İYİLİK İYİLİK GETİRİR

İyilik nedir?

İyilik, hiç­bir kar­şı­lık bek­le­me­den ya­pı­lan fe­da-kar­lık­tır, de­ni­le­bi­lir. 

İyilik, fay­da­lı ol­mak­tır. Pey­gam­ber (as): “İnsanla­rın en ha­yır­lı­sı, in­san­la­ra fay­da­lı olan­dır” bu­yur­muş­tur. 

İyilik, in­san­la­ra ezi­yet veren, ra­hat­sız eden bir şeyi or­ta­dan kal­dır­mak­tır. 

İyilik, gönül al­mak­tır. İnci­ti­len gö­nül­le­ri tamir et­mek­tir. 

İyilik, imdat di­ye­ne el uzat­mak­tır. 

İyilik, in­sa­na hayır ola­rak, sevap ola­rak dönen iştir. 

Kur’an’da zarar ver­mek, zul­met­mek, ben­cil davran­mak kı­nan­mış, ih­ti­yaç gi­der­mek, fay­da­lı olmak, pay­laş­mak övül­müş­tür. 

– Yol­dan bir taşın ke­na­ra itil­me­si, 

– Kar­şı­laş­tı­ğı kim­se­le­re selam ve­ril­me­si, 

– İnsan­la­ra gü­lüm­se­mek,

– Ana ba­ba­ya, ev hal­kı­na kom­şu­la­ra iyi dav­ranmak.

– Hasta zi­ya­re­tin­de bu­lun­mak iyi­lik­tir. 

– Bir ço­cu­ğun ba­şı­nı ok­şa­mak, ye­ti­min ih­ti­ya­cı­nı gi­der­mek iyi­lik­tir. 

Nasıl iyi olu­nur?

Her insan iyi ola­maz, iyi­lik ya­pa­maz. İnsa­nın iyi ni­yet­li ol­ma­sı, iyi duy­gu­lar ta­şı­ma­sı için

1- İnanç­lı ol­ma­sı­na, 

2- Helal gıda ile bes­len­miş ol­ma­sı­na,

3- Kur’an ve sün­net üzere ya­şa­ma­sı­na,

4- Kul­luk gö­rev­le­ri­ni yap­ma­sı­na, 

5- Güzel ahlak sa­hi­bi ol­ma­sı­na ve iyi kimse­ler­le be­ra­ber ol­ma­sı­na bağ­lı­dır. 

Ata­la­rı­mız: “Kö­tü­lük her ki­şi­nin, iyi­lik er ki­şi­nin işi­dir” de­miş­ler­dir. 

Kül­tü­rü­müz­de iyi­ler için “Helal süt emmiş” kö­tüler için “sütü sü­mü­ğü bozuk” denir. 

Kur’an’da iyi­lik:

İyi­li­ğin güzel dav­ra­nış­la­rı­nın kay­na­ğı Kur’an’dır. Kur’an iyi­li­ği, iyi dav­ran­ma­yı, kö­tü­lük­ler­den sa­kın­ma-yı em­re­der. 

İnan­cı­mız­da iyi ni­ye­te bile mü­ka­fat vaad edil­miştir. 

Kur’an-ı Kerim mü’mini şöyle tarif et­miş­tir:

– “Onlar, öf­ke­le­ri­ni yu­tar­lar ve in­san­la­rı af ederler. Allah iyi­lik ya­pan­la­rı sever” (Al-i İmran:134)

Kur’an, iyi­lik­te ha­yır­da ya­rış­ma­yı teş­vik eder. İyi ol­ma­yı, iyi­lik yap­ma­yı biz­zat em­re­der. Bu ko­nu­da bir-kaç ayeti örnek ve­re­lim. 

