Meleklere iman Müslüman olmak için zorunlu mudur?
      Meleklerin varlığı Kur’an’da ve sünnette haber verilmiştir. Ayrıca inanılması emredilmiştir. İnanmayanların ise sapıklık ve küfür içinde oldukları bildirilmiştir. (Bakara:98+Nisa:136)
Meleklere iman, imanın altı esasından ikincisidir. Allah’a imandan sonra meleklere inanılacaktır.

Melekler nasıl varlıklardır?
Melekler, insandan önce yaratılmışlardır. Melekler, nurdan yaratılmışlardır.
Melekler nurani varlıklar olduğundan görülmezler.
Melekler günah işlemezler, cinsiyetleri yoktur, yiyip içmezler, uyumazlar, Allah’a ibadet ve itaat ederler. (Enbiya:19-20)
Adem’e secde edin emrine uyup secde etmişlerdir. (Kehf:50)

Meleklerin ne gibi görevleri vardır?
      Melekler, Allah’a ibadet ve itaat etmekle görevlidirler. Allah’ı zikrederler, Allah’tan korkarlar ve kendilerine ne emredildiyse onu yaparlar.
-İnsanların yaptığı işleri tespit eden melekler vardır.
-Dua eden, duaya amin diyen melekler vardır.
-Koruyucu melekler vardır, yardım eden melekler vardır.
-İnsanları iyiliğe, hayra çağıran melekler vardır.
-Cebrail, vahiy meleğidir.
-Azrail, ölüm meleğidir.
-İsrafil, dünyanın sonu ile tekrar dirilişi haber verecektir.
-Mikail, dünyadaki olup bitenlerle ilgilenmektedir.
-Bir de hesap melekleri vardır.
-Kötülere ve kötülüklere lanet eden melekler vardır.

Melekler insanlara nasıl yardım eder?
      Kur’an’da meleklerden cündullah (Allah’ın askerleri) olarak bahsedilmiştir. Allah yolunda olanlara ve inananlara yardım ederler.
Bedir savaşında Allah melekler gönderdiğini, Huneyn’de meleklerin yardım ettiğini haber veriyor. (Al-i İmran:123-124+tevbe:205)
Bir ayette de:’’Melekler insanlara yardım eder’’ buyrulur. (Enfal:12)
Allah sevdiklerini melekler vasıtası ile korur. (Tevbe:26)
Melekler dua ederek iyiliğe çağırarak yardım ederler.
Hafaza melekleri, koruyarak yardım ederler.
Çanakkale’de Churchill olmakla itham edilip yargılanırken şöyle demiştir:
-Biz Allah’a savaştık, anlamıyor musunuz?
Ebrehe’de Allah’la savaşmıştı.

Melek mi üstündür insan mı üstündür?
      Din alim’lerine göre insan üstündür.
İnsan, yeryüzünün halifesi olarak yaratılmıştır. (Bakara:30)
Meleklerin Adem’e secde etmeleri emredilmiş, melekler Adem(as)’a secde etmişlerdir.
Meleklerin amellerine sevap yoktur. İnsanın amellerine sevap vardır.
Peygamber (as) alimlerin ve Salih kulların meleklerden üstün olduğunu bildirmiştir.
Cenab-ı Allah, melekler dahil her şeyi insanın hizmetine vermiştir.
Miraç da peygamber (as) sınırı geçerken, melek ‘’benim iznim buraya kadar’’ demiştir. Fakat inanmayan isyankâr ve günahkârların da bir üstünlükleri olamaz. Onlar için Allah: ‘’Belhüm Adel: (Hayvanlardan da aşağı) ifadesini kullanmıştır.

Meleklere inanmanın insan üzerinde ne gibi etkileri olabilir?
      Meleklere inanan ve meleklerin iyiliğe davet ve teşvik ettiklerine, iyilik yapana hayır duada bulunup yardım ettiklerine inanıp iyi olmaya çalışır.
Yazıcı meleklerin varlığına inanan, kötülükten kaçınır.
Koruyucu meleklerin varlığına inanan, korunduğuna inanır ve lüzumsuz korku taşımaz.
Yardım eden meleklerin varlığına inanan kimse kendini yalnız ve güçsüz hissetmez.
Meleklere inanan ölçülü ve faydalı bir hayat yaşar.
Meleklere inanan melekler gibi temiz olmaya çalışır. Onlar gibi ibadet, itaat eder, isyandan kaçınır, melekleşir.

