Hatadan, Günahtan Nasıl Geri Dönülür?

Kul hatasız olmaz. İnsan melek değildir. Günaha da, sevaba da meyyal olarak yaratılmıştır. Günah işlemek, kulun aczinin ifadesidir. İlk insan, ilk Peygamber bile hata işlemiş ve cennetten çıkarılmıştır. İlk cinayeti Âdem’in oğlu işlemiştir. Peygamberimizin ifadesiyle: “İnsan günah işlemeseydi, Allah onları yok eder, günah işleyecek sonrada tövbe edecek insanlar yaratırdı.” (İ. Canan Hadis Ans: 11/285)

Kişiyi hatasız, günahsız bilmek hatadır. Kimse günahsız değildir. Günahsız, hatasız olan tek Allah’tır. Peygamberlerin bile “zelle” denilen hataları olmuştur.

Peygamber (as) şöyle der:

  • “Her insan hata eder. Hata yapanların en hayırlısı, tövbe edendir.” (Tirmizi Kıyamet: 29)

Şair şöyle demiştir:

“İnsan beşer, durmaz şaşar,

Eyler hata üçer, beşer.”

Eğer günahın rengi, kokusu olsaydı birçok insanın yanına yaklaşılmazdı.

Derler ki, herkesin günahtan bir nasibi vardır. Sahabe bir hata yaparsa, kendini mescitteki tövbe sütununa bağlar, affedildiğini hissedinceye kadar tövbe ederdi.

Günahı inkâr, günahta ısrar, tövbeyi ihmal insanı küfre kadar götürebilir.

Hz. İsa bir topluluğa rastlar. Günah işleyen bir insanın etrafında insanlar toplanmış, ellerine taşlar almışlar, cezalandıracaklar. Hz. İsa ne dediyse öfkeli insanları yatıştıramaz ve der ki:

  • “İlk taşı günahı olmayan atsın.”

Bunun üzerine elindeki taşı bırakan oradan ayrılır. “Kul hatasız olmaz” deyip, günaha razı olunmaz. Böyle işlenen günahın affı da zordur. Allah’ın affına güvenerek günah işlemek de hatalı bir iştir. Allah Kur’an’da: “Sakın sizi şeytan Allah’ın affına güvenerek aldatmasın.” Uyarısında bulunmuştur.

Bir uyarısı da: “Günahtan sakınmak üzere yardımlaşın. Günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın. Allah’tan korkun. Çünkü Allah’ın cezası çetindir.” (Maida: 2) şeklinde olmuştur.

Günahta ısrar etmek, günahtan elini eteğini çekmemek insanı helak eder. Onun için günahtan korkulmalı ve günahı yüzünden helak olanlar unutulmamalı. Kanundan, kanun adamından korkulduğundan çok Allah’tan, Allah’ın azabından korkulmalıdır.

İşin vahim tarafı, kötü örnekler çok.

Kanunun suç saymadığı günahlar çok. O zaman insanlar günah işlemek için ortamı müsait buluyor.

Her gün bir yere küçük çöp atsanız, belli zaman sonra orada çöp yığını görürsünüz. Günahlar da böyle. Küçük görüyoruz, büyüyor, sonra da baş edemiyoruz.

Dede Korkut hikâyelerinde Tepegöz küçücüktür, zavallıdır. Ama kısa zaman sonra koyunlar için baş edilemez hale gelir.

Kutsi hadiste şöyle buyrulur:

  • “Günah işlemekte ısrar etmeyin. Günahta ısrar ederek tövbe etmek, yalancıların tövbesidir.” (Fikri Yavuz, 40 Kutsi Hadis: 31)

Günahı terk etmek, Allah’a hicrettir.

Bir genç İbrahim Ethem Hazretlerine diyor ki:

  • Günah işlemekten kendimi alıkoyamıyorum. Ne yapayım? İbrahim Ethem ona:
  • “Şartlarını yerine getirirsen günah işleyebilirsin.”
  • Nedir onlar?
  • 1-İçinde günah işleme arzusu olunca: “Günah işlersem Allah’ın rızkını yemeyeceğim” de.
  • Ben yemeden nasıl yaşarım?
  • Hem günah işleyeceksin, Allah’a isyan edeceksin, hem de O’nun verdiği rızkı yiyeceksin. Bu nasıl olur?
  • 2-Günah işleyeceksen Allah’ın mülkünden çık. Başka yerde günah işle. O’nun mülkünde O’na isyan olur mu?
  • Bu nasıl olur. Ben nereye giderim?
  • Allah’ın mülkünde Allah’a isyan olur mu?
  • 3-“Günah işlemek isteyince Allah’ın görmediği yerde işle!”
  • Allah’ın görmediği yer mi var? Allah’ın görmediği yer mi var?

İbrahim Ethem:

  • “Allah görüp dururken günah işlenir mi? Ey genç, günah işleme arzusundan vazgeç öyleyse” der.

Günah işlerken bazı şeyleri düşünerek günah işleyelim!


Bu yazıyı 111 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here