KURAN-I KERİM

Kur’an-ı Kerim, yüce Allah tarafından Cebrail (as) aracılığı ile Muhammed (as)’a ve O’nun ümmeti ile beraber bütün insanlığa gönderilmiş son kitaptır.

23 yılda vahiy tamamlanmış 6666 ayet, 30 cüz, 114 süredir. Eşsiz bir kitaptır.

Kur’an, Arapça olarak inmiştir.

Dilimize çevrilmesine Tercüme, açıklanmasına tefsir denir.

İlk sûre Fatiha, son sûre Nas sûresidir.

En uzun sûre Bakara sûresi, en kısa sûrede Kevser sûresidir.

 

            Kur’an’ın adları şunlardır:

– Kur’an-ı Kerim

– Mushaf

– Furkan

– Zikir

– Hüda

– Nûr

– Hakim

– Kadim

 

Kur’an, çağlar üstü bir kitaptır. Çağların gerisinde kalmamış, çağları arkasından sürükleyen bir kitaptır.

Kur’an meydan okur: ‘‘Allah’ın kelamını değiştirecek kimse yoktur.’’ (En’am:34)           – ‘‘Onu biz indirdik, biz koruyacağız’’ (Hıcır:9)

Kur’an bugüne kadar hiçbir değişikliğe uğramamıştır. Kıyamete kadar hükmü bâkidir.

Kur’an, 14 asır önce son sözünü söylemiştir. Yeni yeni buluşlar yapan ilimle hiçbir zaman ters düşmemiştir.

Münih Üniversitesi, farklı ülkelerde 42 bin Kur’an-ı karşılaştırmış, hiç bir farklılık bulunamamıştır.

Kur’an Peygamberimizin en büyük mûcizesidir ve mucizelerle doludur. Dinleyenleri, okuyanları araştıranları hayrete düşürmekte, müslüman değilse, müslüman olmasına neden olmaktadır.

 

            KURAN NİÇİN İNMİŞTİR?

            – Doğru yolu göstermek için. (Bakara:2)

– Doğru ile yanlışı ayırt edebilmemiz için. (Furkan:1)

– Amel edilmesi için (Nisa:105)

– Cenneti müjdelemek için. (Kehf:2)

– Azaba karşı uyarmak için (Ahkaf:12)

– İbret almamız, nasihat almamız için. (Kahf:45)

– Dünya ahiret saadetini temin için. (İsra:82)

– Okuyup sevap kazanmamız için. (İsra:106)

 

            KUR’AN DAN BİR KAÇ UYARI:

            -‘‘Her canlı ölümü tadıcıdır. Siz bir gün geri döndürüleceksiniz. (Enbiya:35)

-‘‘Ölüm anında Ey insan! Bu senin hep kaçtığın şeydi’’ denir. (Kaf:19)

-‘‘İnsan başıboş bırakılacağını mı sanır.’’ (Kıyamet:36)

-‘‘İnsan imtihana tabi tutulmadan’’ ‘‘iman ettim’’ demekle bırakılıvereceğini mi sanır?’’ (Ankebut:2)

-‘‘Siz boş yere yarattığımızı ve geri döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?’’ (Mü’minün:115)

-‘‘Biz insana şah damarından daha yakınız.’’ (Kaf:16)

-‘‘Allah’ın nimetlerini saymak isteseniz sayamazsınız.’’ (Nahl:18)

-‘‘O Allah her şeyi sizin için sizin yararınıza yaratmıştır. Düşünmez misiniz?’’ (Casiye:12)

-‘‘Biz yarattıklarımızı, oyun eğlence olsun diye yaratmadık.’’ (Duhan:38)

-‘‘Ey insan! Seni yoktan yaratan, seni ölçülü, dengeli kılan, seni en güzel biçimde yaratan, ihsanı bol Rabbine karşı sen, aldatan nedir? (İnfitar:6-8)

 

            KUR’AN’IN HÜKMÜ GEÇER Mİ?

            Kur’an’ın hükmü, zamana göre, mekâna göre, kişilere göre değişmez, değiştirilemez. Haram her yerde, herkese, her zaman haramdır. Bir şey haramı helalleştirmez.

Kur’an’ın hükmünü yanlış yorumlayan ve inkâr eden küfre girer.

