HASTALIKLI SÖZLER

“Müslüman, fırında çalışmaz” unlu elbiselerle tuvalete gitmek günah” sözü ile fırınların gayr-i Müslimlerin eline geçmesine neden olmuştur.

**

Altın erkeğe haram. Sarraflık size göre değil” diyerek sarraflığı ellerine almışlar. Bir zamanlar İzmir’de bütün sarraflar Yahudi ve Hıristiyanların eline geçmiştir. İsrail altınla beslenmiştir.

**

Derdi veren kim? Allah. Derman aramak Allah’ın verdiğine rıza göstermemek değil midir? Diyerek ilaç sanayini ellerine geçirmişlerdir. Kimya hocam, Kamil bey bize şu soruyu sormuştu. “Neden ilaçların adları hep yabancı, neden ilaç sanayi bizim elimizde değil?”

**

Hızır yaşıyor mu, yaşamıyor mu? Tartışması ortaya atılmış; Kayseri alimleri ile Konya alimleri ciltler-le kitap yazmıştır.

**

Mezarlıktaki çağlalar, yenir mi, yenmez mi? Tartışması, İstanbul’da iki cami cemaatini birbirine düşürmüş ve taşlaşmaya kadar gidilmiştir.

**

Cennetteki meyvelerin tadı nasıldır?

Cennete kaç yaşında girilecektir?

**

Sübhane Rabbine mi?

Sühnane Rabbike mi? Denecek? Hocalar yıllarda tartışmıştır.

**

Akşam namazının farzı neden 3 rekattır? Müslümanlar yıllarca tartışmıştır.

**

İstiklal Marşı sağda mı?, cemaatle namaz kılan cemaat besmele çeker mi?

İlkokul ayrımı,

**

Biri, Bursa’da bütün peygamberler eşittir” demiş Süleyman Çelebi, Vesiletüs-Nacat adlı esirini yazmıştır

**

Mezhep tarikat tartışmaları icat edilmiş bunlar İslam’ın önüne geçirilmiştir.

**

İnsanımız Alevi, Sünni diye ayrılmıştır.

Sağ sol diye bölünmüştür. Parti ile takım ile ayrılmıştır.

Türk müsün, Müslüman mı? Önce Türk müsün Müslüman mısın? Diye kavga ettirilmiştir.

**

Bunlar sadece birer örnektir.

Düşmanın sinsi plânlarını anlatmak için bugün size hastalıklı sözler adlı bir konuyu ele alacağım.

 

DİLİN ESİRİ OLMAK

Dilimiz Cenab-ı Allah’ın bir nimetidir. Doğruyu söylesin, hak olanı konuşsun ve Allah’ın rızası uğrunda kullansın diye verilmiştir.

Dilimizi doğru yolda kullanmazsak, Allah’a isyan etmiş oluruz.

Söylenmemesi gereken şeyleri söylersek, sonra mahcup olacağımız, pişmanlık duyacağımız şekilde kullanırsak, dilimizin esiri oluruz.

Dil, insanlar, arasında fitneye de sebep olur, kardeşliğe de sebep olur.

Allah Rasulü, Müslümanı tarif ederken “elinden, dilinden başkalarının emin olduğu kimsedir” demiştir.

Dil, tatlı olmazsa, gülen yüzlerde olmaz.

Dil, korunması gereken bir organımızdır. Peygamber (as) dilinin şerrinden Allah’a sığınmıştır. “Kim dilini, iffet ve namusunu koruma sözü verirse, ben ona cennet için kefilim buyurmuştur. (Buhari, Rıkak 23)

Huzurlu olmak için atalarımızın tavsiyesi “Eline, beline ve diline sahip ol!” olmuştur.

Bülbülün çektiği, kendi dilinin cezası değil midir?

Şairde:

Bana benden olur ne olursa,

Başım rahat eder, dilim durursa demiştir.

Peygamber (as) “Konuşurken, sonra özür” dileyeceğin sözü söyleme” buyurmuştur. (İbn-i mace, züht:15)

Yunus der ki;

Kirli elbiseler kinini,

Su ile yıkamak gerek

Sözün kiri yıkansa, gitmez.

Ya ne etmek gerek?

Cenab-ı Allah mü’minin vasıflarını bize bildirirken: “Onlar ki, boş ve faydasız sözlerden uzak dururlar” (Mü’minun 3)

“Onlar yalan ve boş söz işittiklerinde savuşup gi-derler” (Kasas 55) buyurmuştur.

Cenab-ı Allah emrediyor:

“Sözü, gönül alıcı şekilde söyleyin” (İsra 23)

“İnsanlara sözü güzel söyleyin” (Bakara:83)

Allah’ın elçisi de: “Allah’a ve ahiret gününe inanan ya hayır söylesin, ya da sussun (Buhari, ilim 38) buyuruyor.

Kur’an’ın emrine göre; “Sözün doğrusunu söyleyin.” (Nisa:9)

Söz yerinde söylenmelidir. Şair:

“Biliyorsan konuş, ibret alsınlar.

