilmelidir.<br />
Cenab-ı Allah: “Ey İman edenler! Samimi ve geri dönüşü olmayan bir şekilde Tövbe edin.” diye emrediyor. (Tahrim: 8)<br />
Peygamberimiz günde 70- 100 kere Tövbe ettiğini söylemiştir.<br />
Peygamberimiz de  “Her günahın ardından mutlaka tövbe edin.” demiştir.(Ramuz el-Ehadis:25/11)<br />
-“Kul günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta meydana gelir. Eğer tövbe ederse o leke kaybolur. Günah işlemeye devam ederse tövbe etmezse, o siyahlık büyür ve kalbi kararır.” (Age: 26/9)<br />
-“Günahların küçüklerinden sakının.”(Age:173/9)<br />
-“ Kim günahtan sonra pişman olur, iki rekât namaz kılar ve Allah’a tövbe ederse, Allah da onu affeder.” (Age: 384/6)</p>
<p>Tövbe kapısı her zaman herkese açıktır. Peygamberimiz (s.a.v) şöyle bildirir:<br />
-“Kim güneş batıdan doğmadan önce tövbe ederse, Allah onun tövbesini kabul eder.” (B. Hadis Külliyatı: 5/9749)<br />
-“Allah kulunun tövbesini can gırtlağa gelmedikçe kabul eder.”(Tirmizi Daavat:99<br />
K. Sitte:17/629)<br />
-“Tövbe kapısı açıktır.” (Ramuz:242/2)</p>
<p>“Cenab-ı Allah tövbe edenleri sever.” (Bakara: 222) Bir kul günah işler, tövbe ederse Allah ondan hoşlanır, tövbesini kabul eder ve onu bağışlar. “Ellerini kaldıran, yalvaran kulumun ellerini boş çevirmem.” diyor. Kur’an’da:<br />
-“Kim kötülük yapar ve kendine zulmederse sonra Allah’tan af dilerse, Allah’ı çok bağışlayıcı ve merhametli bulur.” buyrulur.(Nisa: 110)</p>
<p>Tövbe eden günahsız gibidir. Bir kutsi hadiste Allah:<br />
-“Ey Âdemoğlu! Günahların gök kubbesini dolduracak kadar da olsa, bana istiğfar edersen, günahlarını af ederim.” buyuruyor.(H.H.Erdem, ilahi Hadiler:8)<br />
Peygamberimiz (s.a.v) hadislerinde şöyle buyurur:<br />
-“Günahlarından dolayı tövbe eden, günahsız gibidir.” (Ramuz el-Ehadis:196/12)<br />
-“Tövbe, günahları yıkar, iyilikler kötülükleri giderir.” (Age: 96/10)<br />
Kur’an’da: “Elbette Allah çokça tövbe edenleri ve temizlenenleri sever.” (Bakara:222) buyrulur.<br />
Peygamberimiz: “ Günahlarınız semaya ulaşacak kadar çok da olsa, arkadan tövbe etmiş iseniz günahınız mutlaka affedilir.” (K.Sitte:17/627)<br />
Allah’ın rahmetinden asla ümit kesilmez. Allah beni asla affetmez düşüncesiyle tövbeden kaçınılmaz. Ümit keseni ve böyle düşüneni Allah affetmez. Korku ve ümit arasında olunmalıdır. Allah’ın affı kulun günahından her zaman büyüktür.<br />
Kur’an’da: “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin; doğrusu kâfirlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.” (Yusuf: 87)<br />
-“Sapıklardan başkası, Rabbinin rahmetinden ümidini kesmez.” (Hicr: 56)<br />
-“ Ey kendine kötülük edip aşırı gelen kullarım! Rahmetimden umudunuzu kesmeyin. Rabbinize yönelin, azap size gelmeden önce O’na teslim olun.”(Zumer: 53/54) buyrulur.<br />
Kul dua ve tövbeyi elden bırakmadıkça, her zaman Allah’ın yardımını görür.</p>
<div id="crp_related"><br><h5><b>İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar:</b></h3><ul><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/zekat-vermenin-fazileti/" rel="bookmark" class="crp_title">Zekat Vermenin Fazileti</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/dua-ve-tovbeyi-dilden-birakmak/" rel="bookmark" class="crp_title">Dua ve Tövbeyi Dilden Bırakmak</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-islam-kimlikli-olur/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman; İslam Kimlikli Olur</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-dua-ve-tovbe-etme-konusunda-sunnetleri/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Dua ve Tövbe Etme Konusunda Sünnetleri</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/tovbe-etmek/" rel="bookmark" class="crp_title">Tövbe Etmek</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/allah-sevgisi/" rel="bookmark" class="crp_title">Allah Sevgisi</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/gunah-nedir/" rel="bookmark" class="crp_title">Günah Nedir?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/allah-ve-ahlak/" rel="bookmark" class="crp_title">Allah ve Ahlak</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/gunahlar/" rel="bookmark" class="crp_title">Günahlar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/dinimizde-farzlar/" rel="bookmark" class="crp_title">Dinimizde Farzlar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/mubarek-aylar-gunler-ve-gecelerin-fazileti/" rel="bookmark" class="crp_title">Mübarek Aylar, Günler ve Gecelerin Fazileti</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/dua-tevbe-ve-zikir-ile-ilgili-sorular-ve-cevaplar/" rel="bookmark" class="crp_title">Dua Tevbe ve Zikir İle İlgili Sorular ve Cevaplar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/nafile-namazlar-ve-fazileti/" rel="bookmark" class="crp_title">Nafile Namazlar ve Fazileti</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-sevapli-isler-yapmalidir/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman Sevaplı İşler Yapmalıdır</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/iman-inanc-ile-ilgili-sorular-cevaplar/" rel="bookmark" class="crp_title">İman