Müslüman her zaman, her yerde, her şartlarda müslümandır.

Abbasi Halifesi Memun zamanında bir yahudi müslüman olur. Sebebini soran halifeye şöyle anlatır:

Tevrat yazdım sattım. İncil yazdım sattım. Birde Kur’an yazdım hiçbir müslümana kabul ettiremedim. Kur’an’ın tahrif edilemeyeceği, müslüman olmama neden oldu’’ der.

Kur’an faydalı şeyleri helal, zararlı şeyleri de haram kılmıştır. Haram kılınanların arasında bir tek faydalı şey bulunamaz.

İnsanlık kıyamete kadar Kur’an’a muhtaçtır.

O, insanlığa son mektup, son mesajdır. Kur’an, cahiliye insanını asr-ı saadet yaşattığı gibi, Kendisine uyanları da dünya ve ahiret saadeti yaşatacaktır.

Nasa yetkilileri: ‘‘Kur’an’ın açıkladığı gerçekleri, ilim anca çözüyor’’ demiştir.

(13-06-1989 sabah)

Müslüman olanların bazıları: ‘‘Kur’an’da hayat buldum’’ ‘‘Kur’an’la dirildim’’ demişlerdir.

Kur’an, icatlara keşiflere ve medeniyetlere ışık tutmuştur.

 

            KUR’AN-I ÖĞRENMEK

            Peygamberimiz bir gün Ashabına:

-Allah’a yakın olanlar vardır’’ dedi.

-Kimdir bunlar? denildi.

-Onlara, Kur’an ehlidir ve Allah’ın has kullarıdır.’’ Buyurdu. (İ.Canan Hadis Ans:16/513)

-‘‘Kalbinde Kur’an dan bir şey bulunmayan kişi, harap bir ev gibidir.’’ (Tirmizi:5/3079)

-‘‘En hayırlınız Kur’an-ı öğrenen ve öğreteninizdir.’’ (R.Salihin:339)

-‘‘Kur’an okuyan hata ederse, melekler onu düzeltir.’’ (Ramuz el Ehadis:57/13)

-‘‘Kalpler demir gibi paslanır’’ deyince:

-Cilası nedir ya Resûlallah? derler.

-Kur’an okumaktır’’ buyurur.

Kur’an para ile öğrenilmez, öğretilmez. Para olursa sevap olmaz. Allah:

-‘‘Ayetlerimizi az bir para ile satmayın! Azabımdan korkun.’’ (Bakara:41)

-Az bir değerle değişenler, yiyip de karınlarınıza doldurdukları ateşten başka bir şey değildir. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz. Onları temize çıkarmaz. Orada onlar için can yakıcı bir azap vardır.’’ (Bakara.174) buyurur.

 

            KUR’AN OKUMAK

Peygamberimiz (sav): ‘‘Evlerinizi Kur’an okuyarak nurlandırın. Bir evde Kur’an okunduğunda melekler hazır olur, şeytanlar çekilir. Ev halkına genişlik gelir, hayrı çoğalır, şer azalır. Bir de Kur’an okunmadığında, Orada şeytanlar hazır olur. Melekler olmaz, ev halkına darlık gelir. Hayır azalır, şer çoğalır.’’ (Ramuz el Ehadis: 196/2)

 

Peygamberimize sordular:

– Allah’ın en çok sevdiği amel hangisidir?

            – Konup göçendir.’’

– Konup göçen kimdir? dediler.

– Kur’an-ı okuyup bitiren ve tekrar başlayandır. (Tirmizi Kıraat 4/2948)

– ‘‘Kur’an okuyunuz. Çünkü size okuduğumuz her harfi için on sevap verilir.’’ (R.Salihin:1003)

–  ‘‘Kur’an okuyan kimse hata etse veya acemi olsa, melekler onun yanlışını düzeltir.’’ (Ramuz el-Ehadis:57/13)

            – ‘‘Kur’an-ı zorla okuyana iki kat ecir vardır.’’ (R.Salihin:998)

 

            Ku’an nasıl okunur:

– Abdestsiz okunmaz.

– Yerlere konmaz.

– Üzerine başka şey konmaz.

– Fatiha sûresi üstte olacak şekilde konur.

– Uzun sûre açık bırakılmaz.

