Komşu Hakkı

Önemli haklardan biri de komşu hakkıdır. Allah şöyle buyurur: “Allah ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere yolculara yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın. Allah kendisini beğenenleri ve böbürlenip duranları sevmez.” (Nisa:36)

Peygamberin ifadesiyle : “Kafir olan komşunun bir hakkı, Müslüman olan komşunun iki katı, akraba olan komşunun üç hakkı vardır.”

Atalarımız : “Ev alma, komşu al” diyerek komşunun ne kadar önemli olduğunu belirtmişlerdir.

İyi komşu sahibi olmak, en büyük bahtiyarlıklardan biridir. Çünkü komşu komşunun külüne muhtaçdır.

Peygamber : “Cebrail, komşu hakkında öyle ısrarla tavsiyede bulundu ki, komşuyu komşuya mirasçı yapacak zannettim.” demiştir. (K.Sitte:17/489)

Ne kadar da üzücüdür ki, son zamanlarda komşuluk ilişkileri çok zayıftır. İslâm’ın, kültürümüzün ve insanlığın istediği gibi değildir. Komşuluk ilişkileri geri de kaldı. Komşunun komşu ile ilgilenmesi eskidendi. “Komşuluk öldü” sözünü sıkça duyar olduk. Buna “çağdaş yaşam” diyorlar, neresi çağdaş bunun Allah aşkına…

Telefon, televizyon icad edildi komşu ziyaretleri, hasta, yaşlı ziyaretleri bitti. Baş sağlığı bile telefonla yapılıyor. Komşu, komşunun cenazesinden haberi olmuyor.

Eskiden : “Gönül ne kahve ister, ne kahvehane, gönlü sohbet ister kahve bahane” denirdi. Şimdi en güzel tebliğ yolu olan sohbetler de bitti.

Hz. Peygamber : “Allah katında komşuların en hayırlısı, komşularına karşı en hayırlı olanıdır.” (Tirmizi:1945)

–          “Komşusu şerrinden emin olmayan, vallahi gerçek mü’min olmaz.” (Buhari Edep:29)

–          “Komşusu şerrinden emin olmayan kimse cennete giremez.” (Müslim İman:73) buyurur.

Rabbim bizi iyi kullarının arasına katsın, Salihlerle beraber yaşatsın, iyilerle beraberde haşretsin inşallah. Kötü komşulardan bizleri korusun.

Biri bir gün Peygambere :

–          “Bana bir şeyler söyle, onları yapayım, cennete gireyim” der. Peygamber O’na şöyle der:

–          “İyi ol.”

–          “İyi olduğumu nasıl bileyim.”

–          “Komşularına sor. Eğer onlar iyi olduğunu söylerse, iyi bir kimsesin.” demektir, cevabını verir.

Komşuların şehâdeti çok önemlidir. Komşuları bir kimseye iyi diyorsa, o kimse, Allah yanında da iyidir.

Kendi kendimize soralım bize “iyi mi” diyorlar, yoksa “kötü mü” diyorlar.

Size iki ibretli olay nakletmek istiyorum.

Biri Hz. Peygambere gelerek komşusunun kendisini rahatsız ettiği anlattı. Peygamber:

–          Nerde Ebû Bekir, Ömer ve Ali? diye sordu.

Hemen huzura gelen İslâm’ın bu aziz tebliğcileri şu emri aldılar.

–          Bugünden itibaren mescidin önünde ve Müslümanların toplu bulunduğu yerlerde komşu hakkını tebliğ edecek ve diyeceksiniz ki:

–          Ey Müslümanlar, biliniz ki, her Müslüman’ın evinin etrafında kırkar hane komşudur. Ve yine biliniz ki, komşusunu (haksız yere) rahatsız eden cennete giremez!

Nitekim bir gazada ashâbını toplayan Resûlüllah şu emri verdi:

–          Üzerinde komşu hakkı bulunanlar, bugün bizimle gelmesinler!

Anlaşılan, o gün çarpışma vâki olacaktı. Zafer kazanabilmeleri için Müslümanlarına arasında komşu hakkı yüklenmiş hiç kimsenin bulunmaması gerekliydi…

Bu sırada mahcup biri yaklaştı Resûlüllah’a dudaklarından dökülen itirafı söyledi:

–          Ben komşumun, bahçesindeki ağacın altına abdest bozmaya oturmuştum!

