İmanın Esasları – Meleklere İman

MELEKLERE İMAN

İslam’da imanın 6 esası vardır. Bunlardan birincisi alemlerin Rabbi olan Allah’ın varlığına, birliğine iman, ikincisi de meleklere imandır.

Melek, haberci, elçi, güç kuvvet demektir.

 

a) Meleklere iman Müslüman olmak için zorunludur: 

Meleklerin varlığını Kur’an-ı Kerim haber vermiştir. Ve onlara inanmamızı emretmiştir.

Bakara suresi, ayet 98: “Kim Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, cebraile, mikaile düşman olursa bilsin ki, Allah da inkarcı kafirlerin düşmanıdır.”

Nisa: 136: “Ey iman edenler! Allah’a peygamberine, peygambere indirdiği kitaba imanda sebat ediniz. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkar ederse tam manasıyla sapıtmıştır” buyrulmuştur.

Meleklerin varlığını peygamberimiz de haber vermiştir. Onların varlığına inanmış ve inanmamızı istemiştir.

Bu bakımdan meleklere iman şarttır, inanmamak ise küfre götürür.

İmanın 6 esası bir bütündür, hiç biri ayrılamaz.

 

b)    Meleklerin Mahiyeti:

Cenab-ı Allah melekleri nurdan, cin ve şeytanı ateşten, insanı ise topraktan yaratmıştır.

Melekler, insanlardan önce yaratılmıştır. Cenab-ı Allah meleklere – ben yeryüzünde insanı yaratacağım – dediğinde melekler – isyan edecek, fitne fesat çıkaracak insan mı yaratacaksın? Diyerek karşı çıkmışlardır.

Meleklere iman, bunun için, bir de vahyi peygamberimize melekler getirdiği için peygamberlere imandan önce gelir.

Melekler nurani varlıklardır, görünmezler, hissedilmezler.

Melekler, günah işlemezler, şehevi duyguya sahip değillerdir. Erkeklik dişilik yoktur. Evlenmezler.

Melekler insanlar gibi yemezler, içmezler, uyumazlar, günah işlemezler, isyan etmezler.

Enbiya 19-20: “Allah’a ibadet hususunda kibirlenmezler ve yorulmazlar. Onlar bıkıp usanmaksızın gece gündüz Allah’ı tesbih ederler.”

Nahl 50: “Kendilerine ne emrolunursa yaparlar”

Tahrim 6: “Ey insanlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında acımasız güçlü, Allah’ın emirlerine karşı gelmeyen melekleri vardır” buyrulur.

–               Melekler, Allah’ın izni ile çeşitli şekillere girebilirler.

–               Hz. Meryem’e insan şeklinde görünmüştür. (Meryem: 17)

–               Hz. İbrahim’e insan şeklinde gelmişlerdir. (Hud: 69)

–               Lut peygamberin kavmine insan suretinde görünmüşlerdir.

–               Peygamberimize insan şeklinde: “İman nedir, ihsan nedir, İslam nedir? Sorusunu sormuş, insan şeklinde vahiy getirmiştir.

 

c- Meleklerin insanlara yardımı

Cenab-ı Allah sevdiği kullarını melekleri vasıtasıyla korumuş ve yardım etmiştir. Yalnız bırakmamış, terk etmemiştir. Kur’anda:

Tevbe 26: “Allah, resulü ile mü’minler üzerine sükunet ve huzur duygusunu indirdi, sizin görmediğiniz ordular (Melekler) indirdi. Böylece kafirlere azab etti…

Ahzab 9: “Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani size ordular saldırmıştı da biz onlara karşı bir rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik…”

Al-i İmran 123: “And olsun sizler güçsüz olduğunuz halde Allah Bedir’de de size yardım etmişti…”

Al-i İmran 124: “Üçbin melekle sizi takviye etmişti.”

Fil Suresi: “Rabbin fil sahiplerine neler etti görmedin mi? onların kötü planlarını boşa çıkarmadı mı? onların üzerine ebabil kuşlarını gönderdi. O kuşlar onların üzerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu. Böylece Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi.”

