İSLAM KARDEŞLİĞİ

Müslüman Türkiye üzerinde asırlardan beri bölme, parçalama, insanımızı İslam’dan ve İslam kardeşliğinden ayırma oyunları oynanmaktadır.

Bazıları bu oyuna gelmiş gruplaşmış, cepheleşmiş, o da fitne oyununa içten katılmıştır.

Asırlardan beri içten ve dıştan devam eden bu oyunlarla, aynı inanca, aynı kültür değerlerine sahip Müslümanlar mezhep, cemaat, tarikat, parti, takım farklılıklarından dolayı adeta birbirine düşman kesilmiştir.

Tarihte milletimizin birlik ve beraberliğini bozan, milletimizi zaafa uğratıp, Osmanlıyı yıkan güçler, bu gün de aynı oyunun ve aynı fitnenin içindedirler.

Şu var ki bizden öncekiler oynana Alicengiz oyunlarına ve fitnelere karşı bizden daha çok hassas davranmış ve daha çok uyanık olmuşlardır.

Eğer Müslümanlar İslam kardeşliğini muhafaza eder ve güçlendirirse hiçbir düşman oyunu ve ittifakı Müslüman-Türk Milletine zarar veremeyecektir.

 

Müslümanlar Kardeştir

Bunu Cenab-ı Allah Kur’an’da: “Müslümanlar kardeştir” buyuruyor. (Hücuraf: 10)

İslam, kardeşlik dinidir. İslam kardeşlik düşüncesini ve anlayışını yıkacak her türlü davranışı yasaklamıştır.

Cenab-ı Allah Müslümanlar: “Toptan Allah’ın ipine sarılın parça parça olup ayrılmayın” diye emrediyor. (Al-i İmran: 103)

Allah’ın emrine göre mü’minler kardeştir. Öyleyse fırka fırka, grup grup olmayacak araları açık olan kardeşlerinin arasını düzeltecektir.

İslam peygamberi, İslam kardeşliğini bozacak her şeyi yasaklamış Müslümanları kardeş ilan etmiştir. “Birbirinize kin tutmayın, haset etmeyin, sırt çevirmeyin ve ilginizi kesmeyin, ey Allah’ın kulları kardeş olun” buyurmuştur. (Buhari Edep: 57)

Peygamber (as) şöyle buyurur:

  • “Hiç biriniz kendi nefsi için istediğini mü’min kardeşi için de istemedikçe hakiki mü’min olamaz.” (Buhari İman: 7)
  • “Benden sonra birbirinizin boynuna vurarak küfre dönmeyin.”
  • “Müslümana sövmek fasıklıktır. Onunla çarmışmak küfürdür.”
  • “Hata dışında kim bir mü’mini kasten öldürürse, onun cezası cehennemdir.”(Nisa 92-93)
  • “Kim bir Mü’mini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir insanın yaşamasına sebep olursa, bütün insanları yaşatmış gibi olur.” (Maida: 32)

Dinimiz, İslam kardeşliğine büyük önem verilmiştir. Kardeşlik cennet kapılarını açar, cehennem kapılarını kapatır. Herkese huzur verir, mutluluk verir, güç verir.

Peygamberimiz (sav) bir hadislerinde şöyle buyuruyor:

  • “Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulüm etmez, onu tehlike anında yalnız bırakmaz. Kim kardeşinin ihtiyacını görürse, Allah’ta onun ihtiyacını görür. Kim bir Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, Allah’ta o yüzden onu kıyamet günü sıkıntıdan kurtarır. Kim bir Müslümanın ayıbını örterse, Allah’ta onun ayıbını örter.” (1. Canan, Hadis Ans: 9/374)

Hz. Peygamber sınıf sınıf ayrılanları, köle ile efendiyi bir tarağın dişleri gibi eşit ve kardeş ilan etmiştir. Birbirleri ile ırk üstünlüğü kavgası yapanları, kan davası güdenleri kardeş yapmıştır.

Birbirleri ile amansız düşman olan Evs ve Hazrec Kabileleri’nin kardeş olmalarını sağladı. Cahiliye devri adetlerini bir bir kaldırdı. Ensar muhacir kardeşliğini oluşturdu. Her şeylerini paylaştılar.

 

Müslüman Müslümanı Terk Etmez

Kur’an’da ayrılık düşmanlık kınanmış, dargın olanların arasının düzeltmesi emredilmiştir. (Enfal: 1-Hücürat: 10)

Müslüman Müslümana buğz etmeyecektir. Sırt çevirmeyecektir. İlgiyi kesmeyecektir. Müslümanın Müslümana üç günden fazla dargın durması, onu terk etmesi, ona selam vermemesi helal olmaz.

