KUR’AN NASIL BİR KİTAPTIR

Kur’an-ı Kerim, müslümanların kutsal kitabıdır. Son kitaptır. Dili Arapçadır. Bugüne kadar hiçbir değişikliğe uğramamış, bundan sonra da hiçbir değişikliğe uğramayacak ilahi kitaptır.

Dünyadaki Kuranlar arasında en ufak bir fark yoktur.

Kur’an’ın ifadesiyle:

  • “Korunmuş bir kitaptır.” (Vakıa: 78)
  • “O, bir şair sözü değildir.” (Hakka: 41)
  • “O, bir kahin sözü değildir.” (Hakka: 42)
  • “O, alemlere Rabbinden indirilmiştir.” (Hakka: 43)
  • Kur’an, lafzı ile manası ile eşsiz bir kitaptır.
  • Allah kelâmıdır.
  • Kolay öğrenilir zevkle okunur. Kolay ezberlenir.
  • “Onu geçersiz kılabilecek bir güç yoktur.” (Fussılat: 42)
  • Onda geçmişin ve geleceğin bilgisi vardır.
  • İcat, keşiflere ışık tutar.
  • İlimle akılla ters düşmez.
  • “Gücünüz yetiyorsa Kur’an’ın benzerini getirin” diye meydan okur. (İsra:88+Bakara:23+Hud:13)
  • Kur’an, on dört asır önce son sözünü söylemiştir. Her gün gelişen ilimle ters düşmez.
  • “Kur’an arınmak isteyenler için yol göstericidir.” (Bakara: 2)
  • “Cenab-ı Allah Kur’an’ın kelimelerini değiştirebilecek yoktur” (Kehf: 27)
  • “Kuran’ı biz indirdik, elbette onu biz koruyacağız.” (Hıcır: 9)
  • Kur’an bütün insanlara inmiştir. “Ey insanlar!” diye hitap eder.
  • Kur’an’ın zikir, furkan, mushaf, şifa gibi başka isimleri de vardır.
  • En kısa suresi Kevser, en uzun suresi Bakara suresidir.
  • Kur’an’da 14 secde ayeti, 30 cüz 6236 ayet vardır.
  • Tevbe sûresinin başında besmele yoktur okurken “Eûzübillahimineşşeytanirracim” denir. Okunur.

 

KUR’AN’IN FAZİLETİ

Kur’an kutsal kitaptır. Her şeyden önce Allah kelâmıdır. Her türlü sapıklığı önler ve doğru yola götürür.

Geçmişin, geleceğin bilgisi Kur’an’dadır. Onda her şeyin ilmi mevcuttur.

Kur’an, eşsiz bir kitaptır. Kur’an ayetlerini gören Arap şairleri yazlıkları ve seçilip Kabe duvarına asılan şiirlerini gidip, kimse görmeden indirmişlerdir.

Kur’an’daki ahenk, uyum birçok yabancı ilim adamlarının, müzisyenlerin Müslüman olmasına neden olmuştur.

Kur’an, Allah Rasûlü’nün en büyük mucizesidir.

Kur’an, 23 yılda ihtiyaca göre vahiy yolu ile indirilmiştir.

Kuran’ı okumak, öğrenmek ve ona uymak Cenabı Allah’ın emridir. Onu öğrenen sevap kazanır, öğreten sevap kazanır, okuyan sevap kazanır, ona uyan sevap kazanır, ona saygı gösteren sevap kazanır.

Kur’an, kendisiyle amel edenlere şefaatçi olacaktır.

Kur’an, okunup ölen müslümanların ruhlarına bağışlanırsa Kur’an okuyana da fayda verir, ruhuna bağışlanana da fayda verir.

Diğer kitaplar bozulmuş aslı kaybolmuştur. Şu anda eldeki İncil’i, Tevrat’ı insanlar yazmıştır. İsa, Musa Peygamberlere indirilen kitaplar değildir.

 

KUR’AN’DAKİ FAZİLETİ SURELER

Kur’an’ın her ayeti her suresi faziletlidir. Kur’an’ı okuyan için her harfine sevap yazılır.

Bazı sureler okununca daha sevaplıdır.

