Lanet ve Lanetliler

Lanet: – Kötüleme demek.

–         Kötülüğü istemek demek.

–         Birinin Allah’ın af ve merhametinden uzak olması demektir.

Mel’un: – Lanete uğramış, lanetlenmiş,

–         Cezaya çarptırılmış, çarptırılacak,

–         Allah’ın rahmetinden uzak kalmış demektir.

Bugün ne yazık ki; dizilerde, filmlerde çokça kullanılan bir kelime var; “Lanet” vasıtalarda, sokaklarda, işyerlerinde ve evlerde çokça duyulan bir kelime var; “Lanet”. Terbiye ve inancı zayıf olanların ağzında “Lanet” var.

“Kahrolsun”, “ Lanet olsun”, “Allah kahretsin”, “Allah lanet etsin” kelimeleri ana babaların ağzında, çocukların ağzında… “Deşarj oluyorum” diyenler daha çok strese girerler.

İnsanlara güzel şeyler, güzel kelimeler öğretmezseniz, ihtiyaç duyduğu inancı veremezsiniz, istenmedik şeyler olur, duymak istemediğiniz kelimeleri duyarsınız.

Lanetleyen, kendini lanetler.

Kötü duygular, kötü sözler, kötülüklerin habercisidir. İyilikler için ya hayır söylemek ya da susmak gerekir. Kem söz sahibine aittir.

Bu bölümde sizlere:

–         İnsanın kendini lanetlemesinden,

–         Başka insanları lanetlemesinden,

–         Mahlukatı lanetlemesinden,

–         Ana babanın lanetinden,

–         Büyüklerin lanetinden,

–         Allah’ın kimi niçin lanetlediğinden,

–                      Peygamberimizin kimi niçin lanetlediğinden bahsedeceğiz.

En önemlisi de bu bölümde bakalım biz lanetleyen ve lanetlenen insan mıyız? Lanetli işler mi yapıyoruz, bunu göreceğiz.eğer böyle ise vazgeçme ve kurtulma fırsatı bulacağız.

Rabbim doğruları söyletsin, etkili söyletsin ve faydalandırsın inşallah.

 

A – LANET NEDİR ? LANET ETMEK DOĞRU MUDUR?

İslam’da bir başkasını ayıplamak, iftira etmek, kusur izafe etmek, “Lanet olsun”, “Kahrol” gibi kötü söz söylemek “Mel’un” gibi kötü lakap takmak, çirkin ve kaba konuşmak, sövmek…..yasaktır. başkasının kötülüğünü isteyen kendi kötülüğünü istemiş olur.

–   Hz. Peygamber: “ Laneti çok yapanlar,  kıyamet günü şefaatçi olamazlar, şahid de olamazlar.” (K. Site: 14/532)

–   “Birinize, Allah’ın laneti, Allah’ın gazabı ve cehennem temennisiyle bedduada bulunmayın”

Lanet, Allah’ın rahmetinden uzak kılmaktır. Onun için mü’mine lanet okunmaz, küfürle itham edilmez.

– Hz. Üsame bir düşmanı ile savaşmaktadır. Öldüreceği sırada müşrik kelime-i tevhidi söyler. Üsame ölümden kurtulmak için söylüyor diye düşünür.

Peygamber durumu öğrenince üzülür, Üsama’ye:

–         “Lailahe illallah” diyeni ne diye öldürdün? der.

–         “Ölümden kurtulmak için söyledi” deyince

(Peygamberin üzüntüsü karşısında Üsame: “Keşke o günden sonra İslam’a girseydim demiştir.)

–          Peygamber: Onun samimi olmadığını kalbini yardın mı ki söylüyorsun” der. (K. Site: 1/102)

– İnanmayanın da lehinde duayı Cenab-ı Allah yasaklıyor. “kafir olarak ölüp, cehennemlik olanlar akraba dahi olsalar onlar için af dilemek Peygamberlere de, inanana da yakışmaz.” (Tevbe: 113)

– “ İnandığı apaçık olana da lanet onu öldürmek gibidir.” (Buhari: 44)

Hz. Peygamber: “Mü’mine karşı aleyhinde şeytana yardımcı olmayın” buyurur.

Lanet, bazen kötüye, kafire, zalime karşı tavır koymaktır. Tepki göstermektir. O da her zaman değil.

Kur’an’da “lanet”, inançsızlar, bozguncular, fitneciler, yalancılar ve namuslu kadına iftira atanlar için kullanılmıştır.

İslam’da cezasını çeken günahkara lanet okunmaz. Çünkü cezanın günahına kefaret olacağına inanılır. Günahtan kurtulacağı düşünülür.

Kişinin inancı varsa, onu da Allah’ın rahmetinden mahrum edecek lanet yapılmaz. Böylesi için Allah’tan hidayet dilenir.

Günahkar dinden çıkmadıkça lanet okunmaz.

Küçük günahlar için lanet okumak caiz değildir.

Günahı açıktan işlese de günah işleyene lanet edilmez. Belki tevbe edecektir. Ona öğüt verilir. “Allah ıslah etsin” denir.

Bir kimsenin helakını, kahrını, acı çekmesini istemek günahtır. Çünkü insana zarar vermemek esastır.

Bir insana lanet etmek, karamsarlığına sebep olur, dönüşünü tevbe etmesi önler.

Lanet, lanetliyi bizden uzaklaştırır.

Ana babanın ve mazlumun bedduasından, lanetinden kaçınmak lazımdır.

Peygamberimiz: “ Bir kimseye lanet etmeyin. Çünkü, şeytanın işini kolaylaştırmış olursunuz” buyurmuştur.

Biri laneti, bedduayı hak etse de yapılmamalıdır. Çünkü sevaplı bir iş değildir. Elde edilecek bir menfaat yoktur. Allah’a havale edilirse, çok daha uygun olur.

Bir de Allah kula cezalandırma yetkisi vermemiştir.

Bu konuda Allah Resulü şöyle der:

–                    “Sahibinin ağzından lanet çıktığı zaman bakar. Eğer yöneltildiği kimse de kendisine yol bulursa ona gider. Aksi halde kendisinden çıktığı kimseye döner.” (Ramuz el Ehadis: 43/11)

–                    “Kul bir şeye lanet ettiğinde, o lanet göğe çıkar. Gök kapıları kapanır, giremez. Sağa sola gider. Kalacağı yere giden bir yol bulamayınca, edilene gider. Layıksa onda kalır, layık değilse söyleyene döner”. (Ramuz el Ehadis: 103/12)

–                    “Gücün yeterse, kimseye lanet etme.” (Ramuz:150/8)

–                      “Lanet etmek, sıdıkların şanından değildir.” (Riyaz üs Salihin: 3/139)

–                    “Lanet edenler kıyamet gününde ne şefaatçi ve ne de şahid olabilirler.” (R.S:3/140)

–                    “Hiç biriniz, diğerine: Allah sana lanet etsin, Allah’ın  gazabına uğra, cehennemde yan, gibi beddualarla lanet etmeyiniz” (R.S. 3/140)

–                      “Olgun bir Müslüman, kimseyi zemmetmez, lanetlemez. Sözünde, işinde haddi aşmaz, hayasızlık etmez.”(R.S. 3/140)

–                    “Bir kadın, bindiği devenin yürüyüşünden sıkılarak ona lanet etmişti. Hz. Peygamber ona:

–                    “Devenin üzerindeki eşyalarını al da deveyi serbest bırak. Çünkü o lanetlenmiştir.” (R.S.3/141)

Hz. İmran der ki: Ben deveyi görürdüm, ona kimse ilişmezdi.”