Cenab-ı Allah ne diyor. “Mü’min mü’minleri bırakıp kâfirleri dost edinmesin. Böyle yapanın Allah yanında hiçbir değeri yoktur.” (Al-iİmran: 28)

  • “Gerçek mü’minlerden iseniz, aranızı düzeltin. Allah’a Resulüne itaat edin.” (Enfal: 1)
  • “Mü’minler ancak kardeştir. O halde iki kardeşin arasını düzeltin.” (Hücürat: 10)

Birlikte rahmet vardır. Ayrılıkta azap vardır. İki tane biri bir araya getirseniz on bir eder.

Peygamber (as) şöyle buyurur: “Cemaate devam edin. Müslümanların duaları cemaate katılanların hepsini kuşatır.”(1. Canan, Hadis Ans: 17/397)

  • “İslam cemaatinden ayrılan kimse, İslam bağını boynundan çıkarmış olur.” (Ebu Davut: 4/241)

Müslüman Müslümanla yardımlaşır. Kuran’da: “Eğer birbirinizle yardımlaşmazsanız, yeryüzünde fitne ve fesat çıkar” buyurulur. (Enfal: 73)

Müslüman Müslümanı terk etmez, sırt çevirmez, düşmanlık etmez, ilgiyi kesmez. Maddi manevi destek olur. Sıkıntıdaysa sıkıntısını giderir.

Allah rızası için yapılan desteğin, yardımın sevabı bire ondan, yedi yüz misline kadardır.

Hz. Osman (ra) kıtlık döneminde kervanlarla getirdiği buğdayı 3-5 misli fazla

Fiat veren karaborsacılara vermeyip: “Ben bire ondan yedi yüz misli kadar kâr verene vereceğim, demiş, buğdayı sıkıntı çeken Müslümanlara dağıtmıştır. Hatta develeri de kesip dağıtmıştır.

Unutulmayacak bir olayda Yermük savaşı sırasında geçen bir olaydır.

Savaş meydanı, ölü ve yaralılarla doludur. Huzeyfe (ra) yaralılar arasında amcaoğlunu arıyor; elinde matara ona su verecek. Aradığını buluyor ama bir ses “su” diyor. Amcaoğlu suyu ona götürmesini işaret ediyor. Suyu ona götürüyor, tam içirecek biraz ilerde “su” diyen bir ses duyuyor. Suyu o da içmiyor eliyle suyu ona götürmesini işaret ediyor. Ona ulaştığında son nefesini verdiğini görüyor; hemen geri dönüyor, ikisi de şehadet şerbetini içmiş, su elinde kalıyor.

Mekke’den Medine’ye hicretten sonra Peygamber (as) Mekkeli Muhacirlerle Medineli Ensar’ı birbirine kardeş yaptı. Ensar her şeylerini kardeşleri ile paylaştı. Onları açıkta, ihtiyaç içinde bırakmadılar.

Ensar’dan iki eşi olanlar birini boşamayı bile teklif etti. O derece ki neredeyse birbirlerine mirasçı olacaklardı. Allah resulü kabul etmedi.

Bu olaylar Müslümanlar için örnek alınacak olaylardır.

Şimdi “incir çekirdeğini doldurmayacak” derler ya küçük bir mesele için kavga oluyor. Spor karşılaşmalarında kılıçlarla, satırlarla, silahlarla karşı taraftakini çekinmeden öldürmeye kalkışılıyor. Af yok, hoş görü yok, İslam kardeşlik anlaşması yok, sevgi, saygı yok.

1957 yılında Bedi uz Zaman Hazretleri sürgündeyken Bolvadin’le Emirdağlılar arasındaki maçtan sonra kavga çıkar. Üstat önlerine geçip: “Durun! Sizler kardeşsiniz. Birbirinizin kusurlarını görmemezlikten gelmeniz lazım…” diyerek olayı kardeşlik hatırlatmasıyla önlemiştir.

1970 yıllarında Kayseri – Sivas maçında 40 kişi ölmüş, Sivaslılar toplanıp Kayseri’ye yürüdükleri sırada emniyet, jandarma ve Vali bey megafonla konuşmalar yapmış, yürüyüş devam etmiştir. Ancak Sivas Müftüsü İslam kardeşliği üzerine birkaç ayet okuyunca Sivaslılar geri dönmüştür.

Bir aletin parçalarını bir arada tutup çalışmasını sağlayan vidalardan biri vazife yapmazsa, o alet bozulur, çalışmaz.