Meselâ; Kur’an’ın özeti sayılan ayet, Bakara Suresi’nin 117. Ayetidir.

  • “O(Allah) göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır. Bir şeyi dilediğinde ona sadece OL! der, o da hemen oluverir.” Anlamındadır.

Peygamber (a.s.)’ın çok okuduğu ve okunmasını tavsiye ettiği ayet ve sureler şunlardır:

Allah Rasûlü şöyle buyurmuştur:

  • “Kur’an’da en büyük sûre Fatiha sûresidir.” (Riyazü’s Salihin: 349)
  • “İhlas Sûresi Kur’an’ın üçte biridir.” (Age: 350) Bu sûreyi üç defa okuyan Kur’an’ı hatmetmiş sevabı alır.
  • “Felak, Nas sûrelerinin benzeri yoktur.” (Age: 352) Bu iki sûre ile Peygamberimiz hep Allah’a sığınmıştır. Şeytanın şerrinden sığınmak isteyen, sabah akşam bu sûreleri okumalıdır.
  • “Mülk Sûresi, okuyanı şefaat eder.” (Age: 353) “Mülk Sûresi kabir azabından korur. Bu sûre kurtarıcıdır. Sabah akşam okuyanı Kabir azabından korur.” (Tirmizi)
  • “Geceleyin Bakara Sûresi’nin son iki ayeti, onu okuyan için kâfidir.” (Age: 353)
  • “Evinizi kabre çevirmeyin. Şeytan, içinde Bakara Sûresi okunan evden kaçar.”(Müslim, Misafirin: 212)
  • “Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’an’ın kalbi de Yasin’dir. Kim Yasin okursa, Allah ona Kur’an’ı on defa okumuş gibi sevap verir.” (Tirmizi, Fezailu’l-Kur’an: 7)
  • “Yasini ölülerinize okuyunuz.” (Ebu Davud Cenaiz: 21)
  • Bir hadislerinde de: “Yasin ne maksatla okunursa, onun içindir.” Buyurur.
  • “Kur’an’daki ayetlerin en büyüğü Âyetel Kursidir. Bir melek sevabını yazmak, günahını silmek için gönderilir.”
  • Ali’ye de bu ayeti oku, şeytan uzaklaşır zarar vermek isteyen, zarar veremez demiştir.
  • Sabah akşam bu sûre ve ayetler okunursa, okuyan bütün şerden ve şerlilerden korunur. Ayrıca sevap kazanır ve günahları bağışlanır.
  • Ölülere okunup sevabı bağışlanacak olursa, kabir azabı hafifler.

 

KURAN NİÇİN İNDİRİLMİŞTİR

Kur’an, dünya ve ahiret mutluluğu için indirilmiştir. Kur’an hem dünya hem ahirette mü’minler için şifadır.

Niçin indirildiği, Kur’an’da şöyle ifade ediliyor:

  • “Sana bu mübarek kitabı, ayetlerini iyice düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye indirdik.” (Sad: 29)
  • “Allah’ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık infâk edenler, asla zarara uğramazlar ve kazanç umabilirler.” (Fatır: 29) buyrulmuştur.

Kuran, şifa için inmiştir. Meselâ; “Fatiha sûresinde her hastalığa şifa vardır.” Demiştir. Peygamber(a.s.).

  • “Gönüllerdeki sıkıntıya Kur’an şifadır.” (Yunus: 57)
  • “Kur’an mü’minler için şifa ve rahmettir.” (İsra: 82)
  • “Kur’an, inananlar için doğru yolu gösteren bir kılavuz ve şifadır.” (Fussilat: 44)

Peygamber (a.s.) da:

  • “Kur’an okuyunuz! Çünkü Kur’an, kıyamet günü okuyan ve onunla amel edenlere şefaatçi olacaktır.” (Müslim, misafirin: 252)
  • “Kur’an okuyunuz! Çünkü Allah içinde Kur’an bulunan bir kalbe azap etmez.” Buyurmuştur.

Bugüne kadar insanlık ne öğrendiyse, Kur’an sayesinde öğrenmiştir.