Cenab-ı Allah, inanan, layık olanları yalnız bırakmamış, düşman eline terk etmemiştir. Milli mücadelede, Çanakkale’de, Kore’de, Kıbrıs çıkartmasında, bir avuç Çeçen’in mücadelesinde Cenab-ı Allah’ın yardımı olmuştur. (Cündullah) Allah’ın askerleri hep yardım etmiştir.

Enfal 12: “Hani Rabbin meleklere: “Muhakkak ben sizinle beraberim: Haydi iman edenlere destek olun. Ben kafirlerin yüreğine korku salacağım… diye vahyetmişti.”

İnananlara Cenab-ı Allah’ın melekleri vasıtasıyla yardımı olur. Bir çok insandan nice nice güzel olaylar dinlemişizdir.

 

d) Bazı melekler ve vazifeleri

1- Cebrail (AS): Cenab-ı Allah’ın vahyini, emir ve yasaklarını peygamberlere getiren vahiy meleğidir.

2- Azrail (AS): Ölüm meleğidir. Eceli gelenlerin Allah’ın izni ile ruhlarını alır. Secde 11: “Ölüm meleği canınızı alacak, sonra rabbinize döndürüleceksiniz.”

3- İsrafil (AS): Kıyametin kopması ve tekrar diriliş için iki defa sur’a üfürmekle görevli melektir.

4- Mikail (AS): Dünyada olan olayların meydana gelmesinde görevli olan melektir.

Kiramen Katibin: Yazıcı melekler: insanların yaptığı işleri yazarlar. Sağ tarafımızdakiler iyiliklerimizi, hayır hasenatımızı, Allah için yaptıklarımızı, yani bize ahirette faydası dokunacak amellerimizi yazar. Sol tarafımızdakiler ise kötü işlerimizi, işlediğimiz günahları yazar.

Bu yazılanlara amel defteri denir. Kıyamet gününde iyilere amel defteri sağ tarafından verilecek, kötülere de sol tarafından verilecektir.

–         Zuhruf 80: “Yoksa onlar, bizim kendilerinin sırlarını ve gizli konuşmalarını işitmediğimizi mi sanıyorlar ? hayır, öyle değil; yanlarındaki elçilerimiz, meleklerimiz yazmaktadırlar.

–         İnfitar  10 – 12: “Siz dini yalanlıyorsunuz. Şunu iyi bilin ki, üzerinizde bekçiler ve yazıcılar vardır. Onlar yapmakta olduğunuzu bilirler”

–         Kaf 17 – 18: “İki melek, insanın sağında ve solunda yaptıklarını yazmaktadır. İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.”

5- Allah’a devamlı ibadet eden melekler vardır.

6- Allah’ı devamlı zikir ve tesbih eden melekler vardır.

7- Peygambere salavat getiren melekler vardır. (Ahzab 56)

8- Hafaza melekleri: İnananları koruyan meleklerdir.

9- İnsanları iyiliğe çağıran melekler vardır.

10- İnsanlar için dua eden melekler vardır.

11- Müslümanlara yardım eden melekler vardır.

12- Namaz kılanın yanında durup Fatiha bitince amin diyenler vardır.

13- Kur’an okuyan Müslümanları dinleyen melekler vardır.

14- Zikir ve sohbet edenleri tespit eden melekler vardır.

15- Müslümanlara rahmet okumakla görevli melekler vardır.

16- Kötülere lanet okuyan melekler vardır.

 

Hadislerde şöyle buyurulur:

–         “Malın ayıbını açıklamadan satan Allah’ın gazabına, meleklerin lanetine maruz kalır (K. Site 17/263)

–         “Sünneti öldürüp, dinin saflığını bozacak şeyler sokanlara Allah’ın, lanet edicilerin, meleklerin ve bütün halkın laneti onların üzerine olsun.” (Ramuz: 507/2)

–         “Dini mazereti olmadığı halde yatağını terk eden kadına sabaha kadar melekler lanet eder.” (R. Salihin 3/269)

Kur’anda da şöyle buyurulur:

“İndirdiğimiz açık delilleri ve hidayet yolunu kitapta apaçık göstermemizden sonra gizleyenler yok mu? işte onlara hem Allah hem de bütün lanet ediciler lanet eder.” (Bakara: 159)

17- Kabirdekileri sorguya çekecek olan Münker ve Nekir adlı melekler: Rabbin kim? Peygamberin kim? Kitabın ne? Dinin ne? gibi sorular soracaklardır.

