HİÇ DÜŞÜNDÜN MÜ?

Hayat sınırlı…
Cebrail (as) peygamberimize gelerek: ‘’Ya Muhammed! Ne kadar yaşarsan yaşa bir gün öleceksin.Neyi seversen sev, bir gün ondan ayrılacaksın.Ne yaparsan yap, bir gün onun hesabını vereceksin.’’ demiştir.
Başıboş değiliz.Bütün hayatımız filme alınıyor.Yazıcı Melekler her şeyimizi yazıyor.Yaptığımız hiçbir şeyi itiraz edemiyeceğiz…
Hayatın hesabını vermek bir bakıma çok kolay, kurtulmak çok kolay.Bir bakımada hesabı vermek çok zor.
Bu hayat, edebi hayatı kazanmak için bir fırsat.
Müslüman olmak ‘’müslümanım’’ demek bir şeyler yapmayı ve farklı yaşamayı gerektiriyor.
Cenab-ı Allah: ‘’Kıyamet günü dünyada yararlandığınız nimetlerden elbette, elbette hesaba çekileceksiniz.’’ diye bildiriyor. (Tekasür:8)
* * * * * * *
Hiç düşündün mü?
-Cenab-ı Allah bizi niçin yarattı?
-Bize ne gibi nimetler verdi, neleri istifademize sundu?
-Bunların karşılığı bizden ne istiyor ne istemiyor?
-Nasıl yaşadığı, neler yaptığını, neleri ihmal ettiğini hiç düşündün mü?
-Ne gibi hazırlıklar yaptığına baktın mı?
-Allah Kur’an’da ‘’ fe eyne tezhebün = nereye gidiyorsunuz?’’ diyor, soruyor.
* * * * * * *
Hiç düşündün mü?
-İslam’ın neresindesin?
-Yaşadığın hayattan memnun musun? Allah razı olur mu?
-24 saatin kaç dakikasını Cenab-ı Allah’a ayırıyoruz?
-İslam, hayatımızın neresinde?Kur’an neresinde?Allah neresinde?
-Cenab-ı Allah sık sık bizi uyarıyor.Çeşitli şeylerle imtihan ediyor.Bunları değerlendire biliyor musun yoksa boş mu veriyorsun?
-Her gün beş defa Cenab-ı Allah : ‘’Hayye’al’es salah (haydin namaza) Hayye al’el-felah (haydin kurtuluşa) Esselatü hayrınminen nevm (namaz uykudan hayırlı dır)’’ bunu duydun mu?Buna uydun mu?
-Namaz, insanla küfür arasında perdedir, biliyor musun?
* * * * * * *
Ölüm gelip çattığı zaman nasıl davranacaksın?Ayrılmak mı, kabul edeceksin, kavuşmak mı?Ölüme hazır mı olacaksın yoksa daha çok işim vardı mı diyeceksin?Nasıl tahmin ediyorsun, imanını son anda kurtarabilecek misin?
Ölüm anında dilin damağın kuruduğu anda şeytanın sunduğu, billurlaşan soğuk suyu red edebilecek misin?
Melekler ömüğünü sıktığı anda; ne işle meşguldün, hayatını nasıl yaşadın? Dedikleri anda ne cevap vermeyi düşünüyorsun?
Cenazeniz kalktı, ardımızdan neler denmesini istersiniz? Çünkü insanların şehadeti çok önemli.Bir cenaze geçerken iyiliklerinden bahsedilir.Allah Rasülü ‘’vacib oldu’’ der. Başka bir cenaze geçerken onuda kötülükleri ile anarlar.Bunu duyan Rasulallah (sav) ‘’vacip oldu’’ der. Ne vacip oldu? denilince de ‘’Birine cennet, birine cehennem vacip oldu.’’ buyurur.
Musalla taşına yattığımızda namazımız kılınacak hoca soracak: Hakkınızı helal ediyor musunuz?Oradakilerin gönülden helal olsun diyeceklerini mi zannediyorsunuz? Yoksa bazılarının susacağını mı zannediyorsunuz?
* * * * * * *
İsa (as): ‘’Cenaze musalla taşından mezara varıncaya kadar 40 soru sorulacak’’ diyor.Hazır mısın?
Münker Nekir gelecek:
‘’-Rabbin kim?
-Peygamberin kim?
-Dinin ne?
-Kitabın hangisi?
-Kıblen neresi? Sorularını soracak.İnanan, inancını yaşayan doğru cevap verecek, değilse bilmiyorum’’ diyecek.Sen ne yapacaksın?
Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe yada cehennem çukurlarından bir çukur olacak.Dar olacak karanlık olacak.Nasıl olması için çalışıyor musun? Yoksa hiç umursamıyor musun?
Kabirde rahmet melekleri mi gelsin istersin, azap melekleri mi?
Kabre konulan cennetteki veya cehennemdeki yerini görüp duracak.Sen hangisini görmek istersin?
Cenaze kabre konulduğu zaman kabir ona: ‘’Bana ne getirdin?’’ diyerek. Hazırlıksız gelene: ‘’Yazıklar olsun sana ne diye beni düşünmedin? deyip sıkmaya başlayacak.Sen nasıl karşılanmak istersin? Şu ana kadar neler yaptın, hiç düşündün mü?
Kabirden hesap vermek için kalkarken bazılarının alnında durumuna göre bazı yazılar olacak.Sen alnında ne yazsın istersin?
* * * * * * *

