GENÇLERİN ÖNÜNDEKİ TUZAKLAR

Yeni bir öğretim yılına başlıyoruz.

Bizim yaşımızdakiler, “uyu uyu yat. Yat, yat uyu” yazan uyuyan, bir çocuk resmi bulunan bir alfabe ile okula başladık. Yıllarca uyuduk uyutulduk. O zamanlar İsrail çocukları, üzerinde “Kudüs senindir, senin olacaktır” yazılı alfabe ile okula adım atıyordu.

Öğretmen oldum. “İlkokul” kelimesi ayrı mı yazılacak, bitişik mi yazılacak. Sınıflarda ki, idare odalarındaki istiklâl Marşı, solda mı olacak? Gençliğe hitabe sağda mı olacak?” İnsan, Adem (as)dan mı geldi, maymundan mı? Yıllarca bunları tartıştırdılar.

Birde sağ-sol icat ettiler; Sağcı-solcu kavgasını körüklediler. Kardeş çocukları ikiye bölündü. Binlerce genç birbirini öldürdü. Silahın namlusu sabah bir gruba akşam bir gruba çevriliyordu. Güya kurtarıcı (!) olarak ihtilal yapan Kenan Evren: “Bir sağdan bir sondan astık ki, eşitlik olsun!” diyordu.

Bir Milli Eğitim Bakanı: “Ah şu okullar olmasa!” demişti.

Eğitimde denemediğimiz yabancı eğitim sistemi kalmadı. Milli Eğitim Bakanlarının eğitimci olmasına dikkat edilmiyordu.

Bir asra yakın zaman böyle geçti. Öğretim yapılmadığı gibi eğitimde yapılmadı. Gençleri Ruscu Amerikancı dile böldüler. Gençler Türk olduğunu unuttu. Türk’ten Türk yetişmedi. Gençleri kendi emelleri için kullandılar. Benliğinden tarihinden milli-manevi değerlerinden kopardılar. Dedeleri olan Osmanlıya, vatanları olan Anadolu’ya, dinleri olan İslam’a ve kendi devletlerine düşman ettiler. Taklitçilik ruhunu aşıladılar; bizi biz olmaktan çıkar kendilerine hayran ettiler.

Yeni bir eğitim ve öğretim yılına başlıyoruz. Özümüze dönüşün başlangıcı olur inşallah!

Öğretmen ve öğrencilerimize başarılar dilerim.

 

Çocuk ana-baba ve öğretmene emanettir

Çocuklar, her şeyimizdir. Onlar bizim geleceğimizdir. Onlar korunmalı, çok iyi yetiştirilmelidir.

Hangi meslek sahibi olacak düşüncesinden önce iyi insan iyi vatandaş olma ideali ile yetişmelidir.

Onlar iyi yetişirse bu milletin sigortası, ana babanın da ya cenneti, ya da cehennemi olacaktır.

Cenab-ı Allah Kur’an’da “Emanete hainlik etmeyin” diye uyarıyor. (Enfal:27)

Küçükken: “O daha çocuk!” diyor, müdahale etmiyoruz. Genç olunca: “O genç, hevesini alsın, eğlen-sin, kâm alsın dünyadan” deyip düzeltmiyoruz. Eğitmiyoruz.

Bundan sonra eğitmek, terbiye etmek ve düzeltmek mümkün olmuyor. Faydalı insan haline gelmiyor artık.

Ne oluyor? Emanete hainlik etmiş oluyoruz. İnsan azmanı bir varlık yetiştiriyoruz.

 

Gençleri unutuyoruz

İhmalkarız, dünya hırsımızdan, ihmalimiz nedeniyle çocukların dışını süslediğimiz gibi içini süslemiyoruz. Karnını doyurduğumuz gibi beynini doyurmuyoruz.

Çarşıda pazarda, parkta, otobüste, çocuk unutanlar bile var. Birçok ana-baba, çocuğunun eğitimini unutuyor.