Resûlüllah ne karşılık verdi buna biliyor musunuz?

–          Öyle ise sen bugün bizimle gelme!

İlişkilerimizde komşuyu incitmemeliyiz. Kendimiz için istediğimizi komşular içinde istemeliyiz. Peygamberimiz bunu yapmadığımız müddetçe hakkıyla iman etmiş olamayacağımızı söylüyor. (Müslim, İman:72)

–          Ayrıca, “Allah ve ahiret gününe inanan kimse, komşusunu incitmesin.” (Buhari Edep:31) diyor.

Fuzuli şöyle diyor:

“Mü’min oldur ki mümkün oldukça

Komşusun gayriye etmeye muhtaç

Ol değildir kim huzur ile geceler

Özü tok yata, komşusu yata aç.”

İnanan,komşusu ile iyi geçinir. Onun bazı şeylerine de katlanmalıdır. Ona eziyet vermekten de sakınmalıdır.

Peygamber : “Kıyamet gününde her şeyden evvel Allah’ın huzuruna gelen iki hasım komşudur,” (İhya:1/574) der.

Altlı üstlü, yan yana oturan, birbirlerine çok yakın olan, balkondan balkona geçilen evlerde oturanlar, biraz dikkatli olmalıdır. Açık kapılar, balkonlar iç içe bakan evlerde oturanlar, gözlerine, kulaklarına sahip olmalı, çöpünü, pisliğini komşunun balkonuna penceresine silkmemeli, ıslak çamaşırını komşunun üzerine damlatmamalı, televizyonun, radyonun sesini kendisi için açmalı, bağırıp çağırmamalı, çocuklarına gürültü ettirmemelidir. Sadece kendini düşünen bencil bir insan olmamalıdır.

Peygamber : “Cebrail bana durmadan komşuma iyilik yapmamı tavsiye etti ben, komşuyu komşuya mirasçı kılacağını zannettim.” (R. Salihın 1/301) demiştir.

Komşu, komşuya zarar vermemeli, onunla ilgilenmeli, yardımlaşmalı ve komşusunu, çocuklarını başkalarından korunmalıdır.

Muaviye Peygambere sordu:

–          Komşunun üzerimdeki hakkı nedir? Cevap verdi:

–          Hastalanınca ziyaret edersin, ölünce defnedersin, senden yardım isteyince yardım edersin, derdiyle, sevinci ile ortak olursun. Hiçbir şekilde onun hakkına tecavüz edip, onu rahatsız etmezsin, yediğinden gönderirsin, gönderemezsen, kokusu ile rahatsız etmezsin. (Hayatüs-Sahabe:3/47)

Ebuzere de şöyle dedi:

–          “Çorba pişirdiğinde suyunu bol koy ve komşunu gözet.” (Müslim Birr:142)

Komşunun hakkını ancak, Allah’ın çok az şanslı kulları gözetebilir.

Hz. Peygamber : “Komşusuna eziyet eden bana eziyet etmiş olur. Bana eziyet eden Allah’ı eziyet etmiş olur. Kim komşusu ile kavga ederse, benimle kavga etmiş olur. Benimle kavga eden, Allah’la kavga etmiş olur.” (Ramuz el-Ehadis:395/7) buyuruyor.

Komşu hakkından çok korkulmalıdır. Bilhassa zayıf komşuların gönlü alınmalı, duası alınmalı, bedduasından son derce kaçınılmalıdır. Çünkü Allah’ın reddetmeyeceği dualardan biri de komşunun komşu için yapacağı duadır.

Kötü komşuya bile iyilikle, güler yüz, tatlı dille, sabırla iyi olmasını sağlayabiliriz.

İmam-ı Azam-ı rahatsız eden, içkici bir komşusu vardır. Verdiği zarar nedeniyle tutuklanır. Karakola götürülmüştür. İ. Azam Hz. leri gider “iyiliğine şahitlik yapar. Onu kurtarır. O da içkiyi de bırakır, kimseye de zarar vermez. Sonunda çok iyi bir komşu olur.”

Sıkıntıya düşen komşunun sıkıntısını giderenin, Allah da sıkıntısını giderir. Onun için kapımızı çalarsa, onu boş çevirmeyelim, “yok demeyelim” onu sıkıntısı ile baş başa bırakmayalım. Sonra biz de sıkıntıdan kurtulamayız.

