Kaza-Kader Nedir?
      Her müslüman, hayrında şerrinde Allahtan olduğuna, her şeyin Allah’ın yaratması ve takdiri ile olduğuna inanmakla mükelleftir.
Kul seçer, Allah yaratır. Allah’ın yaratması ve takdiri, kulun iradesine mani değildir. Allah kulun tercihini bildiği için öyle takdir eder.
KADER: Allah’ın ezelden ebedeher şeyi bilip takdir ve tayin etmesidir. Allah her şeyi noksansız bilir.
KAZA: Allah’ın takdirinin gerçekleşmesidir. Bu Allah’ın kudret ve yaratma sıfatı ile ilgilidir.
Bir de insanın organlarının çalışması, doğması, ölmesi gibi iradesi dışı işler vardır.
İşimize gelmeyince zalim felek, kara talih olmaz. İyiliği kendimizden, kötülüğü Allah’tan bilmek yanlıştır. İşine gelmeyeni alın yazısı demek, çalışmadan ‘’kader’’ deyip geçmek ve kaza kaderi tartışmak yanlıştır.

Allah kulunu zorlar mı?
      Allah’ın yazmış takdir etmiş olması, zorlamak ve iradeyi baskı altına almak değildir. Allah kulun ne yapacağını bildiği için öyle yazmıştır. Her şey insan iradesine bağlıdır. Takvimde ay ve güneşin tutulmasının yazması gibi.
İnsanın sorumlu oluşu, ceza mükafatın oluşu insanın işlerinde hür oluşunun ifadesidir. İnsan, yaptığı şeyleri ben yapmadım diyemez.
Kuranda şöyle bildirilmiştir:
-‘’Allah fesatı sevmez.’’ (Bakara:205)
-‘’Allah kullarının küfürüne razı olmaz.’’ (Zümer:7)
-‘’Allah kötülüğü emretmez.’’ (A’raf:28)
-‘’Sana gelen kötülük kendindendir.’’ (Nisa:79) Bu ayetlere göre Allah kulunu zorlamaz.

Kader değişir mi?
      Allah Kur’an’da:’’Allah ne dilerse onu yapar; dilediğini siler, dilediğini sabit bırakır.’’ (Rad:39) buyurur. Mesela inançsız, iman ederse kaderi değişir.
Tedbir kaderi değiştirir. Peygamberimiz yıkılacak duvarın yanından hızlıca geçmiştir. Neden kaçıyorsun denilince:’’Allah’ın kazasından kaderine kaçıyorum’’ demiştir. (Nisa:71)
‘’Sadaka kazayı, belayı defeder’’ buyurur peygamberimiz.
Dua kaderi değiştirir. Hz. Ömer: ‘’Allah’ım eğer adımı şakiler arasına yazdıysan sil. Eğer adımı saidler (iyiler) arasına yazdıysan sabit kıl’’ diye dua etmiştir.
İnsan çalışmazsa rızkından mahrum olur. Öğrenci çalışmazsa başarısız olur. Yani insan kaderini kendi yazar. (Şura:30)

İnsan yaptıklarından sorumlu mudur?
      İnsan, yaptıklarını kendi irade ve isteği ile yaptığı için sorumludur. Kötülük yapıpta kendini kader kurbanı ilan edemez.
Kur’an’da:’’Başınıza gelen musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir.’’ (Şura:30)
-‘’Kim iyi iş işlerse faydası kendisinedir. Kim de kötülük yaparsa zararı kendinedir. Rabbin kullarına zulm edici değildir.’’ (Fussılat:46) diye bildirmiştir.
İnsanın yaptığı bir iş için ‘’İyi ki böyle yapmışım’’ ‘’İyi ki şöyle yapmamışım’’ ‘’Keşke şöyle yapsaydım’’ ‘’Yaptığıma pişmanım’’ gibi ifadeleri onun hür iradesini ve sorumluluğunu gösterir.
İnsan asansörün hangi düğmesine basarsa o katta olur. Bunun için başkasını suçlayamaz.

Kaza-Kader inancının faydası nedir?
      Kaza kadere doğru bir şekilde inanan, boşu boşuna üzüntü çekmez. Ona bela ve musibetler ağır gelmez. Peygamber (as) şöyle buyurur: ‘’Kadere iman üzüntüyü giderir.’’ (Ramuz el-Ehadis:193/5) Acılar, üzüntülerden şikayetçi olmaz. Günaha kefaret diye düşünür. Ecelini, rızkını onun bunun elinde aramaz. Kendine verilene razı olur. Her şeyin Allah’tan geldiğine inanıp kötü kadere bağlamaz. Allah’tan gelene boyun eğer, razı olur.
Kadere iman insanı stresten, bunalıma düşmekten korur.
Kadere inanan tedbiri elden bırakmaz, duayı ihmal etmez. Allah’tan her şeyin hayırlısını diler.
Olan bir şey içinde ‘’Böylesi hayırlıymış’’ der.

Tevekkül inancı tembelliğe sevk eder mi?
      Tevekkül Allah’a dayanıp güvenmek demektir. Kur’an: ‘’Gerçekten iman ediyorsanız Allah’a tevekkül ediniz.’’ Diyor. (Maida:23)
Tevekkül eden Cenab-ı Allah’ın korumasında olduğu güvencesinde yaşar. Yalnız olmadığını bilir. Beklediğini Allah’tan bekler.
Tevekkül, çalışmayı bırakmak değildir. Her türlü çalışmayı yaptıktan sonra, işin hayırlı olması için Allah’a havale etmektir.
Devesini bırakıverene peygamber(as):
-‘’Deveni ne yaptın’’ deyince o:
-‘’Allah’a havale ettim’’ demiş. Peygamber (as) ona:
-‘’Deveni sağlam kazığa bağla ondan sonra havale et’’ demiştir. (Tirmizi, kıyamet:60)
Dinimizde tevekkül inancı tembelliğe prim veren bir anlayış değildir.


Bu yazıyı 2.280 kişi okudu.

Araştırmacı Yazar
Mustafa ÖSELMİŞ