ve İnanç İle İlgili Sorular ve Cevaplar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/allahi-inkar-ve-muhalefet/" rel="bookmark" class="crp_title">Allah&#8217;ı İnkar ve Muhalefet</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/buyuk-gunahlar-2/" rel="bookmark" class="crp_title">Büyük Günahlar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-gunahlardan-ve-yasaklardan-kacmalidir/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman Günahlardan ve Yasaklardan Kaçmalıdır</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/musluman-islam-dinini-iyi-anlamalidir/" rel="bookmark" class="crp_title">Müslüman İslam Dinini İyi Anlamalıdır</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/guzel-huylar/" rel="bookmark" class="crp_title">Güzel Huylar</a></li></h7></ul><br><br></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustafaoselmis.com.tr/tovbe-etmek-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dua ve Tövbedeki Sevaplar</title>
		<link>http://www.mustafaoselmis.com.tr/dua-ve-tovbedeki-sevaplar/</link>
		<comments>http://www.mustafaoselmis.com.tr/dua-ve-tovbedeki-sevaplar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Aug 2011 20:24:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MustafaOSELMIS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sevaplı İşler]]></category>
		<category><![CDATA[dua ne zaman yapılmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[duanın kabul edilmesi için]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustafaoselmis.com.tr/?p=807</guid>
		<description><![CDATA[Cenab-ı Allah Kur’an’da: “Dua edin duanızı kabul edeyim.” diyor. (Mü’min: 60) -“Dualarınız olmasaydı, Allah nezdinde hiçbir değeriniz olmazdı.” (Furkan: 77) diye bildiriyor. Dua, ibadetin özüdür. Dua, Allah’a açılan kapının anahtarıdır. İnsan dua ile Allah’ına yaklaşır. Peygamber şöyle uyarmıştır: Enes B. Malik (r.a.) şöyle anlatıyor: -“Allah’ın Resulü (s.a.v.) yakalandığı hastalık yüzünden takatsiz düşerek derisi yeni tüylenen bir kuş yavrusunun derisine dönen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cenab-ı Allah Kur’an’da: “Dua edin duanızı kabul edeyim.” diyor. (Mü’min: 60)<br />
-“Dualarınız olmasaydı, Allah nezdinde hiçbir değeriniz olmazdı.” (Furkan: 77) diye bildiriyor.<br />
Dua, ibadetin özüdür. Dua, Allah’a açılan kapının anahtarıdır. İnsan dua ile Allah’ına yaklaşır.<br />
Peygamber şöyle uyarmıştır:<br />
Enes B. Malik (r.a.) şöyle anlatıyor:<br />
-“Allah’ın Resulü (s.a.v.) yakalandığı hastalık yüzünden takatsiz düşerek derisi yeni tüylenen bir kuş yavrusunun derisine dönen bir adama:<br />
-Allah’tan bir şey istemedin mi? dedi. Adam:<br />
-Allah’ım, eğer yakalandığım bu hastalıktan dolayı beni ahrette cezalandırmayacaksan dünyada onu çekeyim, diye dua ediyordum.  Dedi.<br />
Bunun üzerine Hz. Peygamber (a.s.):<br />
-Allah’ım bize dünyada ve ahrette iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru.” diye dua etmiyor musun? Dedi.<br />
Adam böyle dua etti ve şifa buldu.</p>
<p align="left">Duaya başlarken acele etmemeli hamd ve salâvat getirmeden duaya başlanmamalıdır.<br />
Peygamber (a.s) şöyle buyurur:<br />
-“Hamd etmeden salâvat getirmeden ve istiğfar etmeden dua edene peygamber (a.s) şöyle demiştir:<br />
-“Acele ettin. Allah’a hamd et. Salâvat getir, istiğfardan sonra istediğini iste.” (İ.Canan, Hadis Ans:5/1772)</p>
<p align="left">Duaya başlamadan önce duanın kabulüne mani olan engeller kaldırılmalıdır. Duadan önce helal gıda şartı vardır. Bir lokma haram yiyenin, kırk gün duasının kabul olmayacağı bildirilmiştir. Ayrıca duaya hazır olmak ve duanın kabul edileceğine inanmak gerekir. Sadece sıkışınca dua olmaz. Duaya hazır ve layık olmak gerekir.<br />
İbrahim Ethem’e Irak halkı, ibadet ediyoruz, zevk almıyoruz, dua ediyoruz duamız kabul olmuyor, neden? Diye sorar. İbrahim Ethem, bir müddet onları izledikten sonra şöyle der:</p>
<div align="left">
<ul>
<li>Allah’a inandığınızı söylüyorsunuz, O’na itaat etmiyorsunuz.</li>
<li>Peygamberi sevdiğinizi söylüyorsunuz, sünnetini yapmıyorsunuz.</li>
<li>Başkaları ile uğraşırken, kendinizi unutuyorsunuz.</li>
<li>Ölülerinizi ellerinizle gömüyor ders almıyorsunuz.</li>
<li>Allah’ın nimetlerini yiyor, şükretmiyorsunuz.</li>
<li>Kur’an okuyorsunuz, O’na uymuyorsunuz.</li>
<li>Şeytanı düşman biliyorsunuz, fakat ona uymakta sakınca görmüyorsunuz.</li>
<li>Cennete girmek istiyorsunuz, fakat sizi oraya götürecek iş yapmıyorsunuz.</li>
</ul>
</div>
<p align="left">9-Cehenneme gitmek istemiyorsunuz, fakat sizi oraya götürecek işlerden vazgeçmiyorsunuz.<br />
10-Ölümü hak biliyorsunuz ama ölüm ötesine hazırlanmıyorsunuz. Nasıl ibadetiniz, duanız kabul olsun? Demiştir.</p>
<p align="left">Bir kutsi hadiste Cenab-ı Allah: “ellerini bana kaldırıp, dua eden kulumun ellerini boş çevirmekten hayâ ederim.” (H.H.Erdem, İlahi Hadisler:14) buyurarak duaları kabul edeceğini bildiriyor.<br />
Peygamberimiz (s.a.v)’de şöyle buyurur:<br />