Bilmiyorsan sus, insan sansınlar” demiştir.

Peygamber (as)ın bir hadisi var: “İnsanın kendini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi, onun iyi Müslüman oluşundandır” diyor.

 

a) Kötü söz, olumsuzluğa neden olur.

Kötü söz ve içinde kötülük olan sözler için atalarımız. “Kötü söz sahibine aittir” demişlerdir.

Olumsuz olan bir şeyin yansıması da olumsuz olur. Kötülüğün yayılmasına ve hayat bulmasına ne-den olur.

Olumsuz söz, insanların moralini bozar. Bunun için peygamber (as) ya hayır söyle ya da sus” demiştir. Kendisine bazı olumsuz haberlerden bahsedenlere de “Bana olumsuz şeylerden bahsetmeyin” demiştir.

Sözün olumlu, olumsuz olmaması çok şeyi değiştirir. Onun için olumsuz sözlerden kaçınılmalıdır. Meselâ;

Yalandan,

Gıybetten,

İftiradan,

Kötü zanda bulunmaktan,

Küfürden

Münakaşadan

Kaba, kırıcı konuşmaktan

Lanetten, bedduadan,

İmana, nikaha zarar veren sözlerden,

İnsanları üzen, olumsuzluklara sebep olan sözlerden.

İnsanın kendini öven sözlerden kaçınılmalıdır. Bunlar dilin kusurlarıdır.

Ayrıca insanları, toplumları uyutmak ve uyuşturmak için uydurulan hastalıklı sözler vardır. Bunlar o topluma atılan bombanın vereceği zarardan daha büyük zararlar verir. Bunlara karşı çok uyanık olmak gerekir. Değilse, toplum dinen, ahlaken ve sosyal ekonomik açıdan zarar görür.

Meselâ, lanet olunmak, beddua etmek, insanların kötülüğünü istemektir.

“Lânet olsun” derken bela okunmuş olur. “Allah seni kahretsin” “Allah belanı versin” “seni cehennemi-ne koysun” denmiş olur.

Unutulmamalıdır ki, beddua da Lânet de karşı tarafa zarar verdiği gibi geriye de döner.

Bir Kutsi Hadiste şöyle buyrulmuştur:

“Ey Ademoğlu! Mahlukatımı lânetleme. Yoksa sana geri döner.” (H. Hüsnü Erdem. 40 Kutsi Hadis:9)

Peygamber (as): “Karşı taraf lânete lâyıksa, lânet ona ulaşır, değilse, söyleyene geri döner” demiştir. (Ramuzu’l-ehadis 103/12)

Birini küfürle itham etmek de böyledir. Küfürle itham etmek basit bir söz değildir.

 

b) Hastalıklı kimseler:

– Kendine, başkalarına saygı duymayanlar,

İnanç itikat bozukluğu olanlar,

Ahlakı bozuk kimseler,

Olaylardan ders almayanlar,

Değişmeyen, değiştirmeyenler,

İnkarcılar,

Öfkesini yenemeyen, nefsine hakim olamayanlar.

Sözünde durmayanlar

Kimliksiz kişiliksiz olanlar, hasta kimselerdir.

Kur’an’da haber verildiğine göre;

“İnsanların ağızlarından çıkan her sözü yazıp tespit eden melekler vardır” (Kaf 18)

Yapılan hataların çoğu, insanın dilinin cezasıdır.

İnsan yapmadığını söylememelidir. Cenab-ı Allah: “Yapmadığın şeyi niçin söylüyorsun?” (Saff 2) buyurarak atıp tutan kimseyi kınıyor.

 

c) Hastalıklı sözler

En hastalıklı, en çirkin sözler, Cenab-ı Allah’a di-ne peygambere yönelik sözlerdir.

Meselâ:

Allah mallah tanımam

Allah’ın dinine, kitabına deyip, kusanlar

Allah’ın oğlu, kızı demek.

Allah baba, Allah dede gibi ifadeler

Hay Allah’ına deyip söylenmek

Allah’ın adını kötülükle anmak

Şirke götüren sözler söylemek

Dinine imanına diyerek küfretmek,

Dine saldırmak peygamberi üzecek söz söylemek

Dinin emirleri ile alay etmek.

Din büyüklerine, camiye, ezana dair söylenen kin ve düşmanlık ifade eden sözler.

Kötülükten korunmak maksadıyla “Şeytan kulağına kurşun” diyerek bir yere vurmak

Suya para atıp dilekte bulunmak

Haramı meşrulaştırmak için “Şüpheli şeyler sağ elle yenmez “demek.

Esnafın sabah ilk aldığı parayı yere atıp bereket dilemesi.

Kötülüğü meşrulaştırmak için falan namaz kılıyor da, falan hacca gitti de ne oldu ki, demek

Farz namaz borcu olan sünnet kılamaz demek.

Yardım ve dayanışmayı yok etmek için “Nerede aş oraya yanaş “Nerede aç oradan kaç” demek. “Nere-de beleş, orada eğleş” demek.