Müslümanlar geçmişin olaylarını, geleceğe ait işaretleri ve kulluk bilgilerini, ibadetleri ve doğruları Kuran’dan öğrenmişlerdir.

Kıyamete kadar Kur’an insanlığa kılavuzluk yapacaktır.

Kur’an olmasaydı alemi, alemin yaratıcısını ve dünya, ahiret bilgilerini nereden öğrenecektik?

Günahı, sevabı, helali, haramı Kur’an olmasaydı nereden öğrenecektik?

  • Kur’an hak ile batılı ayırmamız için (Furkan: 1)
  • Kendisi ile amel edilmesi için (Maida: 105)
  • Cennet, Cehennemi bilmemiz için (Kehf: 2)
  • Öğüt almamız için (Kaf: 45)
  • Problemleri çözmek için (İsra: 82)
  • Okuyup sevap kazanmak için (İsra: 106) indirilmiştir.

Kur’an yalnız Ramazan’da okumak için, mezarlıklarda okunması için inmemiştir.

Ne diyor Akif:

Ya açar nazm-ı celilin bakarız yaprağına,

Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına.

İnmemiştir Kur’an bunu hakkıyla bilin,

Ne mezarlıkta okunmak nede fal bakmak için!

Esas Kur’an’ın muhatabı, dirilerdir. Onların hayatını düzene koymak için indirilmiştir.

Şu hususu açıkça ifade edeyim ki, hayatında Kuran öğrenmemiş, öğretmemiş, öğrenilmesine karşı çıkmış birine sabah akşam hatim bağışlansa, Kur’an ona fayda vermez.

 

KUR’AN’DA İNSAN

İlk insana melekler, şeytan, cin secde ile emr edilmiştir. Çünkü yaratılışta Ademoğlu yeryüzünün halifesi olarak yaratılmıştır.

Bazı insanlar meleklerden Allah yanında üstündür. Başta meleklerin karşı çıkmasına rağmen Cenab-ı Allah insanı yaratmıştır.

İnanmakta serbest bırakmış zorlamamıştır. “Dileyen inansın, dileyen inkar etsin.” (Kehf: 29)

Kur’an’a göre insan:

  • “İnsan, pek nankördür.” (İsra: 67)
  • “İnsan, huysuz yaratılmıştır.” (Meariç: 19)
  • “İnsan, çabuk azar.” (A’lak: 6-7)
  • “İnsan, cimri, menfaatine düşkün yaratılmıştır.” (İsra: 100+Adiyat: 8)
  • “İnsan, aceleci, ümidini çabuk kaybeder.” (İsra: 11+83)
  • “Yaratılırken insan, en güzel biçimde yaratılmıştır. (Tin: 24)
  • “Allah insanı başıboş bırakmamış, şah damarından daha yakındır. (Kaf:16+Kıyamet:36)
  • “İnsan üstün yaratılmış, iradesi eline verilmiş ve ilahi emaneti yüklenmiştir. Dağlar kabul etmemiş insan kabul etmiştir. (İsra: 70+Ahzap: 72)

 

KUR’AN HAYAT KAYNAĞIDIR

Kur’an cahiliye toplumuna hayat vermiş. O toplumdan Aşare-i Mübeşşere (cennetle müjdelenenleri) çıkarmıştır. Kendisine gönül verenleri Asr-ı Saadet yaşatmıştır.

Kur’an insanların yaşayışını ve tarihin akışını değiştirmiştir. Kur’an, uyarıcı ve diriltici, ıslah edici bir kitaptır.

Kur’an, hayatı şekillendiren, hayata, ölüme anlam kazandıran bir kitaptır.

Kur’an’da:

“Ey iman edenler! Allah Ve Resûlü, sizi hayat verecek davetine çağırdığı zaman ona uyunuz.” diye emredilir.

Kur’an’a bugüne kadar gönül veren Kur’an’a uyan herkes yeniden hayat bulmuş, hayata yeniden başlamıştır.

“Eşeğim Müslüman olsa ben Müslüman olmam.” diyen Ömer İslam’a, Kur’an ayetlerini görünce teslim olmuştur.

Peygamber (a.s.)’ın Kur’an okumasını dinleyen cinler Müslüman olmuştur.

