Kadir Gecesi

Kadir sûresinde :

“Biz o Kur’an-ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?

Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır.

O gecede, Rablerinin izniyle melekler re Cebrail her bir iş için iner dururlar.

O gece, esenlik doludur. Ta ortalık aydınlanıncaya kadar.” Buyrulmuştur.

Haşr Sûresi 21. âyeti :

“Eğer bu Kur’an-ı bir dağın üstüne indirseydik, muhakkak ki onu Allah korkusundan baş eğmiş, parça parça görürdün”

Peygamber (as)’ın ifadesiyle:

“Kadir gecesi, yeryüzündeki melek sayısı, yeryü-zündeki taşlardan fazla olur.” (Ramuz el-Ehadis : 368/3)

“Bir kimse inanarak ve mükafatını umarak, kadir gecesini ihya ederse, geçmiş günahları af olunur.” (Age: 436/11)

“Kadir gecesi gelince melekler Allah’ı zikreden her kula Allah’tan rahmet dileyip, dua ederler.” (Müslüman Şahsiyeti :342)

 

KADİR GECESİ

            Hz. Peygamber (as) :

“Cenab-ı Allah başka ümmetlere böyle bir gece vermemiştir” buyurur.

Günlerin içinde Cuma, gecelerin içinde Kadir, ayların içinde Ramazan bir başkadır.

Bu geceye, kutsal bir gece olduğu için “Kadir” denmiştir.

Kadir gecesi 83 yıllık ibadete denk sevabı olan bir gecedir. Bu fırsatı Cenab-ı Allah Kadir gecesi mü’min kullarına vermiştir.

Cenab-ı Allah inanan kulları için farklı zamanlar, farklı ibadet ve farklı sevaplar ihsan etmiştir. Bu her kula nasip olmaz.

Kadir gecesi neleri akla getiriyor :

1- Cenab-ı Allah, Muhammed ümmetini çok seviyor. İçinde Kadir gecesi bulunmayan, bin aydan hayırlı bir gece vermiş. Bir gün Hz. Peygamber İsmailoğullarından bir zattan bahseder. Bu kişi, 83 yıl Allah yolunda cihad yapmış ve Allah’ın rızasını kazanmıştır. Peygamber bunu anlatınca Ashab-ı Kiram üzülür. Böyle bir ömür bize nasib olamaz derler. Bunun üzerine Allah Kadir Sûresini indirir ve 83 yıldan daha hayırlı Kadir gecesini Muhammed ümmetine nasip eder.

2- Kuran, Kadir gecesinde inmiştir.

3- Kadir gecesinin 1000 aydan hayırlı olduğunun bildirilmesi, bazı zamanların diğer zamanlara üstün oldu-ğu, o zamanlarda yapılan ibadetlerin diğer zamanlarda yapılan ibadetlerden farklı olduğunu akla getiriyor.

Bakın, zaman su gibi akıp gidiyor. Geçen, yaşanan zamanda geri gelmiyor. İnsan için zaman üçtür; geçmiş, gelecek ve içinde bulunduğu zaman. Geçmiş zaman bizden çıkmıştır. Gelecek zamanı yaşayıp yaşayamaya-cağımızı bilemiyoruz. Bunun için yaşadığımız her günü son gün bilmemiz lâzımdır. İçinde bulunduğumuz zamanı iyi değerlendirmeliyiz. Kurtuluşu geciktirmeyelim. Ölüm, geceleri yastığımızın altında, gündüzleri karşımızda, onun için kurtuluş geciktirilmemelidir.

4- Kadir gecesi, insanın kaderinin değiştiği gece-dir.

5- Kadir gecesi, kurtuluş gecesidir.

6- Allah’ımız kullarının cehenneme gitmesini iste-miyor. Cennete gitsinler istiyor da bu fırsatı bize ondan vermiştir.

Sonuç olarak; Cenab-ı Allah müslümanları çok seviyor. Bire bin veriyor.

Ayrıca bize Kur’an gibi bir şefaatçi indirmiştir. Kur’an, okuyana, uyana, şefaat edecek ve kurtuluşunu sağlayacaktır.

 

KADİR GECESİNİ KUTLAMAK

Son zamanlarda kafa karıştıran, insanımızı dinden, Kur’an’dan, ibadetlerden soğutmak isteyen bazı kimseler, “Böyle geceleri kutlayın diye bir emir yok, kutlamasak da olur” diyorlar.

