Güzel Huylar

Cenab-ı Allah canlıları yaratırken ne kadar kötü huy varsa; ısırmak, sokmak, tepmek, parçalamak, acımasızlık, korkutmak gibi hepsini hayvanlara vermiş, insanlara güzel huylar kalmıştır.

Ama bazı insanlar var ki; eğitimsizlik ve inançsızlıkları nedeniyle Kur’an’da: “Belhüm adel” denilen hayvandan da aşağı davranışlar sergilemektedir. Hareketleri nedeniyle kendine “hayvan” dedirtenler vardır.

Şair şöyle der:

“Yılan mısın kimi görsen sokuyorsun?
Baykuş musun nereye konsan yıkıyorsun?”

*              *              *

        Öfkeyi yenmek gerekir, yenemiyoruz. Öfke bizi yeniyor.

        Her şeye kızıyoruz. Eşeğinden alamazsak, semerine kızıyoruz. Öfkeyi kontrol edemiyor; kırıp döküyoruz.

Atalarımız: “Öfke ile kalkan zararla oturur,” demiş. Doğru, bu yüzden iyiliklerden, güzelliklerden mahrum oluyoruz. Aslında her öfke, sabırla, hoşgörü ile yatıştırılabilir.

Hadislerde: “Öfke şeytandandır.” (Seçme Hadisler:88)

  • “Birinin Allah rızası için öfkesini yenmesinden daha büyük bir amel yoktur.” (Age:122/83)
  • “Kuvvetli, güreşte yenen değil, öfke anında öfkesini yenedir.” (R.Salihin:650)

Kur’an’da da şöyle geçer:

  • “O takva sahipleri öfkesini yutarlar ve insanları affederler.” (Al-i İmran:134)
  • “Öç almayıp bağışlamak büyüklerin hareketidir.” (Şura:43)

*              *              *

        Allah’ın yarattıklarına acımak, merhametli davranmak gerekirken; ölüyorum diyene öl, yandım diyene yan deniliyor.

        Hâlbuki merhametle davranana, acıyana Allah da merhametle muamele eder ve acır. Acımayana Allah acımaz.

Peygamber (as) şöyle buyurur:

  • “Bir kimse merhamet etmezse, merhamet olunmaz. Bir kimse affetmezse, af olunmaz. Bir kimse tövbe etmezse, bağışlanmaz. Günahlardan korunmayan da korunmaz.” (Ramuz el-Ehadis:446/12)

*              *              *

        Kolaylık gösterilecek yerde güçlük çıkartılıyor, zorlaştırılıyor.

        İyi muamele etmek, işleri kolaylaştırmak, işleri zorlaştırmamak insani ve İslami bir davranıştır.

Kolaylaştırmakta sevap vardır. Zorlaştırmakta da günah vardır. Dinimiz tebessüme bile sadaka sevabı vaat etmiştir.

Allah şöyle buyuruyor:

  • “Allah sizin için kolaylık ister. Zorluk istemez.” (Bakara:185)

Hz. Aişe şöyle der: “Allah Resulü iki durumdan birini seçmek gerektiğinde, eğer kötü değilse, mutlaka kolay olanı seçerdi.” (Buhari, Edep:80)

Peygamber (as):

  • “Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz. Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.” (Seçme Hadisler: 76/3)
  • “İnsanlara yumuşak davranmayan, hayırdan mahrum olur.” (İbn-i Mace, Edep:9) buyurmuştur.

*              *              *

        Utandırmamak, ayıp örtmek, sır saklamak yerine aksini yapmaktan zevk alanlar oluyor.

        Olgun kimse, başkalarının ayıbını, kurusunu görmek yerine, kendi kusurunu gören insandır.

Hatasız insan olmaz. “İnsan beşer, şaşar, eyler hata üçer, beşer,” denmiştir. İnsanları hatalarından dolayı ayıplamamak gerekir.

Bir hadiste şöyle buyrulur:

  • “Bir kimse, bir mü’min kardeşini bir kusurundan dolayı ayıplarsa, kendisi o kusuru işlemeden ölmez.” (Tirmizi, Kıyamet:53)

Atalarımız: ”Kınama komşunu, gelir başına” demişlerdir.

Allah’ın bize bir emri de şöyle:

  • “Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül ondan sorumludur.” (İsra:36)
  • “Çirkin şeylerin yapılmasını arzulayan kimseler için dünyada da, ahrette de çetin bir azap vardır.” (Nur:19)

*              *              *

        Hüsn’ü-zan beslemek yerine neden su-i-zan besleniyor?

        Kötü düşünmek, kötü zannetmek kötü huydur. İyi niyet beslemek, olumlu düşünmek, iyiye yormak iyi huydur.

Su-i zanda iftira da vardır. Su-i zanla kötülüğe sebep olunur. İnancımızda kötülüğe sebep olan; o kötülüğü bizzat işlemiş gibi sorumlu olur.

Kur’an’da: “Ey iman edenler! Zandan sakının, zannın bir kısmı günahtır.” (Hücurat:12) buyrulurken peygamber (as)’da: “Kötü zandan sakının. Çünkü zan, sözlerin en yalanıdır,” buyurur.

*              *              *

        Konuşurken, okurken, yazarken hoşgörü hep dilimizde ama öfke anı, kızgınlık hali, şiddet, küfür, lanet dilimizde…

        Hoşgörüsüzlükten kavgacı bir toplum olduk. Kimsenin kimseyi hoş gördüğü, affettiği yok. Birbirimizin ayrı dinde, mezhepte, partide, takımda olmasını bile hazmedemiyoruz. Hâlbuki başkalarını affetmek insanın affına sebep olur. Kötülüğe kötülük herkesin işi, kötülüğe iyilik er kişinin işidir.

Allah bize şunu emrediyor:

  • “Bağışlayın, Allah da sizi bağışlasın.” (Nur:22)

Peygamberimiz (sav) bir kusur işleyen için ashabına: “Sakın utandırmayın,” der. Sonra da tatlı tatlı “Şöyle yapanlar oluyor…” der uyarır ve ikazda bulunurdu. Bir hadislerinde şöyle buyurmuştur:

  • “Kim başkasının ayıbını örterse, Allah da kıyamet günü onun ayıbını örter.” (R.Salihin:239)
  • “Bir kimseye şer olarak, bir Müslüman kardeşine hakaret etmesi yeter.” (Age:1605)

 


Bu yazıyı 436 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.