İCATLAR KEŞİFLER

Batı,Türk İslam medeniyetine çok  şey borçludur.

İslam alimleri Avrupa nın düşünce hayatı üzerinde büyük tesirleri olmuştur. Mesela, 14.15. yüzyıllar da Avrupa da Aristotales’in kaldıralarak İbn-i Rüşt’ün eserleri okutulmuş, Sicilya kralı 2. Frerdik İslam filozofosu İbn-i Rüşt’ün çokcuklarını sarayına davet ederek onlardan biyoloji okumuştur.17. asırsa Louvain üniversitesi tıp tedrisatının esasını Razi ve İbn-i Sina’nın eserleri teşkil ediyordu. Tam 6 asır batı nın üniversitelerinde İbn-i Sina’nın eserleri ders kitabı olarak  okutulmuştur.

Türk İslam medeniyetinin en belirgin özelliği, son derece etkileyici ve yapıcı oluşudur. Türkler Hindistan ve Pakistan da hakimiyet kurup, medeniyet bırakmışlardır. Eğer Türkler girdikleri yerler de bugün kü Avrupa devletleri gibi davranmış olsaydı, oralar da kendilerine ait hiçbir şey kalmazdı. Nitekim İngilizler kovuluncaya kadar Hint yarımadasında kalmış, giderlerken  yok ettikleri milli kıymetlerinin yerine zorla kendi dillerini bırakabilmişlerdir. Bir Gazneli Mahmut’’un yaptığını yapamamışlardır. Hindular, ölülerini su kenarlarında bilhassa Ganj Nehri’nin kenarlarında yakarlarken, dul kalan kadınları da kocasının cesedine bağlayarak diri diri yakarlardı. Bu vahşi adeti büyük Türk kahramanı Gazneli Mahmet yasaklamış ve onlara medeni bir hayat öğretmiştir.

Müslüman Türkiye’nin tesiri ile  bize hayranken bizim ele hayran olmamıza kadar devam etmiştir. Avrupa da bir kahvenin içilmeye başlanması bile 1669 da Türk elçisi Müteferrika ağanın eli ile olmuştur. Müteferrika ağanın Fransa ya gelişi bütün Fransızların gururunu okşamıştır. Türk elçisinin  kahve içmesini gören Aristokratlar onu taklide başladılar onun diplomatik misyonu dolayısıyla ona hediye vermekte bütün Fransızlar birbiri ile yarış ederek Türk kıyafet ve adetlerini benimsemişlerdi.

Batı alemi Müslümanların icat ve bağışlarına mucize gözü ile bakmıştır. Çünkü oku! Diye inen İslamiyet, ilmi, öğrenmeyi ibadet saymıştır. Ayrıca insanlara faydalı olmayı emretmiş istifade edilen bir eseri sadaka-ı cariye kabul etmişdir.

İsveç bakanı Ullstene: “medeniyeti bize Türkler öğretti” demiştir.(20-12-1978 Bayrak Gazetesi)

İslam bilim ve teknoloji müzesinin kurucusu Prof.Dr.Fuat Sezgin: “batı medeniyeti bugünkü gelişmesini İslam medeniyetine borçludur.” (14 Mart 2010 Yeni Şafak) der.

Fransız ilmi araştırmalar  merkezi direktörü Prof. Dr. Rüşti Raşit: “batı bilimi Müslümanlardan öğrendi” itirafında bulunmuştur.(20-11-1990 Türkiye)

 

 İlme, fenne işaret eden ayetler:

Kur-an’ı Kerim,insanlık içinbir çok şeye ışık tutmuş ve bazı şeyleri haber vermiştir. Bazı örnekler verelim:

-Ana sütünden:Bakara:233+Nahl:36

-İnsanın yaratılışından:Enbiya:30+Nur:45+Secde:7+Hıcr:26+Nahl:40+Müsrelat:20+23+Hac:51+Müminun:12-14

-Enbiya:30 suyun hayat verdiğinden

-Şura:5+Enbiya:30+Fussilat:11: dünyanın yaratılışından

-Zariyat:47+Sebe:13+Nahl:79+İbrahim:34+En’am:125 atmosferden

-Vakıa:75-76 kara deliklerden

-Herşeyin çift yaratıldığından:Yasin:36+Rad:3Zariya:49+Lokman:10

-Atomdan:Tekvir:15-16+Rad:2+Tur:5+Lokman:10+Yunus:61

-Dünyanın döndüğünden:Nevm:88

-Gebe kalmaktan:Fussilat:47

-Petrolden:A’la:4-5

-İki denizin birbirine karışmadığından:Rahman:19-20+Fatır:12

-Canlıların Yaratılışından:Enbiya:30

-Ana karnında 3 devreden:Zümer:6

-Oksijenden:Yasin:80

-Arının bal yapmasından:68-69

-Dünyanın şeklinden:Naziat:30+Kasas:30

-Geçmiş kavimlerden Meml:58

-Kıyamet günü dirilişten:Rum:19+Ashabı Kehf:

