HZ.MUHAMMED (A.S) (Kutlu Doğum Haftası)

Allah’a hamd, Rasulüne Salât – Selâm olsun. Aline Ashabına ve bütün Müslümanlara selâm olsun.

Bizi Müslüman olarak yaratan Müslüman olarak yaşatan âlemlerin Rabbına hamd olsun, şükürler olsun.

Peygamler (as) son peygamberdir. O, âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir.

O’nu anlamak anlatmak için hafta ayrılması, misyoner oyunudur. Bir yıl unutacaksın, bir hafta da  O’nu tanıyacaksın. Bu unutturma oyunudur. Hele yılbaşına benzer şekilde meydanlarda maytaplarla eğlenceye dönüştürülmesi endişe vericidir.

 

  1. A) MUHAMMED (AS) KİMDİR?

Muhammed (as) aylara haftalara sığdırılamaz. O bir ömre sığmaz.

Devir, cahiliye devridir. Akla hayale gelmedik insanlık dışı kötülüklerinin yaygın olduğu bir devirdi. Bir kurtarıcı, bir rehber gerekiyordu. Cenab-ı Allah Muhammed kulunu kurtarıcı Peygamber olarak gönderdi.

O günkü durumu Kur’an şöyle ifade eder;

“İnsanların işledikleri kötülükler yüzünden, fesat her tarafı kapladı ve karada, denizde yayıldı.”(Rum:41)

Zulüm, ahlaksızlık, hırsızlık, gasb ve her türlü ahlaksızlık diz boyu idi.

Allah Rasulü gene Muhammed, zulme ve haksızlıklara uğrayanlara karşı ilgisiz kalamazdı, zayıflara, haksızlığa uğrayanlara yardım eden Hılfu-l Fudul Cemiyetine üye oldu.

Bir defasında Ebucehil, bir hıristiyanın malını almış vermemişti. Hıristiyan bu cemiyete başvurmuş Muhammed (as) Ebucehil’in kapısını yumruklamış, kapıyı açan Ebucehil’e sert bir dille” Falanın mallarını geri ver!” demişti. Ebucehil aldığı malları getirip kapının önüne koydu. Hanımı : “Ahmak şu gençten mi korkuyorsun? “ deyince Ebucehil ‘in cevabı: “Öyle deme, Muhammed ‘in iki yanında iki aslan vardı, beni parçalayacaktı” olmuştu.

O, en büyük insandır. “ Oda bir insandı ” diyenler oluyor, evet oda bir insandı ama insanların en üstünü ve en büyüğü idi.

Alemler O’nun yüzü suyu hürmetine yaratılmıştı. Yeryüzünde onun kadar sevilen bir başkası olmamıştır.

Allah O’nun için “ sen olmasaydın alemleri yaratmazdım”.

-“ Sen en büyük ahlak üzerinesin.” (Kalem: 4)

Allah ona “habibim” demiştir.

O, Rasulü’s sekaleyndir (cin ve insanların peygamberidir)
O, peygamberler peygamberidir.

O,Muhammedü’l Emin’dir.

Düşmanları, Onun için “ O hiç yalan söylememiştir “ demiştir.

O cahiliye devrini kapatarak en büyük devrimi yapmış Asr-ı Saadet devrini yaşatmıştır.

İngiltere’de ”George (Corc)” isminden sonra ikinci sırada çocuklara “Muhammed” adı verilmektedir. Bulgaristan’da en çok peygamberimizin isimleri verilmektedir.

Dedesine neden “Muhammed” adını verdin dediler. Abdulmuttalib : “Umarım gökte Hakk yerde halk onu övecektir“ demişti.

Annesi Amine vefat ederken : “ Hiç üzülmüyorum, insanlığa en hayırlı evlat bırakıyorum” demiştir.

Adı Kelime-i tevhid, kelime-i şehadette Cenab-ı Allah’ın adı ile beraber söylenir.

Kur’an’da bir çok defa : “ Allah’a ve Rasülüne itaat edin ! “ emri geçer.

