İMAM HATİP OKULLARIMIZ

Ben bir İmam Hatipliyim. İmam Hatipte okuyabilmek için 1960 yılında evden kaçtım. İzmir İmam Hatip Lisesi orta kısmına kaydoldum. 1965 yılında diplomamı alıp Kayseri Yüksek İslam Enstitüsüne kaydoldum. 1969 yılında Denizli Lisesine öğretmen olarak atandım.

Benim gönlüm İ.H.L de idi. Milli Eğitim Müdürü Kamil Baykara’ya gittim. İ.H.L’nde çalışmak istediğimi ifade ettim. Bana kızdı: “olur, liseye kızıl bayrak çekelim!” dedi. Lise de bir tek Cuma namazı kılan öğretmen vardı.

İ.H.L’lilere nasıl yakın olabilirdim? Allah Rahmet eylesin Kazım Genç hoca, sınıf sınıf öğrencileri kız enstitüsünün salonuna getirir, konferans verirdim.

Hayatımda İ.H.L’nin çok faydasını gördüm. En önemlisi beni çocukluk arkadaşlarımdan farklı kıldı…

Liseye bir İ.H.L’li gelmek istese ayrılmaması için elimden geleni yapardım. Ayrıldıysa da elimden geleni yapardım.

Şimdi bir İ.H.L’li görsem heyecanlanıyorum: “Allah’ım, sen bu genci koru, yar ve yardımcısı ol.” Diye dua diyorum.

Hayata yeniden başlasam, yine İ.H Okuluna kaydolurdum.

 

İ.H Okulları Niçin Açıldı? 

3 Mart 1924 tarih ve 430 sayılı Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edilmiş, kanunun 4. maddesine dayalı olarak İ.H Okulları açılmıştır.

Çanakkale’de, milli mücadele de şehit olan din adamlarının ve boş kalan görevleri yerine getirecek eleman eksikliğini karşılamak için açılmıştır.

Aslında İ.H Okulları, iyi niyetle açılmamıştır. İyi niyetli olmayan kimseler, iyi yetişmemiş öğrencilerle İslam’a zarar vermek düşüncesi taşımışlardı.

Benim müdürüm 33’lü mason olduğu söyleniyordu. Cenazesi mason kuruluşları tarafından bando ile kaldırılmıştı. Bir defa küçükken babasının camiye götürdüğünden bahsederdi.

Denizli’ye geldiğimde 1930’lar da açılan lisenin tasdikname numarasını İ.H.L’nin tasdikname numarası geçmişti. Fakat gençler planlı olarak harcanıyordu.

  1. Kemal burada okuyan çocukları görmüş ve:

-“Memnuniyetle görüyorum ki, eğitim öğretim, cidden dini hakikat içerisindedir. İnşallah memleketimizi, milletimizi ihya edecek çağdaş ve gerçek bilim adamları, faziletli öğretmenlerimiz sayesinde, siz olacaksınız. Kıymetli ve gerçek âlimlerimizin mevkileri yüksektir. Âlimlerimizin, bilim ve irfan erbabının yardım ve irşatlarıyla inşallah İbn-i Rüştler, İbn-i Sinalar, Farabiler milletimizin içinden çıkarak bu asrın ihtiyaçlarıyla donanmış olarak dini hakikatleri ihya edeceklerdir… Ahmet Hamdi Efendi’yi tebrik ve teşekkür ederim. Gördüklerimden memleketin geleceği için memnunum” demiştir. ( 28-Haziran 2005-yeni şafak)

İlk hesaplar tutmadı art niyetlerin planları alt üst oldu.

 

Peki, Sonra Niçin Tehlikeli Görüldü ve Hedef Seçildi?