Kur’an insanları birçok ayetle düşünmeye davet ediyor. Kur’an’ı inceleyen birçok ilim adamı Müslüman olmaktadır. Bugün İslam, yeryüzünde Kur’an’ın mucizevi yönü ile yayılıyor.

Fransız asıllı Filipinli şarkıcı Drolon: “Aradığı soruların cevabını İslam’da bulduğunu” belirterek, “Kur’an’ın hakikatine teslim oldum” deyip Müslüman olmuştur. (24 Eylül 2013 Basın)

Taliban tarafından esir alınan 11 gün hapsedilen İngiliz gazeteci Ridley, İslamı araştırmış “Kur’an’da hayat buldum” diyerek Müslüman olmuştur. (20.08.2002:Basın)

Profesör Doktor Muhammed Hamidullah anlatıyor:

İstanbul’da iken bir Avrupalı müzik profesörü gelip:

Kur’an’ı tetkik ettikçe hayrete düşüyorum, dedi. Kur’an şiir olmadığı halde öyle bir musikîye sahip ki, bir kelimenin dahi yeri değişse, vezin ile birlikte musikî ve ahenk de kayboluyor. Ben, bir bestekar olarak bu yüzden Müslüman oldum. Çünkü böyle bir özelliğin, beşer kelâmında bulunmayacağını biliyordum. Fakat “Âmener resulû’deki tek bir kelimede, bu ahengin bozulmasına anlayamıyorum.” Dedi.

Oku bakalım nasıl bozuluyor, dedim.

Okumaya başladı. Ancak ahenginin bozuk olduğunu söylediği “Lâtüâhizna” kelimesini “Lâtuuâhizna” diye telaffuz ediyor ve gereğinden fazla uzatıyordu.

Yanlış okuyorsun, dedim. Oradaki vav, hemzenin yazılması için konmuştur. Yani uzatma harfi değildir. Bu yüzden tâ’yı uzatmadan okumalısın.

Gözlerinin bir anda nasıl parladığını ve ne kadar büyük bir sevinçle coştuğunu tarif edemiyorum. Geçenlerde bana bir mektup yazmış, “Teşekkür ederim, imanımı tazeledin, diyor.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

 

KUR’AN BİLMEYEN KUR’AN’I ÖĞRENMELİDİR

Kur’an öğrenmek ve Kur’an öğretmek en sevaplı işlerdendir. Kur’an’ın ilk emri “oku!”dur.

Bu konuda peygamber (a.s.):

  • “En hayırlınız Kur’anı öğrenen ve öğreteninizdir.” (Riyazü’s Salihin: 339)
  • “Kalbinde Kur’an’dan bir şey olmayan kimse, harap bir ev gibidir.” (Tirmizi, Fezailil Kur’an: 3079)
  • “Allah katında Kur’an’dan daha üstün bir şefaatçi yoktur.”
  • “Evlerin en hakiri, Allah’ın kitabından yoksun olanıdır.” (Elmalı Hamdi Yazır Hak Dini Kur’an dili: 1/31)
  • “Kur’an okuyan Mümin, portakal gibidir; kokusu hoş, tadı güzeldir. Kur’an okumayan Mümin, hurma gibidir. Kokusu yoktur. Tadı güzeldir.” (Buhari Et’ime:30)

Bu öğrenme, öğretme ücret, menfaat karşılığı olmaz. Kur’an’da:

  • “Ayetlerimizi az bir karşılık ile satmayın azabından korkun.” (Bakara: 41)
  • “Kur’an’ı az bir değerle değişenler yok mu, işte onların yiyip de karınlarına doldurdukları, ateşten başka bir şey değildir. Kıyamet günü Allah ne kendileri ile konuşur, ne de onları temize çıkarır. Orada onlar için can yakıcı bir azap vardır. (Bakara: 174)

Dini görevlerde biraz hassas olunmalıdır. Mevlid okuma meslek haline getirilmemelidir. Cenaze işlerinde, ücret talep edilmemelidir.

Peygamberimiz (s.a.v.) Kur’an öğretenin hediye almasını bile hoş görmemiştir.

