HAYAT ÖLÇÜLERİMİZ NELER OLMALIDIR?

Bizi yaratan ve yaşatan sonrada öldürüp hesap soracak olan Cenab-ı Allah Kur’an’da bizi şöyle uyarı-yor:

“Dünya hayatı oyun ve eğlenceden ibarettir.”  (Hadid:24) buyuruyor. Ardından da şöyle ikaz ediyor:

“Sakın dünya hayatı seni aldatmasın” (Fatır:5) Bu gün en çok aldandığımız şey dünya.

Cenab-ı Allah bizi niçin yarattı? Allah, bizi başıboş, dilediği, nefsinin istediği gibi bir hayat yaşasın diye yaratmadı. İnsanın hayatına ölçüler koydu, kural-lar koydu. Peygamber gönderdi. Kitap gönderdi. Nasıl yaşayacağını, neleri nasıl yapacağını bildirdi.

Boş, manasız ve faydasız, sonunda pişman olacağı şeylerle meşgul olsun diye yaratılmadı.

Bir arkadaşım ördek avlamayı çok severdi. Bir-gün tüfeğini alıyor:

Ana ben gidiyorum.

Nereye oğlum

Ördek avına.

Onlarında aileleri var yavruları var etme, gitme oğlum. Allah seni bunun için yaratmadı diyor.

Arkadaşım kapıdan dönüyor bir daha o tüfeği eline almıyor.

Niçin yaratıldığımızı Kur’an şöyle bildiriyor:

“Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk et-sinler diye yarattım” (Zariyat:56)

Bugün her şeye vakit bulan insan Rabbine kulluğa gelince vakit bulamıyor.

Dünya hayatı geçici. Belli ki, ahiret yolcusuyuz. Bu yolculuğu yaparken hayatın belirli noktalarında durup, durum değerlendirmesi yapılırsa, yolumuzu sapıtmayız.

İlk durak musalla taşına yatmadan bize lâzım olacak şeylerin unutup, unutmadığımıza bakmalıyız. Çünkü geri dönüş yok artık.

Hayat kontrolsüz yaşanmaz. Maddi hastalıklar-dan korunduğumuz kadar, manevi hastalıklardan da korunmalıyız.

Hayatı Kur’an ve sünnet dairesinde yaşarsak korunma kolay olur. Manen hasta olunmaz.

Açıveriyoruz ağzımızı: “Anam böyleydi, babam böyleydi” diyoruz. Ama biz nasılız kendimize bakmıyoruz. Hoca, müftü çocuğu olmakla övünüyoruz. Başkalarını dilimize doluyor; kötülüyoruz ama ne durumdayız kendimize bakmıyoruz.

Hep yaşadığımız hayata bakıyoruz, dünya için ömür tüketiyoruz, ahiret yokmuş gibi davranıyoruz. Ahiret bir şekilde hallolur diyoruz.

Ebedi hayatın kazanılması için Kur’an davet edi-yor: “Ey iman edenler” Allah ve Rasulü’nün hayat verici davetlerine uyun”

( Enfal:24)

Cenab-ı Allah bizi tertemiz yarattı. Biz Allah’a dönerken kendimizi kirletmemeliyiz. Hayatımızı yaşarken kirlenmemek için Allah Rasulünü, onun Ashabını ve ondan sonra itikadı düzgün olan Allah dostlarını örnek almalıyız.

Dünyayı mamur ederken, evlatlarımızı büyütürken, ahiret hayatını kaybedenlerden olmamalıyız.

Mal zengini olalım derken, dünyanın cazibesine kapılıp,. Rabbimize isyan etmemeliyiz. Rabbimiz; bizi bakın nasıl ikaz ediyor:

“Ey insan! Seni yaratıp, seni düzgün ve dengeli kılan, seni istediği bir şekilde birleştiren ihsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?” diye soruyor. (İnfitar:6-8)

Aldatmayalım, aldanmayalım. Kabirde hocanın anamızın adı ile bize seslenince uyanmayalım.

**

Bize gereken ölçüler ihtiyaçlarımıza dayalı ölçüler olmalı, heveslerimize dayalı bir hayatı tercih etmemeliyiz:

Rabbime karşı sorumluluklarımız var. Peygamber (as) şöyle buyuruyor:

“Allah bir kimseyi bir işten sorumlu yapar da o kişi sorumluluğunu yerine getirmeden (hakkını vermeden) ölürse, cennetin kokusunu duyamaz” (Müs-lim:142)

Dinimiz, hayat tarzımız olmalıdır. Modernizmin getirdiği çağımızın hastalıklarından korunmayan kendini kurtaramaz. Soruyorum:

Telefona ve televizyona ayırdığımız vakit kadar, bizi yaratan, nimetler veren Cenab-ı Allah’a vakit ayırabiliyor muyuz?