– İçine başka şeyler konmaz.

– CD – kaset de Kur’an hükmündedir.

– Diz çökülür kıbleye dönülerek okunur.

 

Allah: ‘‘Kur’an’ı ağır ağır, tane tane okuyunuz.’’ (Müzzemmil 4)

Peygamberimiz: ‘‘Kur’an’ı med yaparak (uzatarak), teganni yaparak (titretme) ile okumayın.’’ (Ramuz el Ehadis: 543/19)

– ‘‘Kur’an okuyun, ağlayın, ağlayamazsanız ağlar gibi yapın’’ (Age:78/16)

Kur’an’ın ‘’oku!’’ emrine rağmen Kur’an bilmeyen okumayan veya az okuyan bir milletiz. İslam’ın temsilciliğini yapmış milletin torunlarına bu çok acı bir durumdur.

 

            KUR’AN’A UYMAK:

Kur’an bize uymamız, onunla amel etmemiz için indirilmiştir.

Kur’an’a uymak emir ve yasaklarını yerine getirmek, her müslümana farzdır.

Peygamberimiz (as):

– ‘‘Allah Kur’an’a uyanları yüceltir, uymayanları da alçaltır. (Müslim:2/817)

Kur’an’da: ‘‘Kim zikrimden yüz çevirirse, ona dar bir geçim veririm. Kıyamet günüde onu. Kör olarak haşrederim.’’ (Taha:124)

– ‘‘Kur’an’a sımsıkı sarılan ve namaz kılan, iyiliğe çağıranların mükafatını biz asla zayi etmeyiz.’’ (A’raf:170)

– ‘‘Azap gelip çatmadan Kur’an’a tabi olun.’’ (Zümer:55)

– ‘‘Mü’minler  Allah’ın ayetleri hatırlatıldığı zaman, sağır ve kör gibi davranmazlar.’’ (Furkan:73)

Kur’an’ı okumaktan maksat, Cenab-ı Allah bizden ne istiyor, bize neyi emrediyor, neden men ediyor bunu öğrenmek ve gereğini yapmaktır. Zekât ayetini okuyup, zekât vermemek, tesettür ayetini okuyup uymamak, faiz ayetini okuyup faizi terk etmemek olmaz. O zaman Kur’an ona fayda vermemiştir.

Başkalarını Müslümanlıktan soğutmak, iğrendirmekten de sakınılmalıdır. Lod hadley: ‘‘Kur’an’a baktım imrendim, sözde inananlar ki benim elli sene geç Müslüman olmanın müsebbibidir’’ der.

Kur’an Cenab-ı Allah’ın sağlam ipidir. Ona tutunan kurtulur. O ipe tutunmayan helâk olur.

Meselâ; Kur’an senet yapın diyor, yapmıyoruz.

– Yeryüzünün dengesini bozmayın’’ diyor, yapmıyoruz.

– Çevreyi kirletmeyin diyor, kirletiyoruz.

Kur’an okusa da Kur’an’a uymayanlar için Cenab-ı Allah:

– Bırak onları, daldıkları sapıklıkta oyalansınlar.’’ (En’am:91)

– ‘‘Ey Rabbim, kavmim Kur’an-ı büsbütün terk ettiler.’’ (Furkan:30)

Bilip okuyup da amel etmeyenler içinde: ‘‘Ciltlerle kitap taşıyan, merkebin durumu gibidir.’’ (Cuma:5)

 

Bu ayeti şair nazma dökmüş:

Ne kadar alim olursan ol,

Amel etmedikçe bil ki cahilsin.

Sırtı kitap yüklü bir eşek,

Sende buna mümasilsin!’’

 

            KUR’AN’A SAYGI:

            Altın yaldızlı Kur’an sahibi olmak, Kur’an-ı işlemeli torbalara koymak, pahalı Kur’an almak önemli değil. Kur’an-ı okumak onunla amel etmek önemli.

Osman Gaziye Kur’an’a gösterdiği saygı nedeniyle 6 asırlık imparatorluk nasip olmuştur.

Kur’an, Allah kelamıdır. Saygı ile okumak, saygı ile dinlemek gerekir. Allah: ‘‘Kur’an okununca onu saygı ile dinleyin ve susun ki, size rahmet edilsin. (Araf:204) buyurur.