–                    “Kendi aleyhinize, evlatlarınızın ve mallarınızın aleyhine sakın beddua etmeyin ki, duaların kabul olacağı saate rastlarsınız da bedduanız kabul olur.” (R.S.3/82)

Cenab-ı Allah hz. Peygambere:

–                      “Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler. Sonra şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır.” (İsra:53) diye emretmiştir.

Hz. Peygamber de:

–                    “Allah ve Resulüne inanan kimse, ya güzel ve yararlı söz söylesin veya sussun.” (Buhari edep: 31)

–                    “Allah kötü söz söyleyen ahlaksıza buğzeder.” Buyurur.

Cenabı Allah şöyle buyurmuştur:

–                    “Ey insanoğlu! Mahlukatımı lanetleme yoksa lanet sana döner” ( 40 Kutsi: Hadis No:9 ) Bu konudaki hadislerde:

–   “Allah’ın celali kalbinizde büyüsün. Birinin köpeğine, eşeğine, koyununa “Allah’ım onun belasını ver” diye anmayın. (Kitab üz-Züha Ver. Rekaik: 57)

–   “Kimseye lanetlemeyin; çünkü lanet edenin kıyamet günü Allah yanında sıdık olması layık değildir.” (Age:169)

–   “Kim bir adamı kendi isminden başka bir isimle çağırırsa, melekler ona lanet eder.” (Age:169)

–   “Eşyası çalınan biri hırsıza beddua etmeye başlar. Hz. Peygamber: “Beddua ederek onun ahiretteki cezasını hafifletme” buyurdu. (Büyük Hadis Külliyatı: 4/275)

–   “Birbirinize Allah’ın laneti, Allah’ın gazabı ve cehennem temennisiyle bedduada bulunmayın.” (Age: 4/275)

–   Mü’min, kusur bulucu, lanet edici ve terbiyesiz, kaba ve hayasız olamaz.” (Age: 4/274)

–   “Büyük günahların büyüğünden birisi kişinin ana ve babasına lanetlemesidir.” (Tecrid-i Sarih: 8/122)

–   “İnanan yermez ve lanetlemez.” (Buhari, edep:320)

Demek oluyor ki, başkalarının kötülüğü istenmeyecek. Başkalarının kötülüğünü istemek kendi kötülüğümüzü istemek olacaktır.

Güzel söz, insanın iyiliğindendir. İyi niyet, insanın Müslümanlığının güzelliğindendir.

Erkek hanımını zina suçu ile suçlar ve şahit gösterip, ispat edemezse, hakim önünde, özel şekilde yemin etmeleri gerekir.

Buna lian, lanetleşme denir.

Koca, Allah’ın lanetini kendi üzerine çekerek yeminle iddiasını güçlendirir.

Kadın da eğer yalan söylüyorsa, Allah’ın gazabını üzerine çekerek yemin eder.

Ashabtan Hilal b. Ümeyye (ra), hanımı için zina isnadında bulunması üzerine Nur suresinin 6-9. uncu ayetleri nazil oldu. Bu ayetlerde:

– “Eşlerinize zina isnadında bulunup da kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği, kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah adına yemin ederek şahitlik etmesi, beşinci defa da, eğer yalan söyleyenlerden ise, Allah’ın lanetinin kendi üzerine olmasını dilemesidir.”

“Kadının kocasının yalan söyleyenlerden olduğuna dair, dört defa Allah adına yemin ve şahitlik etmesi, beşinci defa da, eğer kocası doğru söyleyenlerden ise Allah’ın gazabının kendi üzerine olmasını dilemesi, kendisinden cezayı kaldırır” denilmiştir.

Kısacası, hiçbir zaman hiçbir şeye ve hiçbir şekilde lanet okumamak gerekir.

Şaraba düşkün biri birkaç defa cezalandırılır. Bir türlü uslanmaz. Yine içmiş dolaşırken Hz. Ömer:

–         Hay kahrolasıca, yine mi sen ? demiş,

Hz. Peygamber:

–         “Ona lanet okuma” demiştir.

Bir şeyi yapmıyoruz, eksik yapıyoruz, terslik oluyor: “Allah belanı versin”, “Kahretsin” diyoruz, sövüyoruz…

Bazen ölmüşlere bile dil uzatıyor, sövüyor, lanetliyoruz. Hep kaybedenlerden oluyoruz.

Lanet etmek, lanet edilmektir. Lanetlilerden olmaktır.

Rabbim bizi lanet eden ve lanet edilenlerden etmesin. Lanetli iş yapanlardan da etmesin.

 

ÖZET OLARAK BURADAN ÇIKAN NEDİR?

Buna göre; İslam’da hiçbir şeye hiçbir kimseye lanet okunmaz, beddua edilmez.

Lanet, Allah’ın rahmetinden uzak kılmak olduğu için bir Müslüman’a asla lanet okunmaz “Lanet olsun” denmez. Suçlu olsa da denmez. Bu konuda bilhassa hak sahibi ana babalar evlatları için çok dikkatli olmalıdır. Olur olmaz yerde bela okumamalıdır.

Bir de cezasını çeken bir insana bela, lanet okunmaz. Çünkü çekilen ceza günaha kefarettir.

İnançsıza da lanet okunmaz. Ona da Cenab-ı Allah’tan hidayet dilenir.

İslam’da günahkarında kahrı, helakı istenmez. Çünkü İslam’da zarar vermemek esastır. Bir insan için kötü düşünmek, kötü konuşmak, o insanın dönüşünü, değişmesini önler.

Lanet edilen, küfürle itham edilen layık değilse lanet geri döner.

Sevgili Peygamberimiz hadislerde gördüğümüz gibi lanet etmememizi emrediyor. Laneti iyi bir Müslüman’a yakıştıramıyor.

Müslüman’ın lanet okumaması, beddua etmemesi ve sözün en güzelini söylemesi isteniyor.

Yalnız insana değil, hayvana, hatta bütün mahlukata lanet edilmemesi emrediliyor.

Ayrıca başkalarına lakap takılıp, isminin dışında çağırılmaması emrediliyor. Böyle yapılırsa, meleklerin lanet edeceği haber veriliyor.

Müslüman, Allah Resulüne göre kusur bulucu ve beddua edip, lanet okuyucu değildir.

Bazen “lanet olsun bana” diyerek kişi kendini lanetliyor. Bu doğru değildir.

Bir de en büyük laneti, kişi kendini yetiştirmeyene okuyor, ahirette de yakasına yapışacak. Buna da dikkat edilmesi ve bu duruma da düşülmemesine dikkat edilmelidir.

Yetiştirilmeyen evlat Allah’a:

–   “Ya Rabbi! Bundan benim intikamımı al!” diyecek. Onun için lanetlenen ana baba olmayalım.

 

B – BÜYÜKLERİN DİLİNDEN LANET

İmam-ı Gazali:

–   Bir yerde münkar bulunsa, onu izale mümkün olmadığı takdirde oraya gitmek haramdır. Orada hazır bulunana Allah’ın laneti nazil olur.” (G.M.F. 2/263 H. Günenç)

–   Hz. Ömer (RA), tavuğu hedef yapıp ok atan birilerini görür ve onlara:

Bunu kim yaptı? Bunu yapana Allah lanet etsin. Zira canlıyı hedef edinene peygamber lanet etmiştir” dedi. (Büyük Hadis Külliyatı: 4/ 273)

– Merkez Efendi, bir iftira ile şikayet edilir. Padişah tarafından İstanbul’a çağırılır. Namaz kılan padişaha selam vererek keramet gösterir. Suçsuzluğu anlaşılır. Ama o, kendisini şikayet edenler için “onmasınlar !” diye dua etmiştir.