İslam kardeşliği, ümmetin bütünlüğü bireylerden oluşur. Eğer görevini yapmayanlar olursa, o kısımda aksaklık olur, huzur bozulur.

Son zamanlarda fırka fırka, bölük bölük olmanın cezasını çekiyoruz. İslam ülkelerine bakın birbirine bağlayan İslam’dan uzaklaşıldıkça araya ilgisizlik hatta düşmanlık girmektedir.

 

Müslüman Müslümana Zulüm Etmez

Dinimiz Müslümanın Müslümana zarar vermesini yasaklamıştır. Herhangi bir şekilde zarar vermemek vaciptir. Mesela; nazarı değen bir insanın bundan zarar vermemek için korunması vaciptir.

Bir Müslümana zarar verecek bir şeyi yoldan kaldırmak Müslümanın vazifesidir.

Allah resulü Müslümanı tarif ederken:

  • “Müslüman, Müslümanların kendisinden emin olduğu kimsedir. Müslüman, eliyle diliyle başkalarına zarar vermeyen kimsedir. “En hayırlınız, Müslümanlara en çok faydalı olanınızdır.” Diye tarif etmiştir.

Bir kutsi hadiste: ”Rahmetime mazhar olmak isteyen, yarattıklarıma şefkat ve merhametle muamele etsin” buyurulur.

Allah resulü mazlumların yanında olmak için genç yaşta Hılful Fudul cemiyetine katılmıştır.

Müslümana zarar vermek, kardeşliği bozar.

Hz. İsa havarilerine – Bir kardeşiniz uyurken rüzgâr gizli yerlerini açsa ne yaparsınız? Der.

  • “Örteriz” derler.
  • “Hayır, siz öyle yapmıyorsunuz, daha da açıyorsunuz.”
  • Nasıl olur? Derler.
  • “Siz kardeşinizi dinliyorsunuz, daha sonra da onları başkalarına anlatıyorsunuz,” der.

Allah resulü şöyle buyurur:

“Kardeşine zalim de olsa mazlum da olsa yardım et.” “Mazluma yardım edelim ama zalime nasıl yardım edelim?” denilince

  • “Onu zulümden alıkoyarak” buyurur. (K. Sitte: 9/380)

“Müslüman Müslümanın kardeşidir, ona hıyanet etmez, yalan söylemez ve onu sahipsiz bırakmaz; Müslümanın ırzı, malı, kanı Müslümana haramdır. Bir Müslümanın kardeşine hakaret etmesi, kötülük olarak ona yeter.” Demiştir. (Buhari, Mezalim: 3)

  • “Allah’ın kullarına eziyet etmeyin, onları ayıplamayın ve gizli ayıplarını araştırmayın. “Zira kim Müslüman kardeşinin ayıbını ararsa, Allah’ta onun ayıbını arar. Hatta öyle ki evinden çıkmasa da onu rezil eder.” (Ramuzu El Ehadis: 465/4)
  • “Bir kimse bir mü’mini dünyada korkutursa, Allah kıyamet gününde o kimsenin korkusunu arttırır.” (Ramuzu El Ehadis: 421/6)

 

Müslüman Müslümanın Gizli Halini Araştırmaz

Kur’an’da: “Bilmediğin şeyin ardına düşme, doğrusu kalp, göz, kulak bunların hepsi o şeyden sorumludur.” (İsra: 36)

  • “Ey iman edenler! Bir topluluk diğerini alaya almasın belki onlar kendilerinden daha hayırlıdır.” (Hücurat: 11)
  • “insanları arkadan çekiştiren, gözle, kaşla alay edenlerin vay haline!” (Hümeze: 1) buyurularak İslam kardeşliğini bozacak olan davranışlar kınanmıştır.

Hz. Peygamber: “Zandan çekininiz. Birbirinizin eksikliğini görmeye ve işitmeye çalışmayınız… Ey Allah’ın kulları, kardeş olunuz.” (Tecrid-i Sarih Ter: 12/143) diye emretmiştir.

  • “Bir kimse din kardeşinin ayıbını onun hoşlanacağı şekilde örterse, Allah’ta kendisini dünya ve ahirette hoşnut eder.” Buyurur. (Ramuz El Ehadis: 423/7)

Gizli haller araştırılırsa arada sevgi, saygı kalmaz, insanlar birbirine düşman olur.

 

Müslüman Ya Hayır Söyler Ya Da Susar

Amellerinin boşa gitmemesi için insan eline, beline, diline sahip olacaktır. Sövmek, lanetlemek, iftira atmak, gıybet etmek günahtır.