 

Kur’an’a temiz olanlar dokunacaktır:

– ‘‘O’na ancak temiz olanlar dokunabilir.’’ (Vakıa:79)

Kur’an yemin kitabı olarak kullanılamaz. Kur’an üzerine yemin edilmez.

(Ramuz el Ehadis:417/10)

 

Osmanlı alimi Ömer Nesefi,  Akaid adlı eserinde:

– ‘‘Kur’an dan bir tek ayeti inkâr, Kur’an’la alay.

– Kur’an’ın bir hükmünü ayıplamak veya yanlış demek,

– Kur’an-ı pis yerlere atmak,

– Kur’an-ı değiştirmeye kalkmak,

– Kur’an-ı insan sözü saymak,

– Şakada olsa kendi sözü imiş gibi söylemek,

– Çok Kur’an okudum, faydasını görmedim’’ demek,

– Kur’an’a dil uzatmak, Ayetin anlamını değiştirmek, ona peygamber sözü demek, küçük düşürücü tavır takınmak, küfre götürür’’ der. (Sh.214-215)

 

Bir zamanlar Kur’an’a saygısızlık yapıldı. Yasaklandı. Yerlere atıldı, yakıldı, suç aleti oldu. Öğrenmek, öğretmek, okumak yasaklandı. Hatta Kur’an sayfaları kese kağıdı olarak kullanıldı.

Çeşmelerdeki besmele yazılarına bile tahammül edilemedi. Buna ne denir acaba?

 

Kur’an-ı büyü malzemesi kullanmak, muska yazmak küfre götürür.

Kur’an’ın kenarlarına yazılar yazmak şu ayet sunun içindir diye yazmak hoş bir davranış değildir.

Kur’an isim kitabı değildir…

Kur’an şifre kitabı değildir. Önüne gelen yorum yapamaz.

 

            KUR’AN ŞİFADIR HAYAT KAYNAĞIDIR:

– ‘‘Kur’an mü’minlere şifadır. Kur’an reçetedir. Kur’an şifadır, rahmettir.’’

(Yunus:57)+(İsra:82)

– ‘‘Kur’an, okuyana uyana şefaat edecektir.’’ (Müslim  Misafirin 252)

– ‘‘Kur’an’a uyan kurtulur.’’ (Bakara:26)

 

Nice nice Müslüman olanlar: ‘‘Kur’an da hayat buldum’’ ‘‘Kur’an’la dirildim.’’ ifadelerini kullanmışlardır.

Kur’an, yol göstericidir. Kur’an’a uyan, dünya ve ahiret saadetine kavuşur.

Ben, Kur’an-ı küçük yaşta öğrendim. Kur’an, bana da hayat verdi, arkadaşlarım dan farklı kıldı. Kötülüğe bulaşmadım. Hep mutlu ve huzurlu bir hayat yaşadım. Allah Kur’an sayesinde  bana bir çok lütuflarda ikram ve ihsanlarda bulundu, elhamdülillah…

 

            Okunan Kur’an’ın Sevabı Ölülere Ulaşır mı?

Kur’an, ölüye de diriye de şifadır.

Peygamberimiz, ölüler içinde dua etmiştir. Ölenlere fatiha, yasin gibi sûrelerin okunmasını tavsiye etmiştir. Bu birazda geri kalanların görevidir. Hatim indirip ruhlarına bağışlamak asırlardan beri sürmektedir.

Osmanlıda ölülere Kur’an, yasin ve hatim okutan vakıflar kurulmuştur.

Ölüye iyi şeylerde ulaşır. Kötü şeylerde.

Mezar taşlarına yazılan ‘‘Fatiha’’ lar boşuna yazılmamıştır. Ölenlerin ardından yapılan hayır hasenat ona ulaşır. Sadaka-i cariyeleri, devamlı ona sevap kazandırır. Ölünün borcu ödenirse, azaptan kurtulur. Mezarlıktan geçerken 3 ihlas bir fatiha okunur.

Bir hadiste: ‘‘Ölen için yasin okunursa, azabı hafifler’’ (Ramuz el Ehadis:79/4) buyrulur.

Ölenin ardından mevlid okunur, hayır – hasenat yapılır ruhuna bağışlanır.