Kendisi kendini şu sözlerle anlatmıştır:

“ Rabbimin katında benim on ismim var:

*BenMuhammed’im

*Ben Ahmed’im

*Ben Mahmud’um (övülen)

*Ben Mahiyim (Benimle Allah inkarcılığı mahvedecektir.)

*Ben Haşir’im (Allah kullarını benim izimde toplayacaktır.)

*Ben Rahmet peygamberiyim

*Ben tevbe peygamberiyim

*Ben kahramanlık peygamberiyim

*Ben mukaffiyim (İnsanları Allah’ın yoluna yöneltirim)

*Ben insanlığı kemâle erdirenim” (Müslim Fazail: 126 )

 

O’nsuz olmaz. Cenab-ı Allah : “ sen olmasaydın alemleri yaratmazdım “ buyurmuştur.

 

  1. B) ALLAH RASULU İNSANLIĞA ÇOK ŞEY SUNMUŞTUR
    İnsanlık, ne kazandı, ne elde ettiyse Allah Rasülü sayesinde, O’nun vasıtasıyla elde etmiştir. Ne öğrendiyse onun sayesinde öğrenmiştir.

Puta tapmaktan, insana kulluktan kurtulmuştur. O’nun sayesinde tevhid incanına sahip olmuştur.

Dünyada en büyük inkılâbı O yapmıştır. Cahiliye devrini o kapatmıştır. Köleliği kaldırmış, eşitliği, adaleti getirmiştir.

“Muhammedü’l Emin” adını alarak insanlığa örnek olmuştur. İnsanı alçaltan kötülüklere yasak getirmiştir. Egoizmin yerine insanara faydalı olma anlayışını getirmiştir.

İnsanları leş yemekten, fuhuştan, çocuklarını öldürmekten kurtarmıştır.

Sağlık kuralları, ahlâk kuralları ortaya koymuştur. Mikroptan o bahsetmiş, karantinayı o vurgulamış, hastalıklardan korunmayı o öğretmiştir.

52 madde halinde ilk anasyasayı o hazırlamış, toplum ilişkilerini düzene koymuştur.

Ensar muhacir kardeşliğini o sağlamıştır. Irkcılığı o yasaklamış,kınamayı,aşağılamayı kaldırmıştır.

İnsanlardan biad alırken; şirk koşmama, haksız yere cana kıymama ve elinden geldiği kadar dinin emirlerine uyacağına dair söz alırdı.

Veda Hutbesi’nin özünde neler vardı:

  • İnsan haklarına saygı,
  • Zulmedilmemesi, zulme boyun eğilmemesi,
  • Kan davalarının kaldırılması,
  • Faizin her çeşidinin yasaklanması,
  • Kadın haklarının çiğnenmemesi,
  • Kur’ana ve Sünnete uyulması,
  • İnsanın zulmetmemesi ve zulme uğramaması,
  • Müslümanların kardeş olduğu “ konuları “ vardı.

Allah Rasül’ü adap edep öğretmiştir. Suffa adı ile okul açmış, orada ilim öğretmiştir.

Mehmet Akif’in ifadesiyle:

Dünya neye sahipse, o’nun vergisidir hep.

Medyun O’na cemiyet, Medyun O’na ferdi.

Medyundur O mâsuma bütün beşireyet.

Ya Rab! Bizi Mahşerde bu ikrar ile haşret.

 

  1. C) ASHABI ONA ÇOK BAĞLIYDI

Yeryüzünde O’nun kadar sevilen ve itaat edilen bir başka insan gösterilemez.

Ümmeti O’nu hiç bir zaman unutmadı. Ashabı O’nu mallarından, canlarından, ana-   babalarından ve evlatlarından çok sevmiştir. O’nun yoluna her şeylerini fedâ etmiştir. Peygamberin arzu ve isteklerini canla başla yerine getirmişlerdir. Enes (ra): “ Allah’ın elçisinden daha sevimli başka kimse yoktu “ demişti. Savaş sonrası eşini, evladını babasını sormuyor kadınlar : “Allah Rasulü nasıl?“ diyorlardı.

