GELECEĞİMİZ ÇOCUKLARIMIZ

Çocuklarımız geleceğimizdir. Onlar dünyada bizim sigortamızdır. Ahirette ise ya cennetimiz ya da cehennemimiz olacaktır. Onun için en güzel yatırım çocuklarımıza yapacağımız yatırım olacaktır.

Çocuk dünyaya getirdikten sonra analık babalık görevi gitmez. Esas görev o zaman başlar. Çocuk, anaya babaya Cenab-ı Allah’ın emanetidir. Bu emanetin iyi muhafaza edilip edilmemesinden anaları babaları Allah sorguya çekecektir. Evlat kurtulmadan ana babaya kurtuluş yoktur.

Yetiştirilen evlat sadaka-i cariye olurken, yetiştirilmeyen evlat pişmanlık vesilesi olacaktır. Yüz karası olacaktır. Meslek hayatımda evlat dünyaya getirdiğine pişman olan çok ana baba gördüm. Aslında biz ana babalar çocuklarını iyi yetiştirmediği için onların hem dünyalarını hem de ahiretlerini mahvettiklerinin farkında değillerdir.

Analık babalık görevini sırtı pek karnı tok evlat yetiştirmek zannederler esas görevlerini unutuyorlar.

Peygamber ( as ) şöyle diyor: “Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir hediye bağışlamış olamaz.” ( Tirmizi Birr:33 )

Çoğu aile, para kazanayım derken evladını unutuyor. Bir de vaktini, ömrünü, parasını köpeğe harcayan, köpeğin gezdirdiği kimseler var. Eskiden bedava edenler: “paran köpek parası olsun” derlerdi.

 

a)Hayırlı Evlat Nasıl Yetişir?

Hayırlı evlat, hayırlı eş seçimi ile başlar. Hayırsız, iffetsiz inançsız insandan hayırlı evlat dünyaya gelmez. Aşılanmayan, ilave atılmayan ve budanmayan ağacın meyveleri çürük olur, kurtlu olur. Böyleleri kendine ve çevresine hayır soluk solumaz.

Hayırlı evlat için eş seçimi çok önemlidir. Nişan da, düğünde aile günah ve haram üzeri kurulmamalıdır.

Peygamberimiz (sav) bizi şöyle uyarmıştır:

-“Kadın dört şeyi için nikâhlanılır. Malı, soyu, güzelliği ve dindarlığı sen dindar olanını tercih etki mutlu olasın” ( Buhari, nikâh:15 )

Çocuk terbiyesi, ana karnında devam eder. Peygamberin ( as ) şöyle tavsiye etmiştir:

-“Eşinizle beraber olmadan “Bismillah; Allah’ım, bizi ve nasip edeceğin evladımızı şeytandan uzaklaştır” derse, o evla da şeytan musallat olamaz” ( Ramuz el-Ehadis:356 / 3 )

Bir hadiste de: “Eşinizle beraber olurken örtünün. Örtünmezseniz melekler uzaklaşır, şeytan yaklaşır, çocuğa ortak olur ve çocuk hayâsız olur. ( İ. Canan, Sünnette Terbiye:59 )

Çocuk ana karnında iken helal gıda ile beslenmelidir. Ne demişler: “haram yiyenin harami evla da olur.”

İyi de kötü de ana karnında çocuğa yansır. Ana alkolden, alkol katkılı şeylerden, sigaradan, faizden, domuz mamüllerinden ve uyuşturucudan mutlaka uzak durmalıdır.

Çocuk ana karnında her şeyi hisseder. Ve etkilenir. Ana ağlarken ağlar, gülerken güler, üzülünce üzülür, sevinince de sevinir.

Anne hangi tür müzik dinlerse, çocuk o yönde etkilenir. Kur’an okuyan, dua eden, zikreden, besmeleyi ihmal etmeyen, cünüp ve abdestsiz gezmeyen ananın evladı ana karnında mayalanır. Doğunca güzel huylu, güzel yüzlü olur.

