Kozmetik ürünler nasıl elde ediliyor biliyor muyuz?

22 Haziran 1988 de Aile Planlaması Sempozyum’una konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Ümit MERİÇ şöyle demiştir:”Kürtaj sonucunda ana rahminde öldürülen ceninler kamyonlarla gelişmiş ülkelere gönderilmekte ve kozmetik ürünlere malzeme olmaktadır.” (10-10-1998- Sağduyu Gazetesi)
“Kürtajla alınan ceninler, Kadın Doğum Hastanelerinden kozmetik firmaları tarafından satın alınmakta ve kozmetik ürünlerinde kürtajla alınmış ceninler kullanılıyor.” (1- Nisan 1994- Zaman )
Peru’da insanları öldüren ve cesetlerden elde ettikleri yağları parfüm ve güzellik ürünlerinin yapımında kullanmak üzere satan bir çete ortaya çıkarıldı. (21 Kasım 2009- Yeni şafak)
-”Makyaj, yüz kremi, rimel, ruj, oje, şampuan, sprey, deodorant ve diğer kozmetik ürünlerin neye mal olduğunu kadınlar biliyor mu acaba? Sadece “ABD’de 50 bin kedi, 61 bin maymun, 160 bin köpek, 554 bin tavşan ve milyonlarca fare bu “lüks” için katlediliyor. Deneyler için her yıl 300 milyon hayvanın katledildiğini söylersek, güzelleşme uğruna işlenen cinayetlerin boyutu, kendiliğinden ortaya çıkar. Böyle bir vahşet sonrasında elde edilen kozmetik ürünlerinin sarıp sarmaladığı, makyajladığı ve gerçek benliğinden uzaklaştırdığı kadın“Cazibe”sini(!) kullanmaya hazırdır artık”
“Kozmetik firmaları tarafından üretilen güzellik kremlerinde hayvan ve kürtaj(insan) plasentaları kullanılıyor. Bilindiği gibi plasenta, ana rahminde ceninin korunup geliştirdiği özel muhafaza “eş” Kürtajla rahimden kazınarak alınan bu plasentaların tonlarcası, Rusya’dan geliyor. St. Petersburg’da ki hastane IS adlı kürtaj kliniğinden bir doktor, yalnızca kendi kliniğinden geçen yıl Fransa’ya 34.400 kürtaj plasentası sattığını söylüyor. Fransa’da bu plasentaları kozmetik firmalarına satan Institut Merieux yetkilileri ise dünyanın çeşitli ülkelerinden günde tam 19 ton plasenta satın aldıklarını açıklıyor. Böylece daha doğmadan minik insan namzedi, bir avuç güzellik meraklısının daha yumuşak ve pürüzsüz, bir cilde sahip olması için kullanılıyor. Bu akıl almaz iğrençlik ve vahşet ” güzellik ve çağdaşlık merkezi” adı altına gizlenen çirkinlikleri bir defada bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. (13-05-2003- Yeni Asya)
Şimdi soruyorum: Vahşetle güzellik olur mu?


Bu yazıyı 2.559 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.