A – KUR’AN NE DEMEKTİR?

 

Kur’an vahiy yolu ile Cebrail (AS) aracılığı ile Cenab-ı Allah’tan son peygamber Muhammet (AS)a indirilen kitaptır.

 

114 sûre, 30 cüz ve 6666 ayetten oluşur.

Kutsal kitapların sonuncusudur.

Müslümanların kutsal kitabıdır.

Dili Arapça’dır. (Rad:37 + Yusuf:2)

Allah kelamıdır.

Kur’an, “OKUMAK” demektir.

 

Cenab-ı Allah’tan indiği şekli ile korunmuş ve hükmü kıyamete kadar bakidir.

 

 

B – KUR’AN’IN ADLARI:

 

Kur’an’ın adları şunlardır:

 

1 – Kur’an-ı Kerim

 

2 – Mushaf,

 

3 – Furkan,

 

4 – Zikir,

 

5 – Hüdâ,

 

6 – Nûr,

 

7 – Hakim,

 

8 – Kadim.

 

C – KUR’AN NASIL BİR KİTAPTIR?

 

Kur’an bize Cenab-ı Allah’tan bir mektuptur, mesajdır. İnsanlara mutluluk yolunu gösteren yüce Allah’ın talimatıdır. Kur’an hayatımızın, yapacaklarımızın ve yapmayacaklarımızın plânı ve projesidir.

 

*                      *                      *

 

Kur’an, çağın gerisinde kalmamış çağları arkasından sürükleyen bir kitaptır. Her gün gelişen ilimle çatışmamış, aksine ilim, Kur’an’ın daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmuş, Kur’an da ilimlerin gelişmesine rehber olmuştur.

 

*                      *                      *

 

Kur’an lafzı ile de manası ile de mûcizedir. Kıyamete kadar mucizeler kitabı olarak kalacaktır.

 

*                      *                      *

 

Kur’an’daki geleceğin ve geçmişin bilgileri değişmemiş ve asla değiştirile-meyecektir. Ahenk yönünden Kur’an eşsiz bir kitaptır. Okuyanları hayran bırakır. Taklide kalkışanları hep aciz bırakmıştır.

“Eşeğim Müslüman olsa ben Müslüman olmam!” diyen Ömer, Kur’an’ı görünce Müslüman olmak zorunda kalmıştır.

 

*                      *                      *

 

Kur’an, vahiy mahsulüdür, Allah kelamıdır, dili Arapça’dır.

 

*                      *                      *

 

Kur’an, iyiliği emreder kötülükten sakındırır.

 

*                      *                      *

Kur’an Cenab-ı Allah’tan insanlara güzel bir öğüttür:

- “Kur’an, ancak âlemler için bir öğüttür.” (Sâd:87)

 

*                      *                      *

 

Kur’an sözlerin en güzelidir:

- “Allah sözün en güzelini, birbiriyle uyumlu bıkılmadan tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, bu kitabın etkisinden tüyleri ürperir, derken hem bedenleri hem de gönülleri Allah’ın zikrine ısınıp, yumuşar. İşte bu kitap Allah’ın dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa, artık ona yol gösteren olmaz.” (Zümer:23)

 

*                      *                      *

 

Kur’an yol göstericidir:

- “Kur’an’da asla şüphe yoktur. O, sakınanlar ve arınmak isteyenler için bir yol göstericidir.” (Bakara:2)

 

Kur’an Allah’ın ipidir:

- “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın…” (Al-i İmran:103)

 

*                      *                      *

 

Kur’an kendisiyle yaşamayı emreder:

- “Ey iman edenler! Allah’a ve peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba imanda sebat ediniz…” (Nisa:136)

 

*                      *                      *

 

 

Kur’an Allah’a karşı gelmekten sakınmayı emreder:

- “Sizden sağlam bir söz almış, Tur dağının altında size verdiğimizi kuvvetle tutun, onda bulunanları daima hatırlayın, umulur ki, korunursunuz.” (Bakara:63)

 

Kur’an hak ile batılı ayırt eder:

- “Kur’an hak ile batılı ayıran bir sözdür…” (Tarık:14)