-“Yeryüzünde hiçbir Müslüman yoktur ki, her hangi bir dua ile dua etsin de Allah ona istediğini vermesin. Veya o duaya karşılık bir kötülüğü ondan men etmesin.” (R. Salihın:1530)<br />
-“Duadan üç şeyden biri isabet eder: Ya günahı af olunur, ya hayrı çoğalır veya sevap kazanır.” (Ramuz el-Ehadis:104/8)<br />
Bir uyarı da şöyle: “ Sizden biri “dua ettim kabul olmadı” demediği müddetçe duası kabul olur.” (Sahih-i Buhari Terc:2075)</p>
<p align="left">Duanın ne zaman kabul olmayacağını peygamber (a.s) şöyle haber verir:<br />
-“İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, onların yüzleri insan yüzü, kalpleri şeytan kalbidir. Onlar:</p>
<div align="left">
<ul>
<li>Kan dökücüdür,</li>
<li>Çirkin hareketlerden kaçmazlar,</li>
<li>Eğer biri onlara tabi olursa, onu gözetirler,</li>
<li>Eğer biri onlara güvenirse, ihanet ederler,</li>
<li>Onların çocukları ahlaksız, gençleri arsız olur,</li>
<li>Yaşlıları iyiliği emretmez kötülüğü nehyetmez,</li>
<li>Aralarında sünnet, bit’at gibi; bit’at, sünnet gibidir,</li>
<li>İdareciler yanlış yapar</li>
</ul>
</div>
<p align="left">İşte bu zaman da Allah onlara şerlileri musallat kılar. Hayırları dua eder, fakat duaları kabul olmaz.” (Ramuz el-Ehadis: 502/11)</p>
<p align="left"><strong>Duanın kabulü için:</strong></p>
<div align="left">
<ul>
<li>Zaman iyi seçilmeli (Kutsal günler, geceler, saatler fırsat bilinmeli)</li>
<li>Abdestli olunmalı,</li>
<li>Allah’a hamd, Resulüne salâvat getirilmeli,</li>
<li>İstenilen, açık net ifade edilmeli,</li>
<li>Riyadan kaçınılmalı, kaş göz hareketlerinden kaçınılmalı,</li>
<li>Doğru söz ve helal lokmaya dikkat edilmeli,</li>
<li>Kıbleye dönülmeli,</li>
<li>Bağırıp çağırılmamalı, yapmacıktan ağlanmamalı,</li>
<li>Resulüllah’ı ve Salih kulları vesile ederek dua etmeli,</li>
<li>Kalbi başka meşguliyetlerden temizlemeli, huşu içinde olunmalı,</li>
<li>Duada cimri, bencil davranmamalı kendisi için istediğini, ana babası ve diğer Müslümanlar içinde istenmeli,</li>
<li>Dine uygun olmayan bir şey istenmemeli,</li>
<li>Duayı ısrarlı, devamlı yapmalı,</li>
<li>Bedduadan, başkalarının kötülüğünü istemekten kaçınılmalı,</li>
<li>Farz namazların sonunda, nafile namazların sonunda, sadaka dağıttıktan sonra dua yapılmalıdır.</li>
</ul>
</div>
<p align="left">Hz. Enes (r.a) anlatıyor: “Bir adam şöyle dua etmişti: “Ey Allah’ım hamdlerim sanadır, nimetleri veren sensin, senden başka ilah yoktur. Sen semavat ve arzın celal ve ikram sahibi yaratıcısısın. Hayy ve kayyumsun (Kâinatı ayakta tutan hayat sahibisin) bu isimlerini şefaatçi olarak senden istiyorum! (Bu duayı işiten) Allah Reaulü (s.a) sordu:<br />
-“Bu adam neyi vesile kılarak dua ediyor biliyor musunuz? Nefsimi kudret elinde tutan Zat’a yemin ederim ki, O, Allah’a İsm-i Azam’ı ile dua etti. O ism-i Azam ki onunla dua edilirse Allah icabet eder, onunla istenirse verir.” buyurdu.<br />
- Hata ve günahlar itiraf edilip, pişmanlık duyulmalı,<br />
- Peygamberlerin ve Salih kulların yaptığı duaların yapılması için gayret gösterilmeli,<br />
-  Ey Allah’ım verir misin, lütfen istersen, dilersen ver. Şeklinde değil, kesin ifadeler kullanılmalıdır.<br />
-  Duanın kabul olacağını ümit ederek, elleri yüze sürmek gibi duanın adabına uymak gerekir.<br />
-  Dua alışkanlık halinde yapılmamalı,<br />
-  İhlâstan uzak gaflet içinde yapılan duaların faydası olmaz. Ancak gönülden yapılan duaları Cenab-ı Hakk geri çevirmez.</p>
<p align="left"><strong>Dua ne zaman yapılmalıdır?</strong><br />
Hz. Peygamber (a.s)’a:<br />
Hangi dua kabule şayandır? Diye sorulunca:<br />
-“Gecenin sonunda ve farz namazlardan sonra yapılan dua.” (Tirmizi Davat: 80 + R.Salihın:3/1529) buyurdular.<br />
-“Ezanla kamet arası yapılan dua ret olunmaz.” (Tirmizi Salât: 46)<br />
-“Kul Rabbine en ziyade secdede iken yakın olur. Öyle ise secdede dua edin.” (Müslim Salât:215)<br />
-“Şiddetli ve sıkıntılı hallerde duasının kabul edilmesini isteyen, rahat haldeyken çok dua yapsın.” (Büyük Hadis Külliyatı: 5/9234)<br />
-“Cuma günü, kandillerde çok dua edilmelidir.” Peygamberimiz:  “Duanın en faziletlisi “Elhamdülillah” demektir.” buyurmuştur. (İbni Mace, Edep:55)</p>
<p align="left"><strong>Dua devamlı yapılmalıdır</strong><br />
Kur’an’da:<br />
-“İnsan, bir nimet verdiğimiz zaman bizi hatırlamaz. Fakat ona bir şer dokununca, yalvarıp durur.” (Fussılat: 51)<br />
-“İnsana bir zarar geldiği zaman, o zararın giderilmesi için dua eder, ondan sıkıntıyı kaldırınca sanki ona bir şey olmamış gibi geçip gider.” (Yunus: 12) buyrularak bu konuda insan uyarılmıştır.<br />
Dua edeni Allah sever. Kutsi hadiste: “Bana dua edeni severim ve duasını kabul ederim.” buyuruyor. (H.H. Erdem, İlahi Hadisler: 41)<br />
Hele üç dua ret olmaz diyor peygamber (a.s): “Adaletle iş gören yöneticinin, iftar edinceye kadar oruçlunun ve mazlumun duası ret olmaz.” diyor.<br />
Bilindiği gibi kul hakkı dua ile hallolmaz. Bizzat hak iade edilip, gönül rızasıyla helallaşılması gerekir. Musalla taşındaki gibi “Hakkını helal et, helal olsun” insanı kul hakkından kurtarmaz.<br />
Bir hakkın kulun kendisine veya ölmüşse yakın mirasçılarına iadeden sonra pişmanlıkla şöyle dua edilebilir:<br />