Rahmetli Menderes’e Bediüzaman Hazretleri:

– Ayasofya’yı ibadete aç, ezanı aslına çevir” değilse…………….demişti.

Birini yaptı birini yapamadı….

–   Osmanlı padişahlarının hastanelerde eczane bölümünde hep şöyle bir dua asılmıştır:

“İhtiyacı olmadığı halde ilaç alanın Allah derdini arttırsın” diye.

–   Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethedip, fetih hatırası olarak Ayasofya’yı vakfederken yaptığı dua vardır: “Camimi camilikten çıkaranlar, Allah’ın meleklerin ve bütün Müslümanların lanetine uğrasınlar, yüzlerine bakan ve kendilerine şefaat eden olmasın.”

–   Fetihten sonra iki hapsedilmiş ihtiyar getirirler. Fatih sorar:  – Niye hapsedildiniz?

–   Konstantin bize sordu: “Türkler burayı alacak mı? Diye “Evet” dedik. Fatih tekrar sorar:

–   Bu şehir bizim elimizden çıkacak mı ? cevap verirler:

–   Fitne artarsa, menfaat ön plana geçerse, gayri menkuller yabancılara satılırsa ve dışarıdan medet beklenirse” derler. Fatih öfkelenir:

–   Dilerim Allah’tan bunları yapanlar, Allah’ın gazabına uğrasınlar!” der.

–  Bir gün de Fatih Sultan Mehmet, kılık kıyafet değiştirip halkın arasına çıkar. Bir vatandaş          gibi dolaşır, alış-veriş yapar. Bir dükkana girer, 3-5 şey alır, “şunu da” der demez satıcı:

–   “Onları komşumdan al, ben siftah ettim, o etmedi” der. Bu Fatih’in çok hoşuna gider, ve:

–   “Bu ahlak bu milletteyken bu millet yıkılmaz. Bu milletin ahlakını bozanlara Allah lanet etsin” der.

–   Yavuz Selim, Mercidabık zaferini kazanmış, Halep, Şam ve Suriye’yi zaptetmişti. Bu sırada hazine para sıkıntısı çekiyordu. Defterdar, padişaha bir teklif yazısı ulaştırdı: “ Hazine-i Hümayundaki akçe darlığını gidermek için bugün bir fırsat çıkmıştır. Şam’daki emirlerden biri vefat etti, altı aylık bir çocuk ile, külliyetli miktarda bir meblağ bıraktı. Çocuğun itlafı  ve meblağın hazine için zaptı hususunda ferman padişahındır.” Diyordu. Bunu okuyan Selim, mektubun altına:

Benim defterdarım! Biz buralara kadar halkın malını müsadere etmek için değil, ülkeler almak, halkı rahat ve huzura kavuşturmak için geldik” diye yazdıktan sonra: “Müteveffaya rahmet, malına bereket, oğluna afiyet, gammaza da lanet!” diye ilave etti. Defterdar, böyle bir zılgıtla kurtulup, başını kaybetmediği için şükretti. (T.Ünal. Osm. Faz. Mücadelesi, 78)

Alimin, veli kulların ve büyüklerin bedduası silah gibi tesirlidir. Onların bedduasına hedef olunmamalıdır.

Peygamberimiz “kendi aleyhinize, evlatlarınız ve mallarınız aleyhine beddua etmeyin. Belki duaların kabul olacağı bir zamana rastlar da bedduanız kabul olur” buyurarak beddua edilmemesini istemiştir. (Ahmet Şahin, Dualarımız: 44)

Peygamberimiz (AS) kendisini taşlayanlara, sıkıntı verenlere bile beddua etmemiştir. Beddua et Ya Resulallah!” denildiğinde: “Ben lanet peygamberi değilim” cevabını vermiştir.

“Falana lanet et ya Resulallah!” diyenlere cevap olarak: “ Allah’ım onları ıslah et!” duasını yapmıştır.

Sonuç olarak; büyüklerin bedduasından kaçınmak gerekir. Büyüklerin bedduasını alan iflah olmaz, iki yakası bir araya gelmez. Çünkü büyüklerin duası geçer.

Ananın babanın da duasına engel yoktur. Peygamber (AS): “Babanın duası perdeyi deler” buyurmuştur.

 

C – MAHLUKATA SÖVMEK VE LANETLEMEK

–   “Bir Müslüman’a sövmek fıskdır. Onunla kıtal etmek küfürdür.” (R.Salihin:3/145)

–   Müslüman ölülerine sövmeyin, ayıplarını söylemeyin. Çünkü onlar ahirete götürdükleri iyi veya fena amellerin cezasına erişeceklerdir. (R.S. 3/147) buyurmuştur. Peygamberimiz

–                      Allah şöyle buyurdu: “Ademoğlu zamana söverek beni üzüyor. Çünkü gece gündüzü ben çeviririm” (K.Sitte: 14/541)

–                      “Sakın rüzgara lanet etmeyin” (K.Sitte: 14/542)

–                      Ölüler hakkında kötü konuşmayın. Sonra dirileri üzersiniz. (K.Sitte: 14/544)

–                      “Horoza sövmeyin. Zira o namaz için uyandırıyor.” (K.Sitte. 14/546) buyrularak Allah’ın yarattığı şeylere sövülüp, lanet okunmaması emredilmiştir.

–                    “Allah’tan başkasına tapanlara ve putlarına sövmeyin; sonra onlarda bilgisizce düşmanca Allah’a söverler…” (En’am:108) ayeti ile de lanete sebep olunmaması konusunda uyarı yapılmıştır.

Kelime-i Şahadet getiren kimse büyük günah da işlese, sövülüp, lanetlenip küfürle itham edilmez. Namaz kılmayan lanetlenmez. Namaz, Allah’la kul arasında olan bir şeydir.

–   Kim kendine haksızlık edene beddua ederse, dünyada intikamını almış olur.” (B.Hadis: 5/240)

–   Rüzgar bir adamın elbisesini savurtunca, adam rüzgara lanet etti. Peygamber: “Ona lanet etme” buyurdu. (Age: 4/276)

–    Ölülerinize sövmeyin. Onların iyiliklerini söyleyin kötü hallerini söylemekten uzak durun.” (Age: 4/276)

–   “Zaman bozuk demeyin. Çünkü zamanı yaratan Allah’tır. Kötü olan zaman değil, insan ve insanın yaptıklarıdır. Allah’ın yarattığı hiçbir şeyi beğenmemezlik etmeyiniz ve sövmeyiniz” buyuran peygamber (as) sövmeyi ve laneti yasaklamıştır.

–   Süleyman Bin Ceza: “ Ey oğul, kimseye lanet etme. Zira o lanete müstahak değilse, sana döner. Hayvanata dahi lanet etme, zira melekler sana lanet eder” demiş, lanetin geri döneceğini ifade etmiştir. (Dini Terimler Sözlüğü: 317)

Demek ki; Allah’ın yarattığı canlı, cansız hiçbir şeye sövülmeyecek, ölülere dil uzatılmayacak. Başkasının inancına da dil uzatılmayacaktır.

Allah’ın mahlukatına sövene, melekler lanet okur.

 

D – LANETLİLERDEN UZAK DURMAK

Hz. Peygamber (AS) der ki:

–                    “İnsanları helak olan bölgelere kıyamete kadar lanet yağar.”

