İSTANBUL’UN FETHİ

İstanbul’un fethi Türk tarihinin dönüm noktalarından biridir. Çeşitli sebeplerle yirmi dokuz defa kuşatıldığı  halde peygamber (as)ın müjdesi, sultan Mehmet’e nasip olmuştur.

İstanbul iki kıtayı, iki denizi birleştiren emsalsiz bir şehirdir. Bu bakımdan herkesin ilgisini çekmiştir. İstanbul’un fethi, peygamberimizin müjdesi, Osman Gazi’nin vasiyetidir.

İstanbul’un fetihten önceki durumu iç açıcı değildir. Safahat ve fuhuş yuvası, sosyal bozukluklar şehri haline gelmişti. Sultan Mehmet fetih arzusu ile büyüdü, yanında Akşemseddinler vardır.

Fatih vasiyetini yazar, kefenini giyer, iki rekat namaz kılar: “Ya İstanbul beni alır, ya ben istanbulu alırım” der. Kur-anlar  okunur, tekbirler getirilir. Gemiler karadan yürütülür.

Ulubatlı Hasan bayrağı surlara diker ve kelime-i şahadet getirip şahadet şerbetini içer.

İstanbul fethedilir Bizans imparatoru ayaklar altında ezilir.  Bizanslılar böyle olacağını hiç düşünmemişlerdi. İlk toplar bu savaşta kullanılmıştır.

Ayasofya, fetih armağanı olarak camiye çevrilmiştir. Fatih ilk cumayı da burada kılmıştır. Konstantiniyye feth edilip İslanbol olmuştur.

Fatih’in ölümü üzerine Hıristiyan alemi, üç gün çanlar çalıp şükür ayını yapmıştır.

İstanbul’un fethi , Hıristiyan avrupa’yı birleştirmiş, uzun süre devam edecek haçlı seferlerini başlatmıştır. Toplanan misyoner orduları defalarca Türklük Müslümanlık üzerine yaptıkları yeminleri bozarak tekrar tekrar saldırmıştır. Fatih’in  İstanbul’a girdiği yere Robert koleji kurulmuştur.

Patrikane ihanet planları hazırlamıştır, patrik, patrikhanenin kapısında idam edilmiştir.

Bize düşen iman ve aksiyon adamı Fatih’i, peygamberin müjdelediği fethi dünyanın merkezi İstanbul’u iyi anlamak ve fetih ruhunu beraber yaşatmaktır. Çünkü tarihi olayları yapmak kadar yaşatmakta önemlidir. Bu kuru kuruya övünmekle olmaz.

Bizans oyunlarına karşı milletçe uyanık olmalıyız. Bilmeliyiz ki İstanbul iki imparatorluğu yutmuştur. İkisinin de çöküş sebebi hemen hemen aynıdır.

Fethi, fatihi Ulubatlı hasan’ı unutturursak yeni nesli yetiştiremeyiz. O zaman bizansı ihya planı içinde gençlerimiz haç takarak kiliseye gidecektir.

Fetih ruhunu yaşatmazsak başta fatih ve şehitler bizden hesap soracaktır.

Unutmayalım hilal –hac kavgası devam ediyor.


Bu yazıyı 201 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here