Çocuk olduktan sonra önce güzel bir ad konmalıdır. Peygamber ( as ): “Kıyamet günü kendinizin ve babanızın ismi ile çağrılacaksınız. O halde çocuklarınıza güzel isim koyun.” ( Ebu Davut, Edep:69)

Daha sonra çocuğun sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet getirilerek ismi ile çağırılmalıdır.

Hamilelikte doğumda ve doğumdan sonra bid’at ve hurafeler işlenmemelidir. Mesela: çocuğun göbeğini cami duvarının dibine gömmekle çocuk cami ehlinden olmaz.

Ana çocuğunu abdestsiz emzirmemeye besmelesiz yatırıp kaldırmamaya, dikkat etmelidir. Hayır, duayı da eksik etmemelidir.

Maddi durum iyi ise akika kurbanı kesilmelidir. Değilse, sadaka verilmelidir. Çocuk, helal gıda ile beslenmelidir.

Çocuk her ayın, her yaşın gıdası farklı olduğu gibi, yaşına göre terbiye edilmelidir.

Anne, çocuğuna süt emzirmekten kaçınmamalıdır. Anne sütüyle beslenen çocuk daha sağlıklı ve daha zeki olur. Anne sütünün yerini hiçbir şey tutamaz. Emzirmek annenin sağlığı açısından da önemlidir. Emen çocuk annesine daha bağlı olur.

Eğer çocuk başkasından emecek olursa, kadın, sağlıklı, iyi huylu olmalıdır. Haram yiyenden, süt emen çocuk kötülüğe meyyal olur.

Halk arasında helal süt emmiş ve sütü bozuk ifadeleri bir şeyler ifade eder. Atalarımız: “Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur” demiş. Çocuk eğitimle doğmaz, eğitimle yetişir.

Cenab-ı Allah: “Emanete hainlik etmeyin” diye emrediyor. (Enfal:27)

-“Mallarınız evlatlarınız sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın.” (Münafıkın:9) diye emrediyor.

Peygamber ( as ) da:

-“Hepiniz çobansınız, güttüğünüz sürüden sorulacaksınız.” ( Buhari Cuma:11 )

Atalarımız: “Eğri cetvelin doğru çizgisi olmaz” demiştir.

İyi evlat yetiştirmek isteyen ana baba önce kendisi doğru dürüst yaşamalı, çocuğa iyi model ve iyi örnek olmalıdır.

Bir ana bir eğitimciye sormuş:

-Çocuğumu ne zaman terbiye edeyim?

-Çocuğun kaç yaşında?

-5 yaşında.

-5 yıl gecikmişsiniz demiş.

Daha küçük deyip de kendi halinde çocuk terk edilirse, sonra zor terbiye edilir. Çocuk küçükken şekil alır. Hamuru pişmeden şekillendirilir.

Çocuk iyi çevre de, iyi arkadaşların yanında iyi etkilenir ve bozulmaz.

Çocuk sevgi ve şefkatle büyütülmelidir. Atalarımız: “ çocuğa fazla yüz verme yüzsüz olur az da verme arsız olur” demişlerdir. Merhametin de bir ölçüsü vardır.

Dayağın terbiyede yeri yoktur. Dayakla insan terbiye edilmez. Küçükken dayak yiyen, büyüyünce onu iade eder.

Kuşu nasıl gevşek tutarsan uçar gider, sıkarsan da ölür. Baskı, ceza, şiddet, dayak terbiye etmez problemi artırır.

Bilhassa kız çocuğunun hayâsız olmaması için terbiyesine daha çok önem verilmelidir. Kızın, kız gibi yetiştirilmesi onun ilerde hanımefendi yapar.

Çocuklara her türlü tehlikeden haberdar edilmeli ve korunma yolları öğretilmelidir. Çocuklara mutlaka din eğitimi küçük yaştan itibaren verilmeli ve beraberce yaşama fırsatı verilmelidir.