Müslüman dilini Müslümanlar aleyhinde kullanmayacaktır. Ölünün ardından bile iyilikleri söylenecektir.

Müslümanı tarif ederken Peygamberimiz “elinden dilinden başkalarının emin olduğu kimsedir” demiştir.

Hz. Peygamber (SAV):

  • “Müslümanların aleyhinde konuşmaktan dilinizi tutunuz. Onlardan biri ölünce de hakkında hayır söyleyiniz.”
  • “Ya hayır söyle ya da sus” demiştir.

Dil iyiye kullanılırsa, güzel şeyler olur. Kötüye kullanılırsa, kötü şeyler olur. Atalarımız: “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır” demişlerdir.

 

Müslüman Müslümanla çekişmez

Müslüman, düşmanları bir tarafa bırakıp da Müslümanla uğraşmaz. Allah: “Toptan Allah’ın ipine sarılın, ayrılmayın” (Ali İmran: 103) diye emrediyor.

Müslüman, haklıda olsa çekişmeyi, didişmeyi, münakaşayı bırakacaktır.

İslam’da kırgınlığa neden olur diye şaka bile hoş görülmemiştir.

Kuran’da: “Onların fısıldaşmalarının birçoğunda hayır yoktur. Ancak bir sadaka yahut bir iyilik yahut da insanların arasını düzeltmeyi isteyenin fısıldaşması hariç…” (Nisa: 114)

“Allah’a ve resulüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin. Sonra korkuya kapılırsınız da kuvvetiniz gider.” (Enfal: 46) diye emrediyor Rabbimiz.

 

Müslüman Müslümana darılmaz

Kuran’da: “Şüphesiz Müslümanlar kardeştir; öyle ise dargın olan kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’tan sakınınız ki, size acısın” (Hücurat: 10) buyuruluyor.

Hz. Peygamber de: “Bir mü’minin bir mü’mine üç günden fazla küs durması helal değildir. Üç günden sonra dargın olduğuna rastlarsa, selam versin” (Ebu Davut Edep: 47) diyor ve ilave ediyor.

  • “İnsanların arasını bulmak için asıl olmayan hayırlı söz söyleyen, yalan söylemiş olmaz.” (Tecrid-i Sarih Terc: 8/111)

Günah işleyen bile günahta ısrar etmezse, pişman olur dönerse, o bile terk edilmez.

 

 

Kıbleler Caminin Dışında da Birleşmeli

İslam’da, İslam’la, imanla şereflenenlerin kardeş oldukları bildirilmiştir.

Küfür tek güç ve tek milletken, Müslümanların grup grup olmaları, bir grubun kendi grubundakilerle kardeş olmaları ve kardeşliği böyle anlamaları dindeki noksanlıklardandır.

Müslümanlar arasında iman bağı, İslam, Kur’an ipi koparsa, Müslümanlar darmadağın olur. 99 luk tesbihin dağıldığı gibi dağılır.

Kara, deniz, hava kuvvetleri birlik ve uyum içinde olmazsa, düşmanın karşısında zayıf kalır.

Müslümanlar safları sıklaştırmalı, arada boşluk bırakmamalıdır. Ashab-ı Kiramın elbiseleri omuzlarından eskirmiş.

İbn-i Sina’nın şu sözünü unutmamak gerekir. “En büyük azap, cennette yalnız kalmaktır. Cennete yalnız girmek isteyen zaten cennetlik değildir.”

İslam kardeşliği için bir adım atılırsa, ikinci adım zaten gelecektir. Adımların atılmadığında özlemini çektiğimiz barış, kardeşlik gelişmiyor.

Allah Kuran’da Müslümanların iyi hallerini değiştirmeyince, verdiği nimetleri de değiştirmeyeceğini haber veriyor. (Enfal: 53-Rad: 11)

Camide aynı Allah’a yönelen, omuz omuza aynı safta duran Müslümanlar, cami dışında da aynı yöne yönelmezse, huzura eremezler.

Müslümanlar arasında ufak tefek hatalar hoş görülmelidir. Hatasız kul olmaz. Hatasız kul arayan hata işlemiş olur. Çünkü, Peygamberlerin bile zelle denilen hataları olmuştur. Tek hatasız, Cenab-ı Allah’tır.

 

Müslümanlar Fırka Fırka Olmaz

Kuran’da: “Gevşemeyin, inanmışsanız mutlaka üstünsünüzdür.” (Ali İmran: 139)

  • “Hepiniz toptan Allah’ın dinine sarılın, parçalanıp ayrılmayın.” (Ali İmran: 103) “Çekişmeyin.” (Enfal: 46)

Hz. Ömer şehit edilince:

  • Beni kim vurdu? Der.
  • Ebu Lülü. Derler.
  • Şükür beni bir Müslüman vurmadı. Der.