– “Sev­di­ği­niz şey­ler­den Allah yo­lun­da har­ca­madık­ça hayra ere­mez­si­niz. Ne ya­par­sa­nız Allah bilir.” (Al-i İmran:92)

– “Kim Allah’a güzel bir ödünç ve­recek olur­sa, Allah da onun kar­şı­lı­ğı­nı kat kat verir. Ay­rı­ca onun çok de­ğer­li mü­ka­fa­tı da var­dır.” (Hadid:11)

– “Yap­tı­ğın iyi­li­ği çok gö­re­rek başa kakma!” (Müd­des­sir:6)

– “Eğer sa­da­ka­la­rı açık­tan ve­rir­se­niz ne âlâ. Eğer giz­li­ce ve­rir­se­niz, işte bu sizin için daha ha­yır­lı­dır. Allah bu se­bep­le gü­nah­la­rı­nı­zı örter.” (Ba­ka­ra:27)

– “O mü’min­ler kendi can­la­rı­nın çek­me­si­ne rağmen ye­me­ği yok­su­la, ye­ti­me ye­di­rir­ler” (İnsan:8)

– “Ma­lı­nı gös­te­riş için har­ca­yıp, başa kak­mak ve in­ci­te­rek yap­tı­ğı­nız ha­yır­lar boşa çıkar.” (Ba­ka­ra:264)
İyi­lik­ler kö­tü­lük­le­ri gö­tü­rür:

İhti­yaç sa­hip­le­ri­ne ya­pı­lan iyi­lik, ih­ti­ya­cı­nın gide­ril­me­si ile mal ek­sil­mez. Ak­si­ne malın te­miz­len­me-si­ni sağ­lar ve malı korur. Fa­ki­rin hakkı da iade edil­miş olur. 

Ve­ril­me­yen geri de ka­la­cak ve­ri­len ise, ahi­re­te ve­ren­le be­ra­ber gi­de­cek­tir. 

Allah Kur’an’da “İyi­lik­ler kö­tü­lük­le­ri gi­de­rir” buyu­ra­rak gü­nah­la­rın ba­ğış­lan­ma­sı­na neden ola­ca­ğı­nı bil­dir­miş­tir. 

Pey­gam­ber (as) da şöyle bu­yur­muş­tur:

– “Sa­da­ka fena ölüm­den korur” (Age:103/5)

– “Sa­da­ka be­la­yı de­fe­der.” (Age:249/11)

İyilik yap­mak­ta acele edil­me­li­dir:

Sa­yı­lı gün­ler çabuk geçer. Ya­şa­nı­lan her gün ömür­den ek­si­lir. Ölüm­le karşı kar­şı­ya ge­lin­di­ğin­de ek süre ve­ril­mez. Nef­sin ben­ci­lli­ği ve ar­zu­la­rı ise bitip tü­ken­mez. Onun için iyi­lik yap­mak­ta acele edil­me­li­dir. Bir fır­sat ka­çı­rı­lır­sa, belki bir daha ele geç­me­ye bilir. 

Ce­nab-ı Allah uya­rı­yor:

-“Siz­den bi­ri­ne ölüm gelip de “Ey Rab­bim, beni yakın bir za­ma­na kadar ge­cik­tir­sen de sa­da­ka verip, iyi­ler­den olsam!” de­me­den önce size rızık ola­rak verdi­ği­miz şey­ler­den Allah yo­lun­da har­ca­yın. Allah eceli gel­di­ğin­de hiç­bir kim­se­yi asla er­te­le­mez. Allah yap­tıkla­rı­nız­dan ha­ber­dar­dır” (Mü­na­fı­kun:10-11)

İbn-i Sina şöyle diyor:

– “İyi­li­ğin şartı beş­tir:

1- Tez ol­ma­lı, 

2- Gizli ol­ma­lı, 

3- Sü­rek­li ol­ma­lı, 

4. Gözde bü­yü­tül­me­me­li, 

5- Ye­ri­ni bul­ma­lı.”

Ha­yır­lı iş­ler­de ya­rı­şıl­ma­lı­dır:

İyi­lik­te yar­dım­la­şıl­dı­ğı gibi ya­rı­şıl­ma­lı­dır. 

