Haramın İnsan Üzerindeki Etkisi

Hz. Peygamber: “İnsan yediğinden ibarettir” buyurmuştur. Haram, bir vücuda girdi mi, insanın mayası bozulur, aklına kötü şeyler gelmeye başlar. Haramı kendine gıda yapan, ibadetlerden soğur.

Bir ana telefonda şöyle yakınıyordu:

“Alkol katkılı ve domuz katkılı maddeler yiyip içmeye başladıktan, faize bulaştıkdan bu yana çocuklarım çok değişti. Hafızlığa başlayan kızım ezberleyemez oldu. benimle teheccüt namazına kalkan oğlum kalkmaz oldu. evlatlarım zaman zaman açık olmasa bile karşı gelmeye, isyan etmeye başladılar. Biz de ana-baba olarak ibadetlerimizden eski zevki alamaz olduk. Organlarımız adeta isyan ediyor, bunu hissediyorum” diyordu.

Kanunî, bir sefer sırasında mola verince bir köylü koşup gelir, belli ki bir isteği var. kanunî

– “Nedir, hayrola” der. Köylü:

– Allah razı olsun, alınan üzümlerimin yerinde parasını buldum, fakat bu para fazladır” der.

Bunun üzerine padişah, üzüm koparan askerlerin hemen ordudan atılmasını ister. Sebebini de şöyle açıklar: “Kursağında haram lokma olanlara Allah zafer nasip etmez. Eğer parasını koymasalardı, zaten zalim olurlardı, o zaman kellelerini zor kurtarırlardı.”

Bir örnek de Yavuz Sultan Selim, Mısır fethine giderken mola vermiş, canının meyve istediğini beyanla, askerlerin halkın bağ ve bahçelerinden bir şeyler alıp almadığını anlamak istemişti de askerler tepki göstermiş ve;

“Padişahımız bizi hârâmî mi zanneder” cevabını vermişti. Bunun üzerine padişah Allah’a şükretmiş ve: “Allah haram yiyen askere zafer nasip etmez. Vallahi halk sizden zarar görmüş, siz haram yemiş olsaydınız bu seferden vazgeçerdim” demiştir.

Atalarımız haram yeriz diye bayat yumurtasını pazara götürmemiş, başkasının tarlasından ekin yiyen ineğinin sütün yere sağmıştır.

Hz. Ebu Bekir(ra) kendisine ikram edilenin, falcılıktan kazanıldığını işitince, ağzına parmak sokup kusmuş ve: “Çıkaramadıklarım için beni affet Allah’ın!” diye dua etmiştir.

Ali Bin Şihab hazretleri, değirmene gittiğinde değirmen taşının altında bulunan unları hamur yapıp hayvanlara yedirir, buğdayını ondan sonra öğütürmüş. Ayrıca gelirleri haramdan olanların ve kazançlarının kaynağını bilmediği kimselerin ikramını yemezmiş.

Bir atasözümüzde: “Haram yiyenin hârâmî evladı olur” denmiştir.

Şeyh Vefa hazretleri’nin oğlunun Sâkilerin su tulumlarını şiş le delip seyretmesi, şikayete mûcip olmuştu. Kendisinde bir hata bulamayan baba, eşine bir hatasının olup olmadığını sormuş, günler sonra kadın, çocuğa hamile iken fakir komşusunun masanın üzerinde duran portakalla nefsini köreltmesi için örgü şişini batırıp emmesini hatırlamıştır. Vafâ hazretleri:

– İşte portakala batırılan şiş, şimdi tulumlara batırılmıştır” diyerek olayı izah etmiştir.

Bir hadiste de Hz. Peygamber şöyle buyurur:

– “Bir lokma haram yiyenin kırk gün duası ve namazı kabul olmaz” (Ramûz-el-Ehadis: 409/4)

İbadetlerin ve duanın kabulü için helâl lokma esastır. Helâl yiyip içilmez, meşru işler yapılmazsa dua ve ibadetlerin kabul olmayacağı bildirilmiştir.