-Yaratılıştaki denge:Hıcır:19+Rahman:7+Rad:8

-Rüzgardan:Çaşiye:5+Hıcır:22+Fatır:9

-Güneşin harakenden:Yasin:36-38-40

-Dağların haraketinden:Neml:88

-Yeryüzündeki değişiklerden:Rad:41

-Gece-gündüzden:İsra:12+Zümer:5

-Yağmurdan:Nur:23+Mürselat:1+Zümer:11+Ysin:33

-Uçaktan:Fil Suresi:+Mülk:19

-Taş kömüründen:Tahnim:6

-Parmak izinden:Kıyamet:3-4

-Herinsanın sesinin farklılığından:Kaf:18

-Kıtaların varlığından:Rad:4

-Haberleşme ve görüntü naklinden:Neml:20-43

-Füzelerden:Enfal:60+Fil suresi

-Ateşli silahlardan:Enam:65

-Kalp ameliyatından:İnşirah:1

-Katarak ameliyatında:Yusuf:84

-Uzaydan:Rahman:33

-Bu ayetler birer örnektir. Cenabı Allah şöyle buyurur:

-“Yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki apaçık Kur-an’da yazılı olmasın. Kur-an’da hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Geçmişin geleceğin ilmi Kur-an’dadır.”

Kur-an ayrıntıya girmez onu zamana ve araştırmaya bırakmıştır.

Depremle İlgili Ayetler:

-Araf:155-96-99

-Vakıa:4-5-6

-Tekvir:1-2-3

-Hac:1

-Müzzemmil:14-17-18

-Abese:33-36

-Kıyame:7-12

-Yasin:49-50

-Secde:21

-Mülk:16-17

-Zilzal:1-8

-Ankebut:40

Peygamber(sav) hadislerinden de mucizelerinden de bir çok gerçek öğrenilmiş ve bilime ve insanlığa ışık olmuştur. Tıbbı nebevi sayesinde sağlık konusunda Müslümanlar çok ileri gitmişlerdir. Peygamberimizn ilme verdiği önem sayesinde sosyal bilimlerde de büyük gelişmeler sağlanmıştır. Burada örnek olarak Peygamber(as) hadislerinden örnekler vermek istiyorum .Allah Rasulü şöyle buyurmuştur.

“pek yakında Fırat nehrinin  suyu  çekilerek  aktığı yatakta bir altın  hazinesi meydana çıkacaktır. O günü gören kimse, o hazineden kesinlikle bir şey almasın.”(Buhari Fiten:24)

“Fırat nehrinin suyu çekilip,  aktığı yatakta, bulunan bir altın  dağı meydana çımadıkça  ve kurtulup kazanan ben olayım diye birbiriyle çarpışan her yüz  kişinin 99 ölmedikçe kıyamet kopmaz.”(MüslümFiten:29)

28.09.2002 tarihli  Yeni Şafak gazetesinin 1. sayfasında Fırat nehrinin derinliklerinde bol altın  rezervlerinin bulunduğuna dair şu haber yayımlandı. Aynen aktarıyorum:

“İngiliz ve amerikan uydularının uzaydan çektikleri  fotoğraflarda  Fırat nehrinin derinliklerinde bol altın rezervlerinin bulunduğu belirtildi. ABD’nin Irak’a olası saldırısının amacının da, Ortadoğu petrolünü kontrol altına almakla birlikte  Fırat nehrinde gizli olan bu altın rezrvlerine ulaşmak olduğu  kaydedildi.

Bazı kimseler tarafından dile dolanan bir hadisleri de şöyledir:

Peygamber(sav) mikrobu sineğin mikrop taşıdığını biliyordu. Hatta bir kanadını altında zehir diğer kanadının altında da panzehir olduğunu biliyordu.

Şöyle buyurmuştu:

-“sizden birinin yemeğine sinek düşerse, onu tamamen batırın sonra çıkarıp atın. Çünkü; sineğin kanadının birinde zehir, diğer kanadında şifa vardır. Sinek önce zehirli kanadını batırır. Kendini korumak ister.”(Ramuzel –Ehadis:66/4

01-10-2002 tarihli hürriyet gazetesinde bu konuda şu haber yayınlanmıştır:

Sineklerden antibiyotik

Avustralyalı bilim adamları, her koşulda var olabilen sinek ve benzerlerinden antibiyotik  yarattıklarını açıkladı.