İman açısından meleklerle ilgili nelere dikkat etmeliyiz?
      Meleklerle ilgili yakışıksız bir düşünce taşınmamalı ve söz söylenmemelidir.
-Melekler için erkeklik, dişilik düşünülmez.
-Melekler Allah’ın oğlu kızı kabul edilmez.
-Meleklerle alay edilmez ve sövülmez.
-Ha şeytan ha melek denmez.
-Meleklerin yanlış yaptığı söylenmez.
-Kadınlara kızlara ‘’meleklerim’’ denmez.

Şeytan nasıl bir varlıktır?
      Şeytan, isyanından sonra kötülüğün sembolü olmuş ve kovulmuştur.
Şeytanda gözle görülmez. İnsanları sapıtmak için yeminli bir varlıktır.
Ateşten yaratılmıştır. Cinsiyetleri vardır. Hızlı hareket ederler ve değişik şekillerde girebilir. Gübre, kemik ve üzerine besmele çekilmeyen şeyleri yerler. Pis yerlerde ve günah işlenilen yerlerde eğleşirler. İnsanları aldatmak için sağında, solunda, arkasında ve önünde dolaşır dururlar.
Her zaman insanlara vesvese verirler, kötü düşünceler telkin ederler.

Şeytanın aldatması nasıl olur?
Şeytan, kötü şeyleri süslü ve cazip gösterir. İnsanı küfüre, ahlaksızlığa çağırır. Harama günaha bulaştırmaya çalışır. Oyun ve eğlence ile vaktini geçirtir. Faydasız şeylerle meşgul eder.
Günaha düşkün olanların yakasını bırakmaz. Daima kötülüğü emreder. Zayıf kimselere hâkim olur, istediğini yaptırır.
Şeytan her istediğine zarar veremez. (İsra:65+mücadele:10)
Şeytan insanın düşmanıdır. Kötülüklerle insanı imandan ibadetten, güzel davranışlardan alıkoymak ister. Şeytan tuzak kurma, aldatma ve yanıltma gücüne sahiptir. İnancı, ahlakı zayıf kimseler üzerinde hakimiyet kurar.

Şeytan nasıl vesvese verir?
      Vesvese, gizli ses, fısıltı, kuşku ve evham demektir. Şeytan vesvese vererek insanı çileden çıkarır. Tuzaklar kurar. İbadetleri terk ettirir. Ahireti unutturur. Abdeste, namaza şüpheler sokar. Küfrü ve kötülüğü güzel gösterir.
Allah Kur’an’da kullarını şöyle uyarmıştır:
-‘’ Kuşkulananlardan olma, şüphelenenlerden olma’’ (Bakara:147+Al-i İmran:60)
Nasıl korunacağımızı da şöyle bildirir:‘’ Eğer şeytanın fitlemesi seni dürterse hemen Allah’a sığın.’’ (A’raf:200)
Nâs suresi okunur, helal lokma yenir ve ibadetler güzel yapılırsa şeytan vesvese veremez.
Şeytanın vesvesesine itibar etmemek en güzel yoldur. Eğer telkinlerine kulak verilirse insanı çok sapıtır.
Şeytanı lanetlemek doğru mu?
      İşinizin iyi gitmemesi sonucu şeytana sövmek, şeytanın gözü kör olsun demekle, lanet olsun demekle şeytan kör olmaz ve zarar görmez. Kahrolsun demekle kahrolmaz. Atalarımız: ‘’Sövmekle şeytanın sayısı artar’’ demişlerdir. Böyle sözler şeytanı güçlendirir. Şeytandan emin olmanın en güzel yolu Allah’a sığınmaktır. Peygamberimiz: ‘’ İçinden şerre davet eden, bir ses duyan kimse şeytanın şerrinden Allah’a sığınsın’’ buyurur. Şeytan lanetlendiğinde: ‘’Ben zaten lanetliyim der, halbuki Allah’a sığınıldığı zaman işte şimdi belimi kırdın’’ der. (Ramuz el e-hadis:62/5) İnsanı kızdıranın, sövdürenin şeytan olduğu unutulmamalıdır.