İmanın 6 şartına şüphesiz inanabiliyor muyuz?

İslamın 5 şartını noksansız yerine getirebiliyor muyuz?

Dünya-ahiret dengesini kurabiliyor muyuz? Dünya hayatının sonunda imanlı gidip, amel defterini sağdan almaya hazır mıyız?

Geçmişin hatıraları ve geleceğin hayalleri ile ömrümüz tükenip gidiyor. Teneşir tahtasına olan mesafeyi hiç hesap etmiyoruz. Mezar taşına “Doğdu-öldü” yazıyorlar arada sadece bir çizgi var. Hayat bu kadar kısa…

Hayatın başında Cenab-ı Allah’la yaptığımız anlaşmayı unuttuk. Ahirette hesaplaşmadan sonra toprak olan hayvanlara bakıp: “Keşke bende toprak ol-saydım” demeye razı olanlar gibi yaşıyoruz.

İnsanın sonunu anlamak için, dünyada insanın kime benzediğine bakması yeterlidir.

Adama sormuşlar:

Bir daha dünyaya gelsen, nasıl yaşar, neler yapardın?

Cevap vermiş:

Bir dahası yok ki!” Herkes düşünsün:

Affa uğrayacağımızdan emin miyiz?

İmanlı gitmekten emin miyiz?

Kabirde kurtulup, amel defterini sağdan almak-tan emin miyiz?

Cennete girmekten emin miyiz?

Ne gibi hazırlıklar yaptık, yapıyoruz?

**

 

Müslümanın günlük hayatında ölçü neler olmalıdır?

Peygamber (as) müslümanı şöyle tarif etmiştir:

“Müslüman, elinden, dilinden diğer Müslümanların emin olduğu kimsedir”(Tirmizi İman:12)

“Kendisi için istediğini başkası için istemedikçe, kendisi için istemediği bir şeyi başkaları içinde istemedikçe, hakiki mü’min olamazsınız” (Buhari iman:7)

İslam ahlakı ile ahlaklanmadan iyi Müslüman olunmaz.

Cenab-ı Allah Kur’an’da müminlerin vasıflarını özet olarak şöyle sıralıyor:

1- Kurtuluşa eren kimselerdir.

2- Onlar namazlarında huşu içindedirler.

3- Onlar boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler

4- Onlar zekatını verirler

5- Onlar iffetlerini korurlar.

6- Onlar ahitlerine ve emanete riayet ederler.

7- Onlar namazlarına devam ederler (Müminun suresi )

Müslümanın en belirgin vasfı, kulluktur. İnsanın lafına değil işen bakılır. Günlerini nerelerde, kimseler-le, neler yaparak geçiriyor, ona bakılır.

Gerçek Müslüman, hiçbir şeyle kendini aldatmaz, boş ve manası şeylerle oyalanmaz.

Kulluk, devamlı ve ölünceye kadardır. Kur’an’da: “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et” (Hıcır:99) emri vardır.

Kulluk, yaratılış sebebidir. Hayatın gayesidir. Kulluk sorumluluğunu yerine getirenler vazifesini yapmanın sonunda daha çok mutlu olurlar. Kur’an’da:

– “Namaz, kötülüklerden alıkor” ( Ankebut:45) buyrulur. Bunun için namaz, kulluğun özrü teşkil eder. Bazı namaz kılmayanlar: “Her şey namaz değildir” deyip, isyanlarını savunuyorlar. Namaz, İslam’ın şartlarının başındadır. Kıyamet günü kul, önce namazdan sorulacaktır. Namazı tam olmayanların diğer işlerine bakılmayacaktır.

Müslüman, Müslüman olmanın gereğini yerine getirir; boş sözlerle kendini aldatmaz. Kur’an’da;

-“İnsanların öyleleri vardır ki inanmadıkları hal-de “Allah’a ve ahiret gününe inandık” derler. Onlar kendi akıllarınca güya Allah’ı ve mü’minleri kandırdık sanırlar. Halbuki, onlar ancak kendilerini aldatırlar, bunun farkında değillerdir” (Bakara:8-9) buyrulur.

Kafir olan, kafir işi işler.