Milli şef İsmet İnönü, Atatürk, Latife hanım ve Kazım Karabekir’in bulunduğu bir ortamda: “Hocaları toptan kaldırmadıkça hiçbir iş yapamayız” demiştir. Kazım Karabekir Paşa karşı çıkmış, tartışmışlar, M. Kemal sessizce izlemiştir. Karabekir Paşa İnönü’ye:

-Peki ama Hıristiyan mı olmak istiyorsunuz? Dinsiz mi? Diye sorar, tepki gösterir. Söze devam ederek der ki: “Dini, din adamını kaldırmak, millete mezar olur. Din ile uğraşılması, daha çok terakkiye mani olur ve daha ziyade geri götüreceği kanaatindeyim.”

Çeşitli zamanlarda İ.H.L’ler için raporlar hazırlattırılmıştı. Hiçbir rapor da olumsuzluk yoktur.

İstanbul Emekli İl Milli Eğitim Müdürü Naci Akay: “İ.H.L’liler hakkında hiçbir olumsuz iddiayı kabul etmiyorum. 53 yıldan beri bu okullarda yetişenlerin ülke zararına olabilecek hiçbir somut delil gösterilemez.” Demiştir.

Cumhurbaşkanı Sezer İ.H.L’lileri tehlikeli olarak nitelendirmişti. Raporlar hazırlattı…

Türkiye ekonomik sosyal etütler vakfının (TESEV) İ.H.L’lilerle ilgili hazırladığı raporun özü şöyle idi:

-İmam Hatip Lisesi öğrencileri arasında suç işleme oranı, diğer ortaöğretim kurumlarına oranla yok denecek kadar düşük.

-Ortaöğrenimde toplumsal bir sorun haline gelen uyuşturucu ve alkol kullanımına, İmam Hatip Lisesi öğrencileri arasında hemen hemen hiç rastlanmıyor.

-İmam Hatip Lisesi öğrencileri, aldıkları eğitim sebebiyle, toplumla barışık bir kitle oluşturuyor.

-Dini eğitimi, sağlıklı bir müfredat çerçevesinde aldıkları için, İ.H.L öğrencileri, yanlış ve aşırı dini eğilimlere yönelmiyor.

-Diğer liselerde okunan derslerin yanı sıra dini müfredatı da okumaları, ruhsal yapılarının daha sağlıklı ve dengeli olmasına yardım ediyor.

-İ.H.L’lerde, öğretmen öğrenci ilişkileri, çatışmadan çok, saygı, sevgi ve dayanışma anlayışı çerçevesinde gelişiyor.

-Araştırmalar, bu okullardaki öğrencilerin, aile bağlarının güçlü olduğunu gösteriyor.

-Banka hortumlama ve diğer organize suçlarda İmam Hatip kökenli yönetici ve iş adamlarının adı geçmiyor.

-Kamu görevinde de, hem toplumla ilişkilerde hem de ilişkilerin hakkaniyetle yürütülmesinde İmam Hatip kökenliler başarılı bulunuyor.(31-05-2004- Yeni Şafak)

Bu rapor ürkütücü oldu:

Her fırsatta dine ve dindar insanlara karşı saygıdan bahseden CHP’li Hatay milletvekili: Mevlüt Dudu, meclis başkanlığına verdiği soru önergesinde: “İ.H.L’ler durdurulsun.” Demiştir. ( 26 Eylül 2012-Akit )

Belirli bir kesim her zaman İ.H.L’lerin yenisinin açılmaması, kapatılması, sayının sınırlandırılması için çaba sarf etmişlerdir. İ.H’liler kendi alanlarında kalsınlar başka okullara gitmesinler, askeri okullara girmesinler, polis olmasınlar. Doktor, avukat, hâkim, savcı, mühendis olmasınlar diye şeytani oyunlar oynandı. İ.H’li kızlarımız üniversite de ne çileler çektiler Allah’ım!… İşe alınmadılar…

İ.H’lilere hep önyargı ile yaklaşıldı. Önü kesilmeye çalışıldı. İşte bir ibret belgesi:

Milli Eğitim Bakanı Nahit Menteş’e gazeteci:

-Efendim İ.H.L’lerin şube açmasını neden yasakladınız? Sorusunu sorar. Cevap:

-Bazı çevrelerden baskın geliyor. ( 23-10-1993 )

İ.H.L’lilerden korkan dış güçlerde İ.H.L’yi unutmamıştır. Tansu Çiller Başbakan ABD İ.H.L’lerde operasyon yapılmasını istemiştir. 27 Mart seçimlerinden önce Çiller: “ben gidersem şeriatçılar gelir” tehdidini seçim meydanlarında tekrarlamıştır.

