Hurafeler İle İlgili Sorular ve Cevaplar

İnatça haram olan şeyler nelerdir?
      İnançta yasak olan en önemli şeyler şunlardır:
-Bid’at işlemek, hurafelere inanmak,
-Ruh gücüne inanmak,
-Gizlilikleri ve geleceğin bilindiğine inanmak,
-Büyü yapmak, yaptırmak,
-Nazarlık takmak, kurşun döktürmek,
-Allah’tan istenilmesi gerekeni başkasından istemek,
-Uğur, uğursuzluk aramak,
-Fala bakmak, baktırmak, falcıya inanmak,
-Haram ve günahı inkar etmek,
-Allah’a ortak koşmak gibi…

Hurafe ne demektir? Bid’at ne manaya gelir?
      İslam’ın özüne ters olan sonradan uydurulan işe, söze davranışa Bid’at denir, hurafe denir.
Her Bid’at dinden olmayan şeyler sapıklıktır.
Bid’at ve hurafeler güzel görünse de hepsinden kaçınmak gerekir. Çünkü peygamberimiz:’’ Bir kimse dinde olmayan bir şey icat ederse, o red olunmuştur ‘’ buyurur.
Müslüman’ın işi Kur’an’a ve sünnete uygun olması lazımdır.
Peygamberimiz Bid’at ehlinin Bid’atı terk edinceye kadar Allah’ın tevbesini ve ibadetini kabul etmeyeceğini haber vermiştir. Ve şöyle demiştir:’’En fena şeyler sonradan uydurulan şeylerdir’’ (R.Salih’in:169)
Bid’at ve hurafelerin ne gibi zararları vardır?
      Yalan yanlış şeylerin sadece Bid’at ehline zararı olmaz. Onun zararı herkese olur.
Bid’atler inanç birliğini, itikat düzgünlüğünü bozar.
Bid’atte yaklaşıldığı müddetçe, Kur’an’dan sünnetten uzak olunur.
Bid’at ehlinin tevbesi, duası, ibadeti kabul olmaz.
Dini yaşayamayanlar, Bid’at ve hurafelere yönelir.
Bid’at ibadet niyeti taşırsa bile boşuna oyalanmadır.
Atalarımız: ‘’Çürük baklanın kör alıcısı olur’’ ‘’Rehberi karga olanın burnu pislikten kurtulmaz’’ demişlerdir. Buna göre Bid’at ehli dinin ve yaptıklarının bir faydasını göremez.

İnsan Bid’at işlemekten nasıl kurtulur?
      Bir şeyin bid’at olup olmadığını herkes anlayamaz. İslam’ı iyi bilen inancı düzgün olan ve inancını yaşayan sapıtmaz. Sapıklara da itibar etmez.
İnancı zayıf ve yanlış bilgiler edinene batıl şeyler güzel görünür.
Ortalıkta hurafelerin dolaşması, sapıkların çoğalması asla sapık şeyleri meşrulaştırmaz.
Bu günkü ortamda bilenlerin bilgisini gizlemeden iyiliği emretmesi, kötülükten sakındırması ve yanlış yapanları uyarması görevi vardır. Bilmeyenlerin de doğru bilenlere sorması onlara güvenmesi lazımdır.
Bid’at’den kurtulmak için;
-Bilgileri doğru bilenlerden öğrenmelidir. Onlara sormalıdır.
-Kur’an, sünnet ölçü olmalıdır.
-Hak mezheplerinin görüşlerine itibar edilmeli, mezhepsizlere inanılmamalıdır.
-Bilgi doğru kaynaktan edinilmelidir. Kaynak yanlış olursa, o bilgiler küflü çivilere benzer. Kolay-kolay sökülüp atılamazlar.

Büyücüler neye dayanır?
      Büyücüler bazı gizli kuvvetlerle iş yapar. Bilhassa cinleri kullanırlar ve insanlara zarar verirler.
Denize düşen yılana sarılır hesabı bazı çaresiz kimselerde büyücünün tuzağına düşerler.
Bu işin istismarcıları çoktur.
İnsanlar üzerinde olumsuz etki yaptıkları için dinimiz bu işle uğraşmayı büyük günahlardan sayar.
Kuranda:’’ Büyücü felah bulmaz’’ (Taha:69) Bakara:102’de de böyle işlerle uğraşanın kafir olacağı bildirilmiştir.
Büyücü çoğu zaman gerçek dışı konuşur. Atıpta tutturanlar veya topladıkları bilgileri değerlendirenler vardır. Bunların şerrinden Fatiha, Ayetel kürsi, Felak ve Nas sureleri okuyarak Allah’a sığınmamız tavsiye edilmiştir.
Peygamberimiz:’’Kim büyücüye müracat ederse, bana indirgendiğini inkar etmiş olur demiştir. (Tirmizi tahare:2)
Sihir de büyü de daha çok yanıltma ve psikolojik etkileme vardır. Allah şerlerinden korusun.