Allah Resulü Tebul seferine giderken Semud Kavminin helak olduğu Hıcır şehrinde konaklamıştı. Allah Resulü kısa bir süre sonra oradan ayrıldı. Hırkasını yüzüne örttü, hayvanını hızlıca sürdü ve ashabına:

–                    “Kendilerine zulmeden insanların eğleştiği yerde eğleşmeyin ki, onlara dokunan azab, size de dokunmasın. Buraların suyundan içmeyin, bu sular ile abdest almayın, bu sular ile pişen yemeği yemeyin.” (K.Sitte: 6/263) demiştir.

Hac sırasında peygamberimiz Müzdelife’den Mina’ya giderken Muhassir Vadisinden geçerken Müslümanların hızlıca geçmesini istemiştir. Burası Ebrehe’nin ordusunun helak olduğu yerdir.

Babil halkının depremle helak olduğu yerde; Hz. Ali (RA) namaz kıldırmamıştır. Sebebi sorulunca: “Burası lanete uğramış yerdir” cevabını vermiştir.

Buralarda yaşayanların huy ve hastalıklarının geçebileceğinden böyle davranılmıştır.

Hz. Peygamber (AS) şöyle buyurmuştur:

“Müşriklerle beraber yaşamayın, onlarla oturup kalkmayın kim onlarla yaşar, onlarla oturup kalkarsa ve onların ahlakı ile ahlaklanırsa, onlar gibi olur.”

Hz. Ömer (RA) : “Allah düşmanlarının bayramlarında onlara iştirak etmekten sakınınız” der.

Abdullah Bin Amr da:

–                    “Kim yabancı yerde mülk edinir, onların bayramlarına katılır, kendini onlara benzetir ve bu hal ile ölürse, kıyamet gününde onlarla haşrolunur” demiştir. (Tıbb-ı Nebevi Ars : 1/120-121)

–                    Hz. Ali (RA) Allah Resulü beni mezarlıkta namaz kılmaktan men etti. Babil topraklarında da namaz kılmaktan men etti ve şöyle dedi: “Zira orası mel’undur.” (K.Sitte: 8/130) (Not: Babil en çok sihrin bilindiği ve yapıldığı yerdir)

–                    Biri devesini lanetleyince Peygamber (AS): “Devenin üstündeki eşyaları al, deveyi salıver. Çünkü o artık lanetlenmiştir.” (Büyük Hadis Külliyatı:4/277)

Demek ki, lanetli yerden, lanetlilerden uzak durulacak, günah ortamlarında günahkarlarla eğleşilmeyecektir. Eğleşenin nasibi lanettir.

 

E – ALLAH KİMİ NİÇİN LANET EDER

Cenab-ı Allah Kur’an’da şöyle buyurur:

–                      “Haberiniz olsun, Allah laneti zalimler üzerinedir” (Hud:18)

–                      “Bir müradi: Allah’ın laneti zalimlerin üzerinde diye nida eder.” (Araf:44)

–                      “Ayetlerimi az bir paha ile satmayın benden korkun.” (Bakara:41)

–                    “Allah’ın kitabından gizleyip, onu az bir paha ile değişenler yok mu, işte onların yiyip karınlarına doldurdukları ateşten başka bir şey değildir. Kıyamet günü Allah, ne kendileriyle konuşur ve ne de onları temine çıkarır. Arada onlar için can yakıcı bir azab vardır.” (Bakar:174)

–         Allah bozguncuları sevmez.” (Bakara:205)

–                    “Faiz yiyenler, kabirlerinden şeytan çarpmış kimselerin cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar.” (Bakara:275)

–                    “Müminler, Mü’minleri bırakıp da kafirleri dost edinmesin. Kim bunu yaparsa, artık onun Allah nezdinde hiçbir değeri yoktur.” (Ali İmran :28)

–                      “Sözlerini bozmaları sebebiyle onları lanetledik ve kalplerini katılaştırdık…” (Miada:13)

–                      “Ayetlerimizi az bir bedel karşılığında satmayın. Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse, işte onlar, kafirlerin ta kendileridir.” (Miada: 44)

–                    “ Ey Muhammed! Onlar için ister af dile, ister dileme, onlar için yetmiş kez af dilesen de Allah onları asla af etmeyecek. Bu onların Allah ve Resulünü inkar etmelerindendir. Allah fasıklar topluluğunu hidayete eriştirmez.” (tevbe:80)

Ali İmran 61’de : Yalancıları lanetliyor.

Ali İmran 87’de : Zalimleri lanetliyor.

Nisa 52’de         : Batıla tapanları lanetliyor.

Muhammed 22-23’de : bozguncuları lanetliyor.

Fatih  6’da: Kötü zanda bulunanları, Müslümanlar için kötülük isteyenleri lanetliyor.

Araf 165-166’da: “Yasak edilen şeylerden vazgeçmeyenleri aşağılık maymunlar ettik” buyuruyor.

Miada 60’da : “Allah gazap etti, maymun, domuz ve puta tapanlar olarak cezalandırdığını” bildiriyor.

Buruç 7’de: “Mü’minlere yapılmakta olan işkenceyi seyrettikleri için onlar lanetlendi” buyuruyor.

–                    “ Kafir olarak ölüp, cehennem ehlinden oldukları belli olunca, akraba dahi olsa, Allah’a ortak koşanlar için af dilemek ne peygambere ne de mü’minlere yakışır.” (Tevbe:113)

–                      “ Ebu Leheb’in eli kurusun,  kurudu da. Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi. O, alevli bir ateşte yanacak. Odun taşıyıcısı olarak ve boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu halde karısı da ateşe girecek.” (Tebbet Suresi)

–                      “O şehirde dokuz kişi (elebaşı) vardır ki, bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar,  iyilik tarafına hiç yanaşmıyorlardı.” (Neml:48)

–                    “Kim beni anmaktan yüz çevirirse, şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak ve biz onu kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz.” (Taha: 124)

Allah azab olan kavimlerden şöyle bahsediyor.

–         “Onları korkunç ses yakaladı.” (Hıcır: 73)

–         “Üzerlerine taşlar yağdırdık.” (Hıcır: 74)

–         “Alçaltıcı yıldırım onları çarptı.” (Fussilat: 17)

–         “Zorlu bir sarsıntı ile helak ettik.” (Hakka:5)

–         “Onları dalgalarla boğduk.” (Hu:43)

–         Cennetin içindekiler sorar:

“Sizi bu yakıcı ateşe sokan nedir?”

Cehennemdekiler cevap verir:

“Biz namaz kılanlardan değildik.” (Müddesir: 40 – 42)

–                    “Öyle bir nesil ki, namazı bıraktılar. Nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekeceklerdir.” (Meryem: 59)

–                    “O gün zalim kimse, pişmanlıktan ellerini ısırıp şöyle der: Keşke falanı dost edinmeseydim.” ( Furkan: 27-28)

–                    Dünyada ahireti inkar eden; “Çürümüş kemikler mi dirilecek, toprak haline geldikten sonra hesaba mı çekileceğiz?” diyen, arkadaşını cehennemin ortasında görür.  Ona: “Sen az daha beni de saptıracaktın. Rabbimin nimeti olmasaydı bende senin yanında olurdum.” (Saffet 52-57)

Peygamber (AS) şöyle buyurur:

–                    “Allah, Kur’an’a uyanları yüceltir, uymayanları alçaltır.” (Müslim: 2/817)

–                    “Allah Kur’an dolayısıyla nice toplulukları yüceltmiş nicelerini de zelil kılmıştır.” (Ali Yardım, Müslüman Şahsiyeti: 371)

–                    “Allah’a karşı yalan uydurandan zalim kimdir.” (Hud: 18)

–                    “ İndirdiğimiz açık delilleri kitapta insanlara gösterdiğimiz hidayet yollarını gizleyenlere hem Allah hem de bütün lanet ediciler, lanet eder.” (Bakara:159)

–                    Ahzap 60-61. ayetlerde: iki yüzlüler, kalplerinde fuhuş düşüncesi taşıyanlar, şehirde kötü haber yayanların hepsinin lanetlenmiş olduğu haber verilmiştir.