“Dinlerini parçalayan ve bölük bölük olanlardan olmayın. Bunlardan her fırka, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir..” (Rum: 32)

Parti, parça demektir. Grupçuluk bölücülüktür.

Peygamberimiz bir gün gruplaşmış halde Müslümanları otururken görmüş. “Bana ne oluyor ki sizi fırka fırka, parti parti görüyorum” demiştir.

Bir topluma bölücülük girdiyse, o toplum darmadağın olur.

Bir toplum için tefrikadan daha büyük düşman olamaz. Düşmanın en büyük silahı bölmektir. Parçalamaktır.

En güzel tedbir, tahriklere, fitrelere dikkat etmektir.

İhtilafa düşmememiz konusunda Cenab-ı Allah bizi uyarmıştır. Bölücülüğe sebep olan hizipçilik, ırkçılık dinimizde yasaklanmıştır.

Mehmet Akif: “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez.

Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez” diyerek. Bu konuda hem iç, hem de dış tahrikleri dikkat çekmiştir.

 

Birlikte Rahmet Vardır

Ayrılıkta Azap Vardır

Tarih boyunca milletimiz dış ve iç fitnecilerden büyük zararlar görmüştür. Evs ile Hazreç kabilelerinin kardeş olduktan sonra aralarına giren Yahudi Se’ş b. Kays’ı, koyu Müslüman görünüp içimizden vuran Lavrens’leri, “Allah’ın elçisini iyi dinleyin” deyip deyip münafıklık yapan Abdullah b. Übey’i, Hızır yaşıyor mu, yaşamıyor mu, mezarlıktaki ağacın çağlası yenir mi yenmez mi tartışmaları ile cami cemaatlerini taşlaştıran fitnecileri unutmayalım. Geçmişteki gördüğümüz zararları görmemek için yakılan her fitne ateşini bir daha yanmayacak şekilde söndürelim.

Sevgili peygamberimiz: “Akıllı Mü’min bir yılan deliğinden iki defa ısırılmaz.” Buyurmuştur. (Riyaz üs-Salihın 1866 nolu hadis)

Yüce rabbimiz de (Bakar suresi: 120, Al-i İmran: 100-118, En’am: 51. Ayetlerinde) Yahudi ve Hristiyanlara uymamamızı, onlara boyun eğmememizi emretmiştir.

Siyaseti küçümsemek, “siyaset yalancının, sahtekârın işidir. Dolayısıyla Müslümanın siyasetle ilgisi olmaz” diyerek Müslümandan siyasi karar yetkisini almak düşmanın oyunudur.

Bir zamanlar “altın takmak erkeğe haramdır” diyerek sarraflık mesleğini, “üzerindeki unla tuvalete gidilmez, günahtır” diyerek değirmen ve fırıncılığı, “derdi Allah vermiştir. Derman aramak Allah’a karşı gelmektir” diyerek ilaç yapımını ve tasarrufunu düşman ele geçirmedi mi?

İşte size bir düşman oyunu daha!.. Müslüman oy kullanmaz!

Siyaset bırakılırsa nasıl söz ve karar sahibi olunacak? Allah’ın kullarının işlerini kimler düzenleyecek? Müslümanlar hep oy verip gerisine karışmayacak mı?

Oy kullanmamakta veya boşa gitmesinde vebal vardır. Bu konuda taassup olmaz, milletin menfaati düşünülür. Denize çakıl taşı atan gibi olmamak gerekir.

 

Müslümanlar Tek Vücut Gibi Olmalıdır

Müslümanlar, bir vücutta birbirini tamamlayan organlar gibidir. Birinin rahatsızlığı vücudun rahatsız olmasına sebep olur.

Müslümanlar arasında ayrılık olmaz. Sen ben çekişmesi olmaz. Şahsi menfaat düşüncesi olmaz.

Kırgınlık dargınlık olmaz. Birliğe beraberliğe engel olan her şey Allah için terk edilir. Müslüman, onun bunun yanında izzet aramaz.

Allah ne diyor: “Hepiniz Allah’ın ipine Kuran’a sarılın ayrılığa düşmeyin.” (Al-i İmran: 103)

Peygamberimiz (sav) bizden ne istiyor bakın:

  • “Size bir ve beraber olmanızı tavsiye ederim. Ayrılığa düşüp de dağılmanızdan sizi şiddetle kaçınmanızı isterim. Zira şeytan yalnız olana yakın olur. Birlikte yaşayanlardan uzak durur.” (Tirmizi Fiten: 71)

Camiler paylaşılır, cemaatler, gruplar birbirine düşerse, birlikte olmaz, dirlikte olmaz.