Allah şöyle em­re­di­yor:

-“Her­ke­sin yö­nel­di­ği bir kıb­le­si var­dır. Siz hayır iş­le­rin­de ya­rı­şın. Ne­re­de olur­sa­nız olun so­nun­da Allah he­pi­ni­zi bir araya ge­ti­rir. Allah her şeye kâ­dir­dir.” (Ba­ka­ra:148)

– İyilik üze­ri­ne yar­dım­la­şın. Kö­tü­lük, günah ve düş­man­lık üzere yar­dım­laş­ma­yın. Allah’tan kor­kun. Çünkü Allah’ın ce­za­sı çe­tin­dir:” (Maida:2)
Bir ayet­te de Mü’minin bir vas­fı­nı şöyle ifade et­miş­tir:

– “Onlar, iyi­lik­le­re ko­şu­şur­lar ve iyi­lik için ya­rı-şır­lar” buy­rul­muş­tur. (Mü’minun:61)

İslam’­da ben­cil­lik yok­tur, şöyle denir: “Cen­ne­te yal­nız gi­ril­mez. Cen­ne­te yal­nız gir­mek is­te­yen zaten cen­net­lik de­ğil­dir”

Ata­la­rı­mız cen­net ar­zu­su ile va­kıf­lar kur­muş, sada­ka taş­la­rı dik­miş, iyi­lik­le­ri bit­ki­le­re, ağaç­la­ra ve hay­van­la­ra kadar uzan­mış, hay­van­lar için has­ta­ne­ler kur­muş­tur. İnsan ya­ra­rı­na eser bı­rak­ma­dan ölen bir bü­yü­ğü­müz yok­tur. 

İnsan iyi­li­ği kadar, ah­la­kı kadar in­san­dır. 

* * *

İnsan­la­ra ezi­yet ve­re­ni yok etmek iyi­lik­tir:

İnan­cı­mız­da insan kut­sal­dır. Bu ba­kım­dan in­sana hiz­me­tin Hakk’a hiz­met ol­du­ğu bil­di­ril­miş­tir. 
Pey­gam­ber (as) şöyle bu­yu­ru­yor:

– “Kim bir in­sa­nın sı­kın­tı­sı­nı gi­de­rir­se, Allah da onun sı­kın­tı­sı­nı gi­de­rir.”

– “Mer­ha­met edene mer­ha­met edi­lir”

Bir ha­dis­le­rin de de Allah Ra­su­lü şöyle bu­yurmuş­tur:

– “İyi iş­ler­de kötü iş­ler­de bana gös­te­ril­di. İyi iş­lerin ara­sın­da yol­dan gi­de­ril­miş ezayı (sı­kın­tı ve ezi­yet veren şeyi) de gör­düm. 

– Kötü amel­le­rin ara­sın­da da yere atıl­mış tükü­rüğü gör­düm.” (Müs­lim Me­sa­cid:58)

* * *

İyilik bir­çok şeyi de­ğiş­ti­rir:

Her­ gün na­maz­la­rın so­nun­da se­lam­dan önce oku­du­ğu­muz Rab­be­na du­asın­da: “Allah’ım, bize dünya­da da iyi­lik ver, ahi­ret­te de iyi­lik ver” di­yo­ruz. Önce dün­ya­da iyi­lik olur­sa, ahi­ret­te de iyi­lik olur. 
Dün­ya­da­ki iyi­lik in­sa­nı de­ğiş­ti­rir kar­şı­da­ki­ni de de­ğiş­ti­rir. Böyle olun­ca dünya iyi­lik­le de­ği­şir. Bütün in­san­lı­ğın iyi­li­ğe ih­ti­ya­cı var­dır. Bunun için Tür­ki­ye Di­ya­net Vakfı, Mar­tın 13.ü dünya iyi­lik günü ilan et­miş­tir. 

