Hıristiyanlığın kutsal kitabı İncil’i nasıl tanıyorsunuz?

İncil, İsa peygambere indirilen ilahi bir kitaptır.(Al-i İmran:84) Biz aslına inanırız. Kur-an’da: Miada 68+Tevbe:3+Miada 46+Al-i İmran:3+ Meryem:30+Miada:110 ayetlerde İncil’den bahseder.

İncil İsa peygambere tek kitap olarak indi, dili de İbranice idi. İsa’ya inanmış gibi görünen pavlos, gerçek incili yok etmiştir.Dört havari, arkadaşlarından onların bildiklerini,işittiklerini yazmaya çalıştı.Mafta, Markos, Luka ve Yuhanna İncil’leri ortaya çıktı.

Zamanla sayısız İncil yazılmıştır.325Tarihinde İznik’te toplanan konsül deve yükleri ile gelen yüzlerce İncil’in arasından Mafta, Markos, Luka ve Yuhanna İncil’lerini seçmiş, diğerlerini kabul etmemiştir.Yani sayısı çok olan İncil’ler dörde indirmiştir.Bu arada Bernada İncil’inde bazı gerçekler olması nedeniyle onu ortaya çıkarmamışlardır.Hıristiyanlık alemi, çelişkilerle dolu olan ve aklın almayacağı hususların bulunduğu İnciller yerine yeni bir İncil yazma yolundadır.Amerika’da yayınlanan US News dergisine göre:şimdiye kadar açıklanmayan gerçek İncil, 2bin yıllık Vatikan aldatmacasına son verecek yeni bir İncil yazılmaktadır.(6.11.1993.Türkiye Gazetesi)

Bu eldeki İncillerden hiç biri İsa peygambere inmemiştir.Bu dört incilin dışında İnciller vardır.Mesela:Barnaba İncili aslına en yakın olandır.

Mevcut İncillerin Afrikalıya hitap etmediğini düşünen bir misyoner Afrikalı için özel İncil yazmıştır.Bu İncil  600 sayfa olup büyücülüğe,yolsuzluğa ve AIDS’e geniş yer vermiştir.(08-10-2006 Yeni Şafak)

Time dergisi,Hz.İsa’yı kapak konusu yapmış California Eyaleti’nde din adamlarının katıldığı seminerde İncilin güvenirliğinin kalmadığı ayrıca ”Hıristiyan neye inanacak?”sorusuna yer verildiğini yazmıştır.Birde haç ın ne anlama geldiğini çoğu kilise müdaviminin bilmediği belirtilmiştir.(4-4-1996-Zaman)

Mevcut İncillerden Mafta,Markos,Luka,Yuhanna çelişkilerle doludur.Birkaç örnek verecek olursak:

-Markos ve Yuhanna Hz.İsa’nın mezhebinden bahsetmez.

Mafta ve Luka soy kütüğünü sayar.

Mafta Hz.İbrahim’e kadar 40 kişi sayar.Luka 55 kiş…

-Mafta 1/1-17 İsa’nın babası Yusufdur.18-25 sözcükte Meryem’in Allah’tan hamile kaldığını yazar.

-Mafta,Markos Hz.İsa’nın ölümünden bahseder.Luka ve Yuhanna bahsetmez.

-Hz.İsa’ya farklı olarak tanrılık isnad edilir.

Bazen insan olduğundan bahsedilir.Bazen de Allah’ın oğlu,bazen de İnsan oğlu der.

-Birinde:İsa:”Eğer ben kendim için şehadet edersem,bu şahadetim doğru değildir.”

Diğerin de:”Ben kendim için şehadet edersem bu şahadetim doğrudur”der.

-İsa çarmıha gerilince Mafta Markos da:”Allah’ım beni niye terk ettin?”demiştir.(Mafta:27/46)

Fikir vermesi bakımından İncillerden birkaç örnek vermek isterim.

