İYİ Kİ AHİRET VAR!

Ahirete iman:

Ahirete iman, iman esaslarındandır. Bir insan diğer esaslara inanıp, ahirete inanmayacak olsa, iman etmiş olmaz.

Ahiret dünyanın sonrası demektir. Dünya sona erdikten sonra her canlı tekrar dirilecek. Mahşer yerinde Allah’ın huzurunda toplanacak. Her canlı hesabını verecek.

Kur’an’da:

“Öldükten sonra diriltme, ilk yaratılıştan daha kolaydır.” (Ram:27)buyrulur.

Ahiretten tekrar dirilmekten şüphesi olanlara Cenab-ı Allah:

“Ey Rasulümdeki: “Onları ilk yaratan diriltir. Ahiret olmasaydı hiçbir şeyin anlamı kalmazdı. Ahiret inancı ölçülü davranmayı ve düzeni sağlar. Kötü işler Allah’a havale edilerek kin ve düşmanlıklara baş vurulmaz. Ahiret ceza yeri olduğu için kötülükten kaçırılır. İyiliklere, sevaplı işlere önem verilir.

Bir ayette: “Kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir.” Buyrulmuştur. (Al-i İmran:185)

İlkel dinlerde bile ölümden sonra dirilmek inancı vardır. Ceset için yapılan işler bunu gösterir.

Ahiret ölümden sonra ki hayattır. Dirilişten sonra ebedi hayat başlayacaktır. Kur’an’da buyrulduğu gibi:

“Hayat ancak dünya hayatıdır. Biz bir daha diriltilecek değiliz” diyenler “O gün gerçeği göreceklerdir. (En’an:29)

Bir ayette de: “Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurdu ise gerçek hayattır. Keşke bunu bilselerdi” (Ankebut:64) buyrulur.

Ahiret ne zamandır?

Bu alemi, Cenab-ı Allah “ol!” demekle var olmuştur. Hz. Alem’den bu yana tahminen 10 milyarca insanın ayrı ayrı yaratılması Allah’ın gücünü gösteren küçük bir delildir. “Ol!” demekle var eden Allah “Kalk!” demekle de ikinci dirilişi gerçekleştirecektir.

Kur’an’da:

“Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Bunda şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu inanmıyor” (Mü’min:59)

Bir ayette de:

“Görmez mi ki insan, biz onu meniden yarattık. Bir de bakıyorsun ki apaçık düşman kesilmiş, kendi yaratılışını unutarak, bize karşı misal getirmeye çalışıyor ve “Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek” diyor. De ki: Onları ilk defa yaratmış olan diriltecek. Çünkü her türlü yaratmayı gayet iyi bilir.” Cevabı veriliyor. (Yasin:77-79)

İnsanın ana karnına düşüşü, belirli safhalardan geçip dünyaya gelişi, zamanı gelince de ölmesi hep kendi iradesi dışındadır. Bütün bunları yapan Allah, onu öldükten sonra tekrar diriltecektir. Toprağa atılan bir tohum misali. Akşam yatıp sabah kalkan insan gibi.

Kıyamet ne zaman kopacak?

Kıyametin ne zaman kopacağı, sorusu insanları her devirde meşgul eden bir soru olmuştur.

Kur’an’da “Sizi ansızın yakalayacak” ifadesi kullanılmış ve kıyametin ne zaman kopacağı gizlenmiştir.

Bu soru peygamberimize de defalarca sorulmuş, o da bilmediğini ifade etmiştir.

Kıyametin ne zaman kopacağına dair ileri geri konuşanlar, hatta tarih verenler olmuş, ama hepsi boş çıkmıştır.

Bu konuda şu ayetleri zikredebiliriz.

“İnsanlar sana kıyametin zamanını soruyorlar. De ki: onun bilgisi Allah katındadır. Ne bilirsin belki de zamanı yakındır” (A’raf:187)

“Göklerin ve yerin bilgisi Allah’a aittir. Kıyametin kopması ise, göz açıp kapama gibi veya daha az bir zamandan ibarettir. Allah her şeye kadirdir.” (Nahl:77)

Bazı hadislerde peygamber (as) kıyametin alametlerinden bahsetmiştir.