Ana-babanın görevi; çocuk dünyaya getirmek, sadece karnını doyurmak değildir. Esas analık babalık, çocuğu görünür görünmez, maddi manevi tehlikeler-den, bilhassa inançsızlıktan ve kötü alışkanlıklardan koruyup kollamaktır. Kendine ve başkalarına faydalı insan yetiştirmektir. Ana baba katilini de ana baba yetiştirir.

Bilhassa kız çocukları özenle yetiştirilmelidir. Çünkü onlar bu milletin anası olacaklardır. Yeni nesilleri onlar yetiştireceklerdir.

Yuvayı kadın ayakta tutar, toplumu kadın yücel-tir, kadın alçaltır.

Kızlar, arlı, hayalı, iffet ve namuslu yetiştirilirler-se toplumun ahlakı bozulmaz. Büyük insanları iffet abidesi kadınlar yetiştirmiştir.

Bazı analar babalar, çocuklarını iyi yetiştirmediği için hayasızlıklar moda oldu.

 

Düşmanın hedefi kim?

Düşman, bu nesli yok etmek için boş durmuyor. Adamlarına şu talimatı veriyor:

– Aile yuvalarını yıkın, gençleri ailelerden koparın!

– Ahlakını bozun!

– Dinlerinden uzaklaştırın!

– Büyüklerini kötüleyin, geçmişlerini unutturun!

– Türklerin ideallerini yok edin, hükümranlıklarını kırın!

– Devlete, millete karşı gelenleri arka çıkın!

– Gençlere kötü alışkanlıklar kazandırın! Unut-mayın bunlar gerçekleştirilmektedir.

İnsanımız şimdiye kadar popla, topla, müzikle, gayr-i ahlaki eğlencelerle uyuşturuldu, uyutuldu. Boş ve manasız şeylerle oyalandı.

Şimdi de alkolle, uyuşturucu ile telefonla, televizyonla, uyutulmaya, uyuşturulmaya devam ediliyor.

Düşman telefonu, televizyonu, alkolü, uyuşturucuyu ve müstehcen giyimi, Türk gençliğini imha silahı olarak kullanmaktadır. Hedef, aile, hedef İslam, hedef gençlik ve hedef, tarih boyunca varlığından korktukları, çocuklarını Türkler geliyor diye uyuttukları aziz milletimizdir. Güzel Anadolu’muzdur.

Batı, bizden intikam almaya çalışıyor. Geçmişin intikamını almak istiyor.

 

ANALAR BABALAR DİKKAT!

ÇOCUKLARIMIZI ÇALIYORLAR

Gençlerden bazıları ana baba, aile tanımaz oldu. Ailenin kontrolünden çıktı. Evladı için “Seni doğuracağıma taş doğursaydım” diyen, evladına lânet okuyan, beddua eden, hatta evlatlıktan red edenlere şahit oluyoruz.

Evde ana baba, okulda öğretmen, sokakta büyüklerin memnun olmadığı insanlar yetişiyor.

-Gençleri çalıyorlar; ataist, satanist, Hıristiyan yapıyorlar, canavarlaştırıyorlar.

-Gençleri robotlaştırdılar. Genç önünü sağını, solunu ve yarınını görmüyor. Gençlerin ruhunu çaldılar. İdeallerini çaldılar. Hayallerini çaldılar, geleceğini çaldılar.

– Gençleri milletine yabancılaştırdılar. Müstehcenliği çağdaşlık, medenilik diye yutturdular. Oku-maktan düşünmekten alıkoydular.

-Kendi insanımızla bizi vurdular. Ruhunu kaybedenler yabancılara sığınıyor. Kendi milleti aleyhinde çalışıyor.

– Eğer uyanık olmazsak, değerlerimize bağlanmazsak, gençliğe sahip çıkmazsak pilimizi bitirecekler.

Düşürdüğümüz ahlakı, kaybettiğimiz acıma ve merhamet duygularını, göremediğimiz saygıyı, sevgiyi, ayaklar altına alınan iffet-namus anlayışını tekrar sahip çıkmazsak, varlığımızı, inanın koruyamayız. Aileler niye yıkılıyor?

