Melek ve Şeytan İle İlgili Neleri Yanlış Yapıyoruz?

Günümüz insan topluluklarına baktığımız zaman, şeytanın tuzağına düşmüş, şeytanın adımlarını takip eden ve şeytanın güdüp, yönlendirdiği birçok insan görüyoruz.

Kızgınlık anlarında “şeytan diyor ki…”, “şeytan şöyle emrediyor…” sözleri bir itiraf oluyor.

Satanist gence şeytan “Vur, kır, yık. Vurup, kırıp, yıkmazsan öldür. Öldüremezsen kendini öldür,” diyor. Genç bu emri yerine getiriyor.

Şeytan yanıltmak, sapıtmak ve kötülük yaptırmak için yeminlidir.

Bunun için Allah insanı hep uyarmıştır. “Şeytana uyma, şeytana aldanma, şeytana kulak asma, şeytanın adımlarını takip etme, şeytana kapı aralama…” gibi uyarılarda bulunmuştur.

Allah’a sığınana şeytan emretmez, kör şeytan bir şey diyemez. Yeter ki insan, şeytana fırsat vermesin ve onu işine, aşına, evine, hayatına davet etmesin.

*              *              *

        Şeytana kapı aralayıp da sonunda: “kahrolsun”,  “gözü kör olsun”, “lanet olsun” demek şeytanın hoşuna gider. Böyle insan şeytanın istediği kimsedir.

        Bütün aksilikleri şeytan telkin ediyor, şeytan yaptırıyor.

İşin iyi gitmemesi durumunda şeytana sövmek, lanetlemek, kör olsun demekle şeytan kör olmaz. Sövmekle şeytanın sayısı artar. Yani şeytan güçlendirilmiş olur.

Peygamberimiz (sav): “Şeytan lanetlendiğinde: Ben zaten lanetliyim der. Hâlbuki Allah’a sığınıldığı zaman: İşte şimdi belimi kırdın der,” buyurur. (Ramuz el-Ehadis: 62/5)

Şeytan başta kötü olarak yaratılmamıştır. Kötülük, şeytanın yapılmasını istediği işlerdedir. İnsan şeytani işler yapmazsa, şeytan asla zarar veremez.

Koyunun kurdu olduğu gibi insanın da şeytanı vardır. Şeytan insanın yalnızlığını ve hatasını kollar.

Peygamber (as) bir hadislerinde: “İçinden şerre davet eden bir ses duyan kimse, şeytanın şerrinden Allah’a sığınsın,” buyurur. (Tirmizi, Tefsir:2)

*              *              *

        Kimse şeytanın boş durduğunu düşünmemelidir. Şeytan hep tuzak kurar. Öyle bir insan tipi ister ki; inansın ama inancını yaşamasın. Bunun için şeytan inançsız ve kendine uyanlarla uğraşmaz. Onlar elde hazırdır.

Şeytan; Müslüman’ım diyen, Kur’an’a ve sünnete uymayan, Ementüyü benimseyen fakat şüpheleri olan, İslam’ın şartı beş diyen ama yerine getirmeyen, ahretsiz dünya hayatı yaşayan, günahtan zevk alan, harama kılıf arayan Müslüman tipi ister.

Şeytan öyle tuzaklar kurar ki; yapamadığını insana yaptırır; inkar ettirir, isyan ettirir, kötülüğü emreder, haramı günahı güzel gösterir, ibadetten alıkoyar, hep insana vesvese verir.

Cenab-ı Allah Kur’an’da bizi şöyle uyarır:

  • “Şeytan sizi fakirlikle korkutur. Size cimriliği telkin eder.” (Bakara: 268) diye bildirmiştir.
  • “Şeytan, içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister…” (Maida: 91)
  • “Şeytanlar dostlarına sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız, şüphesiz siz de Allah’a ortak koşanlar olursunuz.” (En’am:121)

*              *              *

        Her türlü kötülüğü yapıp da suçu şeytana atmak kimseyi kurtarmaz.

        Kimse “Beni şeytan aldattı, beni kandırdı” diyerek suçu şeytana atamaz. Çünkü Allah insanı uyarmıştır.

  • “Ben size şeytana uymayın. O sizin düşmanınızdır demedim mi? Diyecektir.” (Yasin:60)
  • “Şeytanın peşine düşmeyin. O sizin apaçık düşmanınızdır. O size ancak kötülüğü ve çirkin şeyleri emreder.” (Bakara:168-169-208 Nur:21)
  • “Sakın sizi şeytan Allah’ın affına güvendirerek kandırmasın, dünya ile aldatmasın.” (Lokman:33)
  • “Şeytan sizi aldatır, ateş ehlinden olmaya çağırır” (Fatır:6)
  • “Şeytan Âdem ile Havva’yı ayıp yerlerini açarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de şaşırtıp bir belaya düşürmesin.” (A’raf:27)

Peygamberimizin bildirdiğine göre her insanın kendisinden ayrılmayan bir şeytanı vardır. Aldatmak, isyan ettirmek, günah işletmek, ibadetten alıkoymak için sağından, solundan, önünden arkasından, insana yaklaşır, hatasını ve zayıf anını kollar. Aklı başında Müslüman, Rabbinin uyarılarına kulak verir, aldanmaz.