Önce kutsal gecelerle ilgili ayetler vardır. Sûreler vardır. (İsra, Kadir, Duhan sûreleri gibi).

Meselâ; Berât gecesi, Kadir gecesi, Cenab-ı Allah genel af ilân etmiştir. Peygamber efendimiz de mübarek geceleri değerlendirmiş, değerlendirmemiz içinde teşvik etmiştir. Alınacak sevaplardan, affa uğrayacak olanlardan bahsetmiştir.

Hz. Peygamber mübarek gecelerde Kuran okuma-mızı, namaz kılmamızı, zikretmemizi tavsiye etmiştir. Dua edin, istiğfarda bulunun demiştir.

Meselâ; bu gece için Peygamber (as) şöyle buyurmuştur.

“Kim inanarak sırf Allah rızası için kadir gecesini ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhari İman 1/15)

“Kadir gecesinden mahrum olan, çok büyük bir şeyden mahrum olmuştur.” (Müsned:2/230)

Devletin bazı nedenlerle çıkardığı af gibi Allah da bu mübarek vakitlerde insana kurtuluş fırsatı tanımıştır. Kurtulmak isteyen, mübarek geceleri ihyâ eder.

“Arayan mevlâsını bulur, arayanda belâsını bulur” bu iş böyledir.

Nasipsizler, elbete ilgisiz kalır. Kutlayamaz, değerlendiremez. Sonrada yetişemediği üzüme “koruk” der.

Peygamber (as) bir hadisinde : “Kadir gecesinin faziletine inanarak ihya ederse…” buyurmuştur. İnsan faziletine inanmıyorsa tabi ki Kadir gecesini ihya etmeyecektir.

Rabbım Kadir gecesinin feyz ve bereketinden mahrum olanlardan etmesin.

 

KADİR GECESİ AF GECESİDİR

            Bu gece melekler yeryüzüne inerler. Yeryüzünde zikredenleri, namaz kılanlar, dua edenleri ve tevbe edenleri tespit ederler. Sabahında da isteyenlere selâmet vardır.

Bu gece, insanlığa selâmet reçetesi sunulmuştur.

Kur’an’da: “Allah kimseye zulmetmez, insanlar kendi kendilerine zulmederler.” buyrulmuştur. (Yunus:44)

Şair de kurtulmak istemeyenler için

“Hiç kuluna zulmeder mi Hüdası

Kulun çektiği kendi cezası” demiştir.

Kutsi Hadiste Rabbımız şöyle buyurur:

“Kulum beni nasıl bilirse, ona öyle muamele ederim. (İ.Canan, Hadis Ans : 3/289)

Hz. Peygamber :

“Kadir gecesi gelince; melekler, Allah’ı zikreden her kula Allah’tan rahmet dileyip dua ederler. Ramazan bayramı olunca da Allah meleklere der ki: “Ey meleklerim! İşine bağlı işçinin mükafatı nedir? Melekler:

Ey Allah’ım! Onun mükafatı ücretinin eksiksiz verilmesidir” derler. Allah’da meleklere:

Benim kullarım emrettiğim şeyleri yaptılar. Sonra bana dua ettiler. Onların dualarını muhakkak kabul edece-ğim.”

Allah kullarına da şöyle der;

Sizi bağışladım, kötülüklerinizi iyiliğe çevirdim.” (Müslüman Şahsiyeti : 342, M. Zekeriya Kandehlevi)

Mezarında bir kul kabir azabı çekerse, kabristan-dakiler sorarmış:

Sen hiç Ramazan ayına ulaşmadın mı, kadir gecesini yaşamadın mı?

Eğer yaşadım” derse, hayret ederlermiş “Nasıl olup da kendini af ettiremedin, sel gibi akan sevaplarla amel defterini dolduramadın da kabir azabına maruz kaldın” derlermiş.

Peygamber (as) buyurur ki:

“Kim ki kadir gecesinin faziletine inanarak kadir gecesini ibadetle ihya edenin geçmiş küçük günahları af olunur.” (Riyaz üs-Salihin 2/264)

“Kadir gecesinden mahrum olan, çok büyük şey-den mahrum olmuştur.”