Analar babalar! Cehenneme odun yetiştirmeyelim. Allah: “Yakacağı insanlar ve taşlardan cehennem ateşinden evlatlarınızı koruyun” diye emrediyor. (Tahrim:6)

Gençlere günahı, haramı, hak-hukuku öğretelim. Hayırlı evlat ancak böyle yetişir.

Dindar olan, kindar olmaz. Terörist olmaz. Alkolik olmaz. Uyuşturucu bağımlısı olmaz. Pişmanlık vesilesi olmaz. İsyankâr olmaz. En güzel insan, din eğitimi ile yetişir. Çünkü Allah’ı olmayanın ahlakı olmaz.

 

GENÇLERİN KORUNMASI

Gençlerimiz, neyin iyi neyin zararlı olduğunu, basına gelince anlıyor. Biz genç, tuzağa düşmeden tuzakların neler olduğunu ona gösterir ve öğretirsek, genç de ailede ve millet de zarar görmez.

Gelelim gençleri ne gibi tuzaklardan korumamıza:

 

1-Önce sapık duygu, düşünce ve inançlardan korumalıyız.

Yoksa çocuk aileden uzaklaşır. İnsani duygularını yitirir, acıma, merhamet, saygı, sevgi gibi güzel duygu ve davranışlar onda görülemez.

Meselâ; gençte insani duyguları öldüren tuzaklardan birkaçı şunlardır:

– Darwinizm, Ataizm, tabiatçılık,

– Misyonerlerin kandırması

– Satanizm

– Geçmişine, dinine, devletine düşmanlık

– Maneviyat noksanlığı ve sosyal medya gibi.

 

2-Kötü arkadaş:

Genç iyiyi de kötüyü de arkadaşından öğrenir. Atalarımız: “Söyle arkadaşını, söyleyeyim kim olduğu-nu” demişlerdir.

İmam-ı Azam şöyle der: “Arkadaş üç çeşittir;

– Gıda gibidir

– İlaç gibidir

– Hastalık gibidir”

Analar babalar, çocuğu kiminle arkadaşlık yapı-yor, buna çok dikkat etmelidir.

Bir zamanlar çamur, gül kokmuş, sormuşlar:

– Sen çamursun. Ama gül kokuyorsun, neden?

– Bir zamanlar gülün dibinde eğleşmiştim” demiş.

Yapılan araştırmalara göre; sigara, alkol, uyuşturucu, kumar, fuhuş gibi kötü alışkanlıkların kötü arkadaş etkisi ile başlandığı ortaya çıkmıştır.

Ataların ifadesiyle “İtle yatan, elbette bitle kal-kar”

Çocuk başarılı veya başarısız ise bunda mutlaka arkadaşının etkisi vardır. Genç, kötülerden, kötü or-tamlardan uzak durursa,  kötülüklerden korunur.

3-Şer kutusu televizyonun ve tablet telefon ve bilgisayarın olumsuz etkilerinden çocuklar ve gençler korunmalıdır.

Dikkat edilmezse bunlar:

– Zaman hırsızıdır.

– Kötülük öğretir

– Sağlığı bozar

– Güzel şeylerden uzaklaştırır

– İnsanlardan aileden koparır

– Okumaktan düşünmekten alıkor.

– Seyrettiklerinin etkisinde kalır.

Seyredilen oyunlar hakkında bir şeyler söylemek isterim:

Düşman filmleri, dizileri, çizgi filmlerini gençlerimiz için imha silahı olarak kullanıyor, desem abartmış olmam.

Çocuklarımız gençlerimiz iyi şeyler öğrenmiyor. Onun için sert mizaçlı, kavgacı, vurdulu kırdılı bir ha-yat yaşıyor. Acıma duygusu yok oluyor. Ne kadar kötü şey varsa toplumda arttı. Neden?

Bir arkadaşım anlatmıştı: “Babam çizgi film oy-natırdı. Gece keser, keser yapıştırır, öyle oynatırdı. Sordum: Niye kesip yapıştırıyorsun. Bana dedi ki: “Bu kestiğim yerlerde haç işaretleri var, müstehcen resimler var. Bunları seyreden göremez, bunlar beyne yerleşir ve ilerde tepki gösteremez.”