Dindar bir aile çocukları, aldıkları din eğitimi sayesinde hayata güçlü bir şekilde başlar. Aldığı eğitim onu korur, onu kötülüklerden alıkor.

Evladına dinini öğretmeyen analar, babalar evladını mahveden merhametsiz kimselerdir. Onlar cehenneme odun yetiştirmişlerdir.

Dinsiz yetişen gençler acımasız, merhametsiz olurlar. Karınları tok, beyinleri aç olduğundan ruhsuz olurlar.

Peygamber ( as ):

-Her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar. Çocuğun ana babası onu Yahudi, Hıristiyan Mecusi yapar” buyurmuştur.

Çocuğun iyi insan iyi vatandaş olması için dini terbiyeye ihtiyaç vardır. O zaman faydalı insan olur.

Rasulullah (sav ) çocuklara küçük yaştan itibaren dinlerinin öğretilmesini emretmiştir:

-“Çocuklarınız konuşmaya başladığında onlara “La İlahe İllallah” demeyi öğrettiğin” ( Ramuz el-Ehadis:33/ 3)

-“Yedi yaşında çocuklarınıza namaz kılmalarını emredin. On yaşında kılmak istemezlerse dövün. Aynı zamanda yataklarını ayırın” ( R.Salihın:299 )

-“İslam’ı öğrenmek için Rasülullah’a bir heyet gelmişti. Yirmi gün kadar kaldılar, gidecekleri zaman onlara şöyle dedi: “Ailenize dönün, onlara dinlerini anlatın ve namazı öğretin.”” ( Buhari Ezan:18 )

Cenab-ı Allah ne emrediyor:

-“Ey imam edenler! Kendinizi ve aile fertlerinizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyun” ( Tahrim:6 )

-“Ailene namazı emret kendinde sabırla devam et” ( Taha:132 ) diye emrediyor.

Peygamberimiz ( sav ) sabah kalktığı zaman eşini ve çocuklarını namaza kaldırırdı. Evli oldukları halde Hz. Ali,  Hz. Fatıma’nın kapısını çalar: “Namaza kalkın. Allah sizden sadece günahı gidermek ve sizi temizlemek istiyor” derdi. ( Tirmizi Tefsir:33 )

 

  1. b) Çocuğun Ana Baba da Hakkı Vardır:

Allah birinci derece de çocuktan ana babayı sorumlu tutar. Ana baba çocuğa güzel isim koyacak, helal rızıkla besleyecek ve dinini öğretecektir.

Bir baba Hz. Ömer’e oğlundan şikâyet eder. Ömer ( ra ) çocuğu çağırır:

-Baban senden şikâyetçi der ve çocuğa nasihat eder. Çocuk:

-Ya Ömer! Çocuğun ana babasında hiç mi hakkı yok? Diye sorar. Hz. Ömer ( ra ):

-Olmaz olur mu? Evvela evlenirken, eş iyi aileden seçilecek, güzel bir isim verecek, dinini öğretecek…” der. Çocuk Hz. Ömer’e:

-Babam anamı iyi bir aileden seçmemiş, adımı “kara böcek” koymuş beni terbiye etmedi, dinimi öğretmedi der.

Hz. Ömer (ra ) çocuğun babasına:

-Gelmiş bir de oğlundan şikâyet ediyorsun. Ona görevini yapmamışsın. O sana kötülük etmeden sen ona kötülük etmişsin der.

Peygamberimiz ( sav ):

-“Bir kimse dünyada evladını rezil ederse, Allah da onu kıyamet gününde rezil eder. Bu kıstastır” buyurur. ( Ramuz el-Ehadis:410 / 4 )

Peygamber ( as )’ın bir terbiye metodu var.

-“Söyleme yap!” diyor. Çocuğun nasıl olmasını istiyorsak, ana baba olarak öyle örnek olunmalıdır. Çocuğa en iyi model ana babadır.

Bir hadiste: “ kolaylaştırırız güçleştirmeyiniz. Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.” Buyrulmuştur.

İyi yetiştirilmemiş gençlerden herkes şikâyetçi.

