KUR’AN’A GÖRE İMAN YÖNÜNDEN İNSAN

İslam, Cenab-ı Allah’ a teslim olmak, O’na boyun eğerek itaat etmek demektir. Cenab-ı Allah’ a teslim olan kimseye de Müslüman denir.

Bu teslimiyet, sadece Allah’ a olmalıdır. Müslüman, imanın 6 esasına inanır. Cenab-ı Allah Kur-an’ da: ”Allah katında din İslamdır.’’ (Al-i İmran:19) “ Kim İslamdan başka din ararsa, bilsin ki o din ondan kabul edilmeyecek ve ahirette kaybedenlerden olacaktır.’’ (Al-iİmran:85) buyurur.

Peygamber (as), İslam’ın beş şartı olduğunu bildirmiştir.

İman yönünden insanlar altı sınıftır:

1—Müslüman: Allah’ a teslim olan

2—Kafir: İnanmayan kimse

3—Münafık: İnanmadığı halde inanmış gibi davranan, ikiyüzlü kimsedir.

4—Mürted: İman ettikten sonra, dini terk eden kimse.

5—Fasık: Günah işleyen, günah işlemekte sakınca görmeyen ve haramı helal sayan

6—Asi: Allah’ın emirlerini yerine getirmeyen, Allah’a isyan eden kimse.

Günah işleyen tevbe edebilir, günahı bırakabilir. Tekrar belki iman edip, Cenab-ı Allah’ a teslim olabilir.

Günah işleyen inkar etmedikçe ona kafir denmez. Küfrü açık olmayana da kafir denmez. Belki imanını gizlemektedir, bilemeyiz.

La ilahe illallah diyen birini öldüren sahabiyi Peygamber (as):

-“La illallah diyeni niye öldürdün?’’

-“O bizden korktuğu için söyledi.’’ Deyince Allah Rasulü:

-“Kalbini yarıp baktın mı da canını kurtarmak için söylediğini anladın? ‘’ diye azarlamıştır. (Müslim, iman:158)

Birilerine küfürle itham etmek doğru değildir. Çünkü Allah Rasulü’ nün bildirdiğine göre karşı taraf kafir değilse, döner dolaşır gelir söyleyene döner.

 

Kur-an’da Müslümanlarla İlgili Ayetler:

Kur-an’da:

-“Müminler, Allah anıldığı zaman yürekleri titreyen, kendilerine Allah’ın ayetleri okunduğunda imanlarını arttıran ve yalnız Rablerine dayanıp güvenen kimselerdir.’’

“Onlar, namazlarını dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden Allah yolunda harcayan kimselerdir.’’

-“İşte onlar gerçek müminlerdir. Rableri katında nice dereceler, bağışlanma ve tükenmez rızık vardır.’’ (Enfal:2-3-4)

-“Rabbından sana indirilenin hak olduğunu bilen kimse, inkar eden kör kimse gibi olur mu? Bunu ancak akıl sahipleri anlar.’’ (Rad:19)

-“Rahmanın kulları onlar ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında incitmeden selam derler geçerler.’’ (Furkan: 63)

-“Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir.’’

“Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler.’’

“Onlar boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler. Onlar ki zekatı verirler.’’

“Onlar ki, iffetlerini korurlar.’’

“Onlar emanetlerine, ahitlerine riayet ederler.’’

“Onlar namazlarına devam ederler.’’

“Firdevs cennetine dahil olan bu kimseler, orada ebedi kalıcıdırlar.’’ (Mü’ minun:1-11)

-Müslümanlar, büyük günahlardan ve hayasızlıktan kaçınırlar. Kızdıkları zaman da kusurları bağışlarlar.’’ (Şura:37)

-“Onlar Rablerinin davetine icabet ederler ve namazı kılarlar. Onların işleri, aralarında dayanışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da harcarlar.’’ (Şura:38)

-“Bir haksızlığa uğradıkları zaman da yardımlaşırlar.’’ (Şura:39)

-“Mallarında isteyene ve istemeyene, ihtiyaç sahibine belli bir hak tanıyanlar.’’

-“Ceza ve hesap gününün doğruluğuna inananlar.’’

-“Rablerinin azabından korkanlar. Irzlarını koruyanlar.’’

-“Emanetlerine ve ahitlerine riayet edenler.’’

-“Şahitliklerini dosdoğru yapanlar.’’

-“Namazlarını kılanlar.’’