Çığır açacak ilk adım “Sdneydeki Macquarie Üniversitesi’nde Prof.Andy Beattie önderliğindeki ekip çok ilginç bir araştırmaya imza attı. Sinekler, böcekler ve her türlü haşerenin çürüyen et ve gübre dahil her pisliğe karşı dayanıklı olduğunu dikkate alan bilim adamları,  bu yaratıkların enfeksiyonlara karşı süper direnci olması gerekli.

Esasen sinekten antibiyotik elde etme çalışmaları  geçtiğimiz yüzyılda başlamış, 1930 be 1947’de İngiliz ve İsveç bilim adamları  “cafasin” ve “klotinizin” adlı antibiyotikleri  bulmuşlardı. Hala sinekten farklı antibiyotikler  elde edilmeye çalışılması, efendimizin  bu konudaki uyarısını ciddiyetini ve ilmi bir tabana oturduğunu göstermektedir.

 

  Müslümanların ilme ve insanlığa hizmetlerinden bazıları:

İlk giyinme barınaklarda yaşamayı Çinliler, Türklerden öğrenmişlerdir. Tuzu Yafesin oğlu Tütek keşfetmiştir. İlk çadırı Yafesin oğulları kurmuştur. İlk takvim 12 hayvanlı türk takvimidir. İlk gemiyi Hz.Nuh yapmış, onunla inananları tufandan kurtarmıştır. İlk kayığı Volga nehrini geçmek için Ogün Hanın beyi İtil yapmıştır. İlk denizaltını 1719 da Sultan III.Ahmet’in oğullarının sünnet düğününde İbrahim ağa timsaha benzeyen denizaltı ile kenara çıkıp eğlenceye katıldı. İlk uçma denemesini yapan IV.Murat zamanında Hazerfen Ahmet Çelebidir. İstanbul boğazını uçarak geçmiştir. Ebuliz, 1205 tarihinde  otomatik makine yapmıştır. İlk füze ve roketler Fatih Sultan Mehmet tarafından kullanılmıştır. İlk tekerleği bulan arabayı icat eden kangılı beyidir. Hissesine düşen ganimeti onunla taşımıştır. İlk saat Harun Reşit zamanında  kağıt ve matbaa 750 yılında biliniyordu. Gutenberg matbaayı geliştirmiştir. Hayvancılık ve tarım, değirmen orta Asya da Türkler tarafından bulunup  geliştirilmiştir.XV.y.y. Kopernikten  önce dünyanın yuvarlak olduğunu Ruknettin Ahmet Çelebi ispatlamıştır. 8. asırda islam aleminde tasathaneler kurulmuştur. Amerikayı kolomptan önce biz keşfettik. 1492 de kolomp dan önce 1465 de Piri Reis kitabı bahriye adlı kitabında Amerikanın haritasını yayınlamıştır. Kolomb amerikaya  vardığında orada yaşayan insanlarla karşılaşmıştır. Tıp ilminde Müslümanlar çok ileri gitmişler hastalıkları keşfetmişler ameliyatlar yapmışlar ilaçlar bulup tedavi yoluna gitmişlerdir. Muazzam hastaneler kurmuşlar, tıbbın kitabını yazmışlardır.İbn-i Sinanın tıp konusunda yazdığı El Kanun Fittıp adlı kitabı batı da 600 yıl ders kitabı olarak okutulmuştur.

Batı da hastalıkların sebebi cin, şeytan kabul edilip zincire vurulup yakılırken, hastalıkların sebebinin mikrop olduğu biliniyordu. Dispanserler açılmış, eczaneler açılmış, ilaçlar kullanılmıştır. Hastalıkların aşılarını bulmuşlardır. İbni-i Sina kitabında 800 ilacın adını vermiştir. Osmanlı da Darüşşifalar kurulmuştur. Buralara gelemeyen hastalar evlerinde bakılmaktadır.

Mikroptan ilk İslam peygamberi bahsetmiştir. Batı da hastalıkların sebebi kötü ruhlar, cin, şeytan olarak bilnirken İbn-i Sina “Kanun” adlı kitabında mikroptan bahisle hastalıkların  sebebini göstermiştir. Akşemsettin Maddetül hayat eserinde “hastalıklar gözle göremeyeceğimiz küçük canlılar vasıtasıyla bulaşır” demiştir. Pastör 4yy sonra mikrop adını kullanmıştır. İlk karantinayı uygulayan Hz.Muhammet(as)dır.

 


Bu yazıyı 840 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.