-Etrafına zarar veriyor.

-Ana babasını dövüyor, öldürüyor.

-Merhametten, hayâdan mahrum, acımasız.

-Saygı sevgi nedir habersiz.

Nasreddin Hoca evlenmiş, sabah hanımı: “kime görünmeyin kime görünmeyeyim? Demiş. Hoca: “bana görünme de kime görüyorsan görün” demiş.

Gençlerimiz iyi durumda değil bakalım bize rahmet mi okuyacak, lanetli mi?

Şair ne diyor:

Kitaplardan çok iskambil.

Sudan çok bira, şarap.

Anladınız mı şimdi.

Neden halimiz harap!

 

 

  1. c) Genç Deyince Ne Anlamalıyız?

Gençlerimiz popla, topla, yoz müzikle, ilahlaştırılan sanatçı ile eğlence, alkol ve uyuşturucu ile uyutulmaya çalışılıyor.

Düşmanın hedefi dinimiz, ailelerimiz ve gençlerimizdir. Denilebilir ki, bu konuda başarılı oldular. Genç milli ve dini kavramlardan uzak, mutluluğu çöplüklerde arıyor. Aileler, dejenere olmuş idealist genç yetiştiremiyor.

“Kendi türküsünü bilmeyen, başkasının havasını söyler” derler. Kızlar anası, oğlanlar babası gibi değil. Genç, milli, ahlaki, insani ve dini değerlere sahip değil. Kızlarımız kişiliğiyle değil, dişiliğiyle kendini sergiliyor. Genç, moda taklit aşk yolunda. Evliliğin yolu sokaklar, kafeler ve dans salonları, günler flörtle geçiyor.

Görünce kendisiyle gurur duyacağımız gençlerin sayısı az. Başta yetiştirdiği evlattan ana baba memnun değil. Eğitimci, eğittiğinden memnun değil. Genç, telefonun, televizyonun ve internetin, bir de karşı cinsin esiri.

Bugün gençleri büyük tehlikeler bekliyor. Eğer bu tehlikelere karşı uyarmaz ve korunmazsak, genç elimizden, avucumuzdan uçup gidecek. Küçük çocuklara nasıl aşı yapıyor, hastalıklardan koruyorsak, gençlere de insani, ahlaki ve dini aşıyı yapmalıyız. Değilse, koruyamayız.

Gençler ilgi istiyor. Onlar kaplumbağalardan, kelaynak kuşlarından, kediden, köpekleten ve kuştan daha önemlidir. Anaya babaya ardından hayır dua edecek, hayırlı evlat lazım.

Genç yanlış yapıyor:

-Mutluluğu, mahvolacağı şeylerde arıyor.

-Yanlış arkadaşlar ediniyor.

-Hep cinselliği ön planda tutuyor.

-Aileye önem vermiyor.

-Ahlakı, dini yok sayıyor. Ahireti yok sayıyor.

-Bilgisini, enerjisini yanlış kullanıyor.

Peygamberimiz ( sav ): “Kıyamet günü Âdemoğlu şu beş şeyin hesabını vermedikçe Rabbinin huzurundan ayrılmayacaktır. Ömrünü nerede tükettiğinden, gençliğini nerede geçirdiğinden, malı nereden kazanıp nereye harcadığından, bildiğiyle ne denli amel ettiğinden.” ( Tirmizi, Kıyamet, 1 )

Genç deyince benim aklıma şunlar geliyor:

-Geleceğimiz.

-Genç yaşta Hılfu’l-Fudul’a üye olan Peygamberim.

-Çocuk yaşta müslüman olan Hz. Ali ( ra ) Hz. Bilal.

-Babasına boyunu uzatan İsmail ( as ).

-Anasının sözünden çıkmayan Veysel Karani.

-Dininden dönmeyen Ashab-ı Kehf gençleri.

-Malazgirt’te Diyojen’i esir alan zayıf genç.

-21 yaşında İstanbul’u fetheden Fatih.