-“Sağ gözün sürçmene sebep oluyorsa,onu çıkar ve kendinden at.”Mata:5/25

-“Eğer sağ elin sürçmene sebep oluyorsa,onu kes kendinden at.Çünkü organlarından birinin yok olması,bütün bedeninin cehenneme girmesinden iyidir.”Mafta:5/30

-“Göz yerine göz,diş yerine diş denildiğini işittiniz”Mafta:5/38

-“Yeryüzüne selamet getirmeye geldim sanmayın;ben selamet değil,kılıç getirmeye geldim.Çünkü ben adamla babasının ve kızla anasının ve gelinle kaynanasının arasına  ayrılık koymaya geldim;ve adamın düşmanları kendi ev halkı olacaktır.Anayı babayı benden ziyade seven bana layık değildir.Ve haçını alıp ardımdan gelmeyen bana layık değildir.Canını bulan onu zayedecektir;uğruma canını kaybeden onu bulacaktır.”Mafta:10/34-38

-“Kardeş kardeşi;ve baba evladı ölüme ve-recektir ve evlatlar,ana babaya karşı kalkıp onları öldüreceklerdir.”Markos:13/12

-“Ben dünyaya ateş atmaya geldim;eğer şimdiden tutuşmuş ise,daha ne isterim?…Dünya ya selamet getirmeye mi geldim sanıyorsunuz?Size derim ki hayır.Fakat daha doğrusu ayrılık getirmeye geldim.Çünkü bundan sonra,bir evde 5 kişi olacak,üçü ikiye,ikisi üçe karşı ayrılacaklar…”Luka:12/49-53

“Gökün kuşlarına bakın,onlar ne ekerler,ne biçerler,nede ambarlara toplarlar;ve semavi babanız onları besler.Siz onlardan daha değerli değil misiniz?Ve sizden kim kaygı çekmekle  boyunun ölçüsüne bir arşın kata bilir?Ve niçin esvaptan ötürü kaygı çekiyorsunuz?Kır zambaklarının nasıl büyüdüklerine iyi bakın;ne çalışırlar nede iplik eğirirler;Size derim:Süleyman bile bütün izzetinde bunlardan biri gibi giyinmiş değildi.Fakat bugün mevcut olup yarın fırına atılan kır otunu Allah böyle giydirirse,sizi daha çok giydirmez mi?Ey az imanlılar,İmdi ne yiyeceğiz?Yahut ne içeceğiz?Yahut ne giyeceğiz diye kaygı çekmeyin.Çünkü milletler bütün bu şeyleri ararlar;çünkü semavi babanız bütün bu şeylere muhtaç olduğunu bilir.Fakat önce onun melekutunu,selahını arayın; ve bütün bu şeyler size arttırılacaktır.Bundan dolayı yarın için kaygı çekmeyin;zira yarın ki gün kendisi için kaygı çekecektir.Kendi derdi güne yeter.(Matta İncili Bap:626…34)

İncil üzerine yemin eden papazlara devlet adamlarına asla güvenemezsiniz.Yemin onlar için aldatmanın bir parçasıdır.

II.Murat,padişahlıktan çekinerek oğlu Mehmet’i yerine bırakıp Manisa’ya çekilmişti.Bunu fırsat bilen Hıristiyan Avrupa,anlaşmaları bozup,Türklere verilen sözün hiçbir hükmü olmadığını söyleyip yeni bir haçlı ordusu toplayıp saldırıya geçtiler.Sultan Mehmet,benliği bir tarafa bırakarak tecrübeli babasını “Eğer padişah biz isek size emrediyoruz,gelip ordumuzun başına geçin;yok siz iseniz,gelip devletinizi müdafa ediniz”diyerek vazife yapmaya davet etmiş,o da derhal Edirne’ye gelmiş,oğlunu tahttan indirip baş kumandan sıfatı ile İslam Dini’ni ve Türklüğü ortadan kaldırma amacı güden Haçlı saldırısının karşısına dikilmiştir.