Münafık karakterli kimse, münafık işi işler.

Bir zamanlar başıboş hayat yaşayanlardan birinin aklı başına gelir, krala nasıl iyi bir Müslüman olunur? Diye sorar.

Kral muhafızlarına der ki:

Bu adamın kucağına bir tulum yağ verin. Bir damda dökerse, başını uçurun, çarşı pazarı dolaştırıp getirin.”

Adam sorduğuna bin pişman olur. Kan ter içinde dökmeden dolaşıp gelir.

Kral sorar:

Döktü mü?

Hayır dökmedi? Cevabını alır, adama der ki:

Bak hayatında hep böyle dikkatli olursan, Allah’ın seni görüp gözettiğini unutmazsan, o zaman iyi bir Müslüman olursun der.

Müslüman, ölçülü, düzenli, kendisi için konulan kurallara uygun bir hayat yaşarsa, Allah yanında sevgili bir kul olur.

 

Müslümanlar için Kur’an’da konulan ölçüler:

Kur’an ayetleri: Cenab-ı Allah’tan gelen mesajlardır. Allah kullarının dünya ve ahiret saadetleri için emirler ve yasaklar koymuştur.

Kur’an’daki ölçülerin hükmü geçmez değiştirilemez. Müslümanın uymak zorunda olduğu ölçülerdir. Uymadığı zaman sorumlu oluruz.

 

Kur’an’daki hayat ölçülerinden bazıları:

Ancak Allah’a kulluk etmemizi O’na güvenip da-yanmamızı, sadece O’ndan yardım istememiz emrediliyor. (Fatiha Suresi)

Yakacağı insanlar ve taşlar olun cehennem ateşinden sakınmamızı, sakındırmamızı emrediyor: (Ba-kara:24)

Sabretmemiz ve namaz kılmamızı emrediyor. (Bakara:45+153)

Kıyametin dehşetinden sakınmamız isteniyor. (Bakara:123)

Helal lokma yememiz, (Bakara 168+172)

Oruç tutmamız, (Bakara:183+185)

Kendimizi tehlikeye atmamamız, (Bakara:195)

Eşi ölen kadının evlenmesi için 4 ay 10 gün beklemesi, (Bakara:234)

İşe yaramayan şeylerden sadaka olmayacağı, (Bakara:1267)

Yardımın gizli yapılması, (Bakara:271)

Borcun yazılıp, şahitlendirilmesini, borçluya kolaylık gösterilmesi (bakara:280-282) emrediliyor.

İnançsız küfür ehlini dost edinilmemesini (Al-i İmran:28)

Kendisi ile beraber peygambere uymayı (32)

Müslüman olarak can vermeyi, (102)

Kur’an’a sımsıkı sarılmamızı, (103)

İnsanları hayra çağırmamız, (104)

İşlerimizde istişare etmeyi (159)

Her şeyin hesabının sorulacağı (186)

Zina yapanların cezalandırılmasını (Nisa 15-16)

Selamlaşmayı (Nisa:86)

Namaz kılmayı (Nisa 103)

Adil olmayı (135)

Şükretmeyi (147)

Hakkı ayakta tutmayı (Maida: 8)

Kötülükle savaşmayı (35)

Helal gıdayı (88)

Boş yere yemin etmemeyi (89)

Müşriklerden yüz çevirmeyi (En’am:106)

Örtünmeyi (a’raf:26)

Dua etmemizi, (55)

Cahillerden yüz çevirmeyi (199)

Vesveseden Allah’a sığınmamızı, (200-201)

Kur’an’ı saygı ile dinlememizi, (204)

Doğrularla beraber olmamızı (Tevbe:119)

Dosdoğru olmamızı, (Hud:112)

Allah’a kul, ana babaya iyilik etmemizi (İsra:23)

Alışverişte dürüst olmamızı (İsra:35)

Dünyanın cazibesine kapılmamamız, (Kehf:28)

Allah’ı anmaktan yüz çevirmememizi, (Ta-ha:124)

Aile fertlerini namaz kıldırmamızı, (132)

Bekarların evlendirilmesini (Nur:32)

Dünya ve ahiret dengesini kurmamızı (Kasas:77)

Beş vakit namazı, (Rum:17-18)

Küfre boyun eğmemeyi, (ahzab:1-3)

Peygambere salevat getirmeyi (AHzab:56)

Doğru söz söylemeyi (Ahzab:70)

Kur’an’a sıkıca uymamızı (Zümer:54-55)

Müslümanların arasını düzeltmeyi, (Hücürat:9-10)

Alay etmemeyi (11)

Kötü zanda bulunmamayı, (1112)

Öğüt vermeyi, (Zayirat:55)

Dengenin bozulmamasını, (Rahman:8)

Ahiret hazırlığı yapmamızı (Haşr:18)

Cuma namazı kılmamızı, (Cuma:10)

Okumayı, (alak:1-5) emrediyor.