Benim birkaç tespitim şöyle: “Allah” yazısının üzerinde oyuncular oluyor”

“Kabe kapısı açılıyor, ardında hoş görünümlü olmayan kimseler eli silahlı “Allahü ekber” “Lailahe illallah” diyerek ateş edip adam öldürüyor.

“Cami minare ay yıldız hedef alınıyor”

“Kötü rolde Müslüman, iyi rolde Hıristiyan olu-yor. Hıristiyan kurtarıcı oluyor”

“Filmlerde ABD kurtarıcı rol oynuyor. Rambo, Müslümanları kurtarıcı rol oynuyor.

Bu şekilde İslam, Müslümanlar karalanıyor.

Analar babalar, çocuklarınızı bu gizli düşmanlıklardan koruyun.

Birde yabancı yazarların kalın kitaplarını moda olarak taşımaktan, arasıra okuyor gibi görünmekten sakının, sakındırın.

Kendi geçmişi kendi kültürü ile ilgili bir kitap okumayan yabancılaşıyor. Yozlaşıyor. Benliğini kaybediyor, inancını yitiriyor.

 

4-Kumar alışkanlığı kazandıran oyunlardan çocuğunuzu alıkoyun. Yoksa kumarbaz olur, oyunlar başlangıçtır.

 

5-İnsanın ruhuna hitap etmeyen yoz müzikten, gençlerin kulakları tıkalı, gözleri kapalı, etrafı ile ilgisini kesmiş. Yabancı müzik dinliyor. Kendi milli musikisinden zevk almayan, Türklüğünden de zevk almaz.

 

6-Gençleri alkol katkılı; bira, kola gibi içeceklerden uzak tutun. Bugün bira içen, kola için yarın alkolik olur.

Alkolsüz bira, kola oyundur. Uzmanlara göre alkolsüz bira olmaz. Kokakola da 110 yıl sonra alkol, kafein, kokain olduğu ortaya çıkmıştır.

Alkol, insanı insanlıktan çıkaran imha silahıdır. Rusya Türkleri 70 yıl alkol ile uyuşturmuştur. Amerika kızılderelileri alkol ile hakim olmuştur. Siyonizm alkolü ve uyuşturucuyu milletlere hükmetmek için kullanmaktadır.

 

7-Gençlerin ahlakını bozan; ar, haya duygularını, iffet, namus anlayışını yok eden flört arkadaşlığından korumalıyız.

Müslüman Türk ahlakını bozmak, aileleri yıkmak için düşman, flörtü özendirmiştir. Filimler, diziler, ihanet ettirmektedir.

Bugün karma okullar, kanayan bir yaradır. Flört, ruhen, ahlaken ve başarı yönden yıkıma ve felâkete sebep oluyor.

 

8-Esas uyuşturucu üzerinde durmak istiyorum. İmha silahının başında uyuşturucu geliyor. Öyle türleri var ki, tek kullanımda bağımlılık yapıyor. Çaya, ayrana bir yiyeceğe ilave, uyuşturucu batağına itiyor. Fuhuşa sürüklüyor. Uyuşturucu öyle bir felakettir ki, tahribatı büyük. Aileleri yıkan, insanı perişan eden, zehir içmiş köpek gibi sokaklarda süründüren bir felakettir.

İnsanın iffetini, namusunu kirleten, hırsızlık yaptıran, cinayet işleten ve ölümüne neden olan kötü bir alışkanlıktır.

Uyuşturucu, insandaki iyi duyguları yok eder, geleceğini karartır, enerjini başarısını bitirir, insanı suça iter, intihar ettirir.

13 yaşında uyuşturucu ile tanışan, bağımlı genç anlatıyor: “Kötü arkadaşlarım uyuşturucu bağımlısı yaptı. Benim gibi kandırılan üç arkadaşımı kaybettim. Kriz anında ağızlarından köpük geldi. Sonra yerde çırpına çırpına can verdiler. Hayatım söndü, evdeki eşyaları sattım.

Analar babalar gençler tehlike altında resmi ra-kamlara göre gençlerin %25 uyuşturucunun pençe-sinde.