Aynı dini değerlere inanan, aynı gaye için çalışan tarikatlar, birbiriyle uğraşırsa, Allah bundan razı olmaz.

Mezheplerin dördü de haktır. Fark ne? Asılda bir fark yoktur, teferruatta, anlayışta ve yorumda farklılık vardır. Dördününde dayandığı kaynak Kuran’dır. Sünnettir.

Tarikatta, mezhepte ayrılık yapan, ümmet anlayışına ve İslam kardeşliğine ters hareket etmiş olur.

 

İşbirliği inanç birliği ve elbirliği olunca dünya cennet olur

Müslümanlar birlikte sevinir, beraber üzülürse, Allah’ın ihsan ettiği nimetleri beraber paylaşırsa, Müslümanlar güçlü olur, düşmanın hükmü geçmez.

Müslümanlar birbirlerine düşerlerse, İslam birliği gerçekleşmez. Düşmanın zulmü hüküm sürer.

Aslında cennet de cehennem de dünyadadır. Yani istenir ve gereken yapılırsa, her şey güzel olur. Dünya hayatı cennete dönüşür.

Ahirette de cennette de cehennemde de bir şey yok. Cennet nimetlerini de cehennem ateşini de insanlar bu dünyadan götürürler.

Şöyle anlatılır: adam ölmüş. Melekler: “gel seni yerine götürelim” demişler. Adam sormuş:

  • Yerim neresi? Melekler:
  • Yerin cennet. “Sen cennetlik işler yaptın” demiş.

Adam cehennemi görmek istemiş. Melekler alıp cehenneme götürmüşler. Adam ne görsün?

Bir sofra, sofrada her nimet var, etrafında adamlar aç, perişan, kaşıkların sapı uzun ve bileklerine bağlı olduğu için bir şey yiyemiyorlar. Adam birbirini düşünmeyen bu insanları görünce üzülmüş. “Beni yerime götürün” demiş.

Cennete gelmişler aynı sofra, aynı yiyecekler ve aynı kaşıklar. Bir fark var. Kaşıklar karşı taraftakinin ağzına gidiyor. Herkes tok ve huzurlu.

 

Müslüman, Müslümanı sevmelidir:

Peygamber (as): “Müslüman, Müslümanın din kardeşidir.” (Buhari, Mezalim: 3)

  • “Hiç biriniz kendisi için istediğini, din kardeşi için de istemedikçe, olgun Müslüman olamaz.” (Buhari İman: 7)

Allah Resulü, Müslümanlar arasında İslam kardeşliğini ilan etmiş, Müslümanın Müslümanı sevmek durumunda olduğunu bildirmiştir.

Başka hadislerinde de:

  • “Zalim olsun, mazlum olsun, kardeşine yardım et. Ashaptan biri soruyor:
  • Mazluma yardımı anladık. Zalime nasıl yardım edelim?

Allah Resulü ona:

  • “Zalimi zulmünden vazgeçirerek cevabını veriyor.” (Buhari, Mezalim: 4)
  • “Bir kimse kardeşini severse, sevdiğini ona söylesin.” (Riyazü’s – Salihın: 384)
  • “Bir kimsenin Müslüman kardeşini hor görmesi, kişiye şer olarak yeter.” (Müslim Birr: 32)
  • “Müslüman, Müslümana zulüm etmez. Müslüman, Müslümanı başına gelen musibetle terk etmez. Onu zalimin zulmünde bırakmaz.”

Müslüman din kardeşine yardımda bulundukça, Allah’ta ona yardımda bulunur.

  • “Kim bir Müslümanın dünya sıkıntısını giderirse, Allah’ta kıyamet gününde onun sıkıntısını giderir.”
  • “Kim dünyada Müslüman kardeşinin ayıbını örterse, Allah’ta onun ayıbını örter.” (Buhari, Mezalim:3)
  • “Allah’a yemin ederim ki, iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de olgun mü’min olamazsınız ve aranızda selamı yayınız.” (Riyazü’s – Salihın: 376)
  • “Kardeşinin yüzüne gülümsemen sadakadır.” (Keşfül, Hafa: 945)

Cenab-ı Allah: “O mü’minler ki haklarına, yurtlarına tecavüz edildiği zaman yardımlaşırlar.” (Şuara: 39)

Görülüyor ki, Müslümanım diyen, Müslümanları sevecektir. Onun hakkında gıybetten, iftiradan, kötü zanda bulunmaktan, gizli hallerini araştırmaktan uzak duracaktır.

