İslam’da Karşılıklı Hak ve Vazifeler

Son zamanlarda vazifelerin tam yapılmaması, hak hukuk anlayışının zayıflaması zulme dönüşmüştür.

 

1- Mutlu Aile için:

– Bazı şeyler iki tarafta da aranmalıdır.

– İnançta, ahlakta, tahsilde ve fiziki yapıda denklik olmalıdır.

– Eşler, çocuklar arasında iyi bir diyalog kurulmalıdır.

– Sen ben kavgası olmamalıdır.

– Münakaşa değil, istişare esas olmalıdır.

– Eşler arası sır ve gizlilik olmamalıdır.

– Eşler birbirlerine adı ile değil bey, hanım şeklinde hitap etmelidir.

– İki taraflı görevler aksatılmamalıdır.

– Kıskançlık konusunda ölçülü olunmalıdır. Kıskançlığa yol açacak davranışlardan kaçınılmalıdır.

– Her ne şekilde olursa olsun müstehcenlik evden uzak olmalıdır.

– Kötüler örnek alınmamalı, kötülüklerle beraber olunmamalıdır.

– Eşler arasında “Peki” “Sen bilirsin” demeyi alışkanlık haline getirmek veya susmak veya kendisini karşıdakinin yerine koymak bir çok problemi çözecektir.

– Problemler uygun bir zaman ve şekilde konuşularak çözülmelidir.

– Kısaca; nikahında, ailenin de korunması, Allahın koyduğu kurallara bağlıdır.

 

2- Kendimize karşı görevlerimiz:

– Bedenimiz maddi kirlerden temiz olmalıdır.

– Helal yiyip içerek manevi kirlerden de temiz olunmalıdır.

– Yüzümüzün ve ruhumuzun kirlenmesine sebep olacak iş yapılmamalıdır.

– Bedenin sağlığı korunmalıdır.

– Kötü alışkanlıklardan uzak durulmalıdır.

– Düzgün inanca sahip olunmalıdır.

-Beden ve hayat ibadetlerle güzelleştirilmelidir.

– İyi bir ahlak ve huy sahibi olunmalıdır.

– Cehaletten uzak kalınmalıdır.

– İyi bir meslek sahibi olunmalıdır.

– Güzel bir ölümle ölünecek şeklide yaşanmalıdır.

 

3- Ana – babaya karşı vazifelerimiz:

Ana – baba varlık sebebimizdir. Bizi büyüten yetiştiren onlardır.

Allah:

– “Anaya babaya iyilik edin!” (En’am: 151)

– “Onlara of! Bile demeyin, azarlamayın, onlara güzel sözler söyleyin.” (İsra: 23) diyor.

Cennet anaların ayağı altındadır. Allahın rızası, babanın rızasına bağlıdır.

Ana babanın iyi veya kötü duası red olmaz.

Ana baba için hayırlı evlat olunmalıdır. Onlar öldükten sonra da üzerimize düşen görevler yerine getirilmelidir.

 

4- Çocuklara karşı vazifelerimiz:

Hz. Peygamber (as): “Küçüklere merhamet, büyüklere hürmet göstermeyen bizden değildir.” (Tirmizi, Birr: 15) buyurmuştur.

– Çocuklar sevilmeli, helal gıda ile beslenmeli ve çok iyi yetiştirilmelidir. Zira yetiştirilmeyen evladın acısını herkesten önce ana baba çeker. Allah yanında da ana baba sorumludur.

– Çocukları okutmak, meslek sahibi yapmak ve evermek ana babanın görevleri arasındadır.

– Çocuk sadaka-i cariye olarak yetiştirilirse, bundan iki taraf da karlı çıkar.

 

4- Akrabalara karşı vazifelerimiz:

Kur’an-da: “Allah adaleti iyiliği ve akrabaya yardımı emreder.” (Nahl: 90) buyrulur.

Peygamber (as) da: “Rızkının ve ömrünün artmasını isteyen, akraba hakkını gözetsin” demiştir. (Buhari Edep: 12)

Buna göre hısım akrabaya iyi davranılacak ve iyilik edilecektir.

 

5- Yaşlılara karşı vazifelerimiz:

Yaşlılar bizim varlık sebebimizdir. Yaşlılar dua ağacımızdır. Onlar yüzünden rızıklandırılırız. Onun için onlara hizmette ve saygıda kusur edilmemesi gerekir.

Büyüklere hizmette büyük sevaplar vardır.

 

6- İhtiyaç sahiplerine karşı vazifelerimiz:

Her şey bize emanettir ve imtihan sebebidir. İhtiyaç sahiplerinin hakkının verilmediği malda kul hakkı vardır. Bu hak belki o malın telef olmasına sebep olur.