Araştırmalara göre; gençlerde sigara, alkol ve uyuşturucu 9-10 yaşlarına kadar inmiştir.

Uyuşturucu kullanan, aklını kullanamaz. Hayal aleminde yaşar. Bugüne kadar hiçbir şey genç nesli uyuşturucu kadar tehdit etmemiştir.

Bir baba uyuşturucuya başlayan iki oğlu için şöyle diyordu:

– “Ölselerdi bu kadar üzülmezdim. Uyuşturucuya alıştılar, her şeylerini kaybettiler. Şimdi sürünüyorlar. Ne güzel işleri, ne güzel kazançları ve ne güzel bir aile hayatları vardı. Onları görmek benim için dayanılmaz işkence oluyor. Birde onların benden zorla para isteyişleri varya, buna hiç dayanamıyorum”

– Para yoksa uyuşturucu, cinayet işletir, namus sattırır, hırsızlık yaptırır. Uyuşturucu insanı geri zekalı yapar.

– Uyuşturucunun pençesine düşen, kendini bir daha kurtaramaz. Uyuşturucu intihardır. Azar azar ölümdür. Bir annenin anlattıklarını dinleyelim:

– “Benim çocuğum 13 yaşındayken uyuşturucu kullanmaya başladı. Oğlumu takip için bara gittim, kimle arkadaşlık yapıyor diye bakmaya. Genç bir ba-yan olduğum için beni herhalde müşteri zannettiler ve erik getirdiler. Tuz zannedilen şeyi bana göstererek, “Abla esrar ister misin?” diye sordular, Yani barlarda tuzun içine esrar koyuyorlar. Bunların engellenmesi gerek. Oğlum gençliğini mahvettiği gibi beni de sürekli dövüyor. Çok mağdur durumdayız.” (10,09,1998 Zaman)

Gazetelerde yayınlanan bir olayı nakletmek isti-yorum:

“Eroin dünyasının kendisine güzelliğinden dolayı “Prenses Banu” dediği ama sonunda değil güzellik insanlıktan bile çıkardığı Banu’yu dinleyelim:

“Genç bir kızdım, zengin bir ailem vardı. Her istediğim yapılıyordu. Ben arkadaş gruplarıyla diskoteklere alıştım. Önce müzik tutkusu, sonra uyuşturucu alışkanlığı… Kusmalar, hayaller… Pencereden inekler, Kızılderililer gördüm. Bize ok atıyorlardı, sandalyeyi cama fırlattım. Ellerim ölü eli gibi çekildi. Eklem yerlerimde sancı, ter, titreme… Ben onun pençesine düştüm. Allah başka gençleri, başka ile çocuklarını korusun o canavardan. Çok mutlu, çok rahat bir aile düzenim vardı. Annem, babam üzerime titrerdi. Bir mühendisle evlendim. Bir oğlumuz oldu. Ama benim o zehre alıştıktan sonra ne yuvamı, ne çocuğumu görür halim vardı. Kocam benden ayrıldı…” (17,01,1983 Hürriyet)

 

Uyuşturucunun yaptığı tahribatı şöyle özetleyebiliriz:

-İnsanı bedenen ve ruhen çökertir. Uyuşturucu bir tuzaktır. İnsanın namusunun kirlenmesine neden olur.

– İnsanî, ahlakî ve manevi duyguları yok eder.

– Uyuşturucu insanın beynini uyuşturur.

– Başta bir miktar zevkten sonra, insanı esir alır.

– Erken bunama, hafıza kaybı, depresyon, korku, endişe, felç ve intihara sebep olur.

– 1 gram eroin beyinde 1 milyon hücrenin ölümüne sebep olur.

– İnsan kabiliyetinin tümünü yok eder.

– Kalp krizine neden oluyor.

– Ani ölüme sebep olduğu gibi sokaklarda kıvrana kıvrana, bağıra, bağıra rezillikler sergiletir.

 

Niçin başlanıyor?

– Maneviyat noksanlığı ve hayatın sıkıntıları uyuşturucu bağımlılığına sığınmaya neden oluyor.

– Kişilik bozukluğu, irade zayıflığı alkole ve uyuşturucuya itiyor.