-“İşte bunlar cennetlerde ağırlanırlar.’’ (Mariç:22-35)

-“Allah mümin erkeklerle mümin kadınlarda birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreden kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılarlar. Zekatı verirler. Allah’ a ve Resulüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Allah azizdir, hikmet sahibidir. (Tevbe:71)

-“Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’ tan korkun ki, esirgenesiniz.’’ (Hücurat:10)

-“Mümin erkelere ve mümin kadınlara yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler. Şüphesiz bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.’’ (Ahzab:58)

 

Genel olarak Kur-an’ da Müslümanın vasıflarını şöyle sıralayabiliriz:

-Yalnız Allah’ a kulluk eder, O’na dayanır, ancak O’na güvenir.

-Allah’tan korkarlar.

-Ahirette hesaba çekileceğini bilir ona göre yaşar.

-Namazı dosdoğru kılar.

-İyiliği emreder, kötülükten men eder.

-Hayatında Kur-an ve sünnet ölçü olur.

-Sabreder, şükreder, hamd eder.

-Yalana, günaha, harama bulaşmaz.

-Irzını, namusunu korur.

-Boş şeylerle uğraşmaz.

-İsraf etmez, cimri de olmaz.

-Emaneti korur.

-İmandan taviz vermez.

-İbadette gevşeklik göstermez.

-Doğrularla beraber olur.

-Müslümanları kardeş bilir.

-Faydacı olur.

-Kendisine güvenilir.

-Kul hakkına riayet eder.

-Her işinde Allah rızasını gözetir.

-İyi kul, iyi insan olmaya çalışır.

-Allah’ tan her şeyin hayırlısını diler.

-Bid’at ve hurafelerden uzak durur.

-Yalandan, riyadan uzak yaşar.

-İşinde yemin etmez.

-İslam’ ı temsil eden örnek kimsedir.

-İşine, sözüne sahip olur.

-Helalden yer içer, haramdan kaçınır.

-Şüpheli şeylerden uzak durur.

-Günah olduğu bildirilen şeylerden uzak durur.

-Yaptığını güzel yapar.

-Allah’ı affedici bilir, gazabından korkar.

-Haksızlıktan, zulümden kaçar.

-Kur-an’ ı rehber, Muhammed (as)’ ı önder bilir.

-Nefsine şeytana uymaz.

-Haya sahibidir. Eline, beline, diline sahiptir.

-Fitneye sebep olmaktan korkar.

-Nimetin de, musibetin de imtihan olduğunu bilir.

-İlahi uyarılara kulak verir.

-İyiliğe çığır açar.

-Kusur araştırmaz, kusurları örter.

Müslüman olarak ölmek için çalışır.

 

KUR-AN’DA MÜNAFIKLARLA İLGİLİ AYETLER

Münafık, kalbiyle inanmadığı halde inkarını saklayan, dili ile inandığını söyleyip, inanmış görünen kimsedir.

Kur-an’ da:

-“İnsanların bazıları vardır ki, inanmadıkları halde Allah’ a ve ahiret gününe inandık.’’ Derler.’’ (Bakara:8)

-“Onlar güya Allah’ ı ve müminleri aldattıklarını sanırlar. Halbuki onlar ancak kendilerini aldatırlar, bunun farkında değillerdir.’’ (Bakara:10)

-“Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Lakin anlamazlar.’’ (Bakara:12)

-“Münafıklar Allah’ a oyun etmeye kalkıyorlar. Halbuki Allah onların oyunlarını başlarına çevirmektedir. Onlar namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah’ ı çok az anarlar.’’ (Nisa:142)

-“Ey Rasulüm! Kalpleri iman etmediği halde ağızlarıyla “inandık’’ diyen kimselerden ve Yahudilerden, küfür içerisinde konuşanların hali seni üzmesin. Onlar durmadan yalana kulak verirler. Onlar Allah’ ın kalplerini temizlemek istemediği kimselerdir. Onlar için dünyada rezillik vardır. Ahirette de onlar için büyük azap vardır.’’ (Maida:41)

-“Sen onların birçoğunu günah, düşmanlık ve haram yemede yarıştıklarını görürsün. Yaptıkları ne kadar kötüdür.’’ (Maida:62)

-“Onların harcamalarının kabul edilmesini engelleyen, onların Allah ve Rasulünü inkar etmeleri, namaza üşenerek gelmeleri ve istemeyerek harcamalarıdır.’’ (Tevbe:54)

-“Münafık erkek ve kadınlar sizden değildir. Birbirlerindendir. Kötülüğü emrederler, iyilikten alıkoyarlar ve cimrilik ederler. Onlar, Allah’ı unuttular, Allah da onları unuttu. Onlar fasıkların ta kendileridir.’ (Tevbe:67)

-“O münafıklar, Allah lütfundan zenginlik verilince, onda cimrilik edip Allah’ın emrinden yüz çevirerek, sözlerinden döndüler.’’ (Tevbe:76)