Batı’da doğruluğun ve namuskarlığın yeri yoktur.Kimse namustan ve şereften söz edemez.Batı tarihi namuskarlığın iflası ile doludur.Din adamları papazlar bile bile Hıristiyan hükümdarlığını: “kafirlere verilen sözün asla muteber olmadığını  İncil namına beyan edip Müslümanlarla yapılan bütün anlaşmaları bozdurmuşlardır.

“1444 Temmuzunun 12.günü Szegedin’de Macar kralı ile Osmanlı padişahı arasında sulh akdolunmuştu.Muahede iki taraftan yeminle teyit olunmuş.Vladislas İncil üzerine, Sultan Murat’ta Kur’an üzerine yemin etmişlerdi.10 yıl müddetle akdolunan muahedenin tarihi üzerinde henüz 10 gün geçmişti ki papanın elçisi Kardinal Julien cesarini kralla meclisin azasına,mukaddes teslim Celil-üs-şan Meryem-i Betül aziz(Saint)Etienne ve Ladislas namlarına olarak yeniden ettirdiği yeminle muahedeyi iptal etmişti.Kardinal Julien kralın kalbinde hasıl olan dağdağayı gidermek için kafirlere verilen sözü tutmakta mecburiyet olmadığını iddia etti.”

Yüzyıllarca bütün Hıristiyan ülkelerin katkısıyla papalığın önderliğinde yapılan haçlı seferlerinin, haçlı saldırısının gayesi de Hıristiyanlığı yaymak, Müslüman Türkleri Anadolu topraklarından söküp atmaktır. Bunun için 8 defa haçlı seferi düzenlendi.

Le Mond,: “Haçlı seferlerini günümüzde de devam ettirmeliyiz” derken bu idealin devam ettiğini ve edeceğini ifade etmiştir.

Haçlı seferlerinde yeni bir döneme girilmiştir.Hedef, Müslüman Türkiye ve Türkiye’deki İslamdır. Natonun rengi bile değişmiştir.

1997 yılını da yani Haçlı Seferlerinin 900.yıldönümünün Amerika’nın Colorado Eyaleti kilisesi papazı Cardenas ve beraberindeki  “Barış Yürüyüşü” temsilcileri, Türkiye’ye gelmiş. Haçlı seferlerini düzenleyenlerin torunları olarak, babalarının, dedelerinin istedikleri vahşetten dolayı özür dilemişlerdir.(04.06.1997 Yeni Asya)

Son askeri haçlı seferinde Yunanlı’lar İzmir’i işgal edince İzmir metropoliti Chrysostomos, yunan işgal komutanına “hoş geldiniz” dedikten sonra elindeki Haç’ı havaya kaldırarak orada bulunanları takdis etmiş, ancak vatan kurtaran ve ülke fetheden komutanlara sunulan  “Tuz ve Ekmek” takdim etmiş ve işgalci Yunan askerine şunları söylemiştir.

“Asker evlatlarım, elen çocukları! Bugün ecdat topraklarını yeniden fethetmekle İsa’nın en büyük mucizesini göstermiş oluyorsunuz. Bu uğurda ne kadar Türk kanı döküp, içerseniz o kadar sevaba girmiş olacaksınız. Bende bir bardak Türk kanı içmekle onlara karşı olan kin ve nefretimi teskin etmiş olacağım. Haydi buyurun bütün azizler sizin arkanızda olacak. Atalarımızın toprakları sizi bekliyor.”

Chrysostomos’un açıkça ifade ettiğine göre Anadolu, Hıristiyan’ların kutsal topraklarıdır. Bu toprakların Hıristiyanlaştırılması uğrunda ne kadar Türk kanı dökülür ve içilirse o kadar çok sevap kazanılacaktır.(Bak. Dr. Selahattin TANSEL, Mondrostan Mudanya’ya Kadar, C.1, S. 196,1973 Ank.)

Yunanistan’dan güç alan Rumlar, Türklerden intikam alacaklarına, Türk kanı içeceklerine yemin etmişlerdir.

Ada’daki son Türk bayrağını indirilinceye kadar mücadele edeceklerine and içmişlerdir.(19.08.1996 Yeni Şafak)


Bu yazıyı 546 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here