-“Yarabbi! Mahşer günü karşıma dikilecek, yakama yapışacak hak sahiplerine karşı bana yardım et. Lütuflarda, ihsanlarda bulunarak kurtuluşumu sağla.” Böylece Cenab-ı Allah onu razı edip, dua edeni kurtarabilir.</p>
<p>Dua müminin silahıdır. Dua bela ateşini söndürür. Peygamberimiz:<br />
-“Dua belayı karşılar.” (Ramuz el-Ehadis: 207/16)<br />
-“Duanın inen inmeyen belaya faydası vardır.”(Age: 97/10)<br />
Kimse benim duam kabul olmaz, dua ettim kabul olmadı dememelidir. Peygamberimiz: “Duanın, dua edene üç faydası vardır. Dua edenin ya duası kabul olur günahı affolunur ya hayrı artar ya da sevap kazanır.” diyor.(Age:104/8)<br />
Dua hayata müdahaledir.  Dua kaderi değiştirir, rızkı arttırır. İnsanın korunmasını sağlar.</p>
<p>Bedduadan kaçınmak lazım; almamak, etmemek gerekir. Çünkü beddua kötülük işlemektir. Peygamberimize ve Müslümanlara zulmedenlere karşı “Beddua edin” denilince peygamberimiz: “Ben lanet peygamberi değilim” cevabını vermiştir. Ancak 70 sahabeyi şehit eden Necidlilere çok üzüldüğü için beddua etmişti. Al-i İmran suresinin 128. Ayeti indi ve uyarıldı. Allah kötülük değil iyilik ister.<br />
Peygamberimiz (a.s) da şöyle buyurur:<br />
1-“Kendi aleyhinize, evlatlarınızın ve mallarınızın aleyhine sakın beddua etmeyin.” (R. Salihın: 3/1526)<br />
2-“Nefsiniz, çocuklarınız, beraber çalıştıklarınız, mallarınız aleyhine dua etmeyin. Ola ki, Allah’ın duaları kabul ettiği saate rastlar.”<br />
3-“Kendiniz için hayır dileyin. Zira melekler dualarınıza “âmin” der.” (K. Sitte: 5/525)<br />
4-“Kim kendine zulmedene beddua ederse, ondan intikamını dünyada almış olur.” (K.Sitte: 5/529)<br />
Duada ölüm istenmez. Peygamberimiz (s.a.v):<br />
-“ Kimse ölümü istemesin. İyi ise iyiliğini arttırır, kötü ise halini düzeltip iyilerden olur.”<br />
-“Kimse ölümü için dua etmesin, zira ölünce ameli kesilir. Hâlbuki müminin hayatta kalması hayrını arttırır.” buyurur. (R.Salihın: 587)</p>
<p>Duada bencil davranılmamalıdır. Dua geniş kapsamlı olmalıdır. İnsanın evladına veya başkalarına yaptığı dua geri çevrilmez. Onun için insan önce kendisi için dua etmelidir.<br />
Peygamberimiz şöyle dua etmemizi istemiştir:<br />
-“Allah’ım, beni affet, doğru yola ulaştır, bana afiyet ver, helalinden beni rızıklandır.” (R. Salihın: 3/1498)<br />
-“Allah’ım fena huylardan ve fena amellerden, nefsimin arzularından sana sığınırım.”(R. Salihın: 3/1511)<br />
-“Allah’ım gözümün, kulağımın, dilimin, kalbimin, fercimin şerrinden sana sığınırım.(R. Salihın: 3/1512)<br />
-“Allah’ım, cehennem azabından, kabir azabından, Deccal fitnesinden, hayat ve ölüm fitnesinden sana sığınırım.” (K. Sitte:17/3840)<br />
-“Allah’ım, üzüntüden, kederden, acizlikten, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, borçtan, düşmanların galip gelmesinden, yaşlılık hastalığından sana sığınırım.” (Nesei İstiaze: 8/257)<br />
-“Allah’ım, delilikten, cüz zamdan, kötü hastalıklardan sana sığınırım.”(Age:8/270)<br />
-“Ey Allah’ım; verdiğin nimetin yok olmasından, sıhhat ve afiyetin bozulmasından, gazabının gelmesinden sana sığınırım.”(Müslim Zikir:9) denmiştir.</p>
<p>Sonra aile fertleri için dua edilmelidir.<br />
Şöyle dua edebiliriz:<br />
-“Ey iman edenler! Kendinizi ve aile fertlerini, yakacağı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyun.” (Tahrim: 6)buyrulur.<br />
-“Yarabbi! Bize zevcelerimizden ve çocuklarımızdan gözlerimizin nuru müminler olacak iyi kimseler ihsan et.”(Furkan: 74)<br />
-“Ey Rabbim! Beni namaza devam edenlerden kıl, zürriyetimden de namaza devam eden kimseler yarat. Ey Rabbim, hesap günü beni; anamı babamı ve bütün müminleri bağışla.” (İbrahim: 40/41)<br />
-“Ey Rabbim! Bizi yalnız sana boyun eğen Müslümanlar yap ve soyumuzdan yalnız sana boyun eğen bir ümmet yarat.(Bakara: 128)<br />
Peygamber (a.s)’ın ağzından:<br />
-“Ey Allah’ım! Beni affet, anamı babamı affet ve bütün Müslüman kardeşlerimi affet.” diye dua etmeliyiz.</p>
<p>Umuma dua edilmelidir:<br />
Allah başkaları için yapılan duayı ret etmez. Kur’an’dan örnek:<br />
-“Ey Rabbimiz! Kâfirleri başımıza musallat etmek suretiyle bizleri imtihan etme. Günahlarımızı bağışla.” (Mümtehıne: 5)<br />
-“Ey Rabbim! Bizi, bizden önceki iman eden kardeşlerimize mağfiret et.” (Haşr: 10)<br />
-“Ey Rabbim! Kıyamet günü beni, ana babamı ve bütün Müslümanları affet.” (İbrahim: 40)<br />
Duada acele etmemelidir. Peygamberimiz duayı üç kere tekrar ederdi. Acele dua edenin duasını yenilemesini isterdi.<br />
Sevgili peygamberimiz dua konusunda bizi şöyle uyarmıştır:<br />
-“Sizden her birinizin duası, acele etmediği müddetçe kabul olur.” (Riyaz-üs salihın: 1528)<br />
A’raf suresi 55. Ayette bir uyarı daha var:<br />
-“Rabbinize gönülden ve gizlice dua edin. Doğrusu Allah bağırıp çağırarak haddi aşanları sevmez.”</p>
<p>Dua bağırarak yapılmaz.<br />
Kur’an’da: “Rabbinize yalvararak, gizlice, kendi duyacağınız kadar bir sesle dua edin, çünkü Allah haddi aşanları sevmez.”(A’raf:55)<br />
Peygamber : “dua ettiğin Allah, sana bineğinden daha yakındır.” (Buhari Deavat:50)<br />
Bağırıp çağıran birine Pegamber: “sen sağıra mı sesleniyorsun?” demiştir. (R.Salihın:983)<br />