*              *              *

        Şeytanın vesveselerine aldanan, telkinlerine kulak veren, ibadeti bırakıp, Allah’ın rahmetinden ümit kesen, karamsar insanların haline düşülmemelidir.

Şeytan iyi düşünceleri değil, kötü düşünceleri telkin eder. Azdırır, saptırır ve insana emirler yağdırır.

İnsana “Senin kalbin temiz”, “Senin yapacağın ibadete Allah’ın ihtiyacı mı var?”, “Hayatını yaşa, bir daha dünyaya gelmeyeceksin” diye telkinde bulunur.

Şeytan mala karşı aşırı sevgi besletir. Helal yerden kazandırtmaz, helal yere harcatmaz.

Cenab-ı Allah vesvese konusunda:

  • “Kuşkulananlardan olma!“ (Bakara:147)
  • “Şüphecilerden olma!” (Al-i İmran:60)
  • “Şeytanın fitlemesi seni dürterse, hemen Allah’a sığın.” (A’raf:200) buyurarak şeytanın şerrinden emin olmanın yolunun Allah’a sığınmak olduğunu bildirmiştir.

Bir ayette de:

  • “Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa hemen Allah’a sığın.” (Fussılat:36)

Çarelerden biri de Nâs suresini okumaktır.

  • “İnsanların kalplerine vesvese sokan, insan Allah’ı andığında pusuya çekilen cin ve insan şeytanın şerrinden âlemlerin rabbine sığınırım” diye dua etmektir.

*              *              *

        “Şeytan düşmanımızdır” dediğimiz halde şeytandan kaçıp, korunmuyoruz, düşüncelerimizle ve işlerimizle onu güçlendiriyoruz.

        Şeytan insana, insan şeytana aslında çok yakındır. Her insanın koruyucu melekleri olduğu gibi yanından ayrılmayan bir de şeytanı vardır.

Peygamber (as): “Şeytan insanoğlunun damarlarında kan gibi dolaşır, peşini bırakmaz.” (Ramuz el-Ehadis:102/1) der.

Adamın biri şeytanı görmek istemiş, ne yapacaksın görüp de denilince ısrar etmiş, görmüş. Şeytan ona: “Senin kırk yıl ömrün var,” demiş. Adam sevinmiş. “20 yıl keyfimce yaşarım, 20 yıl da ibadet ederim” demiş. Ama 19 yıl sonra ölmüş. Şeytan onu kandırmış, amelsiz göndermiş.  

Böyleleri kıyamet gününde hesaba çekilince:

  • “Beni şeytan aldattı” deyince, Allah:
  • “Ben seni uyarmadım mı? Aldanmasaydın,” diyecek.

Şeytan da diyecek ki: “Rabbim, ben onu azdırmadım. O kendisi derin bir sapıklık içindeydi.” (Kaf:27)

*              *              *

        Bazı insanlarda; şeytan istediğini yapar, istediğine istediği gibi zarar verir anlayışı vardır.

        Şeytan her istediğini yapamaz. Her istediğine zarar veremez. Allah Kur’an’da şöyle buyurur:

  • “Şeytanın hilesi cidden zayıftır.” (Nisa:76)
  • “Şeytanın insanlara zorlayıcı gücü yoktur.” (Sebe:21)
  • “Kullarım üzerinde şeytanın hâkimiyeti yoktur. Ancak azgınlardan ona uyanlar müstesna.” (Hıcır:42)
  • “Benim ihlâslı kullarım üzerinde şeytanın hiçbir ağırlığı olmayacaktır.” (İsra:65)

Şeytanın gücü kime yeter? Hâkimiyet kimdedir? Bunu da rabbim şöyle bildirir:

  • “Biz şeytanları inanmayanların dostları kıldık.” (A’raf:27)
  • “Kim ibadetten yüz çevirirse, onun sıkıntılı bir hayatı olur.” (Taha:124)
  • “Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi? Onlar günaha, iftiraya düşkün olanların üstüne iner.” (Şuara:221 222)

*              *              *

        “Melekler Allah’ın oğlu-kızı” demek, güzel bir kadın için “Melek”, “Melek gibi”, “Meleğim” demek, “Bilmem kimin melekleri” demek, meleklerle alay etmek doğru değildir.

        Meleklere iman Ementünün şartlarındandır.

Cenab-ı Allah, melekleri belirli görevler için yaratmıştır. Melekler insanları hayra çağırır. İnsan için dua ederler, yapılan dualara amin derler.

Kur’an’da meleklerin savaşlarda Müslümanlara yardım ettikleri bildirilir. (Tevbe:205 Al-i İmran:123 124 Enfal:12-9 Ahzap:9)

İnsanı koruyan melekler vardır. (Tevbe:26)

Kötü insanlara lanet eden meleklerde vardır.

İnsanın yaptığı her şeyi tespit eden melekler vardır. Düzgün bir şekilde meleklere iman insanı rahatlatır, güven verir ve iyi şeyler yapmasına neden olur. 


Bu yazıyı 1.290 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here