Büyü hep olumsuzluk için mi olur?
      Büyü deyince hep olumsuz etki aklımıza gelir. İflas eden, geçinemeyen, başarısız olan, evlenemeyen, rahatsız olan, işi, aşı iyi olmayan hep büyüye yorar ve birilerini suçlar. Büyücülere de servet harcar.
Büyü hep kötü amaçlı şerde kötülükte kullanılmaktadır. Eğer istenirse etki ve psikolojik tesir iyi yönde de kullanılabilir. İnancımızda sıkıntısı olanı kurtarmak, yardıma muhtaç olana yardımcı olmak esastır.
Şunu özellikle ifade edeyim ki Allah izin vermedikçe kimse kimseye zarar veremez. Fayda da veremez. (Bak: Bakara:102)
İnancımızda büyünün faydalı tarafını öğrenmeye müsaade vardır. Bu konuda yardımcı olmanın da ücret almama şartı ile sevaptır.

Yayın organlarındaki sihir, büyü dizilerini olumlu bulabilir miyiz?
      televizyondaki bu tür diziler maalesef kadınlar ve bilhassa çocuklar tarafından dikkatle izlenmektedir. Bazı özel okullar ve aileler bu dizinin izlenmemesi için uyarılar yapmıştır.
Bu diziler seyredenler üzerinde olumsuz etkiler yapmaktadır. Çocukların gerçeklik duygu ve düşüncelerini zedelemekte zihinlerini bulandırmaktadır. Aynı şeyleri denemeye kalkanlar depresyona girmektedir. Ayrıca büyücü korkusuna kapılmaktadır. Tek kelime ile yıkım yapmaktadır.
Büyü ve sihirin karanlık dünyasından uzak duramayanlar da dinin yerine büyü almaktadır. İnsanlar kendini büyüye vermekte medyumlara danışmadan güne başlamamakta ve işlerini sihirle, büyü ile çözmeye çalışmaktadır.

Fal neden yaygınlaşıyor?
      İnsanımız:‘’Fala inanma falsız da kalma’’ dediği halde kendini faldan, falcıdan uzak tutamıyor. İnsanın gizliliğe ve yasağa karşı ilgisi vardır. Bu zaaftan yararlananlar ona kolayca yaklaşabilmektedir. Halbuki bir çoğunun aslı çıkmaz.
Gazetelerde, dergilerde binlerce insan’’Benim falım’’ diye aynı falı okur. Gösterilen ilgi ile medyumların sayısı her geçen gün artıyor. Medyumlara sormadan iş yapmayanlar oluyor. Ortalıkta söylenen sözler için ‘’içimi okudu’’ diyenler oluyor.
Bir İslam büyüğü ‘’İmansızlık, ahlaksızlık bu işlerin köküdür’’ demiştir.

Dinde falcılık kesin yasak mıdır? Ne gibi deliller vardır?
      Fal, cahiliye adetlerindendir. Dinde büyük günahlardan sayılmıştır. Şeytan işi pislik olarak nitelendirilmiştir. Kur’an’da:’’Fal okları ile kısmet aramanız haramdır.’’ (Maida:3)
‘’Fal şeytan işi pisliktir ondan kaçının’’ (Maida:90)
Peygamberimizde falcının kazandığı paranın fuhuş parası ile bir olduğunu bildirmiştir. (R. Salih’in:1705)
Bir hadislerinde de kim falcıya gider ona bir şeyler sorar ve inanırsa 40 gün namazı kabul olmaz. (R.Salih’in:1701+Ramuz el-Ehadis:396-1-2-4) buyurmuştur.

İnsan inanmasa da fala baktırabilir mi?
      Allah Kur’an’da faldan, falcıdan ondan gelecek zarardan kendisine sığınmanızı emretmiştir. (Felak suresi)
Falcıya bir şeyler vermek, ona inanmak, biliyor demek ‘’içimi okudu’’ demekte insanı küfüre götürme tehlikesi vardır. Onların verdiği bilgilerin çoğu yalan, bir kısmı tahmin bazıları da cinlerden aldığı haberlerdir.
Ben inanmıyorum deyip fala baktırmanın şakası olmaz. Çünkü Kur’an’da ve sünnette kesin olarak yasaklanmıştır.

Büyücü, falcı, medyum veya başkası gaybı bilebilir mi?
     Gayb (gizlilik, gelecek) akıl ve duygu yolu ile bilgi edinilemeyen bilinmezlerdir. Yarınlar ne getirecek, insanın başına neler gelecek insan ne zaman nasıl ölecek bilinemez.
Gaybı sadece Allah bilir. Yani her şey Allah’ın bilgisi dahilindedir. Gizli ya da açık Allah her şeyden haberdardır.
Bir grup insan gelerek peygambere:
– Kahinler hakkında ne dersiniz? Derler. Peygamberimiz:
-Doğru söylemezler der.
-Ya Rasulallah gelecekten haber veriyorlar derler.
-Onların haberleri, cinlerin, meleklerden sızdırdığı haberlerdir cevabını verir. (R.Salihin:1700)
Cinler de gaybı bilemezler. Eğer bilselerdi Süleyman peygamberin öldüğünü bilirlerdi. (Sebe :14)
Kur’an’da gaybı Allah’ın bildiği haber verilir. (En’am:59+Nemil:65+Lokman:34+cin:26-27)


Bu yazıyı 1.702 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here