İSLAM DİNİNDE HAYVAN HAKLARI

HAYVAN HAKKI

Cenab-ı Allah insanı yarattıktan sonra işini kolaylaştırsın diye hayvanları yaratmış ve insanın hizmetine vermiştir.

Hayvanlar, insanların her şeyinden yararlandığı varlıklardır. Hiçbir canlı faydasız ve boşuna yaratılmamıştır.

Cenab-ı Allah Kur’an’da şöyle buyuruyor:

“Onlara binmeniz ve süs için atları, katırları ve merkepleri (yarattı). Ve daha sizlerin bilmediğiniz neleri yaratmaktadır.” (Nahi 16/8)

“Ellerinizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece onlar, bunlara malik oluyorlar.” (Yasin 36/71)

“Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmının da etini yiyorlar.” (Yasin 36/72)

“Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi?” (Yasin 36/73)

Hayvanların yaratılması insan için bir nimettir. Etinden, sütünden, derisinden, yününden, gübresinden ve her şeyinden istifade ederiz.

Cenab-ı Allah: “Kul ve hayvan hakkı ile huzuruma gelmeyiniz” buyurarak hayvan hakkına dikkat çekmiştir.

Bu durumda hayvanda hak sahibidir.

Hayvan hakkı, kul hakkı kadar önemlidir. Çünkü dünyada hayvanla helalleşme olamaz. Cenab-ı Allah da: “Hayvan hakkı ile gelmeyin” diyor.

  • Hayvan aç susuz bırakılamaz.
  • Fazla yük yüklenmez
  • Dövülmez, dövüştürülmez
  • Keserken acı çektirilmez.
  • İşkence edilmez.
  • Canlı canlı yem olarak kullanılmaz.
  • Hedef olarak ateş edilmez.
  • Hayvana karşı merhametli olunacaktır.

 

Kanuni: Karıncaları öldürmek için fetva istediği Ebussuud Efendiye:

“Dırahta ger ziyan etse karınca, zarar var mıdır ânı kırınca” demiş oda:

“Yarın Hakk’ın divanına varınca, Süleyman’dan hakkını alır karınca” cevabını verir. Boynuzsuz koyun boynuzlu koyundan öcünü alacaktır. Hayvan kıyamet gününde kendisine yapılanı aynen yapacak ve toprak olacaktır.

 

a) Hayvana eziyet haramdır

Hayvana hiçbir şekilde eziyet verilmeyecektir. Çünkü hayvan, hakkını arayamaz, dili söyleyemez.

İslam medeniyeti hayvan haklarına önem veren bir medeniyettir. İnsanların problemlerini çözmüş hayvanlara kadar el uzatmıştır.

Hayvanlara eziyet edilmemesi her bakımdan korunmasına dair. Kur’an’da hayvanlara şefkatle muamele edilmesi, Peygamber (as) hayvanlara haksızlık yapılmaması, hakkının helal edilmeyen hak olduğu bildirilmiştir.

Osmanlılar zamanında hayvanların korunması ve eziyetin önlenmesine dair kanunlar çıkarılmıştır. Bu kanunlarla:

  • Fazla yük yüklemek yasaklanmıştır.
  • Yük taşıdıktan sonra hayvanın yorgunluğu nedeniyle sırtına binilmemesi için semerin üzerine çatal demir konması gerekmektedir.
  • Ağır yük taşıyan hayvanların sabahtan ikindiye kadar çalıştırılması şartı koşulmuştur.
  • Yük taşımada hayvan dövülmeyecektir. Ayrıca çalıştırılan hayvanın izin (dinlenme) günü tayın edilmiştir.
  • Hayvana kötü muameleye ceza konmuştur.
  • Fazla yük yükleyene kısas hükmü konmuş. (aynı yükü taşıma cezası)tur.
  • Kanuni, Süleymaniye camini yaptırırken taş, kum, taşıyan hayvanlara dinlenme ve çayırda otlamalarına dair ferman çıkarmıştır.
  • Yaşlanan hayvanların ölene kadar iyi bakılma talimatı vardır.