Bir gün Cebrail (as) peygamber (as)a gelerek:

-Kıyamet ne zaman kopacak? Diye sorar:

-Sorulan sorandan daha fazla bilgiye sahip değildir.” Cevabını verir.

Ebu Hureyra anlatıyor:

Bir bedevi peygamber (as)a “Kıyamet ne zaman?” diye sordu. Peygamberimiz konuşuyordu, konuşmasını bitirince:

-Kıyameti soran kim? Dedi ve devam etti:

-Emanet zayi edildiği zaman kıyameti bekle” dedi.

Bedevi tekrar soru:

-Emanet nasıl zayi edilecek?

-İş ehil olmayana verildiği zaman kıyamet yakındır” buyurdu. (Buhari, ilim:2)

****

“Nefsimin yed-i kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki:

-Hasislik artmadıkça,

-Fuhuş zahir olmadıkça,

-Emanete hıyanet edilmedikçe,

-Haine güvenilmedikçe,

-İnsanların eşrafı yok olmadıkça,

-İnsanların ayak takımı başa geçmedikçe kıyamet kopmaz” (Ramuz:459/1)

****

“Lut kavminin işi yayılmadıkça, gökten taş yağıp bir takım insanların başlarına düşmedikçe kıyamet kopmaz” (Büyük hadis külliyatı:360)

“Kişi kabre uğrayıp, üzerine abanarak: Keşke bu kabrin içinde ben olsaydım demedikçe kıyamet kopmaz. Bu sözü ona söyleten belâ olacaktır” (R. Salihın:987)

****

“Otuza yakın yalancı Peygamber çıkmadıkça kıyamet kopmaz. (B. Hadis Külliyatı:361)

****

“Kıyamet kopmaz:

-İlim yok olmadıkça,

-Depremler artmadıkça,

-Zaman daralmadıkça,

-Fitneler ortaya çıkmayınca,

-Öldürmeler artmadıkça,

-Mal artmadıkça.” (Ramuz:476/1)

Bir hadislerinde de şunlar sayılıyor:

-Duman

-Dabbetül arz,

-Deccal,

-Güneşin batıdan doğması

-Yer çöküntüleri,

-Yecüc mecüc çıkması,

-Ateş çıkması

-Yer sarsıntıları

-Kabeyi yıkmaya kalkan ordunun çıkışı

-İsa (as)ın inmesi” (Ramuz:100/5)

****

İsa peygamber;

-Hacı ve putu kıracak,

-Domuzu öldürecek,

-İnsanları sadece Allah’a ibadete çağıracak.

-Zulmün yerine adaleti getirecek,

-Barış ortamı sağlayacak,

-Deccali öldürecek,

-Yecüc Mecüc için dua edecek, Allah onları yok edecek deniliyor.

****

Peygamber (as)ın öyle bir zaman gelecek ki diye başladığı, geleceğe dair hadislerinde şöyle buyuruyor:

“Öyle bir zaman gelecek ki, bütün insanlar faiz ile iş yapacak. Ondan sakınanlar dahi tozuna bulaşacak.” (Müsnet:4/494)

“Kıyamet yaklaşınca, helal haram, haram helal fetvaları insanların istediği gibi verilecek” (Ramuz:448/10)

****

“Öyle bir zaman gelecek ki, kişi helalden mi, haramdan mı kazandığına aldırış etmeyecek” (Buhari, büyük:7)

****

Öyle bir zaman gelecek ki, mü’minin kalbi tuzun suda eridiği gibi eriyecek.