Kademe, kademe içerde dışarıdan İ.H’ler nasıl kapatılır bunun hesabını yapmışlardır. Koalisyon ortakları ilköğretimi 8 yıla çıkararak, Kur’an Kurslarının ve İ.H Okullarının orta kısmının önünü kesme, lise kısmının yavaş yavaş kapanmasının hesabını yapmışlardır.

Bütün engellemelere rağmen, İ.H’liler ayaktadır. Ne kadar mağdur edilirlerse edilsinler, her zaman ayakta duracaklardır. Çünkü arkada Hak ve halk vardır.

Bakın bu okulların sahibi halktır. Bu okullarda huzur vardır. 1982 yılında, İ.H.L ni teftişten sonra Liseye Bakanlık müfettişleri geldi. Benim odamda şöyle bir konuşma geçti:

-Efendim hoş geldiniz. Hangi okuldan geliyorsunuz?

-İ.H.L’den.

-Efendim, İ.H.L nasıl bir okul? Nasıl buldunuz? Sakıncası yoksa anlatır mısınız? Dedim.

Bu arada çay söylemiştim. Hem çay yudumladı, hem de şunları söyledi:

-Hocam ne yalan söyleyeyim İ.H.L’ler hakkında karamsar düşüncelerim vardı. Oraya gittiğim için üzülmüştüm ama yanılmışım. Diğer okullarda görmediğim saygıyı, sevgiyi, ağırbaşlılığı orada gördüm. “Çocuklar sanki başka dünyaların insanı”

Denizli Lisesine nakil gelen öğrencileri bazı özel sınıflara dağıtırdım. Örnek olsun, dengeyi sağlasın diye.

Gerçekten bir kaşık yoğurdun bir tencere sütü nasıl, ne hale getiriyorsa, bir iki öğrenci bir sınıf insana da öyle yapıyordu. Sınıfta örnek teşkil ediyordu.

Affedersiniz sürüde çeker koyun olur ya onlar da sınıfı iyi yöne yönlendiriyordu.

Bir İ.H.L için şikâyet ediliyor. Müfettiş görevlendiriyor. İki günün sonunda müfettiş yazdığı raporu açıklamaktan çekinmiyor. Rapor şöyle:

-“Bu okulda huzur var. Müdür odasına dört genç girdi. Özenle ceketlerini düğmeleyip beni ve müdürü saygı ile selamladılar. Bu öğrencilerin gözlerinden yansıyan ve insanın yüreğine sıcaklık veren bu davranışları, beni oldukça duygulandırdı.

Bir an yıllarca bu okulları bizlere yanlış tanıtanların sözlerini kulaklarımda duyar gibi oldum.

Okul müdürü benin şaşırdığımı fark etmiş olacak ki, bana:

-“Bizim bütün öğrencilerimiz böyledir” dedi. Burası okuldan çok aile ortamı gibidir. Biz derslerin yanında bunlara insanlık eğitimi de veririz. “Bu bizim ilkemizdir” dedi. ( olay çatalca İ.H.L de geçiyor)

 

Milletin Bu Gençlere İhtiyacı Var:

Geçen gün bana: “hocam kasamı teslim edebileceğim, güvenilir bir genç arıyorum, bir İ.H.L mezunu bulamaz mıyız?” Diyordu bir esnaf.

Askere gidenler bilir, kantinleri İ.H de okuyanlara teslim ederler. Onun cebe atmayacağını, hak yemeyeceğini bilirler.