**

Şirk koşmayı yasaklıyor (Bakara:22)

Hakla batılı karıştırmayı, (42-159)

Vesveseye itibar etmeyi (147)

Nankörlük etmeyi, şeytana uymayı (152-168)

Rüşvet almayı, (188)

Dinde aşırı gitmeyi, (190)+Fitneci karmayı (191)

Ay hali olan kadınla ilişkiyi (222)

Yardımı başa kakmamayı,

Faiz alıp vermeyi, (278)

Yahudi ve Hıristiyanlara uymayı (al-i İmran 100)

Emanete hainlik etmeyi, (161)

Cimriliği (180)

Yetim malı yemeyi (Nisa.2)

İntiharı, adam öldürmeyi, (92-93)

Zulmetmeyi (168)

İçkiyi, kumarı, şans oklarını, (Maida 90-91)

Sapıklara uymayı, (En’am :116)

Çocukların öldürülmesini (140)

Besmelesiz boğazlanan hayvanın yenmesini (118-121)

Grup grup olmayı (159)+Mü’minun (53)(Rum 32)

Allah’a peygambere hainlik etmeyi (Enfal 27)

Çekişmeyi, (46)

Kafire itaati, onlar için af dilemeyi (Tevbe:3280-85-113+munafıkun:6)

İsrafı (Isra:26-27)

Zinayı (32)

Sır araştırmayı (37)

Kötü söz söylemeyi (53)

Gururlanmayı (37) + Hadid:23)

Kula kulluğu, (Mü’minun:34)

İzinsiz, selamsız bir eve girmeyi, (Nur:27)

Harama göz dikmeyi (60)

Allah’tan başka tanrı edinmeyi, (Kasas 88)

Ana babaya isyanı (Ankebut:8)

Basın yayın yolu ile sapıtmayı (Lokman 6)

İftirayı (Ahzab:58)

Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyi, (Zümer 53)

Göz zinasını, (Mü’min 19)

İbadeti terk etmeyi (60)

Allah’tan başkasına secde etmeyi (Fussılat:37)

Dine müdahale etmeyi (Şura:21)

Temiz olmayanın Kur’an’a dokunmasını, (Vakıa 79)

Namazın terkini, (Muddesir:40-46)

Haksızlık yapmayı (Zilzal 7-8)

Gıybet etmeyi, (Hüzeme 1-2) Cenab-ı Allah ya-saklamıştır.

Vahye dayalı hayat, İslam kimliğimizi bulup korumamızı sağlar, bizi sorumluluktan kurtarır.

 

Sünnetle konulan hayat ölçülerinden bazı örnekler:

“Müslümanım, Muhammed ümmetindenim” di-yen kişi, hayatını yaşarken, bir iş yaparken: “Peygamberim nasıl yapmış, nasıl yapın demiş” demeli sünnet üzere yaşamalıdır. Çünkü Cenab-ı Allah O’nu bize örnek, model olarak göndermiştir.

Sahabe, O’nun izini takip ettiği, O’nu örnek alıp sünneti üzerine yaşadığı için cennetle müjdelenmiş, gökteki yıldızlar mesabesinde Asr-ı Saadet yaşamıştır.

Hz. Ömer (ra) Haceriul-esvedi öpmüş ve “Sen bir taşsın biliyorum. Seni Allah Rasulü öptü diye öpüyorum” demiştir.

 

Allah Rasulünün koyduğu hayat ölçülerinden bazılarını hatırlayalım:

“Aldatan bizden değildir” (Muslim iman 154)

“Yalan yemin ile Müslümanların malını alan kimseye cenneti haram, cehennemi farz kılar” (Müslim, iman 218)

“En hayırlınız, ailesine en güzel davranandır” (İbn-i Mace, nikah:50)

“Komşusu şerrinden emin olmayan, cennete giremez” (Buhari, edep 69)

“Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz. Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.” (Buhari ilim 16)

“Müslüman kardeşinin ayıbını örtenin Allah’da ayıbını örter. (R. Salihın 231)