 

*                      *                      *

 

Kur’an meydan okur:

- “Eğer kulumuza indirdiğimizden herhangi bir şüpheye düşüyorsanız haydi onun benzeri bir sûre getirin. Eğer iddianızda doğru iseniz Allah’tan gayri yardımcılarınızı da çağırın.” (Bakara:23)

 

*                      *                      *

 

Kur’an kendisine sarılmayı emreder:

- “Kitaba sımsıkı sarılıp namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte biz böyle iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz.         (A’raş:170)

 

*Kur’an hidayet rehberidir rahmettir ve şifadır:

- “O, herkes için, sizden doğru yolda gitmek isteyenler için bir öğüttür.” (Tekvir:27 -28)

- “Bu Kur’an iman edenler için bir rahmet ve hidayettir.” (Yusuf: 111)

- “Ey insanlar, bu Kur’an size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet olarak gelmiştir.” (Yunus:57)

- Şüphesiz ki bu Kur’an en doğru yola iletir; iyi davranışlarda bulunan müminlere kendileri için büyük mükafat olduğunu müjdeler.” (İsra:9)

 

*                      *                      *

 

Kur’an uyarıcıdır:

- “Alemlere uyarıcı olsun diye kulu Muhammet’e furkan’ı indiren, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan, hiç çocuk edinmeyen, mülkün de ortağı bulunmayan, her şeyi yaratıp, ona nizam veren ve mukadderatını tayin eden Allah, yüceler yücesidir.” (Fürkan:1-2)

 

*                      *                      *

 

 

Kur’an mübarek bir kitaptır:

- “Rasûlüm! Sana bu mübarek kitabı, ayetlerini düşünsünler ve aklı olanlar öğüt alsınlar diye indirdik. (Sad:29)

- “O Kur’an levhi mahfuzda bulunan şerefli Kur’an’dır.” (Bürûç:21-22)

 

*                      *                      *

 

- Kur’an, insanın yaratılışını haber verir: (59)

- Kur’an, dünyanın yaratılışından bahseder: (Şûra:5 + Enbiya:30)

-  Kur’an, atmosferden bahseder: (Fussılat:11 + Zariyat:47)

-  Kur’an, karadeliklerden bahseder: (Vakıa:75-76)

-  Kur’an, her şeyin çift yaratıldığını haber verir: (Yasin:36)

-  Kur’an, atomdan bahseder: (Tekvir:15-16)

-  Kur’an, dünyanın döndüğünü haber verir: (Neml:88)

-  Kur’an, gebe kalmaktan bahseder: (Fussılat:47)

-  Kur’an, petrolden bahseder: (A’lâ:4-5)

-  Kur’an, Cebel-i Tarık’ta iki denizin birbirine karışmadığını haber verir: (Rahman:19-20 + Fatır:12)

-  Kur’an, canlıların yaratılışını haber verir. (Enbiya:30)

-  Kur’an, ana karnındaki üç devreyi haber verir: (Zümer:6)

-  Kur’an, oksijeni haber verir: (Yasin:80)

-  Kur’an, arının bal yapmasını anlatır: (Nahl:68-69)

-  Kur’an, dünyanın şeklini bildirir: (Nazirat:30)

-  Kur’an, geçmiş kavimlerden bahseder: (Neml:58)

-  Kur’an, kıyamet günü dirilişi haber verir: (Rum:19)

-  Kur’an, yaratılıştaki ölçüyü haber verir: (Hıcır:19)

-  Kur’an, rüzgârdan bahseder: (Caşiye:5)

-  Kur’an, anne sütünün önemini bildirir: (Bakara:233)

 

Bunlar Kur’an’dan bazı örneklerdir…

 

 

D – KUR’AN’I ÖĞRENMEK VE OKUMAK

 

Kur’an-ı Kerim, İslâm dininin kutsal kitabıdır. Müslümanların mutluluğu ve iki cihan saadeti için indirilmiştir. Bunun için her Müslüman’ın Kur’an’ı öğrenmesi, başkalarına öğretmesi ve Kur’an-ı yaşaması üzerine farzdır.