– Kötü arkadaş, en büyük neden oluyor.

– Merak etme, teklif, ilk adım oluyor.

– Ailesi ile olan kırgınlık ve ailenin ilgisizliği baş-lama sebebi oluyor.

– Özenti,

– Başarısızlık,

– Pop müzik, eğlenceler

– Kurulan tuzaklar “Bir defa”, “Bir defadan bir şey çıkmaz” ısrarı.

– Annenin hamile iken ve emzirirken uyuşturucu kullanması, sigara, alkol alması,

– Pazar, müşteri arayanların ücretsiz ikramı

– İlk adım kokulu silgi yapıştırıcı, kokulu kalem, çanta gibi şeylerin işi kolaylaştırması

– Masum gibi görünen kozmetikler, parfüm, sprey, deodorantların uzun süre kullanılması.

– Sigara, alkol kullanımı uyuşturucuya zemin ha-zırlıyor.

– Gizli eğlence yerleri uyuşturucu ile erken tanıştırıyor.

– Kimse benim çocuğum “içmez” kullanmaz “demesin. Bakan Işılay Saygın: Okullar açılma zamanında şöyle demişti:

– “Velileri uyarıyorum! Okul çevresindeki simit satıcılarından simit alıp yemesinler. Simitlerin içine uyuşturucu katılıyor.

– Ben bir olaya şahit oldum. Uzun teneffüslerde 5-6 öğrenci okul dışına gidip tost alıp geliyor. Bu sık sık olduğundan;

– Bizim kantinde tost yok mu? Bir daha dışarıya gitmek yok” dedim.

İçlerinden birisi bana şöyle cevap verdi:

– Bu tostun tadı başka hocam!”

Araştırdım, gençlerle konuştum, tostun içine tuz eker gibi uyuşturucu ekiliyormuş.

– Yapıştırılan, dövmeler, uyuşturucuya zemin ha-zırlıyor. İhtiva ettiği uyuşturucu, deri yolu ile kana karışıyor.

– Avcı çocuklar seçiliyor. Kız olsun erkek olsun karşı cinsten arkadaş ediniyor, bilinçli olarak uyuşturucuya alıştırıyorlar.

– Mezuniyet eğlenceleri ve gezileri ilk adım olu-yor. Bu eğlencelere başka türlü giyiniliyor ve velilerin gelmesi yasak oluyor.

– Okulların etrafı tuzaklarla dolu. En çok satıcılar burada: onlara dikkat edilmelidir.

 

Velilere düşen görevler:

– Küçük yaştan itibaren çocuklar izlenmelidir, odasında, okulda, yolda ve arkadaşları sürekli takip edilmeli. Çocuk takip edildiğini bilmelidir.

– Aile çocuğa sıcak ve sevgi ile yaklaşmalıdır.

– İçinde azda olsa alkol içeren kafein, kokain, içe-ren maddelerden korumalıdır.

– Gencin harcamaları sürekli izlenmeli, gereğin-den fazla harçlık verilmemelidir. Ayrıca rastgele yerlerden alışveriş yapmaması, kendisine yaklaşmak isteyenlere yüz vermemesi tembih edilmelidir.

– İyi arkadaşlar edinmesine dikkat edilmelidir.

– Gereken manevi, ahlaki duygu verilmelidir. Değilse, paslanmış demir gibi için için çürür gider. Ara-baya gösterilen özen çocuğa da gösterilmelidir.

– Okul idaresiyle ve öğretmeni ile zaman zaman çocuk hakkında bilgi alınmalıdır.

– Takip edilmeyen çocuk, başına buyruk olur, et-rafındaki tuzaklara düşebilir.

– Uyuşturucunun sadece polisiye tedbirlerle önlenmesini beklemek yanlış olur. Bu mücadelenin içine aile, vatandaş ve okul girerse, o zaman bir netice alınır.

– Bir lisenin yanında evim vardı. Satmak zorunda kaldım. Gençler okulun etrafında alkol alır, sigara içer, uyuşturucu kullanır, kız erkek birbirini yastık yapar, sızar kalırlardı. Okul müdürünü, müdür yardımcısını defalarca aradım. Hatta yakında karakol vardı, onları aradım. Okul ilgilenmedi. Memur arkadaşlar bir dola-şıp gitti. Evi sattım.