Cehennemde görevli olan melekler vardır. En çok bilineni Zebanilerdir.

18- İnsanları güzele, iyiye teşvik eden, hayra çağıran melekler vardır. Hz. Peygamber: “İçinizden hayra davet eden bir ses duyarsanız, bilin ki, o meleğin sesidir. Ona icabet ediniz. Eğer içinizden şerre davet eden bir ses duyarsanız, bilin ki, o da şeytanın sesidir. Sakın ona uymayın” buyurur.

19- Bir de dualarımıza “amin” diyen melekler vardır.

Biz bu melekleri göremeyiz. Çünkü bizim gözümüzün yapısı onları görmeye müsait değildir. Göremediğimiz daha bir çok şey vardır. Melekler nur gibi varlıklardır.

Melekler hep iyi ortamlarda bulunur. Haram işleyeni melekler terk ederler. Günahta ısrar edenlerin yanında eğleşmezler.

 

e) Meleklere imanın bize etkisi nedir

– Meleklere iman, iyi olmayı, iyilik yapmayı sağlar.

– İyiliğe teşvik eden meleklerin varlığına inanan, o davete uyar.

– Yazıcı meleklerin varlığına inanan, kötülükten kaçınır.

– Koruyucu meleklerin koruduğuna inanan kendini korumasız ve yalnız hissetmez. Korunduğuna inanır.

– Meleklerin inananlara yardımını bilen, kendini güçsüz, zayıf hissetmez.

–  Meleklere inanan başıboş olmadığını, gözetim altında olduğunu düşünür; avare bir hayat yaşamaz. Ölçülü yaşar.

– Meleklere inanan, melekler gibi olmaya çalışır. Adeta melekleşir. Gerçek bir melek inancı, insanı cennetlik eder.

– Kendisi için dua eden meleklerin olması, duasına “amin” diyen meleklerin varlığı, okuduğu Kur’an-ı dinleyen meleklerin oluşu, ibadet edenleri, zikreden, sohbet edenleri tespit eden meleklerin varlığı insanı bu konuda teşvik eder.

–  Allah’a devamlı ibadet ve itaat eden meleklerden insanın alacağı mesajlar vardır. Günahsız olduğu halde onlar ibadet, itaat eder de, insan neden isyan etsiz?

– Meleklere iman, ibadeti, itaati sağlarken, isyanı önler.

Bize emanet olan yavrularımız da birer melektir. Ana baba olarak o saflıklarını ve temizliklerini korumamız lazım. Öyle ki, onları melekleştirmeliyiz.

 

f) Melekler mi üstündür insanlar mı?

Ehli sünnet alimlerine göre insan üstündür.

Kur’an da: “Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi. Onlar: Biz seni hamd, tesbih ve takdis edip dururken yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun? Dediler”  (Bakara: 30)

–         Meleklerin Adem (AS)’a secde etmesi emredilmiş, melekler Adem’e secde etmişlerdir.

–         İnsana nefis ve kötü arzu verilmiş, meleğe ise hep iyi duygular verilmiştir. İnsan, kötü arzularını yener nefsine hakim olursa, işte o zaman melekten üstündür.

–         Melekelerin amelinde sevap yok, insanın amelinde sevap vardır.

–         Kur’an’a ve Hz. Peygamberin hadislerinde alimler, meleklerden üstün tutulmuştur.

–         Salih kullar da meleklerden üstün tutulmuştur.

–         Cenab-ı Allah her şeyi insanın hizmetine verdiği gibi melekleri de insanın hizmetine vermiştir.

–         İradesiyle nefsini, şeytanı ve dünya engelini aşarak Canab-ı Allah’a kul olan insan, meleklerin bazılarından üstündür.

–         Miraç’ta Hz. peygamber sınırı geçmiş, Cebrail, benden buraya kadar demiştir.

Allah’a yönelmeden, alemlerin rabbine boyun eğmeden üstünlük yok. Kur’an’da bazı insanlar için “Belhüm Adel” hayvandan da aşağı ifadesi kullanılmıştır.