Mimar Sinan inşaatlarında çalışan hayvanların dinlenmeleri için özel yerler yaptırmıştır.

Batılı yazarlar hayvanlara gösterilen iyiliği şefkat ve merhameti uzun uzun anlatmışlardır. Bir yazar: “Osmanlıda iyilik duygusu hayvanları bile kucaklamıştır. Ağır yük taşıyan hayvanların her hafta iki gün izni vardır” dedikten sonra “Bir yerde hayvanlar sizden kaçıyorsa, Orada ermeniler veya rumlar yaşadığını. Eğer hayvanlar sizden korkmuyorsa, orada Osmanlının yaşadığını anlarsınız” demiştir.

Hasta göç edemeyen hayvanlar için tedavi merkezleri kurulmuştur. Bursa’da ve Ödemişte “Guraba-i laklakan” (Leylekler hastanesi) hala ayaktadır.

Göç edemeyen leylekler kışı buralarda geçirir, tedavi edilir. Diğer kuşlar gelince salıverilirdi.

16. yüzyıldan itibaren Osmanlı evlerinde barınmaları, yavrulamaları için kuş evleri yapılmış daha sonra Anadolu’nun diğer şehirlerine de taşınmıştır. Hatta saraylarda bile kuş evleri yapılmıştır. Bu Osmanlının hayvanlara, hatta ağaçlara kadar uzanan şefkat ve merhamet elini gösterir.

Avrupa da evlerin dış cephelerinin kirlenmemesi için kuş yuvalarına müsaade edilmiyordu. Hayvanlar canlı canlı sirk hayvanlarına veriliyordu.

Hayvanın, hayvanı öldürüp parçalaması veya vahşi hayvanın insanı öldürüp parçalaması onlar için eğlence şekli idi.

Turist çekebilmek için sığırlar aslan kaplan gibi vahşi hayvanlara parçalatılmakta, turistlerde onu zevkle seyretmekte ve fotoğraflarını çekip hatıra olarak saklamaktadırlar.

Fokların derileri için nasıl katledildiği her yıl haberlerde seyredilmektedir.

Köpek, horoz gibi hayvanların dövüştürülmesi batının geleneksel eğlenceleridir.

 

b) Allah Rasulünün hayvanlara davranışı nasıldı?

Peygamberimiz insanlara olduğu gibi hayvanlara da iyi davranmış şefkat, merhamet göstermişlerdir.

Allah Resûlü, “Merhamet etmeyen, merhamet olunmaz” buyurmuştur.

Hayvana eziyeti, aç susuz bırakmayı, dövmeyi, fazla yük yüklemeyi, dövüştürmeyi, zararsız olanları öldürmeyi, yasaklamıştır.

Cenab-ı Allah’ın kul hakkı ile havyan hakkını af etmeyeceğinin önemi üzerinde durmuştur.

Birkaç örnek verelim:

  • Bir gün Ashabına,
  • Size cennetlik birini göstereyim mi? Demiş, Onlar da:
  • Evet” demişlerdi.
  • Şu gelen adam, bir köpek susuzluktan ölecekti ayakkabısı ile kuyudan su alıp onu ölümden kurtardı” dedi. (Müslim, birr:151)
  • Bir kadın kendisini aç susuz bırakmıştır. O yüzden cehenneme gideceğini haber verdi.
  • Adam, koyunu yere yatırmış, ayağı ile boynuna basmış. Koyun ona bakarken bıçağı bilemeye başlamış. Ona peygamber (as):
  • Bıçağı daha önce bilesen olmaz mıydı? Hayvanı iki defa öldürüyorsun! Demiştir.
  • Peygamber (as) sabah çökmüş bir deve gördü. Akşamüstü onu aynı vaziyette gördü.
  • Bu devenin sahibi kim? Diye sordu.
  • Sahibi bulunamadı.