Buna ih­ti­yaç var­dır. Çünkü kö­tü­lük­ler ancak iyilik­le kal­kar. İyi­lik­ler yer­yü­zü­ne ya­yı­lır­sa, zulüm kal­kar, ah­lak­sız­lık­lar yok olur. İnsan­la­rın mal, can, ırz, namus ve inanç öz­gür­lü­ğü sağ­lan­mış olur. Ce­nab-ı Allah can­lı­la­rı ya­ra­tır­ken ısır­ma, sokma, süsme tepme. Par­ça­la­ma gibi bütün kötü huy­la­rı hayvan­la­ra ver­miş­tir. İnsana acı­mak, mer­ha­met etmek yar­dım­da bu­lun­mak gibi iyi huy­lar ver­miş­tir. 

İnsan kö­tü­lük görse de ona iyi­lik ya­ra­şır. İyilik in­sa­nın ma­ya­sın­da var­dır. İnsa­nın ruhu iyi­lik­le bes­lenir. İnsa­nın de­ğe­ri iyi­lik­le artar. Yoksa in­sa­nın eti yen­mez, de­ri­si işe ya­ra­maz. İnsan ölün­ce kabre ko­nu-lup üzeri ör­tü­lü verir. İnsa­nın tatlı di­lin­den, güler yüzün­den iyi ve hayır dü­şün­ce­sin­den başka nesi var­dır?

Pey­gam­ber (as) şöyle dua et­miş­tir:

– “Allah’ım, bize dün­ya­da da iyi­lik ver, ahi­ret­te de iyi­lik ver. Ve bizi ce­hen­nem aza­bın­dan koru!” (Müs­lim, zikir:26)

Kime iyi­lik?

– Kur’an’da Ce­nab-ı Allah iyi ol­ma­yı iyi­lik yapma­yı, amel def­te­ri­ni iyi­lik­ler­le dol­dur­ma­yı em­re­di­yor.

Şöyle bu­yu­ru­yor:

– “Allah on­la­ra dünya ni­me­ti­ni ve ahi­ret se­va­bının gü­zel­li­ği­ni verdi. Allah iyi dav­ra­nan­la­rı sever.”

(Al-i İmran:148)

Kime iyi­lik, kime iyi dav­ran­mak ge­re­kir?

Önce insan ken­di­ne iyi­lik et­me­li­dir. Çünkü iyi­lik ol­ma­dan iyi­lik ya­pıl­maz. İnsan ken­di­ni kur­tar­ma­dan kim­se­ye fay­da­sı olmaz. 

Bun­dan sonra iyi insan, ha­yır­lı evlat ye­tiş­tir­meli­dir. Çünkü insan yal­nız ken­di­sin­den so­rum­lu de­ğildir. 

Ondan sonra iyi­li­ğe en layık olan, var­lık se­be­bimiz olan ana ba­ba­dır. 

Allah Kur’an’da ken­di­si­ne iba­det et­me­mi­zi emret­tik­ten sonra ana ba­ba­ya iyi dav­ra­nıl­ma­sı­nı em­retmiş, öf bile den­me­me­si­ni, azar­lan­ma­ma­sı­nı tatlı ve güzel söz söy­len­me­si­ni is­te­miş­tik. (İsra:23)

An­ne­miz, baş ta­cı­mız­dır. Cen­net ana­la­rın aya­ğının al­tın­da­dır. 

Bun­dan sonra aile­nin bir par­ça­sı olan ak­ra­ba­ya iyi­lik in­sa­nî ve is­la­mî gö­rev­dir. Pey­gam­ber Efen­di­miz:

“Hısım ak­ra­ba­sı ile il­gi­yi ke­sen­ler, cen­ne­te gi­re­mezler.” (Ri­ya­zü’s Sa­li­hın:338)

– “Allah’a ve ahi­re­te ina­nan, ak­ra­ba­sı­nı görüp gö­zet­sin” bu­yur­muş­tur. 