Kur’an-ı Kerim bir Müslüman için birinci kaynaktır.

Peygamber (AS): “En hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir” buyurmuştur. (Buhari:6/108)

 

*                      *                      *

 

Kur’an’ı öğrendikten sonra elden bırakmamak gerekir. Çünkü Kur’an okumak Allah’la konuşmaktır. Allah’la olmaktır. Kur’an okumak sevaptır.

 

Peygamber (AS) şöyle buyurmuştur:

- “Ümmetimin ibadetinin en faziletlisi Kur’an okumaktır.” (Ebu Davut, Sünen:1/336)

- “Evlerinizde Kur’an okuyun. Kur’an okun-mayan evde hayır az, şer çok olur ve o ev, ehlini sıkar. (Ramuz el – Ehadis: 80/10)

- “Bir evde Kur’an okunduğunda melekler hazır olur, şeytanlar çekilir. Ev halkına genişlik hâsıl olur. Hayır, çok, şer az olur. Bir evde Kur’an okunmazsa, orada şeytanlar hazır olur, melekler bulunmaz. Ev, içindekilere dar gelir, hayır azalır, şer çoğalır.” (Age:196/2)

Demek ki Kur’an okuyan faydasını görecektir. Az biliyorum, yanlış okurum diyerek Kur’an okumak terk edilmemelidir. Peygamber (AS) bu konuda şöyle buyurur:

- “Kur’an okuyan kimse hata etse, acemi olsa melekler onun okuyuşunu düzeltir.” (Age:57/13)

 

*                      *                      *

 

Kur’an namazda veya normal okurken acele okunmamalıdır. Tecvide önem verilmelidir.

Cenâb-ı Allah: “Kur’an-ı tane tane okuyun.” buyuruyor. (Müzzemmil:4)

Bir ayette de:

- “Allah sözün en güzelini birbiriyle uyumlu ve bıkılmadan tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların bu kitabın etkisinden tüyleri ürperir. Derken hem bedenleri hem de gönülleri Allah’ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu kitap, Allah’ın dilediğini, kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa, artık ona yol gösteren olmaz.” (Zümer:23) buyurmuştur.

 

*                      *                      *

 

Kur’an’ı okumaktan bir maksat da Kuran’ı anlamak ve yaşamak olmalıdır. Kur’an ölüler için değil diriler için inmiştir. Ondaki “yap”, “yapma” emirleri yerine getirilmelidir.

Altın yaldızlı Kur’an alıp torbaya koyup asmak okunmadan, yaşanmadan fayda vermez. Kur’an okunması için, anlaşılması için ve yaşanması için gönderilmiştir. Faiz ayeti okunacak faiz yemeye devam edilecekse, namazla ilgili ayetler okunacak namaza önem verilmeyecekse, böyle okumanın pek önemi yoktur.

 

Peygamber (AS) bir hadislerin de şöyle buyurur:

- “Benden sonra ümmetimden öyleleri olacak ki, bunlar Kur’an’ı okuyacaklar; Kur’an’ın manası ve feyzi boğazlarından aşağı geçmeyecek. Onlar okun avı delip geçmesi gibi dinden çıkacaklar ve artık tekrar dine dönmeyeceklerdir. Bunlar insanların en kötüsüdür.” (Müslim, Zekât: 147)

Kur’an saygı ile okunmalı, dinleyenler de saygı ile dinlemelidir.

 

Cenab-ı Allah Kur’an’da şöyle emreder:

- “Kur’an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki, size merhamet edilsin.” (A’raf:204)

Müslümanların Kur’an okununca nasıl davranmaları gerektiği konusunda şöyle buyurur:

- “Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldı-ğında sağır ve kör davranmazlar.” (Furkan:73)

- “Müminler ancak Allah anıldığı zaman yürekleri titreyen, kendilerine Allah’ın ayetleri okunduğunda imanlarını arttıran ve yalnız Rablerine dayanıp güvenen kimselerdir.” (Enfal:2)

 

*                      *                      *

 

Kur’an ücret karşılığı okunmaz. Menfaat karşılığı öğretilmez. Cenab-ı Allah: “Sakın ayetlerimi az bir karşılık ile satmayın.” (Bakara:41)

- “Allah’ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyip, onu az bir paha ile değişenler yok mu, işte onların yeyip de karınlarına doldurdukları ateşten başka bir şey değildir. Kıyamet günü Allah ne kendileriyle konuşmaz ve ne de onları temize çıkarır. Orada onlar için can yakıcı bir azap vardır.” (Bakara:174) uyarısı yapılmıştır.