Peygamberimiz öfkelendi ve,

  • Derdini anlatamayan bu hayvanları aç susuz bırakarak, haksızlık etmekten Allah’tan korkunuz” buyurdu.
  • Bir deve Peygamber (as)’ı görünce inlemeye başladı gözlerinden yaşlar aktı. Peygamberimiz onu okşadı ve,
  • Bu devenin sahibi kim? Dedi. Bir genç:
  • Benim” dedi. Peygamber (as) ona:
  • Bu hayvana kötü davranmaktan, fazla yük yüklemekten dolayı Allah’tan korkmuyor musun? Bu hayvanı aç susuz bırakmışsın, çok yormuşsun! Diyerek azarlamıştır.
  • Allah Resulü, Mekke’nin fethine on bin askerle giderken, yol kenarında yavrulamış bir köpek görüyor. Orada çiğnemesinler diye birkaç kişiyi görevlendiriyor. Ordu zarar vermeden geçiyor.
  • Allah Resulü sevgisi, merhameti sadece insanlara değil, bütün canlılara şamildir. Hatta bitkilere ağaçlara kadar uzanmıştır.

Bir günde yolda giderken Allah Rasulü bir grup insana rastlar. Hayvanların üzerinde olduğu halde durmuş sohbet ediyorlardı:

Allah Resulü onlara şöyle dedi:

  • “Hayvanlarınıza onları yormadan güzelce binin kullanmadığınız zamanda onlar rahat edecekleri şekilde bırakın; dinlendirip, istirahat ettirin onları bu şeklide sohbet ederken, kürsü edinmeyin. Nice hayvanlar vardır ki, kendisine binenden Allah yanında, daha hayırlıdır. Çünkü o hayvan belki Allah’ı daha çok zikretmektedir.”

Bugün hayvan yarışları, hayvan dövüşleri ile kumar oynanmaktadır. “Bu meşru bir iş değildir. Ayrıca hayvanlar yaralanmakta, hatta sakat kalmakta ve ölmektedir. Bunlar da zulümdür. Hayvan hakkı doğar. Kıyamet gününde aynı şeyleri hayvan kendisine yapana yapıp hakkını alacaktır.

 

C- Hayvan öldürülebilir mi?

Üreme zamanında hayvan avlanmaz. Hayvanlarda eşleşirler ürerler. Buna mani olmak hayvan hakkına girer.

Kurbanda acı çektirilmeden kurban kesmeyi, Kevser Suresinde “Rabbin için namaz kıl ve kurban kes” diye Allah emretmiştir. Hacda şükür kurbanı kesmek, adak yerine getirmek ve halkın yemesi için hayvan boğazlamak meşru olan işlerdir.

Birde insanlara zarar veren hatta ölümüne sebep olan zararlı hayvanlar vardır. Bunların öldürülmesi caizdir. Gereklidir.

Peygamber (as) şöyle buyurur:

“Şu zararlı hayvanlar nerede olursa olsun öldürülür; bunlar; karga, çaylak, akrep, sıçan, yılan ve yırtıcılardır.” Müslim, haç:66)

İslam alimleri buna kurt, aslan, kuduz, pars, kaplanı da ilave etmişlerdir.

Öldürülmesi gereken hayvanlar öldürülürken suda boğmamak, ateşte yakmamak ve acı çektirmemek gerekir.

Ebu Hureyra (ra) şöyle demiştir:

  • “Allah Rasulü bize karınca, kurbağa ve hüdhüt kuşunu öldürmeyi yasaklamıştı” demiştir. (İbrahim Canan Ladis Ans:17/961)
  • Zararsız bir hayvanı öldürmek günahtır. Zehirli örümcek, kurbağa, zehirli keler gibi hayvanların öldürülmesinde bir vebal yoktur.

 

d- Hayvana zulüm haramdır

Yunus: “Yaratılanı severiz, yaratandan ötürü” demiştir. Hayvanları sevmek, onlara merhamet etmek Allah’ın affına sebep olabilir.

Peygamber (as) şöyle der:-“Her canlıya yapılan iyilikte sevap vardır” (Müslim, selam:153) buyurmuştur.