-“Münafıkları iki kez azab edeceğiz. Sonra da onlar, büyük bir azaba itilecekler.’’ (Tevbe:101)

-“Münafıklardan müminlere zarar vermek, hakkı inkar etmek, müminlerin arasına ayrılık sokmak isteyenler vardır.’’ (Tevbe:107)

-“Münafıklar gönülden geçeni gizlerler.’’ (Hud:5)

-“İnananlar arasında çirkin şeylerin yayılmasını arzulayan kimseler için dünyada ve ahirette çetin bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.’’ (Nur:19)

-“Bunlar Allah’ın kendilerini lanetlediği, sağır kıldığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.’’ (Muhammed:23)

-“Münafıkların durumu, tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana “inkar et’’ der. İnsan inkar edince de “ Ben senden uzağım, ben Allah’tan korkarım.’’ Der.’’ (Haşr:16)

-“Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa, dinlersin. Onlar sanki duvara dayanmış kütükler gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Düşman onlardır. Onlardan sakının. Allah onların canlarını alsın. Nasıl bu hale geliyorlar?’’ (Münafikun:4)

-“Size verilen şeyler, dünya hayatının geçim vasıtası ve süsüdür. Allah katında olanlar ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Hala buna aklınız ermeyecek mi?’’ (Kasas:60)

-“Onların ölmüş olan hiçbirine asla namaz kılma. Onun kabri başında durma. Çünkü onlar Allah ve Rasulünü inkar ettiler ve fasık olarak öldüler.’’ (Tevbe:84)

-“Kafirlere ve münafıklara boyun eğme! Onların eziyetlerine aldırma. Allah’ a güvenip dayan, vekil ve destek olarak Allah yeter.’’ (Ahzab:48)

-“Ey iman edenler! Allah’ tan ona yakışır şekilde korkun ve ancak Müslümanlar olarak can verin.’’ ( Al-i İmran:102)

Bu ayetler Kur’an’daki münafıklarla ilgili ayetlerden bazılarıdır. Bu ayetlerde münafıkların vasıflarını gördük. Buna göre her Müslüman, ben de münafıklık alameti var mı diye kendini hesaba çekmeli, bilmeden de olsa üzerinde münafıklık alameti taşımamalıdır.

Ayrıca Cenab-ı Allah münafıklara karşı nasıl davranmamız gerektiğini bize bildirmiştir. Münafıklara benzememek ve onların zararından korunmak için dikkatli davranmalıyız.

İman yönünden münafık “ Müslümanım ‘’ dediği için zahirde Müslümandır. Peygamberimiz zamanında 300 kadar münafık, peygamberimizin ardında namaz kılmıştır. Peygamberimiz (sav) onların münafıklıklarını yüzlerine vurmamıştır. Ama asla onlara karşı tedbiri elden bırakmamıştır. Çünkü münafık kafirden beterdir. Ne zaman ne yapacağı belli olmaz. Kafirin tavrı bellidir. Fakat münafığın tavrını bilemezsiniz.

Kur’an’ın haber verdiğine göre münafıkların emelleri, Müslümanlara zarar vermek ve aralarına fitne fesat sokmaktır.

Münafık, ağacın içindeki kurt gibidir. Kontrol altında tutulmaz ve mesafeli durulmazsa büyük zarar verir.

Rabbim münafıklıktan, münafıklık alametleri taşımaktan Müslümanları korusun.

 

KUR-AN’DA KAFİRLERLE İLGİLİ AYETLER

Kafir, inanılması gereken iman esaslarına inanmayan, İslam’ ı red eden, nimete nankörlük eden kimsedir.

Kur-an’ da:

-“Küfür ve isyanları sebebiyle Allah onlara lanet etmiştir.’’ (Bakara:88)

-“İnkar etmiş ve kafir olarak ölmüşlere gelince, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir.’’ (Bakara:161)

-“İnandıktan sonra kafirliğe sapıp, sonra inkarcılıkta daha da ileri gidenlerin tevbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapıkların ta kendileridir.’’ (Al-iİmran:90)

-“İnkar edenler Allah’ a hiçbir şekilde zarar veremezler. Onlar için elim bir azap vardır.’’ (Al-i İmran:177)

-“Sözlerinden döndükleri, Allah’ ın ayetlerini inkar ettikleri ve peygambere karşı gelmeleri nedeniyle onları lanetledik. Kalplerini mühürledik.’’ (Nisa:155)

-“Allah’ın nimetine nankörlük eden ve sonunda kavimlerini helak yurduna sürükleyenleri görmedin mi?’ (İbrahim:28)