El öpmekle dudak aşınmaz” demek. Dudak aşınmayabilir ama şahsiyet aşınır.

Köprüden geçinceye kadar ayıya dayı denir” demek.

Çağ sana uymazsa, sen çağa uy”

“Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar”

Sağır ol, dilsiz ol, rahat ol.

Üzümü ye bağını sorma.

Gelene ağam, gidene ağam, kimsenin işine karışmam.

Körün yanında sende gözünü kapat.

Fakirin başucunda oturmaktan, zenginin ayakucunda yatmak iyidir.

Bedava sirke baldan tatlıdır.

Devletliye dokun geç, fukaradan sakın geç.

Bal tutan, parmağını yalar.

Para her kapıyı açar.

Kırk gün günah kâr, bir gün tövbekâr ol!

Verince kırkı, gider korku.

Yağmur yağarken testini doldur.

Haram helal ver Allah’ım. Kulun durmaz yer Allah’ım.

Devletin malı deniz, yemeyen domuz

Merhametten maraz doğar.

İsteme benden, soğurum senden

Acıma, acınacak hale gelirsin.

Güzele bakmak sevaptır.

**

Kendilerinden ilim edep öğreneceğimiz. Kimseler hakkında şu sözleri söylemek:

O bizi korur

O bize yardım eder

O bizi görür

İmanla gitmemizi sağlar, kabirde, sıratta yardım eder.

Gavs bu ve buna benzer sözler insanı şirke düşüren sözlerdir

“Tanrı” kelimesinin Allah yerine kullanılması. Tanrı, ilah kelimesinin karşılığıdır. Tanrı diyen Allah demiş olmaz.

Ele geleni ye, dile geleni söyle.

Yalansız iş olmaz.

Yandım diyene yan, öldüm diyene öl” de.

“Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” diyerek sorumluluktan kaçmak, kötülüğe hayat hakkı tanımak.

Kader utansın

Allah bizi unuttu.

Kur’an çarpsın

El için yanma nara, yak sigaranı bak sefana.

Falanla cehenneme bile giderim. Veya onunla cennete bile gitmem.

Hak değirmen damında olur.

Allah gelse onu elimden alamaz.

Ahirete gidip gelen mi var.

Fala inanma, falsız da kalma.

Sen kalbe bak benim kalbim temiz ibadete ihtiyacım yok” demek.

Bana ne, neme lazım, bir ben mi?

Üzümü ye bağını sorma.

Gemisini kurtaran kaptan

Akara kokara bakma, cebe girene bak.

Yağmur yağar taş üstüne, ne denirse baş üstüne.

Baş eğmekle baş eğilmez.

Adamı adam eden paradır. Parası olmayanın yüzü karadır.

Hasta bakmaktan, hasta olmak iyidir.

Zaman bunu gerektiriyor, adet böyle.

Adamakla mal tükenmez, ödemekle tükenir.

Hızlı yaşa genç öl

Menfaat yoksa: Öküz öldü ortaklık bitti

Zaman öldürüyorum, vakit geçiriyorum

Karnına tabak koy, hamile sanıp, gıybetini edip günahını alsınlar

Atıyorum.

Görmedim, duymadım, bilmiyorum…

İyilik yaptığının şerrinden korun.

Her koyun kendi bacağından asılır.

Karamsarlık ortamı oluşturmak için: “ortalık bozuk”

Doğru insan kalmadı.

Her şey, her yer berbat

Başkasının hakkına tecavüze kılıf olarak;

Müslüman malı ortak

Göz hakkı var

Yanlışa bahane için

İhtiyacım vardı

Niyetim kötü değildi

Falana sordum o söyle dedi. (Birinin fetvası ile günah olan haram olan meşrulaşmaz.)

Falanda böyle yapıyor. (Kötü, örnek alınmaz)

Ben onunla helallaşıveririm.

Ahirette bir şekilde hallolur”

Bunlar ve bunlar gibi sözler, iyi niyetle söylenmiş sözler değildir. Bunlar inancımıza ahlakımıza ve kültürümüze uymayan sapık, hastalıklı ve hastalık bulaştıran sözlerdir.

Düşman sadece topla, tüfekle saldırmaz. Hedef seçtiği toplumu içten çürütmeye çalışır.

Böyle yıkıcı sözler toplumda;

Uyuşukluğu,

Ahlaksızlığı

İnançsızlığı yayar

İnsanları güzel şeylerden uzaklaştırıp,

Mayasını bozar ve toplum yapısına zarar verir.

Netice olarak;

Bize faydası olmayan, bize zarar vermek için ha-yatımıza sokulan bu tür sözler için dikkatli olmalıyız ve hayatımızda yer vermemeliyiz. “Küp içindekini sızdırır”

Bilhassa gelecek nesillere atasözüymüş gibi miras bırakmamalıyız.

“Kem söz, sahibine aittir”

“İyilikten iyilik, kötülükten kötülük doğar”

“İyi ağaç, iyi meyve verir”

İyi olalım, iyilik olsun.


Bu yazıyı 41 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.