Hz. Peygamber: “Şüpheli şeylerden kaçınan dinini ve ırzını korumuş olur” demiştir.

Haram yiyenin, günah işleyenin istikameti bozulur, itikadı sarsılır, günah, devamlı onu rahatsız eder. Peygamber günahı tarif ederken: “Günah, içini rahatsız eden şeydir” demiştir. (Müslim Birr: 15) Cenab-ı Allah da: “Onların yapmakta oldukları şey, kalplerini paslandırmıştır” buyurur. (Mutaffifin sûresi: 14)

Günahı günah haramı haram olarak bilmemek, Allah katında büyük günahtır. Bundan dönüş de zordur. Bediüzzaman Hazretleri: “Her bir günah içinde küfre giden bir yol vardır.” Diyerek günahın doğuracağı tehlikeye işaret etmiştir.

Haramla beslenen vücudun cennette yeri yoktur. Âdem ile Havva yasak olanı yedikleri için cennetten çıkarılmıştır. Bu olay, haram yiyenin cennette yerinin olmadığına işarettir.

Haram, insanın rızkının daralmasına sebep olur. bir kutsî Hadiste Cenab-ı Allah şöyle buyurur:

“Günahları toplayıp sırtına alma, yoksa rızkını daraltırım ve duanı kabul etmem” (40 K. Hadis s. 97- F. Yavuz)

Biri peygamber(SAV)’e.

– “Dua et de duam kabul olsun” der. Hz. Peygamber şöyle der.

– Yediğine içtiğine dikkat et, helâl ye iç, o zaman duan kabul olur.

Bir hadislerinde de: “Kim bir elbiseyi 10 dirheme alır da, içinde bir dirhem haram bulunursa, elbise adamın sırtında oldukça onun namazını Allah kabul etmez” buyurur (İhya: 4/125)

Peygamberin haber verdiğine göre: “Bir kimse haram malla hac eder de “Lebbeyk Allahümme lebbeyk” derse, Allah ona: “Sana lebbeyk de yok, haccın da geri çevrilmiştir” der. Ramûz-el-Ehadis: 418/6)

Hz. Peygamber(SAV), Hz. Enes’e: “Ey Enes! Helâl kazan! Duan kabul olunur. Zira kişi, ağzına haram bir lokma götürürse, kırk gün duası kabul olmaz.” Tavsiyesinde bulunmuştur.

Bir defasında da Allah Rasulü şöyle demiştir:

“Allah yolunda sefer yapmış, üstü başı tozlu adam, ellerini açmış; “Ya rab! Ya rab! diye yalvarıyor; halbuki, yediği, içtiği haram duası nasıl kabul olunur” (Riyazüs-Salihîn: 1883)

İmam-ı Azam Hazretleri: “Mideye giren lokmanın helâl mi, haram mı olduğu bilinmedikçe, ibadet ne kadar çok olursa olsun hükmü yoktur” demiştir.

Haram, insanı hayırdan ve sevaptan da mahrum eder. Haram yiyen hayır yapamaz, yaptıklarının da sevabını alamaz.

On şey, son nefeste imansız gitmeye sebep olur;

1-      Allah’ın emir ve yasaklarını öğrenmemek.

2-      İnancını ehl-i sünnet itikadına göre düzeltmemek.

3-      Dünya malına, rütbesine, şöhretine düşkün olmak.

4-      İnsanlara, hayvanlara zulüm ve eziyet etmek.

5-      Allah’a ve iyilik gelmesine sebep olanlara şükretmemek.

6-      İmansız ölmekten korkmamak.

7-      Faiz alıp vermek.

8-      Beş vakit namazı vaktinde kılmamak.

9-      Dinine bağlı müslümanı aşağı görmek.

10-  Fuhuş sözleri söylemek, yazmak ve resimleri yapmak” (Hamza Efendi Bey ve Şira Risalesi)

Görüldüğü gibi haramın etkisi ve yansıması büyüktür.


Bu yazıyı 8.189 kişi okudu.

Paylaş

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here