Canab-ı Allah, isyan eden, dikbaşlılık gösterenleri helak etmiş, alçaltmıştır.

İnsanın izzeti, şerefi imanda dır. İzzet, İslam’dadır. Allah bizi İslam’la aziz kılmıştır.

Tabarani, Ümmü Seleme – radıyallahu anh-ın şöyle dediğini rivayet eder:

Ben Resulullah’a:

Ya Resulallah, dünya kadınları mı üstün, yoksa cennet hurileri mi? dedim.

Cevap verdi:

–         “Elbisenin yüzü nasıl astarından üstünse, dünya kadınları da, cennet hurilerinden üstündür.”

–         “Bu faziletleri hangi yüzdendir ya Resulallah” diye sorunca da:

–         “Namazları, oruçları ve Allah’a ibadetleri yüzünden” buyurdular.

Kadını şeytan kabul eden, kadının ruhuna şeytan girmiştir diyen zihniyete ne güzel cevap değil mi?

 

g) Hz. Peygamberin dilinden melekler

Üç kişiye melekler hayırla yaklaşmaz:

–         Kafir ölüsüne

–         Boyalı koku kullanan erkeğe

–         Cünüp olana. Ancak yemek veya uyumak istendiğinde cünüp olan Abdest alırsa, o hariç” (Ramuz’ul Ehadis: 267/13)

 

Üç kişiye melek yaklaşmaz:

–         Sarhoş olana

–         Boyalı koku kullanana

–         Hayız ve cünüp olana (Ramuz: 268/1)

 

“Yanımdan çıktığınızda, yanımdaki gibi kalsaydınız, Medine sokaklarında melekeler sizinle musafaha ederdi.” (Ramuz: 357/3)

 

Yazıcı melekler kulun iki namazını Allah’a ard arda arz ettiğinde Allah melekleri şahit tutar: “Ben bu kulumun iki namazı arasındaki günahlarını mağfiret ettim” buyurur. (Ramuz: 381/3)

 

Semadan inen, semaya çıkan hiçbir melek yoktur ki; “Lâ havle velâ kuvvete illâ billah” demesin. (Ramuz: 389/1)

 

Kutsi Hadis: “Kaderime inanan, yazıma razı olan, rızkıma kanaat eden ve benim için şehvetini terk eden genç, işte o benim yanımda meleklerimden bazısı gibidir.” (Ramuz:514/2)

 

“Miracta Cebrail’i eski kilim gibi titrerken gördüm” (Ramuz: 393/1)

 

“Melekler, aralarında köpek veya çan bulunan kervana yaklaşmaz” (Ramuz: 474/7)

 

“Cebrail dedi ki: “Biz içinde köpek ve suret olan eve girmeyiz.” (Ramuz: 331/4)

 

“Melekler heykel ve resim olan eve girmez” (Ramuz: 109/2)

 

Hz. Peygamber, Bilal’e: “Yanında yemek yenen oruçlunun kemiklerinin tesbih ettiğini ve meleklerin de onun için istiğfarda bulunduğunu hissettin mi? demiştir.” (K. Sitte: 17/170)

 

“Meleklerin Bedir gününde nişanları, siyah sarık, Uhud da ise kırmızı sarıktı.” (Ramuz: 338/7)

 

“Çıplaklıktan sakının sıra sizin yanınızda sadece helaya girdiğiniz zaman ve eşinizle olduğunuzda sizden ayrılan melekler vardır. Onlardan utanın ve onlara karşı saygılı olun” (K.Sitte: 8/111)

 

Bedir günü: “İşte Cebrail (AS) ! atının başından tutmuş, üzerinde de savaş teçhizatı var, yardımımıza gelmiş durumda.” (K. Sitte: 11/419)

 

Not:

Sahabeden Ebu Vâkid el-Leysi: “Bedir günü ben müşriklerden bir adamın peşine düşüyordum, boynunu uçurmak için kılıcımı sallamadan kellesi uçuyordu” demiştir.

Hz. Ali (RA): “Bedir’de şiddetli bir rüzgar esti. Ben böylesini hiç görmemiştim” der. Bunu yorumlayanlar o sırada meleklerin indiğini söylerler.