Cenab-ı Allah şöyle uyarıyor:

  • “Eğer sapığın biri size bir haber getirirse, o haberin aslını araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa fenalık edersiniz de sonra ettiğinize pişman olursunuz.” (Hücürat: 6)

Bir uyarı da:

  • “İyilikte yardımlaşın kötülükte yardımlaşmayın.” (Maida: 2)

Veda hutbesinin özü neydi?

  • İnsan haklarına saygı gösterilmesi,
  • Zulüm edilmemesi ve zulme boyun eğilmemesi,
  • Kan davalarının kaldırılması,
  • Faizciliğin her türlüsünün yasaklanması,
  • Kadın haklarının çiğnenmemesi,
  • Her durumda Kuran’a ve sünnete uyulması,
  • İnsanın kendine zulüm etmemesi,
  • Bütün Müslümanların kardeş olduğu,
  • Irkçılığın yasaklanması, şeklindeydi.

 

Farklılıklar Terk Sebebi Olamaz

Hangi millet, hangi ırk, hangi renkten olursa olsun, Müslüman, Müslüman kardeşine sahip çıkacaktır. Çünkü İslam’da kimsenin kimseye üstünlüğü yok, insanlar tarağın dişleri gibidirler. Üstünlük takvadadır.

Ebu Zer(ra) Bilali Habeşiye: “Siyah kadının oğlu!” demişti. Peygamberimiz bunu duyunca: “Sen onu anasından dolayı mı ayıplıyorsun? Dedi.” Ve ilave etti: “Sen cahiliye ahlakına sahipsin.”

Ebu Zer bunun üzerine yüzünü yere koydu. “Ey Bilal, ayağını yüzüme basmazsan vallahi yüzümü yerden kaldırmayacağım” dedi.

 

Sıkıntılarımızın Sebebi Zaaflarımızdır

Her birimizin isteği, herkes bizim gibi olsun, bizden olsun, bizim gibi düşünsün oluyor.

Bir vücuttaki organlar aynı vazifeyi görmüyor. Hepsinin ayrı ayrı görevi var. Bir araya gelince bedeni oluşturuyor.

Müslümanlar arasında ayrılık, İslam’ı iyi bilmezlikten kaynaklanıyor. Rehberler ayrı ölçüler farklı.

Bakın Hristiyan âlemi, İslam ve Müslüman karşısında bir bütündür. Küfür tek milletken, Müslümanlar arasında ayrılık gayrılık niye? Bu ayrılıktan düşman yararlanıyor.

Müslümanların ayrılık sebepleri:

1-Bencillik ve menfaat duygusundan,

2-Irkçılık ve üstünlük duygusundan,

3-Mezhep tarikat ayrılıklarından,

4-Siyasi düşünceden,

5-Ve bunlardan yararlanan iç ve dış düşmanların sinsice böl, parçala ve yut emelinden kaynaklanmaktadır.

Bu durumda Allah’ın ve Peygamberin isteklerinden haberdar olan Müslümanların uyanmaları, bir araya gelip, kardeş olmaları gerekmektedir. İşte o zaman ön planda Cenab-ı Allah’ın rızası olacak ve o zaman “Müslümanlar kardeştir. Kardeş olun!” İlahi emri yerine gelmiş olacaktır.

Bakın ey Müslüman kardeşim Allah ne diyor:

  • “Birbirinizle çekişmeyin.” (Enfal: 46)
  • “Dinlerini parçalayan; bölük bölük olanlardan olmayın. Bunlardan her fırka, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir.” (Rum: 32)
  • “Ayrılıp ihtilaf edenlerden olmayın.” (Al-i İmran: 105)

Buna göre ayrılıkları, farklılıkları bırakıp kardeş olmalıyız. Birbirimizi sevmesini öğrenmeliyiz. Bilmeliyiz ki, aramızda sen ben yok, İslam var.

Düşman oyunlarına gelindiği, İslam kardeşliği gerçekleştiremediği için İslam ülkeleri bu hale düşmüştür. İslam kardeşliğinin gerçekleşmesi için Allah ve Resulü bakın bizi nasıl uyarıyor:

  • “Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz, Allah ve ahirete inanıyorsanız onu Allah ve resulüne götürün (onların talimatına göre halledin) bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir.” (Nisa: 59)

Düşmanın oyununa gelinirse, düşman, birliğimizi, dirliğimizi bozar. Çare ne olmalı?