Buna göre dua gönülden samimi ve sessiz yapılacaktır. Zira Allah bize uzak değildir.<br />
Taşkınlık, bağırıp çağırmak duanın adabına uygun değildir.</p>
<p>Peygamberlerden dua örneği:<br />
<strong>Hz. Âdem’in duası:</strong><br />
“Ey Rabbimiz! Biz nefsimize zulmettik. Eğer sen bize mağfiret etmezsen, acımazsan, şüphe yok ki hüsrana düşenlerden oluruz.” (A’raf: 23)<br />
<strong>Hz. Musa’nın duası:</strong><br />
“Rabbim! Senden gelecek her türlü hayra muhtacım.”(Kasas: 24)<br />
<strong>Hz. Nuh’un duası:</strong><br />
“Rabbim! Beni yalanlayanlara karşı yardım et.” (Müminun: 26)<br />
<strong>Hz. Zekeriya’nın duası:</strong><br />
“Rabbim! Beni yalnız bırakma; sen varislerin en hayırlısısın.” (Enbiya: 89)<br />
<strong>Hz. Eyyub’un duası:</strong><br />
“Rabbim! Başıma bu dert geldi. Sen merhametlilerin en merhametlisisin. Yaralarıma merhamet et.” (Enbiya: 83)<br />
<strong>Hz. İbrahim’in duası:</strong><br />
“ Rabbim! Beni namaza devam edenlerden eyle, soyumdan gelecekleri de namazı devamlı kılanlardan eyle. Ey Rabbim; hesap günü beni, ana babamı ve müminleri bağışla.” (İbrahim: 40/41)<br />
<strong>Muhammed (a.s)’ın duası</strong>:<br />
Peygamberimiz bize örnek olacak şöyle dua etmiş:<br />
-“Ateşe sebep olacak fitneden, cehennem azabından, zenginliğin ve fakirliğin şerrinden Allah’ım sana sığınırım.” (Riyaz üs-Salihın: 1510)<br />
-“Allah’ım! Açlıktan, fena arkadaştan ve hainlikten sana sığınırım.” (Age:1514)<br />
-“Allah’ım! Aklımın zevalinden ve kötü arkadaştan sana sığınırım.” (Age:1513)<br />
-“Allah’ım! Kötü huylardan, kötü işlerden, nefsimin arzu ve isteklerinden sana sığınırım.” (Age:1511)<br />
-“Allah’ım! Kulağımın, gözümün, dilimin, kalbimin, tenasül organımın şerrinden sana sığınırım.” (Age:1512)<br />
-“Allah’ım! Faydasız ilimden, ürpermeyen kalpten, kabul olunmayan duadan, doymayan nefisten… şikaktan… Nifaktan ve kötü ahlaktan sana sığınırım.”(Nesai, Dua:263)<br />
-“Ya Rabbi! Senden sıhhat, afiyet ve güzel ahlak dilerim.”(İbni Mace, Dua: 3871)<br />
-“Allah’ım! Benim suretimi güzel yarattın, ahlakımı da güzelleştir.”(Müsned, A. İbni Hanbel, I,403; 6,68,155)<br />
-“Allah’ım! Beni ahlak, amel, heves ve hastalıkların münkerlerinden (kötüsünden) uzak kıl!” (Bülugu’l-Meram, Birr,4,403)</p>
<div id="crp_related"><br><h5><b>İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar:</b></h3><ul><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-dua-ve-tovbe-etme-konusunda-sunnetleri/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Dua ve Tövbe Etme Konusunda Sünnetleri</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/dua-ve-tovbeyi-dilden-birakmak/" rel="bookmark" class="crp_title">Dua ve Tövbeyi Dilden Bırakmak</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/dua-etmek/" rel="bookmark" class="crp_title">Dua Etmek</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/dua-tevbe-ve-zikir-ile-ilgili-sorular-ve-cevaplar/" rel="bookmark" class="crp_title">Dua Tevbe ve Zikir İle İlgili Sorular ve Cevaplar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/cesitli-dualar/" rel="bookmark" class="crp_title">Çeşitli Dualar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/allahumme-rabbena-duasi/" rel="bookmark" class="crp_title">Allahümme Rabbena Duası</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/cenab-i-allahi-anmanin-fazileti/" rel="bookmark" class="crp_title">Cenab-ı Allah&#8217;ı Anmanın Fazileti</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-allahi-zikretme-ile-ilgili-sunnetleri/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Allah&#8217;ı Zikretme İle İlgili Sünnetleri</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/hz-muhammed-s-a-v-e-salat-i-serife-getirmek/" rel="bookmark" class="crp_title">Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;e Salat-ı Şerife Getirmek</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/sevapli-isler-nelerdir/" rel="bookmark" class="crp_title">Sevaplı İşler Nelerdir?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/nafile-namazlar-ve-fazileti/" rel="bookmark" class="crp_title">Nafile Namazlar ve Fazileti</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/regaib-kandili/" rel="bookmark" class="crp_title">Regaib Kandili</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-sefaati/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Şefaati</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/tovbe-etmek-2/" rel="bookmark" class="crp_title">Tövbe Etmek</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/allaha-iman-ve-kulluk-ile-ilgili-sevapli-isler/" rel="bookmark" class="crp_title">Allah&#8217;a İman ve Kulluk İle İlgili Sevaplı İşler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/kotu-ahlak/" rel="bookmark" class="crp_title">Kötü Ahlak</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/kuran-i-kerimdeki-emirler/" rel="bookmark" class="crp_title">Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;deki Emirler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/namaz-nasil-kilinmalidir/" rel="bookmark" class="crp_title">Namaz Nasıl Kılınmalıdır?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-ahirete-bakisindaki-sunnetler/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Ahirete Bakışındaki Sünnetler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-sukur-ve-hamd-etme-konusunda-sunnetleri/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Şükür ve Hamd Etme Konusunda Sünnetleri</a></li></h7></ul><br><br></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustafaoselmis.com.tr/dua-ve-tovbedeki-sevaplar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cenab-ı Allah&#8217;ı Anmanın Fazileti</title>