Cenab-ı Allah, nice nice kavimleri, işledikleri günahlar yüzünden lanetlemiş, cezalandırmış, yaşadıkları yerleri de lanetli yerler haline getirmiştir. Kimini maymun yapmış, kimini domuz yapmıştır.

–         Allah Resulü şöyle buyurur:

“Allah üç kimseyi buğzeder:

–         Başa kakıcıyı,

–         Hırsına düşkün olanı,

–         Gururlanan, böbürleneni” (Ramuz:93/1)

–                      “Allah kuluna buğzedince, ondan hayayı alır. O sevimsizleşir. Ondan Allah emaneti de alır, merhameti de alır. Böyle olunca İslam’ın esasını da ondan alır. Bundan sonra da o kovulmuş şeytan gibi olur.” (Ramuz:23/3)

–                      “Bir Mü’mini kasten öldüren ebedi cehennemde kalacaktır. Allah ona gazap etmiş ve lanetlemiştir. Ona büyük azap hazırlamıştır.” (Nisa: 93)

–                      “Allah’a karşı verdiği sözde durmayanlar, Allah’ın emrettiği şeyleri terk edenler, fesat çıkaranlar, işte lanet onlar üzerinedir. Ve cehennem onlar içindir. (Rad: 25)

–                      Namuslu Müslüman kadınlara zina iftirasında bulunanlar dünya ve ahirette lanetlenmiştir.” (Nur:23-7)

–                      Münafıklara ve kafirlere Allah ebedi kalacakları cehennem vaat etti. Allah onlara lanet etmiştir.” (Tevbe: 68)

–                      “Allah Resulünü incitenlere Allah, dünyada ve ahirette lanet etmiş ve onlar için horlayıcı bir azap hazırlamıştır.” (Mücadele:20)

 

Cenab-ı “Allah kimi niçin lanetlemiş tekrar bir bakalım:

–         Zalimler,

–         Din ticareti yapanlar,

–         Bozguncular,

–         Faiz yiyenler,

–         Müslümanları bırakıp başkalarını dost edinenler,

–         Ahitlerinde durmayanlar,

–         Allah’ın bildirdiklerine itibar etmeyenler,

–         Allah’ı ve Resulünü inkar edip, itaat etmeyenler,

–         Ebu Cehil ve ona yardım eden karısı,

–         Bozgunculuk yapanlar,

–         Allah’ı anıp, zikretmeyenler,

–         Namazdan ibadetten kaçanlar,

–         Peygamberin yolunu terk edenler,

–         Ahireti inkar edenler,

–         Kur’an’a uymayanlar,

–         Allah’a yalan uyduranlar,

–         İnsanları Allah yolundan alıkoyanlar,

–         İki yüzlü davrananlar,

–         Kalplerinde kötü düşünceler taşıyanlar,

–         İnsanlar arasında kötü haber yayanlar,

–         Başa kakıcılar, münafıklar, kafirler,

–         Hırsına düşkün olanlar, iftira atanlar,

–         Gururlanıp; böbürlenenler, Müslüman’ı öldürenler ve

–         Allah Resulünün sünnetini terk edip, O’nu incitenleri Allah lanetlemiştir.

 

F – PEYGAMBERİMİZ RAHMET PEYGAMBERİDİR

Peygamberimiz (SAV) alemlere rahmet olarak gönderilmiştir. Kendini taşlayanlar için: “ Ya Rabbi! Onları affet, zira onlar bilmiyorlar” demiş, hidayetleri için dua etmiştir. (Müslim Birr:87)

–         Allah Resulüne:

–                      Ey Allah’ın Resulü! Müşriklere beddua et, onları lanetle!” denmişti.

–                      “Ben rahmet olarak gönderildim, lanetleyici olarak değil” (K.Sitte: 14/533) + (B.H. Külliyatı: 4/275) cevabını vermiştir.

Allah Resulü, bir şeyi sevdiyse, Allah için sevmiş, sevmediyse Allah için sevmemiştir. Ümmetine de: “Sevginiz de, buğzunuz da Allah için olsun” demiştir.

–                    Enes (RA): “ Hz. Peygamber, sövücü, hakaret edici, lanetleyici değildi. Çok kızdığı zaman birimiz için kınama mahiyetinde şöyle derdi: “Sağ eli toprak olası!” neden böyle yapıyor ve ya “Alnı toprak olası!” derdi”  demiştir. O da: “Zaten toprak olacak” cevabını verirdi. (Büyük Hadis Külliyatı: 4/275)

Allah Resulü, ümmetine düşkün bir peygamberdir. O, kıyamette diğer peygamberlerin nefsi, nefsi dediği bir anda ümmeti ümmeti diyecektir. Sadece O şefaat edecektir.

Allah Resulü’nün beddua ettiği de olmuştur:

–                      Bedir’de Huneyn savaşlarında avucuna toprak alarak: “yüzleri kararasıcalar” demiş atmıştır. (Müslim cihat: 81) (Enfal: 17)

–                      İran padişahı peygamberin mektubunu yırtmıştı. Peygamber: “Allah’ım onu ve mülkünü parça parça et” öyle oldu. Kısa süre sonra oğlu Perviz’i öldürdü, ülkesi parçalandı.

–                      Ebu Leheb’in oğlu Utbe peygambere saldırmıştı. “Allah’ım ona bir köpek musallat et” dedi. Utbe’yi bir sefer sırasında bir aslan parçaladı.” (mektubat: 147)

–                      Peygamber Mescid-i Haramda namaz kılarken peygambere saldıran Kureyşliler üzerine işkembe boşalttılar. Peygamber onlara beddua etti. İbni Mesud: “Onların hepsinin Bedir savaşında leşlerini gördüm” demiştir. (Age:147)

Müşrikler Hz. Peygamber (AS)’a:

–         “Ölüm üzerine olsun” dediler. O da:

–         “Sizin üzerinize olsun” cevabını verdi.

Hz. Aişe: “ne dediklerini anlamadın mı? Dedi.

Peygamber: “Biliyorum. Ben de sizin üzerinize olsun” dedim demiştir.

–                      Bir kabile peygamberden din öğretecek kimseler istediler. Peygamberimiz 70 hafızı gönderdi. Bir-i Maüne denilen yerde 70’ini de şehid ettiler. Hz. Peygamber çok üzüldü ve beddua etti.

–                      Bildiğiniz gibi peygambere uymayanları Allah lanetlemiştir. Biri de peygamber uymamış, sol eliyle yemek yiyordu. Peygamber: “Sağ elinle ye” dedi.