  • “Ey Allah’ın kulları! Ya saflarınızı düzgün yaparsınız yahut da Allah aranıza fitne ve düşmanlık sokar.” (R. Salihın:160)
  • “Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur.” (Enam: 159) Bu bir uyarı bir ikazdır.

 

Düşman, Güçlü Müslüman Birliği İstemez

İslam’a, Müslümana karşı olan kâfirler ve ideolojiler, hep Müslümanları nasıl bölebiliriz, onlara nasıl hâkim olabiliriz, diye imha planları hazırlamışlardır. Bakın İslam ülkelerine; bir araya gelebiliyorlar mı? Böyle mi olmalı?

Muaviye ile Hz. Ali(ra) ı karşı karşıya getiren cihan imparatorluğunu parçalayan düşman, hiçbir dönemde Müslümanların kardeşliğine müsaade etmemiştir. Oynanan oyunlara tarih şahittir.

Ne zaman Müslüman Türkiye uyandı birbirine sarıldı, düşman hemen harekete geçmiş fitne ateşini tutuşturmuştur.

Kur’an’da: Müslümana nasıl emrediliyor:

  • “Kâfirler birbirlerinin yardımcılarıdır. Eğer siz birbirinizin yardımcıları olmazsanız, aranızda fitne ve fesat çıkar.” (Enfal: 73) uyarısı vardır.
  • “Öyle bir fitneden sakının ki, içinizden yalnız zulmedenlere isabet etmez…” (Enfal: 25)
  • “Allah ve Resulüne itaat ediniz. Birbirinizle uğraşmayınız. Yoksa kuvvetinizi kaybedersiniz.” (Enfal: 46)

Peygamberimiz: “Size ayrılıp dağılmaktan sakınmanızı tavsiye ederim. Çünkü şeytan yalnıza daha yakın olur. Toplumdan uzak olur. Kim cennetlik olmak istiyorsa, toplulukla olmaya çalışsın.” (Tirmizi Fiten: 4/2254) tavsiyesinde bulunmuştur.

Atalarımız: “Birlik imandandır, ayrılık şeytandandır.” Demişlerdir.

Uyanalım, düşman oyunlarına gelmeyelim. Onlar bizim iyiliğimizi düşünmezler, istemezler.

Eğer bu milletin kardeşliğine bir zarar gelirse, bundan herkes zarar görür.

Gemi batırılırsa, batıranda, gemidekilerle batar.

Allah içimizdeki beyinsizler yüzünden bizi helak etmesin.

 

Sonuç Olarak

Güçlü – İslam birliği istemeyen Siyonizm ve haçlı zihniyeti, sinsi faaliyetini sürdürmektedir.

Atalarımız: “Su uyur, düşman uyumaz” derken düşmana karşı her an uyanık olmamızı istemiştir.

Unutmayalım, Osmanlı’yı çeşitli entrikalarla yıkan zihniyet, Müslüman Türkiye’yi yıkmak, yok etmek ve İslam ülkeleri üzerindeki hâkimiyetine son vermek için elinden gelen her oyunu oynamaktadır.

Küfür tek millettir. Allah bizi şöyle uyarıyor:

  • “Kâfirler birbirinin yardımcılarıdır. Eğer siz birbirinizin yardımcıları olmazsanız yeryüzünde fitne ve fesat çıkar.” (Enfal: 73)

Aradaki ayrılıkları bırakıp bir araya gelmemiz için bu ayetin etkisi olmayacak mı? Peygamberimiz (as): “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır” dememiş mi?

Allah ve Resulünün bu emirleri, cahiliye devrinin kötülüklerini kaldırarak Ensar’la muhacirleri kardeş yapmadı mı?

İzah tarzından doğan ihtilafları bir tarafa bırakıp, Kuran’da, sünnette birleşmeliyiz.

Sözümüzü Allah Resulünün ikaz ve uyarıları ile bitirelim ve tekrar edelim:

  • “Size ayrılıp, dağılmaktan kaçınmanızı tavsiye ederim. Çünkü şeytan, yalnız olanlara daha yakın olur. Topluluktan uzak olur. Kim cennetlik olmak istiyorsa, birlikte olmaya çalışsın.” (Tirmizi, Fiten: 4/2254)

Rabbim bizi ayrımcılıktan, bencillikten korusun. Cennette herkese yer var. Hz. Ebu Bekir(ra): “Rabbim, vücudumu öyle büyüt ki, cehenneme koy, başkasına yer kalmasın” diyordu. Biz cennete tek başımıza girmek istemeyelim. Zaten o zaman cennetlik olunmaz.

 


Bu yazıyı 194 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here