Bir kimse Müslüman kardeşini bir hatasından dolayı ayıplarsa, kendisi o hatayı işlemeden ölmez. (Tirmizi kıyamet:53)

“Sünnetime uymayan benden değildir” (yaniben onun peygamberi değilim, O da benim ümmetimden değil)

“Haya imandandır” “Utanmıyorsan dilediğini yap”

“Hasedden kaçının (R. Salihın:1600)

“İnsanların en fenası, birine başka, öbürüne başka görünendir” (Ramuzu’l-ehadis:548/9)

Özür dilemek zorunda kalacağın sözü söyleme. (ibn-i Mace Zühd:15)

“Ya hayır söyle yada sus” (R. Salihın:1511)

“Yalan söyleyenin ağzının kokusundan dolayı melekler uzaklaşır” (Ramuzu’l ehadis 104/11)

“Adam bir münafığa “efendim” derse, Rabbim gazaba getirmiş olur.” (Ramuzu’l ehadis 56/13)

“Yerken içerken giyinirken sağdan başlayın” (age 540/4)

Yemeklerden önce ve sonra ellerinizi yıkayın, (Tirmizi, Et’ime:39)

“Yemekten önce besmele çekin. Unutursanız: Bismillahi evvelihi ve ahirihi” deyin” (R. Salihın 737)

“Ekmeye hürmet edin”

“Yiyeceklerin üzerini örtün”

Yemeği sıcak yemeyin, soğutun

Suyu üç yudumda için. Ayakta içmeyin

Yatınca sağ tarafa yatın. Yüzükoyun yatmayın

Uyumadan ateşi söndürün

Etrafı çevrili olmayan yerde yatmayın

Yatarken okuyarak yatın

Fıkıh öğrenin, fıkıh öğrenmek vaciptir”

Amellerin en sevimlisi, azda olsa devamlı olanıdır. (Buhari iman 31)

“Ya Ali! Üç şey! Geciktirme:

Vakti girince namazı,

Hazır olunca cenazeyi,

Dengi çıkınca evlenecek olanı (Hadis Ans 7/405)

“Kim hangi amel üzere ölürse, o amel üzere diri-lir” (R. Salihın 116)

“Eğer gücün yetmiyorsa, namazı otur da kıl.”

(Tirmizi Salat:157)

“Sana şüphe veren şeyi bırak, şüphe vermeyen şeye bak” (R. Salihın:595)

“Allah yolunda ayağı tozlanan kimseye cehennem ateşi dokunmaz.” (age:1380)

“Selam verin verilen selamı alın”

“Yollar üzerine oturmaktan sakının” (Age 1654)

“Siz bana 6 konuda söz verin size cenneti garanti edeyim.

Konuşunca doğru söyleyin.

Vaadinizi yerine getirin.

Emanete hainlik etmeyin.

Günahlardan uzak kalarak iffetinizi koruyun.

Harama bakmaktan sakının.

Elinizle harama dokunmaktan sakının (Müs-ned:5/323)

“Dünyada garip bir yolcu gibi olun” (Buhari Ri-kak 2)

“Kadınları dövenler hayırsız insanlardır” (İbn-ı Maci nikah:51)

“Her iyi iş sadakadır” (R. Salihın 134)

“Varken borcunu geciktirmek zulümdür” (Tirmiz büyu 36)

“Ölüleriniz için dua edip, Yasin okuyun” (Hadis Ans 15/81)

“Peygamber (as) bir gün şöyle diyor:

“Yarın hesaba çekileceğine inandığı halde ibadet etmeyene şaşarım” buyurunca, Ebu Zer (ra): “Ya Resulallah! Bana tavsiyede bulun” der. Peygamber (as) Ona:

Allah’tan kork, Allah korkusu her işin başıdır.

Kur’an oku, Allah’ın zikrine sarıl.

Çok gülme, kalbi öldürür, yüzün nurunu alır.

Cihaddan geri kalma.

Çok konuşma.

Fakirleri sev.

Senden aşağıdakilere bak, üsttekilere bakma

Acı da olsa gerçeği söyle” buyuruyor.

 

Sonuç olarak:

Cenab-ı Allah insanı yaratmış onu başıboş bırakmayıp, peygamber göndermiş, kitap göndermiştir. Onlara uyulmasını istemiştir. Uyan, dünyada mutlu ve huzurlu olur. Uymayan dünyasını da kaybeder, ahretini de kaybeder. Rabbim kazananlardan etsin.


Bu yazıyı 19 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.