-Niçin eriyecek? Diye sorulunca:

-Kötülükleri görüp de onları değiştirmeye gücü yetmediği için “Buyuruyor”

****

“Öyle bir zaman gelecek ki, doğrular yalanlanacak, yalancılar doğrulanacak. Güvenilir hain sayılacak, hainler güvenilecek. İnsanlar şahitlik için yemin istenmediği halde yemin edecek.” (Teberani:23/314)

“Kıyamet yaklaşınca dini ilimler ortadan kalkar, alkol yayılır, zina açıkça yayılır. Savaş sebebiyle erkekler azalır, kadınlar çoğalır” (Buhari, enbiya:1)

****

Kıyamet yaklaşınca zaman daralır. Fitne ve fesat artar, öldürme kan dökme artar” (Buhari, edep:39)

****

-“Bir zaman gelecek beş şeye düşkün olacaksınız. Ben o şeylere ulaşmanızdan Allah’a sığınırım”:

1-Fuhuş yayılıp açıkça işlenildiğinde hastalıklar yayılır.

2-Ölçü ve tartıyı eksik yapanlar, kıtlık ve geçim sıkıntısı aynı zamanda zulümle cezalandırılırlar.

3-Zekatını vermeyenler kuraklıkla cezalandırılır. Allah hayvanlarına acımasa bir damla bile yağmur düşmez.

4-Alah’ın emirlerini, Peygamberin sünnetini terk edenlere Allah, düşmanlarını musallat eder. Onlar da ellerindekileri alır.

5-Yöneticileri Allah’ın indirdiğini bırakıp, işlerine geleni seçerse, Allah onların hesabını kendi aralarında görür.” (İbn-i Mace:fiten:22)

Kıyamet gününün dehşeti?

Cenab-ı Allah kullarını defalarca kıyamet günü hakkında uyarmıştır. Şöyle buyurur:

“Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Babanın evladı, evladında babası namına bir şey ödeyemeyeceği günden kaçının. Bilin ki, Allah’ın sözü gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve şeytan Allah’ın affına güvendirerek sizi aldatmasın.” (Lokman:33)

“O gün herkesin  kendine yetip artacak bir derdi vardır.” (Abese:37)

Bir gün peygamber (as):

“Kıyamet günü insanlar Allah’ın huzurunda çıplak olarak duracaklar” diyor. Hz. Aişe (ra):

-İnsanlar birbirlerine bakmazlar mı? deyince Peygamber (as):

-Ya Aişe, o gün herkesin başkası ile ilgilenemeyecek kadar derdi olacak” diyor. (Buhari, Rikak:45)

Kur’an’da o günden şöyle haber veriliyor: “O gün gök erimiş bakıra döner” (Meariç:8)

“O gün gök çalkalanır, dağlar, yürür.” (Tur:9)

“O gün dağlar parça parça olur, toz haline gelir.” (Vakıa:6)

“O gün aralarında akrabalık bağları kalmamıştır, birbirini arayıp sormazlar.” (Mü’Minun:101)

“İşte o gün zorlu bir gündür. Kafirler için hiç de kolay değildir.” (Müddessir:9-10)

“Güneş katlanıp dürüldüğünde, yıldızlar kararıp döküldüğünde, dağlar yürütüldüğünde, gebe develer salıverildiğinde, vahşi hayvanlar bir araya getirildiğinde, denizler kaynatıldığında” (Hac:2)

“O gün insan kaçacak yer neresidir” der. (Kıyame:10)

“O gün hiçbir kimse en ufak bir haksızlığa uğramaz. Siz ora da ancak yaptıklarınızın karşılığını alırsınız.” (Yasin:54)

Dünyada Allah’ı ve hesap vermeyi unutanlar ahirette unutulacak ve unuttuklarının cezasını çekecektir. Oradaki pişmanlık fayda vermez.  Cenab-ı Allah biz kullarını şöyle uyarmıştır.”

“Allah’ı unutan bu yüzden Allah’ında kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar gerçekten yoldan çıkmışlardır.” (Haşr:19)

Sorgu ve hesap:

Allah insanı yarattıktan sonra başı boş bırakmayıp peygamberler ve kitaplar göndermiş; neyin iyi neyin kötü olduğunu bildirmiştir. Ölümden sonra hesaba çekeceğini haber vermiştir. Böylece kimsenin herhangi bir mazeret öne sürmesine fırsat vermemiştir.