– Aile, sigara, alkol ve uyuşturucu hakkında uyarılar yapmalı, bilgi vermeli. Zarar gören kimseleri örnek göstermeli, okullarda bilim adamları konferans vermeli, emniyet meydanı boş bırakmamalıdır. Çocuklarımızı ancak böyle koruyabiliriz.

 

Uyuşturucu kullanan nasıl bilinir?

– Gözde kanlanma olabilir.

– Ağız kokar, terleme, bulantı olur. Kusma olur.

– Vücutta, iğne, yara izleri görülür.

– Enerji ve kilo kaybı olur.

– Hep yalnız kalmayı tercih eder.

– Dikkat eksikliği g örülür.

– Sürekli yorgun ve uykusuz olur.

– Ruhsal denge bozulur

– İhtiyaç duyunca farklı davranır.

– Başarısız olur.

– İyi arkadaşlardan uzaklaşır.

– İçine kapanır, ailesi ve etrafı ile ilgiyi keser. Odasına kapanır, hırçınlaşır.

– Kendine bakmaz dağınık olur.

– Fazla para harcar

– Geleceğe ait planı olmaz. Okulu eker.

– Elleri titrer, sinirli olur. Acımaz.

– Uykusuzluk çeker.

– Birden yaşlılık belirtileri görülür.

– Dişleri ve iç organları çürür ve saçları dökülür.

– Dili bozulur; argo kelimeler konuşur, müstehcenliğe meyleder.

Şöyle bir uyarı yapalım. Bunlardan bazılarının görülmesi, o gencin uyuşturucu kullandığı anlamına gelmez. İyi araştırılmalıdır.

Uyuşturucu çeşitleri çok fazla her an yeni yeni şekil ve türlerde uyuşturucu ortaya çıkıyor. Dikkat ve tedbir gerekiyor. Gençlerin korunması gerekiyor.

 

Çare

Tehlike ne kadar büyük olursa olsun, alınacak tedbirler ve koruyucu hassasiyet, gençlerdeki ruh ve beden çöküşünü önleyecektir.

– En önemli çare gençlerdeki manevi boşluğu gidermek, bir tehlike karşısında inancını devreye sokmayı alıştırmaktır. En etkili yol bu.

– Gençlere şahsiyet kazandırıp, ideal aşılamaktır. Bu genci koruyucu olur.

– Gençlerde iffet, namus ve utanma duygusunu geliştirmektir. İffetini kaybetmesini engeller.

– Gençleri iyi arkadaş ve iyi ortamlar hazırlamaktır. Kötü etkilenmeyi önler.

– Aile bağlarını kuvvetlendirmek, sevgi, saygı or-tamı hazırlamaktır.

– Uyuşturucuya götüren sigara, alkol gibi alışkanlık kazanmalarından uzak tutmak. Temiz kalmasını sağlar.

– Ana baba ve büyük kardeşlerin iyi örnek olmasıdır.

– Çocukları sokağa itecek ağır cezalar vermek ve dövmek hatasını işlememektir.

– Daima çocuklara tehlike ve tuzakları anlatmak, öğüt vermektir.

– Gençleri iyi alışkanlıklar kazandırıp, onlarla meşgul etmek, ibadet alışkanlığı kazandırmak.

– Gençleri okuma alışkanlığı kazandırmak.

– Ana babaların bir görevi de “Bütün şer ve şerlilerden yavrumu koru!” diye Allah’a dua etmektir. Ayrıca sigara, alkol ve uyuşturucu belasından kurtulmak isteyen gençler evlatlarını kurtarmak isteyen ana balalar devlet hastanelerinde AMATEM’e başvurmaları gerekiyor.

– Çaresiz değilsiniz. Devlet her zaman yanınızda.

Rabbim, bu millete insanlığa hizmet edecek ha-yırlı nesiller yetiştirmekte yardımcımız olsun.


Bu yazıyı 6 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.