Kur’an’da da Allah ada­le­ti iyi­li­ği ve ak­ra­ba­ya yar­dı­mı em­ret­miş­tir. (Nahl:90)

Birde yaş­lı­la­ra ilgi ve iyi­lik unu­tul­ma­ma­lı­dır. Onlar bizim ya cen­ne­ti­miz ola­cak, ya da ce­hen­ne­mi­miz ola­cak­tır. Biz onlar sa­ye­sin­de varız on­la­ra min­net borç­lu­yuz. Biz on­la­ra nasıl dav­ra­nır­sak, bize de öyle dav­ra­nı­la­cak­tır. 

Pey­gam­ber (as) bize şunu tav­si­ye et­miş­tir:

– “Yaş­lı­la­rı ve düş­kün­le­ri görüp gö­ze­tin. On­la­rın sa­ye­sin­de yar­dım gö­rür­sü­nüz” (Age:314)

İhti­yaç sa­hip­le­ri­ne iyi­lik de gö­re­vi­miz­dir. Allah bizi on­lar­la im­ti­han eder. Bize ver­di­ği malda on­la­ra pay ayır­mış­tır. Allah on­la­ra ya­pı­la­cak iyi­li­ği ken­di­si­ne ya­pıl­mış sa­ya­cak­tır. Ben açık­tım niye do­yur­ma­dın? Ben su­sa­dım niye su ver­me­din? Ben has­ta­lan­dım niye zi­ya­ret et­me­din? Di­ye­ce­ği­ni haber ver­miş­tir. İyi­li­ğe en layık olan­lar­dan biri de kom­şu­la­rı­mızdır. Allah: “Yakın kom­şu­yu da uzak kom­şu­ya da iyi dav­ran.” (Nisa:36) buyurur.

Pey­gam­be­ri­miz­de: “Allah’a yakın olan­lar, kom-şu­su­na iyi dav­ra­nan­lar­dır” de­miş­tir. (Tir­mi­zi, birr:28)
Belki de iyi­lik ya­pıl­ma­sı ge­re­ken­le­rin ba­şın­da ök­süz­ler, ye­tim­ler gelir. Çünkü onlar ça­re­siz­dir. El­lerin­den tu­tul­ma­yı bek­ler­ler. 

Pey­gam­ber (as) “Ye­ti­mi görüp gö­ze­ten kimse ile ben cen­net­te böyle yan yana ola­ca­ğım” deyip iki par­ma­ğı­nı bir­leş­ti­re­rek gös­ter­miş­tir” (Bu­ha­ri, edep: 24)

Bir de yol­cu­ya, mi­sa­fi­re iyi dav­ran­mak di­ni­mi­zin önem­li tav­si­ye­le­rin­den­dir. 

Ay­rı­ca ih­ti­ya­cı­mı­zı gi­de­ren, işi­mi­zi gören eli­mi­zin al­tın­da­ki ça­lı­şan­lar iyi­li­ği hak eden kim­se­ler­dir. On­la­ra adil ve iyi dav­ra­nıl­ma­sı, hak­la­rı­nın tam ola­rak ve­ril­me­si ge­re­kir. 

Bir de hay­van­la­ra iyi dav­ra­nı­la­cak­tır. On­la­ra zul­me­dil­mez, dö­vül­mez. Aç bı­ra­kıl­maz. Ke­ser­ken bile fazla acı çek­ti­ril­mez. Çünkü hay­van da hak sa­hi­bi­dir. Allah’ın hu­zu­run­da hak­kı­nı ala­cak­tır. İyilik ya­pan­la­ra iyi­lik yap­mak unu­tul­ma­ma­lı­dır. İyilik ya­pa­na te­şek­kür edi­lir. Du­adan unu­tul­maz. 