Kur’an kursu hocaları, Cami görevlilerinin maaş alınmasında sakınca yoktur.

Din İşleri Yüksek Kurulu para ile Kur’an öğretmenin, Hatim, Yasin satmanın helâl olmadığına dair fetva vermiştir.

 

KURAN OKUMANIN FAZİLETİ

Kur’an küçük yaşta öğretilmeli ve öğretilmelidir. Küçük yaşta öğrenilirse, bir kaşık yoğurdun bir tencere süte yaptığını yapar. Kur’an mucizesi, etine, kemiğine karışır.

Kur’an Allah kelâmıdır. İlk emri bize “oku!” olmuştur. Kur’an-ı okumak ibadettir. Sevabı bol olan bir ibadettir.

Kur’an’ı okurken tane tane Her kelimenin her harfin hakkını vererek okunmalıdır.

Peygamber (a.s.) okumayı çok sevdiği gibi, dinlemeyi de çok severdi. Yanındakine “Haydi bir Kur’an oku da dinleyelim” derdi. Çoğu zaman gözleri yaşarırdı. dinlerken adeta kendinden geçerdi.

Kuran’ı okumak ibadet olduğu gibi onu dinlemek de ibadettir.

Cenab-ı Allah: “Kur’an okunduğu zaman kulak verip dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.” (A’raf: 204) diye emretmiştir. Kur’an sessizce saygı ile konuşmadan dinlenecektir. Ortam müsait değilse, başka şeylerle meşgul olunuyorsa, o ortamda Kur’an okunmamalı veya yüksek sesle okumamalıdır veya okuyan dinleyenleri uyarmalıdır.

Kur’an okumada sünnet, ayetlerin manalarını düşünerek saygı ile tecvid üzere okumaktır. Güzel sesle makamla okunursa, okuyan ve dinleyenler üzerinde daha çok etki yapacaktır.

Kur’an, kalbin ilacıdır. Kalbi temizler, kalbin kararmasını önler. Kur’an, diriye de fayda verir, ölüye de fayda verir. Kur’an’ın hem okunuşu, hem de manası etki yapar. Günahları yüzünden helak olanların anlatımı, kötülüklerden alıkoyar. Cennetin cehennemin tasviri, insanın iyi bir kul olmasını sağlar. Kur’an, okuyanın ve dinleyenin imanını artırır. (Enfal:2)

Kur’an okunurken, Kur’an sesine hayvanların bile bir başka dinlediklerini gördüm.

Bir hadiste: “Evlerinizi kabirlere çevirmeyin.” Buyurulur. (Müslim, Misafirin:212)

Kur’an’ın hayat verici ve diriltici özelliği vardır. Gam, kasveti alır, insanın kendine gelmesini sağlar.

Kur’an’dan gafil olana şeytan musallat olur, onu sapıtır. (Zuhruf: 36)

Kur’an, cana can katan kitaptır. Evler, gönüller onunla aydınlanır. Sofralar onunla bereketlenir. Ondan yüz çevirenin sıkıntılı hayatı olur. (Taha: 124)

Evler Kur’an evi olmazsa, şeytan evi olur. Evde huzur kalmaz, bereket kalmaz, çocuklar itaat etmez. O evde melekler eğleşmez. Onun için her evde Kur’an’ı Kerim olmalı, onu anlamak için meâl bulunmalı, o evde Kur’an okuyan çocuklar olmalı, Kur’an okunmalıdır.

Kitabını bilmeyen, okuyamayan, Kur’an’a uymayan Müslüman, İslam’ı yaşayamaz. Bu çünkü bunalımların, çıldırmaların ve aile facialarının sebebi dindar olmayışımızdır.

Kabirde Rabbin, peygamberin, kitabın, kıblen neydi diye sorulacaktır.

Kur’an’da: “Sana vahy edileni oku!” (Kehf: 27) diye emrediliyor.

Peygamber (a.s.): “Kim Kur’an okur onunla amel ederse, kıyamet günü onun ana, babasına parlak bir taç giydirilir.” (Ebu Davud, Salat: 349)

“Kur’an okuyunuz Çünkü O, kıyamet gününde Ehl-i Kur’an’a şefaatçi olacaktır.” (Müslim misafirin: 252)

Kur’an, okuyanı, kendisiyle amel edenleri farklı kılar, farklı yaşatır, güzel ve tatlı bir ölümle ölmesini sağlar.