“Gök kapıları gece yarısı açılır:

“Dua eden var mı, kabul olunsun. Bir şey isteyen var mı, verilsin. Var mı belâya uğrayan, kurtulsun. Her müslümanın duası kabul olur. Yalnız zina yapılmasına ön ayak olan kadın, haksızlık yapıp haraç alan hariç…” (Ramuz el-Ehadis : 255/8)

“Allah geceleyin müslüman kulunu uyandırırsa, o da Allah’ı zikreder ve mağfiret dilerse günahları bağışlanır. O kişi abdest alıp namaz kılarsa ve Allah’ı zikrederse, af olunur. Dua ederse, duası da kabul olur.” Age: 48/5)

Bu hadislerde inanan insanlar için güzel müjdeler vardır.

 

 

SADECE KADİR GECESİ KURTULUŞ İÇİN

YETERLİ Mİ?

Sürekli hata eden, günah işleyen insan için bir gece yeterli değildir.

Hz. Peygamber : “Ramazan ayı içerisinde bin aydan daha hayırlı olan bir gece vardır, kim o geceden mahrum kalırsa bütün hayırlardan mahrum kalır. Onun hayrından da ancak nasipsizler mahrum olur” (Müslüman Şahsiyeti : 341) der.

Kadir gecesi çok sevaplı bir gece, bu gecede her isteyen kurtuluyor. Bende bu gecede bir şeyler yapıp kurtuluvereyim” demek, yağmacılık gibi bir şey olur.

Bazıları “Kadir gecesini ihya ettim” deyip sabah eski hayatına dönüyor. Yok öyle şey, böyle yararlanma olmaz.

Şeytan Peygambere:

”Ben son anda kelime-i şahadet getirir, kurtulan-lardan olurum” demiş.

Peygamber üzülmüş. Gelen vahiy ile de üzüntüsü gitmiş.

Cenab-ı Allah:

Ey Muhammed! Sen üzülme biz ona, o anda demek istediğini unuttururuz” demiştir.

İnsanın kurtuluşu için tek kadir gecesi yeterli değil-dir. Çünkü kadir gecesinden sonra da günah işleniyor.

Ayrıca kadir gecesinde doğmak, kadir gecesinde ölmek, kadir adını taşımak da yeterli değildir.

Adam kadir gecesinde ölmüş. “İçki de içerdi, faizde yerdi, biz kötü bilirdik” yanılmışız. Allah yanında değerli bir kul imiş” demişler. O gece hanımının rüyası üzerine çocukları mezara gittiklerinde ciğerlerini kabrin etrafında görünce, mezarı açmışlar, babaları domuz şekline girmiş yatıyor…

Atalarımız : “Her geceyi kadir, her gördüğünü hazır bil.” demişlerdir.

Kaliteli müslüman olmamız lâzımdır. Bizi görenler Allah’ı hatırlamalıdır.

İbadetler ömrün sonuna kadardır. Kulluk hayat boyu devam edecektir. Kulluk aksarsa, Cenab-ı Allah, kulluktan âzad ediverir. Kulluk defterinden siliverir.

 

KADİR GECESİ HANGİ GECEDİR?

Bazı şeyler apaçık bildirilirken, bazı şeylerde gizlenmiştir. Hz. Peygamber : “Kadir gecesini Ramazanın son on gününde arayın.” (K. Sitten 1/257: İ. Canan) buyurmuştur.

Kadir gecesini Ramazanın son on gününde ve tek günlerde aramamız gerektiğine dair uyarılar vardır.

Bir sahabe der ki;

“Hz. Peygamber, kadir gecesini bize bildirecekti. Fakat o sırada iki müslümanın münakaşa ettiğini gördü. Bunun üzerine bize : “Size kadir gecesini haber vermek için çıkmıştım, falanla falanı münakaşa ederken gördüm, Kadir Gecesinin hangi gün olduğunu unuttum” dedi. (Müslüman Şahsiyeti : 343)

İki kişinin münakaşasına bakın. Müslüman müslümanla uğraşmayacak. Müslümanlar hataları yüzünden hayırdan, rahmetten nasıl mahrum olduklarını göstermesi bakımından bu olay bize mesaj olmalıdır. İbn-i Abbas (ra) :

“Kadir Sûresi otuz kelimeden ibarettir. Yirmi yedinci kelime ‘Kadir’ gecesi kelimesidir” demiştir.