İyilik kar­şı­lık­sız ol­ma­lı­dır:

İyilik sırf Allah rı­za­sı için ya­pı­lır­sa, ahi­ret­te bir kar­şı­lı­ğı olur. Her­han­gi bir bek­len­ti­si söz ko­nu­su olursa veya benim için dua et, bana şunu yap de­nir­se, karşı­lık dün­ya­da alın­mış olur. Ahi­ret­te hiç­bir fayda sağla­maz. 

Ata­la­rı­mız: “Yap iyi­li­ği at de­ni­ze, balık bil­mez­se Hâlık bilir” de­miş­ler­dir. 

Bü­yük­le­ri­miz: “İki şeyi unut; yap­tı­ğın iyi­li­ği, unut ve sana ya­pı­lan kö­tü­lü­ğü unut” de­miş­ler­dir. İyi­lik­ten kar­şı­lık bek­len­mez, başa ka­kıl­maz. İslam inan­cı­na göre; sağ elin ver­di­ği­ni sol el gör­me­ye­cek­tir. Bir de iyi­lik ya­pın­ca onur kı­rıl­maz. Yani kaş yapma ye­ri­ne göz çı­ka­rıl­maz. İyi­li­ğin ar­ka­sı aran­maz. “Nasıl, be­ğen­din mi; nasıl geldi, iyimi” gibi söz­ler söylen­mez. Bir de ya­pı­lan iyi­lik ilan edil­mez. Gös­te­riş için ya­pıl­maz. Yoksa ya­pı­lan iyi­li­ğin se­va­bı da an­la­mı da kal­maz. 

İyi­li­ğin kar­şı­lı­ğı iyi­lik­tir:

Her şeyin bir kar­şı­lı­ğı var­dır. İyilik, iyi­lik ge­ti­rir. Kö­tü­lük de kö­tü­lük ge­ti­rir. 

Kur’an’da Ce­nab-ı Allah şöyle bu­yu­rur.

– “Siz hayra ne har­car­sa­nız Allah size onun ye­ri-ne baş­ka­sı­nı verir” (Sebe:39)

– “Sev­di­ği­niz şey­ler­den Allah yo­lun­da har­ca­madık­ça iyiye eri­şe­mez­si­niz. Her ne har­car­sa­nız Allah onu hakkı ile bilir.” (Al-i İmran:92)

– “Ver­di­ği­nin kat kat faz­la­sı­nı öde­me­si için Allah’a borç ve­recek yok mu? (Ba­ka­ra:245)

– “Kim bir iyi­lik ge­ti­rir­se, ona bun­dan daha ha-yır­lı kar­şı­lık var­dır. Kim bir kö­tü­lük ge­ti­rir­se, o kö­tü-lük­le­ri iş­le­yen­ler, ancak yap­tık­la­rı kadar ceza gö­rürler.” (Kasas:84)

– “İyi­li­ğin kar­şı­lı­ğı iyi­lik­ten başka bir şey de­ğildir” (Rah­man:60)

– “İyiler mu­hak­kak cen­net­te, kö­tü­ler­de ce­hennem­de­dir­ler. Ceza gü­nün­de ce­hen­ne­me gi­rer­ler.

Oradan bir daha ay­rıl­maz­lar” (İnfi­tar:13-15)

Bu ayet­ler­den an­lı­yo­ruz ki, iyi­lik, in­sa­nın kendi ya­ra­rı­na­dır. İnsan ver­dik­çe Allah da ona ve­re­cek­tir. Ce­nab-ı Allah’ın mü­ka­fa­tı 1’e ondan 1’e 700 mis­li­ne ka­dar­dır. Ve­ri­len hiç­bir sa­da­ka malı ek­silt­mez ve boşa git­mez. 

Er­zu­rum­lu İbra­him Hakkı şöyle der:

– “Yar­dım etki yar­dım olu­na­sın. Kö­tü­lük edene iyi­lik et ki, ona sahip ola­sın.”

İyilik in­sa­nın ha­ta­la­rı­na karşı şe­fa­at­çi gi­bi­dir. 