Kur’anda: “Yoksula hakkını ver” buyrulur. (Rum: 38)

İhtiyaç sahiplerini araştırıp bulmak ve ihtiyaçlarını gidermek her varlık sahibinin görevidir.

 

7- Komşulara karşı vazifelerimiz:

Allahın emrine göre yakın komşuya da uzak komşuya da iyi davranılacaktır. (Nisa: 36)

Peygamber (as) da şöyle diyor: “Komşusu şerrinden emin olmayan vallahi mü’min olamaz.” (Buhari Edep: 29)

Komşu her şeyi ile görüp gözetilecektir. Kendi namusumuz gibi namusu, kendi malımız gibi malı korunacaktır. Hiçbir şekilde rahatsızlık verilmeyecek ve muhtaç olduğu zaman ihtiyacı giderilecektir.

 

8- Öksüz ve yetimlere karşı vazifelerimiz:

Kur’an-da: “Dini yalanlayanı gördün mü? İşte o, yetimi itip kakar” (Maun: 1-2) buyrularak yetime önem vermeyenin durumu haber verilmiştir.

Peygamber (as) ashabına sorarmış: “Bugün kim bir yetimin başını okşadı?” diye.

 

9- Dullar karşı vazifelerimiz:

Peygamber (as): “Dul kadınlara yardım eden, Allah yolunda çalışan gibidir” buyurmuş. (Buhari, Nafakat: 1)

Dulların ihtiyaçlarının temininde, iffetinin korunmasında yardımcı olunmalıdır. Böyle ihtiyaç sahiplerine karşı kötü niyeti olanın kıyamet gününde Allah yüzüne bakmaz.

 

10- Misafire karşı vazifelerimiz:

Bir hadiste: “Allaha ve ahiret gününe iman eden misafire ikram etsin ve hakkını gözetsin” buyrulur. (Buharı, Edep: 85)

Misafir aslında Allahın misafiridir. Hep “Tanrı misafiri” denmiştir.

 

11- İşçiye karşı hak ve vazifeler:

Kur’an-da: “Yaptığınız işi tam ve güzel yapın. Allah güzel yapanları sever.” Emri vardır. (Bakara: 195)

Sünnette de: “Yaptığınız işi sağlam yapın.”

– “İşçinin ücretini alın teri kurumadan tam olarak verin.” (İbn-i Mace Rukün:4) buyrulmuştur.

Buna göre işçi görevini tam ve güzel yapacak, zarara, ziyana sebep olmayacak, hiçbir şeyi israf etmeyecek, çalışmayı aksatmayacak ve aldığı parayı hak edecektir.

İşçinin sigortalanması ve ihtiyacını karşılayacak ücreti alması da hakkıdır.

 

12- İşverene karşı vazifelerimiz:

İşçinin velinimeti olan işverene karşı, işverenin de velinimeti olan işçiye karşı karşılıklı vazifeleri vardır. Görev tek taraflı olmaz.

İşçi her şeyden önce sorumsuz davranmayacak, güvenilir olacak, yalan söylemeyecek, doğru iş yapacak, dürüst davranacak ve dürüst çalışacaktır.

İşveren de çalıştırdığı kimselerin ihtiyacının karşılanmasında, işyerinde iffetinin korunmasında inancını yaşamasında yardımcı olacak, ibadet etme ortamını hazırlayacaktır. Yoksa Allah yanında mesuldür.

Peygamberimiz (as) şöyle demiştir:

– “İşçinin ücretini tam ödemeyen, kıyamet günü Allah’ı karşısında bulacaktır.”

 

13- Hayvanlara karşı görevlerimiz:

Cenab-ı Allah kul ve hayvan hakkı ile huzuruna gelinmemesini ve affedilmeyeceğini bildirmiştir.

Kıyamet günü her hayvan dirilecek kendisine ne yapıldıysa aynen yapacak, böylece ödeşme olacak. Bundan sonra hayvanlar toprak olacaktır.

Hayvan aç susuz bırakılmamalı, fazla yük yüklenmemeli, dövülmemeli, yaratılışının dışında bir işte kullanılmamalı, yaşama ortamının dışında hapsedilmemeli, dövüştürülmemeli, öldürülürken veya keserken acı çektirilmemelidir.

Sonuç olarak;

Peygamber (as) Müslümanı tarif ederken: “Elinden dilinden emin olunan kimse” olarak tarif etmiştir.

İnsan zararlı değil faydalı olacaktır.

Hak hukukla ibadet de olmaz.

En önemli görev, bizi yaratan, yaşatan ve hesap soracak olan Cenab –ı Allah’a karşıdır. Bu görevi de Allha’ın emir ve yasaklarına riayet ederek yerine getirebiliriz.


Bu yazıyı 1.391 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here