Kadir gecesinin asırlardır yirmi yedinci gece olarak kabul edilip ihya edilmesi, ümmetin ittifakı ile de teyit olunmuş bir hakikattir.

Diğer geceler belli de kadir gecesi neden tam olarak bildirilmemiştir? Diye soruluyor:

O geceyi ihya edenler derler ki: Biz bin aydan hayırlı olan geceyi ihya ettik. Allah bizi bağışladı der, bundan sonra da amelleri azalabilir. Yaptıklarına güvenirler, gaflete düşerlerde helâk olurlar.

Rabbım ölümü de gizledi, devamlı ibadet etsinler diye. Kendilerine ölüm gelince imanla gitsinler, amelleri onları kurtarsın diye rabbım gizlemiştir.

Peygamberimiz son on günde itikafa çekilirdi. İtikaf nedir? İtikaf farz-ı kifayedir…

İtikafa giren hangi gece olursa olsun onu yakalamış olacaktır.

*Hz. Aişe (radıyallahu anh) anlatıyor : “Resûlullah (aleyhissalatü vessellam) vefat edinceye kadar Ramazan’ın son on gününde itikafa girer ve derdi ki : “Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on gününde arayın” Resûlullah (a.s.m.) den sonra zevceleri de itikafa girdiler.” (Tirmizi Savm, 71)

Ramazanın son on gününde Resûl-i Ekrem (sallâllâhü aleyhi ve sellem) Mescid-i Nebevide itikafa çekilirdi. “Rabbim, kapına geldim. Sen beni affetmedikçe, buradan bir yere gitmem” anlamına gelen namaz, dua, zikirden ibaret bu yoğun ibadet esnasında, evine sadece zarûri ihtiyaçları için giderdi. Hatta bu günlerde (Mescid-i Nebevi’ye bitişik olan evinin kapısından içeri mübarek başını uzatır, o güzelim saçlarını Hz. Aişe annemiz tarardı.

Buna göre Kadir Gecesi Ramazanın son on gününde ve tek günlerde aranacaktır. Ekseriyetin görüşü de 27. gece kadir gecesidir.

 

BU GECE NELER YAPALIM?

            Bu gece, en önemli zaman dilimi, kaçırılmayacak fırsat…

Müslümanlar olarak Kadir Gecesinin feyzine de son derece muhtaç olduğumuz bir dönem geçiriyoruz.

 

Bu gece kurtulanlardan olabilmek için neler yapalım?

1- Önce Kur’an bu gecede inmiştir. Öyleyse bu gece Kur’an Gecesi olmalıdır.

Cenab-ı Allah: () “Biz onu mübarek bir gecede indirdik.” (Dukan: 3) () “Biz o Kur’an-ı Kadir Gecesinde indirdik.” (Kadir: 1) buyuruyor.

Bu gece Kur’an çok okunacaktır. Hz. Peygamber bir hadislerinde : () “Evlerinizi namaz kılarak, Kur’an okuyarak nurlandırınız” buyuruyor.

Peygamberimiz : “Kur’an, okuyana şefaatçi olacaktır.”

“En hayırlınız Kur’an-ı, öğrenen ve öğretendir” buyuruyor.

En önemlisi; okumakla beraber Kur’anla amel etmektir.

Bir dostumuz bize mektup yazsa, istekleri olsa, biz okusak koysak, bizden memnun olur mu?

Doktorun yazdığı reçeteyi cebe atsak bize fayda verir mi?

Kur’an bizim mutluluğumuz için inmiştir. O Allah’ın bir talimatıdır. O talimata uymazsak mutlu olamayız.

2- Tevbe edelim: Hz. Peygamber: () Günahlarından dolayı tevbe eden günah işlememiş gibidir.” Allah’ın affı bizim günahlarımızdan daha büyüktür.  Ümit kesmek de, tamamen ümit var olmak da doğru değildir.

Şeytan: “Kullarını saptıracağım” diye Allah’a yemin ettiği zaman Cenab-ı Allah da : “Tevbe ettikleri takdirde bende af edeceğim” buyurmuştur.

Hz. Ali’ye biri şöyle diyor :

“Günah işledim tevbe ettim. Gene günah işledim” Hz. Ali (ra):

“Gene tevbe et” O adam :

“Ne zamana kadar ya Ali!” diyor. Hz. Ali (ra) :

“Şeytan senden ümidini kesinceye kadar, günah-lardan arınıncaya kadar, günah işlememeye başlayıncaya kadar” diyor.