Mekkeliler beni Haşim’e “Muhammed’i bize teslim ediniz, sizi memnun ederiz “ demişlerdi. Reddettiler. Kurteyş, bütün ilişkiyi kesti, bu uğurda her türlü ezâ ve cefaya katlandılar. İmam-ı Azam, peygamberin mezarının bulunduğu yere ayağını uzatmıştır. İmam-ı Şafi, Medine’de atına binmemiştir.

Hz.Ömer (ra): “ Bizim hiçbir şeyi bilmezken Allah bize Muhammed (as) ıgönderdi. Biz onu neyi nasıl yaparken nasıl görmüşsek, öyle yaparız” demiştir. Bir gün Hacer’ul es ved-i öpmüş: “Peygamber seni öpmeseydi bende öpmezdim “ demiştir.

Hz.Sevban(ra) Allah Rasülü Medine dışına gidince birkaç günlük ayrılığına dayananmamış, sararmış solmuştu. Allah Rasülü gelirken karşılamaya gitmiş, Allah Rasülü ona:

-“Ne o hasta mısın ?” demişti.

-Hayır ya Rasülüllah, senin hasretinden. Dünyada birkaç günlük ayrılığına tahammül edemedim, ya ahirette nasıl dayanırım? der.

Allah Rasülü:

-“Kişi sevdiği ile beraberdir“ buyurdu. Cenab-ı Allah’da Nisâ sûresinin 69.ayetini indirmiştir.

Gazneli Mahmud Peygamberimizin adını abdestsiz ağzına almamıştır. İçki yasaklanınca herkes evine koşmuş, küpleri dökmüş ve küpleri kırmıştır.

Sahabe, Allah Rasülüne son derece bağlıydı. Hiçbir zaman Musa(as)’ın kavmi gibi sen git, biz buradayız demediler. Gece gündüz onu yalnız bırakmadılar. Hicret sırasında mallarını, sevdiklerini bırakıp Peygamber(as) ile hicret ettiler. Hubab (ra) ın çok alacağı vardı bütün alacaklarından vazgeçme şartı ile hicret etti. Yâsir asilesi gibi en ağır işkenceleri gördüler peygamberden vazgeçmediler. “ Anam babam sana feda olsun ya Rasüllülah! “ dediler.

Muhammedin senin yerine öldürülmesini ister misin sorusuna : “Değil onun benim yerime öldürülmesi, Mekke’de onun ayağına diken batmasına bile razı olmam “ deyip öldüler, şehid edildiler. Ailelerini, terk ettiler, mallarını terk ettiler, ama peygamberlerini asla terk etmediler. Savaşta Mus’ab (ra) Peygambere zarar gelmesin diye kendini siper etmiş, kılıç darbeleriyle kolları doğranmıştı Allah Rasülünün kırılan dişi, kanayan yanağını görünce, yarım kalan kolları ile yüzünü örtmüş, Allah Rasülünü gereği gibi koruyamadık diyerek ağlamıştır. Hz. Ömer’in oğlu Abdullah bir hadisten şüphe ettiğini söyleyince Hz. Ömer (ra) fikrinden vazgeçinceye kadar oğlu ile konuşmamıştır.

Bir sahabi: tavla oynayan yeğenine “oynama! “ demiş, vazgeçmediği için onunla bir daha konuşmamıştır. Altın yüzük takan birine Allah Rasülü : “ Ben bunu size yasaklamadım mı? “ diyip fırlatıp atmıştı. Allah Rasülü ayrılınca arkadaşları : “ Senin durumun iyi değil, çocuklarına harcarsın al ! “ dediler. O sahab i “ Allah Rasülünün attığını vallahi almam “ demiş, almamıştır. Kıp kırmızı elbise giyene Peygamber (as) hoşlanmadığını ima etmiş, o derhal gidip çıkarmıştır. Saçını uzatana “ Zübab “ Zübab “ demiş oda hemen kestirmiştir. Mescidten yüksek ev için “ bu kimin? “ demiş ev sahibi hemen bir katını yıkmıştır. Talha Bin Bera (ra) Peygamberi görmeden inanmıştı. Peygamberi görünce ellerine kapandı ve “ sana asla itiraz etmem, ne dersen yaparım “ dedi. Peygamberimiz ona : “ Madem beni çok seviyorsun, git babanı öldür “ deyince: Peki ya Rasullulah deyip arkasını döndü, o sırada Allah Rasülü: Dur! “Ben arkabaların arasını bozmak için gönderilmedim “ buyurdu. Birgün namazda vahiy geldi. Peygamber (as) ayakkabılarını çıkarmıştı (cemaatte çıkarırdı). Namazdan sonra “niye ayakkabılarınızı çıkardınız?  “ diye sordu? “Siz çıkardınız da ondan” cevabını verdiler.