Ölüleri unutmak, unutturmak sapık bir düşüncedir.

 

            Tefsir – Tercüme okumak uygun değil midir?

            Her dilde İncil neden dağıtılıyor? Bizimde Kur’an’ı bütün dünya dillerine çevirmemiz bizimde ücretsiz dağıtmamız tebliğin bir parçası olacaktır.

– Kur’an, Cenab-ı Allah’tan mesajdır.

– Kur’an emir yasakları bildirir. Kur’an-ı anlamazsak İslami nasıl yaşarız?

Herkesin Arapça öğrenmesi, bilmesi, ayeti yorumlaması, anlaması mümkün müdür?

Osmanlıda İslam alimleri tefsir, tercüme caizdir.’’ demiştir.

(Halil Güneç, GMF.1/83 + Prof Dr.Vehbe Zuhayli, İslam fıkh. Ans:2/212)

Değişik ülkelerde dillerine çevrilen meali okuyup Müslüman olan bir çok insan vardır.

Kur’an-ı tam olarak tefsir, tercüme elbette imkansızdır. İtikadı düzgün İslâm alimlerinin yaptığı tefsir ve tercümelere büyük ihtiyaç vardır.

 

Tilâvet Secdesi:

Kur’an Kerim de 14 secde ayeti geçiyor. Bunları okuyan, dinleyen secde yapar. Bu secde vaciptir.

Secdenin vacip oluşunun sebebi Kur’an da:

1-      Rabbiniz secde etmenizi emrediyor.

2-      Bazı ayetlerde Peygamberimizin secde ettiği bildiriliyor.

3-      Bazı ayetlerde de kâfirlerin secde etmediğinden söz ediliyor. Buna göre;

– ‘‘Secde et’’ emirdir. Secde ederiz.

– Secde eden peygambere uymak vaciptir. Bizde secde ederiz.

– Kâfire muhalefet de vaciptir.  Secde ederiz.

 

Kerahet vaktinde secde edilmez.

Niyet şarttır. Niyet edilir.

Namazda secde ayeti okunur okunmaz secdeye gidilmişse, ayrıca secde etmek gerekmez.

– Hafızlık çalışan aynı anda ne kadar tekrar ederse etsin, tek secde yeterlidir.

– Farkında olmadan okuyan dinleyen sorumlu olmaz.

– Secde ayetini okuduğunu sonra hatırlayan secde yapar. Hatırlamazsa vebal yoktur.

 

 

Secde ayetinin bulunduğu sûreler ve ayetler şunlardır:

A’raf sûresi 206. ayet

Râd sûresi 15. ayet

Nahl sûresi 50. ayet

İsra sûresi 109. ayet

Meryem sûresi 25. ayet

Hacc sûresi 18. ayet

Furkeyn sûresi 60. ayet

Nelm sûresi 25. ayet

Secde sûresi 15. ayet

Sâd sûresi 24. ayet

Fussılet sûresi 37. ayet

Necm sûresi 62. ayet

İnşikâk sûresi 20. ayet

Alak sûresi 19. ayet

 

Kur’an’a karşı ne gibi görevlerimiz vardır?

– Öğrenmek, çok okumak, güzel okumak.

– Öğretmek.

– Anlamak ve yaşamak.

– Saygıda kusur etmemek.

– Hafız yetiştirilmesine önem vermek.

– Allah: ‘‘Kur’an-ı tane tane okuyun.’’ (Müzzemmil:4)

– ‘‘Kur’an okunduğu zaman onu saygı ile dinleyin ve susun ki, size rahmet edilsin.’’

(Araf:204) emrine uymak.

– Kur’an ahlakı ile ahlaklanmak, Kur’an’a karşı görevlerimiz dendir.

 

Allah kimseyi Kur’an sız bırakmasın.

            Babalarımız dedelerimiz Kur’an hasreti çekti. Kur’an okudu diye, öğretti diye zulüm gördü. Hapse girdi. 70’li yıllarda kitapları gömdük.

Bu nesil, Kur’an hasreti çekmedi. Allah çektirtmesin.

2007 yılında Diyanet işleri başkanı Kırım’a gidiyor. Misafir olduğu evde telaş var. Mehmet Görmez açık olan pencereden bir bakıyor ki, birçok insan evin etrafını sarmış. Ev sahibine soruyor:

– Kim bunlar? Neden toplanmışlar?