Peygamber (a.s.): “Kur’an okuyunuz çünkü sizin okuduğumuz her harf için on sevap yazılır” (Riyazü’s-Salihin: 1003)

“Kuran’ı yeni öğrenmenin yanlışını melekler düzeltir.” (Rumuz El-E Hadis:57/13). “Kur’an’ı zorla okuyana iki kat ecir vardır.” (Riyazü’s-Salihin:998)

“Evlerinizde Kur’an okuyunuz. Kur’an okunmayan evde hayır az, şer çok olur ve o ev içindekileri sıkar.” (Ramuzel Ehadis: 80/10)

“Bir evde Kur’an okununca melekler hazır olur, şeytanlar çekilir. Evde genişlik hasıl olur. Okunmazsa, evde darlık olur.” (Age: 196/2)

Bir evde Kur’an okunursa, kalpler huzur bulur. Allah’ın rahmeti onlar üzerine olur. Melekler onları kuşatır. Allah onları melekler yanında anar.” (Riyazü’s-Salihin: 1027)

Hep sorulur TV’den CD’den dinlemekle hatim olur mu? Diye.

Bu okuyuşu dinlemek takip etmek sevaptır. Hatim olmaz. Hatim Kuran’ı baştan sona okumakla olur. Okumak, dil ile okunmasıdır. İçinden takip etmek değildir. Okunan Kur’an’ı takip ederken oda okursa, o zaman hatim etmiş olur.

Kalemle Kur’an dinleyen de dinleme sevabı alır, ama o da okursa, o zaman hatim sevabı alır. Kalemle okuma daha çok ilk öğrenenler için faydalıdır.

 

OKUNAN KUR’AN’IN SEVABI ÖLENE ULAŞIR MI?

Okunan Yasin, yapılan hatim ölen birinin ruhuna bağışlanır. Yapılan bir hayrın sevabı bağışlanır. Hatta hayatta olana bile bağışlanabilir. Bundan da fayda görülür.

Ölmek üzere olanın imanlı gitmesi ve kolay ölmesi için Yasin okunur. Ruhunu teslim ettikten sonra yanında değil yan odada okunur. Çünkü o cünüptür. Yıkandıktan sonra yanında okunur.

Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:

“Ölü için Yasin okunursa, azabı hafifler.” (Ramuz-el Ehadis: 79/4)

Ölünün üzerine Kur’an konuyor. Böyle bir hata işlememelidir. Onun Kur’an’la bir ilişkisi olmadıysa o Kur’an ona fayda etmez.

Ölenin mezar taşına “Fatiha” yazdırılıyor. Ona ulaşmasa yazdırılır mı? Cenaze namazı kılınıyor, mevlid okutuluyor, hayır yapılıyor. Bunlar ölene ulaşır ve fayda verir.

Ölene iyilikler ulaştığı gibi kötülükler de ulaşır. Hayırsız evlat yetiştirdiyse kötü örnek olduysa, kötülüğe çığır açtıysa, sadaka-ı cariye gibi ona günah da yazılır durur.

 

 

KUR’AN OKUMANIN FAZİLETİ

Peygamberimiz ve sahabe ne öğrendiyse Kur’an’dan öğrendiler. Kur’an ahlakıyla ahlaklandılar. Kur’an’ın emirlerine uyarak huzur buldular.

Allah Rasûlü: “Kur’an’a uyan sapıtmaz” buyurdu. (Müslim Hac: 147)

Kur’an Kurtulmak isteyen için rehberdir, hidayettir.