Peygamber (AS) zamanında bir kişi namazdan sonra birkaç ayet okur ve yardım ister. O sırada Fudayl bin Amr şöyle der: “Ben Allah Rasülünden işittim, şöyle dedi: “Yakında bir grup insan türeyecek, bunlar Kur’an’ı âlet edip dilenecekler. Bu işi yapanlara sakın bir şey vermeyin.”

Bu olaydan anlıyoruz ki, böyle durumlarda vermek de almak da veballi bir iştir.

 

 

E– KUR’AN’A KARŞI GÖREVLERİMİZ NELERDİR?

 

Müslüman olarak kutsal kitabımıza karşı görevlerimiz vardır. Bunları kısaca şu başlıklar altında toplayabiliriz:

 

- Kur’an’a karşı saygılı davranmalıyız.,

- Kur’an’ı öğrenmeliyiz. Başkalarına da öğretmeliyiz.

- Kur’an’ı güzel, tane tane, sürekli okumalıyız.

- Kur’an’ın emir ve yasaklarını doğru anlamalıyız.

- Kur’an’ın emirlerini noksansız yerine getirmeliyiz.

- Kur’an’ın yasakladığı şeylerden kaçınmalıyız.

- Kur’an’ın emirlerini başkalarına tebliğ etmeliyiz.

- Kur’an’a uymadan kurtulamayaca-ğımızı bilmeli ve ona göre davranmalıyız.

 

Peygamber (AS) şöyle buyurur:

- “Cenab-ı Allah Kur’an’a uyanları yükseltir, uymayanları alçaltır.” (Müslim: 2/817)

- “Evlerinizde Kur’an okuyun. Kur’an okunmayan evde hayır az, şer çok olur ve ev, içindekileri sıkar.” (Ramuz El Ehadis: 80/10)

- “Kur’an şefaatçidir. Şefaati makbuldür. Kendisine uymayanlara ise hasım olarak karşısına çıkacaktır. Kim ki Kur’an’ı önüne alırsa, Kur’an onu cennete götürür. Kim ki arkasına alır, sırt çevirirse onu da cehenneme sürükler.” (Age:227/9)

- Bir topluluk bir evde toplanır da Allah’ın kitabını okurlar ve onu birbirlerine öğretirlerse, üzerlerine genişlik ve huzur iner. Rahmet onları kaplar ve melekler onları sarar. Cenab-ı Allah da onları melekler arasında anar.” (Age:369/9)

 

 

F– KUR’AN’IN HÜKMÜ GEÇER Mİ?

 

Kur’an’-ı Kerim kutsal kitapların sonuncusudur. Başka bir kitap gelmeyecektir.

Kur’an’ın hükmü geçmez, kıyamete kadar bâkidir.

Kur’an’ın hükmü zamana, mekana ve şartlara göre değişmez. Değiştirilemez. Onun koruyucusu Cenab-ı Allah’tır.

Cenab-ı Allah: “Kur’an’ı biz indirdik onu elbette yine biz koruyacağız.” Buyurur. (Hıcır:9)

 

Bir ayette de şöyle buyrulur:

- “O’na önünden de ardından da bâtıl gelmez. O, hikmet sahibi, çok övülen Allah’tan indirilmiştir.” (Fussılat:42)

- “Allah’ın kelimelerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur.” (En’am:34)

- “Rabbin sözü, doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O’nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur.” (En’am:115)

İnsanlık her zaman Kur’an’a muhtaçtır. Kur’an da insanlığın ihtiyacına cevap verebilecek güçtedir.

Kur’an, yol göstericidir. Kur’an, gönüllere şifa verir.