 

h) Kur’an’ın ifadesiyle melekler

“Kim Allah’a, meleklerine, peygamberine, Cebrail’e ve Mikail’e düşman olursa, bilsin ki Allah da inkarcı kafirlerin düşmanıdır.” (Bakara: 98)

 

“Ne Mesih ve ne de Allah’a yakın melekler, Allah’ın kulu olmaktan geri dururlar. O’na kulluktan geri durup büyüklenen kimselerin hepsini Allah yakında huzurunda toplayacaktır.” (Nisa: 172)

 

“Göklerde ve yerde kimler varsa O’na aittir. O’nun huzurunda bulunanlar, O’na ibadet hususunda kibirlenmezler ve yorulmazlar. Onlar bıkıp usanmaksızın gece gündüz Allah’ı tesbih ederler.” (Enbiya: 20-21)

 

“Melekler sadece Allah’ın emriyle hareket ederler. Onlar, Allah korkusundan titrerler.” (Enbiya: 27-28)

 

“And olsun sizler güçsüz olduğunuz halde Allah, Bedir de size yardım etmişti…”

O zaman sen mü’minlere şöyle diyordun: indirilen üçbin melekle Rabbinizin sizi takviye etmesi,, sizin için yeterli değil midir? (Ali İmran: 124)

 

“Hatırlayın ki siz, Rabbinizden yardım istiyordunuz. O da, ben peş peşe gelen bin melek ile size yardım edeceğim, diyerek duanızı kabul etti.” (Enfal: 9)

 

“Melekler, yüzlerine ve arkalarına vurarak ve: “Tadın yakıcı cennem azabını” diyerek o kafirlerin canlarını alırken onları bir görseydin!” (Enfal: 50)

 

“And olsun ki Allah, birçok savaşlarda ve Huneyn savaşında size yardım etmişti…” (Tevbe: 25)

Sonra Allah Resulü ile mü’minler üzerine sükunet indirdi. Sizin görmediğiniz ordular indirdi de kafirlere azap etti.” (Tevbe: 26)

 

“Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın: Hani size ordular saldırmıştı da, biz onlara karşı bir rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular indirdi de kafirlere azap etti.”  (Ahzab: 9)

 

“Melekler size istiğfar eder” (Ahzab: 43)

 

“Allah ve melekleri peygambere çok salavat getirirler, ey mü’minler size de ona salavat getirin…” (Ahzab: 56)

 

“Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. Allah azizdir, hakimdir.” (Fetih: 7)

 

“İki melek insanın sağında ve solunda oturarak yaptıklarını yazmaktadırlar. İnsan, hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın!” (Kaf: 17-18)

 

“Rabbinin katındakiler, O’na kulluk etmekten kibirlenmezler. O’nu tespih eder ve yalnız O’na secde ederler.” (A’raf: 206)

 

“O melekler, üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine ne emrolunursa onu yaparlar.” (Nahl: 50)

Arş’ı yüklenen ve bir de onun çevresinde bulunan melekler, Rablerini hamd ile tespih ederler, O’na iman ederler. Mü’minlerin de bağışlanmasını isterler. Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tevbe eden ve senin yoluna gidenleri bağışla, onları cehannem azabından koru.” Derler. (Mü’min: 7)

“Hiç kimse yoktur ki üzerinde bir koruyucu, bir denetleyici bulunmasın.” (Târık: 3)

 

ı) Meleklere iman konusunda dikkat edilmesi gerekenler

–         Meleklerin varlığına inanmamak insanı inançsız yapar.

–         Melekler için erkeklik dişilik düşünmek

–         Melekleri Allah’ın oğlu, kızı kabul etmek

–         Meleklerle alay etmek

–         Meleklere sövmek

–         Ha şeytan ha melek demek

–         Cebrail, yanlış vahiy getirdi, demek

–         Azrail, falanın ruhu yerine falanınkini aldı, demek

–         Melekler bana haber getiriyor, demek.

–         Herkes melek ediniyor. Dizilerde, filmlerde, işyerlerinde beraber çalıştığı kızlara meleklerim” denilerek melek inancı yıpratılmamalıdır.