Ebu Süfyan, Müslüman olmadan Medine’ye kızının yaınına uğramıştı. Mindere oturmak istedi. Kızı oturtmadı. O Allah Rasülünün minderi, sen necisisin dedi. Büyüklerimiz Rasüllah aşkına Mekke ve Medine’ye her hizmeti götürmüşlerdir. Allah Rasülü rahatsız olmasın diye tren yolunun altına keçe döşemişlerdir. Mekke, Medine’den gelen mektubu abdestsiz açıp okumamışlardır. Yavuz Sultan Selim Mekke, Medine’nin hakimliğini kabul etmemiştir, hadimliğine (hizmetçiliğine) talip olmuştur.

Sahabe 23 yıl O’nun saç ve sakalının telini yere düşürmemişti. Şimdi bir Sakal-ı Şerif ziyareti olsa, ümmeti salavatlarla, tekbirlerle ve göz yaşları ile sevgilerini göstermektedir.

Adını duyup da elini kalbine götürmeyen, salavat getirmeyenlerin sayısı çok azdır. Kız çocuklarına O’nun remzi olan gülden müştak isimler verilmekte, erkek çocuklarına da Muhammed, Ahmet, Mustafa, Mahmud gibi isimleri verilmektedir. Herkesin adı-sanı bir gün mutlaka unutulacaktır. Ama Peygamberimizin adı Kıyamete kadar unutulmayacaktır.

Rabbim O’na layık ümmet olmak nasip etsin.

 

  1. D) PEYGAMBER SEVGİSİ

Allah Rasülü, yeryüzünün en çok sevilen insanıdır. Cenab-ı Allah onu sevmiş ve bize “ sevin, itaat edin, ona selam gönderin salavat getirin“ diye emretmiştir.

“Peygamber mü’minlere kendi canlarınıdan daha yakındır “  (Ahzab: 6 )

“ Eğer Allah’ı seviyorsanız buna uyun ki Allah’da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. (A’l-i İmran 31 )

“And olsun size içinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir, O size çok düşkün ve size karşı çok şefkatlidir, merhametlidir. “ (Tevbe: 128 ) buyurmuştur.

Allah O’nu sevmiş “ habibim “ demiştir. Onun için Müslümanlar peygamlerini çok sevmişler onun için her türlü fedakarlığı göstermişler, O’nu asla yalnız bırakmamışlardır.

Yahudiler peygamberlerinin mezarının nerde olduğunu bilmezler. Onun asasına sahip değillerdir Getirdiği Tevratı muhafaza edememişlerdir.

Hristayanlara Hz.İsa‘dan kalan bir şey yoktur. Müslümanlar peygamberlerinin her sözüne, her emanetine sahiptir. Hatta sakalının her teline sahiptir.

Peygamber(as) ‘ı nasıl sevmeliyiz? “ Ben Peygamberimi seviyorum “ demek yeterli değildir. O’na uymadan sünnetine dört elle sarılmadan, O’nun için fedakarlık yapmadan olmaz. Sevgi dilde kalmamalı. Seven, sevdiği ile beraber olur. Seven, sevdiğinin isteklerini yerine getirir.

Allah Rasülü şöyle diyor:

“Kim sünnetimi canlı tutarsa, beni seviyor demektir. Kim severse, cennette benimle beraberdir. (Tirmizi, ilim:16 )

Birkaç sevgi örneği nakledelim:

Sahabe peygamber (as) a hiçbir zaman saygısızlık etmemiştir. Onun için savaşmışlar şehit olmuşlar, mallarını islam için harcamışlar. O’nu kendi canlarından çok sevmişlerdir. Hatta abdestsiz hadis rivayet etmemeye çalışmışlardır.