İnsan şeytanın aldatmasına karşı uyarılmış mıdır?
Şeytana karşı Allah insanı uyarmıştır. Bu konudaki ayetler şöyledir:
-‘’Şeytanın peşine düşmeyin, o sizin apaçık düşmanınızdır. O size ancak kötülüğü ve çirkin şeyleri emreder.’’ (Bakara:168-169-208+Nur:21)
-‘’Sakın sizi şeytan Allah’ın affına güvendirerek kandırmasın. Sizi dünya ile aldatmasın.’’ (Lokman:33)
Buna göre hiçbir insan ‘’Beni şeytan aldattı, kandırdı’’ diyerek mazeret gösteremeyecektir. Allah:’’Ben size şeytana uymayın, o sizin düşmanınız demedim mi?’’ diyecektir. (Yasin:60)

Şeytanın insana ne gibi telkinleri olur?
      Şeytandan iyi düşünce gelmez, hep kötü şeyleri akıla getirir ve insanı kötülüğe davet eder. Allahın yasaklarına çağırır.
Şeytan inancı zayıf olanı azdırır. Bir çok insanı Allah’ın rahmetine güvendirerek sapıtırken bir çoklarını da Allah’ın rahmetinden ümit kestirir. Şeytan, mala, paraya karşı sevgi besletir. Helal olmayan yerden kazandırır, helal olmayan yerlere harcatır.
Şeytan, fakirlikle korkutup cimriliğe davet eder. İnsanı namazdan Allah’ın emirlerinden alıkoymaya çalışır.
Şeytan, insana ‘’senin kalbin temiz, sen büyük bir insansın’’ der. Allah’ın senin yapacağın ibadete ihtiyacı mı var? Hayatını yaşa, bu dünyaya bir daha gelmeyeceksin diye telkin eder.
Ümitlendirip, kapı aralayanlara durmadan emirler yağdırır sapıtır.
Şeytan insanı aldatır ama suyunu ısıtıvermez.

Şeytan’ın hakimiyeti kimleredir?
Allah hiçbir kulunu şeytanın hakimiyeti’ne terk etmemiştir. Şeytan, insanlardan dilediğinin üzerinde hakimiyet kuramaz. İstediğini sapıtamaz. Her insanın imanını yok edemez. Dilediğini küfre kötülüğe sürükleyemez.
Şeytanı ümitlendirip, kapı aralayarak fırsat verilirse şeytana gün doğar.
Kur-an’da şöyle buyrulur:
-‘’Biz şeytanları inanmayanların dostları kıldık’’ (A’raf:27)
-‘’Kullarımın üzerinde şeytanın hakimiyeti yoktur, ancak azgınlardan ona uyanlar müstesna’’ (Hıcır:42)
-‘’Kim ibadet ve itaatten yüz çevirirse onun sıkıntılı bir hayatı olur.’’ (Taha:124)
-‘’Şeytanların kime ineceğini size bildireyim mi? Onlar günaha, iftiraya düşkün olanların üstüne inerler.’’ (Şuara:221-2)
-İnsan, Allah’a kul olursa şeytana kul olmaz.
-İnsan iyi ortamlarda, iyi kimselerle yaşarsa şeytana dost olmaz.
-Abdestli, namazlı kimselerin peşine şeytan düşmez.
-İnsan besmeleli bir hayat yaşarsa şeytan ondan kaçar.
-Kur’an’a uyanları şeytan meşgul edemez. Şeytanın ona gücü yetmez. Ona hakimiyeti olmaz.
Allah şöyle tavsiye ediyor. ‘’Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah’a sığın’’ (Fuslat:36)

Şeytan kötü ve insanın düşmanıdır. Öyleyse neden yaratılmıştır?
      Şeytan başta kötü, inkârcı ve şer bir güç olarak yaratılmamıştır. Şeytan başta meleklerin hocası durumundadır. Onu kötü yapan ve cennetten kovulmasına neden olan onun isyanıdır.
Şeytanın böyle olmasında birçok hikmet vardır.
Cenab-ı Allah, şeytanla insanları imtihana tabii tutmaktadır. Allah’ın yarattığı hiç bir şeyde kötülük yoktur.
Şeytanın böyle olmasında, bize de isyan edenin cennette yeri olmadığı ve şeytanlaşacağı mesajı vardır.

 Şeytanla meleğin farkı nedir?
      Melek insanı korur, şeytan insana zarar verir, saptırır. Melek, insanı hayra çağırır, şeytan kötülüğe davet eder. Melek insan için dua eder, şeytan son anda bile imanını çalmaya çalışır.
Kur’an’da: ‘’Melekler insanlara karşı çok şefkati ve merhametlidirler. İnsanlar için günahını bağışla, cehennem azabından koru diye dua ederler’’ buyrulur. (Mü’min:7)
Melekler ibadet ve itaatle meşgul olurlar, şeytan ise hep kötülükle meşgul olur.