Gazneli Mahmut, hocasından kendisine öğüt vermesini ister. Hocası ona şöyle öğüt verir:

  • Günahın her çeşidinden sakın.
  • Namazı cemaatle kıl.
  • Allah’ın kullarına cömert ol.
  • Yaratılanlara şefkatle davran.”

Cenab-ı Allah; iki hakkı helal etmem; kul hakkı, hayvan hakkı” buyuruyor.

  • Hayvanı yaşadığı ortamdan alıp, kafese koymak hapsetmek,
  • Hayır kurumları yararına da olsa hayvan dövüştürmek,
  • Zararlı hayvanda olsa işkence ederek öldürmek,
  • Hayvanın neslini devamdan alıkoymak,
  • Hayvanı canlı yem olarak kullanmak,
  • Aç, susuz bırakmak fazla yük yüklemek,
  • Hayvanı dövmek,
  • Sağılı hayvanın sütünü tamamen alıp, yavrunun hakkına tecavüz etmek,
  • Hayvanı boğazlarken acı çektirmek.
  • Keyfi balığı yakalayıp çektirerek geri bırakmak, oltaya canlı solucan ve böcek takmak, hayvana yapılan zulumdür. Kıyamet gününde hakkını alacaktır.
  • Ebu Hureyra (ra) şöyle anlatmıştır.
  • Peygamberimiz geçmişteki peygamberlerden birini karınca ısırdı. Canı yanında karınca yuvasının yakılmasını istedi ve yuva yakıldı.
  • Allah ona şöyle vahy etti: “Bir karınca ısırmıştı. Sen tesbih eden bir ümmeti yaktın” (Buhari Cihad:152)
  • Bir zat kuşun yuvasından yavrusunu alıyor. Anası etrafta çırpınarak uçmaya başlayınca, Hz. Peygamber (as):
  • Bu kuşu yavru acısı ile sızlandıran kim? Diyor. Adam:
  • Benim ya Rasulluhlah” diyor. Allah Rasulü:
  • Yavrusunu anasına geri ver! Diyor.

Allah Rasulü bir karınca yuvasının yakıldığını görünce:

-Bunu kim yaktı? Der.

– Biz yaktık” diyenlere:

– Ateş ile azap ancak alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Böyle yapmayın” demiştir. (Seçme hadisler:224/45)

Zevk için hayvan öldürmeyi, zevk için avlanmayı Peygamber (as) yasaklamıştır.

Mekke’nin fethine giderken yol kenarındaki yavru köpeklerin zarar görmemesi için ordu geçinceye kadar başlarına asker dikmiştir. Kurban olacak hayvanı önceden aç bırakarak, kanı yavaş yavaş aksın diye çabuk kesmemek, acı çektirmek, kıyamet gününde o hayvanın şikayetçi olmasına neden olur.

Kör bıçakla kesmek, hayvanı sürüklemek kesilen hayvanları göstermek, hayvanı kurban olmaktan çıkarır.

Peygamberimiz (sav): “Hayvanı boğazladığınızda güzel boğazlayın, öldürdüğünüzde güzel öldürün. Boğazlamadan bıçağı bileyin. Hayvanı yormayın rahat ettirin” buyurmuştur: (Ebu Davut, Dahaya:2797)

Hayvana temas edenin cezası, hayvanın ve temas edenin ikisinin de öldürülmesidir” buyurur. (Tirmizi, hudud:23)

Bir hadislerinde de:

-“Bir kadın kediyi hapsetti. Yedirip, içirmediği için kedi öldü. Cehennemlik oldu” buyurmuştur. (Buhari, enbiye:54)

İspanyadaki gibi boğaların eziyet edilmesi, oklarla kanlar içinde bırakılıp eğlenilmesi apaçık hayvana zulümdür.  Hayvana yapılan zulmün cezası da ağırdır. Kıyamet gününde mislini hayvan ona yapacak, helalleşme böyle olacaktır.

Görülüyor ki hayvan da hak sahibidir. Onların hakkına da riayet edilecektir.


Bu yazıyı 242 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.