Hz. Ömer (ra) soruyor:

-“Ya Rasulullah! Seni canımdan sonra çok seviyorum “ diyor.

-“Canından da çok sevmedikçe hakiki mümin olamazsın “ cevabını alıyor.

-“Canımdan da çok seviyorum” diyor.

-“Şimdi oldu” cevabını alıyor. (Buhari, Eymen: 3 )

İslam’ı öğretmeleri için muallim heyeti isteyen Hüzeyl kabilesi, gönderilen 6 kişilik muallim kafilesini hunharca katletti. İçlerinden Zeyd İbn’ud-Desinne’yi satmak için esir olarak götürmüşlerdi. Babasını öldürdüğüne karşılık olarak öldürmek için Sayfân İbn-i Ümeyye satın aldı. Öldürmek üzere karşısına diktiği zaman Ebû Süfyan Alaylı bir tavırla sordu:

-“ Sana Allah’ın adını vererek söylüyorum Ya Zeyd, söyle, şimdi yerine Muhammed ‘in elimizde olup O’nun boynunun vurulmasını ve sende ailenin yanına dönmeyi istemez miydin? “

Zeyd ona şöyle cevap verdi:

-“Vallahi ben eilemin yanındayken Muhammed Aleyyhisselâtü Vesselâm’ın ayağına bir diken batmasına bile razı olamam! “ dedi.

Ebû Süfyan, beyninden vurulmuşçasına haykırdı:

-“ Muhammed ‘ in ashabının Muhammed “ i sevdikleri kadar arkadaşları tarafından sevilen bir kimse görmedim. “

Peygamberimize birisi soruyor:

-“Kıyamet ne zaman kopacak ?”

Namaz kılınacağı için Peygamberimiz cevap vermemiş, namazdan sonra:

-“O kıyameti soran nerede ?” dedi. Biri : “Benim ya Rasüllulah, ben sormuştum.” Dedi.

Peygamberimiz ona:

-“Sen kıyametin ne zaman kopacağını bırak, kıyamet için ne hazırladın?” Dedi. O kişi:

-“Fazla bir hazırlığım yok. Ama Allah’ı ve Rasulünü çok seviyorum “ cevabını verdi.

Peygamber (as): “ Kişi sevdiği ile beraberdir “ buyurdu.

Bir olay da şöyle:

Peygamber (as) dünyaya geldiğinde Sevbiye Hatun Ebu Leheb’e “yeğenin doğdu erkek“ müjdesini vermişti Ebu Lehep sırf asabiyetten (ırkçılıktan) dolayı sevinmiş, Sevbiye’yi ödüllendirmişti. Sevbiye ölümünden sonra Ebu Leheb’i rüyasında görür ve sorar:

“Neredesin? “ Ebu Lehep:

“Hiç iyi değilim, ancak pazartesi günleri yeğenim Muhammed’in doğumuna sevindiğim için azabım biraz hafifliyor “ diyor

Azıcık bir sevgiden dolayı EbuLeheb’e böyle bir lütufta bulunuluyorsa, gönülden Peygamber (as) ı seven bir Müslümana acaba ne gibi bir lütufta, ihsanlarda bulunulacak hiç düşündünüz mü? Allah’ın Peygamberine olan ilgi ve sevgi karışılıksız değildir.

Peygamberimiz(sav) bir sahabiyi: Çine tebliğ için göndermişti. Birkaç aylık yolculuktan sonra Çine varmış, bir yıl kadar sonra Allah Rasülünü o kadar özlemiş ki, görüp geleyim diye yola düşmüş, geldiğinde Allah Rasulünün vefatını öğrenince yıkılmış, kendini kaybetmişti. Kendine gelir gelmez : “Beni oraya Allah Rasulu gönderdi “ demiş, gerisin geriye yollara düşmüş, verilen göreve devam etmiştir.

Ahmet Yesevi, 63 yaşından sonra mezar gibi bir çukur kazdırıp geri kalan ömrünü o çukurda geçirmiş ve “Allah Rasulü’nün yaşamadığı ömrü yaşayamam “ demiştir.