“Kibirden dolayı yapamıyorum” cevabını verdi. Peygamber: “Yapamaz ol” dedi. Adam ondan sonra sağ elini ağzına götüremedi” (K. Site: 5/239) (R.Salihin: 2/615 Nolu hadis)

 

G – HZ. PEYGAMBER KİMİ NİÇİN LANETLEMİŞTİR

Peygamber (AS)’ın lanetlediği kimseler şunlardır:

–                      Faiz yiyene, yedirene, faiz senedi yazana, bu senede şahid olana, dövmeyi yapana, yaptırana, sadakayı geciktirene, hicretten sonra İslam camiasından çıkıp gidenlerin hepsine birden kıyamet gününde Muhammed (SAV)’in dilinden lanet edilmiştir.” (Ramuz el Ehadis: 4/6)

–                      Cebrail bana geldi dedi ki: “Ya Muhammed, Allah içkiye, onu yapana, yaptırana, içene, taşıyana, kendisine taşınılan kimseye, satana, satın alana, sunana ve onu içirene lanet etti.” (Ramuz el Ehadis: 11/2)

–                      “Allah bir kula zilleti murad ettiğinde, ona malını binada, suda ve çamurda harcatır” (Ramuz: 27/4)

–                      “Allah bir kula buğzettiğinde ondan hayayı soyup alır. Emaneti de ondan alır, emaneti alınca merhameti de alır.” (Ramuz: 23/3)

–                      “Yalan söz ve davalar meydan aldığında, ameller gizlenip bozulduğunda, dilde ülfet olduğu halde kalpler birbirine buğzettiğinde sıla-ı rahim bittiğinde, işte o zaman Allah o kavme lanet eder ve onların kulaklarını sağır, gözlerini de kör eder.” (Ramuz: 54/4)

–                      “Allah kullara musibet murat ettiğinde, çocuklar ölür, kadınlar doğurmaz olur. İçlerinde rahmete şayan bir kimse yoksa, başlarına bela gelir.” (Ramuz: 85/3)

–                      “Allah, bir topluluğa gazap edip azap vermemiş ise, zahireleri pahalılanır, ömürleri kısalır, tüccarları ticaret edemez, yağmurları azalır ve başlarına da şerliler musallat olur.” (Ramuz: 85/13)

–                      “Hayvana binen üç kişiden üçüncüsü mel’undur.” (Ramuz: 199/4)

–                      Allah Berat Gecesinde bütün halkı mağfiret eder. Müşrik ve müşahin (din kardeşine karşı bozuk yürek taşıyanı) etmez.” (Ramuz:90/2)

–          “Üç kimseye lanet ederim; Zalim yönetici, fitneci, sünnetimi yıkan bid’atcı.” (Ramuz: 267/1)

–                      “Şarkıcı kadının parası haramdır. Onu dinlemek, yüzüne bakmak haramdır. Parası köpek parası gibidir, haramdır. Kimin ki eti haramdan beslendi, ona cehennem ateşi evladır.” (Ramuz:269/6)

–                      “Bir başka hadiste de insanları zinaya teşvik edenlerin Allah yüzüne bakmaz, mağfiret etmez” buyuruyor.

–                      “Evlenmeyi terk edenin üzerine Allah’ın laneti vardır.” (Ramuz: 347/4)

–                      “Allah lanet etsin; şairler gibi hutbe okuyanlara.” (Ramuz: 347/5)

–                      “Allah lanet etsin; cenaze peşinden para ile ağlayan kadına ve inleyenlere, sıla-ı rahmi kesene, musibet sırasında feryat edene, dövme yaptırana ve yapana.” (Ramuz: 347/6)

–                      “Allah lanet etsin; saçını ekleyen kadına ve eklettirene, dövme yapana ve yaptırana.” (Ramuz: 347/8)

–                      “Allah lanet etsin; kadınlardan erkek kılığına, erkeklerden de kadın kıyafetine girenlere.” (Ramuz:347/10)

–                      “Allah faiz yiyene, yedirene, senedi yazana ve zekatı vermeyene lanet etsin.” (Ramuz:347/11)

–                      “Allah süslenmek için yüzünü boyayıp kaşlarını yolana, yoldurana lanet etsin.” (Ramuz:347/12)

–                      “Allah avrete bakana, baktırana lanet etsin.” (Ramuz:347/13)

–                      “Allah hayvanların azasından bir yerini diri iken kesene lanet etsin.” (Ramuz: 347/14)

–                      “Allah lanet etsin; ona babasına lanet edene Allah’tan başkası için hayvan kesene, Allah lanet etsin. Günahkarı barındırıp himaye edene Allah lanet etsin ve arazi hududunu değiştirene Allah lanet etsin.” (Ramuz: 347/15)

–                      “Allah beyinden başka efendi edinene, arazi sınırını değiştirene, amayı yoldan itene, ana babasına lanet edene, Allah’tan başkası için hayvan kesene, hayvana tecavüz edene, lütilik yapana lanet etsin.” (Ramuz: 347/16)

–                      “Sünneti öldürüp, dinin saflığını bozacak şeyler sokanlara Allah’ın lanet edicilerin, meleklerin ve bütün halkın laneti onların üzerine olsun.” (Ramuz: 507/5)

–                      “Ümmetimden bir grup içkiyi ismini değiştirerek içer, başlarında çalgıcı kadınlar çalar, söyler. Allah bunları yere batırır, maymun ve hınzır suretine sokar.” (Ramuz: 367/6)

–                      “Bir kimse, dinimizden olmayan bir şeyi ihdas ederse, o şey  merduttur.” (Riyaz üs Salihin:1/210)

–                      “Allah, iğreti saç takan ve taktıranlara lanet etsin (rahmetinden uzak kılsın). Riba yiyenlere canlı sureti (put) yapanlara bir yerin hududunu değiştirene, bir yumurta veya miğfer çalan hırsıza, ana babasına lanet edenlere, Allah’tan başkası adına kurban kesenlere Allah lanet etsin.” (R.S.3/144)

–                      “İğreti saç takan ve taktıran, cildlerini iğne ile dövdürüp mavi renge boyayan kadınlara lanet etti.” (R.S.3/205)

–                      “Allahu Teala; cildini mavi renklerle süsleyenlere, süsletenlere, yüzünün tüylerini yolanlara, kaşlarını inceltenlere, süs için dişlerini seyreltenlere, Allah’ın yarattığını bozan kadınlara Allah lanet etsin.”( R.S.3/205)

–                      Kim mescitte bir yitik arayan kimseyi işitirse: “Allah onu sana iade etmesin (bulamaz ol) desin çünkü mescitler bunun için yapılmamıştır.” (R.Salihin: 3/236)

–         Mescitte ticaret yapanı görünce:

–         “Allah sana kazanç bırakmasın deyin.” (Age: 3/237)

Aile yuvası kutsaldır. Bunun için Peygamber(AS) der ki:

–                      “Erkek, hanımını yatağına çağırır da kadın dini mazereti olmadığı halde gelmekten imtina eder ve kocası da ona küs olarak gecelerse, melekler o kadına sabaha kadar lanet eder” (R.S: 3/269)

–                      “Çalım satarak elbisesini sürüyerek yürüyen kimseye Allah kıyamet gününde rahmet nazarıyla bakmaz.” (R.S: 2/46)

–                      “Mü’minden başkasıyla düşüp kalkma, yemeğini de ancak itikadı düzgün olan yesin.” (R.S: 1/397)

–                      Ehli cehennemden iki zümre vardır ki, birisi sığır kuyrukları gibi kırbaçlar tutarak, onlarla insanları döver. Diğer bir kısmı kadınlardır ki; gerçi giyinmişlerdir, fakat çıplak görünürler. Başka kadınları kendileri gibi yapmaya teşvik ederler. Bunların başları içine doldurdukları bezlerle, saçlarla deve hörgücüne benzer. İşte bunlar cennete giremezler, uzaktan kokusunu duyarlar. (R.Salihin:3/199)

–                      Zaruretsiz kadın elbisesi giyen erkeklere ve erkek kıyafetine giren kadınlara lanet olsun.” (R.S:3/198)

–                      Küfür kadar büyük günah işleyenlerden şöyle bahsedilmiştir:

–                      “ Hayız halinde kadına temas eden küfretmiştir” (Hadis Ans:14/537)

–                      “Allah, yağmur yağdırır da bir kısım insanlar bu sebeple kafir olarak sabahlarlar ve şöyle derler: Falan yıldız sebebiyle yağmura kavuştuk” (Age:537)

–                      “Cehennem bana arz edildi. Ehlinin çoğu küfürleri sebebiyle kadınlardı. Allah’ı mı inkar ediyorlar? Diye soruldu. Hayır! İyiliği inkar ediyorlar. Kocalarının iyiliğini inkar ediyorlar” (K.Sitte:14/537) ( Ben senden hayır görmedim. Benim yüzüm gülmedi, derler.)

