İşlediği günaha, harama helal demedikçe, inkâr etmedikçe kimseye küfürle itham etmek, “kâfir” demek caiz de değildir, uygunda değildir.

Fakat her günah insanın kalbini karartır. Her günahta küfre açılan bir kapı vardır. Bu unutulmamalıdır. Onun için her günahtan sonra hemen tövbe etmek lazımdır.

Âdem (as) ile Havva validemiz cennette günah işledikleri zaman Allah “kâfir oldunuz” dememiştir. “Tövbe edin” demiştir.

Günah işleyen, günahkâr sayılır. Ama işlediği günahın, günah olduğunu kabul etmezse kâfir olur.

İnancımızda herhangi bir insana “kâfir” demek tehlikeli bir iştir. Bir insanın kâfir olup olmadığını Allah bilir. Şüpheli bir durumda olsa yine açık kapı bırakmak gerekir. Çünkü “kâfir” demenin bir faydası da yoktur.

Bilemeyiz belki günah işleyen pişman olur. Tövbe eder. Belki Allah onu bağışlar. Belki işlediği sevaplı işler günahını alıp götürür. Hud: 114. Ayette: “İşlenen güzel ameller, günahları götürür.” Buyrulur.

Sonra kulu cezalandırmak insanların işi değildir. Cezalandırıcı Cenab-ı Allah’tır. Peygamberimiz: “Müslüman, kusur bulucu değildir.” Demiştir.

Bir hadislerinde de : “Birisine söylenilen “kâfir” sözü, söylenilen kâfir ise, yerini bulmuştur. Değilse söz, söyleyene geri döner.” Buyurur. (Riyaz’üs-Salihın: 1591)

Mesela; Ashab-ı Kiram’dan birine “kâfir” diyen kâfir olur. Çünkü Kur’an’da Ashab-ı Kiram’ın cennetlik olduğu haber verilmiştir. Kur’an’a inanılmamış olur.

İnkârı olmayanın küfürle itham edilip kâfirliğine hükmedilmesi asla doğru olmaz. İnkâr, iman esaslarının birini veya bazıları, Kur’an ve sünneti reddetmekle gerçekleşir. Peygamberimizin ardında namaz kılan 300 kadar münafık vardı. Melekler onları adlarıyla bildirdiği halde peygamberimiz onlar hakkında da bir şey söylememiştir.

Bir hadislerinde buyurur ki:

-“İnsanlar, Allah’tan başka tanrı yoktur. Muhammed onun elçisidir deyinceye kadar, kendileri ile savaşmakla emrolundum. Ne zaman bunu söylerse, can ve mal güvenliğine sahip olmuş olurlar.” (Buhari, Cihad: 102)

İnsanların kalbini yarıp bakamayacağımıza göre bizim görevimiz, ona buna küfürle itham etmek değildir.

Ayrıca başkalarını lanetlemek, beddua etmekten de, kötü zanda bulunmaktan da kaçınılmalıdır. Bu olgun Müslüman’ın işidir.

Bedduada, lanet de ve küfürle ithamda yerini bulmazsa geri döner.

Ayıp araştırmak, kusur bulmak, kötü zanda bulunmak Müslüman’ın vasfı olamaz.


Bu yazıyı 7 kişi okudu.

Araştırmacı Yazar
Mustafa ÖSELMİŞ