Cenab-ı Allah : “Tevbe edin” diyor.

Tevbe etmek her kula vaciptir.

3- Dua edelim. Hz. Peygamber : “Dua mü’minin silahıdır.” Dua belâ ateşini söndürür” diyor.

Hz. Aişe: “Kadir gecesine ulaştığımda nasıl dua edeyim? Demiş.

Hz. Peygamber : = Allah’ım! Affı seversin, kerimsin, beni affet” de demiştir.

Allah : “Dua edin icabet edeyim”, “Yok mu dua eden duasını kabul edeyim” deyip durur. Biz de dua ederek kurtulalım.

4- Namaz kılalım. Peygamber :”Namaz dinin direğidir”, “Cehennemdekilere: -Sizi buraya sürükleyen nedir? “Biz namaza önem vermezdik” diyecekleri haber verilmiştir.

Kaza borcu olanlar mutlaka ödemeyi düşünsün…

Bu gece kaza namazı, tespih namazı, nafile namazları kılalım.

5- Hz. Peygamber’e bol bol salavat-ı şerife getirelim, selâm gönderelim. : “diyelim.

Peygamberin şefaatine layık olmanın yolu onu sevmek sünnetine tabi olmaktır ve O’nun üzerine salavat getirmektir.

6- Zikir yapalım : Zikir farzdır. Bu gece melekler iner, sabah geri dönünce Allah sorar :

“Kullarım ne yapıyor?” Melekler :

“Seni zikrediyorlar” deyince Cenab-ı Allah :

“Bende onları af ettim” buyuracağını peygamber haber veriyor.

7- Tebrikleşelim, dualaşalım :

Tebrikleşerek böyle zamanları hem hatırlatalım, hem de önemini anlatalım.

Sahip çıkmadığımız şeyler bir bir elimizden çıkıyor…

Bu gece gönül alalım, dua alalım.

8- İbadetin her çeşidini yapalım :

Bu geceye ait özel bir ibadet yoktur.

Gelecek Kadir Gecesine ulaşıp ulaşamayacağımı-zı bilemeyiz.

Bu gece, kendimiz, için ailemiz için, sevdiklerimiz için, insanımız için, müslümanlar için hatta bütün insanlığın kurtuluşu için bol bol dua edelim.

Kur’an’da : “Gecenin bir kısmında Allah’a secde et ve gece uzun bir süre Allah’a ibadete koyul” (İnsan : 25) emri vardır.

-“Allah’ın has kulları, geceleri Rablerine kıyama durarak, secde ederek, yalvararak ibadet ederler, seher vakti istiğfar ederler.” (Furkan : 64 ) İşte bu has kullardan olalım.

Kulun vazifesi, kendisini yaratan, yaşatan Rabbına önce iman, sonra da ibadet ve itaattir.

İbadetsiz, itaatsiz geçen bir ömür, pişmanlık vesilesi olacaktır.

Sıkıntılı, gafil bir hayat yaşamayalım.

Vakit geçirememekten şikayet edenler, ibadete sarılsın Kuran’a sarılsın. Zikre sarılsın.

9- Bu gece isyanların, gafletlerin sonu olsun. Bu gece kurtuluş olsun.

Sağlıklı yaşamak, çok yaşamak hep iyi yaşamak istiyoruz. Bunun için güzel yiyor, içiyor, spor yapıyoruz. Sağlığımıza dikkat ediyoruz. Ama her günün ibadeti var, sorumluluklar var. Uzun yaşamak hedef olmamalı, iyi yaşamak hedefimiz olmalıdır.

Biri bir Allah dostuna demiş ki:

“Benim için hayır dua et”

“Ya Rabbi, bu adamın canını bir an önce al” demiş. Bunun üzerine:

“Senden beddua değil hayır dua istedim” demiş. Bunun üzerine:

“Ben senin için hayır dua ettim. Sen ne kadar uzun yaşarsan günahın o kadar artacak, hesap vermen zorlaşacak” deyince adam bir şey diyememiş.