–         Hz.Ali (RA): Hz. Peygamber şöyle dedi der:

–                      Faizi yiyeni, yedireni, anlaşmasını yazanı, sadaka zekata mani olanı, dövme yapan ve yaptıranı, hulle yapanı, hulle yaptıranı lanetledi” (K.Sitte:14/548 İbrahim Canan)

–                      “Mezar soyan kadın ve erkeğe Allah lanet etsin” (K.Sitte:14/551)

–                      “Allah kabirleri çok ziyaret eden kadınlara ve kabirlerin üzerine mescidler yapanlara, kandiller takanlara lanet etsin” (K.Sitte:15/131)

–                      “kardeşine karşı şamata etme, Allah ona afiyet, sana da belayı verir” (K.Sitte:16/334)

–                      Allah Yahudi ve Hıristiyanlara lanet etsin. Onlar peygamberlerinin kabirlerini mescide çevirdiler” (K.Sitte:8/128)

–         Allah Resulü: “ iki lanetten korkun” buyurur.

–         Ashab: “ nedir o iki lanet” der.

–                      Allah Rasülü: “insanların yollarına abdest bozanla, gölgelerine abdest bozanlardır.” (K.Sitte:10/92)

–                      “Lanete sebep olan üç yere abdest bozmaktan kaçının:

–         Su yollarına

–         İşlek yollara

–         Gölgeliklere” (K.Sitte:10/92)

–         Lanete uğramışlardan sakının Ashab:

–         Kimdir bunlar?

–                      Halkın gelip geçtiği yollara, gölgelendikleri kuytu yerlere abdest bozanlardır.” (K.Sitte:10/120)

–                      Kim sihir maksadıyla bir düğüm vurur, sonra da onu üflerse, sihir yapmış olur. Kim sihir yaparsa, şirke düşer. Kim bir şey asarsa, o astığı şeye havale edilir. Yani Allah’ın yardımından mahrum kalır.” (K.Sitte:7/192)

–                      Kim bir kahine gelir bir şeyler sorar ve söylediklerine de inanıp tasdik ederse, kırk gün namazı kabul edilmez” (K.Sitte:7/193)

–                      “Allah’a ve ahirete inanan içki içmesin. Allah’a ve ahirete inanan içki içilen sofraya oturmasın”

–         “İçki içen puta tapan gibidir.”

–         “İçki içen laf ve uzaya tapan gibidir.”

–         “İçki içen puta tapar olarak Allah’a kavuşur.”

–         “İçki içenin kalbinden iman nuru çıkar.”

–                      “İçki içenin kırk gün namazı kabul olmaz. Tevbe etmeden ölürse, küfürle ölür”

–         “İçki içip tevbe etmeden ölen cennete giremez”

–                      “Üç kişi ebediyen cennete giremez: Deyyus, erkekleşen kadın ve içki mübtelası”

–                      Eline içki kadehini alanın duası kabul olmaz” (K.Sitte:7/276)

–                      Kim cumayı dini bir mazeret olmadan üç kere terk ederse Allah kalbini mühürler.” (K.Sitte:17/43)

–                      Malını satışa arz eden rızka erer, pahalanması için satmayıp bekleten karaborsacı lanete uğrar.” (K.Sitte:17/251)

–                      Ubey İbnü Ka’b “Bir adama Kur’an öğretmiştim. Bana bir yay hediye etti. Bunu peygambere söyledim. Bana: “ eğer onu alırsan ateşten bir yay almış olursun” buyurdu. (K.Sitte: 17/252)

–         İbni Mesut (RA) anlatır:

–         “ Allah Resulü Arafat’ta şöyle dedi:

–                      Biliniz ki, mallarınız, kanlarınız birbirinize haramdır. Bilin ki kıyamet günü havzın başına hepinizden önce ben geleceğim. Ben sizin çokluğunuzla diğer ümmetlere karşı iftihar edeceğim. Sakın benim yüzümü kara çıkarmayın. Haberiniz olsun. Ben, pek çok kimseyi şefaatimle ateşten kurtaracağım. Zebaniler bazılarını da benden alıp götürecek. Ben: Ey Rabbim! Zebanilerin benden kaçırdıkları benim ümmetimdendir. Onları niye cehenneme götürüyorlar? Diyeceğim Allahü Teala şöyle buyuracak: Senden sonra onların neler ihdas ettiklerini sen biliyor musun? (K.Sitte: 17/398)

–                      “Lut kavminin iğrenç fiilini işleyen kimse mel’undur. (K.Sitte:5/203)

–                      (Hz.Ali RA livata yapan çifti yaktırmıştır. Hz Ebubekir’de üzerlerine duvar yıktırmıştır.)

–                      “Ümmetim için en ziyade korktuğum şey Lut kavminin amelidir.” (K.Sitte:5/203)

–                      “Kadına ters temas eden mel’undur.” (K.Sitte:5/203)

–                      “Allahü Teala Hz.leri, erkeğe temas eden veya kadınlara ters yaklaşan kimselere kıyamet gününde rahmet nazarıyla bakmaz.” (K.Sitte:5/204)

–                      “Kim bir hayvana temas ederse onu öldürün. Hayvanında etini yemeyin, ondan istifade etmeyin.” (K.Sitte:5/204)

–                      “Allah yedi kimsenin yüzüne bakmaz, onları ilk önce cehenneme koyar, tevbe edenleri de affeder:

–         1. Eli ile nikahlanan,

–         2. Erkekle yetinen erkek,

–         3. İçkiye devam eden,

–         4. Ana babasını döven,

–         5. Komşusuna eziyet veren,

–         6. Komşu hanımla zina eden,

–         7. Kadınla yetinen kadın,” (Ramuz:296/2)

–                      “Kur’anı okuyup boğazlarını geçmeyenler okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkarlar ve geri dönmezler; bunlar mahlukatın en şerlileridir.” (Ramuz:302/12)

–         “Fitne uykudadır, uyandırana lanet olsun”

–                      “Elle boşalan lanetlidir” (Prof.Dr.H.Döndüren Aile ilmihali:121)

–                      Müslümanları yollarda rahatsız edenlere, lanetleri vacip olmuştur.”(Hz.Peygamberin Sünnetinde terbiye:234)

–                      “Sakın lanete uğrayanlardan olmayın” (Age:234)

–                      Hz.Peygamber hutbede 3 defa “AMİN” deyince Ashab:

–                      Neden “ AMİN” dediniz Ya Resullullah? Dedi. Hz. Peygamber:

–                      Cebrail bana geldi: “Adını duyup ta üzerine selavat getirmeyenin burnu sürtülsün” dedi, Amin dedim.

–                      Ana babasının sağlığına erişip de rızalarını kazanamayanların burnu sürtülsün” dedi.Bende Amin dedim.

–                      Ramazana erişip de kurtulamayanın burnu sürtülsün” dedi.Bende Amin dedim” der.