–         Bir husus da; insanlardan haya edip utandığımız gibi, meleklerden de haya edilmelidir. Evimiz de olsa açık saçık dolaşılmamalı. Soyunurken giyinirken biraz çabuk olunmalıdır. Gece çıplak yatılmamalı, banyo, tuvalet gibi yerlerde fazla eğleşilmemelidir. Dikkat edersek melekleri kendimizden uzaklaştırmamış oluruz.

 

i) Cinler ve şeytanlar

Meleklerden ayrı olarak, gözümüzle görmediğimiz cin ve şeytan vardır. Bunların da varlığı kitap sünnet ve icma ile sabittir.

 

j) Cinlerin mahiyeti

Cinler çeşitli şekillere girme yeteneğine sahiptir. Güç işler başarabilirler. Melekler,gökyüzünde, cinler yeryüzünde bulunurlar.

Cinler de, iman ve ibadetten sorumludurlar. Cenab-ı Allah “Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım” (Zariyat: 56) buyurur.

Peygamberimiz, onların da peygamberidir. Rasülüs-sekaleyndir.

Cinlerin Müslüman olanları, kafir olanları vardır. Cin mescidinde peygamberi dinlemişler, bazıları Müslüman olmuşlardır.

Cinler, akıllı olmalarına rağmen, zeka yönü ile insanlardan geridirler. Karakter yönü ile de insanlardan zayıftırlar. Olumsuz ve zararlı davranışlara daha fazla meyillidirler.

En büyük özellikleri, insanların zayıf anında, zayıf tarafından yararlanırlar, imanı zayıf, ahlakı zayıf insanlara istediklerini yaptırırlar. Bazılarına musallat olurlar.

Cinlerin erkek dişi olanları vardır. Yerler, içerler, evlenirler, çoğalırlar ve ömürleri insanınkinden uzundur.

Cinlerin gıdası gübre, kemik, artık ve üzerine Allah’ın adı anılmamış yiyeceklerdir.

İmam-ı Azama göre; cinler, mükafat ve cezasını gördükten sonra hayvanlar gibi toprak olacaklardır.

Cinler inkar edilemez, Nas’ı inkar olur. Kur’an’da cin suresi bile vardır.

–              Kur’an’da: “Bir takım insanlar, cinlerin bir kısmına sığınırlar da, onlar da onların azgınlıklarını arttırır” (Cin:6)

–              En’am 128. ayette: “Allah insan ve cinleri bir araya topladığı günde  şöyle  diyecek: Ey cinler, insanlardan bir çoğunu kendinize bağladınız” diyeceği bildiriliyor.

Cinler, insanlara bir çok yanlışı fısıldar.

Cinler, evde hırsızlık bile yaparlar. Evde kavga edilsin isterler. Huzursuzluk çıkması için vesvese verirler.

Cin ve cincilere merak duyulmamalı, onlardan uzak durulmalıdır.

Cinler, zarar verebilirler. İnsanlara hoşlarına gideceği yerlerden yaklaşırlar. İman zayıflığı, nefse, dünyaya düşkünlük, onların arayıp bulamadığı şeydir.

Cinler, çocuklara, cünüplere, besmelesizlere, doğum sırasında kadına ve çocuğuna yaklaşır.

Cünüp, hayızlı ve nifaslılar, Euzu besmeleyi dilden bırakmamalıdır. Çocuk büyüten bacılarımız çok dikkatli olmalıdır.

Cinler, namaz kılana, Kur’an okuyana, inancını yaşayana yanaşamaz.

Cinlerin hoşuna gidecek iş yapmamak, besmeleli bir hayat yaşamak, itikadın düzgün, amelin devamlı olması, devamlı abdestli bulunmakla, Ayetel Kürsi, Fatiha, İhlas, Felak ve Nas surelerini okumakla cinlerin şerrinden korunabiliriz.