Cenab-ı Allah şöyle buyuruyor:

  • “Kur’an’a sımsıkı sarılan, namaz kılan ve iyiliğe çağıranların mükafatını asla zayi etmeyiz.” (A’raf: 170)
  • “Başınıza azap gelmeden önce Rabbinizin indirdiği Kur’an’a tabi olun.” (Zümer:55)

Peygamber (a.s.) da şöyle buyurur:

  • “Allah Kur’an’la amel eden toplulukları yükseltir. Kur’an’a uymayanları alçaltır.” (Riyazü’s Salihin: 341)
  • “Kim Kur’an’ı önüne alırsa, Kur’an onu cennete götürür. Kimde arkasına alırsa onu da cehenneme götürür.” (Ramuzü’l Ehadis: 277/9)

 

Müslüman nasıl yaşayacak, hayatını nasıl düzene sokacak, nelere evet, nelere hayır diyecek bu konularda Kur’an, mümine mesajlar verir. Mesela; Kur’an’ın imandan sonra en önemli mesajı namazdır.

Kur’an, öğrenildikten sonra veya ezberlendikten sonra unutulmamalıdır. Peygamberimiz şöyle buyurur:

  • “Kur’an’ı öğrenip de unutan kimse, kıyamet günü Allah’ın huzuruna eli boş ve hayırdan mahrum olarak çıkar.” (Ebu Davut, Vitir: 1474)
  • “Kur’an’ı ezberleyen, Kur’an’a uyarak yaşayan hafız öldüğü zaman, Allah toprağa onun vücudunu yememesini vahyeder.

Toprak da der ki:

Ya Rabbi senin kelâmın sinesinde iken ben onun vücudunu nasıl yiyebilirim ki?” (Deylemi,  284/1112)

 

KUR’AN’A SAYGI VE GÖREVLERİMİZ

Osman Gazi, odada Kur’an olduğu için ayağını uzatıp yatmamış, Kur’an’a saygısından o gece uyumadığı için Allah ona ve onun nesline uzun ömürlü imparatorluk nasip etti.

Daha sonra Kur’anları depolarda çürütenleri, kese kağıdı yapanları da küçültmüştür. Bir daha iktidar nasip etmemiştir.

Müslüman önce Kur’an’a saygı göstermelidir. Onu öğrenmeli, emir yasaklarına uymalı, Kur’an ahlakı ile ahlaklanmalıdır.

Kur’an’a saygı demek, altın yaldızlı Kuran alıp bir torba içinde duvara asmak değildir. Saygı, Kuran’ı okumak ona değer vermek ve ahkâmına uymakla olur.

Kur’an, abdestsiz ellenmez, cünüp okunmaz. Okunduğu zaman saygı ile dinlenir. Ezberleyip unutmak günahtır. Zorlukla okuyana iki sevap vardır. Yanlış okuyanın yanlışını melekler düzeltir. Ben yanlış okuyorum, diye Kur’an terk edilmez.

Kur’an okumasını bilmeyen, öğrenmelidir. Evladının da öğrenmesini sağlamalıdır.

Kur’an yere konmaz. Üzerine başka bir şey konmaz.

Kısacası Kur’an, Cenab-ı Allah’ın bize emanetidir. Emanete ihanet edilmemelidir. O bize Allah’tan gelen bir mektuptur. Okuyup gereğini yapmak vazifemizdir.

Kur’an bir şifa kaynağıdır. Rahatsızlığımdan bahsetmiştim. Bir meczup bana “Kur’an’ı az mı okuyorsun” diye sordu.

 

KUR’AN’IN BİZE ON EMRİ

Bu on emir miraç hediyesidir. Cenab-ı Allah bize diyor ki:

 

  1. Allah ile birlikte bir ilah daha edinme!
  2. Rabbim yalnız kendisine kulluğu, ana babaya iyi davranmayı emreder!
  3. Akrabaya yoksula yolcuya hakkını ver. İsraf edip saçıp savurma!
  4. Eli sıkı olma!
  5. Geçim endişesi ile çocukların canını kıyma!
  6. Zinaya yaklaşma. Zira o hayasızlıktır. Çok kötü bir yoldur!
  7. Haklı bir sebep olmayınca adam öldürme!
  8. Yetim malına dokunma!
  9. Ölçüde, tartıda hile yapma!
  10. Yeryüzünde böbürlenerek yürüme!

 

Rabbim, Kur’an’ı okuyan, O’na uyan Kur’an’dan istifade eden, Ehl-i Kur’an olanlardan eyle!


Bu yazıyı 252 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here