            – Hocam, bu insanlar sizin burada olduğunuzu duymuşlar. Yanınızda Kur’an-ı Kerim olduğunu öğrenmişler. Kur’an-ı görebilmek için göz yaşı döküyorlar. Hayatlarında hiç Kur’an görmediler’’ Rusya’da Kur’an 70 yıl yasaktı.

Rus imparatorluğu Allahsızlık okullarının en kazı altında kaldı.

 

            Hangi sûreleri okumak sevaptır?

            Kur’an’ın her ayeti, her sûresi üstündür. Faziletlidir. Ama peygamber (as)’ın çok okuduğu ve okuyun dediği sûreler vardır:

– ‘‘Kur’an da en büyük sûre Fatiha sûresidir.’’ (R.Salihin:349)

– ‘‘İhlas sûresi, Kur’an’ın üçte biridir.’’ (R.Salihin:350)

– ‘‘Felak-Nas sûrelerinin benzeri görülmemiştir.’’ (R.Salihin:352)

– ‘‘Mülk sûresi, okuyanı şefaat eder.’’ (Age:353)

– ‘‘Gece Bakara sûresinin son iki ayeti, okuyana kafidir.’’ (Age:253)

– ‘‘Evinizi kabre çevirmeyin. Şeytan, Bakara sûresi okunan evden kaçar.’’

(Müslim, Misafirin:212)

– ‘‘Yasin sûresi, Kur’an’ın kalbidir.’’ (Tirmizi Kur’an’ın fazileti:7)

– ‘‘Ölülerinize yasin okuyunuz.’’ (Ebu Davut Cenaiz:20)

– ‘‘Yasin ne maksatla okunursa onun içindir.

– ‘‘Ayetlerin en büyüğü Ayete’l-Kürsi dir.’’ Bu ayeti okuyandan şeytan uzaklaşır.

Zarar veremez’’ buyrulur.

– Kur’an’ın tamamını okuyup hatim yapmak en güzeli en sevaplısıdır.

Kur’an da okunmaması gereken âyet veya sûre yoktur. Bir sohbetçi kadın:

Sohbet ederken:

– Rahman sûresini okumayın’’ demiş.

– Neden? demişler.

– O sûrede kötü kadın var Kezban ‘‘tüüü…’’ demiş tükürmüş. Orada da Kezban isimli

bir bayan varmış.

Emekli müftü Selahattin Yıldız hocama gelmiş olayı anlatmış ve

– Ben adımı değiştireyim mi? demiş.

Bakın ne kadar yanlış? Sohbet yapan bilgili olmalı itikadı düzgün olmalı, atıp

tutmamalıdır.

– Rahman, Cenab-ı Allah’ın 99 isminden biridir.

– Hatim ederken, namaz kılarken Rahman sûresini okuyor muyuz?

– Febieyyi éle-i Rabbi küme tükezziban: (Allah’ın hangi ayetini yalanlıyorsunuz)

demektir.

 

Size bir olay anlatayım:

‘‘İmamlık sınavında birine sormuşlar:

– Hz. Köroğlu Resûl mü Nebimi? demişler.

            – Düşünmüş, kitabı yok: ‘‘Nebi’’ demiş, çıkmış. Arkadaşları sormuş:

  • Ne sordular?
  • Hz. Köroğlu Resûl mü, Nebimi? dediler, demiş.
  • Sen ne dedin? demişler.
  • Nebi ‘‘dedim’’ demiş.
  • Ne Nebisi eşkıya, eşkıya’’ demişler.
  • Bende biliyordum ama başındaki Hz. Beni yanılttı demiş.

 

Sohbetçi denilince herkes hoca zannediyor.

Şeyh denilince akan sular duruyor.

 

Rehberimiz Muhammed Mustafa (sav) dir. Biz Muhammed (as)’ın ümmetindeniz.

Kitabımız Kur’an-ı Kerim’dir. Rabbim, peygamber (as)’ın sünnetinden ve Kur’an’dan bizleri ayırmasın. Çünkü kabirde ilk sorgu Rabbin kim? Peygamberin kim? Kitabın hangisi? diye sorulacaktır.

 


Bu yazıyı 861 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.