Cinlere esir de değiliz, mahkum da. Cinler insanlara istediği gibi zarar veremezler. Müslüman şunu bilecek ki, Allah’ın koruduğuna kimse zarar veremez. Öyleyse Müslüman önce Allah’a sığınacak, Allah’a sevgili bir kul olacaktır. Cenab-ı Allah, cin, şeytan ve insan şerrinden Allah’a sığınmamızı istemiştir. Allah müsaade etmeden hiçbir insana zarar veremez. Nisa 76: “Cin ve şeytan samimi Müslüman’a zara veremez”

Hiçbir kardeşimiz de cinlerden zarar gördüm diye cinin ve üfürükçünün tuzağına düşmemelidir.

Cinler gaybı bilemez. Bildiğini iddia eden de, ona inanan da imandan olur. Cinler, Hz. Süleyman’ın ölümünü bile bilememiştir.

Ayrıca medyumların haberlerine de inanılmaz. Onlar gaybı bilseydi bugün öyle hazineler var ki, onu bilirlerdi. Öyle sırlar var ki, onları çözerlerdi.

Çocuklarınızı, cinle, hayaletle, şeytanla korkutmayın.

Dinini öğretin, duaları öğretin, korkusuz bir hayat yaşasın ve cinlerin tuzağına düşüp te helak olmasın.

Unutmayın melekleşmek de, şeytanlaşmak da insanın kendi elindedir. Bir de melekleştirmek de, şeytanlaştırmak da gene insanın elindedir.

 

k) Şeytan

gözle görünmeyen ve inanmamız gereken varlıklardan biri de şeytandır.

Şeytan, Allah’a isyan ettiği için Allah’ın rahmetinden kovulmuş, şerrin, kötülüğün temsilcisidir. Ateşten yaratılmıştır. Bu yüzden Adem’e secde etmemiş lanetlenmiştir. Cennetten kovulmuş ve kafirlerden olmuştur.

Kur’an’da: “Hani biz meleklere ve cinlere Adem’e secde edin demiştik. İblis hariç hepsi secde ettiler. Şeytan yüz çevirdi ve büyüklük tasladı, böylece kafirlerden oldu.” (Bakara:34)

Bazı kardeşlerimiz: “Allah şeytanı niçin yaratmış” diye soruyor. Allah şeytanı böyle yaratmadı. O Allah’a isyan etti, böyle oldu. Şeytan, hep kötüden, kötülükten hoşlanır. Kendisi gibi Allah’a isyan edenlerden hoşlanır. Haram lokmadan, israftan pek hoşlanır.

Bütün derdi, dine yönelenlerdir. Onlarla çok uğraşır. Öyle vesvese verir ki, ibadeti terk ettirir, tesettürü terk ettirir.

Şeytan namaz kılanı görünce: “Belimi kırdın, beni mahvettin” der.

–         Euzu Besmele Mü’minin silahıdır.

–         Kuvvetli iman, ihlaslı amel, Kur’an’dan sünnetten ayrılmamak,

–         Şeytanın hoşlanacağı iş yapmamak,

–         Sürekli Ayetel Kürsi’yi, Fatiha, İhlas, Felak ve Nas sureleri ile Allah’a sığınmak Müslüman’ın silahıdır.

Şeytan, insanları sapıtmak, günah işletmek, isyan ettirmek, ibadetlerden alıkoymak ve kendine taptırmak için yeminlidir.

Cenab- Allah, şeytanın hile ve tuzaklarına karşı bizi uyarmıştır. Kul “beni şeytan aldattı” diyemez. Aldanmasaydın denilecektir.

Şeytan çeşitli şekillere girerek insanı kandırır.

Şeytan, kötü ortamlarda eğleşir.

Şeytan, zorla kötülük yapamaz. Allah bizi şeytanın eline bırakmamıştır. Şeytan gönülden Allah’a bağlı olana dokunamaz. Allah:

–         “Şeytanın ihlaslı kullar üzerinde hakimiyeti yoktur” diyor. (Nahl:99)

–         “Onun hakimiyeti ancak şeytanı dost edinenlere ve şirk koşanlaradır” (Nahl:100)

–         “Şeytanın hilesi zayıftır” (Nisa:76)

–         “İyi kullar üzerinde şeytanın hiçbir nüfuzu yoktur” (Sebe:21) buyuruyor.

Şeytan, insanları sapıtmak için kıyamete kadar mühlet istemiş, bu da ona verilmiştir.