Amel defterini bazıları sağından alacak, bazıları da solundan alacak: ‘’Al oku!’’ denilecek.Bazılarının amel defterine güzel sevaplar yazılacak, bazılarının kine ise günahlar yazılmaya devam edecek.Nasıl bir amel defteri istiyorsun?Bunun için neler yapıyorsun?
* * * * * * *
Sırat köprüsü cehennemin üzerinde kurulu bir köprü.Kıldan ince, kılıçtan keskin.Herkesin ameline göre daralıp genişleyecek.
Köprüde duraklar var: İman, namaz, oruç, zekat, haç, gusül, ana baba hakkı durağı.O durakta hesabını veremeyen ayağı kayıp düşecek.
Namaz durağında namazlar tam değilse eksiklikler sünnet namazlarla, nafile namazlarla tamamlanacak.Sünnetten, nafileden ne haber?
* * * * * * *
Kıyamet gününün dehşetini görenler yakınlarından kaçacak, hamile kadın çocuğunu düşürecek.Bazıları her şeyin hesabının sorulduğunu, hak sahiplerinin hakkını aldığını görünce:’’ ya Rabbi! Beni geri döndür de yapmadıklarımı yapayım, eksik bıraktıklarımı tamamlayayım’’ diyecek.Ona:
-El’en : şimdimi aklın başına geldi.Sana o kadar fırsat verilmedi mi? denilecek.
Kıyamet gününde peygamber (as) mü’minleri abdest namaz nurlarından tanıyacak.Sünnetine uyanlara, şefaat umanlara şefaat edecek.Acaba seni, beni nereden nasıl tanıyacak dersiniz?
Nasıl umuyorsunuz; Cenab-ı Allah bizi rahmeti ile mi karşılayacak, azabı ile mi karşılayacak?
Şu anda yolculuk nereye?Cennete mi, cehenneme mi? ne dersiniz?
İnsanlar dünyaya kiminle oldular, kime uydularsa onunla çağrılacaklar.Allah firavunu adamları ile çağırırken, peygamberimizi de ümmeti ile çağıracak.Kimin peşinden gitmeyi istersiniz?
Kıyamet gününde Müslümanlar Cenab-ı Allahı: apaçık görürken bazı yüzler O’nu göremeyip somurtacak.Rabbimizi görmeye hazır mıyız?
Kıyamet gününde malımızın hesabını verebilecek miyiz? Nereden kazandın, nereye harcadın?
Ömrünü nasıl, nerelerde geçirdin? sorularına cevabımız hazır mı?
Boynuzsuz koyunun, boynuzlu koyundan hakkını aldığı bir zamanda kul hakkından nasıl kurtulabileceğiz?
Bize emanet edilen çocukların hesabını Allah’a nasıl vermeyi düşünüyoruz?
Cenab-ı Allah:
-Ey kulum acıkmıştım beni doyurmadın.
-Ey kulum susamıştım benim susuzluğumu gidermedin.Hastalanmıştım, ziyaretime gelmedin, neden? deyince ne cevap vereceğiz?
Sıkıntıya düşünce bize: ‘’Bu sıkıntıdan kurtulmak için dünyadaki bütün malını verir miydin?’’ denilince ‘’Evet’’ cevabımıza karşılık: Biz dünyada senden çok daha azını istemiştik! ‘’ denilince ne düşünürüz acaba, hiç düşündünüz mü?
Cenab-ı Allah:
-Ey kulum! Dünyada ben hep seninleydim, ya sen kiminleydin? deyince, ne cevap vermeyi düşünüyorsun?
* * * * * * *
Hz. Ömer (ra):
-Bana nasihat et ya Rasulallah! Deyince Allah Resulü
-Elmevtü vaizan ya Ömer! buyurmuştur.Yani ölüm sana nasihat olarak yeter ya Ömer! demiştir.Ölümden gereken dersi alabiliyor muyuz?
Dünyanın hesabını çok iyi yapıyoruz.İş ahirete gelince ihmal ediyoruz.Dünya mamur, ahiret perişan olduğu için ölmek istemiyoruz, ölümden çok korkuyoruz.
Ne diyor Allah Rasülü:
‘’Bir zaman gelecek ümmetim beş şeyi sevip beş şeyi unutacaklar:
1-Dünyayı sevip ahireti unutacaklar.
2-Hayatı sevip ölümü unutacaklar.
3-Saray ve köşkleri sevip kabri unutacaklar.
4-Malı sevip hesabı unutacaklar.
5-Yaratılanı sevip yaratanı unutacaklar.’’

İnkarcılardan, ihmalcilerden ve unutanlardan olmazsak yaşadığımız hayattan pişmanlık duymayız, kurtulanlardan oluruz.
Hep dünyada iyi yaşama, uzun yaşama hesabı yapılıyor.Düzgün yaşamaya bakılmıyor.Ahiret unutuluyor.
Bu hayatın tekrarı yok biliyor muyuz?


Bu yazıyı 1.562 kişi okudu.

Paylaş

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.