Şeytanın görevi nedir?
      Şeytan, insan için tuzak kurup saptıracağına dair yemin etmiştir.
-Şaytan, Allah’a isyan ettirip insanı küfre götürmeye çalışır.
-Eşler arasına sürekli şüphe sokarak boşanmalarını veya nikahsız yaşamalarını ister.
-Günahı, haramı güzel cazip gösterir. Günahlarla oyalar.
-Ciddi meseleleri unutturup boş ve manasız şeylerle meşgul eder.
-İbadetten alıkoymaya çalışır, bunu yapamazsa ibadetlerin sevabını giderir.
-Daha gençsin, daha var diye oyalar. Sonra da geçti der.
-Dünyayı sevdirip, ahireti unutturur.
-Adem ile Havva’yı Cennetten çıkardığı gibi cennetten mahrum etmeye çalışır.
-Her an şüphe sokmaya ve vesvese vermeye çalışır. Kısaca şeytanın görevi şeytanlıktır.

Şeytan nasıl bir müslüman tipi ister?
      Şeytan, inanan ve inancını yaşayan kimseleri sevmez. İnanmayan ve inandığı halde inancını yaşamayanlar onun dostudur. Bunun için şeytan inanmayan ve kendine uyanlarla uğraşmaz. Samimi müslümana tahammül edemez.
Nasıl müslüman tipi istediğine gelince;
-İnandım deyip inancını yaşamayan ve yaşadığı gibi inanan müslüman görmek ister.
-Müslümanım diyecek ama Kur-an’a ve sünnete uymayacak.
-Ementüyü benimseyecek ama şüpheleri olacak.
-İslam’ın şartı 5 diyecek, namaz kılmayacak, perhiz için oruç tutacak, turistik gezi için hacca gidecek, zekat vermemek için bahaneler arayacak.
Ahiretsiz dünya hayatı yaşayacak.
-Günahtan zevk alan, harama kılıf bulan müslüman tipi ister. Özü sözü doğru müslüman’dan hoşlanmaz.
Cinlerle şeytan aynı mıdır?
      Cin ayrı, şeytan ayrıdır. Allah Kur’an’da cinleri ve insanları bana itaat etsinler diye yarattım buyurur.
Cinlerden müslüman olanları vardır.
Cinler yaradılış itibari ile daha zayıftır.
Peygamberimize insan ve cinin peygamberi denir. Nahle denilen yerde cinler peygamberimizi dinlemiş ve bazıları müslüman olmuştur. Kur’an’da cin suresi vardır.

Ruhlar bedenden bedene geçer mi?
      Allah, her insanın ruhunu ayrı-ayrı yaratmıştır. Onun için bir ruhun başka bir bedene geçme ihtiyacı yoktur. Her ruh kendi bedeninde hesaba çekilecektir.
Ruh kendi bedeninden ayrıldıktan sonra ortalıkta dolaşmaz, hesap gününü beklemek üzere ‘’berzah’’ alemin’e çekilirler. Çağırılmakla ruh gelmez. O geldi zannedilen cindir. Çünkü ruhun bedenle ilgisi kesilince dünya ve dünyadakilerle de ilgisi kesilir. Ruhlar, duyar cevap veremez. Ruhlar, geride kalanları göremez, bilemez ve isteseler de onlara yardım edemez.
Öldükten sonra pişman olan ‘’keşke’’ diyen ve daha iyi bir hayat için dönmek isteyenlere ‘’şimdi mi aklınız başınıza geldi’’ denileceği bildirilmiştir.
Geri dönmek isteyenlerin dönemeyeceği Kur’an’da haber verilmiştir. Ruhlar gelebilseler sık-sık çok sevdiği kimseleri yalnız bırakmazlar.

Hızır yaşıyor mu?
      Hızır Musa peygamber zamanında yaşamıştır. Kehf 60-82 ayetlerinde bahsedilmiştir.
Hızır bir canlı olarak ölümsüz olarak yaratılmamıştır. Her nefis ölümü tadıcıdır. Kimseye ebedi hayat verilmemiştir. (Enbiya:34-35)
Bu gün Hızır’ın yaşadığına inananlar vardır. Bunların herhangi bir delilleri yoktur. Eğer Hızır yaşasaydı peygamber (as) ile görüşürdü.
Hızır bir efsane olarak yaşamaktadır. Allah hiçbir canlıya uzun ömür vermemiştir.


Bu yazıyı 3.769 kişi okudu.

Araştırmacı Yazar
Mustafa ÖSELMİŞ