Unutmayalım, her insanın kendisiyle uğraşan bir şeytanı vardır, bizden ayrılmaz. Korunmazsak insanın kurdudur, zarar verir.

 

l) Şeytanın kısaca görevleri şunlardır:

– İsyan ettirmek,

– Bid’at e sevk etmek, kötülükleri süsleyip cazip göstermek,

– Günah işletmek,

– İbadeti terk ettirmek, kendisine taptırmak,

– İmana şüphe sokmak, vesvese vermektir.

Cenab-ı Allah: – “Şeytan sizin düşmanınızdır. Siz de onu düşman bilin. O, kendine uyanları, ateş ehlinden olmaya çağırır” (Fatır:6)

– “Şurası muhakkak ki, benim samimi kullarım üzerinde senin hiçbir ağırlığın olmayacaktır. Onları koruyucu olarak Rabbin yeter.” (İsra:65) Müjdelerini veriyor.

Allah’ın koruduğuna kim zarar verir? Çocuklarımıza İslam’ı iyi anlatalım. Allah’tan korkan, şeytan korkusu çekmez. İslamı yaşayanlara şeytan bir şey yapamaz.

–         “Besmeleyle kapattığınız kapıyı şeytan açıp giremez” diyor Peygamber (AS).

 

m) Şeytan nasıl bir Müslüman tipi ister?

Şeytan, hile ve tuzaklarını hep inananlar için kullanır.

Şeytan, özü sözü doğru samimi bir Müslüman’a asla tahammül edemez. O, şöyle bir Müslüman ister:

–          İnandım, diyecek inandığı gibi yaşamayacak,

–          Müslüman’ım, diyecek Allah’a Peygambere, Kur’an’a uymayacak,

–          Ementü de şüpheleri olacak,

–          İslam’ın şartı beş diyecek, tek Kelime-i Şahadetle yetinecek,

–          Bütün kaygısı dünya olacak,

–          Haramı kılıf icat edip yiyecek. Haramın hükmünü değiştirip sağ elle mi yenir, sol elle mi yenir diye düşünen,

–          Allah’ın yasaklarını yapmayı çağdaşlık sayan,

–          İnandığı gibi değil de, yaşadığı gibi inanan,

–          Dini değil de çıkarlarını ön planda tutan,

–          Euzubillahimineşşeytaniracim dediği halde kendisine uyan,

–          Ölümü, ölüm ötesini sorguyu, suali unutacak, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayacak,

–          Hak hukuk tanımayan, Müslüman tipi ister.

 

n) İnsan – Melek ve Şeytan arasında sıkı bir münasebet vardır

–         Hepsini de Allah yaratmıştır. Başlangıçta hepsi İslam fıtratı üzerine yaratılmıştır.

–         Melekler, emre uyup, Adem’e secde etmiş, şeytan etmemiştir.

–         Melekler, insanlara yardım ederler, inanın iyiliğini ister, hayra çağırırlar. Şeytan ise hep kötülük ister ve kötülük ederler.

–         Melekler, insanı korur, şeytan sapıtır.

–         Melekler, ölürken mü’minlere selam verir. Şeytan insanın imanını çalmaya çalışır.

Kur’an’da: “İyi kimseler meleklerin: “Size selam olsun yapmış olduğunuz iyi işlere karşılık cennete girin” diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir.” (Nahl: 32)

İnançsızlar için de şöyle buyuruluyor:

“Melekler, yüzlerine ve arkalarına vurarak ve “tadın yakıcı cehennem azabını” diyerek o kafirlerin canlarını alırken onları bir görseydin.” (Enfal: 50) buyurulur.

–         Melekler insana dua eder, yardım eder, şeytan ise devamlı nankörlük eder.

Kur’an’da: “Melekler mü’minlerin bağışlanmalarını isterler. Rabbim, tevbe eden ve senin yoluna gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru” derler. (Mü’min: 7) buyurulur.

Buradan çıkarılacak mesaj; insan isterse ahlakı, inancı ve idealleriyle insanlığını koruyabilir. Hatta melekleşir ve meleklerden de üstün olabilir. Yine isterse kendi eliyle şeytanlaşır gider.


Bu yazıyı 3.301 kişi okudu.

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here