–                      “Zorla oynayıp da, sonra kalkıp namaz kılan kimse,irin ve domuz kanı ile abdest almış,sonra namaz kılan gibidir.Namazı da kabul olmaz.”(Büyük Hadis Külliyatı:4/274)

–                      “Allah’ın laneti rüşvet alan ve verenin üzerine olsun. Aracılık yapana da Allah lanet etsin.” (F.Beşer, Fıkhi risaleler:153)

–                      Bana ve Ashabıma kötü söz söyleyen, Allah’ın meleklerin ve bütün insanların lanetine uğrasın.”(Ramuz :86/7)

–                      Kıyamet günü  Allah İndinde derece itibariyle insanların en şerlisi, başkasının dünyası uğruna ahiretini heba eden kuldur.”(K.Sitte.3/149)

–                      İnsanların arasında Allah2ın en çok buğzettiği üç kişi vardır:

–         Haramda sapıtıp Haktan ayrılan,

–         İslam2a girdiği halde cahiliye işlerini işleyen,

–         Haksız tere kandöken.”(K.Sitte:16/329)

–                      Bir kimse bir şeyin ayıbını açıklamadan satarsa, daima Allah’ın gazabına ve meleklerin lanetine ma’ruz kalır.”(K.Sitte:17/263)

–                      “Mü’mine zarar veren veya hile yapan mel’undur.”(K.Sitte:16/314)

–                      Hz.Peygamber yüzüne damga vurulmuş bir hayvan gördü,çok üzüldü ve: “Bu hayvanı yüzünden dağlayanı,Allah rahmetinden uzak tutsun, lanet etsin.” buyurdu. (Müslim, Libas:107)

–                      “Allah her kaba, haris mütekebbir olan kimseye, çarşıda sesi çok çıkana buğzeder. Bu adamın gecesi leş, gündüzü merkep gibidir; dünyayı bilir, ahiret için anlamaz.” (Ramuz:92/11)

–                      “Ahir zamanda bir kavim sultanın huzuruna varır. Sultan Allah’ın emriyle hareket etmez, onlar da nehyetmezler. Allah’ın laneti işte bunların üzerine olsun” (Ramuz:518/7)

–                      “Enes (RA): “ Peygamber 3 kişiye lanet etmiştir der:

–                      İstemedikleri halde bir topluma yöneticilik yapan,

–         Kocasını öfkelendirip, geceleyen kadın,

–                      Hayye alen felah’ı duyup ta namaza icabet etmeyen” (B.H.Külliyatı:4/377)

–                      “Hz. Peygamber namaz kılanın önünden geçene beddua etmiştir.”

–                      “Allah rızası için verin diyen mel’undur” (Melun, Allah’ın rızasından, rahmetinden uzaklaştırılan, gazaba uğrayan. Melun şeytanın sıfatıdır)

–                      Allah’ın rızası için verin diye istenince vermeyen de mel’undur.” (Hz.Peygamberin vasiyetleri:60 M.Kapçı)

–         (Not: Biri istismar ediyor, Diğeri aldırmıyor.)

–                      Altı kişiye ben lanet ettim ve duası kabul edilen her peygamber de lanet etmiştir:

–         1. Allah’ın kitabını tahrip edene,

–         2. Allah’ın kaderini yalanlayana,

–         3. Allah’ın haram kıldığını helal sayana,

–         4. Gücüyle halka musallat olana,

–         5. Allah’ın zelil kıldığını aziz, aziz kıldığını zelil kılana,

–         6. Sünnetini terk edene,” (B.H.Külliyatı:4/270)

–                      Üç kişiye hürmet olmaz. Cenazede parayla ağlayan kadına hürmet olmaz, onun kazancı da lanetlenmiştir. Şarkıcıya hürmet olmaz onun malı bereketsizdir, kazancı mel’undur. Bunları dost edinenler de hoş görenler de mel’undur. Faiz yiyene de hürmet olmaz. Onun malında da bereket yoktur” (Ramuz:267/10)

 

Bu hadislerde Allah Resulü kimleri niçin lanetlemiştir özet olarak bir kez daha bakalım:

–         Faiz alıp veren,

–         Dövme yapan, yaptıran,

–         Alkol içen, içiren, içilmesine sebep olan,

–         Yalan söyleyen, sıla-i rahmi terk eden,

–         Hayvanlara eziyet eden,

–         Bozuk yürek taşıyan,

–         Sünneti terk edeni, sünneti bozanı,

–         Zalimi,

–         Fitneciyi,

–                      Evliliği terk edeni, zina edeni, nikahsız yaşayanı,

–         Güzelleşme maksadıyla insan saçı takanı,

–                      Erkeğe benzeyen kadını, kadına benzeyen erkeği,

–                      Süs için boyalanıp, kaş yolana, Allah’ın yarattığını bozana,

–         Açınana ve bakana, baktırana,

–         Günahkarı barındırana, himaye edene,

–         Hak yiyene,

–         Allah’tan başkası için hayvan kesene,

–                      Zina edene, hayvanla ilişki kurana, lutilik yapana,

–         Anasına babasına lanet okuyana,

–         Mescidde yitik arayana, ticaret yapana,

–         Mazeretsiz kocasına itaat etmeyen kadına,

–                      Açık saçık giyinip, başkalarını da teşvik edenlere,

–         Hasta eşine yaklaşana,

–         Allah’ın yaratıcılığını inkar edenlere,

–         Kocasının iyiliklerini inkar eden kadını,

–         Hulleciyi,

–         Mezar soyanı,

–         Kabir üzerine mescid yapan, kandil takanı,

–         Yola, suya, gölgeliğe abdest bozana,

–         Sihir yapana,

–                      Eşini başkalarına sunanı ve cinsiyetinin dışına çıkanı,

–         Karaborsacıyı, rüşvet alıp vereni,

–                      Bit’at ihdas edeni, bit’at işleyeni ve engel olmayanı,

–         Eşine ters yaklaşanı,

–         Fitne çıkaranı,

–         Yolda insanlara rahatsızlık verene,

–         Elle boşalana,

–                      Haksız yere kan dökene, cahiliye işleri işleyene,

–         Hile yapan tüccara,

–         Uyarıcılık görevini yapmayana,

–         Çağrıldığı halde namaza gitmeyene,

–         Namaz kılanın önünden geçene,

–                      Allah rızası için deyip dini duyguları istismar edene,

–                      Allah rızası için sözünü duyup gereğini yapmayana,

–         Kur’anı tahrip etmek isteyene,

–         Allah’ın haram kıldığını helal sayana,

–         Gücü ile sahip olduğu şeyle halka zulm edene,

–         Allah alçalttığını yükseltmeye çalışana, yükseltiğini de alçaltmaya çalışana,

–                      Sünnetini terk edenlere, Peygamberimiz(AS) lanet etmiş ve bunların lanetlilerden olduğunu bildirmiştir ayrıca hatasından dönüp tevbe edeni de Allah’ın affedeceğini bildirmiştir.

–         Sonuç olarak;

–         Şimdi herkes:

–         1. Lanetli miyim, başkasını lanetliyor muyum?

–         2. Lanetli iş yapıyor muyum?

–         3. Lanetli iş işleyenlerden ne ölçüde uzağım?” diyecek ve kendini sorgulayacaktır. Eğer:

–         Eksikliği varsa giderecek

–         Hatası varsa düzeltecek

–                      Yanlış yapıyorsa dönecek ve tevbe istiğfar edecek, doğru dürüst Müslüman olmaya çalışacak

–                      Allah hepimizin yardımcısı olsun, hepimizi affetsin.

–         İnşallah faydalı olmuştur.


Bu yazıyı 26.645 kişi okudu.

3 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.