-“Kim kalbini kafirliğe açarsa, işte Allah’ın gazabı bunlaradır. Onlar için büyük azap vardır.’’ (Nahl:106)

-“Kim inkar ederse, inkarı kendi aleyhine olur. İyi işler yapanlara gelince, onlar da kendileri için cennetteki yerlerini hazırlamış olurlar.’’ (Rum:44)

-“Sizi yeryüzünde halifeler yapan O’ dur. Onun için kim inkar ederse, inkarı kendi zararınadır. Kafirlerin küfrü, Rableri katında kendileri için ancak azabı arttırır. Kafirlerin küfrü kendilerine ziyandan başka bir şey getirmez.’’ ( Fatır:39)

-“Eğer küfrederseniz, inkar ederseniz şüphesiz Allah size muhtaç değildir. Bununla beraber O, kullarının küfrüne razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizden bunu kabul eder. Hiçbir günahkar diğerinin günahını çekmez. Nihayet hepinizin dönüşü Rabbinedir. Yaptıklarınızı o size haber verir. Çünkü O, kalplerde olan her şeyi hakkıyla bilendir.’’ (Zümer:7)

-“İnsanın başına bir sıkıntı gelince, Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra Allah ona kendinden bir nimet verince, önceden yalvarmış olduğunu unutur. Allah’ın yolundan saptırmak için ona eşler koşar. De ki, küfürle sen biraz eğlenedur. Çünkü sen muhakkak cehennem ehlindensin.’’ (Zümer:8)

-“Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa babalarınızı, kardeşlerinizi bile veli edinmeyin. Sizden kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin kendileridir.’’ (Tevbe:24)

-“Ey iman edenler! Müminleri bırakıp, kafirleri dost edinmeyin.’’ ( Nisa:144)

-“Allah kafirleri rahmetinden kovmuş ve onlara çılgın bir ateş hazırlamıştır.’’ (Ahzab:64)

-“Yüzleri ateşte evrilip çevrildiği gün: “ Eyvah bize! Keşke Allah’ a itaat etseydik.’’ Derler.’’ ( Ahzab:66)

-“Rabbimiz biz büyüklerimize, reislerimize uyduk. Onlar bizi yoldan saptırdılar. Onlara iki kat azap ver ve onları büyük lanetle rahmetinden kov, derler.’’ ( Ahzab:67-68)

-“ Şayet peygambere uysaydık, aklımızı kullanmış olsaydık şimdi bu alevli cehennemlikler arasında olmazdık, derler.’’( Mülk:9-10)

-“Kafirler, iyi işler yaptıklarını zannederler. Onların dünyada çabaları boşa gider. Onlar Rabbinin ayetlerini ve ahreti inkar eden bugünden amelleri boşa giden kimselerdir. Biz onlar için kıyamet gününde hiçbir ölçü tutmayacağız.’’ ( Kehf:104-105)

Kafir, doğrudan inanmayan, küfrü tercih eden veya küfre götüren haller nedeniyle küfre giren kimsedir.

Küfür sebeplerinden biri de Cenab-ı Allah’ a herhangi bir şekilde şirk koşmaktır.

-Şirke düşenin cezası ağırdır:

-İmanı gider. İman gidince nikahı gider.

-Önceki yaptığı iyilikler gider, kötülükler kalır.

-Ebedi cehennem ehlinden olur.

-Cenazesi dini merasimle kaldırılmaz.

-Müslüman birine mirasçı olamaz.

-Kestiği hayvanın eti yenmez.

Pişman olup tevbe etmediği müddetçe kafir olan, affa uğramaz. Allah Kur-an’ da:

-“Allah kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz.’’ ( Nisa:48) buyurur.

Şirk koşmak, günahların en büyüğüdür. Peygamber (as) şöyle buyuruyor:

-“Yedi helak edici şeyden kaçının:

*Allah’ a şirk koşmaktan

*Sihir, büyü yapmaktan.

*Haksız yere insan öldürmekten.

*Yetim malı yemekten.

*Zina etmekten.

*Namuslu kadına iftira etmekten.

*Düşmanla mücadeleden kaçmaktan.’’ (Büyük Hadis Külliytı:4/286)

Eğer imandan sonra küfre girip sonra da pişman olur tevbe eder, dönerse,

-Gusül abdesti alır

-İman tazeler

-Nikah tazeler

-Yaptığı iyilikler geri gelmez.

Eğer kafir olan birisi Müslüman olursa, onun iyilikleri durur, günahları gider.

Allah, son nefesimizde bile şeytanın aldatmasından korusun.


Bu yazıyı 174 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here