		<link>http://www.mustafaoselmis.com.tr/cenab-i-allahi-anmanin-fazileti/</link>
		<comments>http://www.mustafaoselmis.com.tr/cenab-i-allahi-anmanin-fazileti/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Aug 2011 20:23:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MustafaOSELMIS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sevaplı İşler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mustafaoselmis.com.tr/?p=806</guid>
		<description><![CDATA[Kur’an Allah’ı zikretmeyi emreder: -“Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin ve onu sabah akşam tespih edin.” (Ahzab:41/42) -“Kim beni anmaktan yüz çevirirse şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak ve biz onu kıyamet günü kör olarak diriltiriz.” (Taha:124) buyrulmuştur. Kur’an her şeyin Allah’ı anıp zikrettiğini haber veriyor: -“Hiçbir şey yoktur ki, Allah’ı tespih etmesin. Ne var ki siz onların tespihini anlamazsınız.” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kur’an Allah’ı zikretmeyi emreder:<br />
-“Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin ve onu sabah akşam tespih edin.” (Ahzab:41/42)<br />
-“Kim beni anmaktan yüz çevirirse şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak ve biz onu kıyamet günü kör olarak diriltiriz.” (Taha:124) buyrulmuştur.</p>
<p>Kur’an her şeyin Allah’ı anıp zikrettiğini haber veriyor:<br />
-“Hiçbir şey yoktur ki, Allah’ı tespih etmesin. Ne var ki siz onların tespihini anlamazsınız.” (İsra: 44)<br />
-“Her şey bıkıp usanmadan, gece-gündüz Allah’ı tespih ederler.” (Enbiya: 20)<br />
-“Yedi gök ve yer ve bunlarda bulunan her şey Allah’ı zikreder. O’nu övgü ile tespih etmeyen hiçbir şey yoktur.” (İsra: 44)</p>
<p>Allah’ı anmayana şeytanın musallat olacağı bildirilmiştir: “Kim Allah’ı zikretmekten gafil olursa, yanından ayrılmayan şeytanı ona musallat ederiz.” (Zuhruf:36)</p>
<p>Allah’ı anan O’na yönelir, O’na yaklaşır. Kur’an’da: “Rabbinin adını an ve bütün varlığınla O’na yönel.” (Müzzemmil: 8) buyrulur.<br />
Bir ayette de: “Siz beni anın ki, ben de sizi anayım. Bana şükredin, nankörlük etmeyin.” (Bakara:152)<br />
Bir kutsi hadiste de Cenab-ı Allah şöyle buyurur:<br />
-“Kulum beni andıkça ve dudakları kıpırdadıkça ben onu severim ve onunla beraber olurum. O beni anarsa, ben de onu anarım. O beni bir toplulukta anarsa, ben de daha hayırlı kimselerin yanında anarım. Kulum ana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. Kulum bana bir kulaç yaklaşırsa, ben ona bir arşın yaklaşırım, o bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak gelirim.” (Müslim, Zikir: 6)<br />
-“Bir kimse bir yerde otururda Allah’ı zikretmeden kalkarsa, Allah’a karşı eksik iş yapmış olur. Bir kimse yatağa yatar da Allah’ı zikretmezse, yine eksik iş yapmış olur.” (R. Salihın:822)<br />
-“Allah’ı zikretmeden bir meclisten kalkan bir topluluk, merkep leşinden dağılmış kargalar gibidir. O meclis onların pişmanlığına sebep olur.”(Age:838)<br />
Kur’an’da: “Siz Allah’ı unutanlar gibi olmayın ki, bu unutmaları onlara, kendi nefislerini unutturmuştur.” uyarısı vardır. (Haşr:19)<br />
Bu ayet ve hadislere göre bir Müslüman Allah’ı anmadan iş yapmamalı, Allah’ı anmadan bir toplantıdan ayrılmamalıdır. (En azından Asr suresi okunmalıdır. Sahabe bu sureyi okumadan ayrılmazlardı.)</p>
<p>Namazlardan sonra da tespih unutulmamalıdır. İnsan bazı basit gördüğü amellerin büyük mükâfatını görecektir.<br />
Bir grup Müslüman:<br />
-“Zenginler daha çok sevap kazanıyor; zekât, sadaka veriyorlar, deyince<br />
Peygamber:<br />
-Peki siz de çok sevap kazanmak ister misiniz?<br />
-Evet<br />
-Namazların sonunda 33’er defa Sübhanellah, Elhamdulillah, Allahü ekber deyin. Namazın takipçileri bunu her zaman söylerler ve hüsrana uğramazlar.(İ. Canan, Hadis Ans: 6/26) buyurur.<br />
Zikir, Allah’ın rızasına neden olur, insanı rahatlatıp huzura kavuşturur. Kalbi, yüzü nurlandırır,  insanın rızkını arttırır, insanı günah işlemekten, gafletten alıkoyar.<br />
Zikir en büyük şeydir. İbadetlerin başıdır. Zikredenle etmeyen ölü ile diriye benzetilmiştir.<br />
Peygamberimiz: “Zikir şifadır”(Ramuz el-Ehadis:122/7)<br />
Bir hadiste de: “ Üzüntüsü kederi olan bol bol Lahavle vela kuvvete illabillahil aliyyil azim” desin buyrulmuştur.(Müslim, Zikir: 13)<br />
Kur’an’da  da: “Allah’ı çok anın ki, saadete erişesiniz” (Cuma:10) buyrulur.<br />