Gazneli Mahmud’un yardımcısının oğlunun adı, Muhammed imiş. Onu her defasında “Muhammed” diye çağırmış. Bir gün babasının adı ile “ falanın oğlu “ diye çağırmış. Bunun sebebi sorulunca da şöyle açıklamış:

“Ben ona “Muhammed” derken hep abdestli olmaya dikkat ettim Babasının adı ile çağırdığımda abdestim yoktu.”

İmam-ı Azam, Medine’de Allah Rasülüne sevgi ve saygısından dolayı atına binmemiştir. İmam-ı Şafi Medinede ayaklarını uzatmamıştır.

Yaman Dede Peygamber (as) ı çok sever, O’na Salevat getirir, selam gönderir. Ölürkende son nefesini vermeden önce doğrulur, kapıya bakar : “ Niçin geldin Ya Rasullulah, ben geliyordum” der.

 

 

  1. E) SALAVAT GETİRMEK

Peygamber (as) üzerine salevat getirmemizi Cenab-ı Allah emretmiştir. Şöyle buyurur : “Allah ve melekleri peygambere çok salevat getirirler. Ey Müslümanlar! Siz de O’na salevat getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.“ (Ahzab: 56 )

Bu emre göre Müslüman ne diyecek, nasıl salevat getirecektir? Her Müslüman : “ Allahümme Salli ala Muhammed “ “ Sallallahü aleyhi vesellem “ diyecektir. “ Esselatü vesselamü aleyke ya Rasulellah demek de Allah Rasülüne selâm göndermektir. Salevat getirmemizi peygamber (as) da istemiştir. Şöyle buyurur:

“ Şefaatime hak kazananlar benim üzerime en çok salevat getirenlerdir “ ( Riyaz’üs-Salihın: 1427 )

“ Kıyamet günü Müslümanların bana en yakın olanları benim üzerime en çok salevat getirenlerdir. “ ( Tirmizi, Vitir: 21 ) buyurmuşlardır.

“ Cimri o kimsedir ki, yanında ben anıldığımda salatü selam getirmez. “ (Ramuz el – e hadisi 194/7)

“Yanında anıldığımda salavat getirmeyenin burnu sürtülsün“ (R.Salihin:1429 )

Kulak çınlayınca da şöyle dememizi istemiştir : “ Sizden birini kulağı çınladığı zaman beni ansın, üzerime salavat getirsin ve “ beni ananı Allah da hayırla ansın “ desin.

Salavat getiren, Allah’ın emrini yerine getirmiş ve Peygamberine yaklaşmış, şefaatini hak etmiş olur.

 

  1. F) PEYGAMBER ŞEFAATİ

Allah Resulü Hz.Ömer’e şöyle demiştir:

-“ Benim ölümümde, vefatımda sizin için hayırlı olur. Hayatta iken vahiy gelir, bensize dininizi öğretirim, helal-haramı açıklarım. Bu sizin için hayırlıdır. Ben ölünce Perşembe günleri amelleriniz bana bildirilir. İyi amelleriniz için Allah’a hamd ederim sizin için hayırlıdır”

Peygamberimizin şefaati haktır, inkar edilemez, inkar eden küfre girer. O, alemlere rahmet olarak gönderilmiştir.

Kur’an’a göre Muhammed (as) a diğer peygamberlerden farklı olarak şefaat hakkı verilmiştir.

Peygamber (as) şöyle buyurur : “Rabbim beni ümmetimin yarısının cennete girmesi veya şefaat arasında serbest bıraktı. Ben şefaati seçtim “ (Ramuz el-Ehadis: 123/2)

“Kıyamet gününde peygamberlerin önünde şefaat etmeye yetkili olacağım. “ (İ.Canan, Hadis Ans: 12/194)

Peygamberlerin “ nefsi, nefsi “ diyerek kaçışacakları kıyamet gününde peygamberimiz (as) ümmetine şefaat edecektir.

Peygamber (as) ın şefaatinden kimler istifade edecek, kimler mahrum olacak?

Peygamberimizin şefaatinden:

-Şefaati uman ve lâyık olan,

-Şirk koşmayan

-Bidat ve hurafelerden uzak duran,

-Sünnetini terk etmeyenler istifade edecekler.