Bir sünnet düğününde sohbet ettikten sonra, kimsin, necisin? Başladı. Bir genç “polisim” dedi. Kaç para maaş alıyorsun? Dediler. Biri: “sen ona bakma canım onların yan gelirleri olur” deyince genç sinirlendi: “Amca sen ne diyorsun? Ben İmam Hatibin birinci devresini bitirdim” dedi. Ortalık bir müddet sessiz kaldı.

İ.H.L’ler Milletin teveccühünü, güvenini kazanmışlar ve gözbebeği olmuşlardır. Bu okullara millet yapmış, İ.H.Lİ gençlere millet sahip çıkmış ve bağrına basmıştır.

Her İ.H.Lİ gencin toplumda önemli bir yeri vardır. Bu millet Allah’tan korkan, hainlik etmeyen, hak yemeyen, saygısız davranmayan nesil istiyor, bunu bilin.

Şu anda bütün Türkiye de İ.H.L yapılan kayıt başvuruların da patlama yaşanıyor. Okul idareleri çareyi kura çekmekte buldu. Bir örnek vermek istiyorum. Üsküdar Anadolu İ.H. için 300 kontenjan için 7000 başvuru olmuştur. Kartal Anadolu İ.H.L SBS puanına göre alıyor. Eyüp Anadolu İ.H.L, 180 kontenjan için 5000 civarında müracaatın yapıldığı basına aksetmiştir. ( 2 Ağustos 2012 yeni şafak )

 

Kimdir Bu İ.H’liler? Nasıl İnsanlardır?

-Bir yanda tepegöz yetişirken İ.H’ler de basat yetişiyor, kısaca durum bu.

-Yalnız kendi hayatını yaşamıyor. Dünya görüşü hayat anlayışı farklı, insanlar bunlar.

-Bu gençlik, şeytana tapmaz. Nefsine esareti kabul etmez. Alkol, kumar, uyuşturucu bilmez. İffetsizliği tanımaz.

-İ.H.L mezunları bu millete devlete ve vatana çok önemli hizmetler vermiş, bu milletin yüz akı olmuştur.

-Yıllardan beri önüne konulan engelleri aşmış: doktor, avukat, mühendis, milletvekili, Başbakan, hatta Reisicumhur olunabileceğini ispatlamıştır.

İzmir de öğrenci iken aç kaldım. Akşamları ve tatil günlerinde iş bulabilir miyim diye işçi bulma kurumuna gittim. Benim İ.H de okuduğumu öğrenince söylemediği söz, yapmadığı hakaret kalmamıştı.

Artık eski durum yok, mağduriyet, mahkûmiyet yok eşit şartlarda rekorlar kırılacak. İ.H’ler artık dünyaya açıldı. Dış ülkelerde İmam Hatipler açıldı. İngiltere ülkelerinde aşırı uçların güç kazanması üzerine İmam Hatip modeli okullar için Türkiye’den yardım istemiştir. Bunun için 900.000.000(milyon) sterlin ayırmıştır. (14 Kasım 2008 yeni şafak) Şu anda 541 dış ülkelerden öğrenci Türkiye de İ.H.L eğitim görüyor. ( 29 Ağustos 2012 yeni şafak ) Bu İ.H.L dünyaya model olacaktır.

İ.H Okulları, aileler için, Milletimiz için geleceğin teminatıdır. İ.H’lilere yapılan son saldırılardan sonra Diyanet İşleri Başkanımız Mehmet Görmez aynen şu ifadeyi kullanmıştır:

-“İmam Hatipler devletle milleti buluşturan, milleti millet yapan değerleri ayakta tutan önemli bir müessesedir.” ( 7 Haziran 2011 yeni şafak)

İ.H’lilerden bu millete zarar gelmez. Geçen gün İ.H Okuluna yeni kaydolmuş gence sordum:

-Ne olmak istiyorsun? Neden başka okula gitmedin?

Cevap kısa ve açık:

-“Cennetlik olmak istiyorum amca!” cevabını verdi. Artık denilecek bir şey kalmamıştı. Genç nesil ya cennetimiz ya da cehennemimiz olmayacak mı?