Cenab-ı Allah insana şah damarından daha yakındır. (Kâf: 16) Gösterişi sevmez, taşkınlığı sevmez. Şöyle buyurur: “Kendi kendine yalvararak ve ürpererek yüksek olmayan bir sesle, sabah-akşam Rabbini an, gafillerden olma!“ (A’raf: 205) diye emreder.<br />
Bir savaştan önce sahabe bağırarak tekbir getirirken Peygamber (a.s.) onlara şöyle diyor:<br />
-“Siz sağır ve uzakta olan Allah’a mı sesleniyorsunuz?”<br />
Allah’ı zikredenler sükûnete ererler ve onlar Allah’la beraber olurlar.<br />
Rabbim şöyle buyurur:<br />
-“Hidayete erenler, iman edenler ve gönülleri Allah’ın zikriyle sükûnete erenlerdir. Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Rad: 28)<br />
Peygamber efendimizde hadislerinde:<br />
-“Allah’ı zikreden kimselerin melekler etrafını sarar ve rahmet kaplar, onlara sekinet iner ve onları Allah meleklerin arasında yâd eder.” (Ramuz el-Ehadis: 386/9)<br />
-“İçinde Allah zikredilen evle zikredilmeyen ev, diri ile ölü arasındaki fark gibidir.” (Ramuz el-Ehadis: 391/2)<br />
-“Çok sözden sakının. Zira Zikrullahsız söz kalbi öldürür ve Allah’ı çok zikreden sözde kalbi ihya eder.” (Age: 496/11)<br />
-“Kulun Allah’ın azabından kendisini kurtarmada zikirden daha etkili bir amel yoktur.” (Hadis Ans.: 6/1947)<br />
Peygamber (a.s.) bir gün ashabına şunları söylemiştir:<br />
-“Yedi kimse vardır ki Allah onları, gölgesinden başka hiçbir gölge bulunmayan bir günde kendi gölgesinde gölgelendirir. Bunlar:<br />
1- Adaletle iş gören yönetici,<br />
2- Allah’a ibadet içinde gelişen genç,<br />
3- Kalbi camilere bağlı olan kimse,<br />
4- Allah için birbirini seven, Allah için birleşip, Allah için ayrılanlar,<br />
5- Kendisini soylu ve güzel bir kadın davet ettiğinde “Ben Allah’tan korkarım” diyen kimse,<br />
6- Verdiği sadakayı gizleyen kimse,<br />
7- Kimsenin bulunmadığı yerde Allah’ı anarak gözleri yaşaran kimsedir.”<br />
Görülüyor ki Allah’ı zikretmenin sağlayacağı faydalar pek çoktur.</p>
<p>Allah’ı zikretmek isteyen kimse neler söyleyebilir?<br />
-“Allah’ın 99 ismi (Esma’ül Hüsna) ile zikredilebilir. Kur’an’da da: En güzel isimler Allah’ındır. O halde O’na güzel isimlerle dua edin.” (A’raf: 180) buyrulur.<br />
Peygamberimiz:<br />
-“Allah’ın güzel isimlerinin her biri söylendiğinde Cenab-ı Allah: “Buyur kulum” der diyor.”<br />
-ALLAH, YA ALLAH denilebilir.<br />
-LA İLAHE İLLALLAH denilebilir.<br />
Hadislerde şöyle geçiyor:<br />
-“Zikrin en faziletlisi “La ilahe illallah” demektir.” (İbn-i Mace, Edep: 55)<br />
-“Bir kimsenin son sözü “La ilahe illallah” olursa, o kimse cennete girer.” (R.Salihın: 921)<br />
-“La ilahe illallah diyen bir kimseyi Allah cehennemi haram kılmıştır. Ebediyen cehennemde kalmaz.” (Age: 420)<br />
-“Kim günde yüz defa “La ilahe illallahü vahdehüla şerikeleh lehül mülkü velehül hamdü vehüve alakülli şeyin kadir” derse, on köle azad etmiş sevabı kazanır. Ayrıca ona yüz iyilik yazılır, ondan yüz kötülük silinir. O gün akşama kadar şeytanın şerrinden korunur.” (R.Salihın: 1439)</p>
<p>Peygamberimiz: “Günde yüz defa ”Sübhanelllah” diyene bin iyilik yazılır, bin günah da silinir.” buyurur. (Müslim, Zikir: 37)<br />
Her gün yüzer defa ”Sübhanelllah”, “Elhamdulillah”, “Allahü ekber” de denilebilir.</p>
<p>Peygamberimiz diyor ki:<br />
-“Üzüntüsü kederi bol olan “La havle vela kuvvete illabillahil aliyyil azim” desin.” (Müslim, Zikir: 13) Devamında da: “Bu cennet hazinelerindendir.” diye ilave eder.</p>
<p>Bir hadislerinde de şunu tavsiye eder:<br />
-“Ben bir söz biliyorum, onu diyenin Allah üzüntüsünü giderir. O da Yunus peygamberin şu sözüdür: “Lailahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin””</p>
<p>“Estağfirullahel azim” denilebilir.</p>
<p>Peygamberimiz (a.s.): “Namazlardan sonra 33 defa ”Sübhanelllah”, 33 defa “Elhamdulillah”, 33 defa “Allahü ekber” deyiniz.” demiştir.</p>
<p>Cehennem ateşinden korunmak için günde 100 defa sabah ve akşam namazlarından sonra da yedişer defa: “Allahümme ecirna minennar” dememizi Peygamberimiz tavsiye etmiştir.</p>
<p>-“Kim sabah akşam 100 defa “Sübhanallahi velhamdulillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber vele havle vele guvvete illabillahil aliyyil azim” derse, günahları deniz köpüğü kadar da olsa affolunur. Allah’ın en çok sevdiği zikir de budur.” (R.Salihın: 1480-1439 + K.Sitte:6/121)</p>
<p>““Sübhanallahi velhamdulillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber vele havle vele guvvete illabillahil aliyyil azim” demeyi çoğaltın. Zira bu Salih amellerdendir. Ağaçların yapraklarını döktükleri gibi bu da hataları döker. Bu cennet hazinelerindendir.” (Ramuz el-Ehadis: 80/13) buyrulur.</p>
<p>Ebu Talib’in kızı şöyle anlatır:<br />
-“Bir gün Peygamber (s.a.v.) evime geldi. Ben O’na:<br />
-“Ey Allah’ın elçisi! Artık yaşlandım, zayıfladım. Bana oturduğum yerden yapabileceğim bir amel tavsiye etseniz.” dedim. Şöyle buyurdu:<br />
-“Günde yüz kere ”Sübhanelllah”, yüz kere “Elhamdulillah”, yüz kere “La ilahe illallah” de.”” (Müsned: 6/344)</p>
<p>-“Her gün “Hasbünallahü ve niğmel vekil, niğmel Mevla ve niğmen nasır” demek güzeldir.”</p>
<p>-“Sübhanallahi vebihamdihi sübhanallahi estağfirullah e’l-azim” demenin en sevimli zikir olduğu bildirilmiştir. (R.Salihın: 1412)<br />