-Vücudu delik deşik, burçlara bayrağı diken Ulubatlı Hasan.

-Çanakkale de 276 kilo mermiyi kaldıran ve boksörü yakalayan cılız Musa ve 13 yaşında savaşa beni de yaz diyen dedemi.

-Ne olacaksın? Deyince “cennetlik” cevabını veren öğrencimi.

-Baskılara karşı örtüsünden vazgeçemeyen bacılarımı ve iffet abidesi kızlarımızı.

-Şu anda da milletin değerlerini temsil eden İ.H.L’li gençlerimizi hatırlıyorum. Onlar aklıma geliyor.

 

d)Ana Baba Nasıl Kötü Evlat Yetiştirir?

Çiçeği sulamazsanız, ilgilenmezseniz kurur. Çocuklar ve gençler daha çok ilgi ister. Çocuk İslam fıtratı üzerine doğar. İnanca ve ibadetlere meyyal olarak büyür. Eğer çocuğa dini, doğru bir şekilde öğretmezsek ve din duygusunu veremezsek, satanist olur, Hıristiyan olur. Ateist olur, berduş olur.

Hz. Ömer zamanında duvarın ardından bir ses: “süte su kat”

-Hayır, anne, Ömer ne dedi? “Ömer nerden bilecek, görecek?” “Ömer görmüyorsa, Allah da mı görmüyor anne!

Hz. Ömer, Medine yolunda bir çoban çocuk görüyor. Ona: “bu koyunlardan birini bana sat” diyor. Çocuk “koyunlar benim değil, satamam” diyor. Ömer ( ra ): Daha iyi ya kayboldu, kurt yedi” dersin: çocuk “sahibime öyle derim de Allah’a ne derim? Diye cevap veriyor.

Tekstil de çalışan 16 yaşındaki Mehmet bana soruyor:

-Hocam, şef namaz kılmamız için izin vermiyor. Ben ona hediyeler versem, namaz için izin istesem, rüşvet olur mu? Diyor.

İşte inancın, din eğitiminin gücü! İnsanı ne hale getiriyor bakın?

Peygamber ( sav ) şöyle buyurmuştur: “İnsan ölünce tüm amellerinin sevabı kesilir ancak şu üç çeşit amelinin sevabı devam eder: 1-Sadaka-i Cariye ( su, yol, köprü gibi faydası sürekli olan işler ) 2-Kendisinden istifade edilen ilim 3-Kendisine dua eden hayırlı evlat.” (Nesai, Vesaya, 8 )

Çocuğun kişiliğini ana baba oluşturur. Ana baba çocuğunu köpekle beraber yetiştirir, çocuğunu önemsemezse, çocuk, kişiliği, ahlakı, zayıf bir insan olur.

Çoğu ana babalar çocuğunu büyütüyor. Ama onu eğitmiyor. Yetiştirmiyor.

Bir fidanı diker, onu aşılar, ilaçlar ve budarsak sularsak iyi meyve elde ederiz. Önemsemezsek, emek vermezsek umduğumuzu bulamayız. Bir baba hocaya oğlundan şikâyet etmiş. Hoca sormuş:

-Evladına hiç beddua ettin mi?

-Etmez olur muyum, sözümü dinlemedi, yaramazlık yaptı. Bastım bedduayı demiş. Hoca:

-Oğlunun kötülüğünü sen istemişsin onu sen kötü eğitmişsin demiş.

Ana babalar:

-Kötü örnek olursa,

-Terbiye etmezse,

-Yanlış davranışlarını alkışlar gülerse,

-Ana babayı kavgacı geçimsiz görürse,

-Her istediğini yapar, ona bazı davranış ve istekleri için sınır koymazsa,

-Evladını ihmal ederse,

-Kaba kırıcı davranır, döver, söverse,

-İyiyi kötüyü öğrenmezse,

-Çocuğu sokağa, telefona, televizyona ve internete teslim ederse,

-Yalan söyler, sözünde durmazsa,

-İçki içer, kumar oynarsa,

-Ahlak kurallarını öğretmez, dinden uzakta yetiştirirse,

-İffetli giyinmeyi, namuslu davranmayı öğretmezse ana baba kendi eliyle evladını kötü bir insan olarak yetiştirmiş olur.