İllerde her yıl yapılan İ.H.L mezunları toplantılarında, pilav günlerinde yönetimin her kademesinde en yetkilileri görüyoruz. Daha çok göreceğiz İnşallah.

Bu insanlar, vatan sevgisini imandan sayan, halka hizmeti, Hakk’a hizmet bilen. Vatan millet için ölmeyi en yüce mertebe olan şehitlik sayan inançla vazife görüyorlar.

Size ibretlik iki olayı nakletmek istiyorum:

İlk olay şöyle başbağlar köyü katliamında, bir Pkk’lı köy meydanına toplanan masum halka ateş etmekte tereddüt ediyor. Katliamdan sonra o gence, kurulan mahkemede soruyorlar:

-Ateş emri verildiği halde neden ateş etmedin? Bir müddet bekledin?

Genç diyor ki:

-Beni yıllar önce babam İ.H.Okuluna yazdırdı. 3 ay kaldım. Sonra dağa kaçırıldım. Okulda bir öğretmen şöyle demişti: “İnsanlar birbirini sevmeli, birbiriyle iyi geçinmeli. Dinimizde bir insanı öldürmek, bütün insanları öldürmek gibidir. Bir insana hayat vermek, bütün insanlara hayat vermek gibidir.” Demişti. O sözler aklıma geldiği diyor.

Bakın kısa sürede olsa kaldığı ortama hangi yönde etkilendiğine bakın.

İkinci olayda yavru vatanımız Kıbrıs’tan. Yıllarca Kıbrıs’ta başbakanlık, reisi cumhurluk yapan Rauf Denktaş’a Kur’an Kursu açalım, İmam Hatip okulları açalım. İlahiyat fakülteleri açalım tekliflerine hep olumsuz cevap vermiştir.

Yıllar sonra gençler satanist olmuş, ateist olmuş birçoğu da haç takmıştır. Bu durumu milletvekili olan oğul Denktaş şöyle özetlemiştir: “Babam kaktüs yetiştirdi.”

Devlet başkanlığı yapan Mehmet Ali Talat: “Bir yandan gençlere yazık oldu. Diğer yandan dini hizmetler için adam bulamıyoruz” demiştir.

Şu bir gerçek ki, dış güçler ve millet düşmanları, güçlü Müslüman Türkiye istemiyor. Şimdiye kadar İ.H.L gençlerin önü bunun için kesilmiş, gençler üvey evlat olarak bile kabul edilmemiş; eğitim hakları, çalışma hakları gibi en tabii hakları ellerinden alınmıştır.

Bundan sonra inanıyorum ki İ.H Okulları Türk, İslam kimlikli, örf ve adetlerine bağlı, vatanı, milleti için hayır soluk soluyan, nesiller yetiştirecektir. Yeter ki, madden, manen bu okullara sahip çıkılsın.

 

İ.H’L’lilere de Şunu Söylemek İstiyorum:

Sizin sorumluluğunuz, diğer insanların sorumluluğundan daha farklıdır.

-Siz bu topluma önder, rehber olacaksınız. Örnek olacaksınız.

-Üzerinizde tebliğ, iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak gibi görevler var. Bu toplumun geleceğini siz tayin edeceksiniz; kaybolanlar sizinle geri gelecek, unutulmaya kurumaya, yok olmaya yüz tutanlar sizinle dirilecek, canlanacaktır.

Bütün bunlar sizin sahip olduğunuz misyonu, inandığınız dini ve bu milletin ideallerine sahip çıkıp, temsil etmemize bağlıdır.

Allah yüzünüzü ak etsin. Yolunuz açık olsun. Milletimizin inançlı gençlere ihtiyacı var. Gençler yetişmeli, iyi yetiştirilmelidir. Unutulmamalıdır ki İmam Hatipli olmak ağır bir sorumluluk yükler. Ayrıca bu okullarda görev yapmak ek sorumluluklar getirir.

Selam hidayete tabii olanlara!

 


Bu yazıyı 119 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.