 

Kur’an, çağlar üstü bir kitaptır. Kıyamete kadar insanlığa ışık ve rehber olacaktır.

Geçmişte Kur’an’a uyanlar asr-ı saadet yaşamışlardır. Kur’an’a uymayanlar da rezil olmuştur. Şuurlu olarak inanıp, Kur’an’a uyanların çoğunun ifadesi: “Kur’an’la hayat buldum.”, “Kur’an’la dirildim” olmuştur.

G – TİLAVET SECDESİ

 

Kur’an’ın 14 yerinde secde ayeti vardır. Bu ayetleri okuyan veya duyan kimsenin secde etmesi vaciptir.

 

Niçin Secde Edilir?

Bazı ayetlerde Cenab-ı Allah secde etmemizi emreder, biz de bu emre uyup secde ederiz.

Bazı ayetlerde Cenab-ı Allah peygamber (AS)’ın secde ettiğini bildirir, biz de ona uyar secde ederiz.

Bazı ayetlerde Cenab-ı Allah kâfirlerin secde etmediğinden bahseder, biz de kâfirlere muhalefet için secde ederiz.

 

Secde Nasıl Yapılır?

“Niyet ettim tilavet secdesine” denilerek niyet edilir. “Allahu Ekber” diyerek secdeye varılır. Secdede üç defa “Sübhane Rabbiye’l – âla” denir ve Allah’ü Ekber” diyerek kalkılır. Semi’na ve Atâna Gufraneke Rabbene ve İleykel Masır” denir, böylece secde yapılmış olur.

 

 

H– KUR’AN’A KİMLER DOKUNAMAZ?

 

Cenab-ı Allah: “O’na ancak temizlenenler dokunabilir.” (Vakıa:79) buyurur.

Kur’an’a abdestsiz olan kimse dokunamaz fakat ezberden okuyabilir.

Kur’an’a cünüp olan kimse, dokunmaz ve ezbere de okuyamaz ve Kur’an’a bakamaz.

Hayız ve nifaslı olan kadın Kur’an’a dokuna-maz, Kur’an’a bakamaz ve okuyamaz. Ancak dua ayetlerini okuyabilir, okunan Kur’an’ı dinleyebilir.

 

*                      *                      *

 

Kur’an’a el basıp yemin edilebilir mi?

Kur’an yemin kitabı değildir.

Peygamber (AS) bir hadislerinde: “Bir kimse Kur’an’dan bir sûre üzerine yemin ederse, ona her ayet için bir kefaret lâzım gelir. İster doğru, ister yalan söylesin.” Buyurur.

(Ramuz El–Ehadis:417/10)

 

 

I– KUR’AN’DAKİ EMİR VE YASAKLARIN HİKMETİ

 

Cenab-ı Allah boş ve manasız hiçbir şey yaratmadığı gibi anlamsız bir emri ve yasağı da yoktur.

Kur’an’da Rabbimiz ne emrettiyse bizim faydamıza ve yararımıza emretmiştir. Zararımıza olan ve faydası olmayan şeyleri de yasaklamıştır.

Cenab-ı Allah’ın emir ve yasaklarında ölçü, fayda ve zarardır. Faydalı olan şey emredilmiş, faydasız olan da yasaklanmıştır.

Kur’an’daki emir ve yasaklardaki esas gaye ve hikmet, insanın dininin, canının, aklının, neslinin ve malının korunmasıdır. Yani Kur’an’a uyan sakınmış ve korunmuş olur.

 

 

FATİHA SÛRESİ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla…

“Hamd (övme ve övülme) âlemlerin Rabbı olan Allah’a mahsustur.

“O Rahmandır. (Dünyada bütün yaratıklara bol merhamet edendir.) Rahimdir. (Ahirette yalnız müminlere acıyıp, mağfiret edecek olandır.)

“Ceza gününün malikidir.”

“Rabbimiz! Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım umarız.”

“Bize doğru yolu göster.”

“Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yoluna ilet. Gazaba uğramışların, sapmışların yoluna değil.”

Amin.


Bu yazıyı 9.524 kişi okudu.

Araştırmacı Yazar
Mustafa ÖSELMİŞ