Şu bir gerçektir ki, gençlerde manevi eksiklik suça yöneltiyor. Bugüne kadar dindar insandan korkulur, algısını benimsettiler. Çocuk yazın saz, caz, dans, kursuna gönderildi camiye gönderilmedi. Kur’an Kursları İ.H.L’leri kötülendi. Gençler camiden dini hayattan uzaktan tutuldu.

Bir zamanlar Diyanet İşleri Başkanı Ahmet Hamdi Akseki Dini bir kitap yazdı. O zaman kitaplar matbuat unum müdürlüğünün izni ile basılıyordu. Gönderdiği kitaptan bir haber alamayan Akseki sebebini sordu. “Yeni neslin dindar olmasına taraftar değiliz” cevabını aldı.

Türkiye de Kur’an Kursları ve İmam Hatipler açılmaya başlayınca resmen Kıbrıs’ta da açılması istendi. Teklif Rauf Denktaş’a götürüldü. Kesin olarak olmaz denildi. Çeşitli yollarla teklif yenilendi cevap olumsuz oldu.

Ne zaman ki Kıbrıslı gençler ateist, satanist ve Hıristiyan olmaya başladılar, ahlaksızlık arttı. Yeni nesil manevi duygularını kaybetti, Rauf Denktaş’ın oğlu şu ifadeyi kullandı: “Babam kaktüs yetiştirdi.”

Daha sonra eski Reisi Cumhur Başkanı Mehmet Ali Talat: “Kur’an kursuna, İ.H.L’ne ve İlahiyat Fakültesine karşı çıktık, şimdi cenaze yıkayacak kimseyi bulamıyoruz” itirafında bulundu. (20-06-2012 Akit)

Sonuç olarak;

Yeni nesli madden manen iyi yetiştirmeden problemler bitmez. Aileler hayırlı evlat yetiştirmeden iki cihanda mutlu olmaz.

Osman Gazinin Orhan Gaziye son ikazı şudur: “Ey Orhan! Dini gayreti olmayanları, sefil hayat yaşayanları devlet hizmetinden uzak tut.”

İnancı olmayandan devlet de millet de huzur görmez. Onun için geleceğimizin iyi olmasını istiyorsak önce insanı yetiştirmek zorundayız.

Adam Pazar günü almış gazetesini, koymuş kahvesini önüne rahat bir gazete okuyacak o sırada oğlu gelmiş:

-“Baba söz vermiştin beni gezmeye götürecektin” deyince adamın keyfi kaçmış, “öyle bir bahane bulayım ki, kurtulayım” derken gazetede tam sayfa dünya haritası görmüş. Parça parça etmiş, çocuğa demiş ki:

-“Bu haritayı düzelt seni gezdireyim”

Çocuk kısa zaman sonra “düzelttim baba” diyerek haritayı getirmiş. Adam inanmamış, incelemiş, doğru. Oğluna dönüp:

-Nasıl oldu bu? Demiş. Çocuk:

-Arkasında bir adam vardı, adamı düzelttim, harita da düzeldi” cevabını vermiş.

Evet, insanı düzeltirsek, dünya düzelir. Problem biter.

Cenab-ı Allah insanı yaratmış, onu başıboş bırakmamıştır. Yol gösterici Peygamberler göndermiştir. Bir de uyup da mutlu olacağı talimatlar içeren kitaplar göndermiştir. Peygamber (as) Allah’tan aldığı emirlerle gökteki yıldızlara eş Ashab-ı Kiram’ı yetiştirmiş ve Asr-ı Saadet devrini yaşatmıştır.

Rabbim, bize hayırlı nesiller yetiştirmek nasip etsin. Ölürse yerin, kalırsa elin beğenip memnun kalacağı evlatlar versin.

 


Bu yazıyı 575 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.