10- Bu gece gözyaşı gecesidir. Peygamberimiz (SAV) şöyle buyurur:

“Allah yanında iki damla sevimlidir”

1- Allah uğrunda dökülen şehit kanı,

2- Geceleyin dökülen göz yaşı.

Mevla’na der ki :

“Akıllılar önceden ağlar, ahmaklar sonra ağlar”

Ölmeyecekmiş gibi, hesap vermeyecekmiş gibi yaşanmaz.

Sevgili peygamberimiz, eğlence için, oyun için, başı boş yaratılmadığımızı bildirmiştir.

Kuran’da şöyle buyruluyor:

“Güldüren de Allah’tır, ağlatan da.” (Necm :43)

“Gülüyorsunuz neden ağlamıyor sunuz?” (Necm: 60-61)

“Yaptıklarının cezası olarak az gülüp çok ağlasın-lar.” (Tevbe :82)

Ağlamanın maddi manevi faydaları çoktur… Kuru göz, hastalık sebebidir.

Gözyaşı dökememek, ağlayamamak, katı kalpli olmak, ilahî bir cezadır.

11- Bu gece ibadet gecesidir :

Kuran’da : “İbadetiniz olmasaydı Rabbiniz size ne diye değer versin?” (Furkan : 177)

“Geceleyin namaz kıl” (insan : 26)

“Geceleyin Allah’ı tesbih et” (Kaf:40) buyrulmuş-tur.

Peygamberimiz (as)ın bildirdiğine göre:

“Farz namazlardan sonra en faziletli namaz gece namazıdır.”

“Gece namazına eşini kaldırana Allah rahmet etsin” (Ramuz el-Ehadis : 290/1)

Hz. Ömer’in oğlu Abdullah rüyasında cennete gider, cenneti gezer. Bu rüyayı kız kardeşine anlatır. O da Peygambere anlatır. Bunun üzerine Peygamberimiz :

“Ah Abdullah bir de gece namazı kılsa” der.

Ondan sonra Abdullah bir daha gece namazını bırakmaz. (İ. Canan, Hadis Ans. 12/357)

Bir gün teheccütten önce rüyamda bir eve götürdüler, evin ortasında besili bir eşek yatıyordu. Bana :

“Bu aile reisi, namaza kalkmıyor, namaz kılmıyor” dediler. Uyandım, uzun süre tüylerim diken diken oldu.

Kuran’da: “Ailene namazı emret, kendinde sabırla devam et.” (Taha : 132) emri vardır.

Gece ibadeti önemli bir ibadettir.

Kuran’da geceye and olsun, yemin olsun ifadeleri geçmektedir.

Gece kalkan, Rabbine yöneleni Rabbi huzuruna kabul eder.

Kuran’da :

-“Tefekkür etmek ve şükredici olmak isteyenler için gece ile gündüzü ard arda getiren Allah’tır.” (Furkan:62)

-“Gece ibadeti daha etkili, tefekkürle Kur’an okuyuş bakımından daha verimlidir.” (Müzzemmil :62)

-“Allah’ın has kulları, geceleri Rablarına kıyama durarak ve secdelere vararak ibadet ederler. Bunlar cennette pınar başlarında olurlar. Çünkü onlar geceleri pek az uyurlar, seher vakitleri istiğfar ederler.” (Furkan:64) buyrularak gece ibadetinin önemi anlatılmıştır.

Peygamberimiz (SAV)de bu konuda şöyle buyur-muştur.

“Beş vakit namazın dışındaki en faziletli namaz gece namazıdır.” Gece kalkan kulları için Cenab-ı Allah rahmetiyle tecelli eder” (Tâç : 1/324)

“Dünyada cennet nimetlerine benzer bir şey varsa, oda gece ibadetinden alınan zevktir.” (İhya:1/1034)

“Aman gece ibadetine sarılın. Sizden önceki halis salih kullar gece ibadeti ile yüceldiler. Çünkü gece ibadeti Allah’a yaklaştırıcıdır, günahları bağışlatıcıdır, günahlar-dan uzaklaştırıcıdır ve bedenin rahatsızlıklarını giderici-dir.” (Tâc 1/326) buyurmuş ve gece ibadetine önem vermemizi istemiştir.

Şöyle naklederler :

Tâbiinden 40 kişi, yatsı abdesti ile sabah namazı kılardı. Şeddar (ra) da gece sabaha kadar döner durur, uyuyamaz ve :”Ya Rabbi! Cehennem korkusu uyutmuyor” derdi.