Mahşer günü herkes hesaba çekilecek ve yaptığının karşılığını alacaktır.

Her insan,  herşeyden hesaba çekilecek; diller, ayaklar, eller yaptıklarına şahitlik edecektir. (Nur:24)

Yazıcı meleklerin tuttuğu amel defteri açılacak. Bazıları amel defterini sağ tarafından alacak bazıları da sol tarafında alacak. Sol tarafından alanlar yok olmayı isteyecekler. (İnşikak:7-12)

Alemlerin Rabbi, gel bakalım ne getirdin? Diyecek.

Hak sahipleri hakkını alacak. Hak yiyenin yediği haklar boynuna dolanacak.

Bir gün Peygamber (as) şöyle bir soru soruyor:

-Müflis kimdir?

-iflas eden, bir şeyi kalmayandır” diyorlar.

Peygamber (as) şöyle buyuruyor:

-“Müflis, namaz oruç ve bazı iyi amellerle geldiği halde sövdüğü, iftira ettiği, hak yediği, haksızlık yaptığı için iyilikleri hak saliplerine verilir. Eğer iyilikleri kalmazsa hak sahiplerinin günahları ona verilir. Sonra ateşe atılır. İşte müflis ona derler” buyuruyor. (Müslim, birr:60)

İnsanı kurtaracak veya müflis duruma düşürecek amelleridir. Cennet cehennem hak etme meselesidir. Aslında cehennemde ateş yoktur, ateşi insanlar kendileri götürür. Cehennemin yakıtı insanlar ve taşlar olduğu bildirilmiştir.

Durumu iyi olmayanlar “Keşke önden bir şeyler gönderseydim” diyecek. (Fecr:24)

Halbuki önceden insan uyarılmıştı:

“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve herkes ahiret için ne hazırladığına baksın” (Haşr:18)

Bir ayette de

“Biz kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık hiç kimseye haksızlık edilmez. İş hardal tanesi kadar da olsa, onu teraziye koyarız, hesap gören olarak biz herkese yeteriz” (Enbiya:47)

“Yüksek uçan gönül yorulur bir gün.

Mizan terazisi kurulur bir gün

Herkesin ettiği elbet sorulur bir gün.

Döner mi ya Rab! Dil yavaş yavaş”

Cebrail (as) peygamberimize gelerek:

-“Ya Muhammed, dilediğin kadar yaşa bir gün öleceksin. İstediğini sev nihayet ondan ayrılacaksın. İstediğini yap nihayet onun hesabını vereceksin” demiştir. (Ramuz:331/9)

Dünya hayatının sonunda hesap var. Hayatın, yapılanların hesabı sorulacak. Onun için o hesap vermeye hazır olmamız lazım.

Peygamber (as) Cuma hutbesinde şunları söylemiştir.

“Ey insanlar! Ölmeden önce kendiniz için ahiret hazırlığı yapın. Sonra Rabbiniz size arada tercüman olmadan şöyle diyecek. “Benim elçim sana hakikati tebliğ etmedi mi? Ben sana nimetler ihsan ettim, sen kendin için ne hazırladın?

Ahireti hesabı düşünerek yaşamalıyız. Çünkü herşeyin hesabı sorulacak. Allah:

“Her insanın amelini boynuna dolarız. İnsan için kıyamet gününde açılmış olarak önüne konacak bir kitap hazırlarız “Oku! Bugün sana hesap sorucu olarak kendi nefsin yeter” deriz” buyuruyor. (İsra:13-14)

Başka bir ayette de:

-“Ey insanlar! O gün siz huzura alınırsınız hiçbir şeyiniz gizli kalmaz. Kitabı sağından verilen “alın kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşma ile karşılaşacağımı ummuyordum” der. (Hakka:18-20)

“O gün inkarcı kişi: Önceden yaptıklarına bakacak ve “Keşke toprak olsaydım!” diyecek” (Nebe:40)

Keşke demek, son pişmanlık artık fayda vermeyecek.


Bu yazıyı 4 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.