Pey­gam­ber (as) şöyle an­lat­mış­tır:

– “Siz­den önce üç kişi yola çıktı. Akşam olun­ca bir ma­ğa­ra­ya sı­ğın­dı­lar. Yağ­mur ne­de­niy­le bir kaya ma­ğa­ra­nın ağ­zı­nı ka­pat­tı. Aça­ma­dı­lar. De­di­ler ki; bizi salih amel­le­ri­miz kur­ta­rır; Onunla dua ede­lim. 

Bi­ri­si, yaşlı ana ba­ba­sı­na yap­tı­ğı hiz­me­ti zik­re­dip Allah’a yal­var­dı. Kaya bi­raz­cık açıl­dı. 

Di­ğe­ri ken­di­si­ne yüz ver­me­yen amca kızı fakir dü­şün­ce yap­tı­ğı çir­kin tek­li­fi ve ben “Allah’tan kor­karım” de­di­ği­ni ve ben niye kork­mam deyip uzak­laş­tı­ğını dile ge­ti­rip dua etti. 

“Allah’ın bun­dan razı ol­duy­san, bizi kur­tar.” Dedi. Kaya biraz daha açıl­dı ama çı­ka­bi­le­cek­le­ri kadar de­ğil­di.

So­nun­cu­su ya­nın­da ça­lı­şan iş­çi­nin üc­re­ti­ni alma­dan git­ti­ği­ni, o para ile bir koyun al­dı­ğı­nı ve ço­ğaldı­ğı­nı, bu sı­ra­da da çıka gel­di­ği­ni, sü­rü­yü ona tes­lim et­ti­ği­ni zik­re­dip: “Allah’ım rı­za­na uygun iş yap­tıy­sam bizi kur­tar” diye dua etti. Kaya çı­ka­bi­le­cek­le­ri kadar açıl­dı. Onlar çıkıp yol­la­rı­na devam et­ti­ler.” (Bu­ha­ri, En­bi­ya:50)

* * *

Bir iyi­lik de, iyi­li­ğe sebep olmak ve em­retmek­tir:

Pey­gam­ber (as): “Bir iyi­li­ğe sebep olan, o iyi­li­ği biz­zat iş­le­miş gi­bi­dir” bu­yu­rur. 

İyi­li­ğe çığır açmak da, o yolda iş ya­pan­la­rın al­dı­ğı sevap kadar sevap ka­zan­ma­ya neden olur. 
İnsa­nın ken­di­si­nin iyi ol­ma­sı, ken­di­si­ni kur­tarma­sı ye­ter­li de­ğil­dir. İyi­li­ği em­ret­mek gö­rev­dir. 

Pey­gam­ber (as): “İnsan­la­rı doğru yola ça­ğı­ra­na ken­di­si­ne uyan­la­rın se­va­bı kadar sevap ve­ri­lir. Ona uyan­la­rın se­ra­bın­dan da hiç­bir şey ek­sil­mez. Baş­ka­ları­nı sa­pık­lı­ğa ça­ğı­ran kim­se­ye de ona uyan­la­rın gü­na­hı gibi günah ve­ri­lir. Ona uyan­la­rın gü­na­hın­dan da hiç­bir şey ek­sil­mez” bu­yu­rur. (Müs­lim, ilim:16)

Kur’an’da da:

– “İnsan­la­rı Allah’a ça­ğı­ran, iyi iş yapan ve ben Müs­lü­man­lar­da­nım di­yen­den kimin sözü daha gü­zeldir.” (Fus­sı­lat:33)

– İyi­li­ği emret, kö­tü­lük­ten sa­kın­dır. Bu az­me­dil-me­ye değer iştir” (Lok­man:17)

– “O mü’min­ler ki, ken­di­le­ri­ne ik­ti­dar ve­rir­sek na­ma­zı kılar, ze­ka­tı ve­rir­ler iyi­li­ği em­re­der, kö­tü­lük-ten nehye­der­ler.” (Hac:41) buy­rul­muş­tur. 


Bu yazıyı 110 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.