Kiracı olarak girdiğim evlere “Bakın ben sabah namazına kalkarım” der giderdim. Üç çocuk büyüttü hiç kimse şikayetçi olmamıştır. Bir torun büyüttüm alt komşum çalışıyordu onun yattığı odanın üstünde gürültü ettirmezdim ve çocuğun gürültüsünden defalarca özür diledim.

 

a)     Komşuya Küsülür mü?

Komşu rahatsızlık verirse, sabredilir, nazik bir şekilde uyarılır.

Peygamberimiz : “Ya Aişe Kurban etini dağıtmaya önce komşumuz Yahudiden başla” demiştir. (Hanımlara Özel Fetvalar:145 Faruk Beşer)

–          “Müslümanın kardeşiyle üç günden fazla konuşmaması helal değildir.” (Buhari Edep:57)

Ne zamanki, Allah’ı inkâr eder, din, Müslüman düşmanlığı yaparsa, ahlaksız ise, ilgi kesilir. Çünkü dostluk da düşmanlık da Allah içindir. Ama kötüde olsa kötülük yapılmaz. Cezalandırmak Allah’a mahsustur. Kul, sabreder sevap kazanır.

Eğer küsmek Allah içinse küsülür. Ama eften püften meselelerle münakaşa etmek, kavga etmek küsüşmek, zarar vermek, bunlar olmaz.

Orada burada kötü olan komşunun aleyhinde konuşulmaz. Gıybet olur, bu da ölü eti yemektir. Efendim kötü, söylediklerim doğru denemez. Doğru olduğu için gıybet oluyor. Doğru olmasa iftira olur.

 

b)     Komşunun Davetine İcabet Edilir mi?

Komşunun komşu üzerindeki haklarından bir de davetine icabet etmektir. Hatta davete icabet vaciptir.

Tabi ki, her davete de gidilmez.

Hz. Peygamber : “Sakın içki bulunan sofraya oturmayın” diyor. Oturmayın dediği için oturmayız.

Cenab-ı Allah : “İyilerle doğrularla beraber olun” buyuruluyor. (Tevbe:119)

–          Bize haram ikram edilecekse, onu almayın, yemeyiz.

–          Davette haram işler işlenecekse, gitmeyiz.

–          Kadın erkek karışık oturulacak, el tutulup günaha girilecek ise gitmeyiz.

Böyle durumlarda komşu hakkı gözetilmez. Böyle davetlere icabet edilmezse, günah yok, sevap vardır. “Allah’a isyan olan yerde kula itaat olmaz.” diyor Peygamberimiz.

Eğer gitmemek fitneye sebep olacaksa, mazeret bildirilir. Duruma göre, söylemek uygun olacaksa, niçin gelemeyeceğimiz açıkça söylenir.

“Komşu hakkı” deniyor Ya Allah’ın hakkı ne olacak? Adam gibi davransın o Allah’ın hakkına riayet etsin, komşuda komşuluk hakkına riayet etsin. Komşu hatırı, Allah hatırından önde değildir.

 

c)     Komşu Mahrem midir?

Komşu, bir kadın için babası, erkek kardeşi, kayın pederi, amcası, dayısı gibi bir yakını değildir. Komşu nâmahremdir. Onun yakın oluşu, komşu hakkının büyük bir hak olması, senlibenli olmayı gerektirmez. Hiçbir yasağı meşrulaştırmaz.

Akrabalık bile yasakları meşrulaştırmazken, komşuluk nasıl meşrulaştırsın?

Hz. Peygamber : “Komşusunun ailesiyle zina edenin Allah yüzün bakma. Onu temize çıkarma. Kendisine, gir cehenneme, denir.” (Ramuz: 211/7) buyuruyor.

Komşunun iffeti namusu, kendi iffet ve namusumuz gibi korunacaktır.


Bu yazıyı 4.999 kişi okudu.

3 YORUMLAR

  1. Konu güzel izah edilmiş örneklerde çok hoş ama yazım hatalarından dolayı bazı şeylerin anlaşılmazında sıkıntı var.Ama ALLAH razı olsun teşekkürler.

  2. Şehir gürültüsünden kaçıp bir köye yerleştim.Öyle bir komşulara rastladım ki anlatamam.Defalarca ikaz ettik ama boşuna.Gürültüleri yetmiyormuş gibi bir de çocuklarının karşımıza geçip bizimle alay etmesi bizi iyice bezdirdi.Şehire gittiğimizde dinlendiğimizi hissediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.