Biri de : “Ya Rabbi! Senden cennet isteyecek yü-züm yok. Beni cehennem azabından koru” der dua ederdi. (Müslüman Şahsiyeti : 341)

*          *          *

            Biri, bir Allah dostuna :

“Allah beni seviyor mu? diye sorar. O da :

“Allah seni gece huzuruna çağıyor mu, kabul ediyor mu? Eğer çağırıyor, kabul ediyorsa, seni seviyor” der.

*          *          *

            Hasan Basri’ye :

Gece namaza kalkanların yüzleri neden güzel olur? Diye sorarlar, oda :

“Rahmanı ile baş başa kalmışlardır da ondan” der.

*          *          *

 

Şair :   “Gece gündüz zikredenin

Yardımcısı rahman olur.

Her yerde “Allah” diyenin

Hakk derdine derman olur” demiştir.

*          *          *

            Gece herkes kalkamaz. Cenab-ı Allah herkesi huzuruna çağırmaz. Herkesle beraber olmaz.

 

Gece ibadetine mâni olan şeyler nelerdir?

Haram lokma yemek, üzerinde kul hakkı bulundurmak.

Günahlarla iç içe oluşumuz ve günahların Allah’la aramızda perde oluşturması.

İman zayıflığı, imanı ibadetlerle besleyememek.

Nefsin esareti, nefsin arzularının kırılamaması.

Dünyaya düşkünlük, gözünü dünyaya dikmek.

Çok yemek yemek.

Çok uyumak.

TV’de program seçimi yapmamak. Geç vakitlere kadar o kanal bu kanal gezmek.

Göz resim çeker, kalbe yerleştirir. Hani ne denir: “İçinde resim bulunan eve melekler girmez” O kalbe de Allah girmez.

 

SONUÇ

            Bayramdan sonra bağlanan şeytanlar serbest bırakılacak vesvese verecek, tuzak kuracak, insana yapacağını yapacak…

Ramazan boyu kazandıklarımızı kaybetmeye razı olmamalıyız.

Müslümanlığımız sadece Ramazana ait, kandillere ait olmamalıdır. Hedefimiz, müslüman olarak ölmek olmalıdır.

İnsan, nasıl bir hayat yaşarsa, öyle ölecektir. Ahireti de ölümüne bağlı olarak devam edecektir.

Hayatın filme alındığı, yazıcı meleklerin her şeyi yazıp tesbit ettiği unutulmamalıdır.

Önemli olan bir husus da, Ramazan boyu oruç tutan, namaz kılan gençlerimizin kendi hallerine bırakılmamasıdır. Ana babalar kendi hesapları ile beraber yavrularının da hesabını verecek.

Sorguyu, hesabı, ahireti unutmamamız lâzım. Ahiret bizim ebedî kalacağımız yerdir. Ahireti nasıl unutabiliriz?

İbadet edebilmek, hidayet işidir. İbadet edememek ise cezadır. Cezaların ağırıdır.

Peygamber (as) : “Birini Allah’ın terk etmiş olması-nın alâmeti, okulun boş şeylerle uğraşmasıdır” demiştir.

Allah insanı terk ettiyse, kulluk defterinden sildi ise, kulluk yapamaz. Onun için yapılanlarda bir işe yaramaz.

Allah’ın sevgili kullarından birinin son anlarında yüzünü kıbleye çeviriyorlar. Kendine geliyor :

“Ne yapıyorsunuz?” diyor.

“Yüzünüzü kıbleye çeviriyorsunuz” diyorlar.

“Ben şu ölüm döşeğine yatıncaya kadar eğer yüzümü kıbleye çevirmemişsem, sizin yüzümü şu anda kıbleye çevirmeniz beni kurtarır mı?” diyor.

Ramazanlar gelip geçecek, Kadir Geceleri gelip geçecek, yüzünü kıbleye çevirmeyecek, o ölürken birileri yüzünü kıbleye çevirecek, birileri namazlarını kılacak, “iyi biliriz” diyecekler, kabirde yüzü kıbleye döndürülecek… Çok geç değil mi?

Rabbim gerçek müslümanlardan etsin. İmanla bu dünyadan göçen ve amelleri fayda verenlerden etsin.


Bu yazıyı 3.877 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.