Bize gelebilecek zalim insanların şerrinden korunmak ve kurtulmak için: “Lailahe illa ente sübhaneke inni küntü minnezzalimin” denilebilir.</p>
<p>Peygamber efendimizin şefaatini arzulayan O’na selam gönderebilir. “Essalatü vessalamü aleyke ya Rasulallah” der. Salâvat getirir.</p>
<p>Peygamberimizin Hz.Aişe (r.a.)’a tavsiye ettiği: “Allahümme inneke afüvvün kerimun, tuhibbül affe fağfüanni” denilebilir.</p>
<p>Kur’an’da Peygamber duası olarak geçen: “Allahüm mağfirli veli vali deyye velil mü’minine yevme yegumül-hısab” denilerek kendimizin, ana babamızın ve bütün Müslümanların affı istenebilir.</p>
<p>Dünya ve ahretin iyilikleri için ve cehennem azabından korunmak için güzel bir dua olan: “Rabbena atina fiddünya haseneten ve fil ahreti haseneten vegına azaben nar” duası okunmalıdır.</p>
<p align="left">
İbrahim (a.s.) miraçta Peygamberimize:<br />
-“Ümmetine söyle cennette fidan diksinler, oranın toprağı mümbittir.”<br />
-“Sübhanallahi velhamdülillahi ve La ilahe illallahü vallahü ekber vele havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim” desinler demiştir.</p>
<p>Hayır kapılarını kendisi için açılmasını isteyen: “Ya müfettihul ebvap iftah lena hayral bab” demelidir.</p>
<p>Cenab-ı Allah’a hamd etmek, şükretmek, yerken içerken bir işe besmele çekmek. Yatarken, evden çıkarken Fatiha, Ayete’l-Kürsi, İhlâs, Felak, Nas surelerini okumak Allah’ı anmaktır. Ayrıca bela ve musibetler için de Allah’a sığınmaktır.<br />
Zikreden bunamaz, strese düşmez, zaman onun için sıkıntılı geçmez, Allah’ın nuru yüzüne vurur ve ölürken sıkıntısız ölür, ahrette de ikrama, ihsana nail olur.</p>
<div id="crp_related"><br><h5><b>İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar:</b></h3><ul><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-allahi-zikretme-ile-ilgili-sunnetleri/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Allah&#8217;ı Zikretme İle İlgili Sünnetleri</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/cenab-i-allahi-anmak/" rel="bookmark" class="crp_title">Cenab-ı Allah&#8217;ı Anmak</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/tesbih-namazinin-kilinisi-ve-fazileti/" rel="bookmark" class="crp_title">Tesbih Namazının Kılınışı ve Fazileti</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/allahi-hatirlamak-ile-ilgili-neleri-yanlis-yapiyoruz/" rel="bookmark" class="crp_title">Allah&#8217;ı Hatırlamak İle İlgili Neleri Yanlış Yapıyoruz?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/islam-dininde-allahi-anmak-zikretmek/" rel="bookmark" class="crp_title">İslam Dininde Allah&#8217;ı Anmak, Zikretmek</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/zekat-vermenin-fazileti/" rel="bookmark" class="crp_title">Zekat Vermenin Fazileti</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/namazlarin-kilinisi/" rel="bookmark" class="crp_title">Namazların Kılınışı</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/ezan/" rel="bookmark" class="crp_title">Ezan</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/kelime-i-tevhid-ve-kelime-i-sehadet/" rel="bookmark" class="crp_title">Kelime-i Tevhid ve Kelime-i Şehadet</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/cesitli-dualar/" rel="bookmark" class="crp_title">Çeşitli Dualar</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-dua-ve-tovbe-etme-konusunda-sunnetleri/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Dua ve Tövbe Etme Konusunda Sünnetleri</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/kelime-i-sehadet-getirmek/" rel="bookmark" class="crp_title">Kelime-i Şehadet Getirmek</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-namazdaki-sunnetleri/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Namazdaki Sünnetleri</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/tevhid-nedir/" rel="bookmark" class="crp_title">Tevhid Nedir?</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/namazin-kilinisi/" rel="bookmark" class="crp_title">Namazın Kılınışı</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-s-a-v-in-yatip-kalkmalarindaki-sunnetler/" rel="bookmark" class="crp_title">Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in Yatıp Kalkmalarındaki Sünnetler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/ayetel-kursi-duasi/" rel="bookmark" class="crp_title">Ayete&#8217;l Kürsi Duası</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/allaha-iman-ve-kulluk-ile-ilgili-sevapli-isler/" rel="bookmark" class="crp_title">Allah&#8217;a İman ve Kulluk İle İlgili Sevaplı İşler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/ezan-cami-ve-namazdaki-faziletler/" rel="bookmark" class="crp_title">Ezan, Cami ve Namazdaki Faziletler</a></li></h7><li><h7><a href="http://www.mustafaoselmis.com.tr/namazin-sartlari-farzlari/" rel="bookmark" class="crp_title">Namazın Şartları (Farzları)</a></li></h7></ul><br><br></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mustafaoselmis.com.tr/cenab-i-allahi-anmanin-fazileti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