Şefaatinden istifade edemeyeceklerden bahisle şöyle buyurur:

“ Ümmetimden pek çok kimseyi şefaatimle ateşten kurtaracağım. Bazı kimseleri de zebaniler alıp gidecek. Ben : “Allah’ım, zebanilerin alip götürdükleri benim ümmetimdendir” diyeceğim. Cenab-ı Allah bana : “ Senden sonra onlar neler neler ihtas ettiğini, bid’at işlediğini biliyor musun? “ diyecek. (İ.Canan Hadis Ans:17/398)

Ve iki kişiye şefaatim olmaz, “zalim yönetici, dinde aşırı giden. “ (Ramuz el Ehadisi 308/9)

“Kıyamet gününde dinde değişiklik yapana bid’at işleyene : “ benden uzak dur “ diyeceğim. (B.Hadis Kül: 5/392 )

Rabbim şefaatinden mahrum etmesin. Çünkü peygamberimizin şefaatinden mahrum olan cennete giremeyecektir.

 

  1. G) PEYGAMBERİMİZİN BİZE VASİYETİ NEYDİ?

O bize “ sünnetime azı dişinle sımsıkı yapışır gibi yapışınız” diye emretmiştir. (Ebu Davut Sünnet: 5 )

Veda Hutbesinde : “Size İki emanet bırakıyorum, Kur’an ve Sünnetim. Onlara sarılırsanız, yolunuzu sapıtmazsınız”. Demiştir. Son sözleri : “ Namaza, namaza dikkat edin! Elinizin altındakilere iyi davranın “ olmuştur. Onun hadisleri bize vasiyettir. Her birine sarılmakta şehit sevabı vardır.

Vefatı esnasında üç şey vasiyet etti:

1-Müşrikleri Arabistan’dan çıkarınız.

2-Gelecek elçilere yaptığım gibi ikramda bulununuz.

3-Olayı anlatan İbni Abbas, “ üçüncüsünü unuttum demiştir.

En son mescide Hz. Ali’nin yardımı ile gitti. Oturarak kıldığı namazdan sonra “ Her konuda size iyilik eden Ensar’a iyi davranmayı vasiyet etti. Muhacirlerinde birbirine iyi davranmasını ve birbirine saygılı olmalarını söyledi.

Sağlığında Ashabı O’na sordu:

-Ya Rasulallah, bizden daha hayırlı birileri var mı?

-Evet, sizden sonra gelecek ve beni görmeden iman edecek kimselerdir “ buyurdu (Müsned: 4/106 )

Bir hadislerinde de : “ Benim ümmetim yağmur gibidir. Başı mı, sonu mu hayırlı bilinmez “ buyurmuştur. (Tirmizi Emsal 6)

İnşallah başı gibi sonu da hayırlı olur.

Esselatü vessalamü aleyke Ya Rasulellah

Esselatü vesselamü aleyke Ya Habibullah

Esselatü vesselamü aleyke ya seyyidel evveline

Vel ahirin velhamdülillahi Rabbil alemin.

Rabbim bizi peygamberimizin yolundan, sünnetinden ayırma, şefaatinden de mahrum etme.

 

O’NUN ÜMMETİNDEN OL!

Beri gel, serseri yol!

O’nun ümmetinden ol!

Sel sel kümelerle dol!

O’nun Ümmetinden Ol!

Sen hiçliğe bakan yön!

Hep sıfır arka ve ön!

Dosdoğru Kâbe’ye dön!

O’nun ümmetinden ol!

Gel dünya, mundar kafes!

Gel, gırtlakta son nefes!

Gel, arşı arayan ses!

O’nun ümmetinden ol!

Solmaz, solmaz; bu bir renk…

Ölmez, ölmez; bir ahenk…

İnsanlık; hevenk hevenk,

O’nun ümmetinden ol!

Gökte çakıyor haber;

Geber çelik put, geber!

Doğrul, yeni seferber,

O’nun ümmetinden ol!                           N